Tehdit suçu ve cezası, TCK md. 106 kapsamında bir kimseyi ağır ve haksız zarara uğratacağını bildirerek korkutmayı suç olarak tanımlar. 2026 itibarıyla Yargıtay’ın tehdit suçundaki yerleşik içtihadı; tehdidin mağduru fiilen korkutup korkutmadığına değil, eylemin “objektif olarak korkutmaya elverişli” olup olmadığına odaklanmaktadır. WhatsApp mesajları, Instagram DM’leri ve sesli-görüntülü içerikler yoluyla gerçekleştirilen dijital tehditlerde mahkûmiyet oranları giderek artmakta olup bu alandaki içtihat belirleyici önem taşımaktadır. İstanