CMK m. 9 Davaların Birleştirilerek Açılması
Madde 9 – (1) Bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilmek suretiyle yüksek görevli mahkemede dava açılabilir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 9. maddesi, ceza yargılamasında bağlantılı suçların tek bir elde toplanarak daha hızlı, ekonomik ve çelişkisiz bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. Yargıtay kararlarına göre bu madde, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılarına, aralarında bağlantı bulunan ve farklı mahkemelerin görev alanına giren suçları, yüksek görevli mahkemede birleştirerek dava açma yetkisi tanımaktadır.
Davaların Birleştirilmesi Müessesesi ve CMK Madde 9
CMK Madde 9’un Sistematik Yeri ve Amacı: Yargıtay kararlarında CMK’nın 9. maddesi, “Davaların birleştirilerek açılması” başlığı altında ele alınmaktadır. Maddenin temel hükmü, “Bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilmek suretiyle yüksek görevli mahkemede dava açılabilir” şeklindedir. Amaç, yargılama ekonomisini sağlamak, makul sürede yargılanma hakkını korumak ve çelişkili kararların önüne geçmektir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi-2021/17698, Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112).
Madde 9 ile Madde 8 Arasındaki İlişki: CMK Madde 9’un uygulanabilmesi için ön koşul, Madde 8’de tanımlanan “bağlantı” kavramının varlığıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında, Madde 9’un Madde 8 ile doğrudan ilişkili olduğu, Madde 8’deki bağlantı tanımı gerçekleşmeden Madde 9 uyarınca birleştirme yapılamayacağı vurgulanmıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112).
Bağlantı Kavramının Kısa Hatırlatılması: CMK Madde 8 uyarınca bağlantı, “Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa” varsayılmaktadır. Ayrıca suçluyu kayırma veya delilleri yok etme fiilleri de bağlantılı suç kapsamında değerlendirilmektedir. Yargı kararlarında bu durum “dar bağlantı” olarak nitelendirilmekte ve birleştirmenin temel dayanağı olarak kabul edilmektedir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2016/1280, Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2013/815).
Davaların Birleştirilerek Açılmasının Şartları
Bağlantılı Suçların Varlığı: Birleştirme yapılabilmesi için davalar arasında CMK Madde 8 anlamında fiili ve hukuki bir irtibat bulunmalıdır. Yargıtay, bağlantının varlığını birleştirmenin ön şartı olarak kabul etmekte; ancak her bağlantının mutlaka birleştirmeyi gerektirmediğini, bunun bir “yarar” ve “gereklilik” değerlendirmesine tabi olduğunu belirtmektedir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2013/815).
Bağlantılı Olmayan Suçlarda Birleştirme Yasağı: Kararlarda, bağlantılı olmayan suçlarda birleştirme yasağının bulunmaması gerektiği ifade edilmiştir. Bağlantı bulunsa dahi, yargılamayı uzatacaksa veya hukuki yarar yoksa birleştirme yoluna gidilmemesi gerektiği vurgulanmıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2016/1280).
Değişik Mahkemelerin Görevine Girme Şartı: CMK Madde 9’un uygulanabilmesi için bağlantılı suçların her birinin farklı mahkemelerin görev alanına girmesi gerekmektedir. Örneğin, bir suçun Asliye Ceza Mahkemesi, diğerinin Ağır Ceza Mahkemesi görevine girmesi durumunda bu madde işletilmektedir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi-2021/17698).
Görev Farklılığı ve Yüksek Görevli Mahkeme
Görev Hiyerarşisi ve “Yüksek Görevli Mahkeme” Kavramı: Yargı kararlarında “yüksek görevli mahkeme” kavramı, görev hiyerarşisinde daha ağır suçlara bakmakla yükümlü mahkeme olarak tanımlanmaktadır. CMK Madde 9 uyarınca, bağlantılı suçlar birleştirildiğinde dava bu yüksek görevli mahkemede açılır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112).
Ağır Ceza – Asliye Ceza Mahkemeleri Arasında Bağlantı: Somut bir örnekte, “parada sahtecilik” suçu (TCK m.197/1) Ağır Ceza Mahkemesi’nin, “mühürde sahtecilik” suçu (TCK m.202/2) ise Asliye Ceza Mahkemesi’nin görev alanına girmektedir. Yargıtay, bu iki suç arasında bağlantı bulunması nedeniyle, davanın yüksek görevli olan Ağır Ceza Mahkemesi’nde birleştirilerek görülmesini hukuka uygun bulmuştur (Yargıtay 8. Ceza Dairesi-2021/17698).
Birden Fazla Görevli Mahkemenin Bulunması: Birden fazla mahkemenin görevine giren suçlarda, dosyanın yüksek görevli mahkemede toplanması esastır. Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin 2019/10172 sayılı kararında, Asliye Ceza Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlıkta dahi “ortak yüksek görevli mahkeme” kavramına atıf yapılarak hiyerarşik çözüm yolu işaret edilmiştir.
Çekme (Absorbsiyon) İlkesi: Yüksek görevli mahkemenin, alt dereceli mahkemenin görevine giren suçu kendi yargılamasına dahil etmesi “çekme” veya “absorbsiyon” ilkesi olarak uygulanmaktadır. Yargıtay kararlarında, Ağır Ceza Mahkemesi’nin Asliye Ceza Mahkemesi görevine giren suçları da (örneğin mühürde sahtecilik) yargılaması bu ilkenin bir sonucu olarak değerlendirilmiştir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi-2021/17698).
Birleştirmenin Niteliği ve Cumhuriyet Savcısının Takdir Yetkisi
“Birleştirilmek Suretiyle Dava Açılabilir” İfadesinin Yorumu: Kanun metnindeki “açılabilir” ifadesi, birleştirmenin mutlak bir zorunluluk olmadığını, bir takdir yetkisi içerdiğini göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu ifadenin birleştirmenin “ihtiyari” (iradi) niteliğini ortaya koyduğunu belirtmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112).
İhtiyari (İradî) Birleştirme Sistemi: Sistem, zorunlu birleştirme yerine ihtiyari birleştirme üzerine kuruludur. Cumhuriyet savcısı soruşturma aşamasında, mahkeme ise kovuşturma aşamasında birleştirmenin yararlı olup olmadığını takdir eder (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2016/1280).
Birleştirmenin Zorunlu Olmaması: Yargı kararları, bağlantı olsa bile birleştirmenin zorunlu olmadığını açıkça vurgulamaktadır. Her olayda birleştirmenin yargılamaya katkısı (yarar) gözetilmelidir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2013/815).
Birleştirmeme Takdir Yetkisi ve Gerekçeleri: Birleştirmeme gerekçeleri arasında; bağlantının yetersiz olması, yargılamanın uzama riski, iştirak ilişkisinin dar yorumlanması ve makul sürede yargılanma hakkının ihlali ihtimali sayılmıştır. Örneğin, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin birleştirme talebini reddetmesi, Ceza Genel Kurulu tarafından usul ve yasaya uygun bulunmuştur (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112, Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2016/1280).
Birleştirmenin Soruşturma Aşamasındaki Uygulaması
Birleştirme Kararının Savcılık Aşamasında Verilmesi: CMK Madde 9, özellikle soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının yetkisine odaklanmaktadır. Savcı, bağlantılı suçları tespit ettiğinde bunları birleştirerek dava açma yoluna gidebilir. [İkincil Kaynak] Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 2020/2053 sayılı kararında, bağlantılı suçlarda ilk olarak savcılığın birleştirerek dava açabileceği belirtilmiştir.
İddianamenin Yüksek Görevli Mahkemeye Sunulması: Birleştirme kararı verildiğinde, iddianame düşük görevli mahkemeye değil, doğrudan yüksek görevli mahkemeye (örneğin Ağır Ceza Mahkemesi’ne) sunulur (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112).
Birleştirilmiş İddianame Düzenlenmesi: Savcılık, bağlantılı suçlar için tek bir “birleştirilmiş iddianame” düzenleyebilir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2013/8851 sayılı kararında, örgüt suçları ve diğer bağlantılı suçlar için geniş kapsamlı bir soruşturma ile iddianame düzenlenmiş ve yüksek görevli mahkemede dava açılmıştır.
Ayrı İddianameler Düzenlenmesi İmkânı: Savcının takdir yetkisi kapsamında, bağlantılı suçlar için ayrı ayrı iddianameler düzenlemesi de mümkündür. Bu durumda birleştirme işlemi kovuşturma aşamasında mahkemelerce değerlendirilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112).
Birleştirmenin Sanık ve Yargılama Üzerindeki Etkileri
Savunma Hakkının Korunması: Birleştirme, sanığın savunma hakkını kısıtlamamalıdır. Yargı kararlarında, birleştirmenin savunma hakkının korunması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına hizmet etmesi gerektiği vurgulanmıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112).
Yargılama Ekonomisi: Davaların birleştirilmesindeki temel amaçlardan biri yargılama ekonomisidir. Aynı delillerin ve olayların birden fazla mahkemece ayrı ayrı incelenmesi yerine tek bir merkezde toplanması, zaman ve emek tasarrufu sağlar (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112).
Çelişkili Kararların Önlenmesi: Farklı mahkemelerin aynı olay veya bağlantılı suçlar hakkında birbirine zıt kararlar vermesinin önüne geçilmesi, birleştirmenin en önemli hukuki yararlarından biridir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112).
Yüksek Görevli Mahkemede Yargılanmanın Sonuçları: Sanık, daha hafif bir suçtan yargılansa bile, bağlantı nedeniyle yüksek görevli mahkemede (örneğin Ağır Ceza) yargılanır. Bu durum, yargılama usulünün (heyet halinde yargılama vb.) değişmesi sonucunu doğurur (Yargıtay 8. Ceza Dairesi-2021/17698).
Ceza Miktarının Belirlenmesine Etkisi: Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2012/24082 sayılı kararında, birleştirilen dosyaların tüm delillerinin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun ve ceza miktarının buna göre tayin edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemenin Birleştirmeyi Kabul Etmemesi ve Sonuçları
Bağlantı İncelemesi: Mahkemeler, kendilerine gelen birleştirme taleplerinde veya iddianamelerde bağlantının varlığını ve birleştirmenin yararını incelemekle yükümlüdür (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112).
Görevsizlik Kararı: Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 2012/22632 sayılı kararında, bağlantılı ve yüksek görevli mahkemenin görevine giren bir suç söz konusu olduğunda, alt dereceli mahkemenin görevsizlik kararı vererek dosyayı yüksek görevli mahkemeye göndermesi gerektiği ifade edilmiştir.
Davaların Ayrılması: Yüksek görevli mahkeme, birleştirilen davalarda yargılamanın uzayacağı veya bağlantının koptuğu kanaatine varırsa davaların ayrılmasına karar verebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112).
CMK Madde 9 ile Madde 16 Arasındaki İlişki: CMK Madde 9 davanın açılış aşamasını düzenlerken, Madde 16 kovuşturma evresindeki yetki ve birleştirme uyuşmazlıklarını düzenler. Yargıtay kararlarında bu iki madde arasındaki ilişki, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin dinamikleri açısından değerlendirilmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112).
Kovuşturma Aşamasında Birleştirme Farkı: Kovuşturma aşamasında birleştirme (CMK m.10), mahkemelerin muvafakati (uyuşması) ile gerçekleşir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2016/4195 sayılı kararında, kovuşturma evresinde diğer mahkemenin muvafakati olmadan yapılan birleştirmenin hukuka aykırı olduğu ve uyuşmazlığın ortak yüksek görevli mahkemece çözülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay İçtihatları
Birleştirme ve Bağlantıya İlişkin İçtihatlar: Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Daireleri, birleştirmenin istisnai olduğunu, asıl olanın ayrı yargılama olduğunu belirtmektedir. Özellikle Hâkimler ve Savcılar Kanunu kapsamındaki suçlarda veya Yargıtay’ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı davalarda, bağlantı kavramının dar yorumlanması gerektiği içtihat edilmiştir. Uygulamada, birleştirme taleplerinin reddedilmesi durumunda ortaya çıkan “olumsuz uyuşmazlıklar”, Ceza Genel Kurulu kararlarıyla çözüme kavuşturulmaktadır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2017/1112, Yargıtay Ceza Genel Kurulu-2016/1280). Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2023/5511 sayılı kararında, birleştirme uyuşmazlıklarında “karar verilmesine yer olmadığına” dair kararların kanun yararına bozma konusu yapılabileceği belirtilmiştir.
Sonuç ve Değerlendirme
CMK Madde 9’un, bağlantılı suçların soruşturma aşamasında tespit edilerek yüksek görevli mahkemede tek bir dava olarak açılmasına imkân tanıyan, ancak zorunluluk içermeyen “ihtiyari” bir düzenleme olduğu görülmektedir. Yargıtay, bu yetkinin kullanımında “bağlantı”, “yarar” ve “yargılama ekonomisi” kriterlerini esas almakta; görev hiyerarşisinde Ağır Ceza Mahkemelerinin “çekme ilkesi” gereği birleştirilen davalarda yetkili merci olduğunu kabul etmektedir. Birleştirme, sanık haklarını korumayı ve çelişkili kararları önlemeyi hedeflerken, yargılamayı gereksiz yere uzatacak durumlarda uygulanmamaktadır.
İletişim & Danışma
Bağlantılı suçlar nedeniyle birden fazla dava varsa, yargılamanın birleştirilmesi mi ayrı ayrı mı yürütülmesi lehinizedir? İstanbul’da deneyimli ceza avukatlarımız, dosyalarınızın detaylı analizini yaparak en faydalı yolu tavsiye eder.
📍 Adres: Osmaniye, İsmail Erez Blv No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
📞 Telefon: 0507 551 87 38
📧 E-posta: av.mehmetsarioglu1@gmail.com