☎ 0507 551 87 38 WhatsApp: 0507 551 87 38

Vasiyetname Nasıl Yapılır?

İçindekiler

Giriş

İnsanlar, hayatları boyunca emek verdikleri mal varlıklarının ölümlerinden sonra kime kalacağını belirlemek ister. Türk hukuku bu isteği vasiyetname kurumu aracılığıyla karşılar; ancak bu araç, kullanılabilmesi için titizlikle uyulması gereken şekil şartlarına ve ehliyet kurallarına bağlıdır. Vasiyetname nasıl yapılır sorusu yüzeysel göründüğü kadar basit değildir: farklı vasiyetname türlerinin her birinin ayrı geçerlilik koşulları, yasaklanan tanıklar, iptal sebepleri ve hak düşürücü süreler vardır. Üstelik vasiyetname düzenlemek ile vasiyetnamenin mirasçılara karşı hukuki sonuç doğurması arasındaki süreç de özenle yönetilmelidir. Bu süreçte deneyimli bir miras avukatı İstanbul ile çalışmak, hem vasiyetnamenin geçerli kurulmasını hem de olası iptal davalarına karşı hazırlıklı olunmasını sağlar. Bu makalede vasiyetname hukukunun tüm boyutlarını Yargıtay içtihatlarıyla destekleyerek açıklıyoruz.

Vasiyetname Nedir? Kavram ve Hukuki Nitelik

Vasiyetname; mirasbırakanın tek taraflı, geri alınabilir ve ölüme bağlı bir tasarrufudur. Mirasbırakan, tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde — yani saklı payları zedelemeyecek biçimde — mal varlığının tamamı veya bir kısmı üzerinde tasarrufta bulunabilir (TMK m. 514).

Vasiyetname ile iki temel tasarruf yapılabilir. Mirasçı atama (TMK m. 516): Mirasbırakan, belirli bir kişiyi terekenin tamamı veya belirli bir oranı üzerinde külli halef olarak atar. Bu kişi atanmış mirasçı sıfatını kazanır ve yasal mirasçılarla birlikte ya da onların yerine geçebilir. Belirli mal bırakma / vasiyet (TMK m. 517): Mirasbırakan, belirli bir malın mülkiyetini veya üzerinde belirli bir hak kurulmasını lehdar için yükümlülük olarak bırakır. Lehdara bu yolla vasiyet alacağı doğar; ancak lehdar külli halef değil, tekil alacaklı konumundadır.

Vasiyetnamenin en temel özelliği tek taraflılığı ve geri alınabilirliğidir. Miras sözleşmesinden farklı olarak, karşı tarafın kabulüne gerek yoktur ve mirasbırakan her zaman vasiyetnamesinden dönebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vasiyetnameyi, irade özgürlüğünün en belirgin biçimde tezahür ettiği ölüme bağlı tasarruf olarak tanımlamaktadır. Vasiyetname iptal edilinceye kadar geçerlilik karinesinden yararlanır; hakim tarafından kendiliğinden geçersiz sayılamaz.

Vasiyetname Yapma Ehliyeti (TMK m. 502)

Vasiyetname yapabilmek için iki koşul kümülatif olarak aranır: ayırt etme gücüne sahip olmak ve 15 yaşını doldurmuş olmak.

Yaş şartı, işlem anında var olmalıdır. 13 yaşında düzenlenen bir vasiyetname, kişi 15 yaşına geldiğinde kendiliğinden geçerli hale gelmez; o tarihte yeniden düzenlenmesi gerekir. Ayırt etme gücüne sahip kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmaksızın vasiyetname yapabilirler; kısıtlılık tek başına ehliyetsizlik anlamına gelmez.

Yargıtay, ehliyetin vasiyetnamenin düzenlendiği işlem anında var olmasını şart koşar. Yaşlılık, hastalık veya sonradan alınan kısıtlama kararları tek başına ehliyetsizlik karinesi oluşturmaz. Ehliyetsizlik iddiası somut tıbbi delillerle, özellikle Adli Tıp Kurumu raporu ile ispatlanmalıdır. Resmi vasiyetnamelerde noterin veya sulh hakiminin “ehil gördüm” şerhi güçlü bir karine oluşturur ve bu karinenin çürütülmesi ağır ispat yükü gerektirir.

Resmi Vasiyetname Nasıl Yapılır? (TMK m. 532–535)

Resmi vasiyetname, noter, sulh hakimi veya kanunla yetkili kılınan diğer bir görevli tarafından iki tanığın katılımıyla düzenlenir. Türkiye’de pratikte en yaygın kullanılan yol noterdir.

Düzenleme usulü şu aşamalardan oluşur: Mirasbırakan, son arzularını resmi memura bildirir. Memur bu beyanı yazıya döker. Mirasbırakan vasiyetnameyi okur ve imzalar. Ardından, mirasbırakanın okuduğunu ve vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini iki tanık onaylar. Her iki tanık da vasiyetnameyi imzalar.

Okuma yazma bilmeyenler için prosedür farklıdır: memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde okur, mirasbırakan onaylar. Tanıklar, beyanın önlerinde yapıldığını, mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini şerh düşerek imzalar. Bu şerhlerin eksikliği — yani tanıkların “mirasbırakanı ehil gördükleri” ve “arzuların önlerinde beyan edildiği” yolundaki şerhlerin bulunmaması — vasiyetnameyi şekil yönünden iptal sebebi yapar.

Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta: okuma yazma bilen kişiler de dilerlerse okuryazar olmayanlar için öngörülen bu usulü seçebilirler. Bu tercih geçerlilik açısından sorun yaratmaz.

El Yazılı Vasiyetname Nasıl Yapılır? (TMK m. 538)

El yazılı vasiyetname, en sade biçimde kişinin kendi kendine hazırlayabileceği vasiyetname türüdür. Ancak şekil şartları son derece katıdır; bu şartlardaki herhangi bir eksiklik vasiyetnameyi mutlak olarak geçersiz kılar.

Üç zorunlu unsur bulunmaktadır. Tarih: Vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün el yazısıyla yazılmalıdır. Yalnızca yıl veya “2024 yılı baharı” gibi belirsiz ifadeler yeterli değildir. El yazısı: Vasiyetnamenin başından sonuna kadar mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılması zorunludur. Bilgisayar, daktilo veya başkasının el yazısıyla yazılan kısımlar vasiyetnameyi geçersiz kılar. Bir satır bile başkası tarafından yazılmış olsa vasiyetname bütünüyle geçersiz olur. İmza: Mirasbırakan vasiyetnameyi imzalamalıdır. İmzasız vasiyetname tamamen geçersizdir.

Yargıtay, el yazılı vasiyetnamelerde imzanın murise ait olduğunun Adli Tıp Kurumu raporuyla doğrulanmasını gerektiğinde zorunlu görür ve şekil şartlarına katı uyumu arar. El yazılı vasiyetnamede tanık zorunluluğu yoktur; bu hem bir kolaylık hem de bir risktir. Kolaylık, dışarıdan kimseye ihtiyaç duyulmaması; risk ise şekil kusuruna karşı resmi vasiyetnamedeki gibi memur güvencesinin bulunmamasıdır.

El yazılı vasiyetname; ev, iş yeri gibi herhangi bir yerde saklanabilir, notere bırakılabilir veya sulh hukuk mahkemesine teslim edilebilir. Teslim zorunlu değildir; ancak vasiyetnamenin ölümden sonra bulunabilmesi için güvenli bir yerde saklanması pratik açıdan önemlidir.

Sözlü Vasiyetname (TMK m. 539–541)

Sözlü vasiyetname, istisnai durumlarda başvurulan ve geçici nitelik taşıyan bir vasiyetname türüdür. Yalnızca şu olağanüstü koşulların birlikte gerçekleşmesi halinde yapılabilir: yakın ölüm tehlikesi, salgın hastalık, ulaşımın kesilmesi, savaş gibi durumlar ve bu koşullar nedeniyle resmi veya el yazılı vasiyetname yapmanın fiilen imkânsız olması.

Yapılış usulü şöyledir: Mirasbırakan son arzularını iki tanığa sözlü olarak bildirir. Tanıklar bu beyanı, mirasbırakanın ad ve soyadını, tarih ile yeri belirterek yazıya geçirip imzalar ve belgeyi gecikmeksizin sulh hukuk mahkemesine sunar. Mahkeme belgeyi saklar; vasiyetnamenin içeriğine ilişkin bir karar vermez.

Sözlü vasiyetnamenin kritik sınırı: Mirasbırakan, olağanüstü koşulların ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde hayatta kalırsa sözlü vasiyetname hükümden düşer. Bu nedenle hayatta kalan mirasbırakanın en kısa sürede resmi veya el yazılı vasiyetname düzenlemesi gerekir.

Düzenleme Yasağı: Kimler Tanık Olamaz? (TMK m. 536)

Vasiyetnamenin düzenlenmesine katılmaları ve kendilerine kazandırma yapılması kanun tarafından yasaklanan kişiler vardır. Bu yasak, vasiyetnamenin güvenilirliğini ve mirasbırakanın iradesinin baskısız oluşmasını koruma amacı taşır.

Tanık olamayacaklar şunlardır: fiil ehliyeti olmayanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, okuma yazma bilmeyenler (el yazısıyla beyan şerhi düşmesi gerektiğinde), mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy hısımları, kardeşleri ile bu kişilerin eşleri.

Bu kişiler tanıklık yapamadığı gibi, resmi vasiyetname aracılığıyla kendilerine kazandırma da yapılamaz. Yasaklı kişinin tanık sıfatıyla vasiyetnamede yer alması tek başına iptal sebebidir. Yargıtay, tanıkların yasaklılık hallerinin — örneğin akrabalık bağlarının — iptal davasında titizlikle araştırılması gerektiğini vurgulamaktadır.

İrade Sakatlığı ile Yapılan Vasiyetnameler (TMK m. 504)

Mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlamayla yaptığı tasarruflar geçersizdir. Bu irade sakatlığı halleri, kural olarak karşı tarafın davranışından kaynaklanır; ancak hukuka aykırılık veya ahlaka aykırılık nedeniyle de vasiyetname geçersiz sayılabilir.

İrade sakatlığına dayanan iptal hakkı belirli bir süreye bağlıdır: mirasbırakan sakatlığı öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde tasarruftan dönmezse, tasarruf geçerli sayılır. Mirasbırakan hayattayken bu sakatlığı yeni bir vasiyetname düzenleyerek ya da mevcut vasiyetnameden dönerek her zaman giderebilir.

Mirasbırakanın ölümünden sonra irade sakatlığına dayanan iptal davası TMK m. 557/2 kapsamında açılır. İrade sakatlığı iddiaları somut delillerle ispatlanmalıdır; soyut baskı iddiaları veya genel tanık beyanları yeterli görülmemektedir. Mahkeme bu iddiaları gerekçeli olarak ayrı ayrı karara bağlamak zorundadır.

Saklı Pay İhlali ve Tenkis (TMK m. 560)

Vasiyetname, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünü yansıtır; ancak bu özgürlük saklı payları zedeleyemez. Altsoyun yasal miras payının 1/2’si, ana ve babanın 1/4’ü, sağ kalan eşin ise duruma göre tamamı saklı pay olarak güvence altındadır.

Önemli bir nokta: saklı paya aykırı vasiyetname iptal edilmez, tenkis edilir. Vasiyetnamenin iptali ile tenkisi birbirinden tamamen farklı hukuki yollardır. İptal, vasiyetnameyi başından itibaren geçersiz kılar. Tenkis ise vasiyetnameyi geçerli sayar; yalnızca tasarruf edilebilir kısmı aşan miktarı yasal sınıra çeker. Bu nedenle saklı payı zedeleyen bir vasiyetnameye karşı açılacak davada hukuki yolun doğru seçilmesi kritik öneme sahiptir.

Vasiyetnameler, mirasbırakanın kastına bakılmaksızın tenkise tabidir. Tenkis hesaplamasında, tasarrufa konu malın bölünememesi durumunda karar tarihine en yakın değerin tespiti ve mirasçıya tercih hakkı kullandırılması zorunludur.

Vasiyetnameden Geri Alma (TMK m. 542–544)

Vasiyetnamenin en temel özelliklerinden biri geri alınabilirliğidir. Mirasbırakan, hayatının her döneminde vasiyetnameden dönebilir. Dönüş için üç yol öngörülmüştür.

Yeni vasiyetname düzenlemek (TMK m. 542): Sonraki vasiyetname öncekini açıkça ya da zımnen ortadan kaldırır. Açık bir iptal beyanı olmasa dahi, iki vasiyetname arasında çelişki varsa sonraki vasiyetname öncekinin yerini alır.

Vasiyetnameyi yok etmek (TMK m. 543): Mirasbırakan vasiyetnameyi yırtarak, yakarak veya başka biçimde ortadan kaldırarak ondan dönebilir. Yok etme bizzat yapılmalıdır; başkasına yaptırılması için mirasbırakanın açık talimatı ve gözetimi gerekir.

Bağdaşmayan sonraki tasarruflarla (TMK m. 544): Mirasbırakan daha sonra yaptığı hukuki işlemlerle — örneğin vasiyetle bıraktığı taşınmazı sağlığında satmak gibi — önceki vasiyetnameyi zımnen hükümsüz kılabilir.

Vasiyetnameden dönüşün geçerli olabilmesi için mirasbırakanın dönüş anında da fiil ehliyetine sahip olması zorunludur. Ehliyetsiz dönemde yapılan rücu geçersizdir ve vasiyetname hukuki geçerliliğini korumaya devam eder.

Vasiyetnamenin Açılması ve Tebliği (TMK m. 595–597)

Vasiyetnamenin varlığından haberdar olan herkes, mirasbırakanın ölümünden sonra vasiyetnameyi en kısa sürede sulh hukuk hakimine teslim etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirmemek hukuki sonuçlar doğurabilir.

Sulh hukuk mahkemesi, vasiyetnameyi teslim aldıktan itibaren 1 ay içinde açar ve ilgililere okur. Vasiyetnamenin açılması, onun geçerli olduğu anlamına gelmez. Vasiyetnameyi açıp okumak yalnızca bir prosedür aşamasıdır; maddi hukuka ilişkin kesin hüküm teşkil etmez. İptal davası hakkı açılma ve tebliğden sonra da saklıdır.

Mirasta hak sahibi olan kişilere vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımları tebliğ edilir (TMK m. 597). Bu tebliğ, iptal davası için öğrenme anının tespiti açısından kritik bir aşamadır; çünkü 1 yıllık hak düşürücü süre bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.

Vasiyetnamenin İptali Davası (TMK m. 557–559)

Vasiyetnamenin iptali, bozucu yenilik doğuran bir davadır. Mahkemenin vereceği iptal kararı geçmişe etkilidir ve vasiyetnameyi yapıldığı andan itibaren geçersiz kılar.

İptal sebepleri kanunda sınırlı sayıda belirlenmiştir (TMK m. 557):

Ehliyetsizlik: Mirasbırakanın vasiyetname düzenlediği anda ayırt etme gücünden yoksun olması veya 15 yaşını doldurmamış bulunması.

İrade sakatlığı: Yanılma, aldatma, korkutma veya zorlamanın etkisiyle yapılan tasarruf.

Hukuka ve ahlaka aykırılık: Vasiyetnamenin içeriğinin, yüklenen koşul veya mükellefiyetin hukuka veya ahlaka aykırı olması.

Şekil noksanlığı: Vasiyetnamenin kanunun öngördüğü şekil şartlarını taşımaması. Bu, en sık karşılaşılan iptal sebebidir.

Kısmi iptal de mümkündür: iptal sebebi vasiyetnamenin yalnızca bir bölümüne ilişkinse, o bölüm iptal edilir; vasiyetnamenin geri kalanı geçerliliğini korur. Bu durum terekenin paylaşımında önem taşır.

İspat yükü açısından: ehliyetsizlik iddiasında bulunan taraf bu durumu tıbbi delillerle — Adli Tıp Kurumu raporu başta olmak üzere — ispatlamak zorundadır. Resmi vasiyetnamelerde noterin “ehil gördüm” şerhi güçlü bir karine oluşturduğundan bu karinenin çürütülmesi daha ağır ispat yükü gerektirir.

Favor Testamenti: Vasiyetnameyi Ayakta Tutma İlkesi

Yargıtay ve doktrinin büyük çoğunluğu, vasiyetname yorumunda favor testamenti ilkesini benimser. Bu ilkeye göre mirasbırakanın son arzuları, mümkün olduğunca geçerli sayılmaya çalışılmalı; şekil eksiklikleri yorum yoluyla giderilebiliyorsa iptalden kaçınılmalıdır.

Bu ilkenin pratik yansımaları şöyledir: tarih bölümündeki küçük belirsizlikler — tek bir vasiyetname varsa ve ehliyet sorunu yoksa — mutlak iptal sebebi sayılmayabilir. Makul aralar içinde yapılan resmi vasiyetname düzenleme işlemlerindeki kesintiler, “işlemde birlik” ilkesini zedelemez. Vasiyetnamenin mirasbırakanın iradesini yeterince yansıttığı durumlarda, küçük usul hatalarına katı şekilcilikle yaklaşılmaz.

Ancak favor testamenti ilkesinin sınırları vardır: imzanın yokluğu, metnin el yazısıyla yazılmamış olması veya 15 yaş şartının karşılanmaması gibi kurucu unsur eksiklikleri bu ilke kapsamında giderilemez; bunlar mutlak iptal sebebidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli Mahkeme

Vasiyetnamenin açılması ve ilgililere okunması sulh hukuk mahkemelerinde çekişmesiz yargı yoluyla yürütülür (TMK m. 596). Vasiyetnamenin iptali davası ise asliye hukuk mahkemesinde açılır; zira iptal davası, çekişmeli yargıya tabi bozucu yenilik doğuran bir davadır. Saklı paya aykırılık nedeniyle açılacak tenkis davası da asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır.

Yetkili Mahkeme (HMK md. 11)

Vasiyetnamenin iptali ve tenkis davaları mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde açılır (HMK md. 11/1). İstanbul’da bu uygulama bakımından belirleyici olan, davalının ya da davacının bulunduğu adliye değil, mirasbırakanın son ikamet adresinin bağlı olduğu adliyedir. Örneğin mirasbırakan Bakırköy’de ikamet ettiyse dava Bakırköy Adliyesi’nde, Üsküdar’da ikamet ettiyse Anadolu Adliyesi’nde açılmalıdır.

Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler (TMK m. 559)

İptal Davası Süreleri

Vasiyetnamenin iptali davası açma hakkı hak düşürücü sürelere tabidir. Davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde dava açılması gerekir. Yargıtay, bu 1 yıllık sürenin başlangıcını, davacının üç unsuru birlikte öğrendiği ana bağlamaktadır: tasarrufun varlığı, iptal sebebinin mevcudiyeti ve kendisinin hak sahibi olduğu.

Objektif süreler bakımından: iyiniyetli davalılara karşı vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren 10 yıl, kötüniyetli davalılara karşı ise 20 yıl içinde dava açılmalıdır. Bu sürelerin geçirilmesi, iptali gerektiren sebepler ne kadar ağır olursa olsun, dava hakkını ortadan kaldırır.

Tenkis Davası Süreleri

Tenkis davası, saklı payın zedelendiğini öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl ve her halde vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 571). Tenkis iddiası, savunma yoluyla (def’i olarak) her zaman ileri sürülebilir.

Vasiyetnamenin Teslim Yükümlülüğü

Vasiyetnameyi elinde bulunduran herkes ölümden itibaren en kısa sürede sulh hakimine teslim etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali hem hukuki hem de cezai sorumluluk doğurabilir.

Emsal Yargıtay Kararları

Vasiyetname iptal edilinceye kadar geçerlilik karinesinden yararlanır; hakim bu belgeyi kendiliğinden geçersiz sayamaz, iptal davası açılması zorunludur. (Yargıtay 3. HD, E. 2013/5840, K. 2013/9857, T. 11.06.2013)

Ehliyetsizlik iddiasında yaşlılık veya hastalık tek başına karine oluşturmaz; ayırt etme gücünün yokluğu işlem anı itibarıyla Adli Tıp Kurumu raporu ile ispatlanmalıdır. (Yargıtay HGK, E. 2023/656, K. 2024/469, T. 25.09.2024; Yargıtay 7. HD, E. 2022/4950, K. 2023/5706, T. 23.11.2023)

Resmi vasiyetnamede tanıkların “mirasbırakanı ehil gördüklerine” ve “arzuların önlerinde beyan edildiğine” ilişkin şerhler zorunludur; bu şerhlerin eksikliği şekil yönünden iptal sebebidir. (Yargıtay 3. HD, E. 2013/21199, K. 2014/6412, T. 28.04.2014)

Okuryazar kişiler de dilerlerse okuma yazma bilmeyenlere özgü resmi vasiyetname usulünü seçebilir; bu tercih geçerliliği etkilemez. (Yargıtay 3. HD, E. 2016/3597, K. 2017/4536, T. 04.04.2017)

El yazılı vasiyetnamede metnin bilgisayarla yazılmış olması veya imzanın eksikliği vasiyetnameyi mutlak biçimde geçersiz kılar. (Yargıtay 2. HD, E. 2009/12934, K. 2009/16247, T. 29.09.2009)

Tanıkların yasaklılık halleri — örneğin mirasbırakanın akrabası olmaları — iptal davasında titizlikle araştırılmalıdır; bu husus resen gözetilir. (Yargıtay 3. HD, E. 2016/8823, K. 2018/22, T. 15.01.2018)

İrade sakatlığı iddiaları somut delillerle ispatlanmalıdır; soyut baskı iddiaları yeterli değildir ve mahkeme bu iddiaları ayrı ayrı gerekçeli olarak karara bağlamak zorundadır. (Yargıtay HGK, E. 2023/656, K. 2024/469, T. 25.09.2024; Yargıtay 3. HD, E. 2014/21132, K. 2015/16868, T. 28.10.2015)

Vasiyetnamenin saklı payları zedelemesi iptal sebebi değil tenkis sebebidir; mirasbırakanın kastına bakılmaksızın tenkis hükümleri uygulanır. (Yargıtay 2. HD, E. 2009/12934, K. 2009/16247, T. 29.09.2009)

Vasiyetnameden dönüş için rücu anında da fiil ehliyetinin bulunması zorunludur; ehliyetsiz dönemde yapılan rücu geçersizdir. (Yargıtay 1. HD, E. 2013/4097, K. 2014/721, T. 21.01.2014)

1 yıllık hak düşürücü süre, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendi hak sahipliğini bir arada öğrendiği tarihten başlar; bu üç unsurun birlikte bilinmesi şarttır. (Yargıtay 3. HD, E. 2017/12015, K. 2017/15849, T. 14.11.2017)

Vasiyetname mümkün olduğunca ayakta tutulmalıdır; şekil eksiklikleri yorum yoluyla giderilebiliyorsa iptalden kaçınılır — bu favor testamenti ilkesinin Yargıtay tarafından benimsenen uygulamasıdır. (Yargıtay HGK, E. 2023/1001, K. 2024/577, T. 27.11.2024)

İptal davasında ileri sürülen her şekil ve esas iddiası mahkemece ayrı ayrı incelenip gerekçelendirilmek zorundadır; toplu ret kararı bozma sebebidir. (Yargıtay 3. HD, E. 2019/5508, K. 2020/1372, T. 18.02.2020)

Sık Sorulan Sorular

Vasiyetname yapmak için ne yapmam gerekir?

En güvenli yol noter huzurunda resmi vasiyetname düzenlemektir. Bunun için nüfus cüzdanınızla notere giderek son arzularınızı belirtmeniz yeterlidir; noter gerekli tanıkları temin eder, metni yazar ve yasal prosedürü yönetir. Alternatif olarak başından sonuna kadar el yazısıyla, tarihli ve imzalı biçimde kendi kendinize de vasiyetname hazırlayabilirsiniz; ancak bu yolda şekil hatası yapma riski yüksektir.

El yazılı vasiyetname bilgisayarda yazılabilir mi?

Hayır. El yazılı vasiyetnamenin başından sonuna kadar mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılması zorunludur. Bilgisayar, daktilo veya başkasının elyazısıyla yazılan kısımlar — tek satır bile olsa — vasiyetnameyi tamamen geçersiz kılar. Bu tür bir vasiyetname için noter yolunu tercih etmek çok daha güvenlidir.

Vasiyetnamenin geçersiz sayılması için dava açmak şart mıdır?

Evet. Vasiyetname iptal edilinceye kadar geçerlilik karinesinden yararlanır; hakim bunu kendiliğinden geçersiz sayamaz. İptal için asliye hukuk mahkemesinde dava açılması zorunludur. Dava açma sürelerinin hak düşürücü niteliği nedeniyle tebliğden itibaren 1 yıl içinde hareket edilmelidir.

Vasiyetname saklı payı ihlal ederse ne olur?

Vasiyetname iptal edilmez; tenkis edilir. Tenkis davası, vasiyetnameyi geçerli sayıp yalnızca saklı payı aşan kısmı yasal sınıra çeker. Saklı payı zedeleyen vasiyetnameye karşı iptal davası değil, tenkis davası açılmalıdır. İki davanın birbirine karıştırılması hak kaybına yol açar.

Vasiyetname notere teslim edilmek zorunda mıdır?

El yazılı vasiyetname için teslim zorunlu değildir; ev, iş yeri gibi herhangi bir yerde saklanabilir. Ancak ölümden sonra bulunabilmesi için notere veya sulh hukuk mahkemesine bırakılması pratik açıdan akıllıca bir önlemdir. Mirasbırakanın ölümünün ardından vasiyetnameyi elinde bulunduran herkes en kısa sürede sulh hakimine teslim etmek zorundadır.

Vasiyetnameden sonradan vazgeçebilir miyim?

Evet. Vasiyetnamenin en temel özelliği geri alınabilirliğidir. Yeni bir vasiyetname düzenleyerek, mevcut vasiyetnameyi yok ederek veya vasiyetnameyle bağdaşmayan sonraki tasarruflarla her zaman vazgeçilebilir. Ancak vazgeçiş anında da fiil ehliyetine sahip olunması zorunludur.

Vasiyetnameye itiraz etmek için ne kadar sürem var?

Vasiyetnamenin size tebliğinden itibaren 1 yıl içinde iptal davası açmanız gerekir. Her halde, iyiniyetli davalılara karşı vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren 10 yıl, kötüniyetlilere karşı 20 yıl içinde dava açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup geçirilmesi halinde dava hakkı tamamen ortadan kalkar. Tebliğ tarihinden itibaren zaman kaybetmeden bir miras hukuku avukatı ile görüşülmesini öneririz.

Sonuç

Vasiyetname, mirasbırakanın son arzularını hukuki güvenceye kavuşturan ve Türk miras hukukunun en kritik belgelerinden biridir. Ancak bu güvencenin işlevini yerine getirebilmesi için vasiyetnamenin türüne göre belirlenen şekil şartlarının eksiksiz karşılanması, tanık yasaklarına uyulması ve mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunması zorunludur. Vasiyetnamenin açılması, iptali veya tenkisi söz konusu olduğunda ise hak düşürücü sürelerin katı yapısı tüm tarafları dikkatli olmaya zorlar.

Vasiyetname düzenlemek isteyenler açısından en güvenli yol noter huzurunda resmi vasiyetname yapmaktır. El yazılı vasiyetname düzenlenecekse tarih, el yazısı ve imza şartlarına hiçbir istisnaya yer vermeden uyulmalıdır. İptal veya tenkis davası açmayı düşünenler için ise tebliğ tarihinden itibaren işleyen 1 yıllık süre son derece kısa olup süreci gecikmeksizin başlatmak belirleyicidir. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak, vasiyetname düzenlemesinden iptal ve tenkis davalarına kadar miras hukukunun tüm alanlarında müvekkillerimizin yanındayız. Detaylı değerlendirme için miras avukatı İstanbul sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Mehmet SARIOĞLU tarafından hazırlanmıştır.