<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</title>
	<atom:link href="https://www.sarioglusefer.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sarioglusefer.com</link>
	<description>Hızlı ve Etkili Yasal Çözüm </description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Nov 2026 15:43:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sarioglusefer.com/wp-content/uploads/2022/02/cropped-logo1-32x32.png</url>
	<title>SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</title>
	<link>https://www.sarioglusefer.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Eser Sahipliği Nasıl İspatlanır? Deliller ve Karineler</title>
		<link>https://www.sarioglusefer.com/eser-sahipligi-nasil-ispatlanir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Fatih Sefer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2026 15:43:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Telif Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sarioglusefer.com/?p=6736</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk hukukunda eser sahipliği nasıl ispatlanır? Bir eseri meydana getiren kişi, yaratıcı katkısını gösteren taslaklar, çalışma dosyaları, yazışmalar, dijital kayıtlar ve diğer delillerle eser sahipliğini ispatlayabilir. Ayrıca 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) m.11, belirli şartlarda eserde adı bulunan kişiyi, aksi kanıtlanıncaya kadar eser sahibi kabul eder. Ancak bir eseri ilk yayımlamak, dosyasını ... <a title="Eser Sahipliği Nasıl İspatlanır? Deliller ve Karineler" class="read-more" href="https://www.sarioglusefer.com/eser-sahipligi-nasil-ispatlanir/" aria-label="Eser Sahipliği Nasıl İspatlanır? Deliller ve Karineler hakkında daha fazlasını okuyun">Devamını oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/eser-sahipligi-nasil-ispatlanir/">Eser Sahipliği Nasıl İspatlanır? Deliller ve Karineler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ss-mak" style="line-height: 1.8;">
<p>Türk hukukunda eser sahipliği nasıl ispatlanır? Bir eseri meydana getiren kişi, yaratıcı katkısını gösteren taslaklar, çalışma dosyaları, yazışmalar, dijital kayıtlar ve diğer delillerle eser sahipliğini ispatlayabilir. Ayrıca 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) m.11, belirli şartlarda eserde adı bulunan kişiyi, aksi kanıtlanıncaya kadar eser sahibi kabul eder. Ancak bir eseri ilk yayımlamak, dosyasını elinde bulundurmak veya kendi adına kayıt ettirmek her durumda gerçek eser sahibi olunduğunu göstermez. Uyuşmazlıkta belirleyici olan, kanuni karinelerle birlikte eserin kim tarafından meydana getirildiğine ilişkin delillerin değerlendirilmesidir.</p>
<h2 id="eser-sahipligi-ispatinin-hukuki-temeli">Eser Sahipliğinin İspatında Hukuki Temel Nedir?</h2>
<p>FSEK m.8 uyarınca bir eserin sahibi, onu meydana getiren kişidir. Bu hüküm, eser sahipliğinin temelini eserin yaratılmasına bağlar. Dolayısıyla bir kitabın yayımlanmasını finanse eden, fotoğrafın çekilmesi için ödeme yapan veya tasarım dosyasını teslim alan kişi, yalnızca bu nedenlerle eserin yaratıcısı sayılmaz.</p>
<p>Eser sahipliğinin ispatında öncelikle hangi yaratıcı ürün üzerinde hak ileri sürüldüğü belirlenmelidir. FSEK m.1/B ile m.2–6 kapsamında korunan bir eserin bulunması ve bu eserin oluşumunda ilgili kişinin yaratıcı katkısının ortaya konulması gerekir. Korunabilir bir eser bulunup bulunmadığı, <a href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-nedir/">telif hakkının doğumu ve eser niteliği</a> bakımından ayrı bir inceleme konusudur.</p>
<p>İspat sürecinde üç farklı soru birbirine karıştırılmamalıdır:</p>
<ul>
<li><strong>Eserin varlığı:</strong> Korunması istenen ürün, FSEK anlamında eser niteliği taşıyor mu?</li>
<li><strong>Eser sahipliği:</strong> Eseri veya uyuşmazlığa konu özgün kısmını kim meydana getirdi?</li>
<li><strong>Hakları kullanma yetkisi:</strong> Eserden mali haklar bakımından yararlanmaya kim, hangi hukuki sebebe dayanarak yetkilidir?</li>
</ul>
<p>Özellikle üçüncü soru, yaratıcı kişinin belirlenmesinden farklıdır. FSEK m.18 kapsamında iş ilişkisi nedeniyle mali hakları kullanma yetkisi başkasına ait olabilir. Benzer şekilde bir sözleşmeyle mali hakların devredilmesi, devralanı eseri meydana getiren kişi hâline getirmez.</p>
<h2 id="fsek-11-eser-sahipligi-karinesi">FSEK Madde 11&#8217;e Göre Eser Sahipliği Karinesi Nasıl İşler?</h2>
<p>FSEK m.11, eser sahibinin kim olduğunun belirlenmesini kolaylaştıran kanuni karineler düzenler. Kanunun öngördüğü şartlar gerçekleştiğinde, eser üzerinde adı bulunan kişinin ayrıca bütün yaratım sürecini başlangıçta ispatlaması gerekmeyebilir.</p>
<h3 id="adi-belirtilen-eserler">Yayımlanmış Eserde veya Güzel Sanat Eserinin Aslında Adı Bulunan Kişi</h3>
<p>FSEK m.11/1 uyarınca yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında eser sahibi olarak kendi adını ya da bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kişi, aksi sabit oluncaya kadar eser sahibi sayılır.</p>
<p>Örneğin bir romanın yayımlanmış nüshasında yazar olarak belirtilen kişi veya bir resmin aslında eser sahibi olarak imzası bulunan sanatçı, ilgili hükmün şartları gerçekleşmişse bu karineden yararlanabilir.</p>
<p>Ancak karinenin uygulanmasında bazı ayrımlar önemlidir:</p>
<ul>
<li>İsmin, eserin sahibi olarak belirtilmesi gerekir. Bir kişinin adının yalnızca eserde geçmesi aynı sonucu doğurmaz.</li>
<li>Müstear adın kanunun aradığı şekilde tanınmış olması önemlidir. Kimliği belirlenemeyen her kullanıcı adı bu kapsamda değerlendirilmez.</li>
<li>Karine kesin değildir. Başka bir kişinin eseri gerçekte kendisinin meydana getirdiğini ispatlaması mümkündür.</li>
<li>Eserin hukuken yayımlanmış olup olmadığı, FSEK m.7&#8217;deki yayımlanma tanımı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.</li>
</ul>
<p>Özellikle internet ortamında, bir görselin sosyal medya hesabında paylaşılmış olmasıyla FSEK m.7 anlamında yayımlanmış eser nüshası bulunması aynı kabul edilmemelidir. İnternette adı görünen kişinin eser sahibi olduğu iddiası, m.11 karinesinin şartları gerçekleşmese bile diğer delillerle desteklenebilir.</p>
<h3 id="konferans-temsil-karinesi">Konferans ve Temsillerde Eser Sahibi Olarak Tanıtılma</h3>
<p>FSEK m.11/2, umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığıyla verilen konferans ve temsiller bakımından ayrıca bir karine düzenler.</p>
<p>Bu faaliyetlerde mutat şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kişi, aynı maddenin birinci fıkrasındaki karine yoluyla başka bir kişi eser sahibi sayılmadıkça, eser sahibi kabul edilir.</p>
<p>Burada tanıtımın olağan biçimde eser sahipliğini göstermesi gerekir. Bir etkinliğin sunucusu, organizatörü veya finansörü olarak tanıtılmak, tek başına eserin sahibi olarak tanıtılmak anlamına gelmez.</p>
<h2 id="isimsiz-eserde-haklar">İsimsiz veya Eser Sahibi Belirlenemeyen Eserlerde Hakları Kim Kullanır?</h2>
<p>FSEK m.12, eser sahibinin m.11&#8217;e göre belirlenemediği durumlarda eser sahibine ait hak ve yetkilerin kim tarafından kullanılabileceğini düzenler.</p>
<p>Yayımlanmış bir eserin sahibi m.11 uyarınca belli değilse yayımlayan kişi, o da belli değilse çoğaltan kişi, eser sahibine ait hak ve yetkileri kendi adına kullanabilir.</p>
<p>Kanun, m.11/2&#8217;deki karineyle eser sahibinin belirlenemediği konferans ve temsil hâllerinde de konferansı veren veya temsili icra ettiren kişiye ilgili yetkileri tanımaktadır.</p>
<p><strong>Önemli ayrım:</strong> FSEK m.12, yayımlayan veya çoğaltan kişiyi otomatik olarak eserin gerçek yaratıcısı hâline getirmez. Bu madde, eser sahibinin belirlenemediği koşullarda hak ve yetkilerin kullanılmasını sağlar. Nitekim m.12&#8217;nin son fıkrası, bu kişilerle asıl hak sahipleri arasındaki ilişkiye, aksi kararlaştırılmadıkça adi vekâlet hükümlerinin uygulanacağını belirtir.</p>
<p>Dolayısıyla bir yayınevi veya içerik sağlayıcı, m.12 şartları altında hakları kullanma yetkisine sahip olsa da sonradan ortaya çıkan gerçek eser sahibinin yaratıcı sıfatı bundan dolayı ortadan kalkmaz.</p>
<h2 id="karinenin-aksini-ispat">Eser Sahipliği Karinesinin Aksi Nasıl İspatlanır?</h2>
<p>FSEK m.11&#8217;deki karine, aksi ispat edilebilen bir karinedir. Eser üzerinde adı bulunan kişinin gerçekte eseri meydana getirmediğini ileri süren taraf, bu iddiayı somut delillerle destekleyebilir.</p>
<p>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.190/2 uyarınca kanuni karineye dayanan taraf, karinenin temelini oluşturan vakıayı ispatlamakla yükümlüdür. Kanuni istisnalar dışında karşı taraf ise karinenin aksini ispat edebilir.</p>
<p>Örneğin yayımlanmış bir kitabın üzerinde adının yazar olarak yer aldığını ortaya koyan kişi, FSEK m.11/1 şartları mevcutsa eser sahipliği karinesinden yararlanabilir. Buna karşılık başka bir kişi, kitabın özgün metnini daha önce kendisinin yazdığını gösteren taslakları, dosyaları ve yazışmaları sunarak karinenin aksini ispatlamaya çalışabilir.</p>
<p>Karşı ispatın değerlendirilmesinde yalnızca dosya tarihine veya tarafların beyanlarına değil, yaratım sürecinin bütününe bakılması gerekir. Önceki taslakların içeriği, metnin gelişim aşamaları, tarafların fiili katkıları ve belgelerin güvenilirliği birlikte değerlendirilmelidir.</p>
<p>Bir kişinin diğerinden önce aynı ürüne erişmiş olması, onun yaratıcı kişi olduğunu her zaman göstermez. Eseri oluşturma, kopyasını edinme ve eseri kamuya sunma birbirinden farklı fiillerdir.</p>
<h2 id="eser-sahipligi-delilleri">Eser Sahipliği Hangi Delillerle İspatlanabilir?</h2>
<p>Eser sahipliği uyuşmazlıklarında tek bir belgeye dayanmak yerine, birbirini doğrulayan delillerin birlikte değerlendirilmesi önemlidir. HMK m.199, elektronik ortamdaki veriler de dâhil olmak üzere uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli çeşitli bilgi taşıyıcılarını belge kapsamında kabul eder.</p>
<p>Delilin hukuki değeri, onun hangi vakıayı gösterdiğine bağlıdır. Bir belge eserin ne zaman mevcut olduğunu gösterebilirken, başka bir belge kimin tarafından meydana getirildiğini ortaya koyabilir.</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th scope="col">Delil Türü</th>
<th scope="col">İspat Açısından Önemi</th>
<th scope="col">Dikkat Edilmesi Gereken Sınır</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>İlk taslaklar ve çalışma notları</td>
<td>Eserin oluşum aşamalarını ve yaratıcı katkıyı gösterebilir.</td>
<td>Taslağın kimin tarafından hazırlandığı ayrıca incelenebilir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Kaynak dosyalar ve proje geçmişi</td>
<td>Çalışmanın aşamalarını, değişiklikleri ve üretim sürecini gösterebilir.</td>
<td>Dosyayı elinde bulundurmak tek başına eser sahipliği değildir.</td>
</tr>
<tr>
<td>E-posta ve mesajlaşma kayıtları</td>
<td>Eserin hazırlanma sürecini, talimatları, gönderimleri ve tarafların beyanlarını ortaya koyabilir.</td>
<td>Mesajın kaynağı, bütünlüğü, tarihi ve bağlamı değerlendirilmelidir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Yayımlanmış nüshalar ve eser üzerindeki isimler</td>
<td>FSEK m.11 şartları varsa eser sahipliği karinesini destekler.</td>
<td>Karinenin aksi ispatlanabilir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Kayıt-tescil belgeleri ve zaman kayıtları</td>
<td>Belirli bir tarihte yapılan beyanı veya sunulan içeriği belgeleyebilir.</td>
<td>Yaratıcı katkının kim tarafından sağlandığını kesin olarak belirlemez.</td>
</tr>
<tr>
<td>Sözleşme, fatura ve teslim tutanakları</td>
<td>Taraflar arasındaki ilişkiyi ve eserin teslimini açıklayabilir.</td>
<td>Ödeme veya teslim tek başına yaratıcı kişiyi belirlemez.</td>
</tr>
<tr>
<td>Tanık anlatımları ve bilirkişi incelemesi</td>
<td>Yaratım sürecindeki fiili çalışmayı ve teknik özellikleri açıklayabilir.</td>
<td>Tanık delilinin caizliği ile bilirkişi incelemesinin kapsamı usul hükümlerine bağlıdır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3 id="ilk-taslak-ve-kaynak-dosya">İlk Taslak ve Kaynak Dosya Eser Sahipliğini Kanıtlar mı?</h3>
<p>İlk taslaklar, eser sahipliğinin ispatında önemli deliller olabilir. Özellikle nihai ürünün oluşumuna kadar geçen süreçteki özgün seçimleri, düzeltmeleri ve geliştirmeleri gösteren çalışma kayıtları, yaratıcı katkının belirlenmesine yardımcı olur.</p>
<p>Örneğin bir grafik tasarım dosyasının yalnızca son hâlini bulunduran kişiyle, ilk çizimlerden başlayarak farklı tasarım kararlarını ve çalışma aşamalarını belgeleyen kişinin sunduğu deliller aynı nitelikte değildir.</p>
<p>Bununla birlikte kaynak dosyaların sonradan kopyalanması veya başkasına teslim edilmesi mümkündür. Bu nedenle dosyanın ilk oluşturulma tarihi, sürüm geçmişi, ilgili yazışmalar ve dosyaya erişim yetkileri birlikte incelenmelidir.</p>
<h3 id="dijital-zaman-kayitlari">Dijital Zaman Damgası ve Üst Veriler Ne Kadar Güvenilirdir?</h3>
<p>Elektronik dosyalarda yer alan oluşturulma tarihi, değişiklik geçmişi, üst veri ve zaman damgası gibi bilgiler, eserin belirli bir tarihte mevcut olduğuna ilişkin delil sunabilir.</p>
<p>Ancak bütün dijital tarih kayıtları aynı güvenilirlikte değildir. Bazı dosya özellikleri değiştirilebilir; bir dosyanın başka cihaza kopyalanması da tarih bilgilerinin yorumlanmasını etkileyebilir.</p>
<p>Bu nedenle teknik incelemede dosyanın özgünlüğü, zaman bilgisinin kaynağı, kayıtların birbirleriyle tutarlılığı ve değişiklik ihtimali değerlendirilmelidir.</p>
<p>Güvenilir bir zaman kaydı dahi tek başına dosyayı kaydeden kişinin eserin yaratıcısı olduğunu kanıtlamaz. Zaman bilgisi ile eser sahipliği arasında bağlantı kuran diğer delillerin de bulunması gerekebilir.</p>
<h3 id="sosyal-medya-ilk-paylasim">Sosyal Medyada İlk Paylaşımı Yapmak Eser Sahipliğini İspatlar mı?</h3>
<p>Bir görseli, metni veya videoyu sosyal medya hesabında ilk paylaşan kişi, bu paylaşımı eser sahipliği iddiasına dayanak gösterebilir. Paylaşım tarihi ve hesabın kime ait olduğu, olayın kronolojisinin belirlenmesinde yararlı olabilir.</p>
<p>Ancak ilk paylaşan kişi ile eseri meydana getiren kişi aynı olmak zorunda değildir. Bir ajans, müşteri veya üçüncü kişi, eseri gerçek yaratıcısından önce kamuya sunmuş olabilir.</p>
<p>Ayrıca hesabın kullanıcı adı, profil bilgileri veya paylaşım açıklaması, FSEK m.11&#8217;deki karinenin her olayda kendiliğinden uygulanacağı anlamına gelmez. İlgili kanuni koşullar ile diğer yaratım delilleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.</p>
<h2 id="kayit-tescil-ispat-gucu">Telif Kayıt ve Tescil Belgesi Eser Sahipliğinin Kesin Kanıtı mıdır?</h2>
<p><strong>Hayır.</strong> Telif hakkına ilişkin kayıt ve tescil belgesi, her durumda eser sahipliğini kesinleştiren veya hak doğuran bir belge değildir.</p>
<p>FSEK m.13, kayıt ve tescili hak sahipliğinin belirlenmesinde ispat kolaylığı ve hakların takibi gibi amaçlarla düzenler. Bu madde kapsamında eser sahiplerinin talebi üzerine korunan eserlerin kayıt ve tescili yapılabilir. Film ve fonogram yapımcılarına ilişkin özel kayıt yükümlülükleri ise genel bir eser sahipliği tescili zorunluluğuyla karıştırılmamalıdır.</p>
<p>Kanun, beyana dayalı kayıt işlemlerinde yanlış hak sahipliği bildirimlerinin hukuki ve cezai sonuçları olabileceğini de öngörür. Dolayısıyla bir kişinin kendi adına yaptırdığı kayıt, o kişinin eseri gerçekten meydana getirdiği konusundaki itirazları ortadan kaldırmaz.</p>
<p>Kayıt belgesi, başvuru tarihi, sunulan içerik ve başvuruda bulunan kişinin beyanı bakımından yararlı olabilir. Fakat başka bir kişinin daha önceki yaratım çalışmalarını gösteren güçlü deliller bulunuyorsa kayıt belgesinin ispat değeri bunlarla birlikte değerlendirilir.</p>
<p>Kayıt ve tescilin hukuki işlevi ile ilgili ayrıntılar, <a href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-nasil-alinir/">telif hakkı kayıt ve tescil işlemleri</a> başlıklı incelemenin konusudur.</p>
<h2 id="eser-sahibi-ve-hak-kullanicisi">Eser Sahibi ile Mali Hakları Kullanan Kişi Nasıl Ayırt Edilir?</h2>
<p>Eser sahipliği iddiasında sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, eseri hazırlayan kişi ile eseri ekonomik olarak kullanan kişinin farklı olmasıdır.</p>
<p>FSEK m.8&#8217;e göre eseri meydana getiren kişinin belirlenmesiyle FSEK m.18 uyarınca mali hakların kim tarafından kullanılacağının belirlenmesi farklı hukuki değerlendirmeler gerektirir.</p>
<p>Örneğin bir çalışan, işini görürken özgün bir görsel hazırlamış olabilir. Eserin yaratılmasından doğan sahiplik sıfatıyla iş ilişkisinden kaynaklanan mali hakları kullanma yetkisi birbirine karıştırılmamalıdır. İşverenin yetkisinin kapsamı, <a href="https://www.sarioglusefer.com/calisanin-urettigi-eserde-telif-hakki/">çalışanın meydana getirdiği eserde telif hakları</a> bakımından ayrıca değerlendirilir.</p>
<p>Benzer şekilde bir yayınevinin, ajansın veya yapımcının eser üzerindeki mali hakları kullanması, o tüzel kişinin her durumda eserin yaratıcısı olduğu anlamına gelmez.</p>
<p>Bu ayrımın ispat açısından sonucu şudur: Eser sahibi olduğunu ileri süren kişi yaratıcı katkısını; mali hakları kullanmaya yetkili olduğunu ileri süren kişi ise gerektiğinde bu yetkinin dayanağını ortaya koymalıdır. Hak kullanma yetkisi bakımından iş ilişkisi, kanuni düzenleme veya geçerli sözleşme gibi farklı dayanaklar bulunabilir.</p>
<h2 id="birden-fazla-eser-sahibi-ispat">Bir Eserin Birden Fazla Sahibi Olduğu Nasıl İspatlanır?</h2>
<p>Bir eserin hazırlanmasında birden fazla kişinin çalışmış olması, bunların tamamının eser sahibi olduğu anlamına gelmez.</p>
<p>FSEK m.9 ve m.10, birden fazla kişinin katkısıyla meydana getirilen eserlerde farklı hukuki durumlar düzenler. Katkıların birbirinden ayrılabilir olmasıyla eserin ayrılmaz bir bütün oluşturması aynı şekilde değerlendirilmez.</p>
<p>Özellikle FSEK m.10 uyarınca teknik hizmetler veya ayrıntılara ilişkin yardımlar, tek başına birlikte eser sahipliğine esas oluşturmaz.</p>
<p>Bu nedenle her kişinin eserin hangi kısmına, ne tür bir yaratıcı katkı sağladığı incelenmelidir. Örneğin yalnızca dosya formatını değiştiren, baskı işlemini gerçekleştiren veya idari koordinasyon sağlayan kişinin katkısı ile özgün görsel veya metinsel unsurları meydana getiren kişinin katkısı aynı değildir.</p>
<p>Katkıların ayrılabilirliği, eser sahiplerinin birlikte hareket etmesi ve hakların kullanılması gibi konular, <a href="https://www.sarioglusefer.com/birlikte-eser-sahipligi/">birlikte eser sahipliği</a> kapsamında ayrıca ele alınmaktadır.</p>
<h2 id="fsek-76-ispat-karinesi">FSEK Madde 76&#8217;daki İspat Düzenlemesi Eser Sahipliğini Nasıl Etkiler?</h2>
<p>FSEK m.76, eser sahipliği karinelerinden farklı olarak, hakların kullanılmasıyla ilgili belgelerin mahkemeye sunulmasına yönelik özel bir düzenleme içerir.</p>
<p>Maddenin ikinci fıkrasına göre mahkeme, davacının iddiasının doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktarda delil sunması hâlinde, korunan eser veya diğer ilgili ürünleri kullananlardan gerekli izin ve yetkileri aldıklarına ilişkin belgeleri yahut yararlanılan ürünlerin listelerini sunmalarını isteyebilir.</p>
<p>Belirtilen belgelerin veya listelerin sunulamaması, ilgili eser ve diğer ürünlerin haksız kullanıldığına ilişkin kanuni karine doğurur.</p>
<p><strong>Bu düzenleme, eser sahipliğinin ispatıyla izinsiz kullanımın ispatını birbirine dönüştürmez.</strong> FSEK m.76&#8217;da öngörülen karine, gerekli koşullarda kullanımın haksızlığıyla ilgilidir. Davacının belirli bir eseri meydana getirdiği veya hangi hakka dayanarak talepte bulunduğu sorusu ise kendi hukuki dayanakları ve delilleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.</p>
<p>Dolayısıyla bir kişinin izin belgesi sunamaması, karşı tarafın eserin gerçek yaratıcısı olduğunu kendiliğinden kanıtlamaz. Aynı şekilde eser sahibi olduğunu ispatlayan kişi de somut uyuşmazlıkta ileri sürdüğü diğer vakıaları, uygulanacak ispat kurallarına göre ortaya koymalıdır.</p>
<h2 id="eser-sahipligi-uyusmazligi-ornek">Eser Sahipliği Uyuşmazlığında Deliller Nasıl Değerlendirilir?</h2>
<p>Varsayımsal bir olayda, bağımsız çalışan bir illüstratörün hazırladığı çizimin bir şirket tarafından kendi adıyla kullanıldığını ve şirketin çizimin yaratıcısı olduğunu ileri sürdüğünü düşünelim.</p>
<p>İllüstratör, çizimin başlangıç eskizlerini, farklı aşamalardaki çalışma dosyalarını, ilgili tarihli yazışmaları ve nihai dosyanın şirkete gönderildiğini gösteren kayıtları sunmaktadır. Şirket ise çizimin kendi hesabında ilk kez paylaşıldığını ve dosyayı elinde bulundurduğunu ileri sürmektedir.</p>
<p>Bu örnekte yalnızca şirketin ilk paylaşımı yapması veya dosyayı elinde tutması, eseri onun meydana getirdiği sonucuna ulaşmak için yeterli olmayabilir. İllüstratörün sunduğu delillerin kaynağı, tarihleri, bütünlüğü ve özgün yaratım aşamalarını gösterip göstermediği incelenmelidir.</p>
<p>Şirketin çizimi kullanmaya yetkili olup olmadığı da eser sahipliğinden ayrı bir sorudur. Taraflar arasında kullanım izni veya mali haklara ilişkin bir sözleşme bulunması, gerçek yaratıcı kişinin belirlenmesiyle aynı mesele değildir.</p>
<p>Somut uyuşmazlığın değerlendirilmesinde bu ayrım korunmadığında, dosyayı teslim alan veya eseri ilk yayımlayan kişinin yaratıcı sıfatı yanlış biçimde kabul edilebilir.</p>
<h2 id="delillerin-degerlendirilmesi">Mahkeme Delilleri Değerlendirirken Nelere Bakar?</h2>
<p>Eser sahipliği konusunda uyuşmazlık doğduğunda mahkeme, tarafların ileri sürdüğü vakıaları ve bunlara ilişkin delilleri uygulanabilir ispat kuralları çerçevesinde değerlendirir.</p>
<p>HMK m.190 genel ispat yükünü ve kanuni karinelerin etkisini; m.199 elektronik veriler dâhil belge kavramını; m.198 ise kanuni istisnalar dışında delillerin hâkim tarafından serbestçe değerlendirilmesini düzenler.</p>
<p>Özellikle aşağıdaki hususlar belirleyici olabilir:</p>
<ul>
<li>İleri sürülen ürünün FSEK kapsamında eser niteliği taşıyıp taşımadığı.</li>
<li>FSEK m.11 kapsamında eser sahipliği karinesinin şartlarının bulunup bulunmadığı.</li>
<li>İlk yaratım aşamalarını hangi tarafın güvenilir delillerle ortaya koyduğu.</li>
<li>Dosya, taslak ve yazışmaların gerçekliği ile birbirleriyle tutarlı olup olmadığı.</li>
<li>Tarafların yaratıcı katkılarının neler olduğu.</li>
<li>Eser sahipliği ile hakları kullanma yetkisine ilişkin iddiaların birbirinden ayrılıp ayrılmadığı.</li>
</ul>
<p>Teknik inceleme gerektiğinde bilirkişi, dosya yapısı, sürüm kayıtları veya karşılaştırılan içeriklerin teknik özellikleri hakkında değerlendirme yapabilir. Bununla birlikte delillerden çıkarılacak hukuki sonuç ve eser sahipliğine ilişkin nihai değerlendirme mahkemeye aittir.</p>
<p>Delillerin kaybolma veya değişme ihtimali bulunduğunda başvurulabilecek koruma yöntemleri, <a href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-delil-tespiti/">telif uyuşmazlıklarında delil tespiti</a> kapsamında ayrı bir konudur.</p>
<p>Eserin gerçek yaratıcısının kim olduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi ihtiyacında ise FSEK m.15/3 önem taşır. Bu hüküm, eserin kimin tarafından meydana getirildiğinin ihtilaflı olduğu veya bir kişinin eser sahibi olduğunu iddia ettiği hâllerde gerçek eser sahibinin hakkının tespitini mahkemeden isteyebilmesine imkân tanır. Bu talebin usulü ve hukuki yarar koşulları, <a href="https://www.sarioglusefer.com/eser-sahipligi-tespit-davasi/">eser sahipliğinin tespiti davası</a> başlığında ayrıca incelenmektedir.</p>
<h2 id="sikca-sorulan-sorular">Eser Sahipliğinin İspatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular</h2>
<h3 id="sss-eserde-isim">1. Eserin Üzerinde Adı Yazılı Olan Kişi Kesin Olarak Eser Sahibi midir?</h3>
<p>Hayır. FSEK m.11&#8217;in şartları gerçekleştiğinde ilgili kişi eser sahibi kabul edilir; ancak bu karinenin aksi ispatlanabilir. Gerçek yaratıcı kişi, kendi çalışmalarını ve eserin oluşum sürecini gösteren delillerle karineyi çürütmeye çalışabilir.</p>
<h3 id="sss-ilk-olusturma-tarihi">2. Dosyanın İlk Oluşturulma Tarihi Telif Hakkı Sahipliğini Kanıtlar mı?</h3>
<p>İlk oluşturulma tarihi yararlı bir delil olabilir; fakat tek başına kesin kanıt değildir. Tarih bilgisinin güvenilirliği, dosyanın kaynağı ve yaratıcı katkının kime ait olduğu birlikte incelenmelidir.</p>
<h3 id="sss-noter">3. Noter İşlemi Eser Sahipliğini Kesinleştirir mi?</h3>
<p>Noter işleminin niteliğine bağlı olarak belirli bir tarihte sunulan belge veya yapılan işlemin ispatı kolaylaşabilir. Ancak bir eserin notere sunulması, sunan kişinin onu meydana getirdiğini kendiliğinden kanıtlamaz. Noter belgesinin neyi doğruladığı ile eser sahipliğinin ispatı birbirinden ayrılmalıdır.</p>
<h3 id="sss-kaynak-dosya">4. Kaynak Dosyayı Elinde Bulunduran Kişi Eser Sahibi Sayılır mı?</h3>
<p>Hayır. Kaynak dosyanın elde bulundurulması, dosyaya erişimi veya teslimi gösterebilir. Eser sahipliği ise yaratıcı katkıya dayanır. Dosyanın geçmişi ve diğer belgeler bu katkının belirlenmesinde kullanılabilir.</p>
<h3 id="sss-tescilsiz-eser">5. Kayıt veya Tescil Belgesi Olmadan Eser Sahipliği İspatlanabilir mi?</h3>
<p>Evet. FSEK kapsamında eser sahipliğinin ispatı genel olarak kayıt belgesinin bulunmasına bağlı değildir. Kanuni karineler, özgün çalışma dosyaları, taslaklar, yazışmalar ve hukuka uygun diğer deliller kullanılabilir. Kayıt belgesi bu delillerden biri olabilir.</p>
<h3 id="sss-sirket-adi">6. Eserin Şirket Adına Yayımlanması Şirketi Eser Sahibi Yapar mı?</h3>
<p>Şirket adına yayım veya kullanım, tek başına şirketin eseri yaratan kişi olduğunu göstermez. FSEK m.8 uyarınca eserin kim tarafından meydana getirildiği ile m.18 kapsamında mali hakları kimin kullanabildiği ayrı değerlendirilir. Ayrıca şartları varsa FSEK m.12&#8217;nin hakların kullanılmasına ilişkin hükümleri gündeme gelebilir.</p>
<h2 id="sonuc">Sonuç</h2>
<p>Eser sahipliğinin ispatında temel ölçüt, uyuşmazlığa konu eserin kim tarafından meydana getirildiğidir. FSEK m.11, belirli şartlarla adı eserde bulunan kişi lehine aksi ispatlanabilir bir karine tanırken m.12, eser sahibinin belirlenemediği durumlarda hakların kullanılmasını düzenler. FSEK m.76&#8217;daki özel karine ise yaratıcı kişinin kimliğinden ziyade haksız kullanımın değerlendirilmesiyle ilgilidir.</p>
<p>Somut olayda taslakların, kaynak dosyaların, zaman kayıtlarının, yazışmaların, yayımlanmış nüshaların ve diğer delillerin hangi vakıayı ortaya koyduğu ayrı ayrı belirlenmelidir. Özellikle ilk paylaşım, kayıt-tescil, dosya teslimi ve mali hakları kullanma yetkisi, gerçek eser sahipliğiyle özdeş kabul edilmemelidir.</p>
<p>Eser sahipliği konusunda karşıt iddiaların bulunduğu veya hak kullanımının bu uyuşmazlıktan etkilendiği durumlarda, FSEK&#8217;in karineleri ile delillerin bütünlüğünün birlikte incelenmesi önem taşır. Eser sahipliğinin ispatı ve telif hakkının korunmasıyla ilgili hukuki değerlendirme için <a href="https://www.sarioglusefer.com/telif-avukati/">telif hukuku avukatı desteği</a> alınabilir.</p>
<p class="ss-yazar">Yazar Avukat <a href="/avukat-fatih-sefer/">Fatih Sefer</a></p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/eser-sahipligi-nasil-ispatlanir/">Eser Sahipliği Nasıl İspatlanır? Deliller ve Karineler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Telif Hakkı Kaç Yıl Korunur? Koruma Süresinin Hesaplanması</title>
		<link>https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-kac-yil-korunur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Fatih Sefer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2026 15:35:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Telif Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sarioglusefer.com/?p=6734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk hukukunda telif hakkı kaç yıl korunur? 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) m.27 uyarınca genel kural, eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden itibaren 70 yıl korumadır. Ancak bu süre her eser için meydana getirildiği veya yayımlandığı tarihten itibaren hesaplanmaz. Eser sahibinin kimliği, birden fazla eser sahibinin bulunması, eserin anonim olması ve ilk ... <a title="Telif Hakkı Kaç Yıl Korunur? Koruma Süresinin Hesaplanması" class="read-more" href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-kac-yil-korunur/" aria-label="Telif Hakkı Kaç Yıl Korunur? Koruma Süresinin Hesaplanması hakkında daha fazlasını okuyun">Devamını oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-kac-yil-korunur/">Telif Hakkı Kaç Yıl Korunur? Koruma Süresinin Hesaplanması</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ss-mak" style="line-height: 1.8;">
<p>Türk hukukunda telif hakkı kaç yıl korunur? 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) m.27 uyarınca genel kural, eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden itibaren 70 yıl korumadır. Ancak bu süre her eser için meydana getirildiği veya yayımlandığı tarihten itibaren hesaplanmaz. Eser sahibinin kimliği, birden fazla eser sahibinin bulunması, eserin anonim olması ve ilk aleniyet tarihi, koruma süresinin başlangıcını ve sona ereceği yılı değiştirebilir. FSEK m.26 gereğince, ölüm veya aleniyet esas alınarak hesaplanan süreler ilgili yılı takip eden yılın ilk gününden başlar.</p>
<p>Koruma süresinin doğru belirlenmesi, bir eserin mali haklarının hâlen korunup korunmadığının, mirasçıların hangi dönemde hak sahibi olabileceğinin ve geçmiş tarihli eserler bakımından hangi hukuki rejimin uygulanacağının tespiti açısından önem taşır. Özellikle eski kitaplar, müzik eserleri, fotoğraflar, çeviriler ve birden fazla kişinin meydana getirdiği eserlerde yalnızca yayın yılına bakılarak sonuca ulaşılması hatalı olabilir.</p>
<nav class="ss-nav" aria-label="İçindekiler"><strong>İçindekiler</strong></p>
<ul>
<li><a href="#genel-kural">Telif Hakkında 70 Yıllık Koruma Kuralı</a></li>
<li><a href="#sure-hesabi">Koruma Süresi Nasıl Hesaplanır?</a></li>
<li><a href="#birlikte-eser">Birden Fazla Eser Sahibinde Süre</a></li>
<li><a href="#anonim-eser">Anonim ve Müstear Adlı Eserler</a></li>
<li><a href="#olum-sonrasi">Ölümden Sonra Alenileşen Eserler</a></li>
<li><a href="#ozel-durumlar">Özel Süre Kuralları</a></li>
<li><a href="#gecis-hukumleri">Eski Eserler ve Geçiş Hükümleri</a></li>
<li><a href="#sure-tespiti">Koruma Süresinin Tespiti ve Deliller</a></li>
<li><a href="#sss">Sık Sorulan Sorular</a></li>
<li><a href="#sonuc">Sonuç</a></li>
</ul>
</nav>
<h2 id="genel-kural">Telif Hakkında 70 Yıllık Koruma Kuralı Nedir?</h2>
<p>FSEK m.27&#8217;nin birinci fıkrasına göre eser sahibine tanınan mali hakların koruma süresi, eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden itibaren 70 yıldır. Bu düzenleme, Kanun&#8217;un koruduğu ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri bakımından genel süre rejimini oluşturur.</p>
<p>Örneğin bir yazarın 1980 yılında yayımlanan romanı bakımından koruma süresinin 1980 yılından itibaren 70 yıl olduğu söylenemez. Yazarın 2015 yılında vefat etmesi hâlinde, genel kural uyarınca ölüm yılı esas alınır. Yazarın romanını kaç yaşında yazdığı veya ilk baskının hangi tarihte yapıldığı, ölüm esaslı hesabın başlangıcını değiştirmez.</p>
<p>FSEK m.26, mali hakların süreyle sınırlı olduğunu ve koruma süresinin bitiminden sonra, aynı maddede saklı tutulan m.46 ve m.47 hükümleri dışında, eser sahibine tanınan mali haklardan yararlanılabileceğini düzenler. Dolayısıyla 70 yıllık süre, bütün fikrî ve kişisel menfaatlerin aynı anda ve aynı hukuki sonuçla ortadan kalktığı anlamına gelmez.</p>
<h3>70 Yıllık Koruma Hangi Haklarla İlgilidir?</h3>
<p>Koruma süresinin temel konusu, FSEK&#8217;in eser sahibine tanıdığı mali haklardır. Bunlar işleme (m.21), çoğaltma (m.22), yayma (m.23), temsil (m.24) ve umuma iletim (m.25) haklarıdır. Bir mali hakkın sözleşmeyle başkasına devredilmiş veya kullanımının ruhsatlandırılmış olması, tek başına kanuni koruma süresini yeniden başlatmaz.</p>
<p>Eser sahibinin umuma arz, adının belirtilmesi ve eserde değişiklik yapılmasını önlemeye ilişkin manevi yetkileri ise mali haklarla aynı hukuki nitelikte değildir. Özellikle FSEK m.19, eser sahibinin ölümünden sonra belirli manevi yetkilerin kimler tarafından ve hangi süre içinde kullanılabileceğine ilişkin ayrı hükümler içerir. Bu ayrım, <a href="https://www.sarioglusefer.com/eser-sahibinin-manevi-haklari/">eser sahibinin manevi hakları</a> bakımından önemlidir.</p>
<h2 id="sure-hesabi">Telif Hakkı Koruma Süresi Nasıl Hesaplanır?</h2>
<p>FSEK m.26&#8217;nın temel hesaplama kuralı, sürelerin ilgili olayın gerçekleştiği takvim yılını izleyen yılın ilk gününden başlatılmasıdır. Ölüm esaslı sürelerde eser sahibinin öldüğü yıl, aleniyet esaslı sürelerde ise eserin ilk defa alenileştiği yıl dikkate alınır.</p>
<h3>Ölüm Tarihine Göre Hesaplama Örneği</h3>
<p>Bir eser sahibinin 15 Haziran 2000 tarihinde vefat ettiği varsayılsın. Eserin genel koruma süresi şu şekilde hesaplanır:</p>
<ol>
<li><strong>Ölüm yılı:</strong> 2000.</li>
<li><strong>Hesaplamanın başlangıcı:</strong> 1 Ocak 2001.</li>
<li><strong>70 yıllık korumanın son günü:</strong> 31 Aralık 2070.</li>
<li><strong>Genel koruma süresinin sona ermesinden sonraki ilk gün:</strong> 1 Ocak 2071.</li>
</ol>
<p>Bu örnekte ölümün 1 Ocak, 15 Haziran veya 31 Aralık 2000 tarihinde gerçekleşmesi, hesaplamanın başlangıcını değiştirmez. FSEK m.26 gereğince esas alınan tarih, ölüm yılını takip eden yılın ilk günüdür.</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th scope="col">Eser Sahibinin Ölüm Yılı</th>
<th scope="col">Sürenin Başlangıcı</th>
<th scope="col">Genel Korumanın Son Günü</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>1960</td>
<td>1 Ocak 1961</td>
<td>31 Aralık 2030</td>
</tr>
<tr>
<td>1980</td>
<td>1 Ocak 1981</td>
<td>31 Aralık 2050</td>
</tr>
<tr>
<td>2000</td>
<td>1 Ocak 2001</td>
<td>31 Aralık 2070</td>
</tr>
<tr>
<td>2020</td>
<td>1 Ocak 2021</td>
<td>31 Aralık 2090</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tablodaki tarihler, genel ölüm esaslı kuralın uygulandığı ve özel bir geçiş rejimi bulunmadığı varsayımıyla hesaplanmıştır. Özellikle eski eserlerde, sonuç yalnızca bu aritmetik işlemle belirlenmemelidir.</p>
<h3>Eserin Yayımlanma Tarihi Süreyi Değiştirir mi?</h3>
<p>Eser sahibinin belli olduğu olağan durumda, eserin farklı yıllarda yeniden basılması, yeni bir platforma yüklenmesi veya başka bir formatta yayımlanması, aynı eser üzerindeki ölüm esaslı 70 yıllık korumayı yeniden başlatmaz.</p>
<p>Buna karşılık FSEK m.26–27&#8217;de aleniyet tarihinin esas alındığı özel durumlarda ilk aleniyet yılı belirleyicidir. FSEK m.7 uyarınca hak sahibinin rızasıyla umuma arz edilen eser alenileşmiş sayılır. Eser nüshalarının hak sahibinin rızasıyla ticari dolaşıma sunulması ise yayımlanma kavramıyla ilişkilidir. Bu iki kavram her somut olayda aynı tarihi göstermeyebilir.</p>
<h2 id="birlikte-eser">Birden Fazla Eser Sahibi Varsa 70 Yıl Ne Zaman Başlar?</h2>
<p>Bir eserin birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi hâlinde FSEK m.27, koruma süresinin hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıl geçmesiyle sona ereceğini düzenler. FSEK m.26 ise ayrılmaz bir bütün oluşturan ve m.10&#8217;un birinci fıkrası kapsamında bulunan eserlerde sürenin son sağ kalan eser sahibinin ölümünden sonra başlayacağını ayrıca belirtir.</p>
<p>Örneğin ortak bir eseri meydana getiren üç eser sahibinin sırasıyla 1985, 2005 ve 2020 yıllarında vefat ettiği kabul edilsin. Son sağ kalan eser sahibinin ölüm yılı 2020 olduğundan genel koruma süresi 1 Ocak 2021 tarihinde hesaplanmaya başlanır ve 31 Aralık 2090 tarihinde sona erer.</p>
<p>İlk eser sahibinin çok daha önce vefat etmesi, ortak eser üzerindeki korumanın onun ölümü üzerinden ayrı bir 70 yıllık dönem sonunda kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez.</p>
<h3>Bölünebilir Eserle Ayrılmaz Bütün Oluşturan Eser Arasındaki Fark</h3>
<p>Burada eser sahipliği ilişkisinin doğru nitelendirilmesi gerekir:</p>
<ul>
<li><strong>Birbirinden ayrılabilen katkılar:</strong> FSEK m.9 kapsamında her eser sahibinin meydana getirdiği kısmın ayrı eser olarak değerlendirilmesi mümkün olabilir. FSEK m.26, bu tür eserler açısından koruma sürelerinin bağımsızlığını da öngörür.</li>
<li><strong>Ayrılmaz bir bütün oluşturan ortak eser:</strong> FSEK m.10 kapsamında eser sahiplerinin meydana getirdiği bütün bakımından son sağ kalan eser sahibinin ölümüne göre süre hesabı yapılır.</li>
<li><strong>Birlikte meydana getirilmiş sinema eseri:</strong> FSEK m.8&#8217;de sayılan birlikte eser sahipleri ve ilgili döneme uygulanabilir özel hükümler dikkate alınır.</li>
</ul>
<p>Örneğin farklı yazarların bağımsız makalelerini içeren bir dergi ile iki kişinin ayrılmaz yaratıcı katkılarla meydana getirdiği tek bir edebî eser aynı şekilde değerlendirilemez. Koruma süresini hesaplamadan önce katkıların hukuki niteliği belirlenmelidir.</p>
<p>Birden fazla kişinin eser sahipliğiyle ilgili diğer hususlar, <a href="https://www.sarioglusefer.com/birlikte-eser-sahipligi/">birlikte eser sahipliği ve hakların kullanılması</a> konusunda ayrıca değerlendirilir.</p>
<h2 id="anonim-eser">Anonim Eserlerde Telif Koruma Süresi Kaç Yıldır?</h2>
<p>Eser sahibinin kimliğinin belirlenemediği durumlar bakımından FSEK m.27&#8217;nin üçüncü fıkrası özel bir süre kuralı içerir. FSEK m.12&#8217;nin birinci fıkrasındaki hâllerde koruma süresi, eserin aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır. Bununla birlikte eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce kimliğini açıklarsa değerlendirme değişir.</p>
<p>Örneğin eser sahibi belirlenemeyen bir metin ilk kez 2002 yılında hak sahibinin rızasıyla alenileşmişse, aleniyet esaslı 70 yıllık sürenin başlangıcı 1 Ocak 2003, son günü 31 Aralık 2072 olur.</p>
<p>Ancak eser sahibinin 2050 yılında kimliğini açıklaması hâlinde, artık anonim eser için öngörülen süreye dayanılarak otomatik bir sona erme tarihi belirlenemez. Açıklanan eser sahibinin ölüm tarihi esas alınarak uygulanabilir genel süre rejimi değerlendirilmelidir.</p>
<h3>Müstear Adla Yayımlanan Her Eser Anonim midir?</h3>
<p>Hayır. FSEK m.11, yayımlanmış eser nüshalarında gerçek adı veya tanınmış müstear adı eser sahibi olarak kullanılan kişiyi, aksi ispatlanıncaya kadar eser sahibi sayar.</p>
<p>Dolayısıyla yazarın takma adının kullanılması, onun kimliğinin hukuken bilinmediği anlamına gelmez. Eser sahibinin belirlenebildiği müstear adlı eserlerde genel ölüm esaslı koruma süresi söz konusu olabilir.</p>
<p>Anonim veya müstear adlı eserlerde belirleyici soru, yalnızca kapakta gerçek adın yazılı olup olmadığı değildir. Eserin sahibinin tespit edilip edilemediği, kullanılan adın tanınmışlığı ve kimliğin hangi tarihte açıklandığı birlikte incelenmelidir.</p>
<h2 id="olum-sonrasi">Eser Sahibinin Ölümünden Sonra Yayımlanan Eser Kaç Yıl Korunur?</h2>
<p>FSEK m.27&#8217;nin ikinci fıkrası, eser sahibinin ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresinin ölüm tarihinden sonra 70 yıl olduğunu düzenler. Bu nedenle ölümden sonra gerçekleştirilen ilk yayımın tarihi, her durumda yeni ve bağımsız bir 70 yıllık koruma dönemi başlatmaz.</p>
<p>Örneğin 1998 yılında vefat eden bir yazarın daha önce alenileşmemiş el yazması 2020 yılında yayımlanmış olsun. Ölümden sonra alenileşen esere ilişkin özel hüküm gereğince süre, 2020 yılına 70 yıl eklenerek değil, yazarın ölüm yılı esas alınarak değerlendirilir. Ölüm esaslı hesapta başlangıç 1 Ocak 1999, 70 yıllık sürenin son günü 31 Aralık 2068 olur.</p>
<p>Bununla birlikte FSEK m.26&#8217;daki koruma süresinin alenileşmeden önce işlemeye başlamayacağı hükmü de dikkate alınmalıdır. Özellikle çok geç alenileşen, uzun süre yayımlanmamış veya eski kanun dönemlerine uzanan eserlerde hükümler birlikte yorumlanmalı; yalnızca ilk baskı tarihinden hareket edilmemelidir.</p>
<p>Eser sahibinin ölümünden sonra mali hakları kullanmaya kimin yetkili olduğu, süre hesabından ayrı bir meseledir. Bu ayrım bakımından <a href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-miras/">telif haklarının miras yoluyla geçişi</a> hakkındaki açıklamalar önem taşır.</p>
<h2 id="ozel-durumlar">Koruma Süresinde Hangi Özel Durumlar Bulunur?</h2>
<h3>İlk Eser Sahibinin Tüzel Kişi Olması</h3>
<p>FSEK m.27&#8217;nin son fıkrasına göre ilk eser sahibinin tüzel kişi olması hâlinde koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.</p>
<p>Ancak bu hüküm, bir şirketin sipariş ettiği, çalışanına hazırlattığı veya mali haklarını devraldığı her eserde sürenin şirketin kuruluş tarihine ya da ilk yayına göre hesaplanacağı anlamına gelmez. FSEK m.8&#8217;deki eser sahipliği ve m.18&#8217;deki mali hakları kullanma yetkisi birbirinden ayrılmalıdır.</p>
<p>Özellikle tüzel kişinin mali hakları kullanıyor olmasıyla kanunun özel süre hükmündeki ilk eser sahibi sıfatı aynı kabul edilmemelidir. Bu fıkranın uygulanabilirliği, eser sahipliğinin hukuki niteliği ve eserin meydana getirildiği dönemin mevzuatı üzerinden değerlendirilmelidir.</p>
<h3>Ciltler ve Fasiküller Hâlinde Yayımlanan Eserler</h3>
<p>FSEK m.26, aleniyet esaslı sürelerin hesabında bazı yayın türlerini ayrıca düzenler:</p>
<ul>
<li>Forma veya fasikül hâlinde yayımlanan eserlerde son forma veya fasikülün yayımlandığı tarih, eserin aleniyet tarihi sayılır.</li>
<li>Aralıklı olarak yayımlanan ve birden fazla ciltten oluşan eserlerde her cildin aleniyet tarihi ayrı değerlendirilir.</li>
<li>Bülten, risale, süreli yayın ve yıllık gibi yayınlarda her bir yayının aleniyet tarihi kendi bakımından dikkate alınır.</li>
</ul>
<p>Bu kurallar özellikle aleniyet tarihine bağlı koruma süresi hesaplarında önemlidir. Eser sahibinin belli olduğu ve ölüm esaslı sürenin uygulandığı olağan hâllerde ise her yeni cilt veya yeni baskı, aynı eser üzerindeki ölüm esaslı korumayı kendiliğinden uzatmaz.</p>
<h3>Çeviri ve İşlenme Eserler</h3>
<p>FSEK m.26, bir eserin aslı ile işlenmeleri için tanınan koruma sürelerinin birbirine tabi olmadığını belirtir. FSEK m.6 ve m.8 uyarınca, gerekli özgünlük koşullarını taşıyan çeviri veya işlenme eser, asıl eser sahibinin hakları saklı kalmak kaydıyla ayrı eser olarak korunabilir.</p>
<p>Örneğin bir romanın asıl yazarına ilişkin koruma süresi ile o romanın özgün bir Türkçe çevirisini meydana getiren çevirmenin eseri üzerindeki süre aynı tarihte sona ermek zorunda değildir. Çevirmenin ölüm tarihi ve çevirinin hukuki niteliği ayrıca önem taşır.</p>
<p>Bu nedenle bir eserin ilk yayımlanma tarihiyle yapılan basit hesaplama, farklı tarihlerde meydana getirilen çeviri ve uyarlamaların tamamının aynı anda koruma dışına çıktığını göstermez.</p>
<h3>Bağlantılı Hakların Süresi</h3>
<p>Bir müzik veya sinema ürününde eser sahibinin mali hakları yanında icracı sanatçı, fonogram yapımcısı, film yapımcısı veya yayın kuruluşuna ilişkin bağlantılı haklar da bulunabilir.</p>
<p>FSEK m.80&#8217;de bu haklar bakımından özel koruma ve süre hükümleri yer aldığından, eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıl kuralı bütün hak katmanlarına doğrudan uygulanamaz. İncelenen hakkın türü ve ilgili koruma süresinin başlangıcını oluşturan olay ayrı ayrı belirlenmelidir.</p>
<h2 id="gecis-hukumleri">Eski Tarihli Eserlerde 70 Yıllık Süre Nasıl Uygulanır?</h2>
<p>Koruma süresinin hesaplanmasında en önemli istisna alanlarından biri, geçmiş kanun dönemlerinde meydana getirilmiş veya alenileşmiş eserlerdir. FSEK&#8217;in süre hükümleri zaman içinde değiştirilmiş olduğundan, eski bir eser bakımından yalnızca güncel m.27 hükmünü okuyarak her olayda kesin sonuca varmak yeterli olmayabilir.</p>
<p>FSEK Geçici Madde 1, Kanun yürürlüğe girmeden önce alenileşmiş eserlerin koruma sürelerinin hesaplanmasına ilişkin hükümler içerir. Geçici Madde 2 ise eski kanundaki sürelerin daha uzun olduğu hâller ve kazanılmış haklar bakımından koruyucu düzenlemeler öngörür.</p>
<p>Ayrıca 4110 sayılı Kanun&#8217;la 1995 yılında yapılan değişiklikler ve 4630 sayılı Kanun&#8217;la 2001 yılında değiştirilen Ek Madde 2, önceki dönemlerde meydana getirilmiş eserlerin koruma kapsamını değerlendirmede önem taşır.</p>
<h3>FSEK Ek Madde 2 Neden Önemlidir?</h3>
<p>FSEK Ek Madde 2, değişikliğin yürürlüğe girdiği dönemde mevcut olan bazı yerli eserler ile ilgili uluslararası anlaşmalara taraf ülkelerde üretilmiş ve koruma süreleri dolmadığı için kamuya mal olmamış yabancı eserlerin koruma kapsamına alınmasına ilişkin hükümler içerir.</p>
<p>Aynı madde, bu düzenleme nedeniyle koruma kapsamına alınan ürünlerin yasal nüshalarını elinde bulunduran kişiler için geçmiş döneme özgü geçiş hükümleri de öngörür.</p>
<p>Bu sebeple özellikle eski eserlerin geçmişte hangi tarihte ve hangi hukuki rejim altında korunduğu, koruma sürelerindeki değişikliklerin esere etkisi ve kazanılmış hakların kapsamı araştırılmalıdır. Bugünkü süre kuralından geriye doğru yapılan tek bir hesap, tarihsel olarak ortaya çıkmış bütün hukuki sonuçları açıklamayabilir.</p>
<p>Sinema eserlerinde de Ek Madde 2&#8217;nin tarihsel sahiplik düzenlemesi ve ilgili Anayasa Mahkemesi kararının etkisi nedeniyle, yapımına başlanan tarih ile birlikte eser sahiplerinin kimliklerinin doğru belirlenmesi ayrıca önem taşır.</p>
<h2 id="sure-tespiti">Bir Eserin Koruma Süresinin Dolup Dolmadığı Nasıl Tespit Edilir?</h2>
<p>Koruma süresinin tespiti yalnızca bir tarih hesaplaması değildir. Öncelikle hangi eserin, hangi hak sahibinin ve hangi süre hükmünün incelendiği belirlenmelidir. Özellikle eski eserler ve anonim yayınlarda tarihlerin belgelendirilmesi önem kazanır.</p>
<p>Somut bir incelemede şu bilgi ve belgelerden yararlanılabilir:</p>
<ul>
<li><strong>Eser sahibinin kimliği:</strong> Gerçek ad, müstear ad, eser üzerindeki sahiplik bilgileri ve bunların doğruluğunu destekleyen kayıtlar.</li>
<li><strong>Ölüm tarihi:</strong> Nüfus kayıtları, ölüm belgeleri veya ilgili ülkeden temin edilen resmî belgeler.</li>
<li><strong>İlk aleniyet tarihi:</strong> İlk yayın nüshaları, kütüphane kayıtları, yayıncı arşivleri, kataloglar ve tarihli belgeler.</li>
<li><strong>Birlikte eser sahipliği:</strong> Eseri meydana getiren kişilerin katkılarını, ortak çalışmanın niteliğini ve son sağ kalan eser sahibini gösteren kayıtlar.</li>
<li><strong>İşlenme eserin varlığı:</strong> Asıl eser ve çevirinin veya uyarlamanın meydana getirilme ve aleniyet bilgileri.</li>
<li><strong>Tarihsel hukuki durum:</strong> Eserin ilk meydana getirildiği ve alenileştiği dönemde uygulanabilir mevzuat ile geçiş hükümleri.</li>
</ul>
<p>Bir kütüphane kataloğunda yer alan yayın yılı, eserin ilk kez o yıl alenileştiğini her zaman kanıtlamaz. Benzer şekilde, sonraki bir baskının künyesi, özgün eserin ilk aleniyetini veya eser sahibinin ölümünü tek başına göstermez.</p>
<p>Eser sahipliği konusunda uyuşmazlık bulunması hâlinde FSEK m.11–12&#8217;deki karineler ve somut deliller değerlendirilmelidir. Bu konu <a href="https://www.sarioglusefer.com/eser-sahipligi-nasil-ispatlanir/">eser sahipliğinin ispatı ve karineler</a> başlıklı incelemeyle doğrudan ilişkilidir.</p>
<h3>Koruma Süresi Dolduğunda Hangi Hukuki Sonuç Ortaya Çıkar?</h3>
<p>FSEK m.26&#8217;ya göre koruma süresinin sona ermesi, aynı maddede saklı tutulan m.46 ve m.47 hükümleri dışında, eser sahibine tanınan mali haklardan yararlanılabilmesinin önünü açar. Ancak bu tespit, inceleme konusu her nüshanın, çevirinin, icranın veya kaydın aynı hukuki statüde olduğu anlamına gelmez.</p>
<p>Özellikle mali hak süresi, manevi yetkiler, bağımsız işlenme eserler ve bağlantılı haklar ayrı değerlendirilmelidir. Koruma süresi tamamlanmış eserlerin kullanım koşulları ise <a href="https://www.sarioglusefer.com/kamu-mali-eser-telif-hakki/">koruma süresi dolmuş eserlerin kullanılması</a> konusunda ayrıca ele alınır.</p>
<h2 id="sss">Telif Hakkının Koruma Süresi Hakkında Sık Sorulan Sorular</h2>
<h3>1. Telif Hakkı Eserin Oluşturulmasından İtibaren 70 Yıl mı Korunur?</h3>
<p>Genel kural bakımından hayır. FSEK m.27, eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden itibaren 70 yıllık koruma öngörür. Eserin meydana getirilme tarihi, ölüm esaslı korumayı başlatan tarih değildir. Anonim eserler gibi özel durumlarda ise aleniyet tarihi esas alınabilir.</p>
<h3>2. Telif Hakkı Sahibi 70 Yıl Dolmadan Ölürse Ne Olur?</h3>
<p>Eser sahibi hayattayken 70 yıllık ölüm sonrası süre işlemeye başlamaz. Eser sahibinin ölümünden sonra genel süre hesabı, ölüm yılını izleyen 1 Ocak tarihinden itibaren yapılır. Mirasçıların hakları kullanması ayrı hukuki koşullara bağlıdır.</p>
<h3>3. Eser Sahibi Öldükten Sonra Telif Hakkı Kaç Yıl Devam Eder?</h3>
<p>FSEK m.27 kapsamında genel olarak ölümünden itibaren 70 yıl devam eder. Süre, ölümün gerçekleştiği takvim yılını takip eden yılın ilk gününden başlayarak hesaplanır. Birden fazla eser sahibinin bulunduğu ortak eserlerde son sağ kalan eser sahibinin ölüm tarihi belirleyici olabilir.</p>
<h3>4. Anonim Bir Kitabın Telif Hakkı Ne Zaman Sona Erer?</h3>
<p>FSEK m.12&#8217;nin birinci fıkrası kapsamındaki eserlerde genel özel kural, ilk aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır. Ancak eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce kimliğini açıklarsa koruma süresi yeniden hukuki değerlendirmeye tabi olur. Yalnızca kapakta yazar adı bulunmaması, anonim eser süresinin uygulanması için yeterli değildir.</p>
<h3>5. Birlikte Yazılmış Eserde Yazarlardan Birinin Ölmesi Süreyi Başlatır mı?</h3>
<p>Ayrılmaz bir bütün oluşturan ortak eser bakımından tek bir eser sahibinin ölümü, genel 70 yıllık süreyi başlatmaz. FSEK m.26–27 uyarınca son sağ kalan eser sahibinin ölüm tarihi esas alınır. Katkıları bağımsız eser niteliğinde olan çalışmalar ise ayrı değerlendirilebilir.</p>
<h3>6. Bir Kitabın Yeni Baskısı Telif Koruma Süresini Uzatır mı?</h3>
<p>Aynı eserin yeniden basılması, genel ölüm esaslı koruma süresini kendiliğinden uzatmaz. Bununla birlikte yeni baskıda bağımsız eser niteliği taşıyan bir çeviri, işlenme veya başka yaratıcı katkı varsa, söz konusu katkının koruma süresi ayrıca incelenebilir.</p>
<h3>7. Bir Eserin Yurt Dışında Koruma Süresinin Dolması Türkiye&#8217;de de Dolduğu Anlamına Gelir mi?</h3>
<p>Her zaman değil. Türkiye&#8217;deki koruma değerlendirmesinde FSEK&#8217;in süre hükümleri, Ek Madde 2, uygulanabilir geçiş hükümleri ve somut olay bakımından ilgili uluslararası anlaşmalar birlikte dikkate alınmalıdır. Yabancı bir eserin yalnızca başka ülkede koruma dışına çıktığı bilgisi, Türkiye bakımından tek başına kesin sonuç oluşturmaz.</p>
<h2 id="sonuc">Sonuç</h2>
<p>Telif hakkının koruma süresine ilişkin temel kural, FSEK m.27 uyarınca eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden itibaren 70 yıllık korumadır. FSEK m.26 gereğince ölüm esaslı süre, ölüm yılını takip eden yılın ilk gününden hesaplanır. Bununla birlikte anonim eserlerde aleniyet tarihi, birlikte meydana getirilen eserlerde son sağ kalan eser sahibinin ölümü ve bazı özel eser sahipliği durumları farklı başlangıç noktaları doğurabilir.</p>
<p>Bu nedenle bir eserin koruma süresinin sona erdiği tarih belirlenirken eser sahibi, ölüm veya ilk aleniyet tarihi, eserin niteliği ve varsa geçiş hükümleri birlikte incelenmelidir. Özellikle eski eserler bakımından FSEK Ek Madde 2 ile geçici hükümler göz ardı edilmemelidir. Süre hesabı ve hak sahipliğiyle ilgili somut uyuşmazlıkların değerlendirilmesinde <a href="https://www.sarioglusefer.com/telif-avukati/">telif hukuku alanında avukatlık desteği</a> alınması, uygulanacak hükümler ile hukuki sonuçların doğru tespit edilmesine yardımcı olabilir.</p>
<p class="ss-yazar">Yazar Avukat <a href="/avukat-fatih-sefer/">Fatih Sefer</a></p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-kac-yil-korunur/">Telif Hakkı Kaç Yıl Korunur? Koruma Süresinin Hesaplanması</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Telif Hakkı Nasıl Alınır? Kayıt ve Tescilin Hukuki İşlevi</title>
		<link>https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-nasil-alinir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Fatih Sefer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2026 10:34:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Telif Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sarioglusefer.com/?p=6732</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk hukukunda telif hakkı nasıl alınır sorusunun cevabı, telif hakkının doğumu ile kayıt ve tescil işlemlerinin birbirinden ayrılmasına bağlıdır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında korunan bir eser meydana getirildiğinde, eser sahibinin hakları kural olarak herhangi bir kuruma başvurulmasına, ücret ödenmesine veya tescil belgesi alınmasına gerek olmadan doğar. FSEK m.13 uyarınca yapılan ... <a title="Telif Hakkı Nasıl Alınır? Kayıt ve Tescilin Hukuki İşlevi" class="read-more" href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-nasil-alinir/" aria-label="Telif Hakkı Nasıl Alınır? Kayıt ve Tescilin Hukuki İşlevi hakkında daha fazlasını okuyun">Devamını oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-nasil-alinir/">Telif Hakkı Nasıl Alınır? Kayıt ve Tescilin Hukuki İşlevi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ss-mak" style="line-height: 1.8;">
<p>Türk hukukunda telif hakkı nasıl alınır sorusunun cevabı, telif hakkının doğumu ile kayıt ve tescil işlemlerinin birbirinden ayrılmasına bağlıdır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında korunan bir eser meydana getirildiğinde, eser sahibinin hakları kural olarak herhangi bir kuruma başvurulmasına, ücret ödenmesine veya tescil belgesi alınmasına gerek olmadan doğar. FSEK m.13 uyarınca yapılan kayıt ve tescil, hakkı oluşturan değil, hak sahipliğinin ispatını ve mali haklara ilişkin yetkilerin takibini kolaylaştıran bir işlemdir. Bununla birlikte sinema ve müzik eserlerini içeren belirli yapımlar ile ilgili yönetmelikte düzenlenen bilgisayar oyunları bakımından özel kayıt-tescil yükümlülükleri bulunmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle telif hakkını güvence altına almak isteyen kişinin öncelikle ortaya koyduğu ürünün eser niteliğini, eseri kimin meydana getirdiğini ve hangi kayıt rejiminin uygulanacağını belirlemesi gerekir. Kayıt belgesinin hukuki değeri, başvuru yapabilecek kişiler, hazırlanması gereken belgeler ve yanlış beyanın sonuçları bu ayrımlar üzerinden değerlendirilmelidir.</p>
<h2 id="hakkin-dogumu">Telif Hakkı Tescille mi, Eserin Meydana Getirilmesiyle mi Doğar?</h2>
<p>FSEK m.1/B uyarınca eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve Kanun&#8217;da sayılan eser türlerinden birine giren fikir ve sanat ürünüdür. FSEK m.8&#8217;e göre bir eserin sahibi, onu meydana getirendir. Kanun&#8217;un 13. maddesi ise eser sahibinin mali ve manevi menfaatlerinin korunmasını ve kayıt-tescil sisteminin işlevini düzenler.</p>
<p>Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, telif koruması için kurucu nitelikte bir tescil şartı bulunmadığı görülür. Eser niteliğini kazanan özgün ifade ortaya çıktığında koruma da kendiliğinden doğar. Eserin henüz yayımlanmamış, satılmamış veya kamuoyuyla paylaşılmamış olması, tek başına korumaya engel değildir.</p>
<p>Örneğin bir yazarın tamamladığı özgün roman taslağı veya bir bestecinin meydana getirdiği beste, ilgili eserlik şartlarını taşıyorsa herhangi bir kayıt belgesi alınmadan da FSEK kapsamında korunabilir. Ancak henüz somut bir eser halinde ifade edilmemiş genel bir konu, yöntem veya düşünce, sırf bir başvuruya konu edilmek istenmesi nedeniyle telif koruması kazanmaz. Eser niteliğinin ayrıntıları <a href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-nedir/">telif hakkının doğumu ve eser niteliği</a> konusunda ayrıca ele alınmaktadır.</p>
<p>Dolayısıyla telif hakkının doğum tarihi ile sonradan düzenlenen kayıt-tescil belgesinin tarihi aynı olmak zorunda değildir. Sonradan yapılan kayıt, hakları geriye dönük olarak meydana getiren bir işlem değildir.</p>
<h2 id="kayit-tescil-ayrimi">İsteğe Bağlı ve Zorunlu Kayıt-Tescil Arasındaki Fark Nedir?</h2>
<p>FSEK m.13 ile 17 Mayıs 2006 tarihli ve 26171 sayılı Resmî Gazete&#8217;de yayımlanan Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescili Hakkında Yönetmelik, kayıt işlemlerinin hukuki çerçevesini oluşturur. Yönetmelikte iki temel kayıt rejimi öngörülmektedir.</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th scope="col">Değerlendirme</th>
<th scope="col">İsteğe bağlı kayıt-tescil</th>
<th scope="col">Zorunlu kayıt-tescil</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>Uygulama alanı</td>
<td>Zorunlu rejime girmeyen ve kayıt başvurusuna elverişli eserler</td>
<td>Sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlar ile yönetmelikte belirtilen bilgisayar oyunları</td>
</tr>
<tr>
<td>Başlıca başvuru sahibi</td>
<td>Eser sahibi; ilgili koşullarda mirasçıları veya yetkili temsilcileri</td>
<td>İlgili yapımcı veya yönetmelik uyarınca başvuruyla yükümlü hak sahibi</td>
</tr>
<tr>
<td>Hukuki amaç</td>
<td>Eser sahipliğinin belirlenmesini ve ispatını kolaylaştırmak</td>
<td>Hak sahipliğinin belirlenmesi, ispat ve yararlanma yetkilerinin takibi</td>
</tr>
<tr>
<td>Hak doğurucu etki</td>
<td>Yoktur</td>
<td>Yoktur</td>
</tr>
<tr>
<td>Kayıt yapılmamasının sonucu</td>
<td>Tek başına telif hakkı kaybına neden olmaz</td>
<td>Özel kayıt yükümlülüğü yerine getirilmemiş olur; ancak bu durum, mevcut fikrî hakların hiç doğmadığı anlamına gelmez</td>
</tr>
<tr>
<td>Temel dayanak</td>
<td>FSEK m.13 ve Yönetmelik m.7</td>
<td>FSEK m.13 ve Yönetmelik m.5</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Buradaki önemli ayrım, zorunlu kayıt-tescilin de hak kurucu olmamasıdır. Kanun&#8217;un belirli yapımlar için idari kayıt yükümlülüğü öngörmesi, bütün eserlerin korunabilmesi için önceden tescil edilmesi gerektiği şeklinde yorumlanamaz.</p>
<h2 id="istege-bagli-basvuru">İsteğe Bağlı Telif Kayıt-Tescil Başvurusu Nasıl Yapılır?</h2>
<p>İsteğe bağlı kayıt-tescil, eser sahibinin eser üzerindeki haklarını daha sonra ileri sürerken yararlanabileceği kurumsal bir kayıt oluşturulmasını sağlar. FSEK m.13 ve Kayıt ve Tescil Yönetmeliği m.7 kapsamında yürütülen bu işlem, beyana dayanır.</p>
<p>Başvuru, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğüne yapılır. Genel Müdürlüğün açıklamasına göre başvuru bilgilerinin ilgili çevrimiçi sistem üzerinden hazırlanması, ardından istenen belgelerin şahsen veya posta yoluyla sunulması mümkündür. Başvurunun güncel yöntemi ve evrak yönlendirmeleri için <a href="https://telifhaklari.ktb.gov.tr/TR-332350/istege-bagli-kayit-tescil-basvurulari.html" target="_blank" rel="noopener">Telif Hakları Genel Müdürlüğünün resmî başvuru sayfası</a> esas alınmalıdır.</p>
<h3 id="basvuru-hakki">Kayıt-Tescil Başvurusunu Kim Yapabilir?</h3>
<p>İsteğe bağlı kayıt-tescilde asıl hareket noktası, eseri meydana getiren kişinin belirlenmesidir. FSEK m.8 gereğince eser sahibi kural olarak yaratıcı kişidir. Eser sahipleri, ilgili koşullarda mirasçıları veya yetkilendirdikleri temsilciler aracılığıyla başvuruda bulunabilirler.</p>
<p>Bir şirketin eser üzerinde mali hakları kullanabiliyor olması, her durumda eseri yaratan kişi olduğu anlamına gelmez. Özellikle çalışanlar tarafından meydana getirilen eserlerde FSEK m.18/2&#8217;deki hak kullanma yetkisi ile eser sahipliği birbirinden ayrılmalıdır. Bakanlık nezdinde tüzel kişi adına başvuru yapılmasının koşulları da somut çalışma ilişkisine göre incelenmelidir. Bu ayrım <a href="https://www.sarioglusefer.com/calisanin-urettigi-eserde-telif-hakki/">çalışanın meydana getirdiği eserlerde telif hakları</a> bakımından önem taşır.</p>
<p>Aynı şekilde sipariş edilen bir eser için ödeme yapılması, sipariş vereni kendiliğinden eser sahibi yapmaz. Bir eserin mali haklarını sözleşmeyle edinmiş olmak ile isteğe bağlı kayıt-tescile eser sahibi sıfatıyla başvurabilmek farklı hukuki meselelerdir.</p>
<h3 id="istege-bagli-belgeler">İsteğe Bağlı Kayıt-Tescil İçin Hangi Belgeler Gereklidir?</h3>
<p>Yönetmelik m.7 uyarınca başvurunun temelini başvuru formu, hak sahipliğine ilişkin taahhütname, ücretin ödendiğini gösteren belge ve eserin türüne uygun örnekler oluşturur. Başvuru dosyası hazırlanırken genel olarak şu unsurlar kontrol edilmelidir:</p>
<ol>
<li><strong>Başvuru bilgileri:</strong> Başvurucunun kimliği, eserin adı ve türü ile istenen diğer tanımlayıcı bilgiler doğru ve birbirleriyle tutarlı biçimde belirtilmelidir.</li>
<li><strong>Hak sahipliği taahhütnamesi:</strong> Yönetmelik Ek-3 kapsamında, eserin sahipliğine ilişkin beyan ve yanlışlığın ortaya çıkması halinde sorumluluğun üstlenildiğine ilişkin taahhüt sunulur.</li>
<li><strong>Eser örneği:</strong> Eserin niteliğine uygun dijital kopya veya tanıtıcı temsil hazırlanır. Güzel sanat eserleri, bilgisayar programları ve veri tabanları için farklı teknik sunum koşulları bulunmaktadır.</li>
<li><strong>Ücret belgesi:</strong> Başvuru için öngörülen kayıt-tescil ücretinin ilgili ödeme usulüne göre yatırıldığını gösteren bilgi veya belge sunulur.</li>
<li><strong>Temsil ve hak sahipliği belgeleri:</strong> Başvurunun vekil, mirasçı veya özel bir hukuki ilişki kapsamında yapılması durumunda başvuru sıfatını ve temsil yetkisini açıklayan ek belgeler gerekebilir.</li>
</ol>
<p>İşlemin yalnızca çevrimiçi formun doldurulmasıyla tamamlandığı varsayılmamalıdır. Genel Müdürlük, sistemde belirtilen evrakın ayrıca ibraz edilmesini istemektedir. Eser türüne göre talep edilen teknik biçimler ve ödeme yöntemi, başvuru hazırlanmadan önce ilgili resmî ekrandan kontrol edilmelidir.</p>
<h3 id="yazilim-veritabani">Bilgisayar Programı ve Veri Tabanı İçin Başvuru Farklı mıdır?</h3>
<p>Evet. Kayıt ve Tescil Yönetmeliği m.7/1-a, bilgisayar programları için kaynak kodun belirli bölümlerinin sunulmasına ilişkin özel kurallar içerir. Ticari sır barındıran programlar için kodun bazı bölümlerinin gizlenmesine imkân tanıyan alternatifler de düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 7/1-b bendinde ise veri tabanlarının örneklerinin ve kayıtlarının sunulmasına ilişkin farklı teknik koşullar bulunur.</p>
<p>Bu nedenle bir bilgisayar programının yalnızca ekran görüntüsünü veya tanıtım dosyasını göndermek, yönetmelikte aranan teknik içeriğin karşılandığı anlamına gelmeyebilir. Öte yandan kaynak kodun kayıt amacıyla sunulması, kodun altındaki soyut düşünce ve ilkelerin de telif hakkına konu edildiği sonucunu doğurmaz. Bilgisayar programlarının eser niteliği <a href="https://www.sarioglusefer.com/yazilim-telif-hakki/">yazılımın telif hukukuyla korunması</a> kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.</p>
<h2 id="zorunlu-kayit">Sinema, Müzik Yapımları ve Bilgisayar Oyunlarında Zorunlu Kayıt-Tescil Nasıl İşler?</h2>
<p>FSEK m.13, filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcıları ile seslerin ilk tespitini gerçekleştiren fonogram yapımcılarının sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlarının kayıt-tescilini düzenlemektedir. Kayıt ve Tescil Yönetmeliği m.5 ise belirli bilgisayar oyunlarını da zorunlu kayıt rejimine dahil eder.</p>
<p>Burada bir şarkının bestecisi veya söz yazarının eser sahipliği ile müzik eserini içeren bir ses kaydının fonogram yapımcısına ait haklar birbirine karıştırılmamalıdır. Zorunlu kayıt işleminin yapımcı tarafından gerçekleştirilmesi, besteci, söz yazarı, yönetmen veya diğer eser sahiplerine ait hakların kendiliğinden yapımcıya geçtiğini göstermez.</p>
<p>Yönetmelik m.5 kapsamında başvurularda, yapımın türüne ve yerli veya ithal olmasına göre değişebilmekle birlikte, başvuru formu ve taahhütnameler, yapımcıya ilişkin gerekli bilgiler, mali hakların devrine veya kullanımına dayanak sözleşmeler, yapımın örneği ve gerekli hallerde değerlendirme-sınıflandırma belgeleri sunulur. Sinema yapımlarında senaryo ve diyalog metinleri; müzik yapımlarında mevcut nota, güfte ve tanıtıcı materyaller de başvuru kapsamına girebilir.</p>
<p>İthal yapımlarda gümrük ve ithalat belgeleri gibi ilave evrak gündeme gelebilir. Bilgisayar oyunlarında da Yönetmelik m.5/4 uyarınca oyunun içeriğine ve sınıflandırılmasına ilişkin özel belgeler aranır.</p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığının <a href="https://telifhaklari.ktb.gov.tr/TR-332371/zorunlu-kayit-tescil.html" target="_blank" rel="noopener">zorunlu kayıt-tescil uygulama açıklamasında</a>, bu işlemlerin İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü üzerinden yürütüldüğü ve ilgili başvuru dosyalarının meslek birliklerinin incelemesinden geçirilmesine ilişkin süreçler belirtilmektedir. Bu idari başvuru merciinin İstanbul&#8217;da bulunması, telif korumasının veya telif hukukuna ilişkin hukuki hizmetlerin İstanbul&#8217;la sınırlı olduğu anlamına gelmez.</p>
<h2 id="mali-hak-kaydi">Mali Hakların Devri veya Kullanma Yetkisi de Kayıt Altına Alınabilir mi?</h2>
<p>Evet. FSEK m.13, eser üzerindeki mali haklara ilişkin yararlanma yetkilerinin kayıt altına alınabilmesine imkân tanır. Kayıt ve Tescil Yönetmeliği m.8, mali hakların kullanılması veya devrine ilişkin yetkileri içeren belgelerin isteğe bağlı olarak kayıt altına alınmasını düzenlemektedir.</p>
<p>Bu işlem, eserin kendisinin isteğe bağlı kayıt-tescilinden farklıdır. Birincisinde eserin kimin tarafından meydana getirildiğinin belirlenmesi ve ispatı öne çıkarken, ikincisinde mevcut bir mali hak tasarrufuna ilişkin belgelerin kaydı söz konusudur.</p>
<p>Ancak <strong>mali hak devrinin kayda geçirilmesi, baştan geçersiz olan bir sözleşmeyi kendiliğinden geçerli hale getirmez.</strong> FSEK m.52 uyarınca mali haklara ilişkin sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konu edilen hakların ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. İşleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim haklarının kapsamı sözleşmenin kendi hükümlerine göre incelenir.</p>
<p>Örneğin bir yayınevi, yazardan belirli mali hakları devralmışsa, devre ilişkin belgelerin kayıt altına alınmasını talep edebilir. Ancak bu kayıt işlemi, sözleşmede devredilmeyen başka hakların yayınevine geçtiğini göstermez. Hak devrinin kuruluşu ve kapsamı hakkında <a href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-devir-sozlesmesi/">telif hakkı devir sözleşmesinin şartları</a> ayrıca önem taşır.</p>
<h2 id="belgenin-ispat-degeri">Kayıt-Tescil Belgesi Eser Sahipliğini Kesin Olarak İspatlar mı?</h2>
<p>Hayır. Kayıt-tescil belgesi hukuki açıdan önemli bir delil olabilir; ancak eser sahipliğini her durumda kesin olarak belirleyen, aksine hiçbir delil getirilemeyen bir belge değildir.</p>
<p>FSEK m.13&#8217;ün son fıkrasında kayıt ve tescil işlemlerinin beyana dayandığı açıkça kabul edilmiştir. Bu işlemlerden dolayı Bakanlığın sorumlu tutulamayacağı belirtilmiş; mevcut olmadığını bildiği veya bilmesi gereken ya da kendisine ait olmayan mali ve manevi haklar konusunda yanlış beyanda bulunan kişiler için hukuki ve cezai sorumluluk öngörülmüştür.</p>
<p>Bu düzenleme nedeniyle kayıt-tescil belgesi, başvurucunun gerçekten yaratıcı kişi olup olmadığına ilişkin bütün uyuşmazlıkları peşinen çözmez. Belgeye itiraz eden kişi, eseri daha önce meydana getirdiğini veya kayıt sahibinin beyanının gerçeği yansıtmadığını başka delillerle ortaya koyabilir.</p>
<p>Örneğin aynı çizim üzerinde iki kişi eser sahipliği iddia ediyorsa, birinin kayıt belgesine sahip olması önemlidir. Bununla birlikte diğer kişinin önceki tarihli taslakları, çizim dosyalarının sürüm geçmişini, çalışma kayıtlarını veya eserin oluşum sürecini gösteren belgeleri sunması halinde bütün deliller birlikte değerlendirilmelidir.</p>
<p>FSEK m.11 ve m.12&#8217;de eser sahipliğine ilişkin karineler de düzenlenmiştir. Kayıt belgesi, bu karinelerin ve diğer delillerin yerine geçen mutlak bir hak sahipliği kararı değildir. Konunun yargılamadaki ispat yönü <a href="https://www.sarioglusefer.com/eser-sahipligi-nasil-ispatlanir/">eser sahipliğinin ispatı ve deliller</a> kapsamında ayrıca ele alınmaktadır.</p>
<h3 id="yanlis-beyan">Başkasına Ait Bir Eser Kendi Adına Kaydettirilirse Ne Olur?</h3>
<p>Bir kişinin başkasına ait eseri kendi eseriymiş gibi kayıt ettirmesi, tek başına ona eser sahipliği kazandırmaz. Gerçek hak sahibi, eseri kimin meydana getirdiğine ilişkin uyuşmazlığı hukuki yollardan ileri sürebilir.</p>
<p>Ayrıca Kayıt ve Tescil Yönetmeliği m.13 uyarınca gerçeğe aykırı bilgi verildiğinin tespit edilmesi, sahte belge kullanılması, yargı mercilerince iptal kararı verilmesi veya mükerrer kayıt bulunması gibi durumlarda ilgili kayıt-tescil belgesinin iptali söz konusu olabilir.</p>
<p>FSEK m.13 kapsamında yanlış beyan nedeniyle sorumluluk değerlendirilirken, kişinin kendisine ait olmayan haklarla ilgili beyanı, bilgisi ve diğer kanuni koşullar somut olayda ayrı ayrı incelenmelidir. Kayıt belgesindeki her maddi hata otomatik olarak suçun oluştuğu anlamına gelmez.</p>
<h2 id="diger-islemler">Noter, ISBN, Bandrol ve Telif İşareti Kayıt-Tescil Yerine Geçer mi?</h2>
<p>Bir eserin varlığını veya kullanımını belgelendirmek amacıyla farklı işlemler yapılabilir. Ancak bu işlemlerin hukuki amaçları aynı değildir.</p>
<p><strong>Noter işlemi:</strong> Eser veya hak sahipliğine ilişkin bir beyanın noter aracılığıyla düzenlenmesi yahut belirli bir belge veya içeriğin tespit edilmesi, ispat bakımından yararlı olabilir. Bununla birlikte noter tarafından düzenlenen belgenin varlığı, beyan edilen kişinin gerçekten eser sahibi olduğunun her durumda kesinleştiği anlamına gelmez.</p>
<p><strong>ISBN:</strong> Kitapları ve belirli yayınları tanımlayan bibliyografik bir numaradır. ISBN alınması, eserin yaratıcısı adına telif hakkı tescil edildiği anlamına gelmez.</p>
<p><strong>Bandrol:</strong> FSEK&#8217;teki özel düzenlemeler kapsamında belirli eser nüshalarının takibi ve korsan çoğaltımla mücadele amacıyla uygulanan ayrı bir sistemdir. Bandrolün varlığı, eser üzerindeki bütün mali hakların kişiye ait olduğunu kendiliğinden kanıtlamaz. Bandrolsüz kullanımın hukuki sonuçları <a href="https://www.sarioglusefer.com/bandrolsuz-eser-satisi-cezasi/">bandrol yükümlülüğü ve yaptırımları</a> konusunda incelenebilir.</p>
<p><strong>© işareti:</strong> Eser üzerinde hak sahibine ve yıla ilişkin bir bildirim bulunmasına hizmet eder. Bu işaretin kullanılması, tek başına telif hakkını meydana getirmez. İşaretin hiç kullanılmaması da FSEK kapsamında zaten doğmuş olan eser korumasını ortadan kaldırmaz. Kayıt-tescil edilen yapımlardaki özel işaret yükümlülükleri ayrıca Yönetmelik m.9 çerçevesinde değerlendirilmelidir.</p>
<p>Dolayısıyla bir eserin üzerinde ad, tarih, numara, damga veya elektronik doğrulama bilgisi bulunması ile o eserin fikrî haklarının kime ait olduğunun hukuken belirlenmesi aynı şey değildir.</p>
<h2 id="kayit-gerekliligi">Hangi Durumlarda Kayıt-Tescil Yaptırmak Anlamlıdır?</h2>
<p>İsteğe bağlı kayıt-tescil zorunlu olmamakla birlikte, bazı eserlerde sonraki tarihli bir uyuşmazlığın değerlendirilmesini kolaylaştırabilecek bir kayıt oluşturur. Özellikle hak sahipliği, eserin belirli bir tarihte mevcut olup olmadığı veya kayda sunulan içerikle daha sonra kullanılan içerik arasındaki ilişki önem taşıyorsa işlemden yararlanılabilir.</p>
<p>Bununla birlikte kayıt-tescil kararı verirken yalnızca belge alınmasının değil, kayda sunulacak eserin doğru belirlenmesinin ve başvurucu sıfatının hukuka uygun olmasının da dikkate alınması gerekir.</p>
<h3 id="ornek-roman">Örnek: Henüz Yayımlanmamış Bir Roman</h3>
<p>Bir yazarın henüz yayımlamadığı romanını tamamladığını varsayalım. Romanın FSEK kapsamında eser niteliği taşıması halinde yazarın telif hakları kayıt belgesi alınmasına bağlı değildir. Yazar, ileride eser sahipliğinin belirlenmesine yardımcı olması amacıyla isteğe bağlı kayıt-tescil başvurusunda bulunabilir. Başvuru belgesinde belirtilen bilgiler ve kayda sunulan eser örneği, olası uyuşmazlıkta diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.</p>
<h3 id="ornek-yapim">Örnek: Müzik Yapımının Yayımlanması</h3>
<p>Bir fonogram yapımcısının çeşitli bestecilere ve söz yazarlarına ait eserlerin ses kayıtlarını içeren bir müzik yapımını ticari dolaşıma sunacağını varsayalım. Bu durumda yapımın zorunlu kayıt-tescil rejimine girip girmediği ve başvuru dosyasının hangi belgelerden oluşacağı Yönetmelik m.5 kapsamında değerlendirilir.</p>
<p>Yapımcı adına kayıt işleminin yapılması, besteciler ve söz yazarlarıyla gerekli mali hak sözleşmelerinin kurulmuş olduğu varsayımını haklı çıkarmaz. Kayıt-tescil dosyasındaki hak kullanım belgeleri ile tarafların gerçek sözleşmesel yetkileri uyumlu olmalıdır.</p>
<h2 id="sure-ucret">Kayıt-Tescil Ücretli midir ve Başvuru Ne Zaman Yapılmalıdır?</h2>
<p>Kayıt-tescil işlemleri için ücret öngörülmüştür. FSEK m.13&#8217;e göre ücretler Bakanlık tarafından belirlenir. Kayıt ve Tescil Yönetmeliği m.11, ücretin hesaplanmasına ilişkin düzenlemeyi içerir. Ödenecek tutar, başvurunun isteğe bağlı veya zorunlu olması ve ilgili yapım türü gibi unsurlara göre değişebilir.</p>
<p>Ücretin ödenmesi eser üzerindeki hakkın satın alınması anlamına gelmez. Aynı şekilde isteğe bağlı kayıt-tescilin yaptırılmaması nedeniyle eserin korunması için ayrıca bir gecikme cezası veya hak kazanma süresi doğduğu söylenemez.</p>
<p>İsteğe bağlı kayıt-tescil, ortaya çıkmış bir eser için yapılır. Henüz eser haline gelmemiş soyut bir fikrin gelecekte kullanılmasını engellemek üzere kayıt talep edilmesi, bu sistemin amacına uygun değildir.</p>
<p>Zorunlu kayıt rejiminde ise yapımın piyasaya sunulmasına ilişkin süreç ve ilgili özel kurallar dikkate alınarak başvuru planlanmalıdır. Başvuru süreleri, uygulanacak işlemler ve güncel ücretler konusunda varsayımla hareket etmek yerine ilgili Bakanlık başvuru sayfasındaki bilgiler kullanılmalıdır.</p>
<h2 id="sss">Telif Hakkı ve Kayıt-Tescil Hakkında Sık Sorulan Sorular</h2>
<h3 id="sss1">1. Şiir Yazdım, Telif Hakkı Almak İçin Başvuru Yapmalı mıyım?</h3>
<p>Şiir, FSEK kapsamında eser niteliği taşıyorsa hakkın doğması için başvuru yapılması gerekmez. Eser sahibi, hak sahipliğinin belirlenmesini kolaylaştırmak amacıyla isteğe bağlı kayıt-tescil yaptırabilir. Bu işlemin yapılmaması tek başına hak kaybına yol açmaz.</p>
<h3 id="sss2">2. Eserimi İnternette Yayımlamam Tescil Yerine Geçer mi?</h3>
<p>İnternette yayımlama, Bakanlık nezdinde kayıt-tescil yapılmasıyla aynı işlem değildir. Ancak içeriğin yayımlandığı tarih, hangi hesap üzerinden paylaşıldığı ve paylaşımın kimin tarafından gerçekleştirildiği gibi bilgiler somut olayda delil niteliği taşıyabilir. Bu bilgiler eser sahipliğini tek başına kesinleştirmez.</p>
<h3 id="sss3">3. Kayıt-Tescil Belgesi Olmadan Telif İhlaline Karşı Hak İleri Sürülebilir mi?</h3>
<p>Evet. Eserin FSEK kapsamında korunması için genel bir kayıt-tescil zorunluluğu bulunmadığından, eser sahibi kayıt belgesi olmadan da kanuni haklarını ileri sürebilir. Ancak eser niteliğinin, hak sahipliğinin ve ileri sürülen ihlalin somut olayda ispatlanması gerekir. Zorunlu kayıt yükümlülüğünün bulunduğu yapımlara ilişkin özel kurallar saklıdır.</p>
<h3 id="sss4">4. Bir Eserin Adı veya Başlığı Tek Başına Tescil Ettirilebilir mi?</h3>
<p>İsteğe bağlı kayıt-tescilin konusu, salt bir ismin ayrılması değil, FSEK kapsamında eser niteliği taşıyan ürünün kayda alınmasıdır. Kayıt belgesinde eser adının bulunması, bu adın bütün kullanım biçimleri üzerinde bağımsız ve sınırsız bir tekel kurulduğu anlamına gelmez.</p>
<h3 id="sss5">5. Bir Eser İçin Başkası Önce Kayıt-Tescil Yaptırmışsa Gerçek Eser Sahibi Hakkını Kaybeder mi?</h3>
<p>Hayır. Kayıt belgesi hak kurucu veya kesin hüküm niteliğinde değildir. Gerçek eser sahibi, kayıt sahibi tarafından yapılan beyana karşı kendi eser sahipliğini gösteren delilleri ileri sürebilir. Yanlış veya hukuka aykırı kayıtlar bakımından Yönetmelik m.13&#8217;te düzenlenen iptal koşulları da gündeme gelebilir.</p>
<h3 id="sss6">6. Yurt Dışında Kayıt Ettirilen Bir Eser Türkiye&#8217;de Otomatik Olarak Aynı Belgeyle Tescilli Sayılır mı?</h3>
<p>Bir yabancı ülkede alınmış kayıt belgesi, Türkiye&#8217;de Bakanlık tarafından düzenlenen kayıt-tescil belgesiyle aynı idari işlem değildir. Ancak yabancı kayıt ve bu kayda esas belgeler, somut olayda ispat bakımından değerlendirilebilir. Eserin Türkiye&#8217;deki hukuki koruması ise uygulanabilir mevzuat ve uluslararası anlaşma hükümlerine göre belirlenir; koruma için her durumda yeniden hak kurucu bir tescil yapılması gerektiği söylenemez.</p>
<h3 id="sss7">7. Kayıtlı Bir Eserde Sonradan Değişiklik Yapılırsa Telif Hakkı Yeniden mi Alınır?</h3>
<p>Mevcut bir eserde değişiklik yapılması, ilk eser üzerindeki telif hakkının ortadan kalktığı ve yeniden alınması gerektiği anlamına gelmez. Bununla birlikte değişikliğin yalnızca teknik veya biçimsel bir düzeltme mi, yoksa ayrı bir eser niteliği taşıyabilecek yeni bir yaratım mı olduğu önemlidir. İsteğe bağlı kayıt-tescilin tekrarlanması veya yeni bir eser için başvuru yapılması sorusu da bu ayrım ve ilgili idari usul çerçevesinde değerlendirilir.</p>
<h2 id="sonuc">Sonuç</h2>
<p>Türk telif hukukunda esas kural, hakların bir kurumdan alınması değil, FSEK&#8217;in koruduğu eserin meydana getirilmesiyle doğmasıdır. FSEK m.13 uyarınca kayıt-tescil, eser sahibine yeni bir fikrî hak vermekten ziyade hak sahipliğinin ispatını ve mali haklara ilişkin yetkilerin takibini kolaylaştırır. İsteğe bağlı kayıt belgesi bulunmaması tek başına telif hakkını ortadan kaldırmaz. Sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlar ile ilgili yönetmelikte düzenlenen bilgisayar oyunlarının özel kayıt yükümlülükleri ise ayrıca yerine getirilmelidir.</p>
<p>Başvuruda hukuken belirleyici olan, eserin niteliğine uygun kayıt rejiminin seçilmesi, başvurucunun yetkili olması, kayıt konusu içeriğin doğru sunulması ve hak sahipliği beyanının gerçeği yansıtmasıdır. Kayıt belgesinin bulunması, eser sahipliği veya mali hak devri konusundaki her türlü uyuşmazlığı kendiliğinden çözmez. Eserin korunması, başvurunun hukuki niteliği veya hak sahipliğine ilişkin somut uyuşmazlıkların değerlendirilmesinde <a href="https://www.sarioglusefer.com/telif-avukati/">telif hukuku alanında avukatlık desteği</a> alınması mümkündür.</p>
<p class="ss-yazar">Yazar Avukat <a href="/avukat-fatih-sefer/">Fatih Sefer</a></p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-nasil-alinir/">Telif Hakkı Nasıl Alınır? Kayıt ve Tescilin Hukuki İşlevi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Telif Hakkı Nedir? Eser Niteliği ve Korunma Şartları</title>
		<link>https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Fatih Sefer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2026 10:17:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Telif Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sarioglusefer.com/?p=6730</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk hukukunda telif hakkı nedir sorusunun cevabı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu&#8217;nda (FSEK) düzenlenen eser korumasına dayanır. Telif hakkı, sahibinin hususiyetini taşıyan ve Kanun&#8217;da öngörülen eser türlerinden birine giren fikir ve sanat ürünleri üzerindeki mali ve manevi menfaatleri korur. Bir çalışma bu koşulları sağlayarak eser niteliği kazandığında koruma kural olarak kendiliğinden doğar; önceden ... <a title="Telif Hakkı Nedir? Eser Niteliği ve Korunma Şartları" class="read-more" href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-nedir/" aria-label="Telif Hakkı Nedir? Eser Niteliği ve Korunma Şartları hakkında daha fazlasını okuyun">Devamını oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-nedir/">Telif Hakkı Nedir? Eser Niteliği ve Korunma Şartları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ss-mak" style="line-height: 1.8;">
<p>Türk hukukunda telif hakkı nedir sorusunun cevabı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu&#8217;nda (FSEK) düzenlenen eser korumasına dayanır. Telif hakkı, sahibinin hususiyetini taşıyan ve Kanun&#8217;da öngörülen eser türlerinden birine giren fikir ve sanat ürünleri üzerindeki mali ve manevi menfaatleri korur. Bir çalışma bu koşulları sağlayarak eser niteliği kazandığında koruma kural olarak kendiliğinden doğar; önceden yayımlama, kayıt veya kurucu nitelikte bir tescil işlemi gerekmez. Buna karşılık soyut fikirler, genel yöntemler ve hususiyet taşımayan sıradan çalışmalar, yalnızca emek harcanmış olmaları nedeniyle FSEK anlamında eser sayılmaz.</p>
<p>Bir fikrî ürünün telif hukukuyla korunup korunmadığını belirlemek için önce <strong>eser niteliği, hususiyet ve korunabilir ifade</strong> koşulları incelenmelidir. Çalışmanın kimin tarafından meydana getirildiği, hangi tarihte oluşturulduğu veya başkaları tarafından kullanılıp kullanılmadığı önemli olmakla birlikte, bunlar eser niteliğinin yerine geçmez. Telif korumasının hukuki temeli, korunması istenen ürünün özelliklerinde aranır.</p>
<nav class="ss-nav" aria-label="İçindekiler"><strong>İçindekiler</strong></p>
<ul>
<li><a href="#telif-hakkinin-hukuki-anlami">Telif hakkının hukuki anlamı</a></li>
<li><a href="#eser-sayilma-sartlari">Eser sayılmanın temel şartları</a></li>
<li><a href="#hususiyet-ve-ozgunluk">Hususiyet ve özgünlük ölçütü</a></li>
<li><a href="#fikir-ve-eser-ayrimi">Soyut fikir ile korunabilir eser ayrımı</a></li>
<li><a href="#fsek-eser-turleri">FSEK kapsamında eser türleri</a></li>
<li><a href="#korumanin-dogumu">Telif korumasının doğması</a></li>
<li><a href="#eser-niteliginin-degerlendirilmesi">Somut ürünlerde eserlik değerlendirmesi</a></li>
<li><a href="#eser-niteliginin-ispati">Eser niteliğinin ispatı</a></li>
<li><a href="#korumanin-kapsami">Korumanın kapsamı ve sınırları</a></li>
<li><a href="#sikca-sorulan-sorular">Sıkça sorulan sorular</a></li>
<li><a href="#sonuc">Sonuç</a></li>
</ul>
</nav>
<h2 id="telif-hakkinin-hukuki-anlami">Telif Hakkının Hukuki Anlamı Nedir?</h2>
<p>Telif hakkı, FSEK kapsamında korunan fikir ve sanat eserleri üzerindeki hukuki menfaatlerin korunmasını ifade eder. FSEK m.13 uyarınca eser sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri Kanun çerçevesinde koruma altındadır.</p>
<p>Bu koruma yalnızca eser karşılığında ücret alınmasıyla sınırlı değildir. Eserin belirli kullanımlarına izin verilmesi veya bunların engellenmesi, eser sahibi olarak tanınma ve eserin bütünlüğünün korunması gibi farklı menfaatleri de kapsar.</p>
<p>Ancak bu hakların varlığından önce cevaplanması gereken temel soru, korunması istenen çalışmanın <strong>FSEK anlamında eser olup olmadığıdır.</strong></p>
<p>Örneğin bir kişinin kitap yazmak için geliştirdiği genel fikir ile bu fikirden hareketle oluşturduğu özgün roman aynı hukuki nitelikte değildir. Romanın korunabilir anlatımı üzerinde eser sahibinin hakları doğabilirken, yalnızca genel fikrin ileri sürülmesi bütün benzer romanların yazılmasını engelleyen bir telif hakkı sağlamaz.</p>
<p>Bu nedenle telif hakkı, belirli bir konu veya düşünce üzerinde sınırsız tekel kuran bir hak olarak anlaşılmamalıdır. Korumanın konusu, FSEK&#8217;in belirlediği eser niteliğine sahip yaratıcı ifadedir.</p>
<h2 id="eser-sayilma-sartlari">Bir Çalışmanın Telif Hakkıyla Korunması İçin Hangi Şartlar Gereklidir?</h2>
<p>FSEK m.1/B-a, eseri sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan fikir ve sanat ürünleri şeklinde tanımlar.</p>
<p>Bu tanım çerçevesinde bir çalışmanın FSEK kapsamında eser sayılması için iki temel koşul birlikte aranır:</p>
<ol>
<li><strong>Kanunda öngörülen eser kategorilerinden birine girme:</strong> Çalışma, FSEK m.2-6 kapsamında düzenlenen eser türlerinden birine uygun olmalıdır.</li>
<li><strong>Sahibinin hususiyetini taşıma:</strong> Çalışmanın ifade biçimi, onu meydana getiren kişinin kendine özgü yaratıcı tercihlerini yansıtmalıdır.</li>
</ol>
<p>Bu koşullar birbirinin yerine geçmez. Bir ürünün resim, fotoğraf, yazılım veya kitap olarak adlandırılması tek başına eser niteliğini kesinleştirmediği gibi, yaratıcı olduğu düşünülen her ürün de FSEK&#8217;teki eser kategorilerinden bağımsız olarak koruma kazanmaz.</p>
<p>Eser türünün kendine özgü koşulları da dikkate alınmalıdır. Örneğin FSEK m.4, güzel sanat eserleri bakımından estetik değer unsurunu ayrıca öngörür. Buna karşılık bütün eser kategorileri için genel bir estetik üstünlük şartı aranmaz.</p>
<h3 id="eserin-ifade-edilmesi">Eserin İfade Edilmiş Olması Neden Önemlidir?</h3>
<p>Korunabilir bir eserden söz edilebilmesi için fikrî ürünün, yalnızca kişinin zihnindeki düşünce olarak kalmayıp başkalarınca algılanabilecek bir ifade biçimine kavuşması gerekir.</p>
<p>Bu ifade yazılı metin, ses, görüntü, çizim, hareketli görüntü dizisi veya ilgili eser türünün niteliğine uygun başka bir biçimde ortaya çıkabilir. FSEK kapsamında eser niteliğinin bulunması için her durumda belirli bir fiziksel taşıyıcıya kaydedilmiş olma şartı aranmaz. Önemli olan, soyut düşüncenin korunabilir bir yaratıcı ifade olarak belirlenebilir hâle gelmesidir.</p>
<p>Bununla birlikte bir düşüncenin basitçe yazılması veya kaydedilmesi de tek başına yeterli değildir. Ortaya çıkan ifadenin hususiyet taşıması gerekir.</p>
<h2 id="hususiyet-ve-ozgunluk">Hususiyet Nedir? Eserin Özgünlüğü Nasıl Belirlenir?</h2>
<p><strong>Hususiyet</strong>, bir fikir veya sanat ürününün onu meydana getiren kişinin kendine özgü yaratıcı özelliklerini yansıtmasıdır. FSEK m.1/B-a kapsamında eser korumasının ayırt edici şartıdır.</p>
<p>Hususiyet değerlendirmesinde çalışmanın yalnızca daha önce görülmemiş olması aranmaz. Bir ürünün yeniliği, farklılığı veya ticari başarısı ile eser sahibinin hususiyetini taşıması aynı hukuki kavramlar değildir.</p>
<p>Bir çalışmanın hususiyet taşıyıp taşımadığının belirlenmesinde özellikle şu hususlar önem kazanabilir:</p>
<ul>
<li>Ürünün meydana getirilmesinde yaratıcı tercihlerin bulunması,</li>
<li>Bu tercihlerin çalışmanın somut ifade biçimine yansıması,</li>
<li>Anlatım, kompozisyon, biçim veya düzenlemenin kişisel katkı göstermesi,</li>
<li>Korunması istenen unsurların tamamen teknik zorunluluklardan kaynaklanmaması,</li>
<li>Genel ve standart unsurlarla özgün unsurların birbirinden ayrılabilmesi.</li>
</ul>
<p>Hususiyet, eser sahibinin ürün üzerindeki yaratıcı katkısını belirlemeye yöneliktir. Bu nedenle değerlendirme yalnızca çalışmanın adı, kullanım amacı veya üretim maliyeti üzerinden yapılmamalıdır.</p>
<h3 id="emek-harcanmasi">Bir Çalışmaya Çok Emek Harcanması Eser Sayılması İçin Yeterli midir?</h3>
<p>Hayır. Bir çalışmanın hazırlanması için uzun zaman harcanması, mesleki bilgi kullanılması veya yüksek maliyet üstlenilmesi, tek başına FSEK anlamında eser niteliği kazandırmaz.</p>
<p>Örneğin standart kurallarla oluşturulan teknik bir veri çizelgesinin hazırlanması yoğun emek gerektirebilir. Bununla birlikte çalışmanın seçimi, düzenlenmesi veya ifade biçimi sahibinin hususiyetini yansıtmıyorsa sırf harcanan emek nedeniyle eser korumasından söz edilemez.</p>
<p>Buna karşılık aynı verilerin yaratıcı seçim ve düzenleme tercihleriyle özgün bir bütün hâline getirilmesi, koşulları varsa FSEK kapsamında korunabilir bir derleme meydana getirebilir. Böyle bir durumda koruma, verilerin kendisine otomatik olarak yayılmaz.</p>
<h3 id="estetik-ve-hususiyet">Eserin Güzel veya Sanatsal Açıdan Başarılı Olması Şart mıdır?</h3>
<p>Bütün eser türleri bakımından eserin sanatsal olarak beğenilmesi, ticari başarı kazanması veya yüksek estetik niteliğe sahip olması genel bir koruma şartı değildir.</p>
<p>Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.11.2022 tarihli, E.2021/2602 ve K.2022/7937 sayılı kararında hususiyet ölçütü, mimari proje uyuşmazlığı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Kararda, eser niteliğinin yalnızca mükemmellik veya genel bir güzellik algısına bağlanamayacağı, buna karşılık korunabilir unsurların sahibine özgü yaratıcı katkı taşıması gerektiği açıklanmıştır.</p>
<p>Bu yaklaşım, hususiyetin eser sahibinin özgün ifadesiyle ilişkili olduğunu gösterir. Ancak güzel sanat eserleri bakımından FSEK m.4&#8217;teki estetik değer koşulu ayrıca değerlendirilmelidir.</p>
<h3 id="eserin-butunu-ve-parcalari">Eserin Her Parçası Ayrı Ayrı Korunur mu?</h3>
<p>Bir çalışmanın eser olarak korunması, içerisinde bulunan her unsurun tek başına özgün olduğu anlamına gelmez.</p>
<p>Örneğin özgün bir romanda günlük yaşamda yaygın kullanılan kelimeler veya sıradan ifadeler bulunabilir. Romanın bir bütün olarak korunması, bu ifadelerin bütün başka eserlerde kullanılmasını yasaklayan bir hak oluşturmaz.</p>
<p>FSEK m.13, eser sahibinin haklarının eserin bütününe ve parçalarına ilişkin olabileceğini düzenler. Bununla birlikte belirli bir unsur üzerinde telif koruması ileri sürülürken o unsurun korunabilir yaratıcı ifadeyle ilişkisi incelenmelidir.</p>
<p>Yargıtayın yukarıda belirtilen E.2021/2602, K.2022/7937 sayılı kararında da mimari projelerde sıradan ve işlevsel yerleşim unsurları ile özgün mimari tercihler arasında ayrım yapılmasının önemi vurgulanmıştır.</p>
<h2 id="fikir-ve-eser-ayrimi">Soyut Fikir ile Telif Hakkıyla Korunabilir Eser Arasındaki Fark Nedir?</h2>
<p>Telif hukukunda bir düşüncenin konusu ile o düşüncenin yaratıcı biçimde ifade edilmesi birbirinden ayrılır. Bu ayrım, korumanın kapsamını belirleyen temel sınırlardan biridir.</p>
<p>Örneğin iki kişinin aynı tarihi olay üzerine roman yazması mümkündür. Tarihi olayın kendisi veya bu olay hakkında roman yazma fikri, tek başına ilk yazara münhasır telif hakkı sağlamaz. Ancak yazarın özgün anlatımı, karakterlerin somut kuruluşu, diyalogları ve yaratıcı kompozisyonu eser korumasına konu olabilir.</p>
<p>Benzer şekilde bir mobil uygulamanın hangi işlevi yerine getireceğine ilişkin genel fikir ile programın korunabilir kod ifadesi aynı değildir. FSEK m.2, bilgisayar programlarının unsurlarına temel oluşturan düşünce ve ilkelerin eser sayılmayacağını açıkça belirtir.</p>
<p>Önemli olan yalnızca iki ürünün aynı fikri ele alması değil, hangi somut ifadelerin hukuken korunabilir olduğudur.</p>
<p>Bu ayrımın özel uygulamaları, <a href="https://www.sarioglusefer.com/fikir-telif-hakkiyla-korunur-mu/">fikirlerin telif hakkıyla korunması ve fikir-eser ayrımı</a> konusunda ayrıca incelenir.</p>
<h2 id="fsek-eser-turleri">5846 Sayılı FSEK Kapsamında Hangi Ürünler Eser Sayılabilir?</h2>
<p>FSEK, eser korumasının temel kategorilerini ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri olarak düzenler. İşlenme ve derleme eserler bakımından da özel hükümler öngörür.</p>
<p>Bu sınıflandırma, çalışmanın hukuki niteliğinin belirlenmesinde başlangıç noktasıdır. Ancak belirtilen alanlarda faaliyet gösterilmesi veya bir ürünün bu alanlardan birine ait olması, tek başına hususiyet koşulunu karşılamaz.</p>
<h3 id="ilim-ve-edebiyat">1. İlim ve Edebiyat Eserleri</h3>
<p>FSEK m.2 kapsamında dil ve yazıyla ifade edilen eserler, bilgisayar programları ve Kanun&#8217;da belirtilen diğer çalışmalar ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilir.</p>
<p>Özgün romanlar, şiirler, yazılı anlatımlar ve bilimsel çalışmalar bu kategoriye girebilir. Ancak bilimsel bilgi, araştırma konusu veya genel yöntem ile bunların özgün ifade biçimi birbirinden ayrılmalıdır.</p>
<p>FSEK m.2, belirli teknik ve bilimsel fotoğraf çalışmalarını, haritaları, planları, projeleri ve çeşitli teknik çizimleri de bu kategori kapsamında düzenler. Bu ürünlerde de hususiyet şartı aranır.</p>
<p>Bilgisayar programlarında koruma, programın hukuken korunabilir ifade biçimi yönünden değerlendirilir. İşlevin veya teknik düşüncenin kendisiyle programın ifadesi aynı şey değildir. Bu ayrım <a href="https://www.sarioglusefer.com/yazilim-telif-hakki/">bilgisayar programlarının eser niteliği</a> konusunda daha ayrıntılı ele alınır.</p>
<h3 id="musiki">2. Musiki Eserleri</h3>
<p>FSEK m.3&#8217;e göre musiki eserleri, sözlü ve sözsüz bestelerdir.</p>
<p>Bir müzik çalışmasının eser niteliği, ilgili yaratıcı müzikal ifadenin hususiyet taşıyıp taşımadığına göre değerlendirilir. Çalışmanın profesyonel stüdyoda kaydedilmesi, yayımlanması veya ticari olarak kullanılması tek başına eserlik şartı değildir.</p>
<p>Bestenin kendisi, belirli bir icra ve ses kaydı farklı hukuki ürünler olabilir. Bu nedenle musiki eserinin niteliği ile icracı veya yapımcının sahip olabileceği bağlantılı haklar birbirine karıştırılmamalıdır.</p>
<h3 id="guzel-sanatlar">3. Güzel Sanat Eserleri</h3>
<p>FSEK m.4, estetik değere sahip olan resim, heykel, mimarlık eseri, fotoğrafik eser, grafik eser, karikatür ve Kanun&#8217;da sayılan diğer ürünleri güzel sanat eserleri kapsamında düzenler.</p>
<p>Bu grupta, çalışmanın sahibine özgü yaratıcı özellikleri ve ilgili eser kategorisinin aradığı estetik değer birlikte ele alınır.</p>
<p>Örneğin bir fotoğrafın çekilmiş olması veya bir grafik tasarımın profesyonel olarak hazırlanması, eser niteliğinin kendiliğinden kabul edilmesini gerektirmez. Kompozisyon, seçilen ifade biçimi ve diğer yaratıcı tercihler somut çalışmanın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.</p>
<p>Fotoğrafın hangi koşullarda eser sayılabileceği, <a href="https://www.sarioglusefer.com/fotograf-telif-hakki/">fotoğraf eserlerinde hususiyet ve eser sahipliği</a> başlığında ayrıca incelenir.</p>
<h3 id="sinema">4. Sinema Eserleri</h3>
<p>FSEK m.5, gösterildiği materyalden bağımsız olarak teknik araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisini sinema eseri kapsamında tanımlar.</p>
<p>Bu kategori yalnızca sinema salonlarında gösterilen kurmaca filmlerden ibaret değildir. Belgeseller, öğretici filmler ve benzeri hareketli görüntü çalışmaları da özelliklerine göre sinema eseri niteliği taşıyabilir.</p>
<p>Bununla birlikte hareketli görüntü içeren her kayıt bakımından hususiyetin bulunduğu otomatik olarak kabul edilmez. Koruma değerlendirmesinde somut ürünün yaratıcı özellikleri dikkate alınmalıdır.</p>
<h3 id="islenme-derleme">İşlenme ve Derleme Eserler</h3>
<p>FSEK m.6, başka bir eserden yararlanılarak oluşturulan belirli işlenmeleri ve yaratıcı seçim veya düzenleme içeren derlemeleri düzenler.</p>
<p>Örneğin bir romanın çevirisi, yaratıcı dilsel tercihleriyle hususiyet taşıyorsa işlenme eser olarak korunabilir. Ancak işlenmenin eser niteliği kazanması, kaynak eserin sahibine ait hakları ortadan kaldırmaz.</p>
<p>Bir derlemede de koruma, seçme ve düzenlemenin yaratıcı özelliklerine ilişkin olabilir. Derlemenin korunması, içinde yer alan bütün bilgilerin veya verilerin kendiliğinden münhasır hak konusu hâline geldiği anlamına gelmez.</p>
<p>İşlenme eserler bakımından asıl eser ile yeni yaratıcı katkı arasındaki hak ilişkisi, <a href="https://www.sarioglusefer.com/islenme-eser-telif-hakki/">işlenme eser, çeviri ve uyarlamada telif hakları</a> kapsamında ayrıca değerlendirilir.</p>
<h2 id="korumanin-dogumu">Telif Koruması Ne Zaman Doğar?</h2>
<p>FSEK kapsamında eser niteliği taşıyan bir ürün üzerindeki koruma, kural olarak eserin meydana getirilmesiyle kendiliğinden doğar. Eser sahibinin önceden bir kuruma başvurması veya hak yaratıcı nitelikte tescil işlemi yaptırması genel bir koruma şartı değildir.</p>
<p>Bu nedenle bir yazarın özgün metni henüz yayımlanmamış, bir bestecinin eseri piyasaya sunulmamış veya bir ressamın tablosu sergilenmemiş olsa da ilgili çalışma eser niteliği taşıyorsa telif korumasından yararlanabilir.</p>
<h3 id="alenilesme-yayimlanma">Alenileşme ve Yayımlanma Korumanın Şartı mıdır?</h3>
<p>Hayır. FSEK m.7, alenileşme ve yayımlanmayı birbirinden ayrı biçimde tanımlar.</p>
<p>Hak sahibinin rızasıyla kamuya sunulan eser alenileşmiş sayılır. Eserin çoğaltılmış nüshalarının hak sahibinin rızasıyla Kanun&#8217;da belirtilen biçimlerde kamuya sunulması ise yayımlanma bakımından değerlendirilir.</p>
<p>Eserin meydana getirilmesi, alenileştirilmesi ve yayımlanması farklı hukuki aşamalardır. Bir eserin henüz kamuya açıklanmamış olması, onun telif korumasından yararlanamayacağı anlamına gelmez.</p>
<h3 id="kayit-tescil">Telif Hakkı İçin Kayıt veya Tescil Zorunlu mudur?</h3>
<p>FSEK anlamında eser korumasının doğması için genel olarak kurucu nitelikte bir kayıt veya tescil şartı aranmaz.</p>
<p>FSEK m.13&#8217;te düzenlenen kayıt ve tescil işlemleri, hak yaratma amacından ayrı olarak hak sahipliğinin belirlenmesinde ispat kolaylığı ve hakların takibi gibi işlevler taşır. Kanunun film ve fonogram yapımcıları bakımından öngördüğü özel kayıt ve tescil hükümleri, bütün eserler için genel kurucu tescil şartı olarak yorumlanmamalıdır.</p>
<p>Dolayısıyla bir kayıt belgesinin bulunması, eser niteliği taşımayan çalışmaya kendiliğinden telif koruması kazandırmaz. Aynı şekilde kayıt yapılmamış olması da eser niteliği mevcut bir ürünün korunmasını tek başına engellemez.</p>
<p>Kayıt türleri, başvuru belgeleri ve işlemlerin hukuki etkileri <a href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-nasil-alinir/">telif hakkının nasıl alındığı ve kayıt-tescilin işlevi</a> konusunda ayrıca açıklanır.</p>
<h3 id="telif-isareti">© İşareti Konulması Gerekli midir?</h3>
<p>Bir eserin üzerine © işareti, eser sahibinin adı veya hakların saklı olduğuna ilişkin açıklama yazılması, FSEK kapsamında korumanın doğması için genel bir şart değildir.</p>
<p>Bu işaretler hak sahipliği iddiasının açıklanmasına ve üçüncü kişilerin bilgilendirilmesine yardımcı olabilir. Ancak işaretin bulunması, çalışmanın eser niteliğini veya işareti kullanan kişinin hak sahibi olduğunu tek başına kanıtlamaz.</p>
<p>Benzer biçimde © işaretinin bulunmaması, eser niteliği taşıyan bir çalışmanın korumasız olduğu anlamına gelmez.</p>
<h2 id="eser-niteliginin-degerlendirilmesi">Somut Ürünlerde Eser Niteliği Nasıl Değerlendirilir?</h2>
<p>Bir çalışmanın eser sayılıp sayılmadığı, yalnızca ürünün adı veya kullanıldığı sektör üzerinden belirlenemez. İncelemede korunması istenen somut ifade ve bu ifadedeki yaratıcı katkı esas alınmalıdır.</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th scope="col">Çalışma</th>
<th scope="col">Hukuki değerlendirmede önemli ayrım</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>Özgün şiir veya roman</td>
<td>Yazarın anlatımı ve yaratıcı ifade özellikleri korunabilir; genel konu ve sıradan kelimeler kendiliğinden tekelleştirilemez.</td>
</tr>
<tr>
<td>Film veya kitap fikri</td>
<td>Yalnızca genel fikir yeterli değildir; hususiyet taşıyan somut ifade bulunmalıdır.</td>
</tr>
<tr>
<td>Fotoğraf</td>
<td>Çalışmanın niteliğine göre yaratıcı tercihler ve ilgili eser kategorisinin koşulları incelenir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Teknik çizim veya mimari proje</td>
<td>Standart ve zorunlu unsurlarla sahibine özgü ifade birbirinden ayrılır.</td>
</tr>
<tr>
<td>Bilgisayar programı</td>
<td>Korunabilir program ifadesi ile altında yatan fikir ve ilkeler ayrı değerlendirilir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Veri derlemesi</td>
<td>Verilerin kendisi ile seçim ve düzenlemedeki yaratıcı katkı birbirine karıştırılmaz.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu örnekler kesin eserlik veya korumasızlık kararları değildir. Somut çalışmanın özelliklerine göre değerlendirme değişebilir.</p>
<p>Özellikle mesleki veya teknik çalışmalarda, ürünün hazırlanmasının zorunlu kıldığı standart çözümlerle sahibinin yaratıcı tercihleri arasındaki ayrım önem taşır.</p>
<p>Örneğin aynı teknik ihtiyacı karşılayan iki mimari projede ortak işlevsel unsurlar bulunabilir. Bu ortaklık tek başına bir projenin diğerinden alındığını veya telif hakkının ihlal edildiğini göstermez. Öncelikle ilgili projelerin korunabilir yaratıcı özelliklerinin belirlenmesi gerekir.</p>
<h2 id="eser-niteliginin-ispati">Bir Çalışmanın Eser Niteliği Nasıl İspatlanır?</h2>
<p>Bir uyuşmazlıkta eserin hangi tarihte veya kim tarafından oluşturulduğuna ilişkin deliller önemli olabilir. Bununla birlikte <strong>eser niteliğinin ispatı ile eser sahipliğinin ispatı aynı hukuki soru değildir.</strong></p>
<p>Eser niteliğinin değerlendirilmesinde çalışmanın içeriği, anlatım biçimi, yaratıcı tercihleri ve ilgili eser kategorisinin özellikleri incelenir. Eser sahipliğinde ise yaratıcı katkının hangi kişi veya kişiler tarafından gerçekleştirildiği önem kazanır.</p>
<p>Somut olayın özelliklerine göre şu belgeler değerlendirmeye yardımcı olabilir:</p>
<ul>
<li>İlk taslaklar ve çalışma dosyaları,</li>
<li>Metin, çizim veya tasarımın gelişim aşamalarını gösteren kayıtlar,</li>
<li>Elektronik dosyaların sürüm geçmişleri,</li>
<li>Yaratıcı tercihleri açıklayan çalışma notları,</li>
<li>Ürünün ilk ve sonraki biçimlerini gösteren belgeler,</li>
<li>Gerektiğinde teknik veya sanatsal bilirkişi incelemesine konu olabilecek özgün dosyalar.</li>
</ul>
<p>Bu belgeler farklı vakıaları destekleyebilir. Örneğin tarihli bir taslak, çalışmanın belirli bir zamanda mevcut olduğunu gösterebilir; ancak taslağın FSEK anlamında hususiyet taşıdığını tek başına kanıtlamaz.</p>
<p>Benzer şekilde bir çalışmanın belirli kişi adına kaydedilmiş olması veya yayımlanmış nüshasında o kişinin adının bulunması, eser niteliği ile eser sahipliği konularının ayrı incelenmesi gereğini ortadan kaldırmaz.</p>
<p>FSEK m.11&#8217;de düzenlenen eser sahipliği karinesi ve delillerin hukuki etkileri, <a href="https://www.sarioglusefer.com/eser-sahipligi-nasil-ispatlanir/">eser sahipliğinin nasıl ispatlandığı</a> başlıklı ayrı incelemenin konusudur.</p>
<h2 id="korumanin-kapsami">Eser Niteliğinin Bulunması Hangi Hakları Sağlar ve Korumanın Sınırları Nelerdir?</h2>
<p>Bir ürünün eser sayılması, FSEK&#8217;in öngördüğü mali ve manevi hak korumasının temelini oluşturur. Ancak eser niteliğinin bulunması, her kullanımın yasak olduğu veya eser sahibinin ürünle ilişkili bütün fikir ve bilgileri tek başına kullanabileceği anlamına gelmez.</p>
<p>FSEK m.21-25 kapsamında işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim hakları düzenlenmiştir. Mali hakların kapsamı ve birbirinden bağımsızlığı, <a href="https://www.sarioglusefer.com/eser-sahibinin-mali-haklari/">eser sahibinin mali hakları</a> konusunda ayrıntılı incelenir.</p>
<p>FSEK m.14-17 ise eser sahibinin eserle kurduğu kişisel ilişkiyi koruyan manevi hak ve yetkileri düzenler. Bu korumanın koşulları <a href="https://www.sarioglusefer.com/eser-sahibinin-manevi-haklari/">eser sahibinin manevi hakları</a> kapsamında ele alınır.</p>
<p>Burada temel ayrım, eser niteliğinin korunabilir fikrî ürünü belirlemesi; mali ve manevi hak hükümlerinin ise o ürün üzerinde ileri sürülebilecek yetkileri düzenlemesidir.</p>
<p>Korunan eserden yararlanma, Kanun&#8217;da öngörülen istisna ve sınırlamalara da tabidir. Örneğin FSEK m.35 belirli şartlarla iktibasa izin verir. Ancak kaynak gösterilmesi her türlü kullanımın serbest olduğu anlamına gelmez.</p>
<p>Ayrıca eser üzerindeki fikrî hak ile eserin üzerinde bulunduğu fiziksel eşyanın mülkiyeti farklıdır. Bir resmin veya kitap nüshasının satın alınması, esere ilişkin bütün fikrî hakların kendiliğinden devralındığını göstermez.</p>
<p>Dolayısıyla eserlik değerlendirmesinden sonra, somut uyuşmazlığın niteliğine göre hak sahibi, ilgili kullanım biçimi, izin ve kanuni istisnalar ayrıca incelenmelidir.</p>
<h2 id="sikca-sorulan-sorular">Telif Hakkı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular</h2>
<h3 id="sss-1">1. Her Yazı veya Fotoğraf Telif Hakkıyla Korunur mu?</h3>
<p>Hayır. Bir yazının veya fotoğrafın FSEK kapsamında eser sayılabilmesi için ilgili eser kategorisinin koşullarını karşılaması ve sahibinin hususiyetini taşıması gerekir. Çalışmanın yayımlanması, profesyonel hazırlanması veya ticari amaçla kullanılması tek başına yeterli değildir.</p>
<h3 id="sss-2">2. Telif Hakkı Tescil Yapılmadan da Var Olabilir mi?</h3>
<p>Evet. FSEK anlamında eser niteliği taşıyan ürün üzerindeki koruma kural olarak kendiliğinden doğar. Genel olarak kurucu nitelikte tescil şartı aranmaz. Bununla birlikte kayıt işlemlerinin ispat ve hak takibi bakımından ayrı hukuki işlevleri bulunabilir.</p>
<h3 id="sss-3">3. Bir Fikri İlk Benim Bulmam Telif Hakkı Sahibi Olmam İçin Yeterli midir?</h3>
<p>Hayır. Genel bir düşünceyi ilk ileri sürmek, o düşüncenin bütün kullanım biçimleri üzerinde telif hakkı sağlamaz. Korunması istenen ürünün FSEK kapsamında eser niteliği taşıyan somut yaratıcı ifadeye dönüşmüş olması gerekir.</p>
<h3 id="sss-4">4. İnternette Ücretsiz Paylaşılan Bir İçeriğin Telif Hakkı Olabilir mi?</h3>
<p>Evet. Bir içeriğin ücretsiz erişime sunulması, eserin koruma koşullarını ortadan kaldırmaz. İnternette herkes tarafından görülebilen bir çalışmanın eser niteliği bulunabilir. Ancak hangi kullanımın izin gerektirdiği veya kanuni istisna kapsamında kaldığı ayrı değerlendirilir.</p>
<h3 id="sss-5">5. Eserin Henüz Yayımlanmamış Olması Telif Korumasını Engeller mi?</h3>
<p>Hayır. Korunabilir eser meydana getirilmişse, eserin henüz yayımlanmamış veya kamuya sunulmamış olması kural olarak korumanın bulunmasını engellemez. FSEK m.7&#8217;deki alenileşme ve yayımlanma kavramları, eser niteliğinin meydana gelmesinden farklı hukuki olgulardır.</p>
<h3 id="sss-6">6. Eserin Ticari Değeri Olmaması Telif Korumasını Engeller mi?</h3>
<p>Hayır. Bir çalışmanın satılmaması, gelir elde etmemesi veya ticari değerinin düşük olması tek başına telif korumasını engellemez. FSEK kapsamında eser niteliği, ürünün ilgili eser kategorisine girmesi ve sahibinin hususiyetini taşıması temelinde değerlendirilir.</p>
<h2 id="sonuc">Sonuç</h2>
<p>Telif hakkının temelinde, FSEK kapsamında korunabilir bir eser bulunması yer alır. FSEK m.1/B-a ve m.2-6 uyarınca bir çalışmanın eser olarak korunabilmesi için Kanun&#8217;da öngörülen eser kategorilerinden birine girmesi ve sahibinin hususiyetini taşıması gerekir. Bu şartları karşılayan ürünlerde koruma, kural olarak eser meydana getirildiğinde kendiliğinden doğar.</p>
<p>Bir çalışmaya emek harcanması, profesyonel biçimde hazırlanması, yayımlanması veya kayıt altına alınması eser niteliğinin yerine geçmez. Özellikle soyut fikir ile somut ifade, standart unsurlar ile yaratıcı tercihler ve eser niteliği ile eser sahipliği arasındaki ayrımların doğru kurulması gerekir.</p>
<p>Somut bir çalışmanın eser niteliğinin belirlenmesi, korunabilir yaratıcı unsurlarının değerlendirilmesi veya telif hakkından doğan hukuki menfaatlerin incelenmesi bakımından <a href="https://www.sarioglusefer.com/telif-avukati/">telif hukuku alanındaki hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık hizmetleri</a> hakkında bilgi alınabilir.</p>
<p class="ss-yazar">Yazar Avukat <a href="/avukat-fatih-sefer/">Fatih Sefer</a></p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/telif-hakki-nedir/">Telif Hakkı Nedir? Eser Niteliği ve Korunma Şartları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Patent Faydalı Model Çifte Koruma: Aynı Buluş İçin İki Belge Alınabilir Mi?</title>
		<link>https://www.sarioglusefer.com/patent-faydali-model-cifte-koruma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Fatih Sefer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2026 22:02:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Patent Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sarioglusefer.com/?p=6722</guid>

					<description><![CDATA[<p>patent faydalı model çifte koruma, aynı buluş için aynı kişiye veya hukuki halefine aynı koruma kapsamında birbirinden bağımsız iki sınai mülkiyet belgesi verilmesini sınırlandıran hukuki kuralı ifade eder. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu&#8217;nun (SMK) 145/2. maddesi uyarınca, aynı buluşa aynı koruma kapsamıyla hem patent hem faydalı model verilmesi mümkün değildir. Ancak teknik bakımdan ilişkili fakat ... <a title="Patent Faydalı Model Çifte Koruma: Aynı Buluş İçin İki Belge Alınabilir Mi?" class="read-more" href="https://www.sarioglusefer.com/patent-faydali-model-cifte-koruma/" aria-label="Patent Faydalı Model Çifte Koruma: Aynı Buluş İçin İki Belge Alınabilir Mi? hakkında daha fazlasını okuyun">Devamını oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/patent-faydali-model-cifte-koruma/">Patent Faydalı Model Çifte Koruma: Aynı Buluş İçin İki Belge Alınabilir Mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ss-mak" style="line-height: 1.8;">
<p>patent faydalı model çifte koruma, aynı buluş için aynı kişiye veya hukuki halefine aynı koruma kapsamında birbirinden bağımsız iki sınai mülkiyet belgesi verilmesini sınırlandıran hukuki kuralı ifade eder. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu&#8217;nun (SMK) 145/2. maddesi uyarınca, aynı buluşa aynı koruma kapsamıyla hem patent hem faydalı model verilmesi mümkün değildir. Ancak teknik bakımdan ilişkili fakat koruma kapsamları farklı buluşlar bakımından ayrı haklar elde edilmesi, her başvurunun kendi hukuki şartlarını karşılaması koşuluyla değerlendirilebilir.</p>
<p>Bu ayrımda belirleyici olan yalnızca başvuruların isimleri veya teknik alanları değildir. Buluşun teknik içeriği, patent istemleri, faydalı model istemleri, hak sahipleri arasındaki ilişki ve başvuruların birbirinden bağımsız olup olmadığı birlikte incelenmelidir. Ayrıca iki ayrı başvurunun yapılabilmesi ile bu başvurular sonucunda iki bağımsız koruma belgesinin verilmesi birbirinden farklı hukuki aşamalardır.</p>
<nav class="ss-nav" aria-label="İçindekiler"><strong>İçindekiler</strong></p>
<ol>
<li><a href="#cifte-koruma-yasagi">Çifte Koruma Yasağının Hukuki Dayanağı</a></li>
<li><a href="#yasagin-sartlari">Yasağın Uygulanma Şartları</a></li>
<li><a href="#koruma-kapsami">Aynı Koruma Kapsamı Nasıl Belirlenir?</a></li>
<li><a href="#ayri-basvurular">Ayrı Patent ve Faydalı Model Başvuruları</a></li>
<li><a href="#donusturme">Başvuru Dönüştürme ve Çifte Koruma Farkı</a></li>
<li><a href="#farkli-buluslar">Farklı Teknik Buluşların Korunması</a></li>
<li><a href="#hukuki-inceleme">Çakışma Riskinin İncelenmesi</a></li>
<li><a href="#sss">Sık Sorulan Sorular</a></li>
<li><a href="#sonuc">Sonuç</a></li>
</ol>
</nav>
<h2 id="cifte-koruma-yasagi">Çifte Koruma Yasağının Hukuki Dayanağı</h2>
<p>Türk patent hukukunda aynı buluşun aynı kapsamda birden fazla bağımsız belgeyle korunmasını engelleyen temel düzenleme SMK m.145/2&#8217;dir. Hüküm, aynı kişiye veya onun halefine, aynı buluş konusunda ve aynı koruma kapsamıyla birbirinden bağımsız birden fazla patent, birden fazla faydalı model veya hem patent hem faydalı model verilmesini yasaklamaktadır.</p>
<div class="ss-kanun">
<p><strong>Hukuki dayanak — 6769 sayılı SMK m.145/2:</strong> Aynı kişiye veya halefine, aynı buluş konusunda, aynı koruma kapsamıyla, birbirinden bağımsız olarak birden fazla patent veya faydalı model ya da bu belgelerin her ikisi verilmez.</p>
</div>
<p>Hüküm yalnızca patent ile faydalı modelin birlikte verilmesini değil, aynı şartlar altında aynı türden birden fazla bağımsız belgenin verilmesini de engeller. Dolayısıyla çifte koruma yasağı, iki farklı belge türü arasındaki teknik ayrımdan daha geniş bir hukuki işleve sahiptir.</p>
<p>SMK m.145/1 ise faydalı modele ilişkin özel bir hüküm bulunmadığında ve faydalı modelin özellikleriyle çelişmediğinde patent hükümlerinin faydalı modeller hakkında da uygulanacağını öngörür. Böylece iki koruma türünün ortak kuralları ile faydalı modele özgü hükümleri birlikte değerlendirilir.</p>
<p>Patent ve faydalı modelin genel hukuki nitelikleri, koruma koşulları ve süreleri arasındaki farklılıklar <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-faydali-model-farki/">patent ile faydalı model arasındaki farklar</a> konusunda ayrıca açıklanmaktadır. Buradaki temel sorun ise aynı teknik buluş için iki bağımsız koruma hakkının hangi koşullarda bir arada bulunabileceğidir.</p>
<h2 id="yasagin-sartlari">Çifte Koruma Yasağının Uygulanma Şartları</h2>
<p>SMK m.145/2&#8217;deki yasak değerlendirilirken dört unsurun birlikte incelenmesi gerekir: hak sahipliği, buluşun aynılığı, koruma kapsamının aynılığı ve belgelerin birbirinden bağımsız olması.</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th scope="col">İncelenen unsur</th>
<th scope="col">Hukuki değerlendirme</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Aynı kişi veya halefi</strong></td>
<td>Belgelerin aynı hak sahibine veya onun hukuki halefine ait olup olmadığı incelenir.</td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Aynı buluş</strong></td>
<td>Başvuruların aynı teknik çözümü konu edinip edinmediği belirlenir.</td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Aynı koruma kapsamı</strong></td>
<td>İstemlerin sağladığı hukuki koruma karşılaştırılır; yalnızca başlık veya tarifname benzerliğiyle yetinilmez.</td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Bağımsız belgeler</strong></td>
<td>Ayrı koruma haklarının verilmesinin söz konusu olup olmadığı, başvuruların hukuki niteliği üzerinden değerlendirilir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3 id="ayni-hak-sahibi">Aynı Kişi veya Hukuki Halefi Olma Şartı</h3>
<p>Kanun, aynı kişiye veya halefine aynı buluş için aynı kapsamda bağımsız koruma belgeleri verilmesini engeller. Bu nedenle yalnızca başvuru tarihinde sicilde görünen kişi değil, hakların devri veya diğer hukuki halefiyet ilişkileri de önem taşıyabilir.</p>
<p>Örneğin patent başvurusunun bir şirket tarafından yapılması, sonradan bu hakkın başka bir şirkete devredilmesi ve aynı kapsamda faydalı model koruması elde edilmeye çalışılması durumunda hak sahipliği zinciri incelenmelidir. Hakların devredilmiş olması, çifte koruma yasağının kendiliğinden uygulanamaz hâle geldiği anlamına gelmez.</p>
<p>Buna karşılık belgelerin farklı kişilerin adına bulunması, uyuşmazlığın otomatik olarak çifte koruma yasağı kapsamında çözüleceği anlamına da gelmez. Böyle bir durumda başvuru önceliği, önceki teknik ve hak sahipliği gibi diğer hukuki meseleler ayrıca gündeme gelebilir.</p>
<h3 id="ayni-bulus-sarti">Aynı Buluşun Konu Edilmesi</h3>
<p>İki başvurunun aynı teknik alanda bulunması veya aynı ürünle ilişkili olması, tek başına aynı buluşu konu edindiklerini göstermez. Aynı cihaz içerisinde birden fazla teknik çözüm bulunabilir. Bunların gerçekten ayrı buluşlar olup olmadığı, teknik özellikleri ve sağladıkları çözümler üzerinden değerlendirilir.</p>
<p>Örneğin bir makinenin titreşim azaltma mekanizması ile ayrı bir teknik probleme çözüm getiren bağlantı sistemi, aynı makinede kullanılmalarına rağmen farklı buluş konuları oluşturabilir.</p>
<p>Buna karşılık aynı mekanizmanın yalnızca farklı teknik kelimelerle açıklanması, kendiliğinden yeni ve ayrı bir buluş ortaya çıkarmaz.</p>
<h3 id="ayni-koruma-sarti">Koruma Kapsamının Aynı Olması</h3>
<p>Çifte koruma yasağının uygulanmasında en önemli değerlendirmelerden biri, iki belgenin sağladığı korumanın aynı olup olmadığıdır. Başvuruların aynı ürün adını taşıması veya teknik çizimlerinin benzemesi tek başına yeterli değildir.</p>
<p>İstemlerde tanımlanan teknik unsurlar ve bu unsurların hukuki korumaya etkileri karşılaştırılmalıdır. Farklı kelimeler kullanılmış olmasına rağmen aynı teknik çözümün aynı kapsamda korunduğu anlaşılıyorsa yalnızca ifade değişikliği çifte koruma yasağını bertaraf etmez.</p>
<h3 id="bagimsiz-belgeler">Belgelerin Birbirinden Bağımsız Olması</h3>
<p>SMK m.145/2, birbirinden bağımsız koruma belgelerinin verilmesini düzenler. Patent başvurusunun faydalı modele dönüştürülmesi ise aynı başvurunun hukuken başka bir başvuru türüne çevrilmesi olduğundan iki bağımsız koruma belgesi edinilmesiyle aynı işlem değildir.</p>
<p>Bu nedenle bağımsız iki başvuru yapılması, mevcut başvurunun dönüştürülmesi ve bir başvurunun kanuni şartlarla bölünmesi ayrı hukuki işlemler olarak değerlendirilmelidir.</p>
<h2 id="koruma-kapsami">Patent ve Faydalı Modelde Aynı Koruma Kapsamı Nasıl Belirlenir?</h2>
<p>SMK m.89/1 uyarınca patent başvurusu veya patentin sağladığı koruma kapsamı istemlerle belirlenir. İstemlerin yorumlanmasında ise tarifname ve resimlerden yararlanılır. SMK m.145/1&#8217;deki atıf kuralı çerçevesinde, faydalı modelin niteliğine uygun olduğu ölçüde aynı yaklaşım faydalı model bakımından da önem taşır.</p>
<p>Bu nedenle patent ve faydalı model belgelerinin karşılaştırılmasında yalnızca teknik başlıkların veya açıklama metinlerinin benzerliğine bakılması yeterli değildir.</p>
<p>Koruma kapsamının karşılaştırılmasında özellikle şu unsurlar incelenir:</p>
<ul>
<li>Patent ve faydalı model istemlerinde tanımlanan zorunlu teknik özellikler.</li>
<li>İstemlerin koruduğu ürün veya teknik yapının niteliği.</li>
<li>Tarifname ve resimlerin istemlerin yorumlanmasına etkisi.</li>
<li>İstemler arasındaki farklılıkların gerçek bir teknik ve hukuki kapsam farkı oluşturup oluşturmadığı.</li>
<li>Başvuruların önceki içerikleri, değişiklikleri ve varsa yayımlanmış istemleri.</li>
<li>Hak sahipliği ve başvuruların birbirleriyle olan hukuki ilişkisi.</li>
</ul>
<p><strong>Önemli ayrım:</strong> İki istemin kelimesi kelimesine aynı olmaması, mutlaka farklı koruma kapsamlarına sahip olduklarını göstermez. Aynı şekilde, istemlerde belirli ortak unsurların bulunması da bütün koruma kapsamının zorunlu olarak aynı olduğu anlamına gelmez.</p>
<h3 id="teknik-ornek">Örnek: Aynı Kilitleme Mekanizması</h3>
<p>Bir üretici, ayarlanabilir bir mekanik kilitleme yapısını patent başvurusunda belirli teknik unsurlarla tanımlamış olsun. Daha sonra aynı üretici, aynı kilitleme yapısını aynı teknik unsurlar ve aynı koruma kapsamıyla faydalı model başvurusuna konu ederse SMK m.145/2 bakımından çifte koruma sorunu doğar.</p>
<p>İkinci başvuruda kilitleme parçasının farklı bir teknik isimle ifade edilmesi veya istem cümlelerinin yeniden düzenlenmesi tek başına bu sorunu ortadan kaldırmaz.</p>
<p>Buna karşılık üretici, aynı makine için ayrıca farklı bir teknik probleme çözüm sağlayan ve önceki istemlerden farklı kapsamda koruma konusu olabilecek yeni bir bağlantı mekanizması geliştirmişse, bu yeni teknik çözüm bakımından bağımsız koruma imkânı ayrıca incelenebilir.</p>
<p>İkinci durumda da korumanın mümkün olduğu peşinen kabul edilemez. Yeni mekanizmanın gerçekten ayrı bir buluş oluşturması, ilgili koruma türünün şartlarını taşıması ve önceki teknik karşısında gerekli yenilik koşulunu sağlaması gerekir.</p>
<h2 id="ayri-basvurular">Aynı Buluş İçin İki Ayrı Başvuru Yapılabilir mi?</h2>
<p>Çifte koruma yasağı açısından başvurunun yapılması ile bağımsız koruma belgesinin verilmesi arasındaki fark önemlidir. SMK m.145/2&#8217;nin açıkça düzenlediği sonuç, maddede belirtilen şartlar altında birden fazla bağımsız patent veya faydalı model belgesinin verilmemesidir.</p>
<p>Dolayısıyla iki ayrı başvurunun yapılmış olması, iki ayrı koruma hakkının kesin olarak doğacağı anlamına gelmez. Başvuruların işlemleri sırasında bunların hukuki şartları ve birbirleriyle ilişkileri değerlendirilir.</p>
<h3 id="basvuru-sirasi">Başvuru Tarihi ve Önceki Tekniğin Etkisi</h3>
<p>Aynı veya ilişkili teknik içerikler için farklı tarihlerde başvuru yapılması, çifte koruma yasağından ayrı olarak yenilik incelemesini de etkileyebilir.</p>
<p>SMK m.83, yeniliğin değerlendirilmesinde tekniğin bilinen durumunu esas alır. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları, kamuya erişilebilir teknik açıklamalar yanında belirli şartları taşıyan önceki tarihli patent ve faydalı model başvurularının içeriklerinin de dikkate alınmasını düzenler.</p>
<p>Bu nedenle ilk başvurunun açıklanması veya önceki tarihli başvuru niteliği, daha sonra yapılan başvurunun yeniliği açısından önem taşıyabilir.</p>
<p><strong>Örneğin:</strong> Bir buluşun tüm teknik özellikleri önceki bir patent başvurusunda açıklanmışsa, aynı özelliklerin daha sonraki faydalı model başvurusunda yeniden ileri sürülmesi yenilik yönünden ayrıca incelenir. İkinci başvurunun farklı bir belge türüne yönelmesi, önceki teknikten kaynaklanan engelleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.</p>
<p>Faydalı model bakımından yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik şartları SMK m.142&#8217;de düzenlenmiştir. Bu koşulların ayrıntılı incelenmesi <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-nedir/">faydalı modelin korunma şartları</a> konusunda yapılmaktadır.</p>
<h3 id="iki-basvurunun-sonucu">İki Başvurunun Bulunması İki Ayrı Hak Sağlar mı?</h3>
<p>Hayır. Başvurunun yapılmış olması, başvuru sahibinin aynı buluş üzerinde aynı kapsamda hem patent hem faydalı model korumasını kesin olarak elde ettiği anlamına gelmez.</p>
<p>Patent veya faydalı model verilmesine ilişkin işlemlerin tamamlanması, ilgili maddi ve usuli şartların sağlanmasına bağlıdır. İki başvurunun kapsamlarının çakışması hâlinde, başvuruların teknik içeriği ve SMK m.145/2&#8217;deki yasak birlikte değerlendirilmelidir.</p>
<p>Faydalı model başvurusunun kendine özgü araştırma ve değerlendirme usulü ise <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-basvurusu/">faydalı model başvuru süreci</a> başlıklı incelemenin konusudur.</p>
<h2 id="donusturme">Patent Başvurusunu Faydalı Modele Dönüştürmek Çifte Koruma mıdır?</h2>
<p>Hayır. Bir patent başvurusunun faydalı model başvurusuna veya faydalı model başvurusunun patent başvurusuna dönüştürülmesi, aynı teknik içerik üzerinden iki bağımsız koruma belgesi elde edilmesiyle aynı anlama gelmez.</p>
<p>SMK m.104, iki başvuru türü arasında belirli koşullarla dönüşüm yapılmasına imkân tanımaktadır. Dönüşümde mevcut başvurunun hukuki türü değiştirilir. Bu işlem, aynı buluş için patent ve faydalı model haklarının eş zamanlı ve birbirinden bağımsız olarak elde edilmesini sağlayan bir yol değildir.</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th scope="col">İşlem</th>
<th scope="col">Hukuki niteliği</th>
<th scope="col">Çifte koruma açısından önemi</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>Bağımsız patent ve faydalı model başvuruları</td>
<td>Birbirinden ayrı başvurular söz konusudur.</td>
<td>SMK m.145/2&#8217;deki şartlar oluşursa aynı kapsamda iki bağımsız belge verilmesi yasaktır.</td>
</tr>
<tr>
<td>Patent başvurusunun faydalı modele dönüştürülmesi</td>
<td>Mevcut başvuru faydalı model başvurusuna dönüştürülür.</td>
<td>İşlem iki ayrı koruma belgesi verilmesi anlamına gelmez.</td>
</tr>
<tr>
<td>Faydalı model başvurusunun patente dönüştürülmesi</td>
<td>Mevcut başvuru patent başvurusuna dönüştürülür.</td>
<td>Başvuru yeni türün ilgili hükümlerine göre değerlendirilir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Gerçekten farklı teknik buluşlar için ayrı başvurular</td>
<td>Birbirinden ayrılabilen teknik koruma konuları bulunabilir.</td>
<td>Her başvurunun kendi şartları ve önceki teknik karşısındaki durumu ayrıca incelenir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>SMK m.104/4 uyarınca dönüşen başvuruda rüçhan hakkı talep edilmişse aynı rüçhan hakkı dönüşmüş başvuru için de tanınır. Maddenin beşinci fıkrası ise dönüştürülmüş bir başvuru hakkında yapılan yeniden dönüştürme taleplerinin işleme alınmayacağını düzenler.</p>
<p>Dönüştürme talebinin hangi aşamada yapılabileceği, gerekli belgeler ve işlem süreleri <a href="https://www.sarioglusefer.com/patentten-faydali-modele-donusum/">patentten faydalı modele dönüşüm</a> konusunda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.</p>
<h2 id="farkli-buluslar">Aynı Üründeki Farklı Buluşlar Patent ve Faydalı Modelle Korunabilir mi?</h2>
<p>Aynı ticari ürün içerisinde farklı teknik buluşların bulunması mümkündür. SMK m.145/2, aynı ürünle ilişkili bütün teknik çözümlerin mutlaka tek bir koruma belgesinde toplanmasını öngörmez. Yasak, hükümde belirtilen şartlar altında aynı buluş ve aynı koruma kapsamı için bağımsız belgeler verilmesine ilişkindir.</p>
<p>Bu nedenle bir ürünün farklı teknik özellikleri, gerçekten ayrı koruma konuları oluşturuyorsa, patent veya faydalı model bakımından ayrı ayrı değerlendirilebilir.</p>
<h3 id="farkli-teknik-cozum">Farklı Teknik Çözümlere İlişkin Örnek</h3>
<p>Bir işletmenin endüstriyel bir cihaz geliştirdiğini düşünelim. Cihazın içerisinde enerji tüketimini azaltan belirli bir teknik çözüm ve bundan bağımsız olarak montajı kolaylaştıran yeni bir mekanik bağlantı yapısı bulunabilir.</p>
<p>Enerji tüketimini azaltan çözüm patentlenebilirlik şartlarını taşıyorsa patent koruması bakımından değerlendirilebilir. Mekanik bağlantı yapısı da ayrı bir buluş oluşturuyor ve faydalı modele özgü şartları karşılıyorsa faydalı model korumasına konu edilebilir.</p>
<p>Burada belirleyici olan, iki ayrı başvurunun aynı koruma kapsamını yeniden üretmemesidir. Ayrıca başvuruların ayrı teknik çözümlere dayanması da tek başına yeterli değildir; her buluşun kendi hukuki koşullarını karşılaması gerekir.</p>
<h3 id="farkli-kapsam-garanti-degil">Farklı İstemler Her Zaman İki Ayrı Koruma Sağlar mı?</h3>
<p>Hayır. İstemlerin farklı biçimde yazılması, ikinci başvurunun mutlaka geçerli olacağı anlamına gelmez. İstemler arasında gerçekten farklı bir koruma kapsamı bulunsa dahi önceki teknik, yenilik ve ilgili diğer koruma şartları incelemenin konusudur.</p>
<p>Özellikle daha önce açıklanmış bir teknik yapının yalnızca ek ifadeler kullanılarak yeniden talep edilmesi, bağımsız koruma için yeterli olmayabilir.</p>
<p>Patent korumasında buluş basamağı aranırken faydalı model bakımından SMK m.142&#8217;deki farklı maddi şartlar uygulanır. Ayrıca faydalı modelle korunamayacak buluş kategorileri bulunmaktadır. Bunların kapsamı <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-verilemeyen-buluslar/">faydalı model verilemeyen buluşlar</a> başlıklı makalede açıklanmaktadır.</p>
<h2 id="hukuki-inceleme">Patent ve Faydalı Model Korumasının Çakıştığı Nasıl Tespit Edilir?</h2>
<p>Çifte koruma sorununun tespitinde aynı kişiye ait iki sicil kaydının bulunması tek başına yeterli değildir. Hukuki değerlendirmede patent ve faydalı model dosyalarının teknik ve sicil bilgileri birlikte incelenmelidir.</p>
<h3 id="incelenecek-belgeler">İncelenmesi Gereken Başlıca Belgeler</h3>
<p>Başvuru veya koruma belgelerinin çakışıp çakışmadığına ilişkin değerlendirmede özellikle patent ve faydalı model istemleri, tarifnameler, teknik çizimler, başvuru ve varsa rüçhan tarihleri, sicildeki hak sahipleri, devir kayıtları ve başvuru işlemleri sırasında yapılan değişiklikler önem taşır.</p>
<p>İki belgenin yalnızca son hâllerinin değil, gerektiğinde önceki başvuru içeriklerinin de incelenmesi gerekir. Çünkü başvuru sürecinde yapılan istem değişiklikleri, hangi teknik özelliklerin koruma konusu hâline geldiğinin belirlenmesini etkileyebilir.</p>
<h3 id="teknik-karsilastirma">İstemler Arasında Teknik Karşılaştırma</h3>
<p>Teknik karşılaştırmada önce her bir istemin zorunlu unsurları belirlenir. Ardından istemlerin aynı teknik çözümü aynı kapsamda koruyup korumadığı değerlendirilir. Bu inceleme, yalnızca ortak kelimelerin sayılması veya çizimlerin görsel olarak karşılaştırılmasıyla yapılamaz.</p>
<p>Koruma kapsamının belirlenmesine ilişkin SMK m.89 hükümleri dikkate alınmalı; teknik uzmanlık gerektiren uyuşmazlıklarda istemlerin kapsamı, ilgili teknik alanda uzman değerlendirmesiyle açıklığa kavuşturulmalıdır.</p>
<h3 id="hukuki-sonuc">Çakışma Tespit Edilirse Hukuki Sonuç Nedir?</h3>
<p>SMK m.145/2&#8217;nin şartları gerçekleşiyorsa aynı buluş için aynı kapsamda birbirinden bağımsız iki koruma belgesinin verilmesi kanuni yasakla karşılaşır. Bununla birlikte, mevcut sicilde birden fazla belgenin bulunmasının hangi hukuki işleme veya uyuşmazlığa yol açacağı, belgelerin niteliği ve uygulanacak diğer kanuni hükümler değerlendirilmeden kesinleştirilemez.</p>
<p>Özellikle verilmiş bir faydalı modelin hükümsüzlüğü konusunda SMK m.144&#8217;te düzenlenen sebepler ve bunların somut olayda bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir. SMK m.145/2&#8217;deki yasaktan hareketle her somut olayda kendiliğinden ve usulsüz bir hak sona ermesi sonucu çıkarılamaz.</p>
<p>Faydalı modelin mahkeme kararıyla hükümsüz kılınmasına ilişkin sebepler, taraflar ve hukuki sonuçlar <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-hukumsuzlugu/">faydalı model hükümsüzlüğü</a> konusunda ayrıca incelenmektedir.</p>
<h2 id="sss">Patent ve Faydalı Model Çifte Koruma Hakkında Sık Sorulan Sorular</h2>
<h3 id="sss-1">1. Aynı buluş için hem patent hem faydalı model belgesi alınabilir mi?</h3>
<p>SMK m.145/2 uyarınca aynı kişiye veya halefine aynı buluş için aynı koruma kapsamıyla birbirinden bağımsız hem patent hem faydalı model belgesi verilemez. Farklı teknik buluşlar veya gerçekten farklı koruma kapsamları bakımından ise ilgili diğer hukuki şartlar ayrıca değerlendirilir.</p>
<h3 id="sss-2">2. Aynı buluş için önce patent, sonra faydalı model başvurusu yapmak yasağı ortadan kaldırır mı?</h3>
<p>Hayır. Başvuru sırasının değişmesi, aynı buluşun aynı kapsamda iki bağımsız belgeyle korunmasına ilişkin kanuni yasağı ortadan kaldırmaz. Ayrıca önceki başvurunun içeriği, sonraki başvurunun yenilik değerlendirmesinde önem taşıyabilir.</p>
<h3 id="sss-3">3. Patent ve faydalı model istemleri farklı yazılırsa çifte koruma yasağı uygulanmaz mı?</h3>
<p>Yalnızca farklı ifadeler kullanılması yeterli değildir. Koruma kapsamının gerçekten farklı olup olmadığı, istemlerin teknik içeriği ile tarifname ve resimlerin yorumuna göre değerlendirilir. Aynı kapsamın farklı kelimelerle ifade edilmesi yasağı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.</p>
<h3 id="sss-4">4. Aynı ürünün farklı parçaları için patent ve faydalı model alınabilir mi?</h3>
<p>Ürünün farklı parçaları gerçekten ayrı buluşlar oluşturuyorsa ve her biri ilgili koruma koşullarını karşılıyorsa ayrı başvurular değerlendirilebilir. Ancak yalnızca ürünün farklı parçalarının isimlendirilmiş olması, iki bağımsız koruma hakkı elde edilebileceğini garanti etmez.</p>
<h3 id="sss-5">5. Patent başvurusunu faydalı modele dönüştürmek iki koruma hakkı kazandırır mı?</h3>
<p>Hayır. SMK m.104 kapsamında yapılan dönüşüm, mevcut başvurunun başka bir başvuru türüne dönüştürülmesine ilişkindir. Aynı buluş için iki ayrı ve bağımsız koruma belgesinin birlikte verilmesi anlamına gelmez.</p>
<h3 id="sss-6">6. Patent ve faydalı modelin farklı kişilerin adına olması çifte koruma sorununu ortadan kaldırır mı?</h3>
<p>SMK m.145/2 aynı kişiye veya halefine bağımsız belgeler verilmesini düzenlediğinden, hak sahipleri arasındaki ilişki önemlidir. Bununla birlikte farklı kişilerin başvuru sahibi olması, başvuruların önceki teknik, yenilik, öncelik veya hak sahipliği yönünden sorunsuz olduğu anlamına gelmez.</p>
<h3 id="sss-7">7. Farklı koruma süreleri nedeniyle aynı buluşa hem patent hem faydalı model alınabilir mi?</h3>
<p>Hayır. Patent ve faydalı modelin farklı koruma sürelerine sahip olması, SMK m.145/2&#8217;deki yasağa istisna oluşturmaz. Belirleyici olan süre farklılığı değil; aynı hak sahibi veya halefi, aynı buluş, aynı koruma kapsamı ve bağımsız belge koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğidir.</p>
<h2 id="sonuc">Sonuç</h2>
<p>Aynı buluşun hem patent hem faydalı model ile korunup korunamayacağı sorusunda temel düzenleme, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu&#8217;nun 145/2. maddesidir. Bu hüküm, aynı kişiye veya halefine aynı buluş konusunda aynı koruma kapsamıyla birbirinden bağımsız birden fazla patent veya faydalı model belgesi ya da her iki belgenin birlikte verilmesini yasaklamaktadır.</p>
<p>Bununla birlikte aynı ticari ürün içerisinde farklı teknik buluşların bulunması, bunların her koşulda tek bir belgeyle korunacağı anlamına gelmez. Teknik çözümlerin, istemlerin, koruma kapsamlarının ve başvuru tarihlerinin ayrı ayrı incelenmesi gerekir. Farklı kapsamların bulunması da yenilik ve diğer maddi koruma şartlarından bağımsız bir kazanılmış hak sağlamaz.</p>
<p>Bu nedenle aynı veya ilişkili teknik çözümler için başvuru planlanırken çifte koruma yasağı ile önceki teknikten kaynaklanan engellerin birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Mevcut başvuruların ve koruma belgelerinin incelenmesi, istemlerin karşılaştırılması ve uygun hukuki yolun belirlenmesine ilişkin profesyonel destek için <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-avukati/">patent hukuku alanındaki hukuki danışmanlık ve dava hizmetleri</a> kapsamında değerlendirme yapılabilir.</p>
<p class="ss-yazar">Yazar Avukat <a href="/avukat-fatih-sefer/">Fatih Sefer</a></p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/patent-faydali-model-cifte-koruma/">Patent Faydalı Model Çifte Koruma: Aynı Buluş İçin İki Belge Alınabilir Mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Faydalı Model Verilemeyen Buluşlar: Kapsam Dışı Konular ve Örnekler</title>
		<link>https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-verilemeyen-buluslar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Fatih Sefer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2026 22:01:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Patent Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sarioglusefer.com/?p=6720</guid>

					<description><![CDATA[<p>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) uyarınca faydalı model verilemeyen buluşlar, kimyasal ve biyolojik maddelere, eczacılıkla ilgili maddelere, biyoteknolojiye, usullere ve bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar ile Kanun&#8217;un 82. maddesinde koruma dışında bırakılan konulardır. Bir buluşun yeni ve sanayiye uygulanabilir olması, kanunen faydalı model koruması dışında tutulmuşsa koruma elde edilmesi için yeterli ... <a title="Faydalı Model Verilemeyen Buluşlar: Kapsam Dışı Konular ve Örnekler" class="read-more" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-verilemeyen-buluslar/" aria-label="Faydalı Model Verilemeyen Buluşlar: Kapsam Dışı Konular ve Örnekler hakkında daha fazlasını okuyun">Devamını oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-verilemeyen-buluslar/">Faydalı Model Verilemeyen Buluşlar: Kapsam Dışı Konular ve Örnekler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ss-mak" style="line-height: 1.8;">
<p>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) uyarınca faydalı model verilemeyen buluşlar, kimyasal ve biyolojik maddelere, eczacılıkla ilgili maddelere, biyoteknolojiye, usullere ve bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar ile Kanun&#8217;un 82. maddesinde koruma dışında bırakılan konulardır. Bir buluşun yeni ve sanayiye uygulanabilir olması, kanunen faydalı model koruması dışında tutulmuşsa koruma elde edilmesi için yeterli değildir. Değerlendirmede buluşun adı veya faaliyet gösterdiği sektör değil, patent istemlerinde tanımlanan teknik konunun niteliği belirleyicidir.</p>
<p>Faydalı model korumasının sınırları özellikle üretim yöntemleri, kimyasal formülasyonlar, ilaç teknolojileri, biyoteknolojik çalışmalar ve teknik cihazlar bakımından önem taşır. Bir buluşun faydalı modelle korunamaması, her durumda patent korumasından da yararlanamayacağı anlamına gelmez. Ancak patent verilmesi için ayrıca patentlenebilirlik şartlarının ve ilgili istisnaların değerlendirilmesi gerekir.</p>
<nav class="ss-nav" aria-label="İçindekiler"><strong>İçindekiler</strong></p>
<ul>
<li><a href="#kanuni-dayanak">Faydalı Model Verilemeyecek Buluşların Kanuni Dayanağı</a></li>
<li><a href="#ozel-istisnalar">SMK 142/3 Kapsamındaki Özel İstisnalar</a></li>
<li><a href="#ortak-istisnalar">Patent ve Faydalı Model İçin Ortak İstisnalar</a></li>
<li><a href="#teknik-ayrim">Ürün, Usul ve Teknik Cihaz Ayrımı</a></li>
<li><a href="#ornekler">Somut Buluş Örnekleri</a></li>
<li><a href="#basvuru-sonuclari">Koruma Dışındaki Buluşla Başvuru Yapılmasının Sonuçları</a></li>
<li><a href="#sss">Sık Sorulan Sorular</a></li>
<li><a href="#sonuc">Sonuç</a></li>
</ul>
</nav>
<h2 id="kanuni-dayanak">Faydalı Model Verilemeyecek Buluşların Kanuni Dayanağı</h2>
<p>Faydalı model verilmesine ilişkin temel düzenleme, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu&#8217;nun 142. maddesidir. Bu madde, faydalı modelle korunabilecek buluşların genel koşullarını ve koruma dışında bırakılan buluş türlerini birlikte düzenler.</p>
<p>SMK m.142/1 uyarınca, Kanun&#8217;un 83. maddesinin birinci fıkrasına göre yeni olan ve altıncı fıkrasına göre sanayiye uygulanabilen buluşlar faydalı model verilerek korunabilir. Patentten farklı olarak faydalı model bakımından ayrıca buluş basamağı şartı aranmaz. Bununla birlikte yenilik, sanayiye uygulanabilirlik ve koruma konusunun kanunen uygun olması ayrı şartlardır.</p>
<p>SMK m.142/2, faydalı modelin yenilik değerlendirmesinde buluş konusuna katkı sağlamayan teknik özelliklerin dikkate alınmayacağını öngörür. Bu nedenle yalnızca önemsiz bir teknik unsur eklenmesi, buluşun yenilik koşulunu kendiliğinden karşılamasını sağlamaz.</p>
<p>SMK m.142/3 ise belirli buluş türlerinin faydalı modelle korunmasını açıkça yasaklar. Ayrıca m.82/2 ve m.82/3 kapsamında bulunan genel istisnalar faydalı modeller hakkında da geçerlidir.</p>
<div class="ss-kanun">
<p><strong>Kanuni dayanak — 6769 sayılı SMK m.142/3:</strong> Kanunun 82. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki istisnalara ek olarak kimyasal ve biyolojik maddelere, eczacılıkla ilgili maddelere, biyoteknolojik buluşlara, usullere ve bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar faydalı modelle korunamaz.</p>
</div>
<p>Burada iki ayrı hukuki değerlendirme yapılır: Öncelikle buluşun faydalı modelle korunmasına kanuni bir engel bulunup bulunmadığı belirlenir. Ardından koruma dışında olmayan buluşun yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik koşullarını sağlayıp sağlamadığı incelenir. Faydalı modelin genel şartları hakkında ayrıntılı bilgi için <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-nedir/">faydalı modelin yenilik şartı ve koruma süresi</a> konusuna başvurulabilir.</p>
<h2 id="ozel-istisnalar">SMK 142/3 Kapsamında Faydalı Model Verilemeyen Buluşlar</h2>
<p>SMK m.142/3, patent korumasından farklı olarak faydalı modele özgü dört istisna grubu düzenlemiştir. Bu istisnaların ortak özelliği, yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik koşulları sağlansa bile ilgili buluş konularının faydalı model korumasından yararlanamamasıdır.</p>
<h3 id="kimyasal-biyolojik">1. Kimyasal ve Biyolojik Maddeler ile Bunlara İlişkin Buluşlar</h3>
<p>SMK m.142/3-a uyarınca kimyasal ve biyolojik maddelere, kimyasal ve biyolojik usullere veya bu usuller sonucunda elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar faydalı modelle korunmaz.</p>
<p>Örneğin yeni bir kimyasal bileşim, belirli bir kimyasal maddenin elde edilmesine yönelik sentez yöntemi veya biyolojik bir maddenin özelliklerine ilişkin teknik buluş bu hüküm kapsamında değerlendirilebilir.</p>
<p>Bir kimyasal formülasyonun daha önce açıklanmamış olması, tek başına faydalı model koruması sağlamaz. Buluşun yeni olması ile kanunen faydalı model konusu olabilmesi birbirinden farklıdır.</p>
<p>Bununla birlikte kimyasal bir madde kullanılan her cihazın otomatik olarak koruma dışında olduğu da söylenemez. Örneğin kimyasal sıvı taşıyan bir mekanik valfin yeni bağlantı ve sızdırmazlık düzeni, kimyasal maddenin kendisinden bağımsız bir teknik ürün buluşu oluşturabilir. Böyle bir durumda istemlerin hangi teknik özellikleri korumaya yöneldiği ayrıca incelenmelidir.</p>
<h3 id="eczacilik">2. Eczacılıkla İlgili Maddeler, Usuller ve Bunların Ürünleri</h3>
<p>SMK m.142/3-b uyarınca eczacılıkla ilgili maddelere, eczacılıkla ilgili usullere veya bu usuller sonucunda elde edilen ürünlere ilişkin buluşlara faydalı model verilmez.</p>
<p>Bu kapsamda bir ilaç etkin maddesi, yeni bir farmasötik bileşim veya ilaç üretimine yönelik teknik usul, kanundaki özel istisna nedeniyle faydalı model koruması dışında kalır.</p>
<p>Örneğin daha önce bilinmeyen bir ilaç formülasyonunun geliştirilmesi, formülasyon yeni olsa dahi faydalı model verilmesini sağlamaz. Bu tür buluşların patentle korunabilirliği ise ilgili patentlenebilirlik koşullarına göre ayrıca değerlendirilir.</p>
<p>Buna karşılık bir ilacın uygulanmasında kullanılan, bağımsız yapısal teknik özelliklere sahip mekanik bir cihazın yalnızca sağlık sektöründe kullanılması, cihazı kendiliğinden eczacılıkla ilgili madde veya usul buluşu hâline getirmez.</p>
<p>Buradaki temel ayrım, koruma talebinin ilacın veya farmasötik usulün kendisine mi, yoksa bunlardan ayrı bir teknik cihaz yapısına mı yönelik olduğudur.</p>
<h3 id="biyoteknoloji">3. Biyoteknolojik Buluşlar</h3>
<p>SMK m.142/3-c, biyoteknolojik buluşları açıkça faydalı model koruması dışında bırakır.</p>
<p>Genetik materyal, hücresel sistemler veya biyolojik süreçlere dayanan teknik gelişmeler, somut özelliklerine göre biyoteknolojik buluş niteliği taşıyabilir. Genetik müdahale teknikleri veya biyolojik materyalin belirli özelliklerinden yararlanan buluşlar bu kapsamda değerlendirilmesi gereken örneklerdir.</p>
<p>Ancak biyoteknolojik araştırmalarda kullanılan her fiziksel araç zorunlu olarak biyoteknolojik buluş değildir. Örneğin laboratuvarda kullanılan yeni bir mekanik numune tutucusunun koruma konusu, biyolojik materyal yerine cihazın bağımsız fiziksel düzeni olabilir.</p>
<p>Bu nedenle yalnızca buluşun biyoteknoloji sektöründe kullanılması değil, istemlerde tanımlanan teknik çözümün biyoteknolojik niteliği önemlidir.</p>
<p>Ayrıca SMK m.82/3-b&#8217;de patentler bakımından mikrobiyolojik işlemler ve bunların ürünleri için öngörülen istisna, SMK m.142/3&#8217;te faydalı modellere getirilen biyoteknoloji ve usul sınırlamalarını ortadan kaldırmaz. Patent ve faydalı model bakımından aynı teknik konu farklı sonuçlar doğurabilir.</p>
<h3 id="usul-buluslari">4. Usul Buluşları ve Usuller Sonucunda Elde Edilen Ürünler</h3>
<p>SMK m.142/3-ç uyarınca usuller veya bu usuller sonucunda elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar faydalı modelle korunmaz.</p>
<p>Usul buluşu, teknik sonucun elde edilmesi için uygulanan işlem, aşama veya yöntemlere yönelen buluştur. Belirli bir ürünün üretilme sırasını, işlenme koşullarını veya teknik işlemin uygulanışını konu alabilir.</p>
<p>Örneğin metal bir parçanın belirli sıcaklık ve basınç koşullarında işlenmesine yönelik yeni bir üretim yöntemi, usul buluşudur. Yöntemin yeni ve sanayide uygulanabilir olması, faydalı model verilmesi için yeterli değildir.</p>
<p>Kanun, yalnızca usulün kendisini değil, usul sonucunda elde edilen ürünlere ilişkin buluşları da istisna kapsamına almıştır. Dolayısıyla usulün adının değiştirilerek ürün olarak sunulması, kanuni engeli ortadan kaldırmaz.</p>
<p>Bununla birlikte her fiziksel ürünün üretiminde bir yöntem kullanılması, bütün ürün buluşlarının koruma dışı olduğu anlamına gelmez. Önemli olan, istemin bağımsız bir ürünün teknik yapısını mı, yoksa koruma dışındaki usulü veya o usul sonucunda elde edilen ürünü mü konu aldığıdır.</p>
<p>Bu ayrım özellikle üretim makineleri, mekanik tertibatlar ve endüstriyel cihazlar bakımından önem taşır.</p>
<h2 id="ortak-istisnalar">Patent ve Faydalı Model İçin Ortak Koruma İstisnaları</h2>
<p>Faydalı model verilemeyecek konular yalnızca SMK m.142/3&#8217;te sayılanlardan ibaret değildir. Aynı madde, SMK m.82/2 ve m.82/3 hükümlerinin de uygulanacağını açıkça belirtir.</p>
<h3 id="bulus-sayilmayan">SMK 82/2: Buluş Niteliğinde Sayılmayan Konular</h3>
<p>Kanunun 82. maddesinin ikinci fıkrasına göre aşağıdaki konu ve faaliyetler, kendileri itibarıyla buluş niteliğinde kabul edilmez:</p>
<ul>
<li>Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler.</li>
<li>Zihni faaliyetlere, iş faaliyetlerine veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler.</li>
<li>Bilgisayar programları.</li>
<li>Estetik niteliği bulunan ürünler, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserleri.</li>
<li>Bilginin sunumu.</li>
</ul>
<p>Kanundaki sınırlama, bu konu veya faaliyetlerin kendisine yöneliktir. Örneğin yalnızca bir matematiksel yöntemin veya bilgisayar programının kendisinin faydalı model olarak korunması mümkün değildir. Buna karşılık bilgisayar kontrollü bir teknik cihazın somut fiziksel yapısı, ayrıca teknik buluş niteliği taşıyorsa kendi özellikleri üzerinden değerlendirilir.</p>
<p>Bir buluşta bilgisayar programı kullanılması, onun bütün teknik unsurlarının otomatik olarak koruma dışında kaldığını göstermez. Ancak sırf yazılım işlevinin cihaz adı altında yeniden ifade edilmesi de faydalı model koruması için yeterli değildir.</p>
<h3 id="patent-verilmeyen">SMK 82/3: Koruma Dışında Bırakılan Diğer Buluşlar</h3>
<p>SMK m.82/3 kapsamında kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı buluşlar, Kanunda belirtilen bitki çeşitleri ve hayvan ırkları, esas olarak biyolojik üretim işlemleri, insan veya hayvan vücuduna uygulanan teşhis ve tedavi yöntemleri ve insan bedeniyle ilgili bazı keşifler ile belirli genetik müdahaleler koruma dışında tutulmuştur.</p>
<p>Bu hükmün faydalı modeller bakımından da uygulanması nedeniyle, örneğin doğrudan insan vücuduna uygulanan yeni bir cerrahi tedavi yöntemine faydalı model verilmesi mümkün değildir.</p>
<p>Bununla birlikte tedavi yönteminin koruma dışında kalması, tedavide kullanılabilecek her teknik cihazın da koruma dışında olduğu anlamına gelmez. Cihazın bağımsız ürün niteliği ve teknik özellikleri ayrıca incelenir.</p>
<p>SMK m.82/3&#8217;teki istisnaların kendi içinde de farklı sınırları vardır. Örneğin m.82/6, teşhis ve tedavi yöntemlerine ilişkin yasağın bu yöntemlerde kullanılan ürünler, özellikle madde ve terkipler hakkında uygulanmayacağını belirtir. Ancak bu düzenleme, faydalı model bakımından m.142/3&#8217;teki eczacılıkla ilgili maddeler ve usuller için getirilen özel yasağı kaldırmaz.</p>
<p>Patent hukukundaki genel koruma dışı konular ve bunların istisnaları, <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-verilemeyen-buluslar/">patent verilemeyen buluşlar</a> başlıklı ayrı incelemede ele alınmaktadır.</p>
<h2 id="teknik-ayrim">Ürün Buluşu, Usul Buluşu ve Teknik Cihaz Arasındaki Ayrım</h2>
<p>Faydalı modelle korunabilirlik değerlendirmesinde en önemli sorulardan biri, buluşun teknik katkısının gerçekten ne olduğudur. Özellikle ürün ve usul unsurlarının birlikte bulunduğu teknik çözümlerde bu ayrım belirleyici hâle gelir.</p>
<h3 id="urun-yapisi">Bağımsız Teknik Ürün Yapısı</h3>
<p>Mekanik bir kilitleme sistemi, belirli şekilde bağlanan parçalar veya bağımsız yapısal özelliklere sahip bir teknik cihaz, diğer kanuni koşulların karşılanması hâlinde faydalı model konusu olabilir.</p>
<p>Ancak korunması istenen yeniliğin yalnızca bir üretim yönteminden veya kimyasal süreçten kaynaklanması hâlinde, cihazın ya da ürünün adlandırılması tek başına yeterli olmaz.</p>
<h3 id="istemlerin-rolu">Koruma Konusunun İstemlerle Belirlenmesi</h3>
<p>Başvuruda yer alan istemler, talep edilen korumanın teknik sınırlarını ortaya koyar. Bu nedenle başvurunun başlığı kadar, istemlerin hangi teknik unsurlara dayandığı ve tarifnamenin bu unsurları nasıl açıkladığı da incelenmelidir.</p>
<p>Örneğin bir üretim yönteminin aşamaları, yalnızca teknik anlamı değiştirmeyen ifadeler kullanılarak cihaz istemi biçiminde yazılmışsa bu durum koruma dışındaki usulün kendisini otomatik olarak faydalı modelle korunabilir hâle getirmez.</p>
<p>Diğer taraftan gerçekten bağımsız bir ürün yapısına ilişkin teknik çözüm bulunuyorsa bu çözüm, kanuni şartlar bakımından ayrı değerlendirmeye konu olabilir.</p>
<p>Burada amaç, istemlerin yalnızca sözcük biçimine bakmak değil, hangi teknik çözüm için münhasır koruma istendiğini belirlemektir. İstemde yapılan değişikliklerin ilk başvuruda açıklanan kapsamı aşmaması gerektiği de göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<h2 id="ornekler">Hangi Buluşlara Faydalı Model Verilebilir, Hangilerine Verilemez?</h2>
<p>Aşağıdaki örnekler, faydalı model korumasının konu bakımından sınırlarını göstermektedir. Korunabilirlik değerlendirmesi, her durumda somut istemlerin içeriğine ve ilgili teknik özelliklere göre yapılmalıdır.</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th scope="col">Buluş örneği</th>
<th scope="col">Faydalı model yönünden değerlendirme</th>
<th scope="col">Hukuki gerekçe</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>Yeni bir kimyasal bileşim</td>
<td>Korunamaz.</td>
<td>SMK m.142/3-a kapsamındaki kimyasal madde istisnası.</td>
</tr>
<tr>
<td>Yeni bir ilaç formülasyonu</td>
<td>Korunamaz.</td>
<td>SMK m.142/3-b kapsamındaki eczacılıkla ilgili maddeler.</td>
</tr>
<tr>
<td>Genetik müdahaleye dayanan biyoteknolojik buluş</td>
<td>Korunamaz.</td>
<td>SMK m.142/3-c kapsamındaki biyoteknolojik buluş istisnası.</td>
</tr>
<tr>
<td>Metal işleme veya üretim yöntemi</td>
<td>Usul olarak korunamaz.</td>
<td>SMK m.142/3-ç kapsamındaki usul buluşu istisnası.</td>
</tr>
<tr>
<td>Yeni mekanik bağlantı tertibatı</td>
<td>Korunabilir olabilir.</td>
<td>Bağımsız teknik ürün yapısının yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik yönünden incelenmesi gerekir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Bağımsız fiziksel özellikleri bulunan tıbbi cihaz</td>
<td>Korunabilir olabilir.</td>
<td>İstemin tedavi yöntemi yerine koruma dışı olmayan bir teknik ürüne yönelmesi ve diğer şartları taşıması gerekir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Tek başına bilgisayar programı</td>
<td>Korunamaz.</td>
<td>SMK m.82/2-c kapsamındaki buluş niteliğinde sayılmayan konu.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tablodaki olumlu değerlendirmeler, faydalı model verilmesini garanti etmez. Örneğin mekanik bir cihaz koruma dışındaki buluş gruplarına girmese bile yenilik şartını karşılamadığı takdirde faydalı model alamaz.</p>
<p>Aynı buluşun patent ve faydalı model yönünden farklı koşullara tabi olması, iki koruma türünün birbirinin yerine kullanılabileceği anlamına da gelmez. Koruma şartlarının genel karşılaştırması için <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-faydali-model-farki/">patent ile faydalı model arasındaki farklar</a> ayrıca incelenebilir.</p>
<h2 id="basvuru-sonuclari">Koruma Dışındaki Bir Buluş İçin Faydalı Model Başvurusu Yapılırsa Ne Olur?</h2>
<p>Faydalı model başvurusunun kanunen koruma dışındaki bir konuya ilişkin olması, başvurunun incelenmesi ve faydalı modelin geçerliliği bakımından farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.</p>
<h3 id="arastirma-asamasi">Araştırma Aşamasında Koruma Dışı Konunun Tespit Edilmesi</h3>
<p>SMK m.143/7 uyarınca, başvuru konusunun m.142/3 kapsamında kaldığı sonucuna varılırsa araştırma raporu düzenlenmez. Türk Patent ve Marka Kurumu, başvuru sahibinden bu konudaki itirazlarını veya başvuruda yapacağı değişiklikleri sunmasını ister.</p>
<p>Kanun, bu işlem için bildirim tarihinden itibaren <strong>üç aylık süre</strong> öngörmektedir.</p>
<p>Bu süre içinde itiraz edilmemesi veya sunulan itirazın ya da yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru reddedilir. İtirazın veya uygun değişikliklerin kabul edilmesi durumunda ise araştırma raporu düzenlenmesi sürecine devam edilir.</p>
<p>Başvurudaki değişiklikler, koruma dışındaki buluşun gerçekte farklı bir buluşmuş gibi gösterilmesi amacıyla kullanılamaz. Ayrıca başlangıçta açıklanmayan yeni bir teknik konunun sonradan istemlere eklenmesi, başvurunun ilk kapsamının aşılması sorununu doğurabilir.</p>
<p>Faydalı model başvurularında araştırma raporu, görüş bildirme ve başvuru işlemlerinin genel yapısı <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-basvurusu/">faydalı model başvuru süreci</a> başlıklı makalede ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.</p>
<h3 id="red-karari">Başvurunun Reddedilmesi ve Karara İtiraz</h3>
<p>SMK m.143/12 uyarınca Kurum, yaptığı değerlendirme sonucunda başvurunun veya başvuruya ilişkin buluşun Kanun hükümlerine uygun olmadığına karar verirse başvuruyu reddeder. Ret kararı başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.</p>
<p>Bu karara karşı SMK m.100 kapsamında idari itiraz yoluna başvurulabilir. İtirazın süresi ve usulü, ilgili kararın niteliği ve uygulanacak hükümler çerçevesinde değerlendirilmelidir.</p>
<p>Teknik konunun faydalı model koruması dışında kalması, patent başvurusunun her durumda kabul edileceği anlamına gelmez. Patent koruması ayrı şartlara tabidir. Başvuru türünün değiştirilmesi gündeme geliyorsa <a href="https://www.sarioglusefer.com/patentten-faydali-modele-donusum/">patent ve faydalı model başvuruları arasındaki dönüşüm</a> bakımından uygulanacak özel hükümler ayrıca incelenmelidir.</p>
<h3 id="tescil-sonrasi">Faydalı Model Verildikten Sonra Koruma Dışı Konunun Anlaşılması</h3>
<p>Faydalı model verilmiş olması, belgenin her durumda geçerli olduğu anlamına gelmez. SMK m.143/13 de faydalı model verilmesinin, geçerlilik veya yararlılık konusunda Kurum tarafından garanti verildiği şeklinde yorumlanamayacağını belirtir.</p>
<p>SMK m.144/1-a uyarınca, faydalı model konusunun m.142&#8217;deki şartları taşımaması hükümsüzlük nedenidir. Dolayısıyla koruma dışındaki bir buluş hakkında faydalı model verilmişse ilgili şartların bulunması hâlinde mahkemeden hükümsüzlük talep edilebilir.</p>
<p>SMK m.143/11 gereğince faydalı model verildikten sonra patentler için düzenlenen verilme sonrası idari itiraz usulü işletilemez. Faydalı modelin hükümsüzlüğü yargısal yolla ileri sürülür.</p>
<p>Hükümsüzlüğün kapsamı, talep hakkı, süreler ve yargılama sürecine ilişkin ayrıntılar <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-hukumsuzlugu/">faydalı model hükümsüzlüğü davası</a> kapsamında değerlendirilmelidir.</p>
<h3 id="gecis-hukumleri">Eski Tarihli Başvurularda Uygulanacak Mevzuat</h3>
<p>Kanuni istisnaların değerlendirilmesinde başvurunun tarihi de önemlidir. SMK geçici m.1/2 uyarınca, Kanunun yayımından önce yapılmış ulusal faydalı model başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sonuçlandırılır. Başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuatın uygulanmasına ilişkin geçiş hükümleri, dönüşüm ve hükümsüzlük bakımından da ayrıca dikkate alınmalıdır.</p>
<p>Bu nedenle eski tarihli bir faydalı model belgesinin geçerliliği incelenirken yalnızca güncel SMK m.142 hükmünden hareket edilmemeli, somut başvuruya uygulanacak mevzuat dönemi belirlenmelidir.</p>
<h2 id="teknik-inceleme">Faydalı Model Koruması Dışında Kalma Riski Nasıl Değerlendirilir?</h2>
<p>Bir buluşun faydalı modelle korunabilir olup olmadığının değerlendirilmesinde öncelikle koruma talebinin teknik içeriği açık biçimde ortaya konulmalıdır.</p>
<p>Bu inceleme yapılırken buluşun ticari adı, faaliyet alanı veya başvuruda tercih edilen genel ifade tek başına belirleyici kabul edilmemelidir. Özellikle şu ayrımlar önem taşır:</p>
<p><strong>Teknik katkının konusu:</strong> Korunması istenen katkı bağımsız bir cihazın veya ürünün yapısına mı, yoksa belirli bir işlemin uygulanmasına mı ilişkindir?</p>
<p><strong>Madde ve usul bağlantısı:</strong> Buluşun esasını kimyasal veya biyolojik madde, eczacılıkla ilgili bir formülasyon, biyoteknolojik işlem ya da usul sonucu elde edilen ürün mü oluşturmaktadır?</p>
<p><strong>İstem ve tarifname ilişkisi:</strong> İstemlerde tanımlanan özellikler tarifnamede yeterince açıklanmış mıdır? Koruma talebinin gerçek kapsamı, başvurudaki teknik açıklamalarla uyumlu mudur?</p>
<p><strong>Bağımsız teknik yapı:</strong> Koruma dışında kalan süreçten ayrı, kendi teknik özellikleriyle tanımlanabilen bir ürün buluşu mevcut mudur?</p>
<p><strong>Yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik:</strong> Kanuni istisna bulunmadığı sonucuna varıldıktan sonra, buluşun SMK m.142/1 ve m.142/2 çerçevesinde maddi koruma koşullarını taşıyıp taşımadığı ayrıca belirlenmelidir.</p>
<p>Bu inceleme, yalnızca başvuru sahibi açısından değil, mevcut bir faydalı modelin geçerliliğini değerlendiren üçüncü kişiler bakımından da önemlidir. Teknik belgeler, istemler, tarifname, varsa çizimler ve önceki teknik açıklamalar birlikte ele alınmadan yalnızca ürünün adı üzerinden güvenilir bir sonuca ulaşılması güçtür.</p>
<h2 id="sss">Sık Sorulan Sorular</h2>
<h3>1. Her yeni buluş için faydalı model alınabilir mi?</h3>
<p>Hayır. Bir buluşun yeni olması, faydalı model verilmesi için tek başına yeterli değildir. Buluşun sanayiye uygulanabilir olması ve SMK m.142/3 ile m.82/2 ve m.82/3 kapsamındaki koruma dışı konular arasında bulunmaması gerekir. Ayrıca başvurunun ilgili diğer kanuni koşulları taşıması zorunludur.</p>
<h3>2. Üretim yöntemleri faydalı modelle korunabilir mi?</h3>
<p>Hayır. SMK m.142/3-ç uyarınca usuller ve bu usuller sonucunda elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar faydalı model koruması dışındadır. Ancak bağımsız yapısal özelliklere sahip bir teknik cihazın faydalı modelle korunabilirliği, usul buluşundan ayrı olarak incelenebilir.</p>
<h3>3. İlaç ve kimyasal formülasyonlara faydalı model verilebilir mi?</h3>
<p>Hayır. Kimyasal maddeler ve eczacılıkla ilgili maddeler, SMK m.142/3-a ve m.142/3-b kapsamında faydalı model koruması dışında bırakılmıştır. Bu buluşlar bakımından patent korumasının mümkün olup olmadığı ise ayrı patentlenebilirlik şartlarına göre değerlendirilir.</p>
<h3>4. Tıbbi cihazlara faydalı model verilmesi mümkün müdür?</h3>
<p>Evet, somut özelliklerine bağlı olarak mümkün olabilir. Tıbbi cihazın yalnızca sağlık alanında kullanılması faydalı model verilmesini engellemez. Ancak istemlerin tedavi veya teşhis yöntemine ya da başka bir koruma dışı konuya değil, bağımsız bir teknik ürün yapısına yönelmesi ve diğer koruma şartlarının sağlanması gerekir.</p>
<h3>5. Bilgisayar programıyla çalışan bir cihaz faydalı model alabilir mi?</h3>
<p>Bilgisayar programının kendisi SMK m.82/2 kapsamında buluş niteliğinde sayılmaz. Bununla birlikte program tarafından kontrol edilen teknik cihazın bağımsız fiziksel özellikleri bulunuyorsa, bu özellikler yönünden faydalı modelle korunabilirlik ayrıca değerlendirilebilir. Programın yalnızca cihaz adı altında tanımlanması yeterli değildir.</p>
<h3>6. Faydalı model verilemeyen bir buluş için patent alınabilir mi?</h3>
<p>Bazı buluşlar bakımından mümkün olabilir. Faydalı modele özgü istisnalar, ilgili teknik konunun her durumda patent koruması dışında olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte patent başvurusu bakımından yenilik, buluş basamağı, sanayiye uygulanabilirlik ve patent verilemeyecek konulara ilişkin hükümler ayrıca uygulanır.</p>
<h3>7. Koruma dışında kalan bir buluşa yanlışlıkla faydalı model verilirse ne olur?</h3>
<p>Faydalı model verilmesi kanuni geçerlilik şartlarının bulunduğunu kesin olarak göstermez. Uygulanacak mevzuat kapsamında faydalı model konusunun koruma şartlarını taşımadığı belirlenirse, SMK m.144 hükümleri çerçevesinde yetkili mahkemeden hükümsüzlük talep edilebilir. Hükümsüzlüğün koşulları ve sonuçları somut belgenin durumuna göre değerlendirilir.</p>
<h2 id="sonuc">Sonuç</h2>
<p>Faydalı model verilemeyecek buluşların belirlenmesinde temel hukuki ölçüt, SMK m.142/3 ile m.82/2 ve m.82/3 hükümleridir. Kimyasal ve biyolojik maddeler, eczacılıkla ilgili maddeler, biyoteknolojik buluşlar, usuller ve usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar, faydalı modele özgü koruma dışlamalarının başlıca örnekleridir. Ayrıca patent ve faydalı model bakımından ortak olarak dışlanan konular için de faydalı model koruması sağlanamaz.</p>
<p>Bir buluşun bu istisnalardan birine girip girmediği, yalnızca buluşun sektörüne veya adına göre belirlenmemelidir. İstemlerin gerçek teknik konusu, tarifname, bağımsız ürün özellikleri ve kanuni istisnaların sınırları birlikte değerlendirilmelidir. Kanunen koruma dışındaki bir buluş, yenilik koşulunu taşısa bile bu nedenle faydalı model alamaz.</p>
<p>Başvuru öncesinde koruma türünün belirlenmesi, mevcut başvuruda ileri sürülen teknik konunun değerlendirilmesi veya koruma dışı bir buluşa ilişkin uyuşmazlıkta izlenecek hukuki yol bakımından <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-avukati/">patent ve faydalı model hukuku alanında hukuki danışmanlık</a> alınması, somut istemlerin ve uygulanacak mevzuatın birlikte incelenmesini sağlayabilir.</p>
<p class="ss-yazar">Yazar Avukat <a href="/avukat-fatih-sefer/">Fatih Sefer</a></p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-verilemeyen-buluslar/">Faydalı Model Verilemeyen Buluşlar: Kapsam Dışı Konular ve Örnekler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Faydalı Model Tecavüz Davası: Şartlar, Deliller ve Talepler</title>
		<link>https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-tecavuz-davasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Fatih Sefer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2026 22:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Patent Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sarioglusefer.com/?p=6718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tescilli bir faydalı modelin koruma kapsamındaki teknik çözümün izinsiz üretilmesi veya ticari olarak kullanılması hâlinde faydalı model tecavüz davası açılabilir. Bu davada hak sahibi, tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve koşulları varsa tazminat ödenmesini isteyebilir. Ancak davanın kabulü için yalnızca ürünlerin birbirine benzemesi yeterli değildir. Korunan faydalı modelin istemleri, davalının ürününün teknik özellikleri ... <a title="Faydalı Model Tecavüz Davası: Şartlar, Deliller ve Talepler" class="read-more" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-tecavuz-davasi/" aria-label="Faydalı Model Tecavüz Davası: Şartlar, Deliller ve Talepler hakkında daha fazlasını okuyun">Devamını oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-tecavuz-davasi/">Faydalı Model Tecavüz Davası: Şartlar, Deliller ve Talepler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ss-mak" style="line-height: 1.8;">
<p>Tescilli bir faydalı modelin koruma kapsamındaki teknik çözümün izinsiz üretilmesi veya ticari olarak kullanılması hâlinde faydalı model tecavüz davası açılabilir. Bu davada hak sahibi, tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve koşulları varsa tazminat ödenmesini isteyebilir. Ancak davanın kabulü için yalnızca ürünlerin birbirine benzemesi yeterli değildir. Korunan faydalı modelin istemleri, davalının ürününün teknik özellikleri ve ileri sürülen ihlal fiilleri birlikte değerlendirilmelidir.</p>
<p>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu&#8217;nun (SMK) 141. maddesi, patent ve faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiilleri; 145. maddesi ise faydalı modeller hakkında patent hükümlerinin uygulanabileceği sınırları düzenler. Hak sahibinin mahkemeden isteyebileceği hukuki koruma tedbirleri özellikle SMK m.149 ve devamında yer alır. Dolayısıyla faydalı model hakkına tecavüz davası, hem teknik koruma kapsamının hem de somut ticari davranışın incelenmesini gerektirir.</p>
<nav class="ss-nav" aria-label="İçindekiler"><strong>İçindekiler</strong></p>
<ul>
<li><a href="#hukuki-dayanak">Faydalı model hakkına tecavüzün hukuki dayanağı</a></li>
<li><a href="#tecavuz-fiilleri">Hangi fiiller tecavüz oluşturur?</a></li>
<li><a href="#dava-sartlari">Tecavüz davasının şartları</a></li>
<li><a href="#teknik-inceleme">İstem–ürün karşılaştırması ve bilirkişi</a></li>
<li><a href="#talepler">Davada ileri sürülebilecek talepler</a></li>
<li><a href="#deliller">Deliller ve ispat</a></li>
<li><a href="#savunmalar">Davalının savunmaları ve hükümsüzlük</a></li>
<li><a href="#gorev-sure">Görevli mahkeme, arabuluculuk ve süreler</a></li>
<li><a href="#ictihat">Yargıtay kararları</a></li>
<li><a href="#sss">Sık sorulan sorular</a></li>
<li><a href="#sonuc">Sonuç</a></li>
</ul>
</nav>
<h2 id="hukuki-dayanak">Faydalı Model Hakkına Tecavüzün Hukuki Dayanağı</h2>
<p>Faydalı model, belirli teknik buluşların kanuni şartlarla korunmasını sağlayan bir sınai mülkiyet hakkıdır. SMK m.142 uyarınca faydalı model koruması için yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik aranır. Patentten farklı olarak buluş basamağı, faydalı model verilmesinin bağımsız bir koşulu değildir.</p>
<p>Bununla birlikte faydalı model, patentin sağladığı korumanın bütün teknik konulara uygulanabilen daha kısa süreli bir biçimi değildir. SMK m.142/3 uyarınca usuller, bu usuller sonucunda elde edilen ürünler ve maddede ayrıca belirtilen bazı buluş kategorileri faydalı model korumasının dışındadır.</p>
<p>SMK m.145/1&#8217;e göre faydalı modele ilişkin açık bir hüküm bulunmadığında ve patent hükmünün uygulanması faydalı modelin özelliğiyle çelişmediğinde, patentler için öngörülen hükümler faydalı modeller hakkında da uygulanır. Bu nedenle tecavüz uyuşmazlıklarında SMK m.85, 89, 141 ve ortak koruma hükümleri birlikte önem taşır.</p>
<p>Faydalı modelin temel özellikleri ve koruma süresi hakkında ayrıntılı bilgi için <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-nedir/">faydalı modelin yenilik şartı ve koruma süresi</a> başlıklı incelemeye bakılabilir.</p>
<h2 id="tecavuz-fiilleri">Faydalı Model Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller Nelerdir?</h2>
<p>SMK m.141/1, patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan davranışları düzenlemektedir. Faydalı model bakımından özellikle izinsiz ürün üretimi, tecavüz yoluyla üretilmiş ürünlerin belirli ticari işlemlere konu edilmesi ve lisans yetkilerinin aşılması önemlidir.</p>
<h3 id="izinsiz-uretim">1. Korunan Ürünün İzinsiz Üretilmesi</h3>
<p>SMK m.141/1-a uyarınca, faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünün kısmen veya tamamen üretilmesi suretiyle taklit edilmesi tecavüz oluşturabilir.</p>
<p>Burada belirleyici olan, davalının ürününün genel görünümü veya ticari adı değil, faydalı modelin koruduğu teknik özelliklerin davalı ürününde bulunup bulunmadığıdır. Ürünün farklı renk, boyut, ambalaj veya marka ile piyasaya sunulması, korunan teknik özellikler kullanılmışsa tek başına tecavüzü ortadan kaldırmaz.</p>
<h3 id="ticari-fiiller">2. Taklit Ürünlerin Satılması, Dağıtılması ve İthal Edilmesi</h3>
<p>SMK m.141/1-b kapsamında, ürünün tecavüz yoluyla üretildiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerin belirli ticari davranışları da tecavüz oluşturabilir. Bunlar arasında:</p>
<ul>
<li>Tecavüz yoluyla üretilmiş ürünün satılması veya dağıtılması,</li>
<li>Ürünün başka şekilde ticaret alanına çıkarılması,</li>
<li>Bu amaçlarla ithal edilmesi,</li>
<li>Ticari amaçla elde bulundurulması,</li>
<li>Uygulamaya koymak suretiyle kullanılması,</li>
<li>Ürüne ilişkin sözleşme yapılmasının önerilmesi</li>
</ul>
<p>yer alır.</p>
<p>Bu bent bakımından ürünün tecavüz yoluyla üretildiğinin bilinmesi veya bilinmesi gerekmesi koşulu ayrıca incelenir. Dolayısıyla üretici, ithalatçı, dağıtıcı ve satıcının sorumluluğu her somut olayda aynı gerekçeyle belirlenmez.</p>
<h3 id="lisans-ihlali">3. Lisans Yetkisinin İzinsiz Genişletilmesi</h3>
<p>SMK m.141/1-d uyarınca faydalı model sahibinin sözleşmeye dayalı veya uygulanabilir zorunlu lisans çerçevesinde verdiği hakların izinsiz genişletilmesi ya da bu hakların üçüncü kişilere yetkisiz devredilmesi de tecavüz oluşturabilir.</p>
<p>Örneğin yalnız belirli ürünler için kullanım izni alan bir işletmenin sözleşmeyle tanınmayan üretim faaliyetlerine girişmesi hâlinde, lisansın kapsamı ile gerçekleştirilen fiiller karşılaştırılır. Bununla birlikte her sözleşme ihlali otomatik olarak sınai mülkiyet hakkına tecavüz değildir; ihlal edilen yükümlülüğün niteliği belirleyicidir.</p>
<p>SMK m.141/1-ç&#8217;de patent veya faydalı model hakkının gasp edilmesi de tecavüz olarak düzenlenmiştir. Ancak hakkın kime ait olduğu konusundaki uyuşmazlık, izinsiz ürün üretimi veya satışından farklı bir hukuki inceleme gerektirir.</p>
<div class="ss-kanun">
<p><strong>Önemli ayrım:</strong> SMK m.141/1-c, patent konusu usulün izinsiz kullanılmasını ve bu usulle doğrudan elde edilen ürünlere ilişkin belirli fiilleri düzenler. Usullerin faydalı model koruması dışında olması nedeniyle bu bent, faydalı modelin koruma kapsamını usul buluşlarına genişletmek için kullanılamaz.</p>
</div>
<h2 id="dava-sartlari">Faydalı Model Tecavüz Davası Açılmasının Şartları</h2>
<p>Bir faydalı model hakkına tecavüz iddiasının başarıyla ileri sürülebilmesi için korunan hakkın, davacı sıfatının ve tecavüz fiilinin hukuken ortaya konulması gerekir.</p>
<h3 id="hak-ve-sahiplik">Geçerli Koruma ve Dava Açma Hakkı</h3>
<p>Öncelikle davaya dayanak gösterilen faydalı modelin başvuru, tescil, istem ve koruma süresi bilgileri incelenmelidir. Faydalı modelin kime ait olduğu ve davacının hangi hukuki sıfatla dava açtığı da belirlenir.</p>
<p>SMK m.101/1 gereğince faydalı modelin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır ve bu süre uzatılamaz. Koruma süresi sona ermiş bir faydalı modele dayanılarak sonraki fiiller için devam eden bir münhasır hak ileri sürülemez. Bununla birlikte koruma döneminde gerçekleştiği iddia edilen fiillerden kaynaklanan talepler ayrıca değerlendirilir.</p>
<p>Asıl hak sahibi dışında lisans alan kişinin de dava açması mümkün olabilir. SMK m.158 uyarınca, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça inhisari lisans alan kendi adına tecavüz davası açabilir. İnhisari olmayan lisans alan bakımından ise bildirim, hak sahibinin dava açmaması ve ilgili kanuni koşulların gerçekleşmesi önem taşır.</p>
<h3 id="basvuru-asamasi">Faydalı Model Başvurusu Devam Ederken Dava Açılabilir mi?</h3>
<p>SMK m.141/3, faydalı model başvurusunun SMK m.97 uyarınca yayımlanmasından itibaren başvuru sahibine tecavüz nedeniyle dava açma yetkisi tanır. Ayrıca tecavüz eden kişinin başvurudan veya kapsamından haberdar edildiği durumlarda yayım öncesine ilişkin koruma ve kötüniyet değerlendirmesi gündeme gelebilir.</p>
<p>Ancak başvurunun yapılmış olması, faydalı modelin mutlaka verileceği anlamına gelmez. SMK m.141/4 uyarınca mahkeme, faydalı modelin verilmesine veya başvurunun reddine ilişkin 143. maddede belirtilen ilgili yayım gerçekleşmeden ileri sürülen iddiaların geçerliliği hakkında karar veremez.</p>
<p>Başvuru aşamasındaki hakka dayanılması ile verilmiş faydalı model belgesine dayanılması arasındaki bu fark, dava zamanlamasının ve taleplerin belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.</p>
<h2 id="teknik-inceleme">Faydalı Model İhlalinde İstem–Ürün Karşılaştırması Nasıl Yapılır?</h2>
<p>Faydalı model tecavüz davasındaki temel teknik inceleme, korunan istemlerin davalı ürününde karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesidir.</p>
<p>SMK m.89/1 ve m.145/1 birlikte değerlendirildiğinde, koruma kapsamının tayininde istemler esas alınır; tarifname ve resimler ise istemlerin yorumlanmasında kullanılır. Tarifnamede anlatılan fakat istemlerle talep edilmeyen her teknik fikir kendiliğinden münhasır korumaya girmez.</p>
<p>Teknik değerlendirmede genel olarak şu aşamalar izlenir:</p>
<ol>
<li>Davaya dayanak faydalı modelin ilgili tarih bakımından geçerli istemleri belirlenir.</li>
<li>İleri sürülen istemlerin teknik özellikleri ayrı ayrı açıklanır.</li>
<li>Davalının ürünü, numune, keşif, teknik çizim ve diğer uygun deliller aracılığıyla incelenir.</li>
<li>Korunan istemdeki özelliklerin davalı ürününde bulunup bulunmadığı teknik gerekçeyle karşılaştırılır.</li>
<li>Somut uyuşmazlık gerektiriyorsa eşdeğer unsurlar ve istemlerin yorumuna ilişkin diğer kanuni ölçütler değerlendirilir.</li>
</ol>
<p>SMK m.89/5&#8217;te eşdeğer unsurların dikkate alınmasına ilişkin bir düzenleme bulunmaktadır. Ancak bu hüküm, faydalı modelin özelliğiyle çelişmeyecek şekilde uygulanmalı ve istemlerde talep edilmeyen bağımsız teknik çözümleri koruma kapsamına almak için kullanılmamalıdır.</p>
<h3 id="teknik-ornek">Teknik Karşılaştırma Örneği</h3>
