<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Gayrimenkul Hukuku &#8211; SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK B&Uuml;ROSU</title>
	<atom:link href="https://www.sarioglusefer.com/kategori/gayrimenkul-hukuku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sarioglusefer.com</link>
	<description>Hızlı ve Etkili Yasal &#199;&#246;z&#252;m </description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Aug 2026 15:33:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://www.sarioglusefer.com/wp-content/uploads/2022/02/cropped-logo1-32x32.png</url>
	<title>Gayrimenkul Hukuku &#8211; SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK B&Uuml;ROSU</title>
	<link>https://www.sarioglusefer.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ecrimisil Davası (Haksız İşgal Tazminatı)</title>
		<link>https://www.sarioglusefer.com/ecrimisil-davasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Mehmet Sarıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 21:46:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gayrimenkul Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sarioglusefer.com/?page_id=3757</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ecrimisil davası; taşınmazını haksız ve kötüniyetli biçimde kullanan zilyetten, malik ya da hak sahibinin talep ettiği haksız işgal tazminatına ilişkin davadır. Taşınmazını kullanamayan, kira gelirinden mahrum kalan veya idarenin el atması sonucu mülkiyet hakkı zedelenen kişilerin başvurduğu bu dava türü, İstanbul&#8217;da gayrimenkul uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Paydaşlar arasındaki kullanım ihtilaflarından kamulaştırmasız el atmalara, muris ... <a title="Ecrimisil Davası (Haksız İşgal Tazminatı)" class="read-more" href="https://www.sarioglusefer.com/ecrimisil-davasi/" aria-label="Read more about Ecrimisil Davası (Haksız İşgal Tazminatı)">Devamını oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/ecrimisil-davasi/">Ecrimisil Davası (Haksız İşgal Tazminatı)</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK B&Uuml;ROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ecrimisil davası; taşınmazını haksız ve kötüniyetli biçimde kullanan zilyetten, malik ya da hak sahibinin talep ettiği haksız işgal tazminatına ilişkin davadır. Taşınmazını kullanamayan, kira gelirinden mahrum kalan veya idarenin el atması sonucu mülkiyet hakkı zedelenen kişilerin başvurduğu bu dava türü, İstanbul&#8217;da gayrimenkul uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Paydaşlar arasındaki kullanım ihtilaflarından kamulaştırmasız el atmalara, muris muvazaasından kaynaklanan yolsuz tescillere kadar geniş bir uygulama alanına sahip olan ecrimisil; hesaplama yöntemi, zamanaşımı ve intifadan men koşulu bakımından teknik incelik gerektiren bir dava türüdür.</p>
<p>İstanbul&#8217;da ecrimisil davaları, taşınmazın bulunduğu ilçeye göre Bakırköy, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Gaziosmanpaşa, Çağlayan, Silivri veya Kartal (Anadolu) Asliye Hukuk ya da Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmektedir.</p>
<h2>1. Ecrimisil Nedir? Hukuki Tanım ve Dayanak</h2>
<p>Ecrimisil; zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği, taşınmazın haksız kullanımından doğan özel bir tazminat türüdür. Hukuki dayanağını <strong>TMK md. 995</strong>, <strong>08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK)</strong> ve kamu taşınmazları bakımından <strong>2886 sayılı Devlet İhale Kanunu md. 75</strong> oluşturmaktadır.</p>
<p>TMK md. 995 uyarınca iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemekle yükümlüdür. Ecrimisil, haksız eylem benzeri bir tazminattır; <strong>en azı kira geliri, en fazlası ise mahrum kalınan kâr (gelir kaybı)</strong> olarak hesaplanır. Normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile yoksun kalınan faydayı (olumsuz zarar) kapsar (Yargıtay 1. HD, 2013/20302 E., 2014/7646 K., T. 14.04.2014).</p>
<p>Yargıtay 7. HD&#8217;nin 2024/533 E., 2024/1809 K. (T. 27.03.2024) sayılı kararında ecrimisilin zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olduğu ve dayanağının TMK md. 995 olduğu açıkça vurgulanmıştır. Yargıtay 8. HD&#8217;nin 2018/4269 E., 2019/10109 K. (T. 11.11.2019) sayılı kararında ise ecrimisilin dayanağının 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı ve 25.05.1938 tarihli 29/10 sayılı İBK&#8217;lar olduğu belirtilmiştir.</p>
<h2>2. Davacı Ehliyeti ve İntifadan Men Koşulu</h2>
<p>Ecrimisil davasında davacı, taşınmazın maliki veya zilyetlik hakkı haksız yere engellenen hak sahibidir. Paylı mülkiyette (TMK md. 688-693) paydaşlar kural olarak birbirlerinden ecrimisil isteyebilmek için <strong>&#8220;intifadan men&#8221;</strong> koşulunu gerçekleştirmelidir. Bu koşul, davacı paydaşın taşınmazdan yararlanma isteğini davalı paydaşa bildirmesi ve bu isteğin karşılanmamasından ibarettir.</p>
<p>Elbirliği mülkiyetinde ise TMK md. 702/4 uyarınca ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını tek başına sağlayabilir. Ecrimisil alacağı bölünebilir bir hak olduğundan her mirasçı kendi payı oranında dava açabilir; miras şirketine temsilci atanması zorunlu değildir (Yargıtay 8. HD, 2018/5582 E., 2020/4889 K., T. 07.09.2020).</p>
<p><strong>İntifadan men koşulunun istisnaları</strong> — aşağıdaki hâllerde intifadan men şartı aranmaksızın ecrimisil talep edilebilir:</p>
<ul>
<li><strong>Doğal ürün veren taşınmazlar:</strong> Bağ, bahçe, fındıklık, fıstıklık gibi kendiliğinden doğal ürün veren yerler. Yargıtay 7. HD&#8217;nin 2024/533 E., 2024/1809 K. (T. 27.03.2024) sayılı kararında fındık bahçesi niteliğindeki taşınmazların doğal ürün veren yer sayılacağı ve intifadan men şartı aranmaksızın ecrimisile hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.</li>
<li><strong>Hukuksal semere (kira) getiren yerler:</strong> İşyeri, konut, kahvehane gibi kira geliri sağlayan taşınmazlarda intifadan men şartı aranmaz (Yargıtay 1. HD, 2015/17014 E., 2016/3346 K., T. 21.03.2016).</li>
<li><strong>Paydaşlığın inkârı:</strong> Davalı paydaşın diğerinin paydaşlığını inkâr etmesi veya taşınmazın tamamında hak iddia etmesi.</li>
<li><strong>Daha önce açılmış dava veya icra takibi:</strong> El atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi veya ecrimisil davaları/icra takiplerinin daha önce başlatılmış olması.</li>
<li><strong>Taşınmazın kamu malı olması.</strong></li>
<li><strong>Muris muvazaasına dayalı devirler:</strong> Muvazaalı işlemlerde davalının işgalinin iyiniyetli sayılamayacağı ve intifadan men aranmaksızın murisin ölüm tarihinden itibaren ecrimisil istenebileceği kabul edilmektedir (Yargıtay 1. HD, 2013/13066 E., 2013/17735 K., T. 11.12.2013).</li>
</ul>
<p>Yargıtay HGK&#8217;nın 2023/61 E., 2025/62 K. (T. 19.02.2025) sayılı güncel kararında paydaşlar arası davalarda intifadan men koşulunun ve istisnalarının mahkemece resen araştırılması gerektiği dolaylı olarak benimsenmiştir.</p>
<h2>3. Davalı Ehliyeti ve Sorumluluk Paylaşımı</h2>
<p><strong>İşgalci üçüncü kişiler</strong> söz konusu olduğunda intifadan men şartı aranmaz; ancak kullanımın kötüniyetli olduğunun ispatı gerekir (Yargıtay 8. HD, 2018/12459 E., 2018/18344 K., T. 08.11.2018).</p>
<p><strong>Paydaşlar arası sorumluluk:</strong> Bir paydaşın diğer paydaşın kullanımını engellemesi durumunda sorumluluk doğar. Bununla birlikte, taraflar arasında zımni veya sözlü bir kira/hasılat paylaşımı ilişkisi varsa işgal kötüniyetli sayılamaz ve ecrimisil talebi reddedilir (Yargıtay 8. HD, 2018/4535 E., 2020/1766 K., T. 25.02.2020).</p>
<p><strong>Kiracıya karşı ecrimisil:</strong> Geçerli bir kira sözleşmesi varsa ecrimisil istenemez. Ancak sözleşme sona ermesine rağmen işgal devam ediyorsa ya da kiracı mal sahibine izafeten ortak yerleri haksız kullanıyorsa ecrimisil gündeme gelir; bu durumda sorumluluk arsa payı oranında belirlenir (Yargıtay 1. HD, 2013/9595 E., 2013/13302 K., T. 24.09.2013). Şirket ortaklarının paydaş olması, tüzel kişiliği olan şirketi haksız işgalci statüsünden çıkarmaz (Yargıtay 8. HD, 2018/5269 E., 2020/6292 K., T. 15.10.2020).</p>
<p><strong>Sorumluluk paylaşımı:</strong> Taşınmazda birden fazla haksız işgalci veya hak sahibi varsa sorumluluk kural olarak kullanım alanı veya pay oranına göre ayrı ayrı belirlenir; tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil kararı verilmesi hatalıdır (Yargıtay 1. HD, 2015/11685 E., 2017/7063 K., T. 04.12.2017). İştirak hâlinde bir kullanım veya haksız fiil birliği varsa müteselsil sorumluluk gündeme gelebilir. Bilirkişi tarafından belirlenen toplam ecrimisil tutarı üzerinden murisin payına karşılık gelen bedelin saptanması ve davacıların miras payı oranında hüküm kurulması gerekir (Yargıtay 1. HD, 2014/4718 E., 2014/8213 K., T. 21.04.2014).</p>
<h2>4. Görevli Mahkeme ve İstanbul&#8217;daki Adliye Dağılımı</h2>
<p>Ecrimisil davaları görev yönünden uyuşmazlığın niteliğine göre farklı mahkemelerde görülür. Tarafların tacir olmaması ve uyuşmazlığın ticari nitelik taşımaması hâlinde <strong>Asliye Hukuk Mahkemesi</strong>, taraflardan birinin tacir olması ya da ticari ilişkiden kaynaklanması hâlinde <strong>Asliye Ticaret Mahkemesi</strong> görevlidir. Kamulaştırmasız <strong>fiili el atmada</strong> görevli yargı yolu <strong>adli yargıdır</strong>; imar planı değişikliği gibi <strong>hukuki el atmalarda</strong> ise idari yargıya başvurulması gerekir. Yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir (HMK md. 12). İstanbul&#8217;da ilçeye göre görevli adliye:</p>
<ul>
<li><strong>Bakırköy Adliyesi:</strong> Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Güngören, Zeytinburnu, Esenler</li>
<li><strong>Büyükçekmece Adliyesi:</strong> Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt</li>
<li><strong>Küçükçekmece Adliyesi:</strong> Küçükçekmece, Başakşehir, Avcılar</li>
<li><strong>Gaziosmanpaşa Adliyesi:</strong> Gaziosmanpaşa, Arnavutköy, Eyüpsultan, Sultangazi</li>
<li><strong>İstanbul Adliyesi (Çağlayan):</strong> Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kâğıthane, Sarıyer, Şişli</li>
<li><strong>Silivri Adliyesi:</strong> Silivri. Çatalca Adliyesi Silivri&#8217;nin mülhakatı olmakla birlikte asliye hukuk mahkemesi bulunduğundan Çatalca ilçesindeki taşınmaz davaları Çatalca Adliyesi&#8217;nde görülür.</li>
<li><strong>Kartal (Anadolu) Adliyesi:</strong> Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Sancaktepe, Sultanbeyli, Ataşehir, Çekmeköy</li>
<li><strong>Adalar, Beykoz, Şile Adliyeleri:</strong> Kartal Adliyesi&#8217;nin mülhakatı olmakla birlikte her birinde asliye hukuk mahkemesi bulunduğundan söz konusu ilçelerdeki taşınmazlara ilişkin davalar kendi adliyelerinde görülür.</li>
</ul>
<h2>5. Ecrimisil Hesaplama Yöntemi</h2>
<p>Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup taşınmazın niteliğine uygun bilirkişiler marifetiyle bilimsel verilere dayalı rapor alınması zorunludur. Hesaplama yöntemi taşınmazın niteliğine göre farklılaşır:</p>
<p><strong>Kira esası (arsa, konut, işyeri):</strong> Taşınmazın ilk dönemde serbest şartlarda getirebileceği kira bedeli, emsal kira sözleşmeleriyle karşılaştırılarak belirlenir. Sonraki dönemler için bu miktara <strong>ÜFE artış oranı</strong> uygulanır. Arsa niteliğindeki taşınmazda emsal kira karşılaştırması yapılması ve sonraki dönemler için ÜFE artış oranının yansıtılması gerektiği yerleşik içtihatla hükme bağlanmıştır (Yargıtay 5. HD, 2021/13291 E., 2022/3290 K., T. 01.03.2022). Bina niteliğindeki taşınmazlarda emsal kira rayici belirlenirken dava tarihi yerine ilk işgal dönemi rayicinden başlanarak ÜFE ile ilerletilmesi gerekir (Yargıtay 8. HD, 2020/3868 E., 2021/7108 K., T. 12.11.2020). Soyut bilirkişi raporu yeterli değildir; benzer nitelikteki yerlerin işgal tarihindeki kira paralarının somut biçimde araştırılması zorunludur (Yargıtay 5. HD, 2025/7751 E., 2025/11742 K., T. 22.09.2025).</p>
<p><strong>Ürün esası — zirai gelir metodu (tarım arazileri):</strong> Tarla vasfındaki taşınmazlar için arsa gibi emsal kira metodunun uygulanması hatalıdır; taşınmazın getirebileceği net ürün geliri esas alınarak zirai gelir metoduna göre hesaplama yapılması gerekir (Yargıtay 7. HD, 2024/4795 E., 2025/2661 K., T. 15.05.2025). Tarazi nitelikte taşınmazlarda net gelirin esas alınması doğru olmakla birlikte kapitalizasyon faizi ve objektif değer artış oranlarının hatalı uygulanması bozma nedeni sayılmaktadır (Yargıtay 5. HD, 2017/11769 E., 2018/10407 K., T. 28.05.2018).</p>
<p><strong>Kamulaştırmasız el atmada hesaplama:</strong> Fiilen el atılan taşınmazda ecrimisil, ilk dönem için emsal kira bedellerine, sonraki dönemler için ÜFE artış oranına göre hesaplanır. Tarım arazilerinde ise resmi verilere dayalı net gelir metodu esas alınır (Yargıtay 8. HD, 2020/909 E., 2021/5044 K., T. 14.06.2021).</p>
<h2>6. Zamanaşımı: 5 Yıllık Süre ve Başlangıcı</h2>
<p>Ecrimisil davalarında zamanaşımı süresi <strong>5 yıldır</strong>. Bu sürenin hukuki dayanağı 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İBK ile TBK md. 147&#8217;dir. Zamanaşımı dava tarihinden <strong>geriye doğru</strong> hesaplanır; bu nedenle dava tarihinden geriye doğru 5 yılı aşan dönemler için ecrimisil hüküm altına alınamaz (Yargıtay 1. HD, 2013/224 E., 2013/4677 K., T. 02.04.2013; Yargıtay 8. HD, 2018/4269 E., 2019/10109 K.).</p>
<p>Yargıtay 7. HD&#8217;nin 2023/3655 E., 2023/4865 K. (T. 18.10.2023) sayılı kararında ecrimisilin haksız eylem niteliği vurgulanmış; hesaplamada ÜFE artış oranlarının uygulanması ve 5 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden geriye işletilmesi kuralı yinelenmiştir. Dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre hesaplanmasında hata yapılarak zamanaşımına uğramamış dönemin reddedilmesi bozma nedeni sayılmaktadır (Yargıtay 3. HD, 2009/15938 E., 2010/962 K., T. 26.01.2010).</p>
<h2>7. Faiz Türü ve Başlangıç Tarihi</h2>
<p>Ecrimisil alacağına kural olarak <strong>yasal faiz</strong> uygulanır; avans faizi veya ticari faize hükmedilmesi bozma nedenidir (Yargıtay 8. HD, 2019/1252 E., 2019/4447 K., T. 30.04.2019; Yargıtay 7. HD, 2021/4198 E., 2022/7349 K., T. 30.11.2022).</p>
<p>Faizin başlangıcı ecrimisilin tahakkuk ettiği her bir <strong>dönem sonudur</strong>. Her yıl için saptanan ecrimisil miktarına, tahakkuk tarihleri olan dönem sonlarından itibaren faiz yürütülmesi gerekir (Yargıtay 1. HD, 2013/17494 E., 2014/4082 K., T. 24.02.2014). Ecrimisil döneminin bir yıl kabul edilmesi ve faizin dönem sonları itibarıyla işletilmesi gerektiği; her ay için ayrı ayrı faiz işletilmesinin hatalı olduğu da yerleşik içtihatla belirtilmiştir (Yargıtay 3. HD, 2011/2722 E., 2011/14016 K., T. 27.09.2011). Talebin dava tarihinden itibaren faiz öngörmesi hâlinde bu talebe uyulması gerektiği, ancak talebi aşar biçimde tahakkuk tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğu da vurgulanmıştır (Yargıtay 5. HD, 2025/7751 E., 2025/11742 K., T. 22.09.2025).</p>
<h2>8. Islah, Kısmi Dava ve Belirsiz Alacak Davası</h2>
<p>Ecrimisil davaları, alacağın miktarının davanın başında tam olarak belirlenememesi nedeniyle <strong>belirsiz alacak davası</strong> (HMK md. 107) olarak açılabilir. Bu durumda yargılama sırasında yapılan talep artırımında zamanaşımı def&#8217;i ileri sürülemez (Yargıtay 7. HD, 2024/4795 E., 2025/2661 K., T. 15.05.2025; Yargıtay 8. HD, 2018/3390 E., 2019/4426 K., T. 29.04.2019).</p>
<p>Kısmi dava açılması hâlinde zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir; ıslah edilen kısım bakımından zamanaşımı def&#8217;inin dikkate alınması gerekir (Yargıtay 1. HD, 2016/1084 E., 2017/1257 K., T. 14.03.2017). Bozma kararı sonrasında ıslah yapılamaz; bozmadan önceki ıslah dikkate alınır (Yargıtay 8. HD, 2018/12333 E., 2018/15582 K., T. 12.09.2018). Önemli bir sınır: dava tarihinden sonraki dönem için ıslahla dahi ecrimisil istenemez; bu talep yeni bir dava konusu oluşturur (Yargıtay 8. HD, 2018/5696 E., 2020/5174 K., T. 21.09.2020).</p>
<h2>9. Muvazaalı Tescilden Doğan Ecrimisil</h2>
<p>Muris muvazaası veya benzeri danışıklı işlemlerle yapılan tesciller TMK md. 1024 uyarınca &#8220;yolsuz tescil&#8221; niteliğindedir. Muvazaalı işlemin tarafı olan kişi iyiniyetli sayılamayacağından TMK md. 995 gereği haksız işgal tazminatından sorumludur.</p>
<p>Muvazaa nedeniyle verilen tapu iptali kararları <strong>kurucu (inşai) değil, açıklayıcı (izhari)</strong> niteliktedir. İşlem baştan itibaren geçersiz (mutlak butlan) sayıldığından ecrimisil sorumluluğu <strong>murisin ölüm tarihinden</strong> itibaren başlar. Yargıtay HGK&#8217;nın 2017/1207 E., 2019/325 K. (T. 21.03.2019) sayılı kararında tapu iptali kararlarının izhari niteliği teyit edilerek mirasçıların murisin ölüm tarihinden itibaren ecrimisil isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Yargıtay 8. HD&#8217;nin 2018/6531 E., 2020/6431 K. (T. 20.10.2020) sayılı kararında iptal hükmünün geriye etkili sonuç doğurduğu ve davalının işgalinin iyiniyetli sayılamayacağı belirtilmiştir. Yargıtay 1. HD&#8217;nin 2014/627 E., 2014/17557 K. (T. 13.11.2014) sayılı kararında ise taşınmazın üçüncü kişiye devri hâlinde sorumluluğun devir tarihiyle sınırlanacağı ifade edilmiştir.</p>
<h2>10. Kamulaştırmasız El Atmada Ecrimisil</h2>
<p>Kamulaştırmasız el atma; idarenin kamulaştırma işlemlerini usulüne uygun tamamlamadan veya hiç başlatmadan özel mülkiyete konu bir taşınmaza fiilen el koymasıdır. Bu durum hukuki niteliği itibarıyla <strong>haksız fiildir</strong> (08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı YİB). Hukuki dayanağı TMK md. 683 (mülkiyet hakkı) ve TMK md. 995 (kötüniyetli zilyedin sorumluluğu) hükümleridir.</p>
<p><strong>Yargı yolu ayrımı:</strong> Yol yapımı, bina inşası gibi <strong>fiili el atma</strong> durumlarında görevli yargı yolu <strong>Adli Yargı</strong> (Asliye Hukuk Mahkemeleri); imar planı değişikliği gibi <strong>hukuki el atmalarda</strong> ise <strong>İdari Yargı</strong>&#8216;dır. Bu ayrım Uyuşmazlık Mahkemesi içtihadıyla da güvence altına alınmıştır.</p>
<p>Kamulaştırmasız el atma nedeniyle ecrimisil ve bedel tazminatı aynı anda istenemez; <strong>kamulaştırmasız el atma tazminat davası açılması</strong>, malikin mülkiyetin devrine razı olduğu anlamına gelir. Bu nedenle ecrimisil ancak tazminat davasının açıldığı tarihe kadar talep edilebilir; bu tarihten sonraki dönem için ecrimisile hükmedilemez. Yargıtay 7. HD&#8217;nin 2024/994 E., 2024/5722 K. (T. 16.12.2024) sayılı kararında Yargıtay HGK&#8217;nın 2017/1-1273 E., 2019/911 K. sayılı ilamına atıf yapılarak bu kural uygulanmıştır. Benzer biçimde, idarenin kamulaştırma bedelinin tespiti davası açtığı tarihe kadar olan dönem haksız fiil sayılır; ecrimisil bu tarihe kadar istenebilir (Yargıtay 7. HD, 2022/2317 E., 2022/3871 K., T. 30.05.2022).</p>
<p>Taşınmazın imar planında cezaevi alanında kalması ve fiilen duvarla çevrilip ağaçlandırılması durumunda adli yargının görevli olduğu ve ecrimisilin emsal kira bedellerine göre hesaplanması gerektiği de vurgulanmıştır (Yargıtay 5. HD, 2024/3283 E., 2024/7271 K., T. 12.06.2024). İdarenin trafo binası yaparak fiilen el attığı taşınmazda ise mülkiyet hakkı devredilse dahi doğmuş ecrimisil alacağının talep edilebileceği kabul edilmektedir (Yargıtay 3. HD, 2013/99 E., 2013/2641 K., T. 20.02.2013).</p>
<h2>11. Ecrimisil ile Birlikte Açılabilecek Davalar</h2>
<p>Ecrimisil davası; haksız işgalin sona erdirilmesi veya mülkiyetin tespiti talepleriyle birlikte açılabilmektedir. Uygulamada en sık şu davalarla birleştirilmektedir:</p>
<ul>
<li><strong>El atmanın önlenmesi (müdahalenin men&#8217;i) ile birlikte:</strong> El atmanın önlenmesi, kal ve eski hâle iade talepleriyle birlikte ecrimisil de hüküm altına alınabilir (Yargıtay 5. HD, 2016/5580 E., 2016/9415 K., T. 10.05.2016). Kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi ile ecrimisil taleplerinin birlikte görülebileceği, ancak fiilen el atılmayan alan için ecrimisile hükmedilemeyeceği de belirtilmiştir (Yargıtay 5. HD, 2012/27011 E., 2013/5027 K., T. 21.03.2013).</li>
<li><strong>Tapu iptali ve tescil ile birlikte:</strong> Muris muvazaasına dayalı tapu iptali, tescil ve ecrimisil taleplerinin aynı davada incelenmesi mümkündür (Yargıtay 1. HD, 2013/8427 E., 2013/15913 K., T. 14.11.2013).</li>
<li><strong>Ortaklığın giderilmesi ile birlikte:</strong> İzale-i şuyu davasının derdest olması, ecrimisil davasında intifadan men koşulunun oluştuğuna karine teşkil edebilir. Her iki talep aynı yargılamada ileri sürülebilmektedir.</li>
<li><strong>Kamulaştırmasız el atma bedel davası ile birlikte:</strong> Fiili el atmadan kaynaklı bedel davası ile ecrimisil davasının birleştirilerek yürütülebileceği benimsenmiştir (Yargıtay 8. HD, 2018/11368 E., 2021/1381 K., T. 17.02.2021).</li>
</ul>
<h2>12. Dava Süreci: Adım Adım</h2>
<ul>
<li><strong>1. Hukuki gerekçenin belirlenmesi:</strong> Paydaşlar arası mı, üçüncü kişiye karşı mı, muvazaalı tescilden mi yoksa kamulaştırmasız el atmadan mı kaynaklandığı tespit edilir; buna göre intifadan men koşulu ve zamanaşımı değerlendirilir.</li>
<li><strong>2. İntifadan men bildiriminin yapılması (gerekliyse):</strong> Paydaşlar arası davalarda, istisnalar dışında, talep noter ihtarnamesiyle karşı tarafa bildirilir.</li>
<li><strong>3. Talep döneminin belirlenmesi:</strong> Dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem hesaplanır; bu dönem dışındaki talepler zamanaşımına uğramıştır.</li>
<li><strong>4. Dava türünün seçimi:</strong> Alacak miktarı baştan belirlenebiliyorsa kısmi veya tam dava; belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası tercih edilir.</li>
<li><strong>5. Dava dilekçesi ve harç:</strong> Yetkili mahkeme belirlenerek dava açılır; dava değeri üzerinden nispi harç yatırılır.</li>
<li><strong>6. Bilirkişi incelemesi:</strong> Mahkeme taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi görevlendirir; arsa/bina için emsal kira, tarım arazisi için zirai gelir metodu uygulanır.</li>
<li><strong>7. Karar ve faiz:</strong> Her yıl için saptanan ecrimisil miktarına dönem sonlarından itibaren yasal faiz işletilir.</li>
</ul>
<h2>13. Ecrimisil Davası Masrafları ve Avukatlık Ücreti 2026</h2>
<p>Ecrimisil davalarında yargılama masrafları; dava değeri üzerinden hesaplanan nispi harç, bilirkişi ücreti ve tebligat giderlerinden oluşur. Belirsiz alacak davası olarak açılması hâlinde başlangıçta maktu harç yatırılır; alacak belirlendikçe tamamlama harcı ödenir. Avukatlık ücreti Türkiye Barolar Birliği Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ve İstanbul Barosu tavsiye tarifesi çerçevesinde belirlenmektedir. Ayrıntılı bilgi için <a href="https://www.sarioglusefer.com/gayrimenkul-avukati-ucreti-2026/">gayrimenkul avukatı ücreti 2026</a> sayfamızı inceleyebilir ya da büromuzu arayabilirsiniz.</p>
<h2>Sık Sorulan Sorular</h2>
<h3>Ecrimisil davası açmak için ne kadar süreden beri işgal devam etmesi gerekiyor?</h3>
<p>Belirli bir asgari süre şartı yoktur. Ancak ecrimisil dava tarihinden geriye doğru en fazla 5 yıllık dönem için talep edilebilir; bu dönem öncesi zamanaşımına uğramıştır. Dava ne kadar geç açılırsa o kadar fazla dönem zamanaşımına uğrar; bu nedenle vakit kaybetmemek önerilir.</p>
<h3>Paydaşım taşınmazı tek başına kullanıyor, ecrimisil talep edebilir miyim?</h3>
<p>Evet, ancak kural olarak önce noter ihtarnamesiyle taşınmazdan yararlanmak istediğinizi bildirmeniz ve bu talebinizin reddedilmesi gerekir (intifadan men koşulu). İstisna: taşınmaz doğal ürün veriyorsa (fındıklık, bağ gibi) veya kira geliri sağlayan bir yapıysa intifadan men şartı aranmaz.</p>
<h3>Ecrimisil miktarı nasıl hesaplanır?</h3>
<p>Taşınmazın niteliğine göre değişir. Arsa, konut ve işyeri için emsal kira rayici esas alınır; ilk dönem emsal kirayla, sonraki dönemler ÜFE oranıyla güncellenir. Tarım arazilerinde ise zirai net gelir metodu uygulanır. Hesaplama bilirkişi marifetiyle yapılır; soyut rapor yeterli olmayıp emsal araştırması zorunludur.</p>
<h3>İdare taşınmazımı yol veya park yaparak kullanıyor, ecrimisil talep edebilir miyim?</h3>
<p>Evet. Yol yapımı, bina inşası gibi fiili el atmalarda adli yargıda ecrimisil ve kamulaştırmasız el atma tazminatı talep edilebilir. Ancak bu iki talebi aynı anda ileri süremezsiniz; tazminat davası açmanız mülkiyetin devrine razı olduğunuz anlamına gelir ve bu tarihten sonraki dönem için ecrimisil istenemez.</p>
<h3>Muris muvazaasıyla tapusu devredilen taşınmaz için ecrimisil ne zaman başlar?</h3>
<p>Muvazaalı tescil yolsuz tescil niteliğinde olduğundan verilen iptal kararı açıklayıcı (izhari) niteliktedir; işlem baştan geçersiz sayılır. Bu nedenle ecrimisil sorumluluğu murisin ölüm tarihinden itibaren başlar. Taşınmazın üçüncü kişiye devredilmiş olması hâlinde sorumluluk devir tarihiyle sınırlanır.</p>
<h3>Ecrimisil davasında faiz nasıl işler?</h3>
<p>Ecrimisil alacağına yasal faiz uygulanır; avans faizi veya ticari faize hükmedilmesi bozma nedenidir. Faiz her yıl için saptanan ecrimisil miktarına o dönem sonundan itibaren işletilir. Talep dava tarihinden itibaren faiz öngörüyorsa bu talebe uyulması gerekir.</p>
<h3>Belirsiz alacak davası olarak açılan ecrimisil davasında alacağı artırabilir miyim?</h3>
<p>Evet. Belirsiz alacak davası olarak açılan ecrimisil davasında yargılama sırasında alacak miktarı belirlendiğinde talep artırımı yapılabilir ve bu artırım zamanaşımına uğramaz. Ancak dava tarihinden sonraki dönem için ıslahla dahi ecrimisil istenemez; bu talep yeni bir dava konusu oluşturur.</p>
<h2>Sonuç: Ecrimisil Davasında Uzman Avukat Desteği</h2>
<p>Ecrimisil davası; intifadan men koşulunun varlığı ve istisnaları, taşınmazın niteliğine göre doğru hesaplama yönteminin seçilmesi, 5 yıllık zamanaşımının dava tarihinden geriye doğru hesaplanması, faizin dönem sonlarından işletilmesi zorunluluğu, belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki seçimin önemi ve kamulaştırmasız el atmada tazminat davası açılmasının ecrimisil talebini sınırlaması gibi birçok teknik meseleyi içermektedir. Her birinin usulüne uygun yerine getirilmemesi hak kayıplarına doğrudan yol açabileceğinden uzman hukuki destek alınması büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>İstanbul&#8217;daki ecrimisil davalarında hukuki destek almak için <a href="https://www.sarioglusefer.com/av-mehmet-sarioglu-bosanma-avukati/">Av. Mehmet Sarıoğlu</a> ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>İletişim</h2>
<p>Ecrimisil ve gayrimenkul hukuku konularında hukuki destek almak için Sarıoğlu &amp; Sefer Hukuk Bürosu&#8217;na aşağıdaki kanallardan ulaşabilirsiniz:</p>
<p><strong>Telefon / WhatsApp:</strong> 0539 676 32 75</p>
<p><strong>E-posta:</strong> bilgi@sarioglusefer.com</p>
<p><strong>Adres:</strong> Osmaniye Mahallesi, İsmail Erez Bulvarı No:9/2, Bakırköy/İstanbul</p>
<p><em>Bu makale, Sarıoğlu &amp; Sefer Hukuk Bürosu adına <a href="https://www.sarioglusefer.com/av-mehmet-sarioglu-bosanma-avukati/">Av. Mehmet SARIOĞLU</a> tarafından hazırlanmıştır.</em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/ecrimisil-davasi/">Ecrimisil Davası (Haksız İşgal Tazminatı)</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK B&Uuml;ROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası: Şartları ve 2026 Güncel Kuralları</title>
		<link>https://www.sarioglusefer.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Mehmet Sarıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 01:53:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gayrimenkul Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sarioglusefer.com/?page_id=3732</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şuyu), paylı veya elbirliği mülkiyetine konu bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın sona erdirilerek bireysel mülkiyete geçilmesini sağlayan dava türüdür. Dava Sulh Hukuk Mahkemesinde, taşınmazın bulunduğu yerde açılır; mahkeme önce aynen taksim imkânını araştırır, mümkün değilse kat mülkiyeti kurularak, o da mümkün değilse satış yoluyla ortaklık giderilir. 2026 yılında İİK md. 114&#8217;te yapılan ... <a title="Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası: Şartları ve 2026 Güncel Kuralları" class="read-more" href="https://www.sarioglusefer.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/" aria-label="Read more about Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası: Şartları ve 2026 Güncel Kuralları">Devamını oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/">Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası: Şartları ve 2026 Güncel Kuralları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK B&Uuml;ROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ss-mak" style="line-height: 1.8;">
<p><strong>Ortaklığın giderilmesi davası</strong> (izale-i şuyu), paylı veya elbirliği mülkiyetine konu bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın sona erdirilerek bireysel mülkiyete geçilmesini sağlayan dava türüdür. Dava Sulh Hukuk Mahkemesinde, taşınmazın bulunduğu yerde açılır; mahkeme önce aynen taksim imkânını araştırır, mümkün değilse kat mülkiyeti kurularak, o da mümkün değilse satış yoluyla ortaklık giderilir. 2026 yılında İİK md. 114&#8217;te yapılan değişiklikle, yalnızca mirasçılara ait taşınmazlarda birinci artırmanın sadece malik mirasçılar arasında yapılması kuralı getirilmiştir.</p>
<p>Türk Medeni Kanunu&#8217;nun (TMK) 698 ila 700. maddeleri ile miras ortaklığı bakımından 642. maddesi bu davanın temel hukuki dayanağını oluşturmaktadır. 2026 itibarıyla Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, satış kararlarında hüküm fıkrasına &#8220;genel açık artırma ile&#8221; ibaresinin yazılmamasını kesin bozma nedeni saymaya devam etmektedir (E. 2025/281, K. 2025/838, T. 17.02.2025).</p>
<p>Ortaklığın giderilmesi ya malın paydaşlar arasında aynen taksimi ya da anlaşma sağlanamadığında satış yoluyla paylaşım biçiminde gerçekleşir. Halk arasında Arapça kökenli adıyla <strong>izale-i şuyu davası</strong> olarak da anılan bu dava, uygulamada en çok şu durumlarda karşımıza çıkar: babadan kalan hisseli tapu üzerinde kardeşlerin anlaşamaması, hisseli arsanın bir kısım paydaşının satmak istemesine rağmen diğerlerinin yanaşmaması, ortak alınan bir dairenin ortaklarının yollarını ayırmak istemesi ya da arsa sahibi ile müteahhit arasındaki paylaşım uyuşmazlıkları.</p>
<p><strong>Hisseli tapunuz varsa ve diğer hissedarlarla anlaşamıyorsanız</strong>, ortaklıkta kalmaya zorlanamazsınız; tek başınıza dava açarak ortaklığı sona erdirebilirsiniz. Burada doğru stratejinin baştan belirlenmesi — aynen taksim mi, kat mülkiyeti mi, satış mı talep edileceği — sürecin hem süresini hem de elinize geçecek değeri doğrudan etkiler.</p>
<p>Büromuz, Bakırköy merkezli olarak İstanbul&#8217;un her iki yakasındaki hisseli taşınmaz uyuşmazlıklarında hukuki temsil hizmeti sunmakta; gayrimenkul avukatı olarak taşınmaz uyuşmazlıklarının tüm alanlarında müvekkillerini temsil etmektedir.</p>
<nav class="ss-nav" style="background: #f5f8fc; border: 1px solid #dce5ef; border-radius: 6px; padding: 14px 20px;"><strong>İçindekiler</strong></p>
<ol>
<li><a href="#nedir">Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir?</a></li>
<li><a href="#taraflar">Davanın Tarafları ve Zorunlu Dava Arkadaşlığı</a></li>
<li><a href="#mulkiyet-turleri">Paylı Mülkiyet ve Elbirliği Mülkiyeti Ayrımı</a></li>
<li><a href="#mahkeme">Görevli ve Yetkili Mahkeme</a></li>
<li><a href="#ne-kadar-surer">Ortaklığın Giderilmesi Davası Ne Kadar Sürer?</a></li>
<li><a href="#taksim-mi-satis-mi">Aynen Taksim mi, Satış Yoluyla Giderim mi?</a></li>
<li><a href="#kat-mulkiyeti">Kat Mülkiyetine Geçilebilir Yapılarda Ortaklığın Giderilmesi</a></li>
<li><a href="#ipotek-haciz">İpotek ve Haczin Davaya Etkisi; Satış Bedelinin Dağıtımı</a></li>
<li><a href="#ecrimisil">Ecrimisil: Paydaşın Taşınmazı Tek Başına Kullanması</a></li>
<li><a href="#onalim">Önalım (Şufa) Hakkı ile İlişkisi</a></li>
<li><a href="#ihale-usulu">Satış Yoluyla Giderimde İhale Usulü</a></li>
<li><a href="#mirasci-onceligi">2026 Değişikliği: Satışta Mirasçı Paydaşlara Öncelik</a></li>
<li><a href="#ihalenin-feshi">İhalenin Feshi</a></li>
<li><a href="#zamanasimi">Zamanaşımı, Hak Düşürücü Süre ve İlam Zamanaşımı</a></li>
<li><a href="#red-sebepleri">Davanın Reddini Gerektiren Haller</a></li>
<li><a href="#surec">Dava Süreci: Adım Adım</a></li>
<li><a href="#masraf">Masraflar ve Avukatlık Ücreti 2026</a></li>
<li><a href="#sss">Sıkça Sorulan Sorular</a></li>
<li><a href="#sonuc">Sonuç</a></li>
</ol>
</nav>
<h2 id="nedir">Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir?</h2>
<p>İzale-i şuyu, Arapça kökenli bir hukuk terimi olup &#8220;ortaklığı giderme&#8221; anlamına gelir; günümüzde daha çok <strong>ortaklığın giderilmesi davası</strong> olarak anılmaktadır.</p>
<div class="ss-kanun" style="background: #f5f8fc; border-left: 4px solid #20486f; padding: 12px 18px;">
<p><strong>TMK md. 698/1 —</strong> Hukuki bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması nedeniyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.</p>
<p><strong>TMK md. 642 —</strong> Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.</p>
</div>
<p>Paylı mülkiyette her paydaş, diğerlerinin rızasına gerek kalmaksızın her zaman ortaklığın giderilmesini talep edebilir. Elbirliği mülkiyetinde ise mirasçılar, tereke üzerindeki ortaklığın giderilmesini sulh mahkemesinden isteyebilirler.</p>
<p>TMK md. 698/2 uyarınca bu hakkın kullanımı yalnızca uygun olmayan zamanlarda geçici olarak kısıtlanabilir. Örneğin kışın satışa çıkarılmasının taşınmazda önemli değer kaybına yol açacağı durumlarda mahkeme davayı erteleyebilir; ancak bu kısıtlama geçici nitelikte olup ortaklığın giderilmesini kalıcı olarak engelleyemez. Başka bir deyişle hiçbir paydaş, süresiz olarak ortaklıkta kalmaya zorlanamaz.</p>
<h2 id="taraflar">Davanın Tarafları ve Zorunlu Dava Arkadaşlığı</h2>
<p>Ortaklığın giderilmesi davası, maddi hukuk gereği tüm paydaşları doğrudan etkileyen tek bir karar doğurduğundan HMK md. 59 kapsamında <strong>zorunlu (mecburi) dava arkadaşlığı</strong> söz konusudur. Bu kural aynı zamanda HMK md. 27&#8217;de güvence altına alınan hukuki dinlenilme hakkının da gereğidir: ortaklığı sona erdirecek bir karar, hiçbir paydaş davadan habersiz bırakılmaksızın verilemez. Pratik sonucu şudur: taşınmazda payı bulunan tüm paydaşların davada yer alması zorunludur; tek bir paydaşın dahi eksik olması, taraf teşkilinin sağlanamaması nedeniyle bozma sebebi oluşturur.</p>
<p>Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E. 2024/668, K. 2024/1468 (T. 11.03.2024) sayılı kararında bu ilke açıkça hükme bağlanmıştır: paydaşlığın giderilmesi davalarında HMK md. 27 uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur; paydaşlardan birinin ölümü hâlinde mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esası incelenmelidir. Eksik taraf teşekkülü ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.</p>
<p>Yargıtay HGK&#8217;nın E. 2017/11-3008, K. 2021/1264 (T. 19.10.2021) sayılı kararında elbirliğiyle malik olan mirasçılar arasında HMK md. 59 gereği mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu ve tüm mirasçıların davadan haberdar edilmesinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır.</p>
<p>Yargıtay 7. HD&#8217;nin E. 2021/970, K. 2021/3317 (T. 29.11.2021) sayılı kararında ise yenileme kadastrosu sonrası oluşan yeni paydaşların davaya dahil edilmeden karar verilmesinin HMK md. 27&#8217;deki hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu karar özellikle İstanbul&#8217;da kadastro güncelleme çalışmalarının sürdüğü ilçelerdeki davalar bakımından önem taşımaktadır.</p>
<p>Yargılama sırasında paydaşlardan birinin ölümü hâlinde mirasçılık belgesi alınarak tüm mirasçıların davaya dahil edilmesi şarttır (HMK md. 60). Davacının payını yargılama sırasında devretmesi hâlinde ise aktif husumet ehliyeti sona erer ve dava reddedilir (Yargıtay 7. HD, E. 2023/5289, K. 2024/36, T. 08.01.2024).</p>
<h2 id="mulkiyet-turleri">Paylı Mülkiyet ve Elbirliği Mülkiyeti Ayrımı</h2>
<p><strong>Paylı mülkiyet</strong> (TMK md. 688); birden çok kişinin, aynı taşınmaz üzerinde belirlenmiş soyut paylara sahip olduğu mülkiyet türüdür. Her paydaşın tapu kütüğünde kayıtlı bir payı vardır; bu pay devir, rehin ve haciz işlemlerine konu olabilir. Paylı mülkiyette her paydaş, diğerlerinin rızasını almaksızın ortaklığın giderilmesini isteyebilir.</p>
<p><strong>Elbirliği mülkiyeti</strong> (TMK md. 701); kanun veya sözleşme gereği oluşan bir toplulukta, ortakların belirlenmiş payları olmaksızın malın tamamına birlikte sahip olduğu mülkiyet türüdür. Miras ortaklığı bunun en yaygın örneğidir (TMK md. 640). Elbirliği mülkiyetinde bir ortak, tek başına payını devredemez veya üzerinde tasarruf işlemi yapamaz; tüm ortakların birlikte hareket etmesi gerekir.</p>
<p>Satış bedelinin dağıtımında mülkiyet türü belirleyici rol oynar: paylı mülkiyette bedel tapudaki paylar oranında, elbirliği mülkiyetinde ise mirasçılık belgesindeki paylar oranında dağıtılır (Yargıtay 14. HD, E. 2015/13524, K. 2017/4136, T. 22.05.2017).</p>
<p>Miras ortaklığında birden fazla elbirliği malikine tek bir bağımsız bölümün tahsis edilmesi suretiyle de ortaklığın giderilmesi mümkündür; Yargıtay HGK&#8217;nın E. 2017/1753, K. 2020/279 (T. 10.03.2020) sayılı kararında mirasçı sayısının azalması durumunda dahi TMK md. 642/2 uyarınca öncelikle aynen taksim imkânının araştırılması ve elbirliği maliklerine birden fazla kişi olsalar dahi tek bir bağımsız bölümün tahsis edilebileceği vurgulanmıştır.</p>
<h2 id="mahkeme">Görevli ve Yetkili Mahkeme</h2>
<p>Ortaklığın giderilmesi davaları, HMK md. 4/1-b uyarınca <strong>Sulh Hukuk Mahkemesinde</strong> görülür. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir (HMK md. 12); bu kural kesin yetki niteliğinde olup taraflarca değiştirilemez.</p>
<p>İstanbul&#8217;da taşınmazın bulunduğu ilçeye göre görevli adliye şöyle belirlenmektedir:</p>
<ul>
<li><strong>Bakırköy Adliyesi:</strong> Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Güngören, Zeytinburnu, Esenler</li>
<li><strong>Büyükçekmece Adliyesi:</strong> Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt</li>
<li><strong>Küçükçekmece Adliyesi:</strong> Küçükçekmece, Başakşehir, Avcılar</li>
<li><strong>Gaziosmanpaşa Adliyesi:</strong> Gaziosmanpaşa, Arnavutköy, Eyüpsultan, Sultangazi</li>
<li><strong>İstanbul Adliyesi (Çağlayan):</strong> Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kâğıthane, Sarıyer, Şişli</li>
<li><strong>Silivri Adliyesi:</strong> Silivri. Çatalca Adliyesi Silivri&#8217;nin mülhakatı olmakla birlikte asliye hukuk mahkemesi bulunduğundan Çatalca ilçesindeki taşınmaz davaları Çatalca Adliyesinde görülür.</li>
<li><strong>Kartal (Anadolu) Adliyesi:</strong> Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Sancaktepe, Sultanbeyli, Ataşehir, Çekmeköy</li>
<li><strong>Adalar, Beykoz, Şile Adliyeleri:</strong> Kartal Adliyesinin mülhakatı olmakla birlikte her birinde asliye hukuk mahkemesi bulunduğundan söz konusu ilçelerdeki taşınmazlara ilişkin davalar kendi adliyelerinde görülür.</li>
</ul>
<h2 id="ne-kadar-surer">Ortaklığın Giderilmesi Davası Ne Kadar Sürer?</h2>
<p><strong>Ortaklığın giderilmesi davası ne kadar sürer</strong> sorusu, dava açmayı düşünen paydaşların en sık sorduğu sorulardan biridir. İstanbul&#8217;da bu davalar ilk derece mahkemesinde ortalama <strong>1,5 ila 3 yıl</strong> arasında sonuçlanmaktadır. Karar satış yönünde verilmişse, ilamın kesinleşmesinden ihalenin tamamlanmasına kadar geçen süre ayrıca 6 ila 12 ay daha alabilmektedir.</p>
<h3>Aşama Aşama Süre</h3>
<table style="border-collapse: collapse; width: 100%;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em; background: #f5f8fc;">Aşama</th>
<th style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em; background: #f5f8fc;">Yaklaşık Süre</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Dava açılışı, tensip ve paydaş/mirasçı tespiti</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">1–3 ay</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Ön inceleme duruşması</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">3–5 ay</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Bilirkişi incelemesi ve keşif</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">4–8 ay</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Belediyeden taksime elverişlilik yazısı</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">2–5 ay</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Kat mülkiyeti belgelerinin tamamlanması (varsa)</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">3–9 ay (taraflara verilen ek süre dahil)</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;"><strong>Karar (toplam)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;"><strong>1,5–3 yıl</strong></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">İstinaf (bozma ihtimali dahil)</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">1–1,5 yıl</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Satış memuru tayini ve kıymet takdiri</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">2–4 ay</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">İhale süreci ve bedelin dağıtımı</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">4–8 ay</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3>Yolu Belirleyen Etken: Aynen Taksim mi, Satış mı?</h3>
<p>Süreyi en çok etkileyen faktör hangi yolun izlendiğidir. Belediyeden taksime elverişlilik onayı olumlu gelir ve aynen taksim mümkün olursa süreç satış aşamasına hiç girmeden, ilk derece kararıyla birlikte fiilen sonuçlanır. Kat mülkiyeti yoluna gidilmesi hâlinde KMK md. 12 kapsamındaki belgelerin (onaylı proje, yapı kullanma izni, yönetim planı) tamamlanması için taraflara verilen ek süreler davayı uzatabilir. Satış yoluna gidilmesi durumunda ise ilk derece kararından sonra satış memuru tayini, kıymet takdiri ve ihale aşamaları eklendiğinden toplam süre en uzun olan seçenektir.</p>
<p>Süreyi uzatan diğer etkenler: paydaş/mirasçı sayısının fazlalığı, kadastro güncellemesi süren ilçelerde yeni paydaşların tespiti, belediye yazışmalarının gecikmesi, ihalenin feshi davası açılması ve bilirkişi raporuna itiraz. Süreyi kısaltan etkenler ise dava açılmadan önce tüm paydaş/mirasçı bilgilerinin ve tapu kaydının eksiksiz hazırlanması, kat mülkiyeti belgelerinin önceden tamamlanmış olması ve dilekçede taleplerin doğru sırayla (önce aynen taksim, olmazsa kat mülkiyeti, olmazsa satış) kademeli biçimde sunulmasıdır.</p>
<h2 id="taksim-mi-satis-mi">Aynen Taksim mi, Satış Yoluyla Giderim mi?</h2>
<p>TMK md. 699/2 uyarınca ortaklığın giderilmesinde asıl olan aynen taksimdir; satış yoluyla giderim ancak aynen taksimin mümkün olmadığı ya da önemli değer kaybına yol açacağı durumlarda uygulanır. Değer farkı söz konusuysa para (ivaz) eklenerek denkleştirme yapılabilir.</p>
<p>Mahkeme, taşınmazın yüzölçümünü, paydaş sayısını ve imar durumunu teknik bilirkişi aracılığıyla inceler; ilgili belediye veya il özel idaresinden taksimin mümkün olduğuna dair onay alınması zorunludur. Onay olumsuz gelirse satış yoluyla giderim zorunlu hâle gelir.</p>
<p>Yargıtay 14. HD&#8217;nin E. 2016/15321, K. 2020/2710 (T. 05.03.2020) sayılı kararında; teknik bilirkişi raporu ve belediye encümen kararı ile aynen taksimin mümkün olduğu tespit edilen durumlarda mahkemenin doğrudan satış kararı vermesinin bozma nedeni olduğu hükme bağlanmıştır.</p>
<p>Yargıtay 14. HD&#8217;nin E. 2020/1342, K. 2020/7464 (T. 18.11.2020) sayılı kararında imar planı değişikliği gibi durumlarda taraflara süre verilmesi gerektiği; Yargıtay 14. HD&#8217;nin E. 2018/4591, K. 2019/5655 (T. 23.09.2019) sayılı kararında ise 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu kapsamındaki parsel büyüklüğü sınırlamalarının aynen taksim değerlendirmesinde esas alınacağı vurgulanmıştır.</p>
<h2 id="kat-mulkiyeti">Kat Mülkiyetine Geçilebilir Yapılarda Ortaklığın Giderilmesi</h2>
<p>Üzerinde kat mülkiyetine elverişli yapı bulunan taşınmazlarda, bir paydaşın istemiyle hâkim kat mülkiyetini kurarak ortaklığı giderebilir (KMK md. 10/son). Bu yol aynen taksimin özel bir biçimi sayılır ve satış yoluna gidilmeden önce değerlendirilmesi gerekir.</p>
<p>Bu yolun uygulanabilmesi için şu koşulların sağlanması zorunludur: yapının kargir olması (KMK md. 50/2), her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi (elbirliği hâlindeyse gruba bir bölüm yeterlidir), KMK md. 12 kapsamındaki belgelerin (onaylı proje, yapı kullanma izni, yönetim planı) tamamlanması. Eksik belgeler için mahkemece ilgili tarafa süre ve yetki verilmesi zorunludur; bu süre verilmeden doğrudan satış kararı verilmesi bozma nedenidir (Yargıtay 20. HD, E. 2019/2093, K. 2019/4238, T. 18.06.2019).</p>
<p>Yargıtay 5. HD&#8217;nin E. 2021/7207, K. 2021/10106 (T. 22.09.2021) sayılı kararında; kat mülkiyetine geçişin mümkün olduğu durumlarda her bir bağımsız bölümün değeri ve arsa payı saptanarak kura ile özgüleme ve bedel farkı ile denkleştirme yapılması gerektiği, doğrudan satış kararı verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir.</p>
<p>Yargıtay 14. HD&#8217;nin E. 2017/4362, K. 2021/1018 (T. 18.02.2021) sayılı kararında ise paydaşın kat mülkiyeti tesisi talep etmesi hâlinde mahkemenin bu talebi öncelikle değerlendirerek ivaz ilavesiyle denkleştirme yapması ve her paydaşa bir bölüm özgülemesi gerektiği hükme bağlanmıştır.</p>
<h2 id="ipotek-haciz">İpotek ve Haczin Davaya Etkisi; Satış Bedelinin Dağıtımı</h2>
<p>Paydaşlardan birinin payı üzerindeki ipotek veya haciz, ortaklığın giderilmesi davasının açılmasına ya da yürütülmesine engel teşkil etmez. TMK md. 688 uyarınca pay rehnedilebilir ve haczettirilebilir; bu durum ortaklığın giderilmesini isteme hakkını kısıtlamaz.</p>
<p>TMK md. 700 gereğince pay üzerindeki sınırlı ayni haklar ve haciz/ipotek şerhleri taşınmazın satışı hâlinde satış bedeli üzerinde devam eder; hak taşınmazdan satış bedeline intikal eder. İhale alıcısı taşınmazı bu şerhlerden arındırılmış biçimde kazanır. Mülkiyet ihale tarihinde kazanılmakta olup bu aşamadan sonraki bedel dağıtım süreçlerinde alacaklıların hakları satış bedeli üzerinden karşılanmaktadır (Yargıtay 8. HD, E. 2021/15234, K. 2022/658, T. 02.02.2022).</p>
<p>Satış bedelinin alacaklılar arasında paylaştırılması ve sıra cetveli esasları İİK md. 138 ve 140 hükümlerine göre belirlenir. Satış memuru tarafından tahsil edilen ihale bedeli yasal bir zorunluluk olarak nemalandırılmalıdır; aksi hâlde icra memurunun kusur sorumluluğu doğar (Yargıtay 3. HD, E. 2023/1820, K. 2023/3823, T. 19.12.2023).</p>
<h2 id="ecrimisil">Ecrimisil: Paydaşın Taşınmazı Tek Başına Kullanması</h2>
<p>Ecrimisil; zilyet olmayan malikin, taşınmazı haksız ve kötüniyetle kullanan zilyetten isteyebileceği tazminat türüdür (TMK md. 995). Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, kullanımı engelleyen diğer paydaşlardan payı oranında ecrimisil talep edebilir.</p>
<p>Paydaşlar arasında ecrimisil talep edilebilmesi için kural olarak intifadan men koşulunun gerçekleşmesi gerekir; yani taşınmazı kullanamayan paydaşın diğer paydaşlardan taşınmazdan yararlandırılmasını açıkça talep etmesi ve bu talebin reddedilmiş olması şarttır. Bu koşul bir dava şartı niteliğindedir ve her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay 8. HD, E. 2018/7520, K. 2020/8053, T. 09.12.2020).</p>
<p>İntifadan men koşulunun iki önemli istisnası bulunmaktadır: doğal ürün veren taşınmazlar (fındıklık, çaylık gibi) ile kira geliri getiren yapılarda (hukuksal semere) intifadan men şartı aranmaz. Bu tür taşınmazlarda ecrimisil hesaplaması davacıların miras payı oranında yapılmalıdır (Yargıtay 8. HD, E. 2018/6376, K. 2020/8106, T. 09.12.2020).</p>
<p>Derdest bir ortaklığın giderilmesi davasının varlığı, ecrimisil davasında intifadan men koşulunun oluştuğuna dair karine teşkil edebilir (Yargıtay 7. HD, E. 2022/6366, K. 2023/6153, T. 12.12.2023). Yargıtay 7. HD&#8217;nin E. 2023/5469, K. 2024/4232 (T. 02.10.2024) sayılı güncel kararında ise payından az yer kullandığını iddia eden paydaşın bu sorunu kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası ile çözmesi gerektiği, ancak intifadan men oluşmuşsa ecrimisil davasının da dinlenebileceği ifade edilmiştir.</p>
<p>Ecrimisil talebi kural olarak izale-i şuyu davasından bağımsız açılan ayrı bir dava olarak yürütülür ya da el atmanın önlenmesi davası ile birleştirilir. Samsun BAM 1. HD&#8217;nin E. 2017/1182, K. 2017/1194 (T. 03.11.2017) sayılı kararında paydaşlar arasındaki kullanım ihtilaflarının çözümünde ortaklığın giderilmesi davasının asıl çözüm yolu olduğu, ecrimisilin ise bu süreçteki haksız kullanımları tazmin edici nitelikte olduğu vurgulanmıştır.</p>
<h2 id="onalim">Önalım (Şufa) Hakkı ile İlişkisi</h2>
<p>Önalım hakkı; paylı mülkiyette bir paydaşın payını üçüncü bir kişiye satması hâlinde diğer paydaşlara bu payı öncelikle satın alma yetkisi veren, taşınmaz mülkiyetinin kanundan doğan takyitlerinden biri olan inşai bir haktır (TMK md. 732). Yargıtay 8. HD&#8217;nin E. 2018/9143, K. 2021/749 (T. 02.02.2021) sayılı kararında bu tanım açıkça hükme bağlanmıştır.</p>
<p>Ancak TMK md. 733/1 uyarınca cebri artırma yoluyla yapılan satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. Ortaklığın giderilmesi kararı sonrasında gerçekleştirilen ihale satışları cebri satış niteliğinde olduğundan paydaşlar bu aşamada TMK md. 732 anlamındaki önalım hakkını kullanamaz — ancak aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınan 2026 değişikliği, mirasçılara ait taşınmazlarda buna benzer işlev gören farklı bir öncelik mekanizması getirmiştir.</p>
<p>Buna karşılık dava sürerken bir paydaşın payını rızaen üçüncü kişiye devretmesi hâlinde HMK md. 125 uygulanır; dava yeni malike karşı yürütülür. Yargıtay 8. HD&#8217;nin E. 2021/1024, K. 2021/1988 (T. 08.03.2021) sayılı kararında yargılama sırasında payın devredilmesi hâlinde devralan kişilere ihbar yapılarak davanın devam ettirilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Fiili kullanım biçimi oluşmuş taşınmazlarda ise önalım hakkının kullanılması dürüstlük kuralına (TMK md. 2) aykırı sayılabilir (Yargıtay 1. HD, E. 2013/18207, K. 2014/5016, T. 05.03.2014).</p>
<h2 id="ihale-usulu">Satış Yoluyla Giderimde İhale Usulü</h2>
<p>Aynen taksimin mümkün olmadığı durumlarda ortaklık, taşınmazın satışı ve elde edilen bedelin paylar oranında dağıtılması yoluyla sona erdirilir. Bu sürecin hukuki dayanağı TMK md. 699 ve HMK md. 322/2&#8217;dir. HMK md. 322/2 uyarınca satış işlemleri için bir memur görevlendirilir ve bu işlemler İİK hükümlerine göre yürütülür. Satış aşamasından önce mahkeme hâkimi ek karar ile satış memuru tayin edebilir; bu durum hükmün infazına engel teşkil etmez (Yargıtay 7. HD, E. 2023/3678, K. 2024/2658, T. 16.05.2024).</p>
<p>Satış kural olarak genel açık artırma yoluyla yapılır. Paydaşların kendi aralarında artırma yapabilmesi için tüm paydaşların rızası şarttır (TMK md. 699/son). Mahkeme hükmünde satış yönteminin açıkça belirtilmesi zorunludur; &#8220;genel açık artırma ile&#8221; ibaresinin hüküm fıkrasında yer almaması güncel içtihat uyarınca kesin bozma nedenidir (Yargıtay 7. HD, E. 2025/281, K. 2025/838, T. 17.02.2025; Yargıtay 7. HD, E. 2023/1287, K. 2024/1383, T. 07.03.2024).</p>
<p>İhale ilanı, birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı gün ve saat aralığı belirtilerek artırma başlangıcından en az on beş gün önce yapılır; elektronik satış portalı ve Basın İlân Kurumu İlan Portalındaki ilan, artırmanın bitimine kadar erişime açık tutulur. İkinci artırmanın başlangıç tarihi, birinci artırmanın bitiminden itibaren bir ayı geçemez (İİK md. 114/1-2).</p>
<h2 id="mirasci-onceligi">2026 Değişikliği: Satışta Mirasçı Paydaşlara Öncelik</h2>
<p>7589 sayılı Kanun&#8217;un 16.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren 1. maddesiyle İİK md. 114&#8217;e eklenen hükümler, <strong>ortaklığın giderilmesi davası satış önceliği</strong> bakımından önemli bir yenilik getirmiştir. Bu değişiklik, yalnızca miras yoluyla edinilmiş ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda uygulanır.</p>
<div class="ss-kanun" style="background: #f5f8fc; border-left: 4px solid #20486f; padding: 12px 18px;">
<p><strong>İİK md. 114 (16.07.2026 tarihli ek, 7589 sayılı Kanun md. 1) —</strong> Tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi hâlinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılır. Sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak bu artırma usulü bir defaya mahsus olmak üzere uygulanır.</p>
</div>
<p>Bu düzenlemenin getirdiği yeni kurallar şöyle özetlenebilir:</p>
<ul>
<li><strong>Birinci artırma yalnızca mirasçılara açıktır.</strong> Şartları taşıyan taşınmazlarda ilk turda dışarıdan bir alıcı teklif veremez; yalnızca payı bulunan mirasçılar katılabilir. Bu usul bir defaya mahsustur, tekrarlanmaz.</li>
<li><strong>Bu özel ilk turda taban teklif çok daha yüksektir.</strong> Genel kuralda elektronik satış portalında verilecek tekliflerin muhammen kıymetin yüzde ellisinden az olmaması gerekirken, mirasçılar arası bu özel birinci artırmada taban teklif <strong>muhammen kıymetin yüzde yüzüdür</strong> (İİK md. 114/8). İkinci artırmada ise herkese açık genel kural olan yüzde elli eşiğine dönülür.</li>
<li><strong>Bedelini yatırmayan mirasçı-alıcıya ağır yaptırım getirilmiştir.</strong> En yüksek teklifi veren mirasçının ihale bedelini süresi içinde (tutanağın portalda ilanından itibaren en geç yedi gün) yatırmaması hâlinde: yatırdığı teminat kendisine iade edilmez; satış masrafları bu teminattan mahsup edilip kalan tutar diğer paydaşlara payları oranında ödenir; ayrıca teklif ettiği bedelin <strong>yüzde beşi oranında idari para cezası</strong> kesilir ve bu ceza 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere tahsil dairesine bildirilir (İİK md. 114/9).</li>
</ul>
<p><strong>Bunun pratikte size ne kazandırdığını şöyle özetleyebiliriz:</strong> Babadan veya anneden kalan hisseli bir tapuda satış kararı çıktığında, eskiden taşınmaz doğrudan herkese açık artırmaya çıkıyor ve aile evi çoğu zaman dışarıdan gelen bir yatırımcıya, üstelik gerçek değerinin çok altında bir bedele gidebiliyordu. Yeni düzenlemeyle mirasçılara tanınan bu <strong>satış önceliği</strong> sayesinde, ilk turda taşınmazı yalnızca hissedar mirasçılar alabilir. Yani aile taşınmazını ailede tutmak isteyen mirasçı, önce kendi hakkını kullanma imkânına sahiptir.</p>
<p>Ancak bu satış önceliğinin bir bedeli vardır: ilk turda taşınmazın belirlenen değerinin tamamını teklif etmeniz ve bu bedeli süresinde ödemeniz gerekir. Ödeyemeyeceğiniz bir teklifte bulunmak, hem yatırdığınız teminatı kaybetmenize hem de ağır bir idari para cezasıyla karşılaşmanıza yol açar. Bu nedenle satış önceliğini kullanmayı düşünüyorsanız, artırmaya girmeden önce finansmanınızı netleştirmeniz kritik önem taşır.</p>
<p>Değişikliğin yürürlük tarihi 31.07.2026&#8217;dır; Geçici Madde 1/1 uyarınca bu tarihten önce <strong>ilanı yapılmış</strong> açık artırmalara uygulanmaz, sonraki tüm satışlarda geçerlidir.</p>
<h2 id="ihalenin-feshi">İhalenin Feshi</h2>
<p>İhalenin feshi bakımından dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar şunlardır:</p>
<ul>
<li>İhalenin feshi davasında alıcı ile birlikte tüm hissedarların yer alması zorunludur (Yargıtay 12. HD, E. 2015/30276, K. 2016/1947, T. 25.01.2016).</li>
<li>İİK md. 128/a-2 uyarınca kesinleşen kıymet takdirinin üzerinden 2 yıl geçtikten sonra yapılan ihale başlı başına fesih nedenidir (Yargıtay 12. HD, E. 2015/30276, K. 2016/1947).</li>
<li>Satış memuru tarafından taşınmaza yeniden kıymet takdiri yapılmadan mahkeme aşamasındaki keşif değerleri üzerinden satışa çıkılması yasaya aykırıdır ve ihalenin feshi nedenidir (Yargıtay 12. HD, E. 2010/8963, K. 2010/21761, T. 30.09.2010).</li>
<li>İcra mahkemesince süre aşımı gibi usuli nedenlerle reddedilen ihalenin feshi talebinin, genel mahkemede açılan tapu iptal ve tescil davasında maddi kesin hüküm teşkil etmeyeceği kabul edilmektedir; şikayet prosedürünün sınırlı inceleme içerdiğinden genel mahkemenin borç ilişkisini ve ihalenin esaslı usulsüzlüklerini araştırma yetkisi devam eder (Yargıtay HGK, E. 2011/321, K. 2011/382, T. 01.06.2011).</li>
<li>Satış memurunun işlemleri geciktirmesi durumunda İİK md. 16 uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesine şikayet yolu açıktır; bu yol tüketilmeden bireysel başvuruda mülkiyet ihlali iddiası incelenemez (Anayasa Mahkemesi, B. 2014/17682, T. 08.03.2017).</li>
</ul>
<h2 id="zamanasimi">Zamanaşımı, Hak Düşürücü Süre ve İlam Zamanaşımı</h2>
<p>Ortaklığın giderilmesi davası açma hakkı mülkiyet hakkına dayandığından zamanaşımına tabi değildir; herhangi bir süre kısıtlaması olmaksızın her zaman açılabilir. Ancak TMK md. 698 uyarınca paydaşlar, paylaşma hakkını hukuki bir işlemle en çok 10 yıl süreyle sınırlandırabilirler. Taşınmazlarda bu sözleşmenin resmi şekilde yapılması ve tapuya şerh edilmesi şarttır. Süresiz erteleme sözleşmesi geçersizdir (Yargıtay 6. HD, E. 2011/10035, K. 2011/14671, T. 15.12.2011).</p>
<p>Dava açma hakkı zamanaşımına tabi olmamakla birlikte daha önce verilmiş bir ortaklığın giderilmesi ilamının infazı farklı bir kurala tabidir: ilamlar taşınmazın aynına ilişkin olmayıp bir edim yükümlülüğü içerdiğinden İİK md. 39 uyarınca <strong>10 yıllık zamanaşımına</strong> tabidir (TBK md. 156/2). Yargıtay 7. HD&#8217;nin E. 2023/3216, K. 2024/3073 (T. 30.05.2024) sayılı kararında hüküm tarihi ile infaz talebi arasında 10 yıldan fazla süre geçmesi durumunda ilamın zamanaşımına uğrayacağı ve infaz kabiliyetini yitireceği hükme bağlanmıştır.</p>
<p>Yargıtay 7. HD&#8217;nin E. 2022/1180, K. 2023/5723 (T. 27.11.2023) sayılı kararında, 1998 tarihli kararın 2020&#8217;de tebliğe çıkarılması örneğinde mahkeme ilamlarının verildiği tarihten itibaren 10 yıl içinde tebliğe çıkarılmazsa zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir. Yargıtay 7. HD&#8217;nin E. 2023/4507, K. 2024/4001 (T. 19.09.2024) sayılı kararında ise mahkemenin kesinleşmiş bir hükmü kendiliğinden değiştiremeyeceği, ancak ilam zamanaşımına uğramışsa bu durumun temyiz aşamasında bozma konusu yapılabileceği vurgulanmıştır.</p>
<p>Kritik bir ayrım: zamanaşımı bir def&#8217;i niteliğindedir; tarafça ileri sürülmedikçe mahkemece kendiliğinden gözetilemez (Yargıtay 5. HD, E. 2024/9389, K. 2025/3715, T. 20.03.2025). Öte yandan ilam zamanaşımına uğramış olsa dahi mülkiyet hakkı devam ettiğinden yeniden ortaklığın giderilmesi davası açılması mümkündür (Yargıtay 7. HD, E. 2021/851, K. 2021/2661, T. 03.11.2021).</p>
<h2 id="red-sebepleri">Davanın Reddini Gerektiren Haller</h2>
<p>Ortaklığın giderilmesi davasının usulden veya esastan reddine yol açan başlıca haller, yukarıdaki bölümlerde ele alınan kurallardan derlenerek şöyle toplanabilir:</p>
<ul>
<li><strong>Eksik taraf teşkili:</strong> Taşınmazda payı bulunan tüm paydaşların davaya dahil edilmemesi; paydaşlardan biri vefat etmişse mirasçılarının tamamının davaya katılmamış olması (HMK md. 27, 59, 60).</li>
<li><strong>Davacının aktif husumet ehliyetinin sona ermesi:</strong> Davacının yargılama sırasında payını devretmesi, yeni malikin davaya dahil edilmemesi (Yargıtay 7. HD, E. 2023/5289, K. 2024/36).</li>
<li><strong>Yargılama usulüne aykırı satış kararı:</strong> Aynen taksimin veya kat mülkiyetinin mümkün olduğu teknik olarak tespit edildiği hâlde doğrudan satış kararı verilmesi; bu, dava reddedilmese de istinaf/temyizde bozma nedenidir (Yargıtay 14. HD, E. 2016/15321, K. 2020/2710).</li>
<li><strong>Hüküm fıkrasının eksik kurulması:</strong> Satış kararında &#8220;genel açık artırma ile&#8221; ibaresinin yer almaması (Yargıtay 7. HD, E. 2025/281, K. 2025/838).</li>
<li><strong>Paylaşmayı erteleyen geçerli bir sözleşmenin varlığı:</strong> TMK md. 698 uyarınca resmi şekilde yapılmış ve tapuya şerh edilmiş, süresi henüz dolmamış (en çok 10 yıllık) bir paylaşmayı erteleme sözleşmesi bulunması.</li>
<li><strong>İlam zamanaşımı def&#8217;inin ileri sürülmesi:</strong> Önceki bir ortaklığın giderilmesi ilamının infazının 10 yıllık İİK md. 39 süresini aşması ve bu def&#8217;in karşı tarafça ileri sürülmesi hâlinde infaz talebinin reddi (yeniden dava açılması bu durumdan etkilenmez).</li>
</ul>
<h2 id="surec">Dava Süreci: Adım Adım</h2>
<ol>
<li><strong>Tapu kaydının ve paydaşların tespiti:</strong> Taşınmazın güncel tapu kaydı, tüm paydaşların kimlik bilgileri ve varsa ipotek/haciz/intifa hakkı şerhleri alınır. Kadastro güncelleme çalışmaları süren ilçelerde yeni paydaşların oluşup oluşmadığı kontrol edilir.</li>
<li><strong>Mülkiyet türünün belirlenmesi:</strong> Paylı mülkiyet mi yoksa elbirliği mülkiyeti mi olduğu tespit edilir; elbirliği mülkiyetinde mirasçılık belgesi hazırlanır.</li>
<li><strong>Dava dilekçesinin hazırlanması:</strong> Yetkili sulh hukuk mahkemesi belirlenerek dava açılır. Dilekçede öncelikli olarak aynen taksim, mümkün değilse kat mülkiyeti kurulması, her ikisi de mümkün değilse satış yoluyla giderim talep edilmesi önerilir.</li>
<li><strong>Harç ve masrafların yatırılması:</strong> Dava değeri davacının hissesine isabet eden değer üzerinden hesaplanır; nispi harç ve gider avansı ödenir.</li>
<li><strong>Bilirkişi incelemesi ve belediye yazışması:</strong> Mahkeme teknik bilirkişi görevlendirir; taşınmazın aynen taksime elverişli olup olmadığı ilgili belediyeden yazı ile sorulur.</li>
<li><strong>Kat mülkiyeti değerlendirmesi (varsa):</strong> Üzerinde yapı bulunan taşınmazlarda kat mülkiyetine geçiş imkânı araştırılır; paydaş başına en az bir bağımsız bölüm düşüyorsa bu yol öncelikli değerlendirilir, eksik belgeler için taraflara süre verilir.</li>
<li><strong>Karar:</strong> Mahkeme aynen taksim veya satış yoluyla giderim kararı verir; satış kararında hüküm fıkrasında &#8220;genel açık artırma ile&#8221; ibaresi yer almalıdır.</li>
<li><strong>Satış memuru tayini ve ihale:</strong> Mahkemece görevlendirilen satış memuru aracılığıyla icra dairesi kanalıyla ihale gerçekleştirilir; taşınmaz yalnızca mirasçılara aitse birinci artırmanın mirasçılar arasında ve muhammen kıymetin tamamı taban alınarak yapılacağı unutulmamalıdır; kıymet takdirinin 2 yıllık geçerlilik süresine dikkat edilmelidir.</li>
<li><strong>Bedelin dağıtımı:</strong> Satış bedeli paydaşlara payları oranında dağıtılır; pay üzerinde ipotek veya haciz varsa İİK md. 138-140 uyarınca sıra cetveline göre alacaklıya ödenir. İhale bedeli nemalandırılarak muhafaza edilmelidir.</li>
</ol>
<h2 id="masraf">Ortaklığın Giderilmesi Davası Masrafları ve Avukatlık Ücreti 2026</h2>
<p>Ortaklığın giderilmesi davalarında yargılama masrafları; dava değeri üzerinden hesaplanan nispi harç, bilirkişi ücreti, keşif masrafları, belediye yazışma giderleri ve tebligat ücretlerinden oluşur. Satış aşamasında ayrıca ihale masrafları, satış memuru ücreti ve kıymet takdiri bilirkişi ücreti eklenmektedir. Dava değeri, taşınmazın tüm değeri üzerinden değil davacının hissesine isabet eden değer üzerinden hesaplanır.</p>
<p>Avukatlık ücreti bakımından da aynı hesap yöntemi geçerlidir: 2026 yılı İstanbul Barosu tavsiye tarifesine göre izale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davasında başlangıç akdi ücreti 116.000 TL düzeyinde olup üzerine davacı payının yüzde onaltısı oranında nispi ücret eklenir. Somut hesap örnekleri, masraf kalemlerinin ayrıntılı dökümü ve ücreti etkileyen faktörler için <a href="https://www.sarioglusefer.com/gayrimenkul-avukati-ucreti-2026/">gayrimenkul davalarında güncel ücret tarifelerini</a> inceleyebilirsiniz.</p>
<h2 id="sss">Sıkça Sorulan Sorular</h2>
<h3>Ortaklığın giderilmesi davası ne kadar sürer?</h3>
<p>İstanbul&#8217;da ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları ilk derece mahkemesinde ortalama 1,5 ila 3 yıl sürmektedir. Bilirkişi ve belediye yazışma süreçleri, paydaş sayısı, kat mülkiyeti belge tamamlama süresi ve satış aşamasındaki itirazlar bu süreyi uzatabilir. Karar satış yönünde verilmişse ilamın kesinleşmesinden ihalenin tamamlanmasına kadar 6 ila 12 ay daha eklenir.</p>
<h3>Ortaklığın giderilmesi davasında yetkili mahkeme neresidir?</h3>
<p>Görevli mahkeme HMK md. 4/1-b uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkeme ise HMK md. 12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki kesin nitelikte olup taraflarca değiştirilemez; birden fazla ilçede taşınmazı bulunan davalarda her taşınmaz için ayrı dava açılması veya birleştirme talebinde bulunulması gerekir.</p>
<h3>Tüm paydaşlar birlikte dava açmak zorunda mı?</h3>
<p>Hayır, tek bir paydaş bile dava açabilir. Ancak dava dilekçesinde tüm paydaşların davalı olarak gösterilmesi zorunludur; tek bir paydaşın dahi eksik olması davanın usulden reddine yol açar. Paydaşlardan birinin vefat etmiş olması hâlinde mirasçılarının tamamının davaya dahil edilmesi gerekir.</p>
<h3>Hissedarlardan biri satışa yanaşmıyorsa ne yapabilirim?</h3>
<p>Hisseli tapuda diğer hissedarların rızasını almak zorunda değilsiniz. Tek bir paydaş dahi dava açabilir ve mahkeme kararı tüm hissedarlar için bağlayıcıdır. Satışa yanaşmayan hissedar ihalenin yapılmasını engelleyemez; kendi payına düşen bedeli almak için satış memuruna başvurması yeterlidir. Bu nedenle &#8220;diğerleri imza atmıyor, elim kolum bağlı&#8221; düşüncesi doğru değildir — hisseli taşınmazda ortaklıktan çıkmak her zaman mümkündür.</p>
<h3>Taşınmazda ipotek varsa dava açılabilir mi?</h3>
<p>Evet, ipotek veya haciz dava açılmasına engel değildir. Taşınmaz ihaleyle satıldığında ipotek ve haciz şerhleri satış bedeline intikal eder; ihale alıcısı taşınmazı bu şerhlerden arındırılmış olarak kazanır. Alacaklı, İİK md. 138-140 çerçevesinde sıra cetveline göre bedelden payını alır.</p>
<h3>Mahkeme mutlaka satış kararı mı verir?</h3>
<p>Hayır. Mahkeme önce aynen taksim imkânını araştırır; mümkünse taksim kararı verir. Üzerinde yapı bulunan taşınmazlarda kat mülkiyetine elverişlilik incelenir; her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşüyorsa kat mülkiyeti kurularak ortaklık giderilebilir. Satış kararı ancak bu iki yolun da mümkün olmadığı hâllerde verilir.</p>
<h3>Satışta hissedarın alış önceliği var mı, aile evini ben alabilir miyim?</h3>
<p>Evet. 2026 yılında yapılan değişiklikle, tamamı mirasçılara ait olan ve dışarıdan kimsenin hissesi bulunmayan taşınmazlarda birinci artırma yalnızca hissedar mirasçılar arasında yapılır. Yani babadan kalan evi ya da arsayı, dışarıdan gelen alıcılarla yarışmadan önce siz alma hakkına sahipsiniz. Bu satış önceliğini kullanabilmek için ilk turda taşınmazın belirlenen değerinin tamamını teklif etmeniz gerekir. İlk turda alıcı çıkmazsa ikinci artırma herkese açılır ve daha düşük bedelle satış mümkün hâle gelir; bu usul bir defaya mahsus uygulanır.</p>
<h3>Mirasçı olarak ihaleyi kazanıp bedeli ödemezsem ne olur?</h3>
<p>En yüksek teklifi veren mirasçının ihale bedelini süresinde (tutanağın portalda ilanından itibaren en geç yedi gün içinde) yatırmaması hâlinde yatırdığı teminat iade edilmez; satış masrafları mahsup edilip kalan tutar diğer paydaşlara payları oranında ödenir. Ayrıca teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası kesilir.</p>
<h3>İzale-i şuyu ilamı kesinleştikten sonra ne kadar sürede icra edilmelidir?</h3>
<p>İlam taşınmazın aynına ilişkin olmadığından İİK md. 39 uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Hüküm tarihinden itibaren 10 yıl içinde icra takibi başlatılmazsa ilam zamanaşımına uğrar ve infaz kabiliyetini yitirir. Bu süre bir def&#8217;i olup tarafça ileri sürülmedikçe mahkemece resen gözetilemez. İlam zamanaşımına uğrasa dahi mülkiyet hakkı devam ettiğinden yeniden ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.</p>
<h3>İzale-i şuyu satışından sonra önalım hakkımı kullanabilir miyim?</h3>
<p>Hayır. TMK md. 733/1 uyarınca cebri artırma yoluyla yapılan satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. İzale-i şuyu satışı cebri nitelikte olduğundan ihale sonucunda önalım hakkı işlemez. Ancak dava sürerken bir paydaşın payını rızaen üçüncü kişiye devretmesi hâlinde 3 aylık süre içinde önalım davası açılabilir.</p>
<h3>Ecrimisil için ayrı dava açmam gerekiyor mu?</h3>
<p>Kural olarak evet. Ecrimisil talebi ortaklığın giderilmesi davasından bağımsız açılan ayrı bir davadır ya da el atmanın önlenmesi davası ile birlikte yürütülür. Talebin kabul edilmesi için kural olarak intifadan men koşulunun sağlanması, yani taşınmazı kullanmak istediğinizi diğer paydaşlara bildirip engellenmek gerekir. Doğal ürün veren ya da kira getiren taşınmazlarda intifadan men aranmaz. Derdest bir ortaklığın giderilmesi davasının bulunması intifadan men koşuluna karine teşkil edebilir.</p>
<h3>İhale yapıldıktan sonra iptal ettirmek mümkün mü?</h3>
<p>Evet, belirli usulsüzlükler ihalenin feshi davasıyla ileri sürülebilir; örneğin kesinleşen kıymet takdirinin üzerinden 2 yıl geçtikten sonra yapılan ihale, yeniden kıymet takdiri yapılmadan eski keşif değerleri üzerinden satışa çıkılması gibi haller başlı başına fesih nedenidir. Bu davada alıcı ile birlikte tüm hissedarların yer alması zorunludur.</p>
<h2 id="sonuc">Sonuç: Ortaklığın Giderilmesi Davasında Uzman Avukat Desteği</h2>
<p>Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası; zorunlu dava arkadaşlığı kuralı nedeniyle usul hukuku açısından titizlik gerektiren, aynen taksim ile kat mülkiyeti ve satış arasındaki tercih için teknik bilgi ve hukuki strateji isteyen, ihale aşamasında kıymet takdiri süresi, satış memuru ataması, 2026&#8217;da yenilenen mirasçı öncelik kuralları ve ihalenin feshi gibi hukuki sorunlar doğurabilen çok boyutlu bir dava türüdür. İlam zamanaşımının def&#8217;i niteliği, ecrimisil için intifadan men koşulunun sağlanması, ihale bedelinin nemalandırılması zorunluluğu ve önalım hakkının cebri satışta kullanılamaması gibi incelikli kurallar her aşamada uzman değerlendirmesi gerektirmektedir.</p>
<p>Hisseli taşınmazınızla ilgili bir uyuşmazlık yaşıyorsanız hak kayıplarını önlemek için vakit kaybetmeksizin büromuzla iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Süreci sizin adınıza yürütecek bir <a href="https://www.sarioglusefer.com/gayrimenkul-avukati/">ortaklığın giderilmesi davası avukatı</a> arıyorsanız, taşınmaz davalarının süre ve masraf karşılaştırmasıyla birlikte büromuzun çalışma alanlarını burada inceleyebilirsiniz.</p>
<h2>İletişim</h2>
<p>Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) ve gayrimenkul hukuku konularında hukuki destek almak için Sarıoğlu &amp; Sefer Hukuk Bürosuna aşağıdaki kanallardan ulaşabilirsiniz:</p>
<ul>
<li><strong>Telefon / WhatsApp:</strong> 0539 676 32 75</li>
<li><strong>E-posta:</strong> bilgi@sarioglusefer.com</li>
<li><strong>Adres:</strong> Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul</li>
</ul>
<p><em>Bu makale, Sarıoğlu &amp; Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Mehmet Sarıoğlu tarafından hazırlanmış; Av. Fatih Sefer tarafından incelenip yayına uygun bulunmuştur.</em></p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/">Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası: Şartları ve 2026 Güncel Kuralları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK B&Uuml;ROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tapu İptal ve Tescil Davası: Şartları, Süresi ve 2026 Rehberi</title>
		<link>https://www.sarioglusefer.com/tapu-iptal-ve-tescil-davasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Mehmet Sarıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 01:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gayrimenkul Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sarioglusefer.com/?page_id=3730</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tapu iptal ve tescil davası, taşınmazın tapu kütüğündeki kaydının gerçek hukuki durumu yansıtmaması hâlinde bu kaydın iptal edilerek gerçek hak sahibi adına tescilini sağlayan davadır. Dava, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır; muris muvazaası, ehliyetsizlik, sahtecilik ve vekâletin kötüye kullanılması gerekçelerinde herhangi bir zamanaşımı süresi işlemezken, irade sakatlıklarında 1 yıllık, hatalı kadastro tespitinde 10 ... <a title="Tapu İptal ve Tescil Davası: Şartları, Süresi ve 2026 Rehberi" class="read-more" href="https://www.sarioglusefer.com/tapu-iptal-ve-tescil-davasi/" aria-label="Read more about Tapu İptal ve Tescil Davası: Şartları, Süresi ve 2026 Rehberi">Devamını oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/tapu-iptal-ve-tescil-davasi/">Tapu İptal ve Tescil Davası: Şartları, Süresi ve 2026 Rehberi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK B&Uuml;ROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ss-mak" style="line-height: 1.8;">
<p><strong>Tapu iptal ve tescil davası</strong>, taşınmazın tapu kütüğündeki kaydının gerçek hukuki durumu yansıtmaması hâlinde bu kaydın iptal edilerek gerçek hak sahibi adına tescilini sağlayan davadır. Dava, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır; muris muvazaası, ehliyetsizlik, sahtecilik ve vekâletin kötüye kullanılması gerekçelerinde herhangi bir zamanaşımı süresi işlemezken, irade sakatlıklarında 1 yıllık, hatalı kadastro tespitinde 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanır. İstanbul&#8217;da yargılama ilk derecede ortalama 2 ila 4 yıl sürmektedir.</p>
<p>2025 yılında Türkiye genelinde 172.634 tapu iptal ve tescil davası açılmış olması, taşınmaz mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıkların ne denli yaygın olduğunu ortaya koymaktadır. 2026 itibarıyla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, muris muvazaasında mal kaçırma kastının tespitinde alıcının somut ödeme gücünü ve hayatın olağan akışını birlikte değerlendiren içtihadını pekiştirmeye devam etmektedir (HGK, E. 2024/81, K. 2025/553, T. 24.09.2025).</p>
<p>Bu dava tek bir sebebe dayanmaz. Uygulamada vatandaşın karşısına en çok şu somut durumlarla çıkar: babanın veya annenin evi çocuklarından yalnızca birine satmış gibi göstererek devretmesi, yaşlı ve hasta bir kişiye ne imzaladığı anlatılmadan tapu devri yaptırılması, sahte kimlik veya sahte vekâletnameyle tapunun başkasına geçirilmesi, eşin haberi ve rızası olmadan oturulan evin satılması, vekâlet verilen kişinin taşınmazı kendi üzerine ya da yakınına geçirmesi, kadastro sırasında sınırların yanlış çizilmesi ve yıllardır kullanılan tapusuz bir yerin tescil edilmek istenmesi.</p>
<p>Bu durumların her birinin hukuki adı, ispat yöntemi ve <strong>dava açma süresi birbirinden farklıdır</strong>. Örneğin mirastan mal kaçırmada hiçbir süre işlemezken, kandırılarak imzalatılan bir devirde yalnızca 1 yıllık süreniz vardır. Bu nedenle tapu iptal davası açmadan önce durumunuzun hangi başlığa girdiğinin doğru tespit edilmesi belirleyicidir; yanlış gerekçeyle açılan bir dava, haklı olsanız bile reddedilebilir.</p>
<nav class="ss-nav" style="background: #f5f8fc; border: 1px solid #dce5ef; border-radius: 6px; padding: 14px 20px;"><strong>İçindekiler</strong></p>
<ol>
<li><a href="#tapu-iptal-nedir">Tapu İptal ve Tescil Davası Nedir?</a></li>
<li><a href="#usul">Davanın Usul Hukuku Çerçevesi</a></li>
<li><a href="#mahkeme">Görevli ve Yetkili Mahkeme</a></li>
<li><a href="#ne-kadar-surer">Tapu İptal Davası Ne Kadar Sürer?</a></li>
<li><a href="#gerekceler">Tapu İptal Davası Gerekçeleri</a>
<ul>
<li><a href="#muris-muvazaasi">Muris Muvazaası (Mirasçıdan Mal Kaçırma)</a></li>
<li><a href="#kardesler">Kardeşler Arasında Tapu İptal Davası</a></li>
<li><a href="#ehliyetsizlik">Ehliyetsizlik (Fiil Ehliyetinin Bulunmaması)</a></li>
<li><a href="#sahtecilik">Sahtecilik (Sahte Kimlik, Sahte Vekâletname, Sahte İmza)</a></li>
<li><a href="#aile-konutu">Aile Konutu Şerhi ve Eşin Rızası Alınmadan Yapılan Devir</a></li>
<li><a href="#imar">İmar Mevzuatına Aykırılık</a></li>
<li><a href="#vekalet">Yetkisiz Temsil ve Vekâletin Kötüye Kullanılması</a></li>
<li><a href="#inancli-islem">İnançlı İşlem</a></li>
<li><a href="#nam-i-mustear">Nam-ı Müstear (Emanetçi Adına Tescil)</a></li>
<li><a href="#irade-sakatligi">İrade Sakatlıkları (Hata, Hile, Tehdit)</a></li>
<li><a href="#kadastro">Hatalı Kadastro Tespiti</a></li>
<li><a href="#zilyetlik">Kazandırıcı Zamanaşımı ve Zilyetlik</a></li>
<li><a href="#olunceye-kadar-bakma">Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi</a></li>
</ul>
</li>
<li><a href="#nasil-acilir">Tapu İptal Davası Nasıl Açılır? Süreç Adımları</a></li>
<li><a href="#zamanasimi">Tapu İptal Davası Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre Rejimi</a></li>
<li><a href="#iyiniyet">İyiniyetli Üçüncü Kişinin Korunması</a></li>
<li><a href="#tedbir">İhtiyati Tedbir: Taşınmazın Devrini Önlemek</a></li>
<li><a href="#ispat">İspat Rejimi: Hangi Gerekçede Hangi Delil Geçerli?</a></li>
<li><a href="#dilekce">Tapu İptal Dava Dilekçesi: Talep Kalemleri</a></li>
<li><a href="#masraf">Masraflar ve Avukatlık Ücreti 2026</a></li>
<li><a href="#pratik">Pratik Değerlendirme: Doğru Gerekçenin Seçimi</a></li>
<li><a href="#sss">Sıkça Sorulan Sorular</a></li>
<li><a href="#sonuc">Sonuç</a></li>
</ol>
</nav>
<h2 id="tapu-iptal-nedir">Tapu İptal ve Tescil Davası Nedir?</h2>
<p>Tapu iptal ve tescil davası; bir taşınmazın tapu kütüğündeki kaydının gerçek hukuki durumu yansıtmadığı durumlarda, bu kaydın iptal edilerek gerçek hak sahibi adına tescilinin sağlanması amacıyla açılan davadır.</p>
<div class="ss-kanun" style="background: #f5f8fc; border-left: 4px solid #20486f; padding: 12px 18px;">
<p><strong>TMK md. 1025 —</strong> Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir.</p>
<p><strong>TMK md. 1024/2 —</strong> Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.</p>
</div>
<p>Davanın konusunu oluşturan <strong>yolsuz tescil</strong>; gerçek bir hukuki işleme dayanmayan, muvazaalı, ehliyetsiz kişilerce yapılan veya şekil şartlarına aykırı biçimde gerçekleştirilen devirler sonucunda oluşan tapu kaydına verilen addır. Yolsuz tescil bir üst kavram olup aşağıda ayrıntılı biçimde ele alınan tüm gerekçeleri kapsar.</p>
<p>Türk hukukunda tapu kayıtlarının oluşumunda <strong>illilik</strong> (sebebe bağlılık) ilkesi esastır. Bu ilke uyarınca tescilin hüküm doğurabilmesi için geçerli ve haklı bir hukuki sebebe dayanması zorunludur. Sebep sakatsa tescil de yolsuz hâle gelir ve tapu iptal ve tescil davası yolu açılır.</p>
<p>Tapu iptal ve tescil davası taşınmazın aynına, yani mülkiyet hakkına ilişkin bir dava olduğundan verilen hüküm <strong>kesinleşmeden icra edilemez</strong>. Bu kural, davanın toplam süresini doğrudan etkileyen önemli bir usul özelliğidir.</p>
<h2 id="usul">Davanın Usul Hukuku Çerçevesi</h2>
<p>Tapu iptal ve tescil davası, taşınmazın aynına ilişkin olduğundan kamu düzenini ilgilendiren kesin yetki kuralına tabidir. Bu davalar, taşınmazın fiilen bulunduğu yer mahkemesinde açılmak ve görülmek zorundadır; taraflarca farklı bir yetki belirlenemez (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/459, K. 2018/15325, T. 06.12.2018).</p>
<p>Dava değerinin belirlenmesi açısından önemli bir ayrım bulunmaktadır: muris muvazaası davalarında davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan dava değeri, taşınmazın tüm değeri üzerinden değil, davacı mirasçının miras payına isabet eden değer üzerinden hesaplanır; harç ve vekâlet ücreti de buna göre belirlenir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/13733, K. 2016/1688, T. 15.02.2016). Bu değer temyiz kesinlik sınırının altında kalıyorsa temyiz talebi reddedilir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/3601, K. 2021/4431, T. 21.09.2021).</p>
<p>İstinaf başvuru sürelerine titizlikle uyulması zorunludur; yasal süre geçtikten sonra yapılan başvurular reddedilmektedir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/5454, K. 2018/293, T. 16.01.2018). İstinaf sistemini kapsayan olağan kanun yolu düzenlemesinde karar düzeltme yoluna yer verilmemiştir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/6729, K. 2022/1828, T. 07.03.2022).</p>
<p>Muris muvazaası iddiası ispatlanamasa dahi, davalı tarafın davacının payını devretmeye hazır olduğuna dair kabul beyanı varsa mahkemece bu beyan esas alınarak hüküm kurulmalı, dava tümden reddedilmemelidir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5651, K. 2023/6267, T. 14.12.2023).</p>
<h2 id="mahkeme">Görevli ve Yetkili Mahkeme</h2>
<p>Tapu iptal ve tescil davalarında görevli mahkeme HMK md. 2 uyarınca <strong>Asliye Hukuk Mahkemesi</strong>, yetkili mahkeme ise HMK md. 12 uyarınca <strong>taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir</strong>. Yetki kuralı kesin nitelikte olup taraflarca değiştirilemez.</p>
<p>Bu genel kuralın bir istisnası bulunmaktadır: boşanma protokolünden kaynaklanan tapu iptal ve tescil taleplerinde görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Bu nedenle dava açılmadan önce uyuşmazlığın özel bir mahkemenin görev alanına girip girmediği değerlendirilmelidir.</p>
<p>İstanbul&#8217;da taşınmazın bulunduğu ilçeye göre görevli adliye şu şekilde belirlenir:</p>
<ul>
<li><strong>Bakırköy Adliyesi (Bahçelievler Hukuk Ek Binası):</strong> Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Güngören, Zeytinburnu, Esenler</li>
<li><strong>Büyükçekmece Adliyesi:</strong> Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt</li>
<li><strong>Küçükçekmece Adliyesi:</strong> Küçükçekmece, Başakşehir, Avcılar</li>
<li><strong>Gaziosmanpaşa Adliyesi:</strong> Gaziosmanpaşa, Arnavutköy, Eyüpsultan, Sultangazi</li>
<li><strong>İstanbul Adliyesi (Çağlayan):</strong> Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kâğıthane, Sarıyer, Şişli</li>
<li><strong>Silivri Adliyesi:</strong> Silivri. Çatalca Adliyesi Silivri&#8217;nin mülhakatı olmakla birlikte asliye hukuk mahkemesi bulunduğundan Çatalca&#8217;daki taşınmaz davaları Çatalca Adliyesinde görülür.</li>
<li><strong>Kartal (Anadolu) Adliyesi:</strong> Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Sancaktepe, Sultanbeyli, Ataşehir, Çekmeköy</li>
<li><strong>Adalar, Beykoz, Şile Adliyeleri:</strong> Kartal Adliyesinin mülhakatı olmakla birlikte her birinde asliye hukuk mahkemesi bulunduğundan bu ilçelerdeki taşınmaz davaları kendi adliyelerinde görülür.</li>
</ul>
<p>Birden fazla ilçede taşınmazı bulunan davalarda her taşınmaz için ayrı dava açılması ya da davalardan birinin yetkili olduğu mahkemede birleştirme talebinde bulunulması gerekir.</p>
<h2 id="ne-kadar-surer">Tapu İptal Davası Ne Kadar Sürer?</h2>
<p><strong>Tapu iptal davası ne kadar sürer</strong> sorusu, dava açmayı düşünen kişilerin en sık sorduğu sorulardan biridir. İstanbul&#8217;da tapu iptal ve tescil davaları ilk derece mahkemesinde ortalama <strong>2 ila 4 yıl</strong> arasında sonuçlanmaktadır. İstinaf ve temyiz aşamaları da dahil edildiğinde toplam süre 4 ila 7 yıla kadar uzayabilmektedir.</p>
<p>Sürenin uzun olmasının temel nedeni, tapu iptal davasının delil yoğun bir dava türü olmasıdır. Tapu kayıtlarının ve dayanak belgelerinin celbi, tanık dinlenmesi, taşınmaz başında keşif yapılması, bilirkişi incelemesi ve rapora itiraz süreçleri; her biri ayrı duruşma aralıkları gerektiren aşamalardır. İstanbul adliyelerinde duruşma aralıklarının 3 ila 5 ay arasında olması, sürenin uzamasında belirleyici etkendir.</p>
<h3>Yargılamanın Aşamaları ve Süreleri</h3>
<table style="border-collapse: collapse; width: 100%;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em; background: #f5f8fc;">Aşama</th>
<th style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em; background: #f5f8fc;">Yaklaşık Süre</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Dava açılışı ve tensip zaptı</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">1–4 hafta</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Dilekçeler teatisi</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">2–4 ay</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Ön inceleme duruşması</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">3–6 ay (dava açılışından itibaren)</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Tapu ve nüfus kayıtlarının celbi</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">3–6 ay</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Tanık dinlenmesi</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">4–10 ay</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Keşif ve bilirkişi incelemesi</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">6–12 ay</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Rapora itiraz ve ek rapor</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">3–8 ay</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;"><strong>İlk derece kararı (toplam)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;"><strong>2–4 yıl</strong></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">İstinaf incelemesi</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">1–2 yıl</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Temyiz incelemesi (kesinlik sınırı aşılıyorsa)</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">1–2 yıl</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Kesinleşme ve tapuya tescil</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">1–3 ay</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Adalet Bakanlığı hedef süre kriterlerine göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde derdest dosya hedefi 600&#8217;dür; İstanbul adliyeleri bu eşiği büyük ölçüde aşmış durumdadır. Çağlayan Adliyesi İstanbul&#8217;un en yoğun adliyesi olduğundan buradaki tapu iptal davaları görece daha uzun sürebilmektedir. Bozma kararı sonrası yeniden yargılama hedefi 180 gün olmakla birlikte uygulamada bu süre de uzayabilmektedir.</p>
<h3>Gerekçeye Göre Süre Farkları</h3>
<p>Tapu iptal davası ne kadar sürer sorusunun yanıtı, davanın hangi hukuki gerekçeye dayandığına göre de değişir:</p>
<table style="border-collapse: collapse; width: 100%;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em; background: #f5f8fc;">Dava Gerekçesi</th>
<th style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em; background: #f5f8fc;">İlk Derece Süresi</th>
<th style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em; background: #f5f8fc;">Süreyi Belirleyen Etken</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Muris muvazaası</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">2,5–4 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Çok sayıda tanık, mirasçı sayısı, tebligat güçlükleri</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Ehliyetsizlik</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">3–5 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Sahtecilik</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">3–5 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Ceza davasının bekletici mesele yapılması, imza incelemesi</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">İrade sakatlığı</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">2–3,5 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Tanık ve belge incelemesi</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Vekâletin kötüye kullanılması</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">2,5–4 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Üçüncü kişinin iyiniyetinin araştırılması</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">İnançlı işlem / nam-ı müstear</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">1,5–3 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Yazılı delil varsa hızlı, yoksa yemin aşaması</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Aile konutu şerhi ihlali</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">1,5–3 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Konutun aile konutu niteliğinin tespiti</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Hatalı kadastro tespiti</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">3–5 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Kadastro tutanaklarının celbi, teknik bilirkişi, keşif</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Kazandırıcı zamanaşımı (TMK 713)</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">2–4 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Üç aylık ilan süresi, keşif, teknik kroki</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3>Süreyi Uzatan ve Kısaltan Etkenler</h3>
<p><strong>Süreyi uzatan etkenler:</strong> mirasçı ve paydaş sayısının fazlalığı, yurt dışında yaşayan taraflara tebligat yapılması, tanıkların başka illerde bulunması nedeniyle talimat yoluyla dinlenmesi, bilirkişi raporuna itiraz üzerine ek rapor veya yeni heyet oluşturulması, ceza davasının bekletici mesele yapılması, birden fazla taşınmazın dava konusu olması ve dosyanın istinaftan bozularak dönmesi.</p>
<p><strong>Süreyi kısaltan etkenler:</strong> dava dilekçesinin en baştan doğru hukuki gerekçeyle ve eksiksiz delil listesiyle hazırlanması, tapu ve nüfus kayıtlarının dava açılmadan önce temin edilerek dilekçeye eklenmesi, mirasçılık belgesinin hazır olması, tanık listesinin ön inceleme aşamasında eksiksiz sunulması ve keşif avansının gecikmeksizin yatırılması.</p>
<p>Dosyanın usul yönünden kusursuz hazırlanması, süreyi ortalama 6 ay ila 1 yıl kısaltabilmektedir. Bu nedenle <strong>tapu iptal davası avukatı</strong> ile çalışmanın en somut faydalarından biri, dosyanın usul kaynaklı gecikmelerden arındırılmasıdır.</p>
<h2 id="gerekceler">Tapu İptal Davası Gerekçeleri</h2>
<h3 id="muris-muvazaasi">Muris Muvazaası (Mirasçıdan Mal Kaçırma)</h3>
<p>Muris muvazaası; miras bırakanın, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapu memuru önünde iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi biçiminde açıklayarak devretmesidir. Halk arasında <strong>mirastan mal kaçırma</strong> olarak bilinen bu durum, tapu iptal davalarının en yaygın gerekçesidir.</p>
<p>Hukuki niteliği itibarıyla nispi (mevsuf) muvazaa türü olan bu kurum, TBK md. 19 ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı kararından dayanağını almaktadır (Yargıtay HGK, E. 2010/295, K. 2010/333, T. 16.06.2010).</p>
<p>Bu yapıda iki işlem iç içe geçmiştir: tapu memuru önünde kurulan görünürdeki işlem (satış veya bakma akdi) tarafların gerçek iradesine uymadığı için muvazaa nedeniyle; gizli işlem (bağışlama) ise TMK md. 706, TBK md. 237 ve Tapu Kanunu md. 26&#8217;da öngörülen resmi şekil şartlarına aykırı olduğu için geçersizdir. Sonuç olarak her iki işlem de sakat olup tapu kaydının iptali zorunlu hâle gelir.</p>
<h4>Unsurları</h4>
<ul>
<li><strong>Görünürdeki işlem:</strong> Tapu memuru önünde yapılan, tarafların gerçek iradesini yansıtmayan satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi.</li>
<li><strong>Gizli işlem (bağışlama):</strong> Miras bırakanın asıl iradesini yansıtan ancak şekil şartlarına uyulmadığı için geçersiz kalan bağış.</li>
<li><strong>Muvazaa anlaşması:</strong> Miras bırakan ile devralanın görünürdeki işlemin gerçeği yansıtmadığına dair irade uyuşması.</li>
<li><strong>Mirasçılardan mal kaçırma kastı:</strong> Muris muvazaasını diğer nispi muvazaa türlerinden ayıran özgün unsurdur. Miras bırakanın işlem sırasındaki asıl amacının mirasçılardan mal kaçırmak olması şarttır.</li>
</ul>
<h4>Dava Açma Hakkı ve Ehliyeti</h4>
<p>1/2 sayılı İBK&#8217;nın açık hükmü uyarınca saklı pay sahibi olsun veya olmasın, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar resmi sözleşmenin muvazaa nedeniyle geçersizliğinin tespitini ve tapu kaydının iptalini talep edebilirler. Davada zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekmez; dava açan mirasçılar yalnızca kendi payları oranında iptal ve tescil talep edebilirler (Yargıtay HGK, E. 2011/359, K. 2011/405, T. 08.06.2011).</p>
<p>Temlik tarihinde mirasçı olmayan ancak miras bırakanın ölüm tarihinde mirasçılık sıfatı kazanan kişiler de dava açabilmektedir. Sonradan evlenilen eş ya da sonradan doğan çocuklar bu kapsamda değerlendirilir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/3404, K. 2021/1672, T. 23.03.2021).</p>
<h4>İspat Yükü ve Değerlendirme Kriterleri</h4>
<p>TMK md. 6 ve HMK md. 190 uyarınca muvazaanın varlığını ispat yükü, iddiayı ileri süren davacı mirasçıya aittir (Yargıtay HGK, E. 2022/721, K. 2024/98, T. 14.02.2024). Mirasçılar, işlemin tarafı olmayan üçüncü kişiler konumunda bulunduklarından muvazaayı tanık dahil her türlü delil ile ispat edebilirler. Bu husus, muris muvazaasını yazılı delil zorunluluğu bulunan inançlı işlem ve nam-ı müstear iddialarından kesin biçimde ayırır.</p>
<p>Yargıtay, miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması için şu objektif olguların birlikte değerlendirilmesini zorunlu tutmaktadır (Yargıtay HGK, E. 2024/81, K. 2025/553, T. 24.09.2025):</p>
<ul>
<li>Ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri ile toplumsal eğilimler</li>
<li>Olayların olağan akışı</li>
<li>Miras bırakanın taşınmazı devretmekte makul ve haklı bir nedeninin bulunup bulunmadığı</li>
<li>Davalının gerçek anlamda alım gücüne sahip olup olmadığı</li>
<li>Resmi akitteki bedel ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark</li>
<li>Taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişkiler (minnet duygusu, bakım ilişkisi vb.)</li>
</ul>
<p>Satış bedeli ile gerçek değer arasındaki fahiş fark tek başına muvazaanın kesin delili sayılamaz; diğer objektif olgularla desteklenmesi zorunludur.</p>
<h4>Muvazaanın Kabul Edildiği Güncel Yargıtay Kararları</h4>
<p>Yargıtay HGK&#8217;nın E. 2022/1014, K. 2023/1004 sayılı kararında; taşınmazların miras bırakanın tüm malvarlığını oluşturması, davalının gerçek alım gücünün kanıtlanamaması, bakımın ahlaki görev kapsamında kalması ve tanık beyanlarının çelişkili olması birlikte değerlendirilerek mal kaçırma kastının ispat edildiği kabul edilmiş ve direnme kararı bozulmuştur.</p>
<p>Yargıtay HGK&#8217;nın E. 2022/1101, K. 2022/1941 sayılı kararında; davalı tanıklarının satış bedelinin haftalık taksitlerle elden ödendiğini ileri sürmesine karşın bu ödemenin usulüne uygun delillerle kanıtlanamaması ve gerçek bir satışta bedelin haftalık taksitlerle ödenmesinin hayatın olağan akışına uymadığı saptanarak temlikin muvazaalı olduğuna hükmedilmiştir.</p>
<p>Yargıtay HGK&#8217;nın E. 2024/400, K. 2025/554 sayılı kararında; miras bırakanın eşiyle yaptığı ölünceye kadar bakma akdini iptal ettirip kısa süre sonra taşınmazı davalıya satması, kira ödemelerinin düzensizliği ve satış bedelinin kanıtlanamaması gibi olgular bir bütün hâlinde değerlendirilerek temlikin evlatlıktan mal kaçırma amacıyla yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır.</p>
<p>Yargıtay HGK&#8217;nın E. 2018/435, K. 2021/253 sayılı kararında; miras bırakanın 1900 doğumlu olması, herhangi bir borcunun bulunmaması ve taşınmazı ölümünden bir gün önce torununa gerçek değerinin çok altında bir bedelle devretmesi gerekçe gösterilerek temlikin mal kaçırma amaçlı bağış niteliğinde olduğuna hükmedilmiştir.</p>
<p>Yargıtay HGK&#8217;nın E. 2018/661, K. 2020/385 sayılı kararında ise miras bırakanın maaşı ve sağlık güvencesi olması, büyük tedavi gideri kanıtlanamaması, bedeller arasındaki büyük oransızlık ve ev hanımı olan davalının alım gücünün olmaması gözetilerek miras bırakanın ara malik kullanarak tüm malvarlığını muvazaalı biçimde devrettiğine hükmedilmiştir.</p>
<h4>Muvazaanın Reddedildiği Güncel Yargıtay Kararları</h4>
<p>Yargıtay HGK&#8217;nın E. 2022/818, K. 2023/1118 sayılı kararında; miras bırakan dışında beş taşınmazın taksim edilmiş olması, tanık beyanlarında mal kaçırma kastının ifade edilmemesi ve taraflar arasında husumet bulunmaması nedeniyle ispat yükünün yerine getirilemediği sonucuna varılarak dava reddedilmiştir.</p>
<p>Yargıtay HGK&#8217;nın E. 2022/821, K. 2023/1222 sayılı kararında; miras bırakanın ikinci eşinden olan çocuklarına taşınmazları temlik etmesi üzerine ilk eş çocuğunun dava açtığı olayda, tanık beyanlarına göre miras bırakanın davacıya da taşınmaz teklif ettiği ve ilişkilerin iyi olduğu tespit edilerek mal kaçırma kastı kanıtlanamadığından ret kararı onanmıştır.</p>
<p>Yargıtay 1. HD&#8217;nin E. 2014/16629, K. 2016/5200 sayılı kararında; miras bırakanın sağlık sorunlarının bulunması, davalının 15 yıl bakması ve minnet duygusunun kanıtlanmış olması dikkate alınarak devrin mal kaçırma amacı taşımadığına ve semenin hizmet ve emek olabileceğine hükmedilmiştir.</p>
<h4>Muvazaalı Tescilden Doğan Ecrimisil Sorumluluğu</h4>
<p>Muvazaalı tescil yolsuz tescil niteliği taşıdığından, bu tescile dayanan davalıların miras bırakanın ölüm tarihinden dava tarihine kadar ecrimisilden sorumlu oldukları kabul edilmektedir. Verilecek tapu iptali hükmü inşai (kurucu) değil, izhari (açıklayıcı) niteliktedir (Yargıtay HGK, E. 2017/1207, K. 2019/325, T. 21.03.2019).</p>
<h3 id="kardesler">Kardeşler Arasında Tapu İptal Davası</h3>
<p>Tapu iptal davalarının önemli bir kısmı kardeşler arasında görülür. Tipik tablo şudur: baba ya da anne sağlığında evi veya arsayı çocuklarından yalnızca birine devreder, üstelik bunu bağış olarak değil satış gibi göstererek yapar. Vefattan sonra diğer kardeşler tapuya baktıklarında taşınmazın çoktan kardeşlerinden birinin üzerine geçtiğini öğrenir. Halk arasında &#8220;mirastan mal kaçırma&#8221; denilen bu durum, hukuken muris muvazaası kapsamında değerlendirilir ve <strong>kardeşler arasında tapu iptal davası</strong> açılmasının en yaygın sebebidir.</p>
<p><strong>Dava, ancak miras bırakanın vefatından sonra açılabilir.</strong> Anne veya baba hayattayken çocukların muris muvazaası nedeniyle dava açma hakkı bulunmaz; zira henüz doğmuş bir miras hakkı yoktur.</p>
<p><strong>Kardeşlerin birlikte dava açması zorunlu değildir.</strong> İhtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan tek bir kardeş de dava açabilir; ancak yalnızca kendi miras payı oranında iptal ve tescil talep edebilir. Diğer kardeşler dava açmazsa onların payları davalıda kalmaya devam eder.</p>
<p><strong>Kardeşler arasında tapu iptal davası zamanaşımına tabi değildir.</strong> Muris muvazaasına dayanan bu davalar, miras bırakanın ölümünden yıllar hatta onlarca yıl sonra dahi açılabilir.</p>
<p><strong>Devralan kardeşin ödeme gücü kritik önem taşır.</strong> Devir tarihinde öğrenci olan, geliri bulunmayan ya da ev hanımı olan bir kardeşin taşınmazı gerçekten satın alacak mali güce sahip olmadığının ortaya konulması, mal kaçırma kastının ispatında en güçlü delillerden biridir.</p>
<p><strong>Bakım karşılığı devir savunması ayrı değerlendirilir.</strong> Devralan kardeş, miras bırakana uzun yıllar baktığını ve devrin bu bakımın karşılığı olduğunu ileri sürebilir. Yargıtay, bakımın ahlaki bir görev kapsamında kalıp kalmadığını, bakımın gerçekten yapılıp yapılmadığını ve minnet duygusunun kanıtlanıp kanıtlanmadığını ayrıntılı biçimde incelemektedir.</p>
<h3 id="ehliyetsizlik">Ehliyetsizlik (Fiil Ehliyetinin Bulunmaması)</h3>
<p>Tapu devri sırasında devreden kişinin fiil ehliyetine sahip olmaması, tapu iptal davasının en güçlü gerekçelerinden biridir.</p>
<div class="ss-kanun" style="background: #f5f8fc; border-left: 4px solid #20486f; padding: 12px 18px;">
<p><strong>TMK md. 13 —</strong> Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.</p>
<p><strong>TMK md. 15 —</strong> Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz.</p>
</div>
<p>Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin yaptığı tapu devri baştan itibaren geçersiz olup buna dayanan tescil yolsuzdur. Uygulamada en sık karşılaşılan hâller şunlardır: ileri yaş nedeniyle bilişsel yetilerin zayıflaması (demans, alzheimer), akıl hastalığı, ağır hastalık ve yoğun ilaç tedavisi altında olma, işlem sırasında sarhoşluk ve ağır ruhsal bozukluk.</p>
<p>Bu davalarda ispat, kural olarak <strong>Adli Tıp Kurumu raporu</strong> üzerinden yürütülür. Mahkeme, devir tarihine ait sağlık kayıtlarını, hastane dosyalarını, reçeteleri ve varsa daha önce alınmış sağlık raporlarını celbeder; ayrıca tanık beyanlarına başvurulur. Adli Tıp Kurumu, devir tarihi itibarıyla kişinin hukuki işlem ehliyetine sahip olup olmadığı yönünde görüş bildirir. Bu süreç, ehliyetsizlik gerekçeli davaların diğer gerekçelere göre daha uzun sürmesinin temel nedenidir.</p>
<p>Ehliyetsizlik iddiası kamu düzenine ilişkin olduğundan herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Ayrıca işlem hiç doğmamış sayıldığından üçüncü kişilerin iyiniyet koruması da önemli ölçüde daralır.</p>
<h3 id="sahtecilik">Sahtecilik (Sahte Kimlik, Sahte Vekâletname, Sahte İmza)</h3>
<p>Tapu devrinin sahte kimlik, sahte vekâletname veya sahte imza kullanılarak gerçekleştirilmesi hâlinde ortada geçerli bir hukuki işlem bulunmadığından tescil yolsuzdur ve iptali gerekir. Sahtecilik gerekçesiyle açılan tapu iptal davası, malikin iradesi hiç devreye girmediği için en net geçersizlik hâllerinden birini oluşturur.</p>
<p>Sahtecilik aynı zamanda resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğundan, bu tür olaylarda hem hukuk mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası hem de ceza mahkemesinde suç duyurusu süreci paralel yürütülür. Hukuk mahkemesi, ceza yargılamasının sonucunu bekletici mesele yapabilmektedir; bu durum yargılama süresini önemli ölçüde uzatır.</p>
<p>İspat aşamasında imza incelemesi belirleyici rol oynar. Mahkeme, tapu müdürlüğünden resmi senedin aslını celbeder ve grafolojik inceleme için bilirkişi görevlendirir. Sahte vekâletname iddialarında ilgili noterlik kayıtları da celbedilerek vekâletnamenin gerçekten düzenlenip düzenlenmediği araştırılır.</p>
<p>Sahtecilik nedeniyle açılan tapu iptal davaları herhangi bir zamanaşımı süresine tabi değildir.</p>
<h3 id="aile-konutu">Aile Konutu Şerhi ve Eşin Rızası Alınmadan Yapılan Devir</h3>
<div class="ss-kanun" style="background: #f5f8fc; border-left: 4px solid #20486f; padding: 12px 18px;">
<p><strong>TMK md. 194/1 —</strong> Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.</p>
</div>
<p>Aile konutu; eşlerin evlilik birliği içinde yaşamlarını sürdürdükleri, ortak yaşam merkezi olarak kullandıkları konuttur. Malik olmayan eş, tapu müdürlüğüne başvurarak tapu kütüğüne <strong>aile konutu şerhi</strong> konulmasını talep edebilir. Şerh, üçüncü kişilerin iyiniyetini ortadan kaldıran açıklayıcı bir işlev görür.</p>
<p>Diğer eşin açık rızası alınmadan yapılan devir hâlinde tapu iptal ve tescil davası açılabilir. Şerhin bulunduğu hâllerde devralan üçüncü kişinin iyiniyet iddiası dinlenmez; şerhin bulunmadığı hâllerde ise üçüncü kişinin konutun aile konutu olduğunu bilip bilmediği ya da bilebilecek durumda olup olmadığı araştırılır.</p>
<p>Bu davada dikkat edilmesi gereken kritik nokta, konutun dava tarihi itibarıyla hâlen aile konutu niteliğini taşıyıp taşımadığıdır. Tarafların boşanmış olması ve konutun artık ortak yaşam merkezi olmaktan çıkması hâlinde TMK md. 194 korumasının uygulanma imkânı ortadan kalkabilmektedir. Bu nedenle rıza alınmadan yapıldığı öğrenilen bir devirde vakit kaybetmeksizin hukuki yola başvurulması gerekir.</p>
<h3 id="imar">İmar Mevzuatına Aykırılık</h3>
<p>İmar mevzuatına aykırılık içeren tapu iptal ve tescil davaları özgün kurallara tabidir. Yargıtay HGK&#8217;nın E. 2017/1755, K. 2020/964 sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere yasaları uygulamakla yükümlü mahkemeler imar suçu işleyenlerin tescil taleplerini karşılayamaz. 3194 sayılı İmar Kanunu md. 21 uyarınca istisnalar dışında tüm yapılar için ruhsat alınması zorunludur; ruhsatsız yapılar kaçak yapı statüsündedir. Yıkımı kesinleşmiş veya yasal hâle getirilmesi imkânsız yapılarda tescil talebi hukuki imkânsızlık nedeniyle dinlenmez.</p>
<p>Bununla birlikte Yargıtay, kaçak yapı iddiasının mahkemece doğrudan ret gerekçesi yapılmasına da izin vermemektedir. Mahkemeler öncelikle ilgili belediyeden yapının tadilat projesiyle veya yasal prosedürlerle ruhsata bağlanıp bağlanamayacağını sormalı; mümkünse davacıya ya da yükleniciye proje onaylatıp iskan alması için süre ve yetki tanımalıdır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/7135, K. 2014/7339, T. 18.11.2014).</p>
<p>3194 sayılı İmar Kanunu Geçici md. 16 kapsamında alınan Yapı Kayıt Belgesi, yapıyı imar planına uygun hâle getirmez; yalnızca yıkım ve para cezası yaptırımlarını durdurur. Bu belgeye dayanılarak kaçak yapının tescili talep edilemez (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/3962, K. 2023/3701, T. 07.11.2023).</p>
<p>Tescil hukuken imkânsız olduğunda davacılar, geçerli sözleşmeye dayanarak rayiç bedel tazminatı talep edebilirler. Yargıtay HGK&#8217;nın E. 2017/1755, K. 2020/964 sayılı kararı bu durumu açıkça hükme bağlamıştır.</p>
<h3 id="vekalet">Yetkisiz Temsil ve Vekâletin Kötüye Kullanılması</h3>
<p>TBK md. 46 ve 47 yetkisiz temsili düzenlemektedir: yetkisiz temsilcinin yaptığı işlem, temsil olunan tarafından onanmadıkça onu bağlamaz. TBK md. 506 ise vekilin özen ve sadakat borcunu hükme bağlamaktadır. Vekil ile üçüncü kişinin kötü niyetli işbirliği hâllerinde TMK md. 2 (dürüstlük kuralı) devreye girer.</p>
<p>Yetkisiz temsil ile vekâletin kötüye kullanılması birbirinden ayrılmalıdır: yetkisiz temsilci işlem yapma yetkisine hiç sahip değilken, vekâletin kötüye kullanımında vekil yetkisi kapsamında hareket etmekte ancak vekâlet verenin menfaatine aykırı davranmaktadır. Her iki durumda da üçüncü kişinin iyiniyeti belirleyici rol oynar.</p>
<p>Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2024/2403, K. 2024/4465 (T. 28.11.2024) sayılı kararında; dava dışı bir avukatın, davalı arsa sahipleri adına özel yetki içermeyen bir vekâletnameyle gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlemesi TBK md. 38 kapsamında yetkisiz temsil olarak nitelendirilmiş, temsil olunanlar tarafından işleme onay verilmediği tespit edilerek yetkisiz temsilcinin işleminin temsil olunanları bağlamayacağına hükmedilmiştir.</p>
<p>Yargıtay 6. HD&#8217;nin E. 2022/2218, K. 2023/3235 sayılı kararında; mirasçıların annelerine verdikleri vekâletname ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde vekilin daireleri kendi üzerine ve gelinine devretmesi sadakat borcuna açıkça aykırı bulunmuş, davacıların hisseleri oranında tapu iptali ve tesciline karar verilmiştir.</p>
<p>Vekâletin kötüye kullanılması nedeniyle açılan tapu iptal davaları zamanaşımına tabi değildir. Vekâletnamenin hile ile alınmış olması hâlinde de zamanaşımı söz konusu olmaz.</p>
<h3 id="inancli-islem">İnançlı İşlem</h3>
<p>İnançlı işlem; inanan ile inanılan arasında kurulan ve inanılanın belirli bir amacı gerçekleştirmek için taşınmazı kendi adına tescil ettirdiği, ancak amacın gerçekleşmesi ya da inanç ilişkisinin sona ermesi hâlinde geri devretmekle yükümlü olduğu özel bir hukuki ilişkidir. Hukuki dayanağını TBK md. 19 ve Yargıtay&#8217;ın 05.02.1947 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararından almaktadır.</p>
<p>1947 tarihli İBK&#8217;nın emredici hükmü uyarınca inançlı işlem iddiası ancak <strong>yazılı delil</strong> ile ispat edilebilir. Yazılı delil bulunmaması hâlinde HMK md. 202 kapsamında delil başlangıcı sayılabilecek belgeler mevcutsa tanık dinlenebilir; aksi takdirde yemin deliline başvurulması zorunludur.</p>
<p>İnançlı işleme dayalı taşınmaz temliki yolsuz tescil sayılmadığından, bu gerekçeyle açılan tapu iptal davaları TBK md. 146 uyarınca <strong>10 yıllık zamanaşımına</strong> tabidir. Bu husus, inançlı işlemi diğer gerekçelerden ayıran kritik bir farktır.</p>
<h3 id="nam-i-mustear">Nam-ı Müstear (Emanetçi Adına Tescil)</h3>
<p>Nam-ı müstear, gerçek hak sahibinin taşınmazı başkası (emanetçi) adına tescil ettirdiği durumu ifade eder. İnançlı işlemde olduğu gibi nam-ı müstear iddiası da 1947 tarihli İBK uyarınca yazılı delil ile ispatlanmalıdır. Uygulamada bu işlemler genellikle vize kolaylığı, vergi muafiyeti veya hacizden mal kaçırma gibi gizli amaçlarla yapıldığından tarafların gerçek iradesini yansıtan yazılı bir belge bulunamamaktadır.</p>
<h3 id="irade-sakatligi">İrade Sakatlıkları (Hata, Hile, Tehdit)</h3>
<p>TBK md. 30-39 irade sakatlıklarını düzenlemektedir. Tapu devrine konu sözleşme; hata, hile veya tehdit sonucunda kurulmuşsa, etkilenen taraf sözleşmenin iptalini ve tapu kaydının iptalini talep edebilir. İrade sakatlığı iddiaları tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilir.</p>
<p>Uygulamada en sık karşılaşılan örnekler: yaşlı bir kişiye imzaladığı belgenin kira sözleşmesi olduğu söylenerek satış senedi imzalatılması, taşınmazın imara açılacağının bilinmesine rağmen değersiz denilerek çok düşük bedelle devralınması, tehdit altında yapılan devirler ve parsel numarasında esaslı hataya düşülerek yanlış taşınmazın devredilmesi.</p>
<div class="ss-kanun" style="background: #f5f8fc; border-left: 4px solid #20486f; padding: 12px 18px;">
<p><strong>TBK md. 39 —</strong> Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.</p>
</div>
<p>Bu süre hak düşürücü nitelik taşıdığından mahkemece resen dikkate alınır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin E. 2021/2324, K. 2021/8078 (T. 21.12.2021) sayılı kararı bu konuda açıklayıcıdır: hile iddiası ispat edilmiş olmasına rağmen davacının hileyi öğrendiği tarihten itibaren 1 yıllık süreyi geçirmiş olması nedeniyle karar bozulmuştur. Hile ispatlanmış olsa dahi, 1 yıllık sürenin geçirilmesi davayı sonuçsuz bırakmaktadır.</p>
<p><strong>İrade sakatlığı nedeniyle tapu iptali zamanaşımı</strong> konusunda dikkat edilmesi gereken bir başka nokta, sürenin başlangıç anının tespitidir. Hilenin ne zaman öğrenildiği, hangi delillerle ortaya konulduğu ve tehdidin etkisinin ne zaman ortadan kalktığı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Bu tespit çoğu zaman davanın kaderini belirler.</p>
<h3 id="kadastro">Hatalı Kadastro Tespiti</h3>
<p>Kadastro çalışmaları sırasında yapılan hatalar, taşınmazın gerçek hak sahibi dışında bir kişi adına tescil edilmesine yol açabilmektedir. Hatalı ölçüm, sınırların yanlış belirlenmesi, yüzölçümünün eksik veya fazla yazılması ya da malik bilgisinin hatalı kaydedilmesi bu kapsamda değerlendirilir.</p>
<p><strong>Hatalı kadastro tespiti</strong> nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılabilir; ancak burada özel bir süre rejimi geçerlidir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu md. 12/3 uyarınca kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren <strong>10 yıllık hak düşürücü süre</strong> işler. Bu süre geçtikten sonra kadastro tespitine dayalı itiraz ileri sürülemez.</p>
<p>Bu davalarda teknik bilirkişi incelemesi ve keşif zorunludur. Kadastro paftaları, tutanakları, hava fotoğrafları ve varsa eski tapu kayıtları celbedilerek zeminde kullanılan yer ile tapu kaydındaki parselin örtüşüp örtüşmediği tespit edilir.</p>
<p>Ayrıca 3402 sayılı Kanun md. 18 uyarınca orta malları, hizmet malları, ormanlar ve devletin hüküm ve tasarrufu altında olup bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunlar uyarınca devlete kalan taşınmazlar, tapuda kayıtlı olsun veya olmasın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanılamaz.</p>
<h3 id="zilyetlik">Kazandırıcı Zamanaşımı ve Zilyetlik (Tapusuz Taşınmazın Tescili)</h3>
<p>Uygulamada sıkça karşılaşılan bir durum, bir taşınmazın yıllarca kullanılmasına rağmen tapusunun bulunmamasıdır. Bu hâllerde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik hükümlerine dayanarak tescil talep edilebilir.</p>
<div class="ss-kanun" style="background: #f5f8fc; border-left: 4px solid #20486f; padding: 12px 18px;">
<p><strong>TMK md. 712 (olağan zamanaşımı) —</strong> Geçerli bir hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyiniyetle sürdürürse, onun bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez.</p>
<p><strong>TMK md. 713 (olağanüstü zamanaşımı) —</strong> Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.</p>
</div>
<p>TMK md. 712 hükmü, yolsuz tescile dayanan kişinin belirli şartlarla korunmasını sağlar ve aleyhine tapu iptal davası açılmasını engeller. TMK md. 713 hükmü ise tapuda kayıtlı olmakla birlikte malikinin kim olduğu tapu kütüğünden anlaşılamayan ya da yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazlar için de uygulanır.</p>
<p>Bu davalar Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine, varsa tapuda malik görünen kişinin mirasçılarına karşı açılır. Mahkeme, tescil talebini gazete ile bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araçlarla en az üç defa ilan eder. Son ilan tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmezse mahkeme tescile karar verir. Karara, uzman kişilerce hazırlanan teknik kroki de eklenir.</p>
<p>Tapulu bir taşınmazın olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılması kural olarak mümkün değildir; zira bu hâllerde taşınmazın sahibi bellidir ve tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan malik kavramı söz konusu olmaz. Ayrıca yirmi yıllık sürenin dolmasıyla mülkiyet kendiliğinden kazanılmaz; mutlaka tescil davası açılması gerekir.</p>
<h3 id="olunceye-kadar-bakma">Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinden Doğan Uyuşmazlıklar</h3>
<p>TBK md. 611 uyarınca ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Bu sözleşme resmi şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.</p>
<p>Ölünceye kadar bakma sözleşmesi iki ayrı yönden tapu iptal davasının konusunu oluşturabilir:</p>
<p><strong>Sözleşmenin muvazaalı olması:</strong> Miras bırakan gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ölünceye kadar bakma sözleşmesi görüntüsü altında devretmişse muris muvazaası hükümleri uygulanır. Yargıtay bu değerlendirmede bakımın gerçekten yapılıp yapılmadığını, bakım alacaklısının bakıma ihtiyacı olup olmadığını ve bakımın ahlaki bir görev kapsamında kalıp kalmadığını inceler.</p>
<p><strong>Bakım borçlusunun yükümlülüğünü yerine getirmemesi:</strong> Sözleşme geçerli olmakla birlikte bakım borcu ifa edilmemişse, sözleşmenin feshi ve tapunun iptali talep edilebilir; bu talep genel zamanaşımı hükümlerine tabidir.</p>
<h2 id="nasil-acilir">Tapu İptal Davası Nasıl Açılır? Süreç Adımları</h2>
<ol>
<li><strong>Ön değerlendirme ve hukuki gerekçenin belirlenmesi:</strong> Hangi gerekçeyle (muris muvazaası, ehliyetsizlik, sahtecilik, imar aykırılığı, vekâlet kötüye kullanımı vb.) dava açılacağı belirlenir. Bu adım hak düşürücü sürelerin takibi açısından kritiktir.</li>
<li><strong>Tapu müdürlüğü kayıtlarının incelenmesi:</strong> Güncel tapu kaydı, kaydın dayanağı resmi senet, takyidat belgesi ve varsa ipotek/haciz bilgileri alınır. Devir zincirinin tamamı çıkarılarak ara maliklerin bulunup bulunmadığı tespit edilir.</li>
<li><strong>Delillerin toplanması:</strong> Veraset ilamı, nüfus kayıt örneği, satış bedeline ilişkin banka kayıtları, devreden kişinin devir tarihine ait sağlık kayıtları (ehliyetsizlik iddiası varsa), tanık listesi ve değer tespitine ilişkin belgeler hazırlanır.</li>
<li><strong>Dava dilekçesinin hazırlanması:</strong> Yetkili mahkeme belirlenerek dilekçe hazırlanır; hukuki gerekçe, talep kalemleri ve deliller açıkça belirtilir, ihtiyati tedbir talebi ayrıca ve gerekçeli biçimde yazılır.</li>
<li><strong>Harç ve masrafların yatırılması:</strong> Dava değeri üzerinden nispi harç hesaplanarak yatırılır; gider avansı mahkeme veznesine ödenir.</li>
<li><strong>İhtiyati tedbir talebinin karara bağlanması:</strong> Mahkeme, dava süresince taşınmazın devrini önlemek amacıyla tapu kaydına tedbir şerhi konulmasına karar verebilir.</li>
<li><strong>Tensip, dilekçeler teatisi ve ön inceleme:</strong> Tensip zaptı düzenlenir; cevap ve cevaba cevap dilekçeleri teati edilir; ön inceleme duruşmasında uzlaşma araştırılır ve deliller belirlenir.</li>
<li><strong>Tahkikat:</strong> Tapu ve nüfus kayıtları celbedilir, tanıklar dinlenir, gerekiyorsa Adli Tıp Kurumundan veya noterlikten bilgi istenir.</li>
<li><strong>Keşif ve bilirkişi incelemesi:</strong> Mahkeme gerektiğinde taşınmaz başında keşif yapar; değer tespiti, imza incelemesi veya teknik inceleme için bilirkişi görevlendirir. Rapora itiraz üzerine ek rapor alınabilir.</li>
<li><strong>Karar, kanun yolları ve tescil:</strong> Taraflar istinaf ve koşulları varsa temyiz yoluna başvurabilir. Karar kesinleştikten sonra tapu müdürlüğüne ibraz edilerek tescil işlemi tamamlanır; taşınmazın aynına ilişkin kararlar kesinleşmeden icra edilemez.</li>
</ol>
<h2 id="zamanasimi">Tapu İptal Davası Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre Rejimi</h2>
<p>Tapu iptal ve tescil davaları mülkiyet hakkına (ayni hakka) dayandığından kural olarak zamanaşımına tabi değildir. Mülkiyet hakkı mutlak bir hak olduğundan yolsuz tescile karşı her zaman dava açılabilir.</p>
<p>Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davaları, 1/2 sayılı İBK uyarınca herhangi bir süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabilir (Yargıtay HGK, E. 2017/1270, K. 2021/846, T. 24.06.2021). Bu kararda ilke çarpıcı biçimde teyit edilmiştir: miras bırakanın 1968 yılında taşınmazları oğullarına devrettiği, 1982&#8217;deki vefatından sonra 2010 yılında dava açıldığı olayda yerel mahkeme aradan 42 yıl geçmiş olması nedeniyle davayı reddetmişti. Yargıtay bu kararı bozarak muris muvazaasına dayalı tapu iptal davalarının hiçbir süreye bağlı olmadığını kesin biçimde hükme bağlamıştır.</p>
<p>Ancak bu genel kuralın önemli istisnaları bulunmaktadır. <strong>Tapu iptal davası zamanaşımı</strong> konusunda yapılacak en büyük hata, nasılsa süre yok varsayımıyla hareket etmektir; zira bazı gerekçelerde çok kısa hak düşürücü süreler işlemektedir.</p>
<h3>Gerekçelere Göre Süre Tablosu</h3>
<table style="border-collapse: collapse; width: 100%;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em; background: #f5f8fc;">Dava Gerekçesi</th>
<th style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em; background: #f5f8fc;">Süre</th>
<th style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em; background: #f5f8fc;">Niteliği</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Muris muvazaası</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Süre yok</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Her zaman açılabilir</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Ehliyetsizlik</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Süre yok</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Kamu düzenine ilişkin</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Sahtecilik</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Süre yok</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Geçerli işlem bulunmadığından</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Vekâletin kötüye kullanılması</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Süre yok</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Yargıtay yerleşik içtihadı</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Yolsuz tescil (genel)</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Süre yok</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Ayni hakka dayanır</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Aile konutu şerhi ihlali</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Süre yok</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Konutun niteliğini koruması şartıyla</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">İrade sakatlığı (hata, hile, tehdit)</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">1 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Hak düşürücü (TBK md. 39)</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Hatalı kadastro tespiti</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">10 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Hak düşürücü (3402 s.K. md. 12/3)</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Muris kadastrodan önce ölmüşse</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">10 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Hak düşürücü (3402 s.K. md. 12/3)</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">İnançlı işlem</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">10 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Zamanaşımı (TBK md. 146)</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">10 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Zamanaşımı</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Ölünceye kadar bakma sözleşmesine aykırılık</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">10 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Genel zamanaşımı</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">Taşınmaz satış vaadine dayalı</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">10 yıl</td>
<td style="border: 1px solid #dce5ef; padding: 8px 10px; font-size: .97em;">İfa olanağının doğmasından itibaren; taşınmaz teslim edilmişse ileri sürülemez</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hak düşürücü süre ile zamanaşımı arasındaki fark uygulamada belirleyicidir: <strong>hak düşürücü süre</strong> mahkemece resen dikkate alınır ve hiçbir şekilde kesilmez veya durmaz; <strong>zamanaşımı</strong> ise ancak karşı tarafça def&#8217;i olarak ileri sürülürse dikkate alınır ve belirli hâllerde kesilebilir.</p>
<h2 id="iyiniyet">İyiniyetli Üçüncü Kişinin Korunması</h2>
<p>Tapu iptal davalarının en kritik savunma alanı, taşınmazı sonradan devralan üçüncü kişinin iyiniyet iddiasıdır. Uygulamada muvazaalı devirlerin ardından taşınmazın hızla üçüncü kişilere satılması sıkça görülen bir taktiktir.</p>
<div class="ss-kanun" style="background: #f5f8fc; border-left: 4px solid #20486f; padding: 12px 18px;">
<p><strong>TMK md. 1023 —</strong> Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.</p>
<p><strong>TMK md. 1024/1 —</strong> Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.</p>
</div>
<p>TMK md. 3 uyarınca iyiniyetin varlığı asıldır; ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. Bu hüküm, üçüncü kişinin sadece bilmiyordum demesinin yeterli olmadığı, araştırma yükümlülüğünü de yerine getirmiş olması gerektiği anlamına gelir.</p>
<p>Yargıtay, iyiniyetin araştırılmasının yüzeysel değil derinlemesine yapılmasını şart koşmaktadır (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/2702, K. 2017/4285, T. 13.09.2017). Üçüncü kişinin muvazaayı bilebilecek konumda olup olmadığı değerlendirilirken şu olgular birlikte incelenir:</p>
<ul>
<li>Miras bırakan ya da ilk alıcıyla akrabalık, hısımlık veya iş ortaklığı ilişkisi bulunup bulunmadığı</li>
<li>Devir bedelinin rayiç değere uygun olup olmadığı; fahiş düşük bedelle alım iyiniyeti şüpheye düşürür</li>
<li>Devirler arasındaki sürenin çok kısa olup olmadığı; kısa aralıklarla yapılan zincirleme devirler kötüniyet karinesi oluşturabilir</li>
<li>Taşınmazın intifa hakkı, şerh veya başka yüklerle devralınıp alınmadığı</li>
<li>Bedelin gerçekten ödenip ödenmediği ve ödemenin banka kayıtlarıyla belgelenip belgelenemediği</li>
<li>Alıcının taşınmazı yerinde görüp görmediği, zilyetlik durumunu araştırıp araştırmadığı</li>
<li>Hayatın olağan akışına uygunluk</li>
</ul>
<p>Ehliyetsizlik ve sahtecilik hâllerinde durum farklıdır. Bu hâllerde malikin iradesi hiç devreye girmediğinden üçüncü kişinin iyiniyet korumasından yararlanma imkânı önemli ölçüde daralır.</p>
<p>Uygulamada iyiniyet tartışmasının önüne geçmenin en etkili yolu, dava açılır açılmaz tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasını sağlamaktır. Şerh konulduktan sonra taşınmazı devralan kişi hiçbir koşulda iyiniyetli sayılmaz.</p>
<h2 id="tedbir">İhtiyati Tedbir: Dava Süresince Taşınmazın Devrini Önlemek</h2>
<p>Tapu iptal ve tescil davasının en kritik ilk adımlarından biri ihtiyati tedbir talebidir. HMK md. 389 ve devamında düzenlenen ihtiyati tedbir, dava süresince hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasını ya da imkânsız hâle gelmesini önlemeye yönelik geçici bir hukuki korumadır.</p>
<p>Tapu iptal davalarında ihtiyati tedbir, tapu kaydına davalıdır şerhi konulması biçiminde uygulanır. Bu şerhin iki temel işlevi vardır: taşınmazın dava süresince üçüncü kişilere devredilmesini fiilen zorlaştırır ve şerhten sonra devralan kişilerin iyiniyet iddiasını ortadan kaldırır.</p>
<p>Talebin dava dilekçesinde ayrı bir başlık altında ve gerekçeli biçimde yer alması gerekir. Mahkeme, yaklaşık ispat ölçüsünde bir delil sunulmasını arar; HMK md. 392 uyarınca teminat yatırılmasına karar verebilir. Dosyada kesin delil bulunmayan hâllerde genellikle teminat karşılığında tedbir kararı verilmektedir.</p>
<p>Tedbir talebinin reddi hâlinde karara karşı bir hafta içinde itiraz edilebilir. Davanın en başında tedbir alınamaması, yargılama sonunda kazanılan davanın fiilen sonuçsuz kalmasına yol açabileceğinden bu aşama titizlikle yürütülmelidir.</p>
<h2 id="ispat">İspat Rejimi: Hangi Gerekçede Hangi Delil Geçerli?</h2>
<p>Tapu iptal davalarında en sık yapılan hatalardan biri, hangi gerekçede hangi delille ispat yapılabileceğinin bilinmemesidir. HMK md. 200 uyarınca belirli bir tutarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunludur; ancak bu kuralın tapu iptal davalarındaki uygulaması gerekçeye göre değişir.</p>
<p><strong>Tanık dahil her türlü delille ispat edilebilen gerekçeler:</strong> Muris muvazaası (mirasçılar işlemin tarafı olmayan üçüncü kişi konumundadır), irade sakatlıkları, ehliyetsizlik, sahtecilik, vekâletin kötüye kullanılması ve aile konutu iddiaları.</p>
<p><strong>Yazılı delil zorunluluğu bulunan gerekçeler:</strong> İnançlı işlem ve nam-ı müstear iddiaları. 05.02.1947 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı bu konuda emredicidir. Yazılı delil yoksa HMK md. 202 kapsamında delil başlangıcı sayılabilecek bir belge aranır; o da yoksa yemin deliline başvurulması zorunludur.</p>
<p>Delil başlangıcı; iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte onun varlığını muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Uygulamada el yazısıyla yazılmış notlar, mesajlaşma kayıtları, banka dekontları ve karşı tarafın imzasını taşıyan belgeler delil başlangıcı olarak kabul edilebilmektedir.</p>
<p>Bu ayrım, dava stratejisinin en başında belirlenmesi gereken hususlardan biridir. Elinde yazılı delil bulunmayan bir kişinin inançlı işlem gerekçesiyle dava açması, yemin aşamasında sonuç alınamaması hâlinde davanın reddiyle sonuçlanacaktır.</p>
<h2 id="dilekce">Tapu İptal Dava Dilekçesi: Talep Kalemleri</h2>
<ul>
<li><strong>Asıl talep:</strong> Dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı adına (ya da miras payı oranında) tescili.</li>
<li><strong>İhtiyati tedbir talebi:</strong> Tapu kaydına tedbir şerhi konulması; ayrı başlık altında ve gerekçeli olarak.</li>
<li><strong>Terditli (kademeli) talep:</strong> Tescilin hukuken imkânsız olduğu hâllerde (kaçak yapı, iyiniyetli üçüncü kişinin korunması vb.) rayiç bedel tazminatı talebi.</li>
<li><strong>Ecrimisil talebi (varsa):</strong> Yolsuz tescil tarihinden dava tarihine kadar geçen dönem için haksız işgal tazminatı.</li>
<li><strong>Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti:</strong> Davalı aleyhine hükmedilmesi talebi.</li>
<li><strong>Delil listesi:</strong> Tapu kaydı ve dayanak resmi senet, veraset ilamı, nüfus kayıt örneği, banka kayıtları, sağlık kayıtları, tanık listesi, bilirkişi incelemesi ve keşif talepleri.</li>
</ul>
<p>Dilekçe hazırlanırken dikkat edilmesi gereken hususlar: hukuki gerekçenin net biçimde ortaya konulması, birden fazla gerekçenin bulunması hâlinde bunların kademeli olarak sıralanması, muris muvazaasında dava değerinin miras payı oranında hesaplanması, davalı sıfatının doğru belirlenmesi (kayıt maliki ölmüşse tüm mirasçıların davalı gösterilmesi) ve varsa birden fazla taşınmaz için ayrı ayrı karar talep edilmesi.</p>
<p>Taraf sıfatının yanlış belirlenmesi, mahkemenin taraf sıfatı yokluğu nedeniyle davayı reddetmesine yol açar. Tapu kaydında üçüncü kişi lehine ipotek, önalım hakkı veya tapuya şerh edilmiş satış vaadi gibi bir hak tesis edilmişse ve bu hakkın da kaldırılması isteniyorsa ilgili hak sahibine ayrıca dava yöneltilmesi gerekir.</p>
<h2 id="masraf">Tapu İptal Davası Masrafları ve Avukatlık Ücreti 2026</h2>
<p>Tapu iptal ve tescil davalarında toplam maliyet iki ana kalemden oluşur: yargılama giderleri ve avukatlık ücreti.</p>
<p><strong>Yargılama giderleri;</strong> dava değeri üzerinden hesaplanan nispi harç, başvurma harcı, tebligat ve posta giderlerini karşılayan gider avansı, keşif gideri (yolluk ve araç) ve bilirkişi ücretlerinden oluşur. Nispi harca tabi davalarda peşin harç, dava değeri üzerinden hesaplanan karar ve ilam harcının dörtte biri oranında dava açılışında yatırılır; kalanı karar ile birlikte tamamlanır. Bu giderler avukatlık ücretinden ayrı olup müvekkil tarafından mahkeme veznesine ödenir.</p>
<p><strong>Avukatlık ücreti</strong> bakımından iki farklı kalem birbirinden ayrılmalıdır. Akdi vekâlet ücreti, avukat ile müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılan ve müvekkilin avukatına ödediği ücrettir; Avukatlık Kanunu md. 163 kapsamında belirlenir ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında kalamaz. AAÜT vekâlet ücreti ise davayı kaybeden tarafın karşı tarafa ödemekle hüküm altına alındığı, yargılama gideri niteliğindeki ücrettir ve Avukatlık Kanunu md. 164/son uyarınca avukata aittir.</p>
<p>Tapu iptal ve tescil davaları nispi ücrete tabidir. 2026 yılı için İstanbul Barosu tavsiye tarifesine göre başlangıç akdi ücreti 188.500 TL düzeyinde olup üzerine dava değerinin %16&#8217;sı oranında nispi ücret eklenir. Muris muvazaasına dayalı davalarda dava değeri, taşınmazın tamamı üzerinden değil davacının miras payına isabet eden değer üzerinden hesaplandığından ücret de buna göre belirlenir.</p>
<p>Somut hesap örnekleri, masraf kalemlerinin ayrıntılı dökümü, AAÜT kademeli oran cetveli ve ücreti etkileyen faktörler için <a href="https://www.sarioglusefer.com/gayrimenkul-avukati-ucreti-2026/">gayrimenkul davalarında güncel ücret tarifelerini</a> inceleyebilirsiniz.</p>
<h2 id="pratik">Pratik Değerlendirme: Doğru Hukuki Gerekçenin Seçimi</h2>
<p>Tapu iptal davası açmadan önce aşağıdaki soruların yanıtlanması, hem doğru hukuki gerekçenin belirlenmesi hem de hak kayıplarının önlenmesi açısından zorunludur:</p>
<ul>
<li><strong>Miras bırakan öldü mü?</strong> Muris muvazaası ancak vefattan sonra gündeme gelir; miras bırakan hayattaysa farklı gerekçeler araştırılmalıdır.</li>
<li><strong>Taşınmaz tapulu mu?</strong> Tapusuz taşınmazlarda 1/2 sayılı İBK uygulanamaz; kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik hükümleri değerlendirilmelidir.</li>
<li><strong>Devreden kişinin devir tarihinde fiil ehliyeti var mıydı?</strong> İleri yaş, akıl hastalığı, ağır tedavi süreci veya sarhoşluk araştırılmalı; devir tarihine ait sağlık kayıtları temin edilmelidir.</li>
<li><strong>İşlemde sahtecilik şüphesi var mı?</strong> Sahte kimlik, sahte vekâletname veya sahte imza iddiası varsa hem hukuk hem ceza yolu birlikte değerlendirilmelidir.</li>
<li><strong>Taşınmaz aile konutu muydu?</strong> Eşin açık rızası alınmadan yapılan devirlerde TMK md. 194 koruması gündeme gelir; konutun hâlen aile konutu niteliğini taşıyıp taşımadığı kontrol edilmelidir.</li>
<li><strong>İrade sakatlığı mı söz konusu?</strong> 1 yıllık hak düşürücü süre derhal takip edilmelidir; süre geçirildiyse dava açılsa dahi reddedilir.</li>
<li><strong>İnançlı işlem ya da nam-ı müstear iddiası mı var?</strong> Yazılı delil yoksa bu gerekçeyle dava açmak çoğunlukla sonuçsuz kalacaktır.</li>
<li><strong>Miras bırakan kadastro tespitinden önce mi öldü?</strong> Evet ise 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı kontrol edilmelidir.</li>
<li><strong>Taşınmazı ikinci el bir alıcı mı elinde bulunduruyor?</strong> Bu kişinin iyiniyeti derinlemesine araştırılmalı; devir zinciri, bedeller ve devirler arası süreler incelenmelidir.</li>
<li><strong>Yapı kaçak mı?</strong> Önce yasal hâle getirme imkânı araştırılmalı; imkân yoksa tescil yerine tazminat yoluna gidilmelidir.</li>
<li><strong>Tapu kaydına tedbir konuldu mu?</strong> Dava açılır açılmaz ihtiyati tedbir talep edilmelidir; aksi hâlde kazanılan dava fiilen sonuçsuz kalabilir.</li>
</ul>
<h2 id="sss">Sıkça Sorulan Sorular</h2>
<h3>Tapu iptal davası ne kadar sürer?</h3>
<p>İstanbul&#8217;da tapu iptal ve tescil davaları ilk derece mahkemesinde ortalama 2 ila 4 yıl sürmektedir; istinaf ve temyiz aşamaları dahil edildiğinde toplam süre 4 ila 7 yıla ulaşabilir. Davanın görüldüğü adliye, delil sayısı, tanık dinlenmesi, keşif ve bilirkişi süreçleri bu süreyi doğrudan etkiler. Ehliyetsizlik ve sahtecilik gerekçeli davalar, Adli Tıp raporu veya ceza davasının beklenmesi nedeniyle daha uzun sürebilmektedir.</p>
<h3>Tapu iptal davası kaç yıl sürer, süreyi kısaltmak mümkün mü?</h3>
<p>Ortalama süre 2 ila 4 yıldır; sürenin kısaltılmasında en etkili yöntem dava dilekçesinin en baştan doğru hukuki gerekçeyle ve eksiksiz delil listesiyle hazırlanmasıdır. Tapu ve nüfus kayıtlarının dava açılmadan önce temin edilmesi, mirasçılık belgesinin hazır olması, tanık listesinin ön inceleme aşamasında eksiksiz sunulması ve keşif avansının gecikmeksizin yatırılması süreyi ortalama 6 ay ila 1 yıl kısaltabilmektedir.</p>
<h3>Tapu iptal davası zamanaşımı kaç yıldır?</h3>
<p>Tapu iptal davaları ayni hakka dayandığından kural olarak zamanaşımına tabi değildir; muris muvazaası, ehliyetsizlik, sahtecilik ve vekâletin kötüye kullanılması gerekçelerinde herhangi bir süre işlemez. Ancak irade sakatlıklarında 1 yıllık hak düşürücü süre, hatalı kadastro tespitinde 10 yıllık hak düşürücü süre, inançlı işlemde ise 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Bu nedenle süre değerlendirmesi mutlaka dava gerekçesine göre yapılmalıdır.</p>
<h3>Muris muvazaasına dayalı tapu iptal davasında süre var mı?</h3>
<p>Hayır; muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davaları herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir ve miras bırakanın ölümünden yıllar ya da onlarca yıl sonra bile açılabilir. Bu kural 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve yerleşik Yargıtay içtihadıyla güvence altındadır; Yargıtay 42 yıl sonra açılan bir davada dahi süre yönünden verilen ret kararını bozmuştur.</p>
<h3>Kardeşler arasında tapu iptal davası nasıl açılır?</h3>
<p>Miras bırakanın taşınmazı kardeşlerden birine satış görüntüsü altında devretmesi hâlinde diğer kardeşler muris muvazaası nedeniyle tapu iptal davası açabilir; dava ancak miras bırakanın vefatından sonra açılabilir. Kardeşlerin birlikte dava açması zorunlu değildir, tek bir kardeş de dava açabilir ancak yalnızca kendi miras payı oranında iptal ve tescil talep edebilir. Bu davalarda devralan kardeşin devir tarihindeki ödeme gücü ve bakım savunmasının gerçekliği belirleyici rol oynar.</p>
<h3>Tüm mirasçıların birlikte dava açması zorunlu mu?</h3>
<p>Hayır; muris muvazaasına dayalı tapu iptal davalarında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusudur ve tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekmez. Dava açan mirasçı yalnızca kendi miras payına isabet eden taşınmaz değeri üzerinden talepte bulunabilir; ancak kayıt maliki ölmüşse davanın malikin tüm mirasçılarına yöneltilmesi gerekir.</p>
<h3>Tapuyu devralan kişi taşınmazı üçüncü birine satmışsa ne olur?</h3>
<p>Bu durumda üçüncü kişinin iyiniyeti araştırılır; üçüncü kişi muvazaayı bilmiyor ve bilebilecek durumda değilse TMK md. 1023 kapsamında korunur. Ancak akrabalık veya iş ilişkisi bulunması, bedelin rayicin çok altında olması, devirlerin kısa aralıklarla yapılması ya da bedelin gerçekten ödendiğinin belgelenememesi hâlinde iyiniyet korumasından yararlanılamaz ve tapu iptal davası bu kişiye karşı da sürdürülebilir. Dava açılır açılmaz tapuya tedbir konulması, sonraki devirlerde iyiniyet tartışmasını tümüyle ortadan kaldırır.</p>
<h3>Ehliyetsiz kişinin yaptığı tapu devri iptal edilebilir mi?</h3>
<p>Evet; devir tarihinde ayırt etme gücü bulunmayan kişinin yaptığı işlemler TMK md. 15 uyarınca hukuki sonuç doğurmaz ve buna dayanan tescil yolsuzdur. İleri yaş nedeniyle bilişsel yetilerin zayıflaması, akıl hastalığı, ağır hastalık ve yoğun ilaç tedavisi ya da işlem sırasında sarhoşluk bu kapsamda değerlendirilir. İspat kural olarak devir tarihine ait sağlık kayıtları üzerinden Adli Tıp Kurumu raporuyla yapılır ve bu gerekçe herhangi bir süreye tabi değildir.</p>
<h3>Sahte vekâletname ile satılan taşınmaz geri alınabilir mi?</h3>
<p>Evet; sahte vekâletname veya sahte kimlik kullanılarak yapılan devirlerde geçerli bir hukuki işlem bulunmadığından tescil yolsuzdur ve iptali gerekir. Bu tür olaylarda hukuk mahkemesinde tapu iptal davası açılırken aynı zamanda resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulmalıdır. İspat aşamasında imza incelemesi ve noterlik kayıtlarının celbi belirleyici rol oynar; sahtecilik gerekçesiyle açılan davalarda zamanaşımı işlemez.</p>
<h3>Eşimin rızası alınmadan aile konutumuz satıldı, ne yapabilirim?</h3>
<p>TMK md. 194 uyarınca eşlerden biri diğerinin açık rızası olmadan aile konutunu devredemez; rıza alınmadan yapılan devirde tapu iptal ve tescil davası açılabilir. Tapuda aile konutu şerhi bulunuyorsa devralan üçüncü kişinin iyiniyet iddiası dinlenmez, şerh yoksa üçüncü kişinin konutun aile konutu olduğunu bilip bilmediği araştırılır. Konutun dava tarihinde hâlen aile konutu niteliğini taşıması gerektiğinden vakit kaybetmeksizin hukuki yola başvurulmalıdır.</p>
<h3>Vekâletle satılan taşınmazı geri alabilir miyim?</h3>
<p>Vekâletin kötüye kullanıldığı ispat edilirse tapu iptali mümkündür ve bu dava zamanaşımına tabi değildir; ancak taşınmazı satın alan üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı belirleyici rol oynar. Vekilin belirlediği bedelin rayiç değerin çok altında olması veya alıcının vekille organik bağı bulunması gibi olgular iyiniyetin bulunmadığına karine teşkil edebilir.</p>
<h3>Kaçak yapı için tapu tescili yaptırılabilir mi?</h3>
<p>Yıkım kararı kesinleşmiş ya da yasal hâle getirilmesi mümkün olmayan kaçak yapılarda tescil talebi reddedilir; ancak mahkemeler doğrudan ret vermek yerine önce yapının ruhsata bağlanıp bağlanamayacağını araştırır ve davacıya bu yönde süre tanır. Yapı Kayıt Belgesi yapıyı imar planına uygun hâle getirmediğinden buna dayanılarak tescil talep edilemez; tescil hukuken imkânsızsa davacı rayiç bedel tazminatı talep edebilir.</p>
<h3>Tapusuz arsaya tapu çıkarmak mümkün mü?</h3>
<p>Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, TMK md. 713 uyarınca tescil davası açabilir. Dava Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine karşı açılır; mahkeme talebi ilan eder ve üç aylık itiraz süresi işler. Ancak ormanlar, kamu malları ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler bu yolla kazanılamaz; ayrıca yirmi yıllık sürenin dolması tek başına yeterli olmayıp mutlaka tescil davası açılması gerekir.</p>
<h3>Hatalı kadastro tespiti nedeniyle tapu iptal davası açılabilir mi?</h3>
<p>Evet; kadastro çalışmaları sırasında yapılan ölçüm hataları, sınır veya yüzölçümü yanlışlıkları ya da malik bilgisinin hatalı kaydedilmesi hâlinde tapu iptal ve tescil davası açılabilir. Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu md. 12/3 uyarınca kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre işler ve bu süre geçtikten sonra kadastro tespitine itiraz edilemez. Bu davalarda teknik bilirkişi incelemesi ve keşif zorunludur.</p>
<h3>İrade sakatlığı (hile, baskı) gerekçesiyle ne kadar sürede dava açmalıyım?</h3>
<p>Hile veya tehdidi öğrendiğiniz ya da tehdidin etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren 1 yıl içinde dava açılması zorunludur; bu süre hak düşürücü olup mahkemece resen gözetilir. Bir yıl geçirildikten sonra hile ispatlanmış olsa bile dava reddedilir, bu nedenle irade sakatlığı iddialarında vakit kaybetmeksizin bir avukata başvurulması hayati önem taşır.</p>
<h3>Tapu iptal davasında tanık dinlenebilir mi?</h3>
<p>Gerekçeye göre değişir: muris muvazaası, irade sakatlıkları, ehliyetsizlik, sahtecilik ve vekâletin kötüye kullanılması iddialarında tanık dahil her türlü delille ispat mümkündür. Buna karşılık inançlı işlem ve nam-ı müstear iddialarında 1947 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı delil zorunludur; yazılı delil yoksa delil başlangıcı aranır, o da yoksa yemin deliline başvurulur.</p>
<h3>Dava süresince taşınmazın satılmasını nasıl engellerim?</h3>
<p>Dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talep ederek tapu kaydına davalıdır şerhi konulmasını sağlayabilirsiniz. HMK md. 389 ve devamı kapsamında değerlendirilen bu talep için yaklaşık ispat ölçüsünde delil sunulması gerekir ve mahkeme teminat yatırılmasına karar verebilir. Şerh konulduktan sonra taşınmazı devralan kişiler iyiniyet korumasından yararlanamaz.</p>
<h3>Tapu iptal davası avukatsız açılabilir mi?</h3>
<p>Hukuken zorunluluk bulunmamakla birlikte tapu iptal davaları her gerekçesi için farklı ispat kuralları, delil düzeni ve süre rejimi içeren teknik davalardır. Yanlış hukuki gerekçe seçimi, hak düşürücü sürenin kaçırılması, taraf sıfatının eksik belirlenmesi veya ihtiyati tedbir talebinin atlanması geri dönüşü olmayan hak kayıplarına yol açabilmektedir; bu nedenle sürecin bir tapu iptal davası avukatı ile yürütülmesi önerilir.</p>
<h2 id="sonuc">Sonuç</h2>
<p>Tapu iptal ve tescil davası, her hukuki gerekçesi için farklı ispat kuralları, delil düzeni ve süre rejimleri içeren; sonuçları kalıcı ve geniş kapsamlı olabilen karmaşık bir dava türüdür.</p>
<p>Muris muvazaasında onlarca yıl öncesine dayanan işlemlerin nesnel olgularla ortaya konulması, ehliyetsizlik iddialarında devir tarihine ait sağlık kayıtlarının doğru yorumlanması, sahtecilik hâllerinde hukuk ve ceza sürecinin eşgüdümlü yürütülmesi, imar mevzuatına aykırılıklarda teknik bilginin hukuki argümana dönüştürülmesi, irade sakatlıklarında 1 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmaması, inançlı işlem ve nam-ı müstear davalarında yazılı delil zorunluluğunun farkında olunması ve iyiniyetli üçüncü kişi savunmasının doğru stratejiyle kırılması; tüm bu meseleler derinlemesine bilgi ve alan deneyimi gerektirir.</p>
<p>Taşınmazınızla ilgili bir uyuşmazlık yaşıyorsanız hak kayıplarını önlemek için vakit kaybetmeksizin büromuzla iletişime geçmenizi tavsiye ederiz. Dosyanızı baştan doğru kurgulayacak bir <a href="https://www.sarioglusefer.com/gayrimenkul-avukati/">tapu iptal ve tescil davası avukatı</a> arıyorsanız, büromuzun taşınmaz uyuşmazlıklarındaki çalışma alanlarını ve İstanbul adliyelerine göre yetkili mahkeme rehberini burada bulabilirsiniz.</p>
<h2>İletişim</h2>
<p>Tapu iptal ve tescil davaları, muris muvazaası ve gayrimenkul hukuku konularında hukuki destek almak için Sarıoğlu &amp; Sefer Hukuk Bürosuna aşağıdaki kanallardan ulaşabilirsiniz:</p>
<ul>
<li><strong>Telefon / WhatsApp:</strong> 0539 676 32 75</li>
<li><strong>E-posta:</strong> bilgi@sarioglusefer.com</li>
<li><strong>Adres:</strong> Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul</li>
</ul>
<p><em>Bu makale, Sarıoğlu &amp; Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Mehmet Sarıoğlu tarafından hazırlanmış; Av. Fatih Sefer tarafından incelenip yayına uygun bulunmuştur.</em></p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/tapu-iptal-ve-tescil-davasi/">Tapu İptal ve Tescil Davası: Şartları, Süresi ve 2026 Rehberi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK B&Uuml;ROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
