☎ 0507 551 87 38 WhatsApp: 0507 551 87 38

İstanbul Boşanma Avukatı

Giriş: İstanbul’da Her Gün 97 Çift Boşanıyor

TÜİK’in 2025 yılı il bazlı verilerine göre İstanbul’da 35.364 çift boşandı; bu rakam günlük ortalama 97 boşanmaya karşılık gelmektedir. İstanbul, Türkiye genelindeki tüm boşanmaların yaklaşık yüzde 19’unu oluşturmaktadır: her 5 boşanmadan 1’i İstanbul’da gerçekleşmektedir. Dikkat çekici bir demografik bulgu, İstanbul boşanmalarının yüzde 32’sinin 16 yılı aşkın evliliklerde yaşanmasıdır; bu davalarda uzun yıllar boyunca biriken mal varlığının tasfiyesi ve emeklilik haklarının paylaşımı büyük önem kazanmaktadır.

Boşanma sürecinde yapılan hukuki hatalar telafi edilemez sonuçlar doğurabilmektedir. Adalet Bakanlığı 2025 verilerine göre Türkiye’deki aile mahkemelerinde açılan davaların yüzde 20,5’i reddedilmektedir; yani her 5 boşanma davasından 1’i mahkemece kabul görmemektedir. Bu redlerin büyük bölümü yetersiz delil sunumu, protokol eksiklikleri ve hak düşürücü sürelerin kaçırılmasından kaynaklanmaktadır. Boşanmanın ardından açılabilecek nafaka artırımı, velayet değişikliği ve mal rejimi tasfiyesi davalarını da hesaba katıldığında, hukuki hatanın bedeli katlanarak büyümektedir.

Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu, Bakırköy/İstanbul’da faaliyet göstermekte; anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi tasfiyesi başta olmak üzere aile hukukunun tüm alanlarında hizmet sunmaktadır. Büromuz Bakırköy Adliyesi’ne yaklaşık 5 dakika yürüme mesafesinde konumlanmakta ve tüm İstanbul adliyelerinde aktif dava takibi yürütmektedir.

İstanbul’da Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?

İstanbul’da boşanma davası, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 168 uyarınca eşlerin son ortak yerleşim yeri aile mahkemesinde ya da davacının yerleşim yerindeki aile mahkemesinde açılır. İstanbul’un büyüklüğü nedeniyle birden fazla adliye çevresinde aile mahkemesi bulunmaktadır; hangi adliyede dava açılacağı, tarafların ikamet adreslerine göre belirlenir.

Bakırköy Adliyesi

Bakırköy Adliyesi; Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Esenler, Güngören ve Zeytinburnu ilçelerinin yargı çevresini kapsar. Aile mahkemeleri Bakırköy Ana Adliyesi’nde değil, Bahçelievler Ek Binası’nda hizmet vermektedir; dava açmadan önce doğru binayı teyit etmek gerekir. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu bu adliyeye 5 dakika yürüme mesafesinde yer almaktadır.

Büyükçekmece Adliyesi

Büyükçekmece Adliyesi; Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Esenyurt ilçelerini kapsamaktadır. İstanbul’un batı yakasında nüfusun hızla arttığı bu ilçelerde dava yoğunluğu da yüksektir.

Küçükçekmece Adliyesi

Küçükçekmece Adliyesi; Küçükçekmece, Başakşehir ve Avcılar ilçelerinin boşanma davalarına bakmaktadır.

Gaziosmanpaşa Adliyesi (01.09.2025 itibarıyla güncel yetki)

1 Eylül 2025 tarihinde yürürlüğe giren HSK kararıyla yetki çevresi güncellenen Gaziosmanpaşa Adliyesi; Gaziosmanpaşa, Arnavutköy, Eyüpsultan ve Sultangazi ilçelerinin davalarına bakmaktadır.

İstanbul Adliyesi / Çağlayan (01.09.2025 itibarıyla güncel yetki)

Aynı HSK kararıyla yetki çevresi yeniden düzenlenen İstanbul/Çağlayan Adliyesi; Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kâğıthane, Sarıyer ve Şişli ilçelerini kapsamaktadır.

Kartal / Anadolu Adliyesi

İstanbul’un Anadolu yakasındaki davaların büyük bölümü Kartal Adliyesi’nde görülmektedir. Bu adliyenin yargı çevresi; Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Maltepe, Kartal, Pendik, Ataşehir, Tuzla, Sultanbeyli, Sancaktepe ve Çekmeköy ilçelerini kapsar.

Anlaşmalı Boşanma Nasıl Yapılır? (TMK m. 166/3)

Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için üç temel koşulun bir arada bulunması gerekir: evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı, taraflar bizzat ya da vekilleri aracılığıyla mahkemeye başvurmalı ve boşanmanın tüm sonuçları hakkında tam bir anlaşmaya varmış olmalıdır. Bu koşulların tamamı sağlandığında mahkeme tarafları bizzat dinler ve protokolü uygun bulursa boşanmaya hükmeder.

Protokolde Hangi Başlıkların Yer Alması Zorunludur?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, protokolde iştirak nafakası veya tarafların maddi ve manevi tazminat haklarına ilişkin düzenleme bulunmaması durumunda protokolün TMK m. 166/3 kapsamında boşanma kararı verilmesine elverişli olmadığını hükme bağlamıştır (Yargıtay 2. HD, E. 2014/11169, K. 2014/21491, T. 03.11.2014). Bu hâllerde mahkeme, taraflara delil gösterme imkânı tanıyarak davayı çekişmeli boşanma hükümlerine göre sonuçlandırmaktadır. Protokolde yer alması zorunlu başlıklar şunlardır: velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası (talep varsa), maddi ve manevi tazminat (talep varsa) ile mal rejiminin tasfiyesi. Hakim protokolde çocuğun üstün yararına aykırılık saptarsa değişiklik yapabilir; ancak bu değişiklikler taraflarca da kabul edilmek zorundadır. Tarafların değişikliği kabul etmemesi hâlinde anlaşmalı boşanma koşulları ortadan kalkar (Yargıtay 2. HD, E. 2009/17648, K. 2010/19842, T. 29.11.2010).

Protokolde “Tarafların Mal Talebi Yoktur” İbaresi Yeterli Mi?

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre protokoldeki muğlak ibareler önemli hukuki riskler taşımaktadır. “Tarafların mal talebi yoktur” gibi genel ifadeler, taşınır ve taşınmazların ismen, ada/parsel numarasıyla tek tek belirtilmediği hâllerde katılma alacağı veya katkı payı alacağını her zaman ortadan kaldırmaz (Yargıtay 8. HD, E. 2013/827, K. 2013/12674, T. 19.09.2013; Yargıtay 8. HD, E. 2012/3587, K. 2012/5314, T. 05.06.2012). Buna karşılık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir kararında, aynı nitelikteki genel ibarenin mal rejiminden kaynaklanan tüm alacakları kapsadığı kabul edilerek sonradan açılan davanın reddedilmesi gerektiği onanmıştır (Yargıtay HGK, E. 2013/185, K. 2013/1601, T. 27.11.2013). Yargıtay kararları arasındaki bu içtihat farklılığı nedeniyle, protokolün bir avukat tarafından hazırlanması ve mal varlığı kalemlerinin tek tek belirlenmesi kritik önem taşımaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü İnfaz Kabiliyeti Taşımalıdır

Yargıtay, protokolün içeriğinin sadece “tasdik” edilmesini değil, tüm mali sonuçların ve çocuklara ilişkin düzenlemelerin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde ayrı ayrı hüküm fıkrasına yazılmasını zorunlu kılmaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2012/25949, K. 2013/11249, T. 24.04.2013). Gelecekte gerçekleşecek ve henüz infazı mümkün olmayan hükümler içeren protokoller nedeniyle verilen kararlar bozulmaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2008/18985, K. 2010/469, T. 13.01.2010).

Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?

Adalet Bakanlığı 2025 verilerine göre İstanbul’daki davaların yüzde 23’ü 2 aydan kısa sürede sonuçlanmaktadır; bu kategorinin büyük çoğunluğunu anlaşmalı boşanmalar oluşturmaktadır. Protokolün eksiksiz hazırlanması ve duruşma tarihinin yakın olması koşuluyla süreç 4 ila 8 hafta içinde tamamlanabilmektedir. Protokol eksikliği veya hakimin değişiklik önerisi hâlinde süreç uzar ve dava çekişmeli usule dönebilir.

Çekişmeli Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Çekişmeli boşanma, taraflardan birinin ya da her ikisinin boşanmayı kabul etmediği ya da boşanmanın mali ve kişisel sonuçları konusunda uzlaşamadığı davalardır. Türk Medeni Kanunu çekişmeli boşanma için hem özel hem de genel sebepler öngörmüştür.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (TMK m. 166/1-2) – En Yaygın Sebep

Türkiye’deki çekişmeli boşanma davalarının büyük çoğunluğu TMK m. 166/1 kapsamında “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebine dayanmaktadır. Bu madde kapsamında boşanmaya karar verilebilmesi için davalının en az az kusurlu olduğunun ve ortak hayatın çekilmez hale geldiğinin ispatlanması gerekir. Yargıtay içtihatlarında ispat standardı giderek yükseltilmektedir: mesaj, fotoğraf, film veya ses kaydı gibi dijital veriler ancak diğer yan delillerle desteklendiklerinde hükme esas alınabilir, tek başlarına yeterli görülmemektedir (Yargıtay 2. HD, E. 2022/8483, K. 2023/6295, T. 19.12.2023). Hukuka aykırı yollarla elde edilen ses kayıtları ise hiçbir koşulda delil olarak kullanılamaz (Yargıtay HGK, E. 2022/765, K. 2023/974, T. 18.10.2023). Tanık beyanlarının hükme esas alınabilmesi için görgüye dayalı, somut, yer ve zaman içeren ifadeler niteliğinde olması şarttır; duyuma dayalı ya da soyut beyanlar ispat için yetersiz kabul edilmektedir (Yargıtay 2. HD, E. 2022/8483, K. 2023/6295, T. 19.12.2023).

Zina (TMK m. 161) – Hak Düşürücü Süreler

TMK m. 161 uyarınca zina nedeniyle boşanma davası açma hakkı, davacının zina eylemini öğrenmesinden itibaren 6 ay ve her hâlükârda zina eyleminin gerçekleşmesinden itibaren 5 yıl içinde kullanılmak zorundadır; bu süreler hak düşürücüdür ve kaçırılması davayı düşürür. Sadakatsizliği bilen ve zinayı affeden eşin dava açma hakkı ortadan kalkmaktadır (TMK m. 161/2). Yargıtay, zina eyleminin ispatlandığı davalarda bu kusuru “tam” veya “ağır” kusur olarak nitelendirmekte ve tazminat miktarının buna göre belirlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2023/2205, K. 2024/8325, T. 05.11.2024).

Terk (TMK m. 164) – İhtar Zorunluluğu

TMK m. 164 uyarınca eşlerden birinin ortak konutu haklı bir sebep olmaksızın terk etmesi ya da ortak konuta dönmemesi, terk sebebiyle boşanmaya dayanak oluşturabilir. Bu sebebe dayanabilmek için terkin en az 6 ay sürmüş olması ve ihtar koşulunun yerine getirilmesi şarttır: davacı, noter veya hâkim aracılığıyla eşini ortak konuta davet etmeli; bu davete rağmen eş 2 ay içinde dönmemelidir. İhtar yükümlülüğünün usulüne uygun yerine getirilmemesi davayı düşürmektedir.

Hayata Kast ve Onur Kırıcı Davranış (TMK m. 162)

Eşlerden birinin diğerinin hayatına kast etmesi ya da ona pek kötü veya onur kırıcı davranışta bulunması, davaya konu olayı öğrenmeden itibaren 6 ay ve her hâlükârda fiilden itibaren 5 yıl içinde dava açılmak koşuluyla boşanma sebebi oluşturur. Fiziksel şiddetin ceza mahkemesi kararıyla sabit olması bu davada kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2024/7494, K. 2024/7045, T. 09.10.2024).

Akıl Hastalığı (TMK m. 165)

Eşlerden birinin akıl hastası olması, hastalığın süregelen nitelikte bulunması ve evlilik birliğinin diğer eş açısından çekilmez hale gelmesi koşuluyla boşanma sebebi oluşturabilir. Bu davada resmi sağlık kurulu raporu zorunludur.

Boşanmanın Hukuki Sonuçları Nelerdir?

Velayet Kararında Mahkeme Neyi Esas Alır? (TMK m. 182)

TMK m. 182 uyarınca velayet kararı verilirken tek ve belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik içtihadına göre bu ilke; Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 3, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m. 1 ve TMK m. 339/1 çerçevesinde değerlendirilmektedir. Ana ve babanın boşanmadaki kusurları veya sosyal konumları, ancak çocuğun üstün yararını etkiledikleri ölçüde dikkate alınabilir (Yargıtay 2. HD, E. 2015/17362, K. 2016/9649, T. 11.05.2016). TÜİK 2025 verilerine göre Türkiye’de velayetin yüzde 74,6’sı anneye, yüzde 25,4’ü babaya verilmektedir; bu oran yasal bir zorunluluktan değil, mahkemelerin somut değerlendirmelerinden kaynaklanmaktadır.

Mahkeme velayet kararı verirken şu kriterleri değerlendirmektedir: çocuğun yaşı ve anne şefkatine olan ihtiyacı (Yargıtay 2. HD, E. 2013/9516, K. 2013/23409, T. 10.10.2013), idrak çağındaki çocuğun kendi tercihi — Yargıtay kararlarında 8-12 yaş bandındaki çocuklar idrak çağında kabul edilmektedir (Yargıtay HGK, E. 2017/3117, K. 2018/1278, T. 27.06.2018) —, kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesi (Yargıtay 2. HD, E. 2012/23661, K. 2013/9892, T. 09.04.2013), ebeveynlerin çocuğun eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını karşılama kapasitesi ile çocuğun mevcut yaşam düzeninin ve istikrarının korunması (Yargıtay 2. HD, E. 2019/4895, K. 2020/1756, T. 03.03.2020). Velayetin değiştirilmesi için ise mevcut durumun çocuk açısından sürdürülemez hale gelmesi veya esaslı, önemli ve süreklilik arz eden bir değişikliğin gerçekleşmesi şarttır (Yargıtay HGK, E. 2017/2419, K. 2018/1099, T. 16.05.2018).

Nafaka Ne Zaman Başlar, Ne Zaman Biter?

Boşanma sürecinde üç tür nafaka söz konusudur. Tedbir nafakası, dava devam ederken TMK m. 169 uyarınca talep olmaksızın resen hükmedilebilir; Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre tedbir nafakası tarafların kusur durumundan tamamen bağımsız olarak belirlenir (Yargıtay HGK, E. 2021/322, K. 2022/851, T. 07.06.2022). İştirak nafakası, boşanma kararıyla birlikte başlar ve velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım giderlerine katkısı olarak hükmolunur; çocuğun ergin olmasıyla, ergin olduktan sonra eğitim devam ediyorsa eğitimin tamamlanmasıyla sona erer. Yoksulluk nafakası ise TMK m. 175 uyarınca boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek olan ve boşanmada daha ağır kusurlu olmayan eş lehine hükmolunur; Yargıtay yoksulluk eşiğini “yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım gibi zorunlu harcamaları karşılayamayacak düzey” olarak tanımlamaktadır (Yargıtay HGK, E. 1998/2-656, K. 1998/688, T. 07.10.1998). Asgari ücretle çalışıyor olmak yoksulluk nafakasına hak kazanmayı otomatik olarak engellemez (Yargıtay HGK, E. 2007/3-84, K. 95, T. 28.02.2007). Nafaka artırım davalarında Yargıtay’ın genel kabul gördürmüş ölçütü TÜİK-ÜFE oranıdır (Yargıtay 3. HD, E. 2012/21868, K. 2012/25110, T. 05.12.2012). Nafakanın kaldırılması için ise nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, fiilen evliymiş gibi yaşaması veya yoksulluğun ortadan kalkması gerekir; fiili birliktelik iddiasının tanık beyanları ve somut delillerle kanıtlanması şarttır (Yargıtay 2. HD, E. 2023/113, K. 2023/3376, T. 20.06.2023).

Mal Paylaşımında Yarı Yarıya Kural Geçerli Mi? (TMK m. 218 vd.)

01.01.2002 tarihinden itibaren kurulan evliliklerde yasal mal rejimi, TMK m. 218 uyarınca edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejimde evlilik birliği döneminde edinilen mallar (edinilmiş mallar) eşler arasında eşit olarak paylaşılır; ancak miras, bağış veya evlilik öncesinde edinilen mallar (kişisel mallar) paylaşıma dahil edilmez. Mal paylaşımında esas olan yarı yarıya kural, kişisel-edinilmiş mal ayrımının doğru tespit edilmesiyle anlam kazanmaktadır.

TMK m. 222 uyarınca bir eşin bütün malları, aksi ispat edilene kadar edinilmiş mal sayılır; kişisel mal iddiasını öne süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür. Anne veya baba gibi yakınlar tarafından yapılan temlikler, resmi kayıtta satış olarak görünse dahi, hayatın olağan akışına göre “karşılıksız kazandırma” (bağış) olarak değerlendirilmekte; aksini iddia eden tarafın bedelinin ödendiğini güçlü delillerle ispat etmesi gerekmektedir (Yargıtay 8. HD, E. 2016/14327, K. 2018/9252, T. 13.03.2018). Şirket hissesinin kendisi kişisel mal sayılsa da evlilik döneminde elde edilen temettü ve öz sermaye artışları edinilmiş mal kapsamındadır (Yargıtay 2. HD, E. 2023/9450, K. 2024/4059, T. 30.05.2024). Emekli ikramiyesi ve kıdem tazminatının tasfiyesinde ise mal rejiminin sona erdiği tarihten sonraki döneme isabet eden kısım kişisel mal olarak ayrılmakta; geriye kalan edinilmiş mal olarak tasfiyeye girmektedir (Yargıtay 8. HD, E. 2016/2116, K. 2017/3537, T. 14.03.2017). Boşanma davası öncesinde mal kaçırma (muvazaa) şüphesi varsa, devrin zorunlu bir ihtiyaçtan kaynaklandığı ispat edilemediğinde katılma alacağını azaltma kastı var sayılarak bu değerler TMK m. 229 uyarınca hesaplamaya dahil edilmektedir (Yargıtay 8. HD, E. 2014/21043, K. 2016/2569, T. 17.02.2016).

Maddi ve Manevi Tazminat Nasıl Hesaplanır? (TMK m. 174)

TMK m. 174/1 uyarınca maddi tazminat, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın talebiyle gündeme gelmektedir. Yargıtay, “zedelenen menfaat” kavramının Borçlar Hukuku’ndaki “zarar” kavramından farklı, özgün (sui generis) bir yapıda olduğunu ve matematiksel hesaba değil hâkimin takdirine bırakıldığını vurgulamaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2012/26720, K. 2013/818, T. 17.01.2013). Hakim takdir ederken; evlilik süresini, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, paranın alım gücünü, yeniden evlenme olasılıklarını, sosyal güvenlik haklarının kaybını ve hakkaniyet ilkesini esas almaktadır (Yargıtay HGK, E. 2017/1285, K. 2018/1420, T. 04.10.2018).

TMK m. 174/2 uyarınca manevi tazminat talep edilebilmesi için salt boşanma kararı yeterli değildir; boşanmaya sebep olan olayların davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunun somut delillerle ispatlanması gerekir (Yargıtay 2. HD, E. 2013/10705, K. 2013/24387, T. 30.10.2013). Tazminat bir tarafın zenginleşmesine neden olmayacak düzeyde belirlenmeli, kusur dereceleriyle orantılı olmalıdır. Eşit kusur hâlinde maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilir (Yargıtay HGK, E. 2022/1107, K. 2023/635, T. 14.06.2023). Anlaşmalı boşanma protokolünde tazminat konusunda uzlaşıldıktan sonra TMK m. 174 kapsamında ayrıca tazminat talep edilemez (Yargıtay HGK, E. 2017/3067, K. 2019/512, T. 02.05.2019).

İstanbul Boşanma Avukatı Olarak Hizmetlerimiz

Av. Mehmet Sarıoğlu liderliğinde Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu, İstanbul’daki boşanma ve aile hukuku davalarında aşağıdaki alanlarda hizmet sunmaktadır:

  • Anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması ve mahkeme sürecinin yürütülmesi
  • Çekişmeli boşanma davalarında delil stratejisi ve temsil
  • Velayet, kişisel ilişki ve velayetin değiştirilmesi davaları
  • Tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası davaları; nafaka artırımı ve kaldırılması
  • Mal rejimi tasfiyesi; edinilmiş-kişisel mal ayrımı ve katılma alacağı hesabı
  • Maddi ve manevi tazminat davaları
  • 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri başvuruları
  • Evlilik sözleşmesi hazırlanması

Neden Sarıoğlu & Sefer?

Büromuz, Bakırköy Adliyesi’ne yaklaşık 5 dakika yürüme mesafesindeki Osmaniye Mahallesi’nde yer almaktadır. Bu yakınlık; dilekçe, belge teslimi ve duruşma takibi süreçlerinde somut bir zaman ve maliyet avantajı sağlamaktadır. Tüm İstanbul adliyelerinde, hem Avrupa hem Anadolu yakasında aktif dava takibi yürütülmektedir.

Boşanma davaları, mali ve kişisel açıdan son derece hassas süreçleri kapsamaktadır. Büromuz iletişimde şeffaflığı, velayet süreçlerinde çocuğun üstün yararını ve tüm aşamalarda gizliliği temel ilke olarak benimsemektedir. İlk görüşmede davanızın somut durumu değerlendirilmekte; süreç, olası sonuçlar ve yasal seçenekler hakkında açık ve anlaşılır bilgi sunulmaktadır.

İstanbul’da Boşanma Avukatı Ücreti Ne Kadar? (2026)

2026 yılı itibarıyla İstanbul’daki boşanma davalarında avukatlık ücretleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) tarafından belirlenen alt sınıra tabidir. Bu sınırın altında ücret kararlaştırılamaz.

  • Anlaşmalı boşanma: AAÜT asgari 45.000 TL + %10 KDV. İstanbul Barosu tavsiye ücreti 108.750 TL’dir.
  • Çekişmeli boşanma: AAÜT asgari 45.000 TL + %10 KDV. İstanbul Barosu tavsiye ücreti 188.500 TL’dir. Velayet, nafaka ve mal rejimi tasfiyesinin birlikte yürütüldüğü karmaşık davalarda ücret farklılaşmaktadır.

Yukarıdaki rakamlar genel bir çerçeve sunmaktadır; kesin ücret, davanın kapsamı ve karmaşıklığı değerlendirildikten sonra ilk görüşmede belirlenmektedir. Büromuzla iletişime geçerek randevu alabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İstanbul’da boşanma davası hangi adliyede açılır?

İstanbul’da boşanma davası, eşlerin son ortak yerleşim yeri ya da davacının yerleşim yerinin bağlı olduğu aile mahkemesinde açılır. İstanbul’da aile mahkemesi bulunan adliyeler: Bakırköy (aile mahkemeleri Bahçelievler Ek Binası’nda), Büyükçekmece, Küçükçekmece, Gaziosmanpaşa, İstanbul/Çağlayan ve Kartal/Anadolu Adliyeleri.

Anlaşmalı boşanma kaç günde sonuçlanır?

Adalet Bakanlığı 2025 verilerine göre İstanbul’daki davaların yüzde 23’ü 2 aydan kısa sürede sonuçlanmaktadır; bu grubun büyük çoğunluğunu anlaşmalı boşanmalar oluşturur. Protokolün eksiksiz hazırlanması ve duruşma tarihine yakın randevu alınması hâlinde süreç 4-8 hafta içinde tamamlanabilmektedir.

Çekişmeli boşanma ortalama kaç yıl sürer?

İstanbul’da çekişmeli boşanma davaları genellikle 1 ila 3 yıl arasında sürmektedir. Adalet Bakanlığı 2025 verilerine göre İstanbul’daki davaların yüzde 10’u 2 yılı aşmaktadır; velayet, mal rejimi ve tazminat uyuşmazlıklarının bir arada bulunduğu davalarda bu süre daha da uzayabilir.

Velayet otomatik anneye mi verilir?

Hayır, otomatik bir kural yoktur. Mahkeme her davada TMK m. 182 uyarınca çocuğun üstün yararını bağımsız olarak değerlendirir. TÜİK 2025 verilerine göre Türkiye genelinde velayetin yüzde 74,6’sı anneye verilmektedir; ancak bu oran, çocuğun bireysel koşullarının değerlendirilmesinin sonucudur.

Nafaka almak için kaç yıl evli olmak gerekir?

TMK m. 175’te yoksulluk nafakası için asgari evlilik süresi öngörülmemiştir. Nafaka talep eden tarafın boşanma sonucunda yoksulluğa düşeceğini ve boşanmada daha ağır kusurlu olmadığını ispat etmesi yeterlidir.

Mal paylaşımında evlilik öncesi alınan ev dahil mi?

Hayır. Evlilik öncesinde edinilmiş mallar TMK m. 220 uyarınca kişisel mal sayılır ve edinilmiş mallara katılma rejimine dahil edilmez. Ancak TMK m. 222 gereği kişisel mal olduğunu iddia eden eşin bunu ispat yükümlülüğü vardır.

Boşanma avukatı tutmak zorunlu mu?

Zorunlu değildir; ancak Adalet Bakanlığı verilerine göre her 5 boşanma davasından 1’i reddedilmektedir. Protokol eksiklikleri, delil yetersizliği veya hak düşürücü sürelerin kaçırılması telafi edilemez sonuçlar doğurabileceğinden avukatlık desteği alınması büyük önem taşır.

Ücretsiz boşanma avukatı nasıl alınır?

Gelir durumu yetersiz olan kişiler İstanbul Barosu Adli Yardım Merkezi’ne başvurabilir. Gerekli belgelerle başvuru yapılması hâlinde baro, avukat görevlendirmektedir.

İstanbul’da hangi adliye aile mahkemesi barındırır?

İstanbul’da aile mahkemesi bulunan adliyeler: Bakırköy (Bahçelievler Ek Binası), Büyükçekmece, Küçükçekmece, Gaziosmanpaşa (01.09.2025 itibarıyla güncel yetki), İstanbul/Çağlayan (01.09.2025 itibarıyla güncel yetki) ve Kartal/Anadolu Adliyeleri.

Anlaşmalı boşanma protokolü olmadan dava açılabilir mi?

TMK m. 166/3 kapsamında anlaşmalı boşanma için protokol zorunludur. Protokolsüz başvuru, çekişmeli boşanma olarak TMK m. 166/1-2 kapsamında yürütülür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2014/11169, K. 2014/21491), protokolde nafaka veya tazminat düzenlemesi eksikliği hâlinde mahkemenin davayı çekişmeli usule çevirmesi gerektiğine hükmetmiştir.

İletişim

Boşanma sürecinizde hukuki destek almak için Av. Mehmet Sarıoğlu ve Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu’na aşağıdaki kanallardan ulaşabilirsiniz:

Telefon / WhatsApp: 0539 676 32 75

E-posta: bilgi@sarioglusefer.com

Adres: Osmaniye Mahallesi, İsmail Erez Bulvarı No:9/2, Bakırköy/İstanbul

Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Mehmet SARIOĞLU tarafından hazırlanmıştır.