<p>Bir faydalı modelin, belirli parçaların özel bir bağlantı sistemiyle birleştirildiği mekanik ürünü koruduğunu varsayalım. Davalının ürettiği ürün dış görünüm bakımından benzer olabilir; ancak korunan istemdeki bağlantı düzenini karşılamıyor olabilir. Böyle bir durumda yalnız görsel benzerlikten hareketle tecavüz sonucuna varılamaz.</p>
<p>Tersine, davalının ürününde farklı dış kaplama veya ek parçalar bulunması, korunan teknik özelliklerin kullanıldığı iddiasını kendiliğinden çürütmez. İncelemenin konusu, istemlerin doğru yorumlanması ve ürünle teknik eşleşmenin kurulmasıdır.</p>
<p>Teknik eşleştirme yöntemleri ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi hakkında <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-tecavuzunde-bilirkisi-incelemesi/">istem–ürün karşılaştırması ve bilirkişi incelemesi</a> başlıklı makalede daha ayrıntılı açıklamalar bulunmaktadır.</p>
<h2 id="talepler">Faydalı Model Tecavüz Davasında Neler Talep Edilebilir?</h2>
<p>SMK m.149, sınai mülkiyet hakkına tecavüz hâlinde hak sahibinin mahkemeden isteyebileceği hukuki sonuçları düzenler. Faydalı model bakımından talepler, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi muhtemel ihlalin niteliğine göre belirlenmelidir.</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th scope="col">Talep</th>
<th scope="col">Hukuki amacı</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>Tecavüzün tespiti</td>
<td>İleri sürülen fiilin faydalı model hakkını ihlal edip etmediğinin belirlenmesi.</td>
</tr>
<tr>
<td>Muhtemel tecavüzün önlenmesi</td>
<td>Henüz tamamlanmamış ancak hukuken önlenmesi istenebilecek ihlal tehlikesinin engellenmesi.</td>
</tr>
<tr>
<td>Tecavüzün durdurulması</td>
<td>Devam eden izinsiz üretim, satış veya diğer tecavüz fiillerinin sona erdirilmesi.</td>
</tr>
<tr>
<td>Tecavüzün kaldırılması</td>
<td>Gerçekleşmiş ihlalin ortadan kaldırılabilecek sonuçlarının giderilmesi.</td>
</tr>
<tr>
<td>Elkoyma ve diğer önlemler</td>
<td>Kanuni sınırlar içerisinde tecavüze konu ürünler ve bunların üretiminde münhasıran kullanılan araçlar hakkında karar verilmesi.</td>
</tr>
<tr>
<td>Maddi ve manevi tazminat</td>
<td>İspatlanan zararların ilgili sorumluluk koşullarına göre giderilmesi.</td>
</tr>
<tr>
<td>Kararın ilanı</td>
<td>Haklı sebep veya menfaat bulunması durumunda kesinleşmiş kararın uygun biçimde duyurulması.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3 id="elkoyma-imha">Ürünlere Elkoyma veya İmha Talep Edilebilir mi?</h3>
<p>SMK m.149/1-d ve devamı kapsamında tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan belirli araçlar hakkında elkoyma, mülkiyetin tanınması veya ihlalin devamını önleyecek önlemler talep edilebilir.</p>
<p>Ancak her davada otomatik olarak imhaya karar verilmez. Özellikle cihaz ve makineler hakkındaki taleplerde, ihlale konu olmayan diğer ürünlerin üretiminin engellenmemesi ve ihlalin önlenmesi için daha hafif bir önlemin yeterli olup olmadığı dikkate alınmalıdır. İmha, kanuni koşulları bulunan ve gerekli olduğu değerlendirilen durumlarda gündeme gelir.</p>
<h3 id="tazminat-talepleri">Maddi ve Manevi Tazminat</h3>
<p>SMK m.150/1 gereğince sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür. Maddi zararın belirlenmesinde SMK m.151&#8217;deki fiili kayıp ve yoksun kalınan kazanç esasları dikkate alınır.</p>
<p>Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında hak sahibinin seçimine bağlı kanuni yöntemler bulunmaktadır. Bununla birlikte tecavüzün tespit edilmiş olması, talep edilen her tazminat miktarının ispatlandığı anlamına gelmez. Zarar, uygun hesaplama yöntemi ve ilgili deliller ayrıca değerlendirilir.</p>
<p>Manevi tazminat veya sınai mülkiyet hakkının itibarının zarar görmesine dayalı talepler bakımından da somut olayın özellikleri ve ayrı hukuki koşullar önem taşır.</p>
<p>Parasal taleplerin hesaplanmasına ilişkin ayrıntılar <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-tecavuzunde-tazminat/">sınai mülkiyet hakkına tecavüzde maddi tazminatın hesaplanması</a> konulu incelemede ele alınmaktadır.</p>
<h2 id="deliller">Faydalı Model Tecavüz Davasında Hangi Deliller Kullanılır?</h2>
<p>Teknik buluş uyuşmazlıklarında hem hakkın kapsamının hem de davalıya isnat edilen fiillerin ispatlanması gerekir. Bu nedenle yalnız faydalı model belgesinin sunulması çoğu durumda yeterli değildir.</p>
<p>Somut olayın özelliklerine göre şu deliller önem taşıyabilir:</p>
<ul>
<li>Faydalı model sicil bilgileri, tescil belgesi, istemler, tarifname ve teknik resimler,</li>
<li>İhlal iddiasına konu ürünün aslı veya incelemeye elverişli numunesi,</li>
<li>Ürünün teknik çizimleri, katalogları ve kullanım dokümanları,</li>
<li>Satış faturaları, sipariş kayıtları ve ticari yazışmalar,</li>
<li>İnternet satış ilanları ve bunların usulüne uygun tespit edilmiş içerikleri,</li>
<li>Üretim ve dağıtım faaliyetlerini ortaya koyan belgeler,</li>
<li>Keşif tutanakları, teknik incelemeler ve bilirkişi raporları,</li>
<li>Gerektiğinde tarafların ticari kayıtları ve zarar hesabına ilişkin mali belgeler.</li>
</ul>
<p>Özellikle ürünün teknik yapısının satış ilanından anlaşılamadığı hâllerde, yalnız internet görüntülerine dayanılarak kesin bir ihlal değerlendirmesi yapılması güç olabilir.</p>
<h3 id="bilirkisi-ispat">Bilirkişi Raporunda Nelere Dikkat Edilir?</h3>
<p>Bilirkişi raporu, korunan istemleri belirlemeli; davalı ürününün hangi teknik özellikleri taşıdığını somut biçimde açıklamalı ve karşılaştırmasını denetlenebilir gerekçelerle ortaya koymalıdır.</p>
<p>Raporda yalnızca ürünlerin benzer olduğu veya olmadığı belirtilmesi, istem temelli teknik incelemenin yerini tutmaz. Gerektiğinde rapordaki eksikliklerin giderilmesi, ek rapor alınması veya yeni teknik inceleme yaptırılması gündeme gelebilir. Nihai hukuki değerlendirme mahkemeye aittir.</p>
<p>Delillerin kaybolması veya daha sonra elde edilmesinin zorlaşması ihtimalinde, HMK m.400 ve devamı uyarınca delil tespiti istenebilir. Delil tespitinin koşulları ve uygulaması için <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-ihlalinde-delil-tespiti/">patent ihlalinde delil tespiti ve teknik inceleme</a> başlıklı makaleye bakılabilir.</p>
<h3 id="ihtiyati-tedbir">Dava Devam Ederken İhlal Durdurulabilir mi?</h3>
<p>SMK m.159 uyarınca dava açma hakkı bulunan kişiler, korunan haklarına tecavüz teşkil eden kullanımın gerçekleştiğini veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını kanuni ispat koşulları çerçevesinde ortaya koyarak ihtiyati tedbir isteyebilir.</p>
<p>HMK m.389 ve m.390 hükümleri de ihtiyati tedbirin şartları ve talep usulü bakımından önem taşır. İhlalin önlenmesi veya durdurulması, ilgili ürünlerin muhafazası ve uygun teminat önlemleri somut talebe göre değerlendirilebilir.</p>
<p>İhtiyati tedbir, davanın esası hakkında kesin hüküm verilmesi anlamına gelmez. Tedbir talebinin kapsamı, deliller ve korunması gereken menfaatler ayrı incelenir. Ayrıntılı koşullar <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-ihtiyati-tedbir/">sınai mülkiyet ihlalinde ihtiyati tedbir</a> başlıklı yazıda açıklanmaktadır.</p>
<h2 id="savunmalar">Davalı Faydalı Model Tecavüz İddiasına Karşı Nasıl Savunma Yapabilir?</h2>
<p>Davalı, ileri sürülen kullanımın korunan teknik kapsamda bulunmadığını, kendisine isnat edilen fiilin gerçekleşmediğini veya kullanımının kanunen ya da sözleşmeyle izin verilen sınırlar içerisinde kaldığını savunabilir.</p>
<p>Somut olayın niteliğine göre özellikle şu savunmalar gündeme gelebilir:</p>
<ul>
<li>Davalı ürününün faydalı model istemlerindeki teknik unsurları karşılamaması,</li>
<li>Koruma kapsamı dışında kalan farklı bir teknik çözümün kullanılması,</li>
<li>Ürünün faydalı model sahibi veya yetkili kişinin izniyle piyasaya sunulmuş olması nedeniyle SMK m.152&#8217;deki hakkın tükenmesi koşullarının gerçekleşmesi,</li>
<li>SMK m.87&#8217;deki önceki kullanımdan doğan hakkın, faydalı model bakımından uygulanabilir koşullarla mevcut olması,</li>
<li>SMK m.85/3 ve m.145 çerçevesinde uygulanabilecek özel ve ticari olmayan kullanım veya deneme amaçlı kullanım istisnaları,</li>
<li>Geçerli bir lisans veya başka bir kullanım yetkisinin bulunması,</li>
<li>İleri sürülen dönemde hakkın sona ermiş olması,</li>
<li>Tecavüz iddiasına dayanak faydalı modelin hükümsüzlüğünü gerektiren nedenlerin bulunması.</li>
</ul>
<p>Her savunmanın ayrı koşulları bulunmaktadır. Örneğin önceki kullanım iddiası yalnız başvuru tarihinden önce herhangi bir ürünün mevcut olduğunun söylenmesiyle ispatlanmaz. Kanunun aradığı iyiniyet, ülke içindeki kullanım veya ciddi ve gerçek hazırlıklar ile kullanımın kapsamı değerlendirilmelidir.</p>
<h3 id="hukumsuzluk-savunmasi">Faydalı Modelin Hükümsüzlüğü Tecavüz Davasını Nasıl Etkiler?</h3>
<p>Faydalı modelin tescil edilmiş olması, onun her koşulda hükümsüzlükten bağımsız olarak korunacağı anlamına gelmez. SMK m.144, faydalı modelin hükümsüzlük nedenlerini ve hükümsüzlüğe ilişkin davanın temel koşullarını düzenler.</p>
<p>İhlal iddiasına karşı faydalı modelin yenilik şartını taşımadığı, yeterince açıklanmadığı veya başka bir hükümsüzlük nedeninin bulunduğu ileri sürülebilir. Ancak tecavüz davasında koruma kapsamının incelenmesi ile faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesi farklı hukuki sorunlardır.</p>
<p>Hükümsüzlük talebi ayrı bir dava veya usulüne uygun karşı dava konusu olduğunda, bu uyuşmazlığın sonucu tecavüz davasının dayanağını etkileyebilir. Mahkemenin bağlantılı davaların durumunu ve bekletici mesele gerekip gerekmediğini değerlendirmesi bu nedenle önemlidir.</p>
<p>SMK m.139 ve m.145 çerçevesinde uygulanabilecek hükümsüzlüğün geçmişe etkisi, sınai mülkiyet hakkının baştan itibaren sağladığı koruma üzerinde sonuç doğurur. Bununla birlikte kanundaki kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar ile sözleşmelere ilişkin istisnalar göz ardı edilmemelidir.</p>
<p>Hükümsüzlük nedenleri, dava açma hakkı ve hükümsüzlük kararının sonuçları <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-hukumsuzlugu/">faydalı model hükümsüzlüğü davası</a> başlıklı ayrı makalenin konusudur.</p>
<h2 id="gorev-sure">Görevli Mahkeme, Arabuluculuk ve Süreler</h2>
<h3 id="gorevli-mahkeme">Hangi Mahkemede Dava Açılır?</h3>
<p>SMK m.156 uyarınca faydalı model hakkına tecavüzden kaynaklanan hukuk davalarında görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Bu ihtisas mahkemesinin kurulmadığı yerlerde, ilgili yargı çevresi ve görevlendirme düzenine göre asliye hukuk mahkemesi görev yapar.</p>
<p>Hak sahibi tarafından üçüncü kişiye karşı açılacak hukuk davasında SMK m.156/3 uyarınca davacının yerleşim yeri, hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yer veya fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi yetkili olabilir. Türkiye&#8217;de yerleşim yeri bulunmayan hak sahipleri için kanundaki özel yetki düzenlemesi ayrıca incelenir.</p>
<p>Bu nedenle faydalı model hakkına tecavüz davası yalnız İstanbul&#8217;da açılabilen bir dava değildir. Görev ve yetki, uyuşmazlığın taraflarına ve kanuni bağlantı noktalarına göre belirlenir.</p>
<h3 id="arabuluculuk">Faydalı Model Tecavüz Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?</h3>
<p>Faydalı modelden kaynaklanan bütün davalar için tek ve koşulsuz bir zorunlu arabuluculuk kuralı bulunmamaktadır.</p>
<p>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu&#8217;nun 4. maddesi fikrî mülkiyet hukukundan doğan ilgili uyuşmazlıkları ticari dava kapsamında düzenler. TTK m.5/A uyarınca, konusu bir miktar para olan ve madde kapsamına giren alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.</p>
<p>Buna karşılık yalnız tecavüzün durdurulması, önlenmesi veya kaldırılması gibi para dışı talepleri otomatik olarak aynı kapsamda değerlendirmek doğru değildir. Tazminat ile para dışı taleplerin birlikte ileri sürüldüğü davalarda dava şartı, talep türleri ve usuli sonuçlar bakımından ayrıca incelenmelidir.</p>
<p>Talep ayrımına ilişkin ayrıntılar <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-davasinda-arabuluculuk/">sınai mülkiyet tazminat davalarında arabuluculuk</a> konulu incelemede ele alınmaktadır.</p>
<h3 id="zamanasimi">Tecavüz Davasında Zamanaşımı Nasıl Belirlenir?</h3>
<p>SMK m.157, sınai mülkiyet hakkından doğan özel hukuk taleplerinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu&#8217;nun zamanaşımı hükümlerine gönderme yapar.</p>
<p>Haksız fiilden doğan tazminat istemlerinde TBK m.72 uyarınca kural olarak zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık, fiilin işlendiği tarihten itibaren ise on yıllık zamanaşımı söz konusudur. Kanundaki daha uzun ceza zamanaşımına ilişkin istisna, şartları gerçekleştiğinde ayrıca dikkate alınır.</p>
<p>Ancak devam eden tecavüzün durdurulması ve diğer koruyucu talepler, tazminat istemleriyle özdeş değildir. Talebin hukuki niteliği, ihlal tarihi ve koruma süresi birlikte incelenmelidir. Daha kapsamlı açıklama için <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-davasinda-zamanasimi/">patent ve faydal model uyuşmazlıklarında görev, yetki ve zamanaşımı</a> konulu incelemeye başvurulabilir.</p>
<h2 id="ictihat">Yargıtay Kararlarında Faydalı Model Hakkına Tecavüzün Değerlendirilmesi</h2>
<p>Faydalı model tecavüz uyuşmazlıklarında yargısal değerlendirme, yalnız tescil belgesinin varlığıyla sınırlı değildir. İstemlerin koruma kapsamı, somut ürünün teknik özellikleri ve dava konusu hakka ilişkin diğer uyuşmazlıklar önem taşır.</p>
<h3 id="karar-2025">Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 28.05.2025 Tarihli Karar</h3>
<p>Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.05.2025 tarihli, E.2024/4319, K.2025/3784 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta faydalı modellere ilişkin hükümsüzlük talepleri ile faydalı model hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları birlikte değerlendirilmiştir.</p>
<p>Dosyada, tecavüz iddiasına konu makineler üzerinde bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiş; faydalı model istemleri ile makinelerin teknik özellikleri karşılaştırılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, incelemeye konu makinelerin ilgili faydalı modelin koruma kapsamında bulunmadığı yönündeki yeterli teknik raporları esas alarak tecavüz taleplerinin reddini uygun bulmuştur. Yargıtay da Bölge Adliye Mahkemesinin kararını onamıştır.</p>
<p>Bu karar, tescilli faydalı model ile uyuşmazlık konusu ürünün teknik olarak karşılaştırılmasının önemini somutlaştırmaktadır. Karardaki belgeler önceki mevzuat dönemine ilişkin olduğundan, somut olayın kanuni rejimi ile güncel SMK hükümleri birbirinden ayrılarak değerlendirilmelidir.</p>
<h3 id="karar-2026">Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 12.03.2026 Tarihli Karar</h3>
<p>Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.03.2026 tarihli, E.2025/4485, K.2026/1489 sayılı kararında faydalı modele tecavüzün tespiti, önlenmesi ve ref&#8217;i talepleri incelenmiştir.</p>
<p>İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporlarıyla davalının ürettiği ve sattığı ürünlerin davacının tescilli faydal modelinin koruma kapsamında kaldığı sonucuna ulaşarak tecavüzün tespitine, men&#8217;ine ve ref&#8217;ine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay da bu kararı onamıştır.</p>
<p>Kararın önemi, teknik raporlarla ortaya konulan koruma kapsamı değerlendirmesinin somut olayda mahkeme hükmüne dayanak oluşturmasıdır. Bununla birlikte karar, her bilirkişi raporunun doğrudan kabul edilmesi gerektiği veya benzer ürünlerin her durumda tecavüz oluşturduğu şeklinde genelleştirilemez.</p>
<h3 id="karar-2020">Hükümsüzlük Talebinin Tecavüz Davasına Etkisine İlişkin Karar</h3>
<p>Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.11.2020 tarihli, E.2019/3798, K.2020/4658 sayılı kararında, faydal model hakkına tecavüz davasıyla birlikte ileri sürülen hükümsüzlük isteminin öncelikle değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.</p>
<p>Kararın dayandığı uyuşmazlıkta mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanmıştır. Bu nedenle söz konusu karar, 6769 sayılı Kanun dönemindeki her uyuşmazlığa usulen birebir uygulanacak bir kural olarak değil, hükümsüzlük iddiasının tecavüz davasının sonucunu etkileyebilmesinin somut örneği olarak dikkate alınmalıdır.</p>
<h2 id="sss">Faydalı Model Tecavüz Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular</h2>
<h3 id="sss-1">1. Faydalı model belgem varsa benzer ürünü üreten herkese dava açabilir miyim?</h3>
<p>Faydalı model belgesi, ürünün bütün görsel veya teknik özellikleri üzerinde sınırsız hak sağlamaz. Davalının ürünü korunan istemler kapsamında bulunmalı ve ileri sürülen fiil kanuni tecavüz koşullarını karşılamalıdır. Yalnız genel benzerlik, ihlalin ispatı için yeterli değildir.</p>
<h3 id="sss-2">2. Rakibin ürünü kendi markasıyla satması tecavüzü engeller mi?</h3>
<p>Hayır. Faydalı model korumasının konusu ürünün ticari markası değil, istemlerle belirlenen teknik çözümdür. Başka bir markayla satış yapılması, korunan teknik unsurların izinsiz kullanılması hâlinde tecavüzü tek başına ortadan kaldırmaz.</p>
<h3 id="sss-3">3. Faydalı model başvurusu sonuçlanmadan dava açılabilir mi?</h3>
<p>SMK m.141/3&#8217;teki koşullar kapsamında başvuru sahibinin dava açması mümkündür. Ancak mahkemenin esasa ilişkin karar verebilmesi, SMK m.141/4&#8217;te belirtilen ilgili yayım koşuluna bağlıdır. Başvurunun reddedilmesi veya geri çekilmesi durumunun koruma üzerindeki etkisi de ayrıca değerlendirilmelidir.</p>
<h3 id="sss-4">4. Tecavüz davası açmadan önce ihtarname gönderilmesi zorunlu mu?</h3>
<p>SMK, her faydal model tecavüz davasından önce mutlaka ihtarname gönderilmesini genel bir dava şartı olarak düzenlemez. Bununla birlikte ihtar, ihlalin bildirilmesi, karşı tarafın bilgi durumunun ortaya konulması veya uyuşmazlığın dava öncesinde çözülmesi bakımından önem taşıyabilir. Parasal taleplere ilişkin zorunlu arabuluculuk koşulları ise ayrıca incelenmelidir.</p>
<h3 id="sss-5">5. Davalının kendi faydalı model tescili bulunması tecavüz iddiasını ortadan kaldırır mı?</h3>
<p>Her durumda kaldırmaz. Davalının ayrı bir faydal model belgesine sahip olması, önceki hak sahibinin koruma kapsamına giren fiilleri otomatik olarak serbest hâle getirmez. İlgili belgelerin başvuru veya rüçhan tarihleri, istemleri, koruma kapsamları ve uygulanabilir kanun hükümleri değerlendirilmelidir.</p>
<h3 id="sss-6">6. Faydalı modelin hükümsüzlüğü istenirse tecavüz davası kendiliğinden reddedilir mi?</h3>
<p>Hayır. Hükümsüzlük talebinde bulunulması tek başına faydalı model hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak hükümsüzlük davasının sonucu, tecavüz davasının dayandığı hakkın varlığını ve kapsamını etkileyebilir. Mahkeme, bağlantılı uyuşmazlığı ve hükümsüzlük kararının hukuki sonuçlarını dikkate alır.</p>
<h2 id="sonuc">Sonuç</h2>
<p>Faydalı model hakkına tecavüz davasında belirleyici mesele, davalının ürününün veya ticari faaliyetinin geçerli faydalı model koruması içerisinde kalıp kalmadığıdır. Bu inceleme yalnız tescil belgesine veya ürünlerin görünüşteki benzerliğine dayanılarak yapılamaz. İstemler, tarifname, teknik deliller, bilirkişi değerlendirmesi ve kanuni istisnalar birlikte ele alınmalıdır.</p>
<p>SMK m.141 ve m.145 tecavüzün hukuki çerçevesini; m.149 ve devamı hak sahibinin taleplerini düzenler. Dava açmadan önce koruma süresinin, hak sahipliğinin, teknik kapsamın, delillerin ve muhtemel savunmaların değerlendirilmesi, hem gereksiz uyuşmazlıkların hem de yetersiz temellendirilmiş taleplerin önlenmesine yardımcı olabilir.</p>
<p>Faydalı model hakkının ihlal edildiği iddiası veya bu iddiaya karşı savunmanın hazırlanması konusunda hukuki değerlendirme için <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-avukati/">patent ve faydalı model uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve dava takibi</a> hizmetinden yararlanılabilir.</p>
<p class="ss-yazar">Yazar Avukat <a href="/avukat-fatih-sefer/">Fatih Sefer</a></p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-tecavuz-davasi/">Faydalı Model Tecavüz Davası: Şartlar, Deliller ve Talepler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Faydalı Model Hükümsüzlüğü Davası: Sebepler, Deliller ve Süre</title>
		<link>https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-hukumsuzlugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Fatih Sefer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2026 21:58:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Patent Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sarioglusefer.com/?p=6716</guid>

					<description><![CDATA[<p>faydalı model hükümsüzlüğü, tescilli bir faydalı modelin kanunda öngörülen geçerlilik şartlarını taşımaması veya diğer hükümsüzlük nedenlerinden birinin bulunması hâlinde mahkeme kararıyla tamamen ya da belirli istemler bakımından hükümsüz kılınmasıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.144 uyarınca hükümsüzlük; yenilik veya sanayiye uygulanabilirlik şartlarının bulunmaması, buluşun yeterince açıklanmaması, başvurunun ilk kapsamının aşılması veya hak sahipliği eksikliği ... <a title="Faydalı Model Hükümsüzlüğü Davası: Sebepler, Deliller ve Süre" class="read-more" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-hukumsuzlugu/" aria-label="Faydalı Model Hükümsüzlüğü Davası: Sebepler, Deliller ve Süre hakkında daha fazlasını okuyun">Devamını oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-hukumsuzlugu/">Faydalı Model Hükümsüzlüğü Davası: Sebepler, Deliller ve Süre</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ss-mak" style="line-height: 1.8;">
<p>faydalı model hükümsüzlüğü, tescilli bir faydalı modelin kanunda öngörülen geçerlilik şartlarını taşımaması veya diğer hükümsüzlük nedenlerinden birinin bulunması hâlinde mahkeme kararıyla tamamen ya da belirli istemler bakımından hükümsüz kılınmasıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.144 uyarınca hükümsüzlük; yenilik veya sanayiye uygulanabilirlik şartlarının bulunmaması, buluşun yeterince açıklanmaması, başvurunun ilk kapsamının aşılması veya hak sahipliği eksikliği nedeniyle istenebilir. Davanın sonucu, uygulanacak mevzuata, faydalı modelin istemlerine, teknik delillere ve ileri sürülen hükümsüzlük nedeninin ispatına bağlıdır.</p>
<p>Faydalı model belgesinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından verilmiş olması, hakkın her koşulda geçerli kalacağını göstermez. SMK m.143/13, faydalı model verilmesinin Kurum tarafından geçerlilik veya yararlılık garantisi anlamına gelmediğini açıkça düzenler. Bu nedenle bir belgenin sicilde kayıtlı bulunması, onun hükümsüzlüğünün mahkemeden istenmesine engel değildir.</p>
<nav class="ss-nav" aria-label="İçindekiler"><strong>İçindekiler</strong></p>
<ul>
<li><a href="#hukuki-dayanak">Faydalı model hükümsüzlüğünün hukuki dayanağı</a></li>
<li><a href="#hukumsuzluk-sebepleri">Faydalı model hangi nedenlerle hükümsüz olur?</a></li>
<li><a href="#dava-taraflari">Davayı kimler açabilir ve dava kime yöneltilir?</a></li>
<li><a href="#dava-suresi">Hükümsüzlük davası açma süresi</a></li>
<li><a href="#deliller-ispat">Deliller, ispat ve bilirkişi incelemesi</a></li>
<li><a href="#kismi-hukumsuzluk">Kısmi hükümsüzlük ve istemlerin durumu</a></li>
<li><a href="#mahkeme-sureci">Görevli mahkeme ve yargılama</a></li>
<li><a href="#kararin-sonuclari">Hükümsüzlük kararının hukuki sonuçları</a></li>
<li><a href="#sss">Sıkça sorulan sorular</a></li>
<li><a href="#sonuc">Sonuç</a></li>
</ul>
</nav>
<h2 id="hukuki-dayanak">Faydalı Model Hükümsüzlüğünün Hukuki Dayanağı</h2>
<p>Faydalı modelin hükümsüzlüğü, SMK m.144&#8217;te özel olarak düzenlenmiştir. Bu hüküm, faydalı modelin hangi nedenlerle geçersiz sayılabileceğini, kimlerin dava açabileceğini, davanın süresini ve kısmi hükümsüzlüğün koşullarını belirler.</p>
<p>SMK m.145/1 uyarınca, faydalı modele ilişkin açık bir düzenleme bulunmaması ve patent hükümlerinin faydalı modelin niteliğiyle çelişmemesi hâlinde, patentler için öngörülen hükümler faydalı modellere de uygulanabilir. Ancak faydalı modelin özel hükümsüzlük düzenlemesi mevcut olduğundan, patentin hükümsüzlüğüne ilişkin bütün kuralların koşulsuz biçimde faydalı modele aktarılması doğru değildir.</p>
<div class="ss-kanun">
<p><strong>Temel kanuni düzenlemeler:</strong></p>
<ul>
<li><strong>SMK m.142:</strong> Faydalı modelle korunabilecek buluşlar ve koruma istisnaları.</li>
<li><strong>SMK m.143/11:</strong> Faydalı model verildikten sonra idari itiraz yerine mahkemeden hükümsüzlük istenmesi.</li>
<li><strong>SMK m.144:</strong> Hükümsüzlük sebepleri, davanın tarafları, süresi ve kısmi hükümsüzlük.</li>
<li><strong>SMK m.145:</strong> Patent hükümlerinin uygun düştüğü ölçüde uygulanması.</li>
<li><strong>SMK m.156:</strong> Görevli ve yetkili mahkeme.</li>
</ul>
</div>
<p>Faydalı modelin korunabilmesi için gerekli yenilik şartı ve on yıllık koruma süresi hakkında ayrıntılı bilgiye <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-nedir/">faydalı modelin şartları ve koruma süresi</a> başlıklı yazıdan ulaşılabilir.</p>
<h2 id="hukumsuzluk-sebepleri">Faydalı Model Hangi Nedenlerle Hükümsüz Olur?</h2>
<p>SMK m.144/1 hükümsüzlük nedenlerini dört bent hâlinde düzenler. Davacı, faydalı modelin geçerliliğine yönelik itirazını bu nedenlerden birine veya birkaçına dayandırabilir.</p>
<h3 id="yenilik-eksikligi">1. Yenilik veya Sanayiye Uygulanabilirlik Şartının Bulunmaması</h3>
<p>SMK m.142/1 uyarınca, faydalı modelle korunacak buluşun yeni ve sanayiye uygulanabilir olması gerekir. Bu şartlardan birinin bulunmaması, SMK m.144/1-a kapsamında hükümsüzlük sebebidir.</p>
<p>Yenilik incelemesinde, SMK m.83&#8217;te tanımlanan tekniğin bilinen durumu dikkate alınır. Başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde toplumun erişimine sunulmuş teknik açıklamalar, ürünler ve diğer bilgiler değerlendirmeye konu olabilir. Kanunda düzenlenen önceki tarihli başvurular ve rüçhan hükümleri de somut olayın özelliğine göre incelenmelidir.</p>
<p>Örneğin faydalı modelin birinci isteminde tanımlanan bütün teknik özelliklerin, ilgili tarihten önce kamuya sunulduğu ispatlanan bir teknik dokümanda açıklanmış olması, söz konusu istemin yeniliğini ortadan kaldırabilir.</p>
<p>Ancak yalnızca daha önce benzer bir ürünün bulunduğunu ileri sürmek yeterli değildir. Önceki teknik açıklamanın tarihi, kamuya erişilebilirliği ve istemdeki teknik unsurlarla ilişkisi ortaya konulmalıdır.</p>
<p>Burada önemli bir ayrım vardır: <strong>Faydalı model bakımından patentlerdeki gibi ayrıca buluş basamağı şartı aranmaz.</strong> Bu nedenle teknik çözümün ilgili alandaki uzman açısından aşikâr olduğu iddiası, tek başına patentlere özgü buluş basamağı testi uygulanarak faydalı modelin hükümsüzlüğüne gerekçe yapılamaz. Bununla birlikte SMK m.142/2 uyarınca yenilik değerlendirmesinde buluş konusuna katkı sağlamayan teknik özellikler dikkate alınmaz.</p>
<h3 id="koruma-disi-bulus">2. Faydalı Modelle Korunamayacak Bir Konunun Tescil Edilmesi</h3>
<p>SMK m.142/3, bazı buluşların faydalı modelle korunamayacağını belirtir. Kimyasal ve biyolojik maddeler ile bunlara ilişkin usuller, eczacılıkla ilgili maddeler ve usuller, biyoteknolojik buluşlar ve usuller ile bunların sonucunda elde edilen ürünler bu kapsamda değerlendirilir. Ayrıca SMK m.82/2-3 hükümlerindeki koruma dışı konular da dikkate alınır.</p>
<p>Faydalı modelin konusu kanunen bu korumanın dışında kalıyorsa SMK m.144/1-a kapsamında hükümsüzlük gündeme gelebilir. Korunamayacak buluş türlerinin ayrıntılı sınıflandırması için <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-verilemeyen-buluslar/">faydalı model verilemeyen buluşlar</a> başlıklı makale incelenebilir.</p>
<h3 id="yetersiz-aciklama">3. Buluşun Yeterince Açıklanmamış Olması</h3>
<p>SMK m.144/1-b, buluşun SMK m.92/1 anlamında yeterince açıklanmamış olmasını hükümsüzlük nedeni sayar.</p>
<p>Buna göre başvuru belgelerindeki teknik açıklama, ilgili teknik alandaki uzman kişinin buluşu uygulayabilmesini sağlayacak derecede açık ve tam olmalıdır.</p>
<p>Örneğin faydalı modelin tarifnamesinde belirli bir mekanizmanın çalışması için zorunlu olan teknik bağlantılar açıklanmamışsa ve uzman kişinin mevcut açıklamalardan hareketle buluşu uygulaması mümkün değilse yeterli açıklama şartı tartışılabilir.</p>
<p>Bu değerlendirmede önemli olan, tarifnamenin mutlaka ayrıntılı bir üretim kılavuzu niteliği taşıması değil, kanunun aradığı uygulanabilir teknik açıklamayı sağlamasıdır. Açıklamanın yeterliliği, başvuru belgelerinin bütünü ve ilgili teknik alandaki uzman kişinin bilgi düzeyi dikkate alınarak incelenir.</p>
<h3 id="ilk-kapsamin-asilmasi">4. Başvurunun İlk Hâlinin Kapsamının Aşılması</h3>
<p>SMK m.144/1-c uyarınca, faydalı model konusunun başvurunun ilk hâlinde açıklanan kapsamı aşması hükümsüzlük sebebidir.</p>
<p>Başvurunun incelenmesi sırasında istemlerde veya diğer başvuru belgelerinde değişiklik yapılmış olabilir. Ancak yapılan değişikliklerin, ilk başvuru içeriğinde bulunmayan yeni teknik bilgi ekleyerek başvurunun kapsamını genişletmemesi gerekir.</p>
<p>Bölünmüş başvurularda veya SMK m.110/3-b kapsamında yapılan başvurularda, kanunun öngördüğü en önceki başvurunun ilk hâli esas alınarak değerlendirme yapılır.</p>
<p>Bu nedenle hükümsüzlük incelemesinde sadece tescil edilmiş son istem metni değil, başvurunun ilk belgeleri ve işlem sırasında yapılan değişiklikler de karşılaştırılır.</p>
<h3 id="hak-sahipligi">5. Faydalı Model İsteme Hakkının Bulunmaması</h3>
<p>SMK m.144/1-ç, faydalı model sahibinin SMK m.109 uyarınca faydalı model isteme hakkına sahip olmadığının ispatlanmasını da hükümsüzlük sebebi olarak düzenler.</p>
<p>SMK m.109/1 ve m.145/1 birlikte değerlendirildiğinde, buluş üzerindeki isteme hakkının kural olarak buluşu yapana veya hukuki haleflerine ait olduğu anlaşılır. Başvuru sahibi ile gerçek hak sahibi farklı olabilir.</p>
<p>Bununla birlikte bu hükümsüzlük nedenine dayanma hakkı herkese tanınmamıştır. SMK m.144/2 ve m.144/4 uyarınca hak sahipliği yokluğu iddiasını yalnızca buluşu yapan kişi veya halefleri ileri sürebilir. Bu durumda SMK m.110 hükümleri de uygulanır.</p>
<p>Dolayısıyla bir rakip işletmenin yalnızca gerçek buluşçunun başka bir kişi olduğu iddiasıyla, kendi adına hak sahipliği bulunmaksızın bu özel hükümsüzlük nedenine dayanması mümkün değildir.</p>
<h2 id="dava-taraflari">Faydalı Model Hükümsüzlüğü Davasını Kimler Açabilir?</h2>
<p>SMK m.144/2 kapsamında faydalı modelin hükümsüzlüğünü isteme hakkı bulunan kişiler şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Menfaati olan kişiler:</strong> Faydalı modelin hukuki varlığından etkilenen ve hükümsüzlük talebinde hukuken korunabilir menfaati bulunan kişiler.</li>
<li><strong>Cumhuriyet savcıları:</strong> Kanunda öngörülen hükümsüzlük talebinde bulunma yetkisi kapsamında.</li>
<li><strong>İlgili kamu kurum ve kuruluşları:</strong> Görev ve ilgi alanları çerçevesinde.</li>
<li><strong>Buluşu yapan veya halefleri:</strong> Özellikle faydalı model isteme hakkının gerçek hak sahibinde bulunmadığı iddiasına dayanan taleplerde.</li>
</ul>
<p>Örneğin tescilli bir faydalı model nedeniyle üretimi hakkında hak ihlali iddiasıyla karşılaşan işletmenin, bu belgenin geçerliliğinin ortadan kaldırılmasında hukuki menfaati bulunabilir. Bununla birlikte davacının menfaati ve ileri sürdüğü hükümsüzlük nedeni somut uyuşmazlık bakımından değerlendirilir.</p>
<h3 id="davali-kimdir">Hükümsüzlük Davası Kime Karşı Açılır?</h3>
<p>SMK m.144/3 uyarınca hükümsüzlük davası, sicilde faydalı model sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılır. Faydalı model üzerinde sicilde hak sahibi olarak görülen diğer kişilerin davaya katılabilmelerini sağlamak amacıyla bu kişilere ayrıca tebligat yapılır.</p>
<p>Bu nedenle dava hazırlığında güncel sicil bilgilerinin, faydalı model sahibinin ve sicile kayıtlı diğer hakların tespit edilmesi önemlidir. TÜRKPATENT&#8217;in idari işlemleri ile faydalı model sahibine karşı açılan hükümsüzlük davası birbirinden farklı hukuki süreçlerdir.</p>
<h2 id="dava-suresi">Faydalı Model Hükümsüzlüğü Davası Açma Süresi</h2>
<p>SMK m.144/3 uyarınca faydalı modelin hükümsüzlüğü davası, hakkın koruma süresi boyunca veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde açılabilir.</p>
<p>SMK m.101/1 uyarınca faydalı modelin olağan koruma süresi, başvuru tarihinden itibaren on yıldır ve uzatılamaz. Ancak hükümsüzlük davasının açılabileceği son tarih belirlenirken somut olayda hakkın sona erdiği tarih ve uygulanacak mevzuat ayrıca dikkate alınmalıdır.</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th scope="col">Hukuki durum</th>
<th scope="col">Dava açma süresi</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>Faydalı model korumasının devam etmesi</td>
<td>Koruma süresi boyunca hükümsüzlük davası açılabilir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Faydalı model hakkının sona ermesi</td>
<td>Hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde dava açılabilir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Eski mevzuata tabi faydalı model</td>
<td>Başvuru tarihi ve SMK geçici m.1 hükümleri dikkate alınarak uygulanacak hukuk belirlenir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3 id="eski-basvurular">6769 Sayılı Kanundan Önceki Faydalı Modellerde Hangi Hukuk Uygulanır?</h3>
<p>SMK geçici m.1/2 ve m.1/4, eski mevzuata tabi başvurular ve belgeler hakkında özel geçiş kuralları içermektedir. Özellikle Kanunun yayımından önce yapılmış faydalı model başvurularının hükümsüzlüğünde, başvuru tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin uygulanması gerekir.</p>
<p>Bu nedenle 551 sayılı mülga Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname dönemindeki bir faydalı model için, SMK m.144&#8217;ün bütün hükümlerinin doğrudan uygulanacağı varsayılmamalıdır.</p>
<p>Başvuru tarihi, dosyanın hukuki statüsü ve geçiş hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle eski belgelerde hükümsüzlük sebepleri ve dava süresi bakımından farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.</p>
<h2 id="deliller-ispat">Hükümsüzlük Davasında Deliller ve İspat</h2>
<p>Faydalı model hükümsüzlüğü davalarında teknik inceleme çoğu zaman uyuşmazlığın merkezindedir. Davacı tarafından ileri sürülen hükümsüzlük nedeninin somut delillerle desteklenmesi gerekir. Davalı ise belgenin geçerliliğini ortaya koyan teknik açıklamalara, önceki teknikten farklılıklara ve diğer savunma delillerine dayanabilir.</p>
<h3 id="yenilik-delilleri">Yenilik İddiasında Hangi Deliller Kullanılır?</h3>
<p>Yeniliğin bulunmadığı iddiasında aşağıdaki belgeler uyuşmazlığın niteliğine göre önem taşıyabilir:</p>
<ul>
<li>Faydalı modelin başvuru dosyası, tarifnamesi, istemleri ve teknik çizimleri.</li>
<li>Başvuru veya ilgili rüçhan tarihinden önce kamuya açıklanmış patent ve faydalı model dokümanları.</li>
<li>Eski tarihli ürün katalogları, kullanım kılavuzları ve teknik tanıtım belgeleri.</li>
<li>Tarihi ve kamuya erişilebilirliği doğrulanabilen internet sayfaları, videolar ve dijital arşiv kayıtları.</li>
<li>Önceki tarihli üretim, satış, sergileme ve kullanım olgularını ortaya koyan belgeler.</li>
<li>Tarafların teknik uzman görüşleri ve mahkemece alınan bilirkişi raporları.</li>
</ul>
<p>Bir teknik dokümanın eski tarihli olması tek başına yeterli değildir. İlgili belgenin yenilik değerlendirmesinde hangi nedenle dikkate alınabileceği ve faydalı modelin hangi istemindeki hangi teknik özellikleri açıkladığı belirlenmelidir.</p>
<p>Özellikle internet ve video kayıtlarında içeriğin hangi tarihte toplumun erişimine sunulduğunun güvenilir biçimde tespit edilmesi önemlidir. Dava konusu faydalı modelin başvurusundan sonraki bir tarihte oluşturulmuş içerik, yalnızca daha sonra yayımlandığı için önceki tekniğin kanıtı sayılamaz. SMK m.83/3 kapsamındaki önceki tarihli başvurulara ilişkin özel düzenleme saklıdır.</p>
<h3 id="bilirkişi">Teknik Bilirkişi İncelemesi Nasıl Yapılır?</h3>
<p>Mahkemenin hukuki değerlendirmesi ile teknik uzmanlık gerektiren tespitler birbirinden ayrılmalıdır. Faydalı modelin yeniliği, teknik açıklamanın yeterliliği veya başvurunun ilk kapsamının aşılıp aşılmadığı gibi konular, uyuşmazlığın niteliğine göre teknik bilirkişi incelemesini gerektirebilir.</p>
<p>Sağlıklı bir değerlendirme için bilirkişi raporunun özellikle şu sorulara cevap vermesi beklenir:</p>
<ol>
<li>Hükümsüzlüğü istenen faydalı modelin ilgili istemlerinde hangi teknik özellikler korunmaktadır?</li>
<li>Dayanak gösterilen önceki teknik belgeler hangi tarihte erişilebilir hâle gelmiştir?</li>
<li>Önceki teknik açıklamalar, ilgili istemin yenilik değerlendirmesinde etkili olan teknik özelliklerini ortaya koymakta mıdır?</li>
<li>SMK m.142/2 kapsamında buluş konusuna katkı sağlamayan teknik özellikler bulunmakta mıdır?</li>
<li>İleri sürülen hükümsüzlük nedeni bütün istemleri mi, yoksa yalnızca belirli istemleri mi etkilemektedir?</li>
</ol>
<p>Bilirkişi raporunun yalnızca “faydalı model yeni değildir” şeklinde sonuç bildirmesi yerine, teknik karşılaştırmanın dayanaklarını açıklaması gerekir. Mahkeme ise bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte değerlendirerek hukuki sonuca ulaşır.</p>
<h3 id="emsal-karar">Yargı Kararında Yenilik ve Teknik Delillerin Değerlendirilmesi</h3>
<p>İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli, E.2021/13, K.2021/207 sayılı kararında, 17.11.2017 başvuru tarihli bir faydalı modelin yenilik şartını taşımadığı iddiası incelenmiştir.</p>
<p>Mahkeme, teknik bilirkişi raporunda dava konusu faydalı modelin üç isteminin önceki ürünlere ilişkin katalog, video ve teknik açıklamalar karşısında yenilik taşımadığının belirlendiğini değerlendirmiştir. Başvuru tarihindeki 6769 sayılı Kanun hükümlerini esas alan mahkeme, bütün istemlerin yenilik şartından yoksun olduğu sonucuna ulaşarak faydalı modelin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermiştir.</p>
<p>Karar, faydalı modelin yenilik incelemesinde istemlerin ayrı ayrı ele alınmasının ve teknik delillerle karşılaştırılmasının önemini göstermektedir. Bununla birlikte karar bir ilk derece mahkemesi kararıdır; her faydalı model için aynı sonucun ortaya çıkacağı anlamına gelmez.</p>
<h2 id="kismi-hukumsuzluk">Faydalı Modelin Kısmi Hükümsüzlüğü Mümkün müdür?</h2>
<p>Evet. SMK m.144/5, hükümsüzlük nedenlerinin faydalı modelin yalnızca belirli bir bölümünü etkilemesi durumunda kısmi hükümsüzlüğe izin verir.</p>
<p>Ancak kanun önemli bir sınır getirmiştir: <strong>Bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemez.</strong> Hükümsüzlük, şartları oluşan istem veya istemlerin iptali yoluyla uygulanır.</p>
<p>SMK m.144/6 uyarınca, iptal edilmeyen istemler m.142&#8217;deki şartları taşıyorsa faydalı model bu istemler yönünden geçerliliğini sürdürebilir.</p>
<p>Örneğin üç istem içeren bir faydalı modelde yalnızca bir istem bakımından hükümsüzlük nedeni belirlenmişse, diğer istemlerin geçerliliği kendi teknik içerikleri ve kanuni şartlar yönünden değerlendirilir. Bir istemin hükümsüzlüğü, diğer bütün istemlerin kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez.</p>
<p>Bu nedenle davada, tüm belgenin hükümsüzlüğü ile belirli istemlerin hükümsüzlüğü arasında ayrım yapılması ve teknik değerlendirme sonucunun hangi istemleri etkilediğinin açıkça belirlenmesi gerekir.</p>
<h2 id="mahkeme-sureci">Görevli Mahkeme ve Hükümsüzlük Davasının İncelenmesi</h2>
<h3 id="gorev-yetki">Görevli ve Yetkili Mahkeme</h3>
<p>Faydalı modelin hükümsüzlüğüne ilişkin davalarda SMK m.156 uyarınca görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde, ilgili yargı çevresi düzenlemeleri çerçevesinde asliye hukuk mahkemesi görevlidir.</p>
<p>Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılan davalarda SMK m.156/5 uyarınca kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Hak sahibinin Türkiye&#8217;de yerleşim yerinin bulunmaması hâlinde m.156/4&#8217;teki özel yetki düzenlemesi dikkate alınır.</p>
<p>Faydalı modelin hükümsüzlüğü davası, TÜRKPATENT&#8217;in idari kararının iptali için açılan dava ile karıştırılmamalıdır. SMK m.156/2&#8217;de Kurum kararlarına karşı açılan davalar bakımından ayrı bir yetki kuralı bulunmaktadır.</p>
<h3 id="yargilama">Mahkeme Hangi İncelemeleri Yapar?</h3>
<p>Hükümsüzlük yargılamasında uyuşmazlığın niteliğine göre şu aşamalar öne çıkar:</p>
<ol>
<li><strong>Hukuki dayanağın belirlenmesi:</strong> Başvuru tarihi ve geçiş hükümleri değerlendirilerek uygulanacak mevzuat tespit edilir.</li>
<li><strong>Taraf sıfatının incelenmesi:</strong> Davacının talep hakkı, davalının sicildeki hak sahipliği ve gerekli tebligatlar değerlendirilir.</li>
<li><strong>İstemlerin tespiti:</strong> Faydalı modelin korunması istenen teknik özellikleri ve geçerli istem metinleri belirlenir.</li>
<li><strong>Delillerin incelenmesi:</strong> Önceki teknik belgeleri, başvuru evrakı ve tarafların diğer delilleri değerlendirilir.</li>
<li><strong>Teknik değerlendirme:</strong> Gerektiğinde bilirkişi raporu ve ek rapor alınır; tarafların raporlara yönelik itirazları incelenir.</li>
<li><strong>Hüküm:</strong> Hükümsüzlük nedenleri sabitse tam veya kısmi hükümsüzlüğe, ispatlanamamışsa talebin reddine karar verilir.</li>
</ol>
<p>Faydalı modelin geçerliliğiyle ilgili uyuşmazlık, aynı belgeye dayalı hak ihlali iddialarıyla da bağlantılı olabilir. Bununla birlikte hükümsüzlük davası ile <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-tecavuz-davasi/">faydalı model hakkına tecavüz davası</a> farklı hukuki taleplere dayanır. Birinde tescilli hakkın geçerliliği, diğerinde ise korunan hakkın ihlal edilip edilmediği incelenir.</p>
<h3 id="idari-itiraz">Faydalı Model Verildikten Sonra TÜRKPATENT&#8217;e Hükümsüzlük İtirazı Yapılır mı?</h3>
<p>SMK m.143/11 açık bir ayrım öngörür. Faydalı model verildikten sonra patentler için SMK m.99&#8217;da düzenlenen verilme sonrası itiraz usulü işletilemez; faydalı modelin hükümsüzlüğü mahkemeden istenebilir.</p>
<p>Başvuru aşamasındaki araştırma raporuna yönelik görüş ve itirazlarla tescil sonrasındaki hükümsüzlük davası aynı işlem değildir. Başvuru aşamasındaki mekanizmalar <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-basvurusu/">faydalı model başvurusu ve araştırma raporu</a> başlıklı makalede ele alınmaktadır.</p>
<h2 id="kararin-sonuclari">Faydalı Model Hükümsüzlüğü Kararının Sonuçları</h2>
<p>SMK m.145/1 uyarınca uygun düştüğü ölçüde uygulanabilen patent hükümlerinden biri de SMK m.139&#8217;da düzenlenen hükümsüzlük kararının etkisidir.</p>
<p>Buna göre hükümsüzlük kararı, kural olarak geçmişe etkili sonuç doğurur ve hükümsüz kılınan hak bakımından kanuni korumanın hiç doğmamış olduğu kabul edilir. Ancak SMK m.139/2, geçmişe etkinin bazı istisnalarını düzenlemiştir.</p>
<p>Özellikle hükümsüzlükten önce kesinleşmiş ve uygulanmış hak ihlali kararları ile önceden yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler, kanunda belirtilen şartlar çerçevesinde geçmişe etkiden korunur. Patent sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetinden kaynaklanan tazminat talepleri saklıdır. Ayrıca uygulanmış sözleşmeler kapsamında ödenmiş bedellerin hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesi talep edilebilir.</p>
<p>SMK m.139/4 ve m.145/1 birlikte değerlendirildiğinde, hükümsüzlük kararının kesinleşmesiyle herkese karşı sonuç doğuran sicil etkileri gündeme gelir. Kesinleşen kararın Kuruma bildirilmesi, hükümsüz kılınan hakkın sicilden terkin edilmesi ve durumun Bültende yayımlanması bu kapsamda değerlendirilir.</p>
<p>Ancak kısmi hükümsüzlük kararı verilmişse, geçerliliğini koruyan istemler bakımından hakkın devam edip etmediği ayrıca dikkate alınır. Hükümsüzlük ile koruma süresinin dolması veya hakkın sona ermesi de aynı hukuki işlem değildir.</p>
<h2 id="sss">Faydalı Model Hükümsüzlüğü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular</h2>
<h3 id="sss-1">1. Tescilli bir faydalı model hükümsüz kılınabilir mi?</h3>
<p>Evet. Faydalı modelin tescilli olması onun mutlak biçimde geçerli olduğu anlamına gelmez. SMK m.144&#8217;te düzenlenen hükümsüzlük nedenlerinden biri mevcutsa, gerekli şartlar altında mahkemeden hükümsüzlük talep edilebilir.</p>
<h3 id="sss-2">2. Faydalı modelin yeni olmadığını nasıl ispatlayabilirim?</h3>
<p>İlgili tarih itibarıyla kamuya erişilebilir önceki teknik belgeleri belirlenmeli ve bu belgeler faydalı modelin istemlerindeki teknik özelliklerle karşılaştırılmalıdır. Tarihi doğrulanabilen katalog, patent dokümanı, teknik yayın veya diğer açıklamalar somut uyuşmazlığa göre delil olabilir.</p>
<h3 id="sss-3">3. Faydalı modelde buluş basamağı bulunmaması hükümsüzlük nedeni midir?</h3>
<p>Hayır. SMK m.142, faydalı model koruması için patentlerdeki buluş basamağı şartını aramaz. Buna karşılık yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik şartları aranır. Ayrıca yenilik değerlendirmesinde buluş konusuna katkı sağlamayan teknik özellikler dikkate alınmaz.</p>
<h3 id="sss-4">4. Faydalı modelin koruma süresi bittikten sonra hükümsüzlük davası açılabilir mi?</h3>
<p>SMK m.144/3 uyarınca hakkın sona ermesinden itibaren beş yıl içinde hükümsüzlük davası açılabilir. Ancak özellikle eski başvurularda geçiş hükümleri ve uygulanacak mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.</p>
<h3 id="sss-5">5. Araştırma raporu olumlu olan bir faydalı model hükümsüz kılınabilir mi?</h3>
<p>Evet. Araştırma raporunun olumlu olması, faydalı modelin mahkemede geçerliliğinin tartışılamayacağı anlamına gelmez. SMK m.143/13 uyarınca faydalı modelin verilmesi geçerlilik garantisi oluşturmaz. Mahkeme, ileri sürülen hükümsüzlük nedenlerini ve delilleri bağımsız biçimde değerlendirir.</p>
<h3 id="sss-6">6. Faydalı modelin yalnızca bir istemi hükümsüz kılınabilir mi?</h3>
<p>Evet. SMK m.144/5-6 uyarınca bir veya birden fazla istemin hükümsüzlüğüne karar verilebilir. Ancak tek bir istemin kendi içinde kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemez. Diğer istemler kanuni şartları taşımaya devam ediyorsa bunlar yönünden koruma sürebilir.</p>
<h3 id="sss-7">7. Faydalı model hükümsüzlüğü ile patent hükümsüzlüğü aynı mıdır?</h3>
<p>Hayır. İki hakkın hükümsüzlüğü arasında ortak hukuki ilkeler bulunmakla birlikte, faydalı modelin geçerlilik şartları ve hükümsüzlük sebepleri SMK m.142 ve m.144 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Patentlere özgü hükümsüzlük kuralları için <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-hukumsuzlugu-davasi/">patent hükümsüzlüğü davası</a> başlıklı makale incelenebilir.</p>
<h2 id="sonuc">Sonuç</h2>
<p>Faydalı modelin hükümsüzlüğü, tescilli bir teknik korumanın kanuni şartları taşımadığı durumlarda mahkeme yoluyla geçersiz sayılmasını sağlayan hukuki mekanizmadır. SMK m.144 uyarınca yenilik veya sanayiye uygulanabilirlik şartının bulunmaması, yetersiz teknik açıklama, başvurunun ilk kapsamının aşılması ve hak sahipliği eksikliği hükümsüzlük nedenleri arasındadır.</p>
<p>Uyuşmazlığın doğru değerlendirilmesi için öncelikle başvuruya uygulanacak mevzuat, davacının talep hakkı ve dava süresi belirlenmelidir. Ardından faydalı modelin istemleri, önceki teknik belgeleri ve diğer deliller karşılaştırılarak hükümsüzlük nedeninin bütün belgeyi mi yoksa belirli istemleri mi etkilediği incelenmelidir.</p>
<p>Faydalı modelin geçerliliğine ilişkin davaların hazırlanması, teknik delillerin değerlendirilmesi ve sınai mülkiyet uyuşmazlıklarında hukuki temsil konularında <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-avukati/">patent ve faydalı model uyuşmazlıklarında avukatlık desteği</a> kapsamında somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme yapılabilir.</p>
<p class="ss-yazar">Yazar Avukat <a href="/avukat-fatih-sefer/">Fatih Sefer</a></p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-hukumsuzlugu/">Faydalı Model Hükümsüzlüğü Davası: Sebepler, Deliller ve Süre</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Faydalı Model Başvurusu: Araştırma Raporu, Süreler ve İtiraz</title>
		<link>https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-basvurusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Fatih Sefer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2026 21:57:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Patent Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sarioglusefer.com/?p=6714</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de faydalı model başvurusu, teknik buluşun Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) gerekli belgelerle sunulması, şeklî incelemenin tamamlanması, süresinde araştırma talebinde bulunulması ve araştırma raporunun değerlendirilmesi aşamalarından oluşur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu&#8217;nun (SMK) 143. maddesine göre araştırma raporunun hazırlanması ve yayımlanması zorunlu sürecin bir parçasıdır. Başvurunun yapılması veya araştırma raporunun düzenlenmesi tek başına faydalı ... <a title="Faydalı Model Başvurusu: Araştırma Raporu, Süreler ve İtiraz" class="read-more" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-basvurusu/" aria-label="Faydalı Model Başvurusu: Araştırma Raporu, Süreler ve İtiraz hakkında daha fazlasını okuyun">Devamını oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-basvurusu/">Faydalı Model Başvurusu: Araştırma Raporu, Süreler ve İtiraz</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ss-mak" style="line-height: 1.8;">
<p>Türkiye&#8217;de faydalı model başvurusu, teknik buluşun Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) gerekli belgelerle sunulması, şeklî incelemenin tamamlanması, süresinde araştırma talebinde bulunulması ve araştırma raporunun değerlendirilmesi aşamalarından oluşur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu&#8217;nun (SMK) 143. maddesine göre araştırma raporunun hazırlanması ve yayımlanması zorunlu sürecin bir parçasıdır. Başvurunun yapılması veya araştırma raporunun düzenlenmesi tek başına faydalı model hakkının verildiği anlamına gelmez.</p>
<p>Faydalı model başvurusunda temel mesele, yalnızca başvuru belgelerinin teslim edilmesi değildir. Buluşun teknik özelliklerinin yeterince açıklanması, korunması istenen unsurların istemlerde doğru tanımlanması, araştırma talebinin zamanında yapılması ve rapordaki belgelerin değerlendirilmesi de belirleyicidir. Özellikle eksikliklerin giderilmesi, araştırma raporuna itiraz ve üçüncü kişilerin görüşleri bakımından farklı başlangıç tarihlerine bağlı süreler bulunmaktadır.</p>
<nav class="ss-nav" aria-label="İçindekiler"><strong>İçindekiler</strong></p>
<ul>
<li><a href="#basvuru-sureci">Faydalı Model Başvurusu Nasıl Yapılır?</a></li>
<li><a href="#gerekli-belgeler">Başvuru İçin Gerekli Belgeler</a></li>
<li><a href="#basvuru-tarihi">Başvuru Tarihinin Kesinleşmesi ve Eksiklikler</a></li>
<li><a href="#sekli-inceleme">Şeklî İnceleme Aşaması</a></li>
<li><a href="#arastirma-talebi">Araştırma Talebi ve Araştırma Raporu</a></li>
<li><a href="#rapora-itiraz">Araştırma Raporuna İtiraz ve Üçüncü Kişi Görüşleri</a></li>
<li><a href="#karar">Faydalı Modelin Verilmesi veya Başvurunun Reddi</a></li>
<li><a href="#sureler">Başvuru Sürecindeki Önemli Süreler</a></li>
<li><a href="#uygulama">Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler</a></li>
<li><a href="#sss">Sık Sorulan Sorular</a></li>
<li><a href="#sonuc">Sonuç</a></li>
</ul>
</nav>
<h2 id="basvuru-sureci">Faydalı Model Başvurusu Nasıl Yapılır?</h2>
<p>Faydalı model başvurusu, SMK m.143 ile faydalı modele uygun düştüğü ölçüde uygulanan başvuru hükümleri çerçevesinde TÜRKPATENT nezdinde yapılır. Başvuru sahibi, buluşunu açıklayan teknik belgeleri hazırlar ve başvuru için gerekli bilgi ve belgeleri Kuruma sunar.</p>
<p>Başvurunun hazırlanmasından faydalı modelin verilmesine kadar temel aşamalar şöyledir:</p>
<ol>
<li><strong>Teknik dosyanın hazırlanması:</strong> Buluşun tarifnamesi, istemleri, özeti ve gerekiyorsa teknik resimleri hazırlanır.</li>
<li><strong>Başvurunun yapılması:</strong> Başvuru tarihinin kesinleşmesi için gerekli asgari unsurlar TÜRKPATENT&#8217;e sunulur.</li>
<li><strong>Eksikliklerin tamamlanması:</strong> Başvuru tarihinin kesinleşmesinden sonra tamamlanmasına izin verilen belgeler ve gerekiyorsa Türkçe çeviriler süresinde sunulur.</li>
<li><strong>Şeklî inceleme:</strong> Kurum, başvurunun mevzuatta belirtilen şeklî şartları karşılayıp karşılamadığını inceler.</li>
<li><strong>Araştırma talebi:</strong> Başvuru sahibi, araştırma talebini gerekli ücretle birlikte kanuni süresi içinde yapar.</li>
<li><strong>Araştırma raporu:</strong> Kurum, buluşla ilgili teknik dokümanları araştırır ve istemler bakımından rapor düzenler.</li>
<li><strong>İtiraz ve görüşler:</strong> Başvuru sahibi araştırma raporuna itiraz edebilir; üçüncü kişiler rapor hakkında görüş sunabilir.</li>
<li><strong>Karar:</strong> Kurum, başvuruyu ve araştırma raporunu, varsa itiraz ve görüşlerle birlikte değerlendirerek faydalı modelin verilmesine veya başvurunun reddine karar verir.</li>
</ol>
<p>Bu aşamalar, patent başvurusundaki işlemlerle tamamen aynı değildir. Özellikle patent verilmesine ilişkin ayrı inceleme aşaması ve verilme sonrası itiraz sistemi faydalı model bakımından aynı şekilde uygulanmaz. Patent başvurularının kendine özgü usulü için <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-basvuru-sureci/">patent başvuru süreci ve gerekli belgeler</a> ayrıca incelenebilir.</p>
<h2 id="gerekli-belgeler">Faydalı Model Başvurusu İçin Hangi Belgeler Gereklidir?</h2>
<p>SMK m.90/1 ve m.143 uyarınca faydalı model başvurularında temel başvuru dosyası, başvuru formu ile buluşu teknik olarak açıklayan belgelerden oluşur. Başvuru dosyasındaki belgelerin her biri farklı bir işlev üstlenir.</p>
<h3 id="basvuru-formu">1. Başvuru Formu</h3>
<p>Başvuru formunda başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgileri ile mevzuatın gerektirdiği diğer bilgiler yer alır. Başvuru sahibi gerçek veya tüzel kişi olabilir.</p>
<p>Buluşu yapan kişi ile başvuru sahibi her zaman aynı kişi değildir. Başvuru sahibinin buluşu yapan kişi olmaması veya buluşu yapanlardan yalnızca biri olması durumunda, başvuru hakkını nasıl elde ettiğine ilişkin açıklamanın da yapılması gerekir (SMK m.90/5).</p>
<h3 id="tarifname">2. Tarifname</h3>
<p>Tarifname, buluşun teknik olarak nasıl gerçekleştirildiğini açıklayan temel belgedir. SMK m.92/1 uyarınca buluş, ilgili teknik alandaki uzman kişinin uygulayabileceği kadar açık ve tam biçimde anlatılmalıdır.</p>
<p>Uygun bir tarifnamede özellikle teknik alan, bilinen teknik çözümler, çözülmek istenen teknik problem, buluşun teknik özellikleri ve uygulanma biçimleri açıklanır.</p>
<p>Örneğin mekanik bir kilitleme düzeneğine ilişkin başvuruda yalnızca düzeneğin daha güvenli olduğu söylenmesi yeterli değildir. Güvenliği sağlayan parçaların yapısı, bağlantıları ve çalışma ilişkileri teknik olarak açıklanmalıdır.</p>
<h3 id="istemler">3. İstemler</h3>
<p>İstemler, faydalı model ile hangi teknik unsurların korunmasının talep edildiğini belirler. SMK m.92/4 uyarınca istemler tarifnameye dayanmalı, açık ve öz olmalı, tarifnamede açıklanan buluşun kapsamını aşmamalıdır.</p>
<p>Başvuru sırasında teknik açıdan önemli bir özelliğin istemlerde yer almaması, araştırma raporunun değerlendirilmesini ve ilerideki koruma kapsamını etkileyebilir. Bununla birlikte her ayrıntının istemlere gereksiz biçimde eklenmesi de koruma talebini daraltabilir.</p>
<p>Bu nedenle tarifname ile istemler arasında tutarlılık bulunması gerekir. Başvurunun ilk kapsamını aşan teknik özellikler, sonradan yapılacak değişikliklerle serbestçe eklenemez.</p>
<h3 id="resimler-ozet">4. Teknik Resimler, Özet ve Ücret Bilgisi</h3>
<p>Tarifnamede veya istemlerde atıf yapılan resimler başvuru dosyasında bulunmalıdır. Özellikle mekanik buluşlarda teknik resimler, parçalar arasındaki yapısal ilişkinin anlaşılmasına yardımcı olur.</p>
<p>Özet, buluşun teknik içeriğini kısa biçimde tanıtır. Korumanın kapsamını belirleyen belge özet değil, tarifnameyle desteklenen istemlerdir.</p>
<p>Başvuru ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi de başvuru dosyasının unsurları arasındadır. Araştırma talebi ise ayrıca ücret gerektiren bir işlem olduğundan başvuru ücretinin ödenmiş olması araştırma yükümlülüğünü kendiliğinden karşılamaz.</p>
<h2 id="basvuru-tarihi">Başvuru Tarihi Nasıl Kesinleşir ve Eksik Belgeler Nasıl Tamamlanır?</h2>
<p>Başvuru tarihinin kesinleşmesi ile başvuru dosyasının bütün şeklî şartları karşılaması birbirinden farklıdır.</p>
<div class="ss-kanun">
<p><strong>Hukuki dayanak — SMK m.90/3 ve m.143/1:</strong> Faydalı model başvurusunun işleme alınabilmesi için başvuru tarihini kesinleştiren asgari unsurların Kuruma sunulması gerekir.</p>
</div>
<p>Bu asgari unsurlar şunlardır:</p>
<ul>
<li>Faydalı model verilmesi talebi,</li>
<li>Başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgileri,</li>
<li>Türkçe veya SMK m.90/2 kapsamında kabul edilen yabancı dillerden biriyle hazırlanmış tarifname ya da önceki bir başvuruya yapılan uygun atıf.</li>
</ul>
<p>Bu unsurlardan birinin bulunmaması hâlinde SMK m.143/1 gereğince başvuru işleme alınmaz. Dolayısıyla başvuru tarihini belirleyen asgari unsurlardaki eksiklik, normal bir şeklî eksiklikle aynı şekilde değerlendirilmemelidir.</p>
<h3 id="iki-aylik-tamamlama">Başvuru Sonrasındaki İki Aylık Tamamlama Süresi</h3>
<p>SMK m.143/2 uyarınca, işleme alınmış bir başvuruda SMK m.90/1&#8217;de belirtilen belgelerden eksik olanlar veya kabul edilen yabancı dilde sunulmuş teknik belgelerin Türkçe çevirileri, <strong>başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde</strong> tamamlanmalıdır.</p>
<p>Bu süre bakımından ayrıca bildirim yapılması gerekmez. Süresinde tamamlanmayan başvuru geri çekilmiş sayılır.</p>
<p>Örneğin başvuru tarihini kesinleştiren asgari unsurları içeren bir dosyada istemler henüz sunulmamışsa, istemlerin ilgili iki aylık süre içerisinde tamamlanması gerekir. Başvuru sahibinin Kurumdan ayrıca hatırlatma beklemesi, süreyi durdurmaz.</p>
<h2 id="sekli-inceleme">Faydalı Model Başvurusunda Şeklî İnceleme Nasıl Yapılır?</h2>
<p>Şeklî inceleme, başvuru belgelerinin ilgili mevzuatta öngörülen biçimsel gereklilikleri karşılayıp karşılamadığının kontrolüdür. SMK m.143/3-4 ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.119 bu aşamanın esaslarını düzenler.</p>
<p>Kurum; başvuru formundaki bilgileri, teknik belgelerin bulunup bulunmadığını, belge düzenini ve başvuruya ilişkin diğer şeklî şartları değerlendirir.</p>
<p>Eksiklik belirlenirse başvuru sahibinden, <strong>bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde</strong> eksikliğin giderilmesi istenir. Süresinde giderilmeyen eksiklik nedeniyle başvuru reddedilir.</p>
<p>Buradaki iki aylık süre, başvuru tarihinden başlayan belge tamamlama süresiyle karıştırılmamalıdır. Şeklî incelemedeki eksiklik giderme süresinin başlangıcı Kurumun bildirim tarihidir.</p>
<p>Şeklî şartların karşılanmış olması, buluşun yenilik şartını sağladığının veya faydalı modelin verileceğinin kabul edildiği anlamına gelmez. Bundan sonraki temel işlem araştırma talebidir.</p>
<h2 id="arastirma-talebi">Faydalı Model Araştırma Talebi ve Araştırma Raporu</h2>
<h3 id="arastirma-zorunlu">Faydalı Modelde Araştırma Raporu Zorunlu mudur?</h3>
<p>Evet. SMK m.143/5-6 uyarınca faydalı model başvurusunda araştırma talebinin yapılması ve bu talep üzerine araştırma raporu düzenlenmesi, kanunda öngörülen başvuru sürecinin zorunlu aşamasıdır.</p>
<p>Başvuru sahibi, araştırma talebini başvuruyla birlikte yapabilir. Başvuru sırasında yapılmamışsa, şeklî şartlar bakımından eksiklik bulunmadığının veya eksikliklerin giderildiğinin bildirildiği tarihten itibaren <strong>iki ay içinde</strong> gerekli ücreti ödeyerek araştırma talebinde bulunmalıdır.</p>
<p>Araştırma talebi yapılmadığında veya gerekli şartlar süresinde yerine getirilmediğinde başvuru geri çekilmiş sayılır. Bu aşamada Kurumun ayrıca hatırlatma yapması beklenmemelidir.</p>
<h3 id="raporun-kapsami">Araştırma Raporunda Neler İncelenir?</h3>
<p>Araştırma raporu, buluşa ilişkin önceki teknik dokümanların belirlenmesini ve başvurunun istemleriyle ilişkilendirilmesini sağlar.</p>
<p>Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.120 uyarınca araştırma raporu, tarifnamenin tamamı dikkate alınarak istemler itibarıyla düzenlenir.</p>
<p>Raporda özellikle şu hususlar önem taşır:</p>
<ul>
<li>Buluşun yeniliğinin değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek teknik dokümanlar,</li>
<li>Her bir dokümanın hangi istem veya istemlerle ilişkili olduğu,</li>
<li>İlgili dokümanın teknik açıklamalarının başvuruyla bağlantısı,</li>
<li>Buluş konusuna katkı sağlamayan teknik özellikler,</li>
<li>Başvurunun veya buluşun kanuni şartları karşılamadığı değerlendiriliyorsa buna ilişkin gerekçeler.</li>
</ul>
<p>Faydalı model bakımından araştırmanın ağırlık noktası, özellikle yenilik değerlendirmesini etkileyen önceki teknik belgelerin belirlenmesidir. Bununla birlikte rapor, başvurunun diğer kanuni engellerini de ortaya koyabilir.</p>
<p>Faydalı modelde patentteki gibi buluş basamağı şartı aranmaz. Ancak bu durum, araştırma yapılmadığı veya başvurunun teknik yönden hiçbir değerlendirmeye tabi olmadığı anlamına gelmez. SMK m.142/2 gereğince yenilik değerlendirmesinde buluş konusuna katkı sağlamayan teknik özellikler dikkate alınmaz.</p>
<p>Faydalı modelin maddi koruma şartları ve koruma süresi hakkında daha ayrıntılı açıklama için <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-nedir/">faydalı model nedir</a> başlıklı makale incelenebilir.</p>
<h3 id="rapor-ornek">Araştırma Raporu Nasıl Değerlendirilir? Teknik Örnek</h3>
<p>Bir başvurunun, iki mekanik parçanın belirli bir bağlantı düzeniyle sabitlenmesini sağlayan teknik bir mekanizmaya ilişkin olduğu varsayılsın.</p>
<p>Araştırma raporunda daha önce yayımlanmış bir teknik belgede benzer bir mekanizma tespit edilmiş olabilir. Bu durumda yalnızca önceki belgede benzer bir ürün bulunması yeterli değerlendirme değildir.</p>
<p>Başvurunun istemleriyle önceki belgenin teknik açıklamaları karşılaştırılarak ilgili teknik özelliklerin önceki belgede hangi kapsamda açıklandığı incelenmelidir.</p>
<p>Önceki dokümanda bazı parçaların bulunması fakat istemlerdeki teknik ilişkinin açıklanmaması ile istemin bütün teknik özelliklerinin aynı önceki açıklamada mevcut olması, yenilik açısından aynı sonucu doğurmayabilir.</p>
<p>Bu nedenle araştırma raporu yalnızca ilgili dokümanların sayısına bakılarak değerlendirilmemelidir. Dokümanların teknik içeriği, istemlerle ilişkisi ve varsa başvurunun rüçhan tarihi dikkate alınmalıdır.</p>
<h3 id="rapor-duzenlenememesi">Araştırma Raporu Hangi Durumlarda Düzenlenemez?</h3>
<p>SMK m.143/7 uyarınca başvuru konusunun SMK m.142/3 kapsamında faydalı model koruması dışında kaldığı veya tarifnamenin ya da bütün istemlerin yeterince açık olmaması nedeniyle araştırma yapılamadığı durumlarda araştırma raporu düzenlenmeyebilir.</p>
<p>Bu durumda başvuru sahibinden, <strong>bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde</strong> itirazlarını veya başvuruda yapacağı değişiklikleri sunması istenir.</p>
<p>Süresinde itiraz sunulmaması ya da sunulan itirazın veya değişikliklerin kabul edilmemesi hâlinde başvuru reddedilir. İtirazın veya değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde araştırma raporu düzenlenerek işlemlere devam edilir.</p>
<p>Yönetmelik m.120/13 uyarınca, araştırma yapılmasına engel bulunmayan istemler bakımından araştırma raporunun düzenlenmesi de mümkündür. Dolayısıyla bazı istemlere ilişkin sorun bulunması, her durumda başvurunun tamamı hakkında araştırma yapılamayacağı anlamına gelmez.</p>
<p>Faydalı modele özgü koruma dışı buluş kategorileri, <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-verilemeyen-buluslar/">faydalı model verilemeyecek buluşlar</a> başlıklı ayrı incelemenin konusudur.</p>
<h2 id="basvuru-yayimi">Faydalı Model Başvurusu ve Araştırma Raporu Ne Zaman Yayımlanır?</h2>
<p>SMK m.97/1 uyarınca faydalı model başvurusu, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden itibaren <strong>18 aylık sürenin dolmasıyla</strong> Bültende yayımlanır. Başvuru sahibinin erken yayım talebinde bulunması da mümkündür.</p>
<p>Araştırma raporunun yayımlanması ise raporun hazırlanma zamanına bağlıdır. Rapor, başvurunun yayımından önce tamamlanmışsa başvuruyla birlikte; daha sonra tamamlanmışsa ayrı olarak yayımlanabilir.</p>
<p>Başvurunun yayımlanmasıyla faydalı modelin verilmesine ilişkin kararın yayımlanması birbirinden farklı işlemlerdir. Başvurunun yayımlanmış olması, faydalı modelin verilmesine karar verildiği veya başvurunun tüm yönleriyle kabul edildiği anlamına gelmez.</p>
<p>Başvurunun yayımı, SMK m.141/3 kapsamında başvuru sahibinin belirli şartlarla ileri sürebileceği haklar bakımından da önem taşıyabilir. Ancak bu aşamadaki koruma ile verilmiş faydalı modelden doğan kesinleşmiş hak durumu birbirine karıştırılmamalıdır.</p>
<h2 id="rapora-itiraz">Faydalı Model Araştırma Raporuna İtiraz Nasıl Yapılır?</h2>
<p>SMK m.143/8 uyarınca araştırma raporunun Bültende yayımlanmasından itibaren üç ay içinde başvuru sahibi raporun içeriğine itiraz edebilir. Üçüncü kişiler ise aynı süre içerisinde görüş bildirebilir.</p>
<p>Başvuru sahibinin itirazı ile üçüncü kişinin görüşü, hukuken aynı işlem değildir.</p>
<h3 id="basvuru-sahibi-itirazi">Başvuru Sahibinin Araştırma Raporuna İtirazı</h3>
<p>Başvuru sahibi, araştırma raporunda belirtilen teknik belgelerin veya bu belgelere ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu düşünüyorsa gerekçeli itirazını ilgili belgelerle birlikte sunabilir.</p>
<p>İtirazın kapsamı somut rapora bağlı olmakla birlikte şu hususlar gündeme gelebilir:</p>
<ul>
<li>Raporda gösterilen önceki teknik belgenin istemlerdeki belirli teknik özellikleri açıklamaması,</li>
<li>İki teknik çözüm arasındaki farklılığın raporda yeterince dikkate alınmaması,</li>
<li>Önceki belgenin yayımlanma tarihi veya teknik içeriğinin yanlış değerlendirilmesi,</li>
<li>İstemlerin teknik anlamının tarifnameyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği,</li>
<li>Raporda belirtilen eksikliğin başvurunun ilk kapsamı içinde yapılacak uygun bir değişiklikle giderilebilmesi.</li>
</ul>
<p>İtirazın yalnızca rapora katılınmadığını belirten genel ifadelerden oluşması yerine, hangi istemin hangi teknik belge karşısında neden farklı değerlendirilmesi gerektiğinin açıklanması önemlidir.</p>
<h3 id="ucuncu-kisi-gorusu">Üçüncü Kişiler Faydalı Model Başvurusuna İtiraz Edebilir mi?</h3>
<p>Üçüncü kişiler, araştırma raporunun yayımlanmasından itibaren üç ay içinde rapora ilişkin görüş bildirebilir ve görüşlerini destekleyen belgeleri sunabilir.</p>
<p>Örneğin başvuruya konu teknik çözümün daha önce kamuya açıklanmış olduğunu gösteren bir yayın veya teknik doküman, üçüncü kişi görüşüne dayanak oluşturabilir.</p>
<p>Ancak üçüncü kişinin bu aşamadaki işlemi, patentin verilmesinden sonra öngörülen idari itiraz usulüyle aynı değildir. Faydalı modelin verilmesinden sonra SMK m.99&#8217;daki patent itiraz sistemi uygulanmaz.</p>
<h3 id="gorusten-sonra">İtiraz ve Görüşlerden Sonra Ne Olur?</h3>
<p>SMK m.143/9 uyarınca Kurum, başvuru sahibi tarafından itiraz edilmemesi ve üçüncü kişilerce görüş sunulmaması durumunda araştırma raporunu değerlendirir.</p>
<p>İtiraz veya görüş sunulmuşsa araştırma raporu ile bu itiraz ve görüşler birlikte değerlendirilir. Sonuç olarak faydalı modelin verilmesi, değişiklik istenmesi veya başvurunun reddi gündeme gelebilir.</p>
<p>Başvuru sahibinin araştırma raporuna itiraz etmemesi, araştırma raporundaki her değerlendirmenin maddi hukuk bakımından tartışmasız hâle geldiği anlamına gelmez. Bununla birlikte üç aylık idari başvuru imkânının kullanılmaması, ilgili aşamada ileri sürülebilecek açıklama ve belgelerin değerlendirilmesini etkileyebilir.</p>
<h2 id="karar">Faydalı Modelin Verilmesi veya Başvurunun Reddi</h2>
<h3 id="verilme-karari">Faydalı Model Verilmesine Nasıl Karar Verilir?</h3>
<p>Kurum, araştırma raporunu ve varsa itiraz ile görüşleri değerlendirdikten sonra başvurunun kanuni şartları karşıladığı sonucuna varırsa faydalı modelin verilmesine karar verir.</p>
<p>SMK m.143/10 gereğince karar başvuru sahibine bildirilir; karar ve faydalı model Bültende yayımlanır.</p>
<p>Faydalı modelin verilebilmesi için belirli değişiklikler yapılması gerektiği değerlendirilirse, başvuru sahibinden bildirim tarihinden itibaren <strong>iki ay içinde</strong> gerekli değişiklikleri yapması istenir.</p>
<p>Değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde faydalı model verilmesine karar verilir. Değişikliklerin süresinde yapılmaması veya yapılan değişikliklerin kabul edilmemesi hâlinde ise başvuru geri çekilmiş sayılır.</p>
<p>Verilme kararının yayımlanmasından sonra faydalı model belgesinin düzenlenmesi talep edilmiş ve ilgili belge düzenleme ücreti ödenmişse belge düzenlenerek hak sahibine verilir.</p>
<p>SMK m.143/13 uyarınca faydalı modelin verilmiş olması, Kurumun buluşun geçerliliği veya yararlılığı hakkında garanti verdiği şeklinde yorumlanamaz.</p>
<h3 id="ret-karari">Başvurunun Reddine Karşı Ne Yapılabilir?</h3>
<p>Kurum, başvurunun veya buluşun kanuni şartlara uygun olmadığı sonucuna varırsa SMK m.143/12 gereğince başvuruyu reddeder. Ret kararı başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.</p>
<p>Bu karara karşı SMK m.100 uyarınca, kararın bildirim tarihinden itibaren <strong>iki ay içinde</strong> Kurum nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından incelenir.</p>
<p>Ret kararına itiraz ile araştırma raporunun içeriğine itiraz birbirinden farklı aşamalardır. Araştırma raporuna itirazda süre yayım tarihinden; ret kararına karşı yapılan itirazda ise kararın bildirim tarihinden itibaren işler.</p>
<h3 id="verilme-sonrasi">Faydalı Model Verildikten Sonra İdari İtiraz Yapılabilir mi?</h3>
<p>Hayır. SMK m.143/11 açıkça, faydalı model verildikten sonra patentlere özgü SMK m.99 itiraz usulünün işletilemeyeceğini düzenler.</p>
<p>Faydalı modelin geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıklar, kanuni şartlar altında mahkemede hükümsüzlük talebiyle ileri sürülebilir. Bu konu, başvuru ve araştırma sürecinden ayrı olarak <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-hukumsuzlugu/">faydalı model hükümsüzlüğü davası</a> kapsamında ele alınmaktadır.</p>
<h2 id="sureler">Faydalı Model Başvuru Sürecindeki Önemli Süreler</h2>
<p>Başvuru sahibinin özellikle takip etmesi gereken süreler ve başlangıç olayları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th scope="col">İşlem</th>
<th scope="col">Süre</th>
<th scope="col">Başlangıç</th>
<th scope="col">Hukuki Dayanak</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>İşleme alınmış başvuruda eksik belgelerin veya Türkçe çevirilerin tamamlanması</td>
<td>2 ay</td>
<td>Başvuru tarihi</td>
<td>SMK m.143/2</td>
</tr>
<tr>
<td>Şeklî incelemede bildirilen eksikliklerin giderilmesi</td>
<td>2 ay</td>
<td>Eksiklik bildirimi</td>
<td>SMK m.143/4</td>
</tr>
<tr>
<td>Araştırma talebinin yapılması</td>
<td>2 ay</td>
<td>Şeklî uygunluk veya eksikliğin giderildiğine ilişkin bildirim</td>
<td>SMK m.143/5</td>
</tr>
<tr>
<td>Araştırma raporu düzenlenemediğinde itiraz veya değişiklik sunulması</td>
<td>3 ay</td>
<td>İlgili bildirim</td>
<td>SMK m.143/7</td>
</tr>
<tr>
<td>Başvurunun olağan yayımı</td>
<td>18 ay</td>
<td>Başvuru veya varsa rüçhan tarihi</td>
<td>SMK m.97/1</td>
</tr>
<tr>
<td>Araştırma raporuna itiraz ve üçüncü kişi görüşleri</td>
<td>3 ay</td>
<td>Araştırma raporunun yayımı</td>
<td>SMK m.143/8</td>
</tr>
<tr>
<td>Faydalı model verilmesi için istenen değişikliklerin yapılması</td>
<td>2 ay</td>
<td>Değişiklik bildirimi</td>
<td>SMK m.143/10</td>
</tr>
<tr>
<td>Ret kararına karşı Kurum nezdinde itiraz</td>
<td>2 ay</td>
<td>Kararın bildirimi</td>
<td>SMK m.143/12 ve m.100</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tablodaki sürelerin tamamı aynı tarihten başlamaz. Başvuru tarihi, bildirim tarihi ve Bültende yayım tarihi birbirinden ayrı hukuki olaylardır. Süre hesabında hangi işlemin hangi başlangıç olayına bağlandığı belirlenmelidir.</p>
<p>Özellikle başvuru belgelerinin tamamlanması ve araştırma talebinin yapılması aşamalarında bildirime gerek olmaksızın işlem yapılması gereken süreler bulunduğundan başvuru sahibinin kendi işlem takvimini takip etmesi önemlidir.</p>
<h2 id="uygulama">Başvuru ve Araştırma Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler</h2>
<h3 id="basvuru-oncesi-arastirma">Başvurudan Önce Teknik Araştırma Yapılması</h3>
<p>Kanunen öngörülen araştırma raporu, Kurum tarafından başvuru sürecinde düzenlenir. Bununla birlikte başvuru yapılmadan önce ilgili teknik alandaki patent ve faydalı model belgelerinin incelenmesi, muhtemel yenilik sorunlarının daha erken belirlenmesini sağlayabilir.</p>
<p>Ön araştırma ile Kurumun düzenlediği resmî araştırma raporu aynı işlem değildir. Ön araştırma, başvurunun teknik hazırlığına yardımcı olurken resmî araştırma raporu SMK m.143 kapsamındaki idari sürecin parçasıdır.</p>
<p>Başvuru öncesi araştırmanın yöntemleri, <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-arastirmasi-nasil-yapilir/">patent araştırması ve önceki teknik taraması</a> başlıklı makalede ayrıca açıklanmaktadır.</p>
<h3 id="aciklama-istem-tutarliligi">Tarifname ile İstemlerin Tutarlı Hazırlanması</h3>
<p>Teknik tarifnamenin yeterli ayrıntıda hazırlanması ve istemlerin tarifnameyle desteklenmesi, araştırma raporunun sağlıklı değerlendirilmesi açısından önemlidir.</p>
<p>Başvuru sonrasında yapılabilecek değişiklikler, ilk başvuru kapsamının aşılması yasağına tabidir. Başlangıçta açıklanmayan bir teknik unsurun sonradan eklenmesiyle yeni bir koruma konusu oluşturulması mümkün değildir.</p>
<p>Bu nedenle buluşun çalışma prensibi, teknik bileşenleri ve bunlar arasındaki ilişkiler başvuru hazırlığında değerlendirilmelidir.</p>
<h3 id="raporun-teknik-okunmasi">Araştırma Raporunun İstem Bazında İncelenmesi</h3>
<p>Araştırma raporunda gösterilen önceki belgeler, başvurunun bütününün geçersiz olduğu şeklinde otomatik yorumlanmamalıdır. Hangi belgenin hangi istem bakımından hangi teknik özelliği açıkladığı incelenmelidir.</p>
<p>Özellikle birden fazla istem içeren başvurularda bazı istemler hakkında ortaya çıkan sorunlar ile diğer istemlerin durumları farklı olabilir. Bununla birlikte istemlerde değişiklik yapılması gerekiyorsa değişikliklerin başvurunun ilk kapsamına uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.</p>
<h3 id="koruma-yolu-secimi">Başvuru Türünün Doğru Seçilmesi</h3>
<p>Bir teknik çözüm için faydalı model yolunun seçilmesi, yalnızca işlemlerin daha az aşamadan oluşmasına dayandırılmamalıdır. Buluşun konusu, teknik yapısı ve aranan koruma kapsamı da dikkate alınmalıdır.</p>
<p>Patent ile faydalı modelin koruma şartları ve usulleri aynı değildir. Bu ayrım <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-faydali-model-farki/">patent ile faydalı model arasındaki farklar</a> başlıklı makalenin konusudur.</p>
<p>İşlemleri devam eden bir patent başvurusunun faydalı model başvurusuna dönüştürülmesi ise SMK m.104 kapsamında ayrı bir işlemdir. Bu konuda <a href="https://www.sarioglusefer.com/patentten-faydali-modele-donusum/">patent başvurusunu faydalı modele dönüştürme</a> başlıklı değerlendirme esas alınabilir.</p>
<h2 id="sss">Faydalı Model Başvurusu Hakkında Sık Sorulan Sorular</h2>
<h3 id="sss-1">1. Faydalı model başvurusunda araştırma talebi yapılmazsa ne olur?</h3>
<p>SMK m.143/5 uyarınca araştırma talebinin süresinde ve gerekli ücret ödenerek yapılmaması hâlinde başvuru geri çekilmiş sayılır. Başvuru ücretinin ödenmiş olması, ayrıca yapılması gereken araştırma talebinin yerine geçmez.</p>
<h3 id="sss-2">2. Faydalı modelde araştırma raporu kaç ay içinde istenir?</h3>
<p>Araştırma talebi başvuruyla birlikte yapılabilir. Başvuru sırasında yapılmamışsa, şeklî şartlara uygunluğa veya eksikliklerin giderildiğine ilişkin bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde talep edilmelidir. Bu süre, patent başvurusundaki araştırma talebi süresiyle karıştırılmamalıdır.</p>
<h3 id="sss-3">3. Faydalı model araştırma raporu olumsuz çıkarsa başvuru doğrudan reddedilir mi?</h3>
<p>Araştırma raporunda olumsuz değerlendirme bulunması her durumda kendiliğinden ret sonucunu doğurmaz. SMK m.143 çerçevesinde raporun içeriği, varsa itirazlar, üçüncü kişilerin görüşleri ve yapılabilecek uygun değişiklikler değerlendirilir. Ancak kanuni şartları karşılamayan başvuru reddedilebilir.</p>
<h3 id="sss-4">4. Araştırma raporuna üçüncü kişiler itiraz edebilir mi?</h3>
<p>Üçüncü kişiler, araştırma raporunun yayımlanmasından itibaren üç ay içinde ilgili belgelerle birlikte görüş sunabilir. Başvuru sahibinin araştırma raporuna itiraz hakkı ile üçüncü kişilerin görüş sunma imkânı farklıdır. Faydalı model verildikten sonra patente özgü verilme sonrası idari itiraz sistemi uygulanmaz.</p>
<h3 id="sss-5">5. Faydalı model başvurusu yayımlanınca koruma belgesi alınmış olur mu?</h3>
<p>Hayır. Başvurunun Bültende yayımlanması ile faydalı model verilmesi kararı aynı değildir. Faydalı modelin verilmesi için SMK m.143 kapsamında araştırma ve değerlendirme aşamalarının tamamlanması ve Kurumun faydalı model verilmesine karar vermesi gerekir.</p>
<h3 id="sss-6">6. Faydalı model başvurusunda teknik resim zorunlu mudur?</h3>
<p>Tarifnamede veya istemlerde atıf yapılan teknik resimler başvuru dosyasına eklenmelidir. Her teknik buluşun aynı türde resim gerektirdiği söylenemez. Resim ihtiyacı buluşun niteliğine ve teknik açıklamanın içeriğine göre değerlendirilir. Resimlerin bulunması, tarifnamenin yeterli açıklama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.</p>
<h3 id="sss-7">7. Faydalı model başvurusunda eksiklikler sonradan tamamlanabilir mi?</h3>
<p>Başvuru tarihinin kesinleşmesi için zorunlu asgari unsurlar ile başvuru sonrasında tamamlanabilecek belgeler farklıdır. SMK m.143/2 kapsamındaki belgeler veya çeviriler başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde tamamlanabilir. Şeklî incelemede bildirilen eksiklikler için ise bildirim tarihinden itibaren iki aylık ayrı süre uygulanır.</p>
<h3 id="sss-8">8. Faydalı modelin verilmesi, buluşun kesin olarak geçerli olduğunu gösterir mi?</h3>
<p>Hayır. SMK m.143/13, faydalı modelin verilmesinin Kurum tarafından geçerlilik ve yararlılık garantisi anlamına gelmeyeceğini düzenler. Faydalı modelin verilmesinden sonra kanunda öngörülen hükümsüzlük nedenleri mahkemede ileri sürülebilir.</p>
<h2 id="sonuc">Sonuç</h2>
<p>Faydalı model başvurusunun hukuken sağlıklı yürütülmesi; başvuru tarihini kesinleştiren belgelerin sunulmasına, teknik açıklama ve istemlerin uygun hazırlanmasına, eksikliklerin süresinde tamamlanmasına, araştırma talebinin yapılmasına ve araştırma raporunun gerektiğinde teknik gerekçelerle değerlendirilmesine bağlıdır.</p>
<p>SMK m.143 bakımından özellikle üç ayrım belirleyicidir: Başvurunun yapılması ile faydalı modelin verilmesi aynı değildir; araştırma raporuna itiraz ile ret kararına karşı itiraz farklı işlemlerdir; başvuru sahibinin itirazı ile üçüncü kişinin görüş bildirmesi aynı hukuki konuma sahip değildir. Bu ayrımların doğru kurulması, başvuru sürecinde usule ilişkin hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşır.</p>
<p>Teknik dosyanın hazırlanması, araştırma raporunun değerlendirilmesi, Kurum kararlarına karşı izlenecek hukuki yollar ve faydalı model hakkının korunmasına ilişkin somut sorunlarda <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-avukati/">patent ve faydalı model hukukunda hukuki danışmanlık ve temsil</a> kapsamında başvurunun teknik özellikleri ile hukuki durumu birlikte değerlendirilebilir.</p>
<p class="ss-yazar">Yazar Avukat <a href="/avukat-fatih-sefer/">Fatih Sefer</a></p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-basvurusu/">Faydalı Model Başvurusu: Araştırma Raporu, Süreler ve İtiraz</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Faydalı Model Nedir? Yenilik Şartı ve Koruma Süresi</title>
		<link>https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Fatih Sefer]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2026 21:56:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Patent Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sarioglusefer.com/?p=6712</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk hukukunda faydalı model nedir? Faydalı model, yeni ve sanayiye uygulanabilir nitelikteki teknik buluşlara, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında sağlanan ve başvuru tarihinden itibaren 10 yıl devam eden bir sınai mülkiyet korumasıdır. Faydalı model verilmesinde patentten farklı olarak buluş basamağı şartı aranmaz. Bununla birlikte her yeni ürün veya teknik geliştirme faydalı modelle korunamaz; buluşun ... <a title="Faydalı Model Nedir? Yenilik Şartı ve Koruma Süresi" class="read-more" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-nedir/" aria-label="Faydalı Model Nedir? Yenilik Şartı ve Koruma Süresi hakkında daha fazlasını okuyun">Devamını oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-nedir/">Faydalı Model Nedir? Yenilik Şartı ve Koruma Süresi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ss-mak" style="line-height: 1.8;">
<p>Türk hukukunda faydalı model nedir? Faydalı model, yeni ve sanayiye uygulanabilir nitelikteki teknik buluşlara, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında sağlanan ve başvuru tarihinden itibaren 10 yıl devam eden bir sınai mülkiyet korumasıdır. Faydalı model verilmesinde patentten farklı olarak buluş basamağı şartı aranmaz. Bununla birlikte her yeni ürün veya teknik geliştirme faydalı modelle korunamaz; buluşun kanuni şartları karşılaması ve koruma dışında bırakılan konular arasında bulunmaması gerekir.</p>
<p>Faydalı model korumasının temel dayanakları 6769 sayılı Kanun&#8217;un 83, 101 ve 142 ila 145. maddeleridir. Bu hükümler; yenilik değerlendirmesini, sanayiye uygulanabilirliği, koruma kapsamı dışındaki buluşları, başvuru ve belge verilmesi esaslarını ve koruma süresini düzenler. Faydalı modelin hukuki değerini belirleyen yalnızca belgenin varlığı değil, korunan teknik çözümün kapsamı ve geçerliliğidir.</p>
<h2 id="faydali-model-tanimi">Faydalı Model Nedir ve Hangi Amaca Hizmet Eder?</h2>
<p>Faydalı model, belirli bir teknik soruna çözüm getiren buluşların kanunda öngörülen şartlarla korunmasına imkân tanır. Özellikle ürünlerin yapısında, parçalarının birbiriyle ilişkisinde veya teknik işleyişinde gerçekleştirilen yeni çözümler bakımından gündeme gelebilir.</p>
<p>Örneğin bir makinenin parçalarını daha güvenli biçimde sabitleyen yeni bir bağlantı düzeni, bir ambalajın kapanmasını sağlayan yeni bir mekanik sistem veya bir cihazın kullanımını kolaylaştıran yeni bir teknik yapı faydalı model değerlendirmesine konu olabilir. Ancak bu örneklerin her biri bakımından yenilik, sanayiye uygulanabilirlik ve kanuni istisnalar ayrıca incelenmelidir.</p>
<p>Faydalı model koruması, yalnızca bir fikrin ekonomik açıdan yararlı olmasına dayanmaz. Fikrin teknik özelliklerle somutlaştırılması ve korunması istenen buluşun başvuru belgelerinde yeterince açıklanması gerekir.</p>
<p>Faydalı model ile patent farklı koruma türleridir. Patentte yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik birlikte aranırken faydalı modelde yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik esas alınır. İki koruma türünün diğer hukuki ve işlemsel farklılıkları <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-faydali-model-farki/">patent ile faydalı model arasındaki farklar</a> başlıklı makalede ele alınmaktadır.</p>
<h2 id="faydali-model-sartlari">Faydalı Model Koruma Şartları Nelerdir?</h2>
<p>6769 sayılı Kanun&#8217;un 142. maddesinin birinci fıkrasına göre faydalı model verilerek korunabilecek buluşların iki temel koşulu karşılaması gerekir:</p>
<ul>
<li><strong>Yenilik:</strong> Buluşun, Kanun&#8217;un 83. maddesinde tanımlanan tekniğin bilinen durumuna dâhil olmaması gerekir.</li>
<li><strong>Sanayiye uygulanabilirlik:</strong> Buluşun tarım dâhil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir olması gerekir.</li>
</ul>
<p>Bu koşulların karşılanması, faydalı model verilmesi için tek başına yeterli değildir. Buluşun koruma dışında bırakılmış bir konuya ilişkin olmaması, başvuru sahibinin hak sahipliği ve başvuru belgelerinin kanuni gereklilikleri de önem taşır.</p>
<h3 id="yenilik-sarti">1. Faydalı Modelde Yenilik Şartı</h3>
<p>Faydalı model bakımından yenilik, buluşun başvuru öncesinde kamuya erişilebilir hâle gelmiş teknik bilgiler karşısında yeni olup olmadığının değerlendirilmesidir.</p>
<p>6769 sayılı Kanun&#8217;un 83. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde yazılı veya sözlü tanıtım, kullanım ya da başka bir biçimde toplumun erişimine sunulmuş bilgileri kapsar.</p>
<p>Dolayısıyla yenilik araştırması yalnızca Türkiye&#8217;de piyasaya sürülmüş ürünlerle sınırlı değildir. Yurt dışında yayımlanmış bir patent dokümanı, teknik katalog, bilimsel çalışma veya kamuya açık ürün tanıtımı da yenilik bakımından belirleyici olabilir.</p>
<p>Kanun&#8217;un 83. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında, daha sonra yayımlanmasına rağmen önceki başvuru tarihine sahip belirli patent ve faydalı model başvurularının ilk içerikleri de yenilik değerlendirmesinde dikkate alınır. Bu nedenle yalnızca başvuru gününde yayımlanmış belgelerin araştırılması her durumda yeterli değildir.</p>
<h3 id="teknik-katki">2. Buluş Konusuna Katkı Sağlamayan Teknik Özellikler</h3>
<p>6769 sayılı Kanun&#8217;un 142. maddesinin ikinci fıkrası, faydalı modele özgü önemli bir kural içerir: Yenilik değerlendirmesinde buluş konusuna katkı sağlamayan teknik özellikler dikkate alınmaz.</p>
<p>Bu hüküm nedeniyle, daha önce bilinen bir teknik çözümün yalnızca buluş konusuna katkı sağlamayan özelliklerle farklılaştırılması, faydalı model bakımından yenilik bulunduğunu göstermeye yetmeyebilir.</p>
<p>Değerlendirmede, buluşun teknik özellikleri ile bu özelliklerin korunması istenen çözüme katkısı birlikte incelenmelidir.</p>
<p><strong>Örnek:</strong> Daha önce bilinen bir kilitleme mekanizmasının yalnızca dış görünüşü değiştirilmişse, değişikliğin teknik çözüme katkısı ayrıca sorgulanır. Buna karşılık mekanizmanın parçaları arasında daha önce açıklanmamış yeni bir teknik bağlantı kurulmuşsa, bu bağlantı yenilik değerlendirmesine konu olabilir. Her iki durumda da sonuç, önceki teknik bilgiler ve başvurudaki istemler üzerinden belirlenir.</p>
<h3 id="sanayiye-uygulanabilirlik">3. Sanayiye Uygulanabilirlik Şartı</h3>
<p>6769 sayılı Kanun&#8217;un 83. maddesinin altıncı fıkrasına göre bir buluş, tarım dâhil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir nitelikteyse sanayiye uygulanabilir kabul edilir.</p>
<p>Bu şart, buluşun mutlaka seri üretime geçmiş olmasını veya ticari başarı sağlamasını gerektirmez. Önemli olan, açıklanan teknik çözümün üretilebilir veya kullanılabilir olmasıdır.</p>
<p>Örneğin yeni bir tarım ekipmanının henüz piyasaya sürülmemiş olması, sanayiye uygulanabilirlik şartının karşılanmasına tek başına engel değildir. Ekipmanın teknik olarak üretilebilir ve kullanılabilir olması, bu şart bakımından önem taşır.</p>
<h3 id="bulus-basaamagi">4. Faydalı Modelde Buluş Basamağı Aranır mı?</h3>
<p>Hayır. Faydalı model verilmesi için patentte uygulanan buluş basamağı koşulu aranmaz.</p>
<p>6769 sayılı Kanun&#8217;un 82. maddesinin birinci fıkrası patent verilebilirliği bakımından buluş basamağını açıkça düzenlerken, faydalı modele ilişkin 142. maddenin birinci fıkrası yalnızca 83. maddenin yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik hükümlerine gönderme yapmaktadır.</p>
<p>Ancak buluş basamağının aranmaması, bilinen her teknik çözümün küçük değişikliklerle faydalı model koruması elde edebileceği anlamına gelmez. Yenilik şartı, buluş konusuna katkı sağlamayan teknik özelliklerin değerlendirme dışında tutulmasına ilişkin özel hükümle birlikte uygulanır.</p>
<h2 id="yenilik-degerlendirmesi">Faydalı Modelde Yenilik Nasıl Değerlendirilir?</h2>
<p>Yenilik değerlendirmesinin sağlıklı yapılabilmesi için buluşun hangi teknik özelliklerden oluştuğu ve önceki teknik bilgilerden hangi yönleriyle ayrıldığı belirlenmelidir.</p>
<p>Bu değerlendirmede özellikle şu belgeler önem taşıyabilir:</p>
<ul>
<li>Başvuru tarihinden önce yayımlanmış patent ve faydalı model dokümanları.</li>
<li>Teknik makaleler, kataloglar, kullanım kılavuzları ve ürün tanıtımları.</li>
<li>Ürünlerin kamuya açık kullanımını veya satışını gösteren tarihli belgeler.</li>
<li>Buluşun teknik yapısını açıklayan çizimler, tarifname ve istemler.</li>
<li>Önceki teknik bilgilerle korunması istenen çözüm arasındaki farkları ortaya koyan teknik karşılaştırmalar.</li>
</ul>
<p>Teknik araştırmanın yalnızca aynı ürün adıyla sınırlı tutulması doğru değildir. Farklı sektörlerde kullanılan ancak aynı teknik özellikleri açıklayan çözümler de yenilik değerlendirmesini etkileyebilir.</p>
<h3 id="basvuru-oncesi-aciklama">Buluşun Başvuru Öncesinde Açıklanması Yeniliği Ortadan Kaldırır mı?</h3>
<p>Kural olarak buluşun başvuru öncesinde kamuya erişilebilir biçimde açıklanması, yenilik bakımından risk oluşturur. Ancak 6769 sayılı Kanun&#8217;un 84. maddesinde belirli açıklamalar için istisna öngörülmüştür.</p>
<p>Bu maddeye göre, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önceki 12 aylık dönemde, buluşu yapan tarafından veya Kanun&#8217;da belirtilen şekilde buluşu yapandan bilgi edinmiş kişilerce gerçekleştirilen bazı açıklamalar, gerekli şartlar karşılandığında patent veya faydalı model verilmesini etkilemez.</p>
<p>Bununla birlikte 12 aylık düzenleme, her türlü açıklamaya uygulanan genel ve koşulsuz bir serbestlik değildir. Açıklamanın kim tarafından, hangi tarihte ve ne şekilde yapıldığı ile Kanun&#8217;un 84. maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmelidir. İstisnaya dayanan tarafın ispat yükümlülüğü de bulunmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle başvuru öncesinde fuar tanıtımı, internet yayını, ürün satışı veya teknik sunum yapılması planlanıyorsa açıklamanın yenilik üzerindeki etkisi önceden değerlendirilmelidir.</p>
<h2 id="koruma-disi-buluslar">Hangi Buluşlar Faydalı Model Korumasından Yararlanamaz?</h2>
<p>Her teknik gelişme faydalı model korumasına elverişli değildir. 6769 sayılı Kanun&#8217;un 142. maddesinin üçüncü fıkrası, 82. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki istisnalara ek olarak bazı buluşları faydalı model korumasının dışında bırakmaktadır.</p>
<p>Bu kapsamda özellikle kimyasal ve biyolojik maddeler ile bunlara ilişkin usuller, eczacılıkla ilgili maddeler ve usuller, biyoteknolojik buluşlar, usuller ve bu usuller sonucunda elde edilen ürünler bakımından faydalı model verilmesi mümkün değildir.</p>
<p>Öte yandan yalnızca soyut fikirler, bilimsel teoriler veya bilgisayar programlarının kendisi gibi Kanun&#8217;un 82. maddesinin ikinci fıkrasında buluş niteliğinde sayılmayan konuların da faydalı model korumasına uygunluğu bulunmaz.</p>
<p>Koruma dışında bırakılan konuların kapsamı, istisnaların uygulanması ve bir buluşun teknik niteliğine göre değerlendirilmesi <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-verilemeyen-buluslar/">faydalı model verilemeyecek buluşlar</a> başlıklı makalede ayrıca açıklanmaktadır.</p>
<h2 id="koruma-suresi">Faydalı Model Koruma Süresi Kaç Yıldır?</h2>
<p><strong>Faydalı modelin koruma süresi, başvuru tarihinden itibaren 10 yıldır ve bu süre uzatılamaz.</strong> Bu düzenleme 6769 sayılı Kanun&#8217;un 101. maddesinin birinci fıkrasında açıkça yer almaktadır.</p>
<p>Koruma süresinin başlangıcı, faydalı model belgesinin verildiği veya Kurum kararının yayımlandığı tarih değildir. Süre, başvuru tarihinden itibaren hesaplanır.</p>
<p>Örneğin 15 Mayıs 2025 tarihinde yapılan bir faydalı model başvurusunda, Kanun&#8217;un öngördüğü azami 10 yıllık koruma süresinin bitim tarihi 15 Mayıs 2035&#8217;tir. Faydalı modelin daha sonraki bir tarihte verilmesi bu süreyi yeniden başlatmaz.</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th scope="col">Koruma Türü</th>
<th scope="col">Azami Koruma Süresi</th>
<th scope="col">Başlangıç</th>
<th scope="col">Süre Uzatımı</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>Faydalı model</td>
<td>10 yıl</td>
<td>Başvuru tarihi</td>
<td>Mümkün değil</td>
</tr>
<tr>
<td>Patent</td>
<td>20 yıl</td>
<td>Başvuru tarihi</td>
<td>Mümkün değil</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu süreler, ilgili hakkın kanuni şartlarıyla geçerliliğini sürdürmesi hâlindeki azami sürelerdir. Faydalı model hakkının, gerekli yıllık ücretlerin ödenmemesi veya başka bir hukuki sebeple daha önce sona ermesi mümkündür.</p>
<h3 id="yillik-ucretler">Faydalı Modelde Yıllık Ücret Ödenmesi Gerekir mi?</h3>
<p>Evet. 6769 sayılı Kanun&#8217;un 145. maddesindeki atıf çerçevesinde, faydalı model bakımından da uygun düştüğü ölçüde patentin yıllık ücretlere ilişkin hükümleri uygulanır.</p>
<p>Kanun&#8217;un 101. maddesi uyarınca yıllık ücretler, başvuru tarihinden itibaren ikinci yılın sona erdiği tarihte ve izleyen yıllarda ilgili vadelerinde ödenir.</p>
<p>Ücretin vadesinde ödenmemesi hâlinde, ek ücretle ödeme ve şartları gerçekleştiğinde telafi mekanizmaları gündeme gelebilir. Kanuni sürelerin geçirilmesi ise hakkın sona ermesi sonucunu doğurabilir. Hakkın yeniden geçerlilik kazanması, sona erme döneminde üçüncü kişilerin elde ettiği kazanılmış hakları ortadan kaldırmaz.</p>
<p>Yıllık ödeme takvimi, sürelerin kaçırılmasının sonuçları ve telafi işlemleri hakkında <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-yillik-ucret-odenmemesi/">yıllık ücretlerin ödenmemesi ve telafi işlemleri</a> başlıklı açıklamaya başvurulabilir.</p>
<h2 id="koruma-kapsami">Faydalı Model Belgesi Hangi Teknik Özellikleri Korur?</h2>
<p>Faydalı model belgesi, bir ürünün bütün özelliklerinin sınırsız biçimde korunmasını sağlamaz. Korunan teknik çözümün kapsamının belirlenmesinde başvurunun istemleri temel öneme sahiptir.</p>
<p>6769 sayılı Kanun&#8217;un 145. maddesinin birinci fıkrası gereğince, faydalı modelin niteliğiyle çelişmediği ölçüde patentlere ilişkin hükümler uygulanır. Bu çerçevede 89. maddede yer alan istemlerin koruma kapsamını belirlemesine ilişkin esaslar faydalı modeller bakımından da önemlidir.</p>
<p>İstemlerin yorumlanmasında tarifname ve varsa resimler dikkate alınır. Bununla birlikte yalnızca tarifnamede açıklanan, fakat istemlerle talep edilmeyen her özellik kendiliğinden bağımsız bir koruma konusu hâline gelmez.</p>
<p><strong>Örnek:</strong> Yeni bir kilitleme düzenine ilişkin faydalı modelde, ürünün bütün ticari görünümünün değil, istemlerde tanımlanan teknik unsurların ve bunların hukuken belirlenen koruma kapsamının esas alınması gerekir.</p>
<p>Faydalı model belgesinin verilmiş olması, belgenin geçerliliğinin veya ekonomik yararının Kurum tarafından garanti edildiği anlamına da gelmez. Bu husus Kanun&#8217;un 143. maddesinin on üçüncü fıkrasında açıkça belirtilmiştir.</p>
<h2 id="hak-sahipligi">Faydalı Model Hakkı Kime Aittir?</h2>
<p>Faydalı model başvurusunda hak sahipliği, buluşu meydana getiren kişi ile başvuru yapmaya yetkili kişi arasındaki hukuki ilişkinin değerlendirilmesini gerektirir.</p>
<p>6769 sayılı Kanun&#8217;un 109. maddesindeki patent isteme hakkına ilişkin esaslar, 145. madde kapsamında faydalı modeller bakımından da uygulanabilir. Buna göre buluşu yapan kişi veya onun hukuki halefi hak sahibi olabilir; hakkın devri de mümkündür.</p>
<p>Bir buluşun şirket bünyesinde geliştirilmesi, işveren ile çalışan arasında buluşa ilişkin hakların belirlenmesini gerektirebilir. Ancak buluşun bir işletmenin faaliyetleri sırasında ortaya çıkması, bütün durumlarda kendiliğinden o işletmeye ait olduğu anlamına gelmez.</p>
<p>Başvuruyu kimin yaptığı, buluşu fiilen kimin geliştirdiği, hak devrine ilişkin belgeler ve varsa hizmet ilişkisi birlikte değerlendirilmelidir.</p>
<h2 id="basvuru-ve-belge">Faydalı Model Koruması Nasıl Elde Edilir?</h2>
<p>Faydalı model korumasının elde edilebilmesi için Türk Patent ve Marka Kurumuna uygun içerikte başvuru yapılması ve kanuni işlemlerin tamamlanması gerekir.</p>
<p>6769 sayılı Kanun&#8217;un 143. maddesi, faydalı model başvurularının şeklî incelemesini, araştırma raporunu, rapora ilişkin görüş ve itirazları ve faydalı model verilmesi kararını düzenler.</p>
<p>Patentten farklı olarak faydalı model başvurusu için ayrı bir buluş basamağı inceleme koşulu öngörülmemiştir. Bununla birlikte <strong>faydalı model başvurusu araştırma raporundan muaf değildir.</strong> Araştırma raporu ve diğer belgeler, Kurumun değerlendirmesinde önem taşır.</p>
<p>Faydalı model verildikten sonra patentler için 99. maddede düzenlenen verilme sonrası idari itiraz usulü işletilemez. Belgenin geçerliliğine yönelik uyuşmazlıklar, şartları varsa mahkemede hükümsüzlük talebine konu olabilir.</p>
<p>Başvurunun yapılması, belgeler, araştırma raporu ve işlem aşamaları <a href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-basvurusu/">faydalı model başvuru süreci ve araştırma raporu</a> başlıklı makalede ayrıntılı olarak incelenmektedir.</p>
<h2 id="degerlendirme-olcutleri">Faydalı Modelin Hukuki Değeri Değerlendirilirken Nelere Bakılır?</h2>
<p>Faydalı model korumasının bir buluş bakımından gerçekten elverişli olup olmadığının anlaşılmasında aşağıdaki sorular belirleyicidir:</p>
<ol>
<li><strong>Teknik çözüm nedir?</strong> Korunması istenen ürünün hangi teknik sorunu hangi özelliklerle çözdüğü belirlenmelidir.</li>
<li><strong>Buluş yeni midir?</strong> Başvuru öncesindeki teknik bilgiler ve kanunen dikkate alınması gereken önceki başvurular araştırılmalıdır.</li>
<li><strong>Teknik özellikler buluş konusuna katkı sağlıyor mu?</strong> Yenilik değerlendirmesinde 142. maddenin ikinci fıkrası gözetilmelidir.</li>
<li><strong>Sanayiye uygulanabilirlik var mıdır?</strong> Teknik çözümün üretilebilir veya kullanılabilir olması gerekir.</li>
<li><strong>Koruma dışında kalan bir konu söz konusu mudur?</strong> 82 ve 142. maddelerdeki istisnalar değerlendirilmelidir.</li>
<li><strong>Koruma süresi devam ediyor mu?</strong> Başvuru tarihi, yıllık ücretler ve hakkın sona ermesine ilişkin kayıtlar incelenmelidir.</li>
</ol>
<p>Bu soruların cevapları, başvuru belgeleri, teknik dokümanlar, önceki teknik araştırması ve ilgili sicil kayıtlarıyla birlikte ele alınmalıdır.</p>
<p>Bir faydalı modelin verilmiş olması, onun her durumda geçerli kalacağını veya üçüncü kişilerin her benzer ürünü kullanmasının yasak olduğunu göstermez. Belgenin geçerliliği ile belirli bir kullanımın koruma kapsamına girip girmediği ayrı hukuki değerlendirmelerdir.</p>
<h2 id="sikca-sorulan-sorular">Faydalı Model Hakkında Sıkça Sorulan Sorular</h2>
<h3 id="sss-1">Faydalı Model İçin Buluş Basamağı Gerekli midir?</h3>
<p>Hayır. 6769 sayılı Kanun&#8217;un 142. maddesinde faydalı model için yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik koşulları aranmıştır. Patentteki buluş basamağı koşulu faydalı model bakımından uygulanmaz. Ancak yenilik şartının sağlanması ve koruma dışı konulara ilişkin bir engel bulunmaması gerekir.</p>
<h3 id="sss-2">Faydalı Model Kaç Yıl Geçerlidir?</h3>
<p>Faydalı modelin azami koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 10 yıldır. Süre uzatılamaz. Yıllık ücretlerin ödenmemesi veya hakkın başka bir nedenle sona ermesi hâlinde koruma daha erken bitebilir.</p>
<h3 id="sss-3">Daha Önce Piyasaya Sunulmuş Bir Ürün İçin Faydalı Model Alınabilir mi?</h3>
<p>Ürünün daha önce kamuya erişilebilir biçimde açıklanmış teknik özellikleri yenilik şartını etkileyebilir. Bununla birlikte 6769 sayılı Kanun&#8217;un 84. maddesinde belirli açıklamalar bakımından istisnalar vardır. Ürünün açıklanma tarihi, açıklamayı yapan kişi ve teknik içerik değerlendirilmeden kesin sonuca varılamaz.</p>
<h3 id="sss-4">Faydalı Model Başvurusu Yapılması Belge Alınacağı Anlamına Gelir mi?</h3>
<p>Hayır. Başvuru yapılması, faydalı modelin mutlaka verileceği anlamına gelmez. Kurum, 6769 sayılı Kanun&#8217;un 143. maddesi çerçevesinde başvuruyu ve araştırma raporunu değerlendirir. Kanuni şartlar karşılanmadığında başvuru reddedilebilir.</p>
<h3 id="sss-5">Faydalı Model Türkiye Dışında da Koruma Sağlar mı?</h3>
<p>Türkiye&#8217;de verilen faydalı model, kural olarak Türkiye bakımından koruma sağlar. Başka ülkelerde koruma elde edilmesi, ilgili ülkelerin mevzuatı ve uygun başvuru yolları çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Türkiye&#8217;deki belge kendiliğinden dünya çapında koruma oluşturmaz.</p>
<h3 id="sss-6">Aynı Buluş İçin Hem Patent Hem Faydalı Model Alınabilir mi?</h3>
<p>6769 sayılı Kanun&#8217;un 145. maddesinin ikinci fıkrası, aynı kişiye veya halefine aynı buluş konusunda ve aynı koruma kapsamıyla birbirinden bağımsız birden fazla patent veya faydalı model ya da her iki belgenin birlikte verilmesini engeller. Bu kuralın sınırları <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-faydali-model-cifte-koruma/">patent ve faydalı modelde çifte koruma</a> başlıklı makalede açıklanmaktadır.</p>
<h2 id="sonuc">Sonuç</h2>
<p>Faydalı model, yeni ve sanayiye uygulanabilir teknik buluşlar için öngörülmüş, başvuru tarihinden itibaren 10 yıl süreli bir sınai mülkiyet korumasıdır. Patentten farklı olarak buluş basamağı şartının aranmaması, bu korumanın en belirgin özelliklerinden biridir. Ancak yenilik değerlendirmesine ilişkin özel kurallar, koruma dışında bırakılan buluşlar, başvurunun açıklık ve yeterlilik şartları ile hak sahipliği hükümleri birlikte dikkate alınmalıdır.</p>
<p>Faydalı modelin bir buluş için uygun olup olmadığı, yalnızca ürünün yeni olduğuna ilişkin değerlendirmeyle belirlenemez. Önceki teknik bilgiler, istemlerde tanımlanan çözüm, sanayiye uygulanabilirlik ve kanuni istisnalar birlikte incelenmelidir. Ayrıca 10 yıllık azami sürenin devamı bakımından yıllık ücret yükümlülükleri ve hakkın sona erme sebepleri gözetilmelidir.</p>
<p>Faydalı model korumasının seçimi, teknik belgelerin hukuki değerlendirilmesi ve sınai mülkiyet haklarından doğan uyuşmazlıklar hakkında <a href="https://www.sarioglusefer.com/patent-avukati/">patent ve faydalı model hukuku alanında hukuki danışmanlık</a> kapsamında destek alınabilir.</p>
<p class="ss-yazar">Yazar Avukat <a href="/avukat-fatih-sefer/">Fatih Sefer</a></p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com/faydali-model-nedir/">Faydalı Model Nedir? Yenilik Şartı ve Koruma Süresi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.sarioglusefer.com">SARIOĞLU &amp; SEFER HUKUK BÜROSU</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
