☎ 0507 551 87 38 WhatsApp: 0507 551 87 38

CMK m. 30 Hâkimin Çekinmesi ve İnceleme Mercii

CMK m. 30 Hâkimin Çekinmesi ve İnceleme Mercii

Madde 30 – (1) Hâkim, yasaklılığını gerektiren sebeplere dayanarak çekindiğinde; merci, bir başka hâkimi veya mahkemeyi davaya bakmakla görevlendirir.

(2) Hâkim, tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebepler ileri sürerek çekindiğinde, merci çekinmenin uygun olup olmadığına karar verir. Çekinmenin uygun bulunması halinde, davaya bakmakla bir başka hâkim veya mahkeme görevlendirilir.

(3) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılan işler hakkında 29 uncu madde hükmü uygulanır.

Ceza muhakemesi hukukunda adil yargılanma hakkının ve yargı bağımsızlığının temel güvencelerinden biri, hâkimin tarafsızlığı ilkesidir. Bu ilkenin korunması amacıyla kanun koyucu, hâkimin davaya bakmaktan yasaklı olduğu halleri ve tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebepleri düzenlemiştir. Hâkimin bu sebeplerin varlığı halinde kendi iradesiyle davadan el çekmesi “hâkimin çekinmesi” müessesesi olarak adlandırılır. Özellikle “yasaklılık sebepleri” (m.30/1) ile “tarafsızlık şüphesi sebepleri” (m.30/2) arasındaki ayrım inceleme merciinin yetki sınırlarının ve çekinme talebinin yargılamaya etkilerinin belirleyicidir.

Hâkimin Çekinmesi Müessesesinin Hukuki Niteliği ve Amacı

Hâkimin çekinmesi, hâkimin bakmakta olduğu bir davada tarafsız kalamayacağını veya yasaklılık hallerinin bulunduğunu fark ederek yargılama görevinden ayrılmayı talep etmesidir. Literatürde bu durum, “hâkimin kendi kendisini reddi” olarak da nitelendirilmektedir. Müessesenin temel amacı, yargılamanın tarafsızlığını sağlamak ve toplumun adalete olan güvenini korumaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2020/462 E. sayılı kararında vurgulandığı üzere, hâkimin çekinmesi müessesesi, yargılamanın tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından yürütülmesini sağlama amacını taşır. Bu müessese, hâkimin davaya bakmaktan yasaklı olduğu hallerde (m.22-23) zorunlu bir görevden çekilmeyi; tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerin varlığı halinde ise (m.30/2) takdire dayalı bir çekinme mekanizmasını ifade eder. Anayasa Mahkemesi’nin Tahir Gökatalay kararında belirtildiği üzere, bu mekanizma tarafsızlık karinesinin korunması ve adil yargılanma hakkının tesisi için öngörülmüştür.

Çekinme ile Red Arasındaki Fark

Hâkimin reddi ile çekinmesi aynı hukuki sebeplere (yasaklılık ve tarafsızlık şüphesi) dayanmakla birlikte, inisiyatifin kimde olduğu noktasında ayrışır. Hâkimin reddinde talep taraflardan (sanık, katılan, savcı vb.) gelirken, çekinmede talep bizzat hâkimden gelir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2012/5953 E. sayılı kararında hâkimin çekilmesi, “hâkimin kendi kendini reddi” olarak nitelendirilmiştir. Hâkimin reddi (CMK m.24) tarafların talebiyle gündeme gelirken, çekinme (CMK m.30) hâkimin bizzat bu süreci başlatmasıdır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi (2013/4630) ve Yargıtay 4. Ceza Dairesi (2019/5673) kararları, çekinme talebinin merci tarafından incelenmesi usulünün, red talebinin incelenmesi usulünden farklılaştığını ve CMK m.30’un kendine özgü bir denetim mekanizması içerdiğini ortaya koymaktadır.

CMK m.30’un Sistematik Yeri ve m.22–29 ile Bütünlüğü

CMK m.30, “Hâkimin çekinmesi ve inceleme mercii” başlığını taşımakta olup, m.22 (Hâkimin davaya bakamayacağı haller) ve m.24 (Hâkimin reddi sebepleri ve ret istemi) ile sıkı bir ilişki içerisindedir. Ayrıca usul işlemleri bakımından m.29’a (Gecikmesinde sakınca bulunan haller) atıf yapmaktadır. CMK m.30, m.22 (Hâkimin davaya bakamayacağı haller) ve m.23 (Yargılamaya katılamayacak hâkim) ile doğrudan bağlantılıdır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi (2018/665) ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi (2019/3476) kararları, m.23 kapsamındaki yasaklılık hallerinin m.30/1 uyarınca değerlendirilmesi gerektiğini belirtir. Buna karşılık, Yargıtay 4. Ceza Dairesi (2019/5673), m.30/2 kapsamındaki tarafsızlık şüphesinin m.22’deki sınırlı sayılan hallerle karıştırılmaması gerektiğini, m.30’un m.22-29 arasındaki hükümlerle bir bütünlük arz ettiğini vurgulamaktadır.

YASAKLILIK SEBEBİNE DAYALI ÇEKİNME (m.30/1)

Yasaklılık Kavramı ve CMK m.22 ile İlişkisi: Yasaklılık halleri, kanunda sınırlı sayıda (tahdidi) sayılmış olup, hâkimin tarafsız olamayacağının kanun koyucu tarafından kesin bir karine olarak kabul edildiği durumlardır. Bu haller kıyas yoluyla genişletilemez. Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 2018/665 E. sayılı kararında, yargılamanın yenilenmesi talebinde, önceki yargılamada görev yapan hâkimin CMK m.23/3 gereği “aynı işte görev alamayacağı” ve bunun bir yasaklılık hali olduğu belirtilmiştir.

Yasaklılık Halinde Hâkimin Çekinme Yükümlülüğü: Yasaklılık hali bir takdir yetkisi değil, bir zorunluluktur. Hâkim, yasaklılık sebeplerinden birinin varlığı halinde davadan çekinmek zorundadır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi (2007/16454), yasaklılık durumunda hâkimin sadece gecikmesinde sakınca bulunan işlemleri yapabileceğini, bunun dışında işin esası hakkında karar veremeyeceğini ve çekinmek zorunda olduğunu hükme bağlamıştır.

İnceleme Merciinin Rolü ve Yetkisi: Yasaklılık sebebine dayalı çekinmede merciin inceleme yetkisi sınırlıdır. Merci, sadece yasaklılık sebebinin var olup olmadığını denetler; çekinmenin “uygun olup olmadığına” dair bir takdir yetkisi kullanmaz. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2024/3214 E. sayılı kararında önemli bir ayrım yapılmış; “merci” kavramının yargısal bir makam olduğu, Adli Yargı İlk Derece Komisyon Başkanlıklarının idari birimler olması nedeniyle CMK m.30 anlamında “merci” olarak görevlendirilemeyeceği belirtilmiştir.

Çekinmenin Sonucu: Yeni Hâkim veya Mahkemenin Görevlendirilmesi: Yasaklılık halinin tespiti durumunda merci, davaya bakmak üzere doğrudan başka bir hâkim veya mahkeme görevlendirir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi (2018/665) kararına göre, yasaklılık nedeniyle çekinme gerçekleştiğinde, merciin görevi dosyayı inceleyip bir başka hâkimi veya mahkemeyi davaya bakmakla görevlendirmektir.

TARAFSIZLIK ŞÜPHESİ SEBEBİYLE ÇEKİNME (m.30/2)

“Tarafsızlığını Şüpheye Düşürecek Sebepler” Kavramı: Bu sebepler yasaklılık halleri gibi sınırlı sayıda değildir. Hâkimin tarafsızlığı konusunda kuşku uyandıran her türlü durum bu kapsamda değerlendirilebilir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi (2016/2774) önceki kararda sanığın suçlu olduğuna dair kanaat açıklanmasının (ihsas-ı rey) tarafsızlık şüphesi yarattığını belirtmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi (2019/13819 E.), sanık hakkında daha önce disiplin cezası veya infaz kararı veren hâkimin, asıl davada tarafsızlığından şüphe duyulacağını kabul etmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi (2016/385), sanık hakkında suç duyurusunda bulunan hâkimin tarafsızlık şüphesi taşıdığını vurgulamıştır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi (2013/10955), sanığın dedesiyle tanışıklık gibi durumların hâkimin vicdani rahatsızlığına yol açabileceğini belirtmiştir.

Nispi Red Sebepleri ile Çekinme Arasındaki İlişki: Tarafsızlığı şüpheye düşüren sebepler, somut olayın özelliklerine göre değişebilen nispi sebeplerdir. Örneğin, sanıkla uzaktan akrabalık veya yakın arkadaşlık yasaklılık sebebi olmasa da çekinme sebebi olabilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi (2019/5673) ve Yargıtay 8. Ceza Dairesi (2019/13433), tarafsızlık şüphesinin (m.30/2), yasaklılık hallerinden (m.22) farklı olduğunu; merciin m.30/2 talebini m.22’deki sebepler yok diye reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu içtihat etmiştir. Tarafsızlık şüphesi, nispi ve sübjektif değerlendirmeye açıktır.

Hâkimin Takdir Yetkisiyle Çekinme Talebinde Bulunması: Hâkim, vicdanen tarafsız kalamayacağını hissettiğinde bu maddeye dayanarak çekinme talebinde bulunabilir. Bu, hâkimin psikolojik rahatlığı ve yargılamanın selameti açısından önemlidir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi (2013/10955) kararında, hâkimin “vicdani olarak rahatsızlık duyacağı” yönündeki beyanı, takdir yetkisinin kullanımı olarak görülmüştür.

İnceleme Merciinin Çekinmenin Uygunluğunu Denetlemesi: Bu halde merci, yasaklılık halinden farklı olarak “çift yönlü” bir denetim yapar: 1) Sebep var mı? 2) Bu sebep hâkimin tarafsızlığını etkileyecek nitelikte mi? CMK m.30/2 uyarınca merci, çekinme sebebinin yerinde olup olmadığını denetler. Yargıtay 4. Ceza Dairesi (2019/5673) ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi (2019/3476), merciin bu denetimi yaparken takdir yetkisini yasaklılık halleriyle sınırlamaması gerektiğini, tarafsızlık şüphesinin varlığını araştırması gerektiğini belirtmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi (2014/16579), merciin çekinmeyi gerekçesiz reddetmesini bozma nedeni saymıştır.

Çekinmenin Kabulü Halinde Görevlendirme Usulü: Merci, çekinme talebini uygun bulursa, davaya bakmak üzere başka bir hâkim veya mahkeme görevlendirilir.(Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2016/385).

Çekinmenin Uygun Görülmemesi Halinde Yargılamaya Devam: Eğer merci, ileri sürülen sebepleri yerinde görmezse çekinme talebini reddeder ve hâkim davaya bakmaya devam eder. Çekinme talebi merci tarafından uygun görülmezse, hâkim yargılamaya devam eder. Yargıtay 4. Ceza Dairesi (2013/9566), çekinmenin reddine ilişkin kararların ara karar niteliğinde olduğunu ve ancak esas hükümle birlikte temyiz edilebileceğini belirtmiştir.

ÇEKİNME TALEBİ SÜRECİNDE YAPILAN İŞLEMLER (m.30/3)

Gecikmesinde Sakınca Bulunan İşlemler Kavramı: Çekinme talebi karara bağlanana kadar yargılama durur; ancak telafisi imkansız zararların doğmaması için acil işlemler yapılabilir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi (2007/16454), çekinme süreci işlerken hâkimin yalnızca gecikmesinde sakınca bulunan işlemleri yapabileceğini belirtmiştir.

CMK m.29’a Yapılan Atfın Kapsamı ve Sonuçları: CMK m.30/3, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılacak işlemler konusunda m.29 hükmünün uygulanacağını belirtir. Yargıtay 10. CD 2007/16454, CMK m.30/3’ün m.29’a yaptığı atıf bu nedenle, çekinmesi gereken hâkimin işin esası hakkında (örneğin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi gibi) karar veremeyeceği vurgulanmıştır.

Çekinme Sürecinde Yapılan İşlemlerin Hukuki Akıbeti: Çekinme talebi kabul edilirse, kural olarak çekinen hâkimin yaptığı işlemlerin (gecikmesinde sakınca bulunanlar hariç) tekrarlanması gerekebilir, ancak bu durum kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Yasaklılık halinde ise durum daha kesindir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2020/462), yasaklılık veya geçerli bir çekinme sebebi varken yapılan esaslı işlemlerin (hüküm kurma gibi) hukuka mutlak aykırılık oluşturduğunu ve bozulması gerektiğini ifade etmiştir.

ÇEKİNME USULÜNÜN YARGILAMAYA ETKİLERİ

Çekinme Talebinin Yargılamayı Durdurucu Etkisi Olup Olmadığı: Çekinme talebi, merci tarafından karara bağlanana kadar esas hakkında işlem yapılmasını engeller. Sadece acil işler yapılabilir.

Çekinme ile Yargılamanın Yenilenmesi İlişkisi: Yasaklı bir hâkimin davaya bakmış olması, hükmün kesinleşmesinden sonra dahi yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturabilir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi (2018/665) ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi (2024/3214), yargılamanın yenilenmesi taleplerinde, önceki hükmü veren hâkimin görev almasının yasak olduğunu ve bu aşamada çekinme/görevlendirme prosedürünün işletilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Çekinmenin Savunma Hakkı ve Adil Yargılanma İlkesiyle İlişkisi: Çekinme müessesesi, sanığın tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının (savunma hakkının) garantisidir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi (2013/16131) karşı oy yazısında ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2020/462) kararında, tarafsızlığı şüpheli hâkimin davaya bakmasının adil yargılanma hakkını (AİHS m.6) ve savunma hakkını ihlal ettiği vurgulanmıştır.

ÇEKİNME MÜESSESESİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI İHTİMALİ

Hâkimin Keyfi Çekinmesi Sorunu: Hâkimlerin iş yükünden kaçmak veya sorumluluk almamak için keyfi olarak çekinme yoluna gitmeleri riski mevcuttur. CMK m.30/2’deki “merci denetimi” bu riski önlemeyi amaçlar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi (2013/10955) kararında, hâkimin subjektif nedenlerle çekinmesi durumunda, Yargıtay çoğunluğu bu tür takdir sorunlarının “kanun yararına bozma” yoluyla denetlenemeyeceğini belirterek, keyfi veya takdiri çekinmelerin denetimindeki usulü sınırlılıkları işaret etmiştir.

Yargılamanın Uzamasına Etki ve Usul Ekonomisi: Çekinme talepleri ve merci incelemesi süreci yargılamayı uzatabilir. Bu nedenle taleplerin makul sürede sonuçlandırılması usul ekonomisi açısından önemlidir. Anayasa Mahkemesi’nin Tahir Gökatalay (2013/3472) kararında, yersiz çekinme veya red taleplerinin yargılamayı uzatabileceği, ancak somut olayda 1 yıl 7 aylık sürenin makul olduğu belirtilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2020/462) ise usul ekonomisinin, tarafsızlık ilkesinden taviz verilmesini gerektirmeyeceğini ima etmiştir.

İÇTİHATLAR VE UYGULAMA

Yargıtay İçtihatlarında Hâkimin Çekinmesi: Yargıtay, özellikle yasaklılık hallerinde hâkimin çekinmemesini mutlak bozma sebebi saymaktadır. Yargıtay kararları hâkimin önceki aşamalarda (soruşturma, infaz, disiplin) görüş bildirmesi durumunda CMK m.30/2 uyarınca çekinmesinin kabul edilmesi gerektiği yönünde istikrarlı bir içtihat oluşturmuştur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi (2018/12223) ise eşlerin (hâkim-savcı) aynı davada görev yapmasının tek başına bozma nedeni sayılmayabileceğine dair farklılaşan bir yaklaşım sergilemiştir.

Anayasa Mahkemesi Kararlarında Tarafsız Hâkim Güvencesi: Anayasa Mahkemesi, tarafsızlığı “kanuni hâkim” ilkesi ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde değerlendirmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin 10/3/2016 tarihli Tahir Gökatalay kararında, hâkimin çekilmesinin denetlenebilir olduğu, HSYK (o dönemki adıyla) tarafından yapılan görevlendirmenin yasal boşluğu doldurduğu ve tarafsızlık karinesinin somut delil olmadan aşılamayacağı belirtilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihatları: AİHM, tarafsızlığı “subjektif” (hâkimin kişisel tutumu) ve “objektif” (kurumsal görünüm ve güvenceler) olmak üzere iki boyutta ele alır. AİHM’in Piersack/Belçika ve Kyprianou/Kıbrıs kararlarına göre, hâkimin soruşturma ve yargılama rollerinin birleşmesinin objektif tarafsızlığı zedeler.

Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar: Uygulamada bazen yasaklılık hallerinin gözden kaçırıldığı veya çekinme ile çekilme kavramlarının karıştırıldığı görülmektedir. En sık karşılaşılan sorun, inceleme mercilerinin CMK m.30/2 kapsamındaki “tarafsızlık şüphesi” taleplerini, CMK m.22’deki “yasaklılık” sebeplerinin yokluğu gerekçesiyle reddetmeleridir. Yargıtay kararları bu uygulamanın hatalı olduğunu defalarca vurgulamıştır. Ayrıca, merciin idari bir makam (Komisyon) olarak belirlenmesi hatası da Yargıtay 1. Ceza Dairesi (2024/3214) tarafından düzeltilmiştir.

Sonuç ve Değerlendirme

CMK m.30’da düzenlenen hâkimin çekinmesi kurumu, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının temini için hayati öneme sahiptir. Yasaklılık hallerinde merciin takdir yetkisi bulunmazken, tarafsızlık şüphesinde merciin denetim yetkisi, keyfi çekinmelerin önüne geçmek ile hâkimin vicdani kanaatini korumak arasında bir denge kurmaktadır. CMK m.30’un uygulanmasında “yasaklılık” ve “tarafsızlık şüphesi” ayrımının hayati olduğu görülmektedir. Yargıtay, hâkimin önceki aşamalarda görüş bildirdiği (ihsas-ı rey) durumlarda çekinme taleplerinin kabulü yönünde genişletici bir yorum benimsemekte ve inceleme mercilerinin m.22 ile sınırlı dar yorumlarını bozmaktadır. Bu durum, adil yargılanma hakkının temini açısından yargı içtihatlarının CMK m.30/2’yi etkin bir güvence mekanizması olarak kullandığını göstermektedir.

İletişim & Danışma

Ceza davanıza bakan hakimin yasaklık ve ya tarafsızlığını şüpheye düşüren nedenle dosyadan çekinmesi halinde dosyanın nasıl ilerleyeceği konusunda güvenilir ceza avukatı ekibimizden bilgi almak için bizi arayın.

📍 Adres: Osmaniye, İsmail Erez Blv No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
📞 Telefon: 0507 551 87 38
📧 E-posta: av.mehmetsarioglu1@gmail.com

0539 676 32 75