☎ 0507 551 87 38 WhatsApp: 0507 551 87 38

ASLİYE CEZA MAHKEMESİ

Asliye ceza mahkemeleri, Türk adli yargı sisteminin temel ve en yaygın ilk derece ceza mahkemelerini oluşturur. Ceza yargılamasında “genel görevli” mahkeme konumunda olan bu mahkemeler; ağır ceza mahkemelerinin ve sulh ceza hâkimliklerinin görev alanı dışında kalan tüm suçlara bakar, tek hâkimli yapısıyla İstanbul’dan Silivri’ye uzanan geniş bir coğrafyada her gün binlerce dosyayı işletir.

Asliye Ceza Mahkemesi Nedir?

Asliye ceza mahkemesi, hukuki dayanağını Anayasa’nın 142. maddesi ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’dan alır. Kanunun 11. maddesi, bu mahkemenin görevini negatif bir tanımlamayla belirler: sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan tüm dava ve işler asliye ceza mahkemesine aittir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu hukuki çerçeveyi şöyle özetlemiştir: “5235 sayılı Kanun’un 11. maddesinde, ‘Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza mahkemesi ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır.’ denilerek, asliye ceza mahkemesinin, diğer ceza mahkemelerinin görev alanına girmeyen genel bir görev alanına sahip olduğu” (YCGK, E. 2015/1078, K. 2018/141). Bu “artık görev” (residual jurisdiction) ilkesi, asliye ceza mahkemesini ceza yargılamasının pratikteki ağırlık merkezi haline getirir.

Görev kuralı kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevsiz mahkemede yürütülen yargılama usul hatası oluşturur ve bozma nedeni sayılabilir.

Asliye Ceza Mahkemesinin Kuruluşu ve Yapısı

Asliye ceza mahkemeleri, Adalet Bakanlığı’nın önerisi üzerine HSK tarafından, iş yoğunluğu ve coğrafi durum dikkate alınarak il ve ilçe merkezlerinde kurulur (AYM, E. 2014/143). Bir mahkemenin kurulması faaliyete geçmesi için yeterli değildir; ayrıca HSK tarafından ayrıca faaliyete geçirilmesi kararı alınması gerekir.

Her asliye ceza mahkemesi, bağlı bulunduğu ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi içinde faaliyet gösterir. Yargıtay, bu hiyerarşik ilişkiyi “ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki asliye ceza mahkemelerinin…” ifadesiyle teyit etmiştir (YCGK, E. 2021/373, K. 2022/526). İş yükünün yoğun olduğu yerlerde birden fazla daire halinde örgütlenirler: örneğin İstanbul’da Bakırköy 1. Asliye Ceza, Bakırköy 2. Asliye Ceza biçiminde numaralandırılarak faaliyet gösterirler.

Yapısal olarak asliye ceza mahkemeleri tek hâkimlidir; bu, üç hâkimli heyetle yargılama yapan ağır ceza mahkemesinden temel farklarından biridir. Tek hâkimli yapı, sözlü tartışmanın ve doğrudan tanık sorgulamasının daha sık işletildiği bir yargılama ortamı yaratır.

Görevli Mahkemenin Belirlenmesindeki Temel Ölçüt

Hangi mahkemenin görevli olduğu belirlenirken suçun kanundaki soyut ceza üst sınırı esas alınır; ağırlaştırıcı ya da hafifletici nedenler hesaba katılmaz. 5235 sayılı Kanun’un 14. maddesini uygulayan Yargıtay bu ilkeyi şöyle netleştirmiştir: “Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur” (Yargıtay 4. CD, E. 2010/22680, K. 2010/18731).

Pratik sonuç şudur: on yıl ve altında hapis cezası gerektiren suçlar kural olarak asliye ceza mahkemesinin görev alanındadır. Bu sınırın üzerindeki suçlar ile kanunda ismen sayılan ağır suçlar (yağma, irtikap vb.) ağır ceza mahkemesine taşınır.

Asliye Ceza Mahkemesinin Görevine Giren Suçlar

Asliye ceza mahkemesinin görev alanı son derece geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Yargıtay kararlarıyla somutlaşan başlıca suç tipleri şunlardır.

Kasten yaralama (TCK m. 86): Basit kasten yaralama suçu asliye ceza mahkemesinin görevindedir. Ancak neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m. 87) halleri ceza üst sınırı nedeniyle ağır ceza mahkemesine kayabilir; bu sınırın doğru belirlenmesi uygulamada kritik önem taşır.

Tehdit (TCK m. 106): Birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçunun yargılaması asliye ceza mahkemesine aittir (YCGK, E. 2015/1078). Tehdidin silahla ya da anonim biçimde işlenmesi halinde ceza üst sınırı değişeceğinden görev ayrımı yeniden değerlendirilmelidir.

Hırsızlık (TCK m. 141): Basit hırsızlık asliye ceza mahkemesinde görülür. Nitelikli halleri (TCK m. 142) de kural olarak asliye ceza mahkemesinin görevinde kalmaktadır; ancak bazı nitelikli haller ceza sınırı nedeniyle ağır ceza mahkemesini devreye sokabilir.

Dolandırıcılık (TCK m. 157) ve nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158): Basit dolandırıcılık asliye ceza mahkemesinin görevindeyken, nitelikli dolandırıcılık suçu ağır ceza mahkemesine aitken 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun (11. Yargı Paketi), nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) suçlarında görevli mahkemeyi Ağır Ceza Mahkemelerinden alarak Asliye Ceza Mahkemelerine devretmiştir.

Konut dokunulmazlığının ihlali (TCK m. 116): Asliye ceza mahkemesinin görev alanındadır.

Mala zarar verme (TCK m. 151): Basit halleri asliye ceza mahkemesinde görülür.

Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m. 134): Sulh ceza mahkemelerinin kaldırılmasının ardından bu suç tipinin yargılaması asliye ceza mahkemesine geçmiştir (YCGK, E. 2015/465).

Taksirle yaralama ve taksirle ölüme sebebiyet verme (TCK m. 89, 85): Trafik kazaları dahil taksirle işlenen suçlar kural olarak asliye ceza mahkemesindedir. Bilinçli taksir ya da birden fazla kişinin hayatını kaybettiği ağır trafik kazalarında ceza üst sınırı değişeceğinden görev ayrımı titizlikle yapılmalıdır.

Hakaret (TCK m. 125): Asliye ceza mahkemesinin görevindedir; kamu görevlisine karşı işlenen nitelikli haller de bu mahkemede görülür.

Kullanmak için uyuşturucu bulundurma (TCK m. 191): Asliye ceza mahkemesinin görev alanındadır.

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik (TCK m. 216): Özel görevli mahkemelerin kaldırılmasının ardından genel görevli asliye ceza mahkemesinin görev alanına girmiştir (YCGK, E. 2006/179).

Mühür bozma (TCK m. 203): Ceza üst sınırı itibarıyla asliye ceza mahkemesinin görevindedir (Yargıtay 4. CD, E. 2009/14).

Yasak nitelikte silah taşıma (6136 SK m. 13/1): Hapis cezasının üst sınırına göre asliye ceza mahkemesi görevlidir (Yargıtay 8. CD, E. 2015/13643).

İzinsiz define arama (2863 SK m. 74): Öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir (Yargıtay 12. CD, E. 2016/4504).

Bilişim suçları (TCK m. 243-246): Sisteme izinsiz girme, sistemi engelleme ve bozma gibi bilişim suçları, ceza üst sınırları çerçevesinde kural olarak asliye ceza mahkemesinin görev alanındadır.

Asliye Ceza Mahkemesinde Yargılama Usulü

Yargılama süreci CMK hükümlerine göre yürütülür. Savcılığın iddianameyi hazırlamasıyla başlayan süreç, mahkemenin iddianameyi kabulüyle kovuşturma aşamasına taşınır.

Duruşmalar sözlülük, doğrudan doğruyalık ve yüz yüzelik ilkelerine uygun biçimde kural olarak aleni yürütülür. Sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulması istisnai hallere özgüdür. Delil değerlendirmesi CMK’nın 217. maddesi çerçevesinde mahkemenin serbest takdirine bırakılmıştır; ancak bu serbestlik savunma hakkının kısıtlanmasına izin vermez.

Sulh ceza hâkimliklerinin verdiği tutuklama veya adli kontrol kararlarına karşı yapılan itirazlar, yetkili asliye ceza mahkemesi tarafından incelenir (Yargıtay 11. CD, E. 2012/8171, K. 2012/21534). Bu, asliye ceza mahkemelerinin yalnızca kovuşturma mercii olarak değil, soruşturma aşamasında da belirli bir denetim işlevi üstlendiğini göstermektedir.

Savunmanın Önemi

Asliye ceza mahkemelerinde görülen davalarda sanığın özgürlüğüne yönelik ceza yaptırımları ve davanın uzun soluklu yapısı, profesyonel hukuki yardımı zorunlu kılar. Ceza avukatı; lehe delillerin toplanmasını sağlar, usuli güvencelerin uygulanmasını denetler, delillere itiraz eder, tanık sorgular ve HAGB, erteleme ya da beraat gibi cezanın bireyselleştirilmesine yönelik tüm seçenekleri dosyaya göre değerlendirir.

Hüküm Türleri

Asliye ceza mahkemesi, CMK’nın 223. maddesinde sayılan hüküm türlerinden birini verir. Mahkûmiyet, suçun sabit görüldüğü; beraat, suçun işlenmediğinin ya da delil yetersizliğinin belirlendiği durumlarda verilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), belirli koşulların varlığında kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını, denetim süresi sonunda ise davanın düşmesini sağlayan bir koşullu karar kurumudur. Cezanın ertelenmesi, hapis cezasının infazının belirli bir denetim süresi boyunca cezaevi dışında geçirilmesini olanaklı kılar.

Kararlara Karşı Kanun Yolları

Asliye ceza mahkemesi kararları kural olarak kesin değildir; niteliğine göre farklı kanun yolları açıktır.

İtiraz, hâkimlik kararlarına ve kanunun açıkça izin verdiği ara kararlara karşı başvurulan yoldur. Görevsizlik kararları itiraz yoluna tabidir; bu itirazı inceleme yetkisi yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine aittir (AYM, E. 2020/3, K. 2020/3). AYM görevsizlik kararlarına itirazı adil yargılanma hakkının bir gereği olarak nitelendirmiştir (AYM, E. 2014/47).

İstinaf, nihai hükümlere karşı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvuruyu kapsar. BAM, 20 Temmuz 2016’da faaliyete geçmesiyle Yargıtay temyizinin büyük bölümünü devralmıştır. BAM, istinaf incelemesi sonucunda kararı onayabilir, düzelterek onayabilir ya da bozarak dosyayı yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderebilir (Yargıtay 20. CD, E. 2018/1812). Asliye ceza mahkemesinin BAM’ın bozma kararına direnme hakkı yoktur; CMK’nın 284. maddesi bu konuda açıktır.

Temyiz, BAM kararına karşı Yargıtay denetimini kapsar. Ancak CMK’nın 286. maddesi uyarınca, üst sınırı iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlarda BAM kararları kesindir ve temyiz edilemez (Yargıtay 2. CD, E. 2021/17444). Merci tayini kararları da kesin nitelikte olup bu kararlara karşı direnilemez (Yargıtay 15. CD, E. 2020/12081).

İstanbul’da Asliye Ceza Mahkemeleri: Yapı ve 2024 Sonrası Değişiklikler

İstanbul, Türkiye’nin en büyük adli coğrafyasını barındırdığından asliye ceza mahkemeleri de bu şehirde birden fazla adliye bünyesinde ve çok sayıda daire halinde örgütlenmiştir. Her asliye ceza mahkemesi, bağlı bulunduğu ağır ceza merkezi ile aynı yargı çevresine sahiptir; dolayısıyla ağır ceza merkezi yargı çevrelerindeki 2024 değişiklikleri asliye ceza mahkemelerini de doğrudan etkilemiştir.

Bakırköy Asliye Ceza Mahkemeleri, Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Güngören, Esenler ve Zeytinburnu ilçelerindeki suçlarda yetkilidir. Ocak 2026 itibarıyla 2.883 personel ve 7 blok 10 katlı yapısıyla Türkiye’nin en büyük adliye binalarından birinde, ceza mahkemeleri Osmaniye Mahallesi’ndeki ana binada faaliyet göstermektedir. İstanbul’un en kalabalık asliye ceza dairesi sayısına sahip adliyelerinden biridir.

İstanbul (Çağlayan) Asliye Ceza Mahkemeleri, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kağıthane, Sarıyer ve Şişli ilçelerini kapsar. Avrupa’nın en büyük adliye binası unvanını taşıyan Çağlayan Adliyesi’nde faaliyet göstermektedir. HSK’nın Temmuz 2024 kararıyla Eyüpsultan, Gaziosmanpaşa Adliyesi’nin yargı çevresine alındığından Çağlayan’ın yargı çevresi bu değişiklikle şekillenmiştir.

Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemeleri, 2021’de Bakırköy’den ayrılarak Küçükçekmece, Başakşehir ve Avcılar ilçelerini kapsar hale gelmiştir. 50.000 metrekare kapalı alanı ve 104 mahkeme salonuyla İstanbul’un en büyük adliye binalarından birinde, batı İstanbul’un yoğun dava trafiğini taşımaktadır.

Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemeleri, HSK Genel Kurulu’nun 3 Temmuz 2024 tarihli ve 1271 sayılı kararıyla bağımsız ağır ceza merkezi kurulmasının ardından Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Esenyurt ilçelerini kapsar hale gelmiştir. Bu değişiklik öncesinde Büyükçekmece Adliyesi Bakırköy’ün mülhakat adliyesi konumundaydı; artık bağımsız bir ağır ceza merkezi olarak hem ağır ceza hem asliye ceza davalarında tam yetkilidir.

Gaziosmanpaşa Asliye Ceza Mahkemeleri de Temmuz 2024 kararıyla bağımsız ağır ceza merkezi haline gelen adliyede faaliyet göstermektedir. Gaziosmanpaşa, Arnavutköy, Eyüpsultan ve Sultangazi ilçelerini kapsayan bu yargı çevresi, kuzey İstanbul’un adli merkezini oluşturmaktadır. Eyüpsultan’ın İstanbul (Çağlayan) Adliyesi’nden bu yargı çevresine alınması 2024’ün dikkat çekici değişikliklerinden biridir.

İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemeleri, Kadıköy, Üsküdar, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Tuzla ve Ümraniye ilçelerini kapsar. Kartal’daki adliye binasında faaliyet gösteren İstanbul Anadolu Adliyesi, İstanbul’un Anadolu Yakası’nın tüm adli ihtiyaçlarını karşılayan tek adliyedir.

Silivri Asliye Ceza Mahkemesi, Silivri ve Çatalca ilçelerini kapsar. İstanbul’un en batısında yer alan Silivri Adliyesi, hem ilçenin yerel dava trafiğini hem de bölgedeki ceza infaz kurumlarına ilişkin adli işlemleri yürütmektedir.

Şile ve Beykoz Asliye Ceza Mahkemeleri, İstanbul’un kuzey ve kuzeydoğu yakasında, İstanbul Anadolu Adliyesi’nden coğrafi açıdan uzakta kalan ilçelere hizmet verir. Bu adliyelerdeki asliye ceza mahkemeleri görece daha sınırlı kapasitede çalışmakla birlikte, ilgili ilçelerde işlenen suçlarda yetkili ilk mercilerdir.

Özetle İstanbul’da 2024 sonrasında asliye ceza mahkemeleri sekiz ayrı adliye bünyesinde faaliyet göstermektedir. Dava açılacak ilçenin hangi adliyenin yargı çevresinde bulunduğunu doğru belirlemek, usul hatalarını ve zaman kayıplarını önleyen ilk adımdır.

Asliye Ceza Davanız İçin Hukuki Destek

Asliye ceza mahkemelerinde görülen davalar; trafik kazasından uyuşturucuya, hırsızlıktan bilişim suçlarına uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu davalarda erken aşamada doğru stratejiyi kurmak, beraat ya da HAGB gibi lehe sonuçların kapısını açar. Bakırköy Adliyesi karşısında ofisi bulunan Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak İstanbul’daki tüm adliyelerde asliye ceza davalarını takip ediyor; soruşturmadan istinafa kadar her aşamada müvekkillerimizin yanında yer alıyoruz.

İstanbul’da asliye ceza davası sürecinde hukuki destek için İstanbul ceza avukatı sayfamızı inceleyebilir ya da doğrudan arayabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Asliye ceza mahkemesi hangi suçlara bakar?

Sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görev alanı dışında kalan tüm suçlar asliye ceza mahkemesinin görevindedir. Kasten yaralama, tehdit, hırsızlık, hakaret, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, taksirle yaralama ve ölüme sebebiyet verme, kullanmak için uyuşturucu bulundurma ve bilişim suçları başlıca örneklerdir. Görev sınırı, suçun kanundaki soyut ceza üst sınırına göre belirlenir; ağırlaştırıcı nedenler hesaba katılmaz.

Asliye ceza mahkemesi ile ağır ceza mahkemesi arasındaki fark nedir?

Ağır ceza mahkemesi on yılı aşan hapis cezasını gerektiren ya da kanunda ismen sayılan ağır suçlara üç hâkimli heyetle bakar. Asliye ceza mahkemesi ise bu suçların dışında kalan ceza davalarına tek hâkimle bakar. Her iki mahkemede de görev kuralı kamu düzenine ilişkindir ve re’sen gözetilir.

İstanbul’da asliye ceza mahkemesi hangi adliyededir?

İstanbul’da sekiz adliyede asliye ceza mahkemesi bulunmaktadır: Bakırköy (Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Güngören, Esenler, Zeytinburnu), Çağlayan (Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kağıthane, Sarıyer, Şişli), Küçükçekmece (Küçükçekmece, Başakşehir, Avcılar), Büyükçekmece (Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt), Gaziosmanpaşa (Gaziosmanpaşa, Arnavutköy, Eyüpsultan, Sultangazi), İstanbul Anadolu (Kadıköy, Üsküdar, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Tuzla, Ümraniye), Silivri ve Beykoz/Şile.

Asliye ceza mahkemesi kararına nasıl itiraz edilir?

Ara kararlara (görevsizlik kararı gibi) karşı itiraz yolu açıktır; inceleme yetkisi yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine aittir. Nihai hükümlere karşı ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf başvurusu yapılır. Üst sınırı iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlarda BAM kararı kesindir ve temyize gidilemez.

HAGB nedir, asliye ceza mahkemesinde uygulanır mı?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), belirli koşulların varlığında kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ve denetim süresi iyi geçirilirse davanın düşmesini sağlar. HAGB asliye ceza mahkemelerinde sıkça uygulanan bir kurumdur. Yargıtay, HAGB uygulanmasını reddeden kararların sanığın kişilik özelliklerini değerlendiren somut gerekçeler içermesini zorunlu tutmaktadır.

Trafik kazası davası asliye ceza mahkemesinde mi görülür?

Kural olarak evet. Taksirle yaralama ve taksirle ölüme sebebiyet verme davaları asliye ceza mahkemesinin görev alanındadır. Ancak birden fazla kişinin hayatını kaybettiği ya da bilinçli taksirin söz konusu olduğu ağır trafik kazalarında ceza üst sınırı artabileceğinden görevli mahkeme ağır ceza mahkemesine kayabilir; her olayda ayrı değerlendirme yapılması gerekir.