Anlaşmalı boşanma davası nedir? Anlaşmalı boşanma; Türk Medeni Kanunu’nun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen, eşlerin boşanmayı ve boşanmanın tüm hukuki sonuçlarını — velayet, nafaka, tazminat ve varsa mal paylaşımını — karşılıklı olarak kabul ederek mahkemeye başvurduğu ya da taraflardan birinin diğerinin açtığı davayı kabul ettiği boşanma türüdür. Kanun bu yolu bir mutlak boşanma sebebi olarak tanımlamıştır: yasal şartlar gerçekleştiğinde hâkim, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ayrıca araştırmadan boşanmaya karar verir. Tek celsede sonuçlanabilmesi nedeniyle Türkiye’de en sık başvurulan boşanma yoludur; ancak protokoldeki her eksiklik veya hatalı ifade, davanın reddine ya da çekişmeli boşanmaya dönüşmesine yol açabilir.
Bu rehberde anlaşmalı boşanmanın hukuki niteliğinden protokolün zorunlu içeriğine, hâkimin denetim yetkisinden kesinleşmiş kararın mirasçılara etkisine kadar sürecin tamamını güncel Yargıtay içtihadıyla ele alıyoruz.
| Konu | Bilgi |
|---|---|
| Yasal dayanak | TMK m. 166/3 |
| Hukuki niteliği | Mutlak boşanma sebebi |
| Temel şart | En az 1 yıllık evlilik |
| Vekille mi olur? | Hayır — taraflar duruşmada bizzat dinlenir |
| Ortalama süre | 1 hafta – 6 hafta (adliyeye göre) |
| Dava masrafı (2026) | ~4.644 TL (harç + gider avansı) |
| Avukatlık ücreti (TBB asgari) | 45.000 TL + KDV |
| Sonuçlanma biçimi | Genellikle tek celsede |
Anlaşmalı Boşanmanın Hukuki Niteliği: Mutlak Boşanma Sebebi
TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma bir mutlak boşanma sebebidir: kanuni şartlar gerçekleştiğinde hâkim, evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediğini ayrıca araştırmaksızın boşanmaya hükmeder. Bu yönüyle m. 166/1-2’deki çekişmeli boşanmadan (nispi boşanma sebebi) temelden ayrılır; çekişmeli davada mahkeme kusur durumunu ve evlilik birliğinin sarsılma derecesini delillerle araştırırken, anlaşmalı boşanmada tarafların ortak iradesi bu ispat yükünü ortadan kaldıran yasal bir karine oluşturur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların anlaşmasının mahkemece uygun bulunmasının, evlilik birliğinin sarsılmış sayılması için tek başına yeterli ve zorunlu bir hukuki sebep olduğunu teyit etmiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/5353, K. 2024/2058, T. 25.03.2024). Hâkimin takdir yetkisi, bu nedenle yalnızca protokolün çocuğun üstün yararına ve tarafların gerçek iradesine uygunluğunun denetimiyle sınırlıdır.
Anlaşmalı Boşanmanın Şartları
1. Evliliğin En Az Bir Yıl Sürmüş Olması
Anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesinin ilk ve kamu düzenine ilişkin şartı, evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır. Süre, evlilik akdinin kurulduğu tarihten davanın açıldığı tarihe kadar hesaplanır; nişanlılık, imam nikâhı veya fiilî birliktelik bu süreye dahil edilmez. Dava açıldığı tarihte evlilik süresi bir yılı doldurmamışsa, mahkemenin TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma kararı vermesi hukuken mümkün değildir; mahkeme davayı usulden reddetmek yerine çekişmeli boşanma usulüne (TMK m. 166/1) göre yargılamaya devam eder ve kusur durumunu inceleyerek karar verir.
2. Hâkimin Tarafları Bizzat Dinlemesi
Anlaşmalı boşanmanın en karakteristik usul kuralı, hâkimin her iki tarafı da duruşmada bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesidir. Bu zorunluluk, protokolün veya duruşma beyanlarının baskı, hile veya hata altında verilip verilmediğinin denetlenmesine hizmet eder; yazılı protokolün noter onaylı olması dahi bu ödevi ikame etmez. Yargıtay bu şartın ihlalini mutlak bir bozma sebebi saymakta, tarafların duruşmaya çağrılıp bizzat beyanlarının alınması gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2025/7009, K. 2025/7623, T. 22.09.2025; aynı yönde E. 2023/8934, K. 2024/5066, T. 01.07.2024). Duruşmada yapılacak kimlik tespiti de bu sürecin ayrılmaz parçasıdır; kimlik tespiti yapılmadan verilen kararlar da bu gerekçeyle bozulmaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2023/6656, K. 2024/2566, T. 18.04.2024).
3. İradenin Serbestçe ve Koşulsuz Açıklanması
Hâkim, tarafları dinlerken her birinin irade beyanının baskı, tehdit veya hile olmaksızın özgürce oluştuğuna kanaat getirmelidir. İrade denetimi yalnızca boşanma isteğiyle sınırlı kalmamalı; velayet, nafaka ve tazminat gibi geleceğe yönelik ağır yükümlülüklerde tarafların bilinçli tercih yapıp yapmadığı da gözlemlenmelidir. Taraflardan birinin iradesinin sakatlandığına dair en ufak bir emare varsa veya beyanlar arasında çelişki görülürse, hâkim anlaşmalı boşanma usulünü sonlandırıp davayı çekişmeli usule göre yürütmekle yükümlüdür.
Vekaletle Temsil Sınırları ve Aynı Avukatla Temsil Yasağı
Boşanma davasında vekaletle temsil mümkündür, ancak anlaşmalı boşanmanın doğası bu temsile sıkı sınırlar getirir. Vekaletnamede boşanma davası açmaya ve yürütmeye dair özel yetki bulunması zorunludur; genel vekaletname yeterli değildir. Ancak bu özel yetki dahi hâkimin bizzat dinleme ödevini bertaraf etmez — vekil protokolü hazırlayıp mahkemeye sunabilir, fakat müvekkili adına boşanmayı kabul beyanını, müvekkili duruşmada hazır bulunmaksızın onun yerine geçerek yapamaz. Yargıtay, vekil aracılığıyla sunulan protokollerin ancak asillerin bizzat teyidiyle geçerlilik kazanacağını istikrarlı biçimde vurgulamaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2024/3921, K. 2024/3797, T. 23.05.2024; E. 2023/2068, K. 2024/2087, T. 26.03.2024).
Uygulamada sık karşılaşılan bir diğer hata, her iki eşin aynı avukat tarafından temsil edilmeye çalışılmasıdır. Taraflar boşanma şartları üzerinde uzlaşmış olsalar da hukuken karşıt taraflardır; velayet, nafaka miktarı veya mal paylaşımı gibi konularda çıkarları doğası gereği çatışabilir. Avukatlık Kanunu ve meslek kuralları uyarınca bir avukat, menfaatleri zıt olan iki tarafı aynı işte birlikte temsil edemez. Bu durum yalnızca meslek etiği sorunu değildir — mahkeme nezdinde de irade beyanının sıhhati konusunda şüphe uyandırır ve taraflardan birinin diğeri üzerinde baskı kurmuş olabileceği ihtimalini güçlendirir. Bu nedenle her iki tarafın ayrı avukatlarla temsil edilmesi ya da bir tarafın vekille, diğerinin bizzat davayı takip etmesi tavsiye edilir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır? Adım Adım Süreç
1. Protokolün Hazırlanması
Boşanmanın tüm hukuki sonuçlarını kapsayan anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanır. Protokolün eksiksiz ve hukuki açıdan geçerli olması, davanın tek celsede sonuçlanması için zorunludur.
2. Dava Dilekçesinin Yazılması
Taraflardan biri (veya ikisi birlikte) yetkili aile mahkemesine dava dilekçesi verir. Yetkili mahkeme, TMK m. 168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturdukları yer aile mahkemesidir. Dilekçenin hazırlanması ve tevzi işlemleri için boşanma davası nasıl açılır rehberimize bakabilirsiniz.
3. Harç ve Gider Avansının Yatırılması
| Kalem | Tutar (2026) |
|---|---|
| Başvurma harcı | 732,00 TL |
| Peşin harç | 732,00 TL |
| Gider avansı | 3.180,00 TL |
| Toplam | 4.644,00 TL |
Avukatsız açılırsa yalnızca bu masraflar ödenir; ayrıca avukatlık ücreti oluşmaz.
4. Duruşma Günü ve Bizzat Hazır Bulunma
Mahkeme duruşma günü belirler. Her iki taraf duruşmaya bizzat katılmak zorundadır; vekil tek başına taraf adına beyanda bulunamaz.
5. Hâkimin Protokolü İncelemesi ve Tasdiki
Hâkim protokolü inceler, gerekirse değişiklik önerir. Taraflar kabul ederse protokol tasdik edilerek boşanma kararı verilir.
6. Kararın Kesinleşmesi
Duruşmada verilen karar kısa karardır. Gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra 14 günlük istinaf süresi içinde itiraz gelmezse karar kesinleşir; taraflar istinaftan feragat dilekçesiyle bu süreyi kısaltabilir.
Gerekli Belgeler
Anlaşmalı boşanma davası açmak için TC kimlik kartı, anlaşmalı boşanma protokolü ve boşanma dava dilekçesi yeterlidir. Nüfus kayıt örneği ve evlilik cüzdanı artık gerekli değildir; mahkeme nüfus kayıtlarını UYAP üzerinden doğrudan sorgular.
Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?
Protokolün eksiksiz hazırlanması ve tarafların duruşmada bizzat hazır bulunması koşuluyla dava tek celsede sonuçlanabilir.
| Adliye | Ortalama Bekleme Süresi |
|---|---|
| Bakırköy Adliyesi | 4–6 hafta |
| Çağlayan (İstanbul) Adliyesi | 4–6 hafta |
| İstanbul Anadolu Adliyesi | 4–6 hafta |
| Daha az yoğun adliyeler | 1–2 hafta |
Kararın kesinleşmesi, tebligat süreleri dahil, genellikle duruşmadan sonra birkaç hafta ile bir ay arasında gerçekleşir.
Masraflar ve Avukatlık Ücreti 2026
| Tarife | Anlaşmalı Boşanma |
|---|---|
| TBB Asgari Ücret Tarifesi | 45.000 TL + %10 KDV |
| İstanbul Barosu Tavsiye Ücreti (2026) | 108.750 TL |
Avukatlık ücreti davanın kapsamına ve protokolün içeriğine göre değişir. Ücret kalemlerinin tamamı için 2026 boşanma avukatı ücreti sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanma ile Çekişmeli Boşanma Karşılaştırması
| Kriter | Anlaşmalı Boşanma | Çekişmeli Boşanma |
|---|---|---|
| Süre (yerel mahkeme) | 1 hafta – 6 hafta | ~1 yıl |
| İspat yükü | Yok — özgür irade beyanı yeterli | Var — boşanma sebebi ispatlanmalı |
| Ek masraflar | Yok | Bilirkişi, tanık, delil masrafları (~5.000–6.000 TL+) |
| Avukat rolü | Protokol hazırlığı odaklı | Delil, strateji, uzun yargılama takibi |
Sürecin tamamı için çekişmeli boşanma davası rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Protokolün Zorunlu İçeriği
TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için tarafların yalnızca boşanma hususunda değil, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda da tam bir mutabakata varmış olmaları zorunludur. Bu hususlardan herhangi biri üzerinde anlaşma sağlanamamışsa, dava anlaşmalı boşanma vasfını yitirir ve çekişmeli usule döner. Yargıtay, protokolün kapsamına boşanmanın mali sonuçlarının yanı sıra ziynet eşyaları, mal rejiminin tasfiyesi ve yargılama giderlerinin de girebileceğini teyit etmiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/8732, K. 2024/2568, T. 18.04.2024).
Velayet ve Kişisel İlişki
Müşterek çocuk varsa velayetin kime bırakılacağı ve velayeti almayan ebeveynin çocukla hangi zaman dilimlerinde kişisel ilişki kuracağı protokolde net bir takvimle belirlenmelidir. Ancak tarafların iradesi burada mutlak değildir; hâkim çocuğun üstün yararını gözeterek bu hükümlere müdahale edebilir. Ölçütler için velayet davası ve çocukla kişisel ilişki kurulması sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Nafaka ve Tazminat
İştirak nafakası çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkı amacı taşır; miktarı serbestçe belirlenebilse de çocuğun ihtiyaçlarını karşılamayan bir tutar hâkimin müdahalesine açıktır. TMK m. 174 uyarınca kusursuz veya daha az kusurlu taraf maddi tazminat, kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise manevi tazminat talep edebilir; anlaşmalı boşanmada kusur araştırması yapılmadığından bu tutarlar serbestçe pazarlık konusu olabilir. Protokolde her kalemin ayrı ayrı ve rakamla belirtilmesi, ileride icra aşamasında uyuşmazlık çıkmaması için kritiktir. Yargıtay, mali hükümlerin de ancak asillerin bizzat teyidiyle geçerlilik kazanacağını vurgulamaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2024/1802, K. 2024/5557, T. 10.09.2024).
Mal Rejimi Tasfiyesi ve Ziynet Eşyalarının Durumu
Mal rejimi tasfiyesi, boşanmanın fer’i (eki) niteliğinde bir talep olmayıp ayrı bir davanın konusudur; protokolde mal paylaşımına dair hüküm bulunmaması anlaşmalı boşanma kararı verilmesine engel teşkil etmez. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mal rejimi tasfiyesinin anlaşmalı boşanmanın zorunlu bir unsuru olmadığını ve protokolde mal rejimine yer verilmemesinin tasfiye davası açma hakkını ortadan kaldırmayacağını hükme bağlamıştır (Yargıtay HGK, E. 2024/7, K. 2025/498, T. 10.09.2025). Buna karşılık taraflar mal rejimi tasfiyesine dayalı alacaklarının bulunmadığı yönünde açık bir ibra beyanında bulunurlarsa, bu beyan kesin hüküm etkisi yaratır ve gelecekteki talepleri keser. Tasfiyenin işleyişi için boşanmada mal paylaşımı rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Protokolde yer alan taşınmaz veya araç mülkiyeti devri gibi taahhütler, kararın kesinleşmesiyle icra edilebilir hâle gelir; Yargıtay bu tür taahhütlerin somut mülkiyet nakli borcu doğurduğunu teyit etmiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/2433, K. 2024/2082, T. 26.03.2024). Bu nedenle taşınmazların ada-parsel bilgisi, araçların plaka-şasi numarası ve banka hesaplarındaki paylaşım oranları protokolde tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılmalıdır; aksi hâlde tüm malların paylaşıldığı yönündeki muğlak ifadeler, protokolde açıkça belirtilmeyen varlıklar için sonradan dava açılmasının önüne geçmeyebilir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/1592, K. 2024/9322, T. 02.12.2024).
Ziynet eşyaları, Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre kural olarak kadına ait kişisel maldır — düğünde takılan takılar kim tarafından takılmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Protokolde ziynet eşyalarının iadesi veya bedelinin ödenmesi konusunda mutabakata varılması, ileride ispat yükü tartışmalarının önüne geçer. Ayrıntılar için ziynet eşyası davası yazımıza bakabilirsiniz.
Nafaka ve Tazminattan Feragat: Geçerlilik Şartları
Anlaşmalı boşanma sürecinde taraflardan birinin maddi tazminat, manevi tazminat veya yoksulluk nafakası haklarından feragat etmesi sık karşılaşılan bir durumdur; genellikle bir tarafın feragati karşılığında diğer tarafın mal paylaşımında taviz vermesi gibi karşılıklı bir denge içinde ortaya çıkar. Bu feragat beyanının geçerli olabilmesi için duruşmada hâkime bizzat açıklanması ve tutanağa geçirilmesi şarttır. Taraflar duruşmada boşanma iradesinden vazgeçerse, protokoldeki feragat beyanları da kural olarak geçerliliğini yitirir — Yargıtay, duruşma esnasındaki vazgeçme iradesinin feragat niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/6964, K. 2024/6666, T. 01.10.2024).
Feragatin bir koşula bağlanması, onu geçersiz kılan veya en azından hukuki belirliliği zedeleyen bir durumdur. Karşı tarafın bir edimi yerine getirmesi şartına bağlanan tazminattan vazgeçme beyanları mahkemece kabul görmez; feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Hâkim şartlı bir feragat tespit ederse taraflardan protokolü netleştirmelerini ister, aksi hâlde anlaşmalı boşanma kararı verilemez (Yargıtay 2. HD, E. 2023/5857, K. 2024/2233, T. 01.04.2024).
Hâkimin Protokolü Değiştirme Yetkisi
TMK m. 166/3, hâkime yalnızca tarafları dinleme değil, protokol içeriğini denetleme ve gerekli gördüğü hâllerde hükümlere müdahale etme yetkisi de tanır. Bu yetki özellikle velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası gibi çocuğu ilgilendiren hususlarda belirginleşir. Ancak hâkimin önerdiği değişikliklerin hukuki sonuç doğurması için tarafların bunu mahkeme huzurunda açıkça kabul etmesi şarttır; taraflar hâkimin önerdiği veya re’sen yaptığı değişikliği kabul etmezse, anlaşmalı boşanma davası bu aşamada sona erer ve dava çekişmeli boşanma usulüne göre görülmeye devam eder. Bu denetim yükümlülüğü, protokolün mahkemece pasif biçimde dosyaya alınmasının yeterli olmadığını, içeriğin mutlaka yargısal bir süzgeçten geçirilmesi gerektiğini gösterir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/7681, K. 2024/7743, T. 23.10.2024); bu denetim yargılamanın her aşamasında, hatta temyiz aşamasında sunulan protokoller için dahi geçerlidir.
Protokolden Dönme ve Çekişmeli Boşanmaya Dönüşüm
Protokolü imzaladıktan sonra fikir değiştirebilir misiniz? Evet. Karar kesinleşinceye kadar tarafların protokoldeki irade beyanından dönmesini engelleyen bir yasal hüküm yoktur. Taraflardan biri duruşmadan önce veya duruşmada irade beyanından döndüğünü açıklarsa anlaşma bozulur ve dava kendiliğinden çekişmeli boşanmaya dönüşür; mahkeme taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı vakıaları sunmaları için süre verir ve tahkikat aşamasına geçilir.
Çekişmeliye dönen davada, tarafların daha önce protokolde kabul ettiği mali ve hukuki hususlar kural olarak bağlayıcılığını yitirir — örneğin tazminat talebinden vazgeçen bir eş, dava çekişmeliye döndüğünde yeniden tazminat talep edebilir. Yargıtay, tarafların duruşmada anlaşmalı boşanmak istemediklerini beyan etmeleri hâlinde önceki feragatin sonuç doğurmayacağını açıkça belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/941, K. 2024/9554, T. 05.12.2024). Tersi yönde bir hareket de mümkündür: çekişmeli olarak başlayan bir dava, yargılamanın her aşamasında — temyiz aşamasında dahi — sunulan bir protokolle anlaşmalıya dönüşebilir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/4218, K. 2024/3885, T. 27.05.2024).
Duruşma Tutanağının Bağlayıcılığı ve İlamın İcra Kabiliyeti
Duruşmada protokol hükümlerinin tutanağa geçirilmesi ve taraflarca imzalanması, irade beyanlarına resmiyet kazandırır; bu beyanlar kararın kesinleşmesiyle birlikte ilam niteliği kazanır ve nafaka ödeme, tazminat, çocukla kişisel ilişki veya mal devri gibi yükümlülüklerin cebri icra yoluyla yerine getirilmesinin dayanağı olur. Ancak icra kabiliyeti hükmün netliğine bağlıdır: icra daireleri muğlak veya yoruma açık protokol hükümlerini infaz edemez; kimin kime, neyi, ne zaman ve nasıl vereceği tereddüde yer bırakmayacak şekilde yazılmalıdır. Duruşma tutanağına geçen beyanlardan tek taraflı dönmek de, karar verilip duruşma salonundan çıkıldıktan sonra hukuki bir değer taşımaz (Yargıtay 2. HD, E. 2024/5860, K. 2024/8178, T. 01.11.2024; E. 2024/1900, K. 2024/7629, T. 21.10.2024).
Kesinleşmiş Karardan Sonra Protokolün Durumu
İlam Niteliği ve Dürüstlük Kuralı
Mahkemece tasdik edilerek hükme bağlanan protokol ilam niteliği taşır ve mahkeme içi ikrar ve kesin delil sayılır; protokole aykırı davranmak dürüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılması teşkil eder. Kesinleşme sürecinin kötüye kullanılması da aynı ilkeyle sınırlandırılmıştır: kararın dokuz veya on yıl gibi uzun bir süre sonra kasten tebliğe çıkarılması, dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde kabul edilmiş, bu durumun boşanma iradesinin samimiyetini ortadan kaldırdığı gerekçesiyle karar bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, E. 2023/1711, K. 2023/1102, T. 16.03.2023; E. 2023/4527, K. 2024/2966, T. 29.04.2024).
Mirasçılara Etkisi
Boşanma kararı kesinleşmeden taraflardan biri ölürse evlilik ölümle sona erer ve sağ kalan eş mirasçı olmaya devam eder. Karar kesinleştikten sonraki ölümlerde ise taraflar birbirinin mirasçısı olamaz; ancak protokolde yer alıp henüz ifa edilmemiş mali yükümlülükler (taşınmaz devri, tazminat ödemesi gibi) borçlu tarafın mirasçılarına intikal eder ve mirasçılar bu borçları yerine getirmekle yükümlü olur.
İrade Fesadına Dayalı İptal
Kararın kesinleşmesinden sonra protokolün iptali sınırlı şartlara bağlıdır. Hata, hile veya korkutma (irade fesadı) hâllerinde TBK’nın genel hükümleri kıyasen uygulanır ve protokolün iptali talep edilebilir; ispat tanık dahil her türlü delille (mesaj kayıtları, tehdit içerikli yazışmalar, tıbbi raporlar) yapılabilir. İddia, hile veya hatanın öğrenildiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmelidir. İrade fesadı bulunmayan hâllerde kesinleşmiş protokol beyanlarından tek taraflı dönülmesi hakkın kötüye kullanılması sayılarak reddedilir.
Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Süreler: Zamanaşımı, Nafaka ve Velayet Değişikliği
Anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesi, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi tamamen sona erdirmez. TMK m. 178 uyarınca, boşanma kesinleştikten sonra açılacak maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası davaları, kesinleşmenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Protokolde bu haklar hakkında düzenleme yapılmamışsa veya haklar saklı tutulmuşsa, ilgili taraf bir yıllık süre içinde dava açmalıdır; ancak protokolde bu haklardan açıkça feragat edilmişse, süre içinde dahi yeniden talepte bulunulamaz.
Velayet ve nafaka hükümleri ise tazminatın aksine hiçbir zaman kesin hüküm teşkil etmez; kamu düzenine ilişkin olduklarından değişen koşullar çerçevesinde her zaman yeniden düzenlenebilir. TMK m. 183 uyarınca ana veya babanın yeniden evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi hâllerde hâkim, resen veya taraflardan birinin istemiyle velayette gerekli önlemleri alır. Aynı şekilde tarafların ekonomik durumunun değişmesi veya çocuğun ihtiyaçlarının artması hâlinde nafakanın artırılması veya azaltılması her zaman talep edilebilir; protokolde nafaka artırımı istenmeyeceğine dair bir hüküm, özellikle iştirak nafakası bakımından geçersizdir — çünkü velayet sahibi ebeveyn, çocuk adına kullanılan bu haktan önceden feragat edemez. Şartların değişmesi hâlinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir.
Anlaşmalı Boşanma Sürecinde Avukat Desteği
Anlaşmalı boşanma dışarıdan basit görünse de, protokolün hukuki geçerliliği, çocuğun üstün yararına uygunluğu ve ileride uyuşmazlık çıkmaması titiz bir hazırlık gerektirir. Uygulamada en çok hak kaybına yol açan durum, avukatsız hazırlanan protokollerin eksik, muğlak veya hukuken geçersiz hükümler içermesidir. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak anlaşmalı boşanma protokollerini velayet düzenlemesinden mal rejimi tasfiyesine, nafaka hesabından taşınmaz devirlerine kadar tüm başlıklarda hazırlıyor; süreci başından sonuna takip ediyoruz. Bakırköy ve İstanbul’un tüm ilçelerinde anlaşmalı boşanma süreciniz için bizimle iletişime geçebilir, İstanbul’daki adliyeler ve dava süreçlerine dair kapsamlı rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?
Protokolün eksiksiz hazırlanması ve her iki tarafın bizzat hazır bulunması koşuluyla dava tek celsede, 1–2 haftada sonuçlanabilir. Bakırköy, Çağlayan ve Anadolu adliyelerinde ortalama bekleme süresi 4–6 haftadır; kararın kesinleşmesi genellikle birkaç hafta ile bir ay arasında gerçekleşir.
Anlaşmalı boşanma ne kadar para tutar?
2026 yılında mahkeme masrafları toplamı 4.644 TL’dir (732 TL başvurma harcı + 732 TL peşin harç + 3.180 TL gider avansı). Avukat tutulursa TBB asgari ücreti 45.000 TL + KDV, İstanbul Barosu 2026 tavsiye ücreti ise 108.750 TL’dir.
Avukatsız anlaşmalı boşanma davası açılabilir mi?
Evet, yasal bir engel yoktur ve avukatsız açılırsa yalnızca 4.644 TL mahkeme masrafı ödenir. Ancak eksik veya muğlak protokol davanın reddine ya da çekişmeliye dönüşmesine, kesinleşmeden sonra ise yeni uyuşmazlıklara yol açabileceğinden pratik riski büyüktür.
Eşim anlaşmalı boşanmayı kabul etmezse ne olur?
Anlaşmalı boşanma her iki tarafın özgür iradesiyle mümkün olur; eşiniz kabul etmiyorsa çekişmeli boşanma davası açmanız ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispat etmeniz gerekir.
Aynı avukat her iki eşi birden temsil edebilir mi?
Hayır. Taraflar boşanma şartları üzerinde uzlaşmış olsa da hukuken karşıt taraf sayıldığından, bir avukatın menfaatleri zıt iki tarafı aynı işte birlikte temsil etmesi meslek kurallarına aykırıdır; bu durum mahkeme nezdinde irade beyanının sıhhati konusunda da şüphe uyandırır.
Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımı olmazsa olmaz mı?
Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre mal rejimi tasfiyesi anlaşmalı boşanmanın zorunlu unsuru değildir; protokolde mal paylaşımına yer verilmemesi boşanma kararını engellemez ve sonradan ayrı bir tasfiye davası açma hakkını ortadan kaldırmaz.
Ziynet eşyaları protokolde nasıl değerlendirilir?
Düğünde takılan ziynet eşyaları, Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malıdır; protokolde bu eşyaların iadesi veya bedelinin ödenmesi konusunda anlaşmaya varılması ileride ispat tartışmalarını önler.
Nafaka ve tazminattan şarta bağlı feragat mümkün mü?
Hayır. Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır; karşı tarafın bir edimi yerine getirmesi şartına bağlanan koşullu beyanlar mahkemece kabul görmez ve protokolün netleştirilmesi istenir.
Anlaşmalı boşanmadan sonra tazminat veya nafaka davası açılabilir mi?
Protokolde bu haklar düzenlenmemiş veya saklı tutulmuşsa evet; ancak TMK m. 178 uyarınca dava, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Protokolde bu haklardan açıkça feragat edilmişse, süre içinde dahi yeniden talepte bulunulamaz.
Anlaşmalı boşanmadan sonra nafaka veya velayet değiştirilebilir mi?
Evet. Velayet ve nafaka kamu düzenine ilişkin olup kesin hüküm teşkil etmez; çocuğun yaşının büyümesi, tarafların ekonomik durumunun değişmesi gibi hâllerde nafaka artırımı, azaltılması veya velayetin değiştirilmesi için her zaman ayrı dava açılabilir.
Taraflardan biri boşanma kesinleşmeden ölürse ne olur?
Evlilik ölümle sona erer ve sağ kalan eş mirasçı olmaya devam eder. Karar kesinleştikten sonraki ölümlerde ise taraflar birbirinin mirasçısı olamaz; ancak protokoldeki ifa edilmemiş mali yükümlülükler ölen tarafın mirasçılarına intikal eder.
Protokol imzalandıktan sonra fikir değiştirilebilir mi?
Evet, karar kesinleşinceye kadar taraflardan biri irade beyanından dönebilir; bu hâlde dava kendiliğinden çekişmeli boşanmaya dönüşür ve önceden protokolde kabul edilen mali hususlar bağlayıcılığını yitirir.
Kesinleşmiş anlaşmalı boşanma protokolü iptal edilebilir mi?
Yalnızca sınırlı hâllerde; hata, hile veya korkutma nedeniyle iradenin sakatlandığı ispatlanırsa protokolün iptali istenebilir. Bu talep, hile veya hatanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir.
Hangi belgeler gereklidir?
TC kimlik kartı, anlaşmalı boşanma protokolü ve dava dilekçesi yeterlidir; nüfus kayıt örneği artık gerekmez, mahkeme bunu UYAP üzerinden kendisi sorgular.
Bu sayfa, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Mehmet Sarıoğlu tarafından hazırlanmış; Av. Fatih Sefer tarafından incelenip yayına uygun bulunmuştur.
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul