İcra ve İflas Hukuku
İcra ve iflas hukuku; borçların devlet gücüyle (cebri icra) tahsilini ve borçlarını ödeyemeyen borçluların malvarlıklarının tasfiyesini düzenleyen hukuk dalıdır. 2026 itibarıyla temel yasal kaynak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’dur (İİK). Bu alanın teknik ve şekli yapısı, sürelerin ve usul kurallarının titizlikle takip edilmesini zorunlu kılar; küçük bir usul hatası hak kaybına yol açabilir.
İcra ve iflas hukuku davalarında hukuki destek için İstanbul icra avukatı ve Bakırköy icra avukatı sayfalarımızı inceleyebilirsiniz.
İcra ve İflas Hukuku Nedir?
İcra ve iflas hukuku; alacaklıların haklarını devlet gücü aracılığıyla etkin biçimde korurken borçluların da hakkaniyet içinde muamele görmesini temin eden hukuk dalıdır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2021/1296 E. sayılı kararında bu hukuk dalının borçların adil ve düzenli tahsilini amaçladığı vurgulanmıştır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ise amacı daha geniş bir perspektifle tanımlamıştır: “borçlu tarafından artık inkar imkanı kalmamış ve bir mahkeme tarafından varlığı ve miktarı saptanmış alacağın her halükarda tahsilini sağlamak konusunda devletin etkinliğini somutlaştırmak ve alacaklının haklarını korumak” (2024/230 E.).
Bu hukuk dalı son derece şekli ve tekniktir. Sürelerin kaçırılması, usuli eksiklikler veya yanlış takip yolu seçimi gibi hatalar ciddi hak kayıplarına yol açmaktadır. Bu nedenle İstanbul icra avukatı desteği, sürecin başından sonuna kadar belirleyici rol oynar.
İcra ve İflas Hukukunun Kaynakları
Bu hukuk dalının temel ve birincil kaynağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’dur (İİK). Bunun yanı sıra Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), Türk Ticaret Kanunu (TTK), ilgili yönetmelikler, Yargıtay içtihatları ve doktrin de önemli kaynaklar arasında yer alır. 2026 itibarıyla güncel Yargıtay kararları, kanun hükümlerinin yorumlanması ve uygulamadaki boşlukların doldurulması açısından kritik rol oynamaktadır.
İcra Takibi ve Türleri
İcra takibi; alacaklının alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı yasal süreçtir. Üç temel takip türü uygulamada en çok başvurulanlardır.
İlamsız Takip
Alacaklının elinde bir mahkeme kararı veya ilam niteliğinde bir belge bulunmaksızın, para ve teminat alacakları için başvurduğu en yaygın takip yoludur. Borçluya ödeme emri tebliğ edilir; borçlu yedi gün içinde itiraz etme hakkına sahiptir.
İlamlı Takip
Alacaklının bir mahkeme kararına veya kanunen ilam niteliğinde sayılan bir belgeye dayanarak başlattığı takip yoludur. Bu takip türünde borçlunun borca itiraz etme imkânı kural olarak yoktur. Birçok karar, ilamlı takibin ödenmemesi üzerine iflas yoluna başvurulmasını konu almaktadır (İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/462 E.).
Kambiyo Senetlerine Dayalı Takip
Çek, bono veya poliçe gibi kambiyo senetlerine özgü, özel bir takip yoludur. Bu yolla hem haciz hem de iflas takibi yapılabilir. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/155 E. sayılı kararı, kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takibi örneklendirmektedir. Kambiyo takiplerinde itiraz süresi yedi gün olup itirazın İcra Mahkemesi’nde incelenmesi gerekir.
Takip Talebi ve Takibin Başlatılması
Takip süreci, alacaklının yetkili icra dairesine takip talebinde bulunmasıyla başlar. Bu talebin kanunda belirtilen unsurları eksiksiz içermesi zorunludur. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/369 E. sayılı kararında vurgulandığı üzere, icra ve iflas takiplerinde şekle bağlılık kuralı uygulanmakta; takip talebinde açıkça seçilen takip yolunun belirtilmesi gerekmekte ve usulüne uygun takip talebi dava şartı niteliği taşımaktadır.
Ödeme Emri ve İtiraz Süreci
Takip talebi üzerine icra dairesi, borçluya seçilen takip yoluna uygun bir ödeme veya icra emri gönderir. Borçlu bu emre tebliğinden itibaren yasal süre içinde — ilamsız takipte yedi gün — itiraz edebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2021/1710 E. sayılı kararında belirtildiği üzere, borçlu itiraz etmezse takip kesinleşir; itiraz ederse alacaklının itirazın kaldırılması veya iptali için dava açması gerekir.
İtirazın kaldırılması davasında mahkeme borcun varlığını tespit ederse, borçluya borcunu ödemesi için depo emri tebliğ edilebilir. Depo emrine rağmen ödeme yapmayan borçlunun iflasına karar verildiği çok sayıda içtihat mevcuttur (Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/1214 E.).
Haciz Aşaması ve Haczedilemeyen Mallar
Takibin kesinleşmesiyle alacaklı, borçlunun malvarlığı üzerine haciz konulmasını talep edebilir. Haciz; borçlunun borcuna yetecek miktardaki mal ve haklarına hukuken el konulmasıdır. İİK, borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu olan bazı mal ve hakların haczedilemeyeceğini düzenlemiştir: kişisel eşyalar, mesleki aletler, maaşın dörtte birini aşmayan kısım ve asgari yaşam için gerekli ev eşyaları bu kapsamdadır.
Satış ve Paraların Paylaştırılması
Haczedilen mallar kanunda öngörülen usullerle satılarak paraya çevrilir. Elde edilen gelir öncelikle icra masraflarını karşılamak için kullanılır; kalan miktar alacaklılar arasında alacaklarının sırasına ve oranına göre paylaştırılır. Bu paylaştırmaya ilişkin hazırlanan sıra cetveli uyuşmazlık konusu olabilir ve alacaklılar tarafından dava yoluyla itiraz edilebilir (Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/374 E.).
İflas Takibi ve Şartları
İflas; borçlarını ödeyemeyen veya ödemelerini tatil eden iflasa tabi bir borçlunun tüm malvarlığının kanunda gösterilen usullerle tasfiye edilerek alacaklıların alacaklarının karşılandığı külli bir icra yoludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/849 E. sayılı kararında iflas şu şekilde tanımlanmıştır: “ticaret mahkemesince iflasına karar verilen borçlunun (müflisin) haczi kabil bütün malvarlığının paraya çevrilerek, elde edilen tutarın bilinen bütün alacaklılarına paylaştırılmasına yarayan külli bir cebri icra yoludur.”
İflas, alacaklının takibiyle (takipli iflas) veya doğrudan mahkemeye başvurusuyla (takipsiz/doğrudan iflas) istenebilir. Sermaye şirketleri için borca batıklık hali de özel bir iflas sebebidir.
İflasın Hüküm ve Sonuçları
İflas kararının en temel sonucu, borçlu aleyhindeki bireysel icra takiplerini durdurmasıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2022/8668 E. sayılı kararında bu ilke net biçimde ifade edilmiştir: “İflasın açılması ile borçlu aleyhine haciz yoluyla başlatılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takiplerin duracağı, iflas kararının kesinleşmesi ile de bu takiplerin düşeceği…” Bu kural, alacaklılar arasında eşitliği (par conditio creditorum) sağlamayı amaçlar. Ayrıca iflasın açılmasıyla vadesi gelmemiş borçlar dahi muaccel hale gelir (İİK m. 195) ve borçlunun malları iflas masasını oluşturur.
İflasın Borçlu Açısından Sonuçları
İflas kararıyla birlikte borçlu “müflis” sıfatını alır. Müflisin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır ve bu yetki iflas idaresine geçer. Müflisin haczi kabil tüm mal ve hakları iflas masasına dahil olur; bu masa alacaklıların alacaklarını karşılamak üzere tasfiye edilir. Müflis, iflas süresince belirli haklardan yoksun kalır ve ticari faaliyetleri kısıtlanır.
İflasın Kapatılması ve Tasfiye Süreci
İflas idaresi, masa mallarını satarak paraya çevirir ve alacaklılara sıra cetveline göre dağıtır. Tasfiye sonunda iflas idaresi, ticaret mahkemesinden iflasın kapatılmasını talep eder. Masaya ait hiçbir mal bulunmaması ve masrafların da karşılanamaması halinde “tasfiyenin tatiline” karar verilebilir; belirli bir süre içinde alacaklılar masraf yatırmazsa iflas kapatılır (Yargıtay HGK, 2017/849 E. atfıyla İİK m. 217, 254).
Konkordato ve Yeniden Yapılandırma
Konkordato; mali durumu bozulmuş dürüst bir borçlunun, alacaklılarıyla yaptığı ve mahkemece tasdik edilen bir anlaşma ile borçlarından kurtulmasını veya ticari faaliyetine devam edebilmesini sağlayan yeniden yapılandırma kurumudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2023/591 E. sayılı kararında konkordato şöyle tanımlanmıştır: “borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukuki çözüm işlemidir.”
Konkordatonun amacı borçluyu iflastan korumak ve alacaklıların iflasa göre daha yüksek tahsilat yapmasını sağlamaktır. 2026 itibarıyla konkordato başvurularında geçici mühlet, kesin mühlet ve tasdik aşamaları titizlikle yönetilmelidir.
Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar
Yargı kararları uygulamada sıkça karşılaşılan sorunları ve çözüm yollarını ortaya koymaktadır.
Usuli eksiklikler: İflas avansının yatırılmaması (Yargıtay 6. HD, 2022/4293 E.), iflas ödeme emrinin tebliğ edilmemesi (Ankara Batı ATM, 2017/53 E.) veya davanın hak düşürücü sürede açılmaması (İstanbul 1. ATM, 2018/985 E.) gibi nedenlerle davaların usulden reddedildiği görülmektedir.
Takip yolu seçimi: Alacaklının haciz yolunu seçtikten sonra iflas yoluna geçip geçemeyeceği tartışmalı bir konudur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtay içtihadına atıfla ilamlı alacaklının doğrudan iflas yoluna başvurabileceğini ve takip yolunu değiştirmesinde hukuki yararı bulunduğunu belirtmiştir (2025/356 E.).
Alternatif uyuşmazlık çözümü: Yargıtay, iflas davalarının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle tarafların serbest iradelerine tabi olmadığını ve bu nedenle zorunlu arabuluculuğa ve tahkime elverişli olmadığını açıkça belirtmiştir (Yargıtay 6. HD, 2022/3015 E.; Yargıtay HGK, 2021/1710 E.).
Verdiğimiz Hizmetler
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak icra ve iflas hukuku alanında sunduğumuz başlıca hizmetler şunlardır:
| Hizmet Alanı |
|---|
| İlamsız takip (genel ve özel) |
| İlamlı takip ve hükmün icrası |
| Kambiyo senetlerine dayalı takip (çek, bono, poliçe) |
| Tahliye ve teslim talepli icra takipleri |
| İtirazın iptali ve takibin devamı davaları |
| İtirazın kaldırılması ve tahliye talepleri |
| Menfi tespit ve istirdat davaları |
| İcra takibine itiraz ve şikayet süreçleri |
| Haciz süreçlerinin yürütülmesi ve takibi |
| Haczedilemeyen mallara itiraz süreçleri |
| Satış talebi ve satış işlemlerinin yürütülmesi |
| Paraların paylaştırılması sürecine itiraz ve katılım |
| İflas takibi başlatılması ve iflas davalarının takibi |
| İflas idaresi işlemleri ve alacak bildirimi |
| Konkordato başvuru dosyalarının hazırlanması ve süreç takibi |
| Geçici ve kesin mühlet kararlarının takibi |
| Rehin takipleri ve rehnin paraya çevrilmesi |
| İcra ceza davaları (icra ihlali, mal beyanı, taahhüdü ihlal) |
| Yabancı mahkeme kararlarının icrası (tanıma ve tenfiz) |
| Elektronik icra takibi (UYAP üzerinden) hizmetleri |
İcra Avukatı Ücreti 2026
İcra ve iflas hukuku davalarında avukatlık ücreti iki kaynakla çerçevelenir: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ve İstanbul Barosu’nun tavsiye niteliğindeki 2026 en az ücret çizelgesi. AAÜT’e göre icra takiplerinde asgari ücret, değeri parayla ölçülebilen takiplerde alacağın %16’sından az olmamak üzere 50.000 TL; değeri parayla ölçülemeyen takiplerde ise 75.000 TL olarak belirlenmiştir.
| Hizmet Türü | İstanbul Barosu 2026 Asgari Tavsiye | Ek Oran |
|---|---|---|
| İcra takibi (değeri parayla ölçülebilen) | 50.000 TL | + alacağın %16’sı |
| İcra takibi (değeri parayla ölçülemeyen) | 75.000 TL | Maktu |
| İcra Mahkemesi (duruşmalı) | 87.000 TL | — |
| İcra Mahkemesi (duruşmasız) | 65.000 TL | — |
| Ortaklığın giderilmesi — satış memurluğu | 18.000 TL | — |
| İstinaf dilekçesi | 75.000 TL | — |
AAÜT’ün altında ücret kararlaştırılamaz. Dava değerinin yüksekliği, dosyanın karmaşıklığı ve sürecin hangi aşamasında devreye girildiği ücret belirlemede etkili olan diğer unsurlardır. Detaylı bilgi için İstanbul icra avukatı sayfamızı inceleyebilir ya da büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
İcra takibi nasıl başlatılır?
Alacaklı, yetkili icra dairesine takip talebinde bulunarak süreci başlatır. Takip talebinde alacaklı ve borçlunun bilgileri, alacak miktarı ve seçilen takip yolu eksiksiz belirtilmelidir. Takip talebinin ardından icra dairesi borçluya ödeme emri tebliğ eder.
Borçlu ödeme emrine itiraz ederse ne olur?
İlamsız takipte borçlu yedi gün içinde itiraz ederse takip durur. Alacaklının itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması yoluna başvurması gerekir. İtirazın kaldırılmasında %20 icra inkar tazminatı riski vardır; bu nedenle hangi yolun seçileceği dosyanın özelliğine göre belirlenmelidir.
Hangi mallar haczedilemez?
İİK kapsamında kişisel eşyalar, mesleki araç ve gereçler, maaşın dörtte birini geçmeyen kısmı, asgari yaşam için zorunlu ev eşyaları ve aile konutu haczedilemez. Bunların dışında SGK gelirleri ve nafaka alacakları da hacizden korunmaktadır.
Konkordato ile iflas arasındaki fark nedir?
İflas; borçlunun tüm malvarlığının tasfiye edilerek alacaklıların alacaklarının karşılandığı külli icra yoludur. Konkordato ise borçlunun alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını belirli koşullarda ödemesini ve ticari faaliyetine devam etmesini sağlayan yeniden yapılandırma kurumudur. Konkordato, iflasın önleyici bir alternatifidir; ancak mahkeme tasdiki zorunludur.
İflas davası hangi mahkemede görülür?
İflas davaları ticaret mahkemelerinde görülür. İstanbul’da Asliye Ticaret Mahkemeleri bu davalara bakmaktadır. Yetkili mahkeme borçlunun yerleşim yeri veya ticaret merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir.
Kambiyo senedine dayalı takipte itiraz süresi ne kadardır?
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borçlunun beş gün içinde icra mahkemesine itiraz etmesi gerekir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması halinde itiraz hakkı ortadan kalkar. İtiraz yalnızca imzaya veya borca yönelik olabilir.
İcra takibinde zamanaşımı var mıdır?
Evet. İlamsız icra takiplerinde alacağın türüne göre farklı zamanaşımı süreleri uygulanır. Genel zamanaşımı 10 yıldır; ancak kira alacakları için 5 yıl, ticari alacaklar için de farklı süreler söz konusu olabilir. Takibin kesinleşmesinin ardından hükmün icrası için de ayrı süreler işlemeye başlar.
Borçlunun mal varlığı yoksa ne yapılır?
Borçlunun haczedilebilir malvarlığı bulunmazsa icra dairesi haciz işlemini gerçekleştiremez ve aciz belgesi düzenlenir. Aciz belgesi, alacaklıya ileride borçlunun mal edindikten sonra yeniden haciz talep etme hakkı tanır. Alacaklı bu belgeyi vergi gideri olarak da kullanabilir.
Bu sayfa, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Mehmet SARIOĞLU tarafından hazırlanmıştır.