CMK Madde 3 Görev
Madde 3 – (1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.
Ceza Muhakemesinde Görev Kavramı
Ceza yargılamasında görev “mahkemenin yaptığı iş değil, o mahkemenin hangi işlere bakabileceği” anlamına gelir. Görev “madde bakımından yetki” olarak tavsif edilmiş olup bu da suçun niteliğine veya ağırlığına göre hangi tür mahkemelerin davaya bakabileceğini belirleyen hukuki kurumdur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (CGK) 2015/850 ve 2017/402 sayılı kararlarında, 5271 sayılı CMK‘nın 3. maddesi uyarınca “Mahkemelerin görevlerinin kanunla belirleneceği” ilkesi vurgulanmıştır. Görev, bir mahkemenin yargılayabileceği suç türlerini ve cezaları ifade eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (HGK) 2023/892 sayılı kararında görev, “bir yargı yerinin davanın konusu yönünden yetkili olması” şeklinde tanımlanmıştır.
Görev ile Yetki Ayrımı
Göreve “madde yönünden yetki” de denilmektedir. Ceza muhakemesinde yetki ve görev kurumları “yetki” üst başlığında birleştirilmişse de görev suçun ağırlığı ve niteliği ile ilgilidir. Ceza kanunlarındaki hangi suçlara hangi hâkimlerin bakacağına ilişkin yetki paylaşımı, görev olarak karşımıza çıkmaktadır. HGK 2023/892 sayılı kararında, görevin kamu düzenine ilişkin olduğu ve dava şartı niteliği taşıdığı belirtilirken, yetki kavramından (coğrafi yer bakımından yetki) ayrıldığına işaret edilmiştir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2022/11414 sayılı kararındaki karşı oy gerekçesinde, yargı çevresi (yetki) ile mahkemenin derecesi (görev) arasındaki ilişkiye değinilmiş; Ağır Ceza Mahkemesi’nin yargı çevresinin Asliye Ceza Mahkemesi’ni de kapsadığı ancak görevlerinin ayrı olduğu vurgulanmıştır.
Anayasa m.142 ve Mahkemelerin Kuruluşu
Anayasa’nın 142. maddesindeki “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir” hükmü olup CMK m.3 bu anayasal ilkenin bir tekrarıdır. Anayasa m.142 ve m.36/2 (“Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”) bağlamında görevin kanunla düzenlenmesi zorunludur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2010/22680 ve CGK’nın 2015/850 sayılı kararlarında, Anayasa’nın 142. maddesine sıkça atıf yapılmıştır. Bu madde gereği mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkilerinin ancak kanunla düzenlenebileceği belirtilmiştir. İdari kararların (örneğin HSYK kararları) kanunla belirlenen görev kurallarını değiştiremeyeceği Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2015/17206 sayılı kararında açıkça ifade edilmiştir.
Kanunilik İlkesi ve 5235 Sayılı Kanun
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup ancak kanunla düzenlenebilir. CMK m.3’te “Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir” denilse de, asıl düzenleme 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’da yapılmıştır. Yargıtay 4. CD 2010/22680 sayılı kararında, bu Kanun’un 10, 11 ve 12. maddelerinin mahkemelerin görev alanlarını çizdiği belirtilmiştir. Kanunilik ilkesi gereği, görev ancak yasama organı tarafından değiştirilebilir.
Kanuni Hakim İlkesi (Anayasa m.37) ve Görev İlişkisi
Yargıtay 4. CD 2015/25229 ve 22. CD 2015/21685 sayılı kararlarında, Anayasa’nın 37. maddesindeki “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz” ilkesine atıf yapılmıştır. Bu ilke, suç işlendikten sonra kurulan mahkemelerin veya idari kararla görevlendirilen mahkemelerin (örneğin sonradan faaliyete geçen çocuk mahkemeleri) görev alanının, kanuni düzenlemelere aykırı olarak genişletilemeyeceğini garanti altına alır.
Mutlak Görev Kuralları ve Hukuki Güvenlik
Görev kurallarının mutlak şekilde uygulanması gerekir bu şüpheli bakımından hangi mahkemede yargılanacağını önceden bilmesini sağlar (hukuki güvenlik). Sanık için görevli mahkemede yargılanmak bir güvence olup taraflar anlaşarak görev kuralını bertaraf edemez. Görev kuralları kamu düzenindendir ve taraflar ileri sürmese bile mahkemece re’sen gözetilir (HGK 2018/350). Yargıtay CGK 2015/850 sayılı kararında, görev kurallarına aykırılığın hukuki güvenliği zedelediği ve bu nedenle yerel mahkemelerin görevsizlik kararlarına direnme hakkının bulunmadığı belirtilmiştir.
Ceza Mahkemelerinin Türleri ve Görev Dağılımı
5235 sayılı Kanun’un 8. maddesi ceza mahkemelerini; “asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemeleri” olarak sınıflandırmaktadır.
Sulh Ceza Hakimliğinin Görevi
Sulh Ceza Hakimliğinin kuruluşu ve görevleri, 5235 sayılı Kanun’un Sulh Ceza Hakimliği başlıklı 10. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 48/1 maddesi ile değiştirilmiştir. Madde hükmü şu şekildedir: “Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hâkimliği kurulmuştur.” Sulh Ceza Hakimliği, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve bu işleri yapmakla görevlidir. Bu, tipik olarak arama, el koyma, iletişim tespiti gibi tedbir kararlarını içermektedir.
Asliye Ceza Mahkemesinin Görevi
Asliye Ceza Mahkemesi, Türk yargı sisteminde ceza davalarının ilk derece mahkemeleri arasında yer alan ve belirli suç türlerini kapsayan bir yetki alanına sahip olan mahkemedir. Bu mahkeme, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevleri dışında kalan dava ve işlere bakmakla görevlidir. Bu düzenleme, ceza yargılamasının hiyerarşik yapısını yansıtmaktadır. 5235 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca, Sulh Ceza ve Ağır Ceza Mahkemelerinin görevi dışında kalan tüm dava ve işlere Asliye Ceza Mahkemesi bakar (Yargıtay 4. CD 2010/22680). Bu mahkeme genel görevli mahkemedir.
Ağır Ceza Mahkemesinin Görevi
Yargıtay 4. CD 2010/22680 ve CGK 2017/402 sayılı kararlara göre, 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi çerçevesinde; yağma (TCK m.148), irtikap, resmi belgede sahtecilik, hileli iflas gibi suçlar ile ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanındadır. Ayrıca Yargıtay 9. CD 2022/11414 kararında, Ağır Ceza Mahkemesi’nin “üst dereceli ve daha güvenceli” bir mahkeme olduğu vurgulanmıştır.
Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin Görevi
Çocuk ağır ceza mahkemeleri, çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar. Yargıtay 22. CD 2015/21685 sayılı kararında, çocukların işlediği ve genel hükümlere göre Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanına giren suçlarda Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevli olduğu belirtilmiştir.
Çocuk Mahkemesinin Görevi
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca, Asliye Ceza ve Sulh Ceza Mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda suça sürüklenen çocuklar için Çocuk Mahkemesi görevlidir (Yargıtay 9. CD 2015/17206). Görev, suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuklar için geçerlidir.
Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin Görevi
Fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi, Türk hukuk sisteminde fikri mülkiyet ve sınai mülkiyet alanındaki ceza davalarına ilişkin ihtisas mahkemesi olarak düzenlenmiştir. Bu mahkeme, özellikle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan kaynaklanan ceza uyuşmazlıklarını ele alır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 156. maddesi, fikri ve sınai haklara ilişkin davalarda görevli mahkemeleri belirler. Maddeye göre, Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu hüküm, mahkemenin tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığı tarafından lüzum görülen yerlerde kurulacağını ve yargı çevresinin 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’a göre belirleneceğini vurgular.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 76. maddesi, bu kanundan kaynaklanan dava ve işlerde görevli mahkemeleri Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 156. maddesine atıf yaparak düzenler. Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Bu atıf, fikri eserlere ilişkin ceza davalarının da fikri ve sınai haklar ceza mahkemesine ait olduğunu gösterir.
İcra Ceza Mahkemesinin Görevi
İcra Ceza Mahkemeleri, İcra ve İflas Kanunu (İİK) kapsamında icra ve iflas işlemlerine ilişkin cezai uyuşmazlıkları incelemekle görevli ihtisas mahkemeleridir. Bu mahkemeler, icra dairelerinin işlemlerine karşı şikayet ve itirazların yanı sıra, İİK’de düzenlenen belirli suçlara ilişkin davalara bakar. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 346. maddesinin üçüncü fıkrası, icra ceza muhakemesinin niteliğini belirler: “Bu Bapta yer alan suçlarla ilgili davalara, icra mahkemesinde bakılır. Bu hüküm, İİK’nin onaltıncı babında düzenlenen ve hapis cezasını gerektiren suçlarda icra mahkemesinin icra ceza mahkemesi sıfatıyla muhakeme yürütmesini sağlar. İcra mahkemesinin bulunmadığı yerlerde, asliye hukuk mahkemeleri icra ceza sıfatıyla görev yapar.
Görevin Tespiti: Suçun Niteliği ve Yaptırımın Türü
Görevin belirlenmesinde iddianamedeki nitelendirme başlangıç noktasıdır, ancak mahkeme fiilin hukuki niteliğini değiştirebilir. Yargıtay CGK 2017/402 ve BAM İstanbul 6. CD 2017/769 sayılı kararlarında, eylemin “hırsızlık” veya “alacak tahsili” olarak değil, “yağma” olarak nitelendirilmesi ihtimalinde, delilleri takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu belirtilmiştir.
Yaptırımın Alt ve Üst Sınırının Görev Tayinindeki Rolü
5235 sayılı Kanun m.14 uyarınca görev belirlenirken “ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırının” esas alınır. Hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olduğu durumlarda hapis cezasının esas alınır. Yargıtay 4. CD 2010/22680 sayılı kararında, 5235 sayılı Kanun’un 14. maddesine atıfla; mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde, ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin, kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırının esas alınacağı vurgulanmıştır.
Görevsizlik Kararı ve Usulü
CMK m.4/1 uyarınca iddianamenin kabulünden sonra mahkemenin görevsiz olduğunu anlaması halinde görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli mahkemeye gönderir. Ancak CMK m.6 uyarınca duruşmada suçun hukuki niteliğinin değişmesi durumunda dosyanın alt dereceli mahkemeye gönderilemez. CMK m.5/1 uyarınca, iddianamenin kabulünden sonra işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa görevsizlik kararı verilir ve dosya görevli mahkemeye gönderilir (Yargıtay 4. CD 2010/22680). Yargıtay 1. CD 2011/5755 sayılı kararında, Asliye Ceza Mahkemesi’nin eylemi “öldürmeye teşebbüs” olarak nitelendirip görevsizlik kararı vermesi hukuka uygun bulunmuştur.
Görevin Kendiliğinden Nazara Alınması (Re’sen İnceleme)
CMK m.4/1 gereğince, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen (kendiliğinden) karar verebilir. Bu husus Yargıtay CGK 2015/850 ve 4. CD 2010/26737 sayılı kararlarında açıkça işlenmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan süre kısıtlaması olmaksızın araştırılır.
Görevsizlik İtirazı
Görevsizlik kararı üzerine taraflar itiraz kanun yoluna başvurabilir. İtiraz merciinin kararının (CMK m.271/4 gereği) kesindir. Ancak Yargıtay 4. CD 2010/22680 ve 1. CD 2011/5755 sayılı kararlarda görüldüğü üzere, itiraz merciinin kararlarına karşı “kanun yararına bozma” (CMK m.309) yoluna gidilebilmektedir.
Olumsuz Görev Uyuşmazlığı
Her iki mahkemenin de görevsizlik kararı vermesi ve bu kararların kesinleşmesi durumunda “görev uyuşmazlığı” çıkar. CMK m.4/2 uyarınca görev uyuşmazlıklarında görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler.
Görevsiz Mahkemede Yapılan İşlemlerin Hukuki Değeri
CMK m.7 uyarınca, görevsiz mahkemece yapılan ve yenilenmesi mümkün olan işlemler hükümsüzdür. Yargıtay CGK 2008/90 sayılı kararında, görevsiz mahkemede yapılan sorgunun, görevli mahkemede tekrarlanmaması bozma nedeni sayılmıştır. Yargıtay CGK 2015/1179 sayılı kararında ise, her işlemin mutlak surette yenilenmesi gerekmediği, telafisi imkansız olmayan veya maddi gerçeği değiştirmeyecek işlemlerin (örneğin bazı tanık beyanlarının) geçerli sayılabileceği belirtilmiştir.
Görevsizlik Kararından Sonra Yapılacak İşlemler
Görevsizlik kararı kesinleştiğinde dosya görevli mahkemeye gönderilir. Görevli mahkeme, CMK m.7 çerçevesinde hükümsüz sayılan işlemleri (örneğin sanık sorgusu) yenilemek zorundadır (Yargıtay CGK 2008/90).
Yargıtay İçtihatlarında Görev Kurallarının Uygulanması
Yargıtay, suç vasfının tayininde ve delillerin değerlendirilmesinde üst dereceli mahkemenin görevli olduğunu istikrarlı bir şekilde vurgulamaktadır.
Örnek: Yaralama gibi görünen bir eylemde “öldürme kastı” veya “yağma” ihtimali varsa, delilleri tartışma görevi Ağır Ceza Mahkemesi’nindir (Yargıtay 1. CD 2011/5755, BAM İstanbul 6. CD 2017/769).
Örnek: İddianamedeki anlatım esas alınır; iddianamede “bıçakla tehdit” varsa Asliye Ceza görevlidir, mahkeme tensipte “öldürmeye teşebbüs olabilir” diyerek görevsizlik veremez, yargılama yapmalıdır (Yargıtay 4. CD 2010/26737).
Sonuç ve Değerlendirme
5271 sayılı CMK’nın 3. maddesi ve bağlantılı mevzuat, görev konusunu kamu düzeninin temeli olarak görmektedir. Suçun niteliğinin değişme ihtimali (örneğin hırsızlıktan yağmaya, yaralamadan öldürmeye teşebbüse) daima üst dereceli mahkemenin görevini gerektirmektedir. Görevsizlik kararları ve sonrasındaki işlemler, sanığın adil yargılanma hakkı ve kanuni hakim güvencesi ile doğrudan ilişkilidir.
İletişim & Danışma
Ceza dosyası süreci, doğru yönlendirme ve zamanında müdahale gerektiren ciddi bir süreçtir. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu İstanbul ceza avukatı olarak ceza avukatı ihtiyacı olan kişilere profesyonel hukuki destek sunmaktadır. CMK madde 3 görev konusunda merak ettikleriniz ile tüm ceza soruşturması ve kovuşturması konularında ceza avukatlarımıza danışabilirsiniz. Hukuki haklarınızı en etkin biçimde korumak için bizimle iletişime geçin. Tecrübeli ceza avukatlarımız dosyanızın detaylarını gizlilik ilkesi çerçevesinde inceleyip sürece ilişkin hukuki danışmanlık sağlasın.
📍 Adres: Osmaniye, İsmail Erez Blv No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
📞 Telefon: 0507 551 87 38
📧 E-posta: av.mehmetsarioglu1@gmail.com
🌐 Web: www.sarioglusefer.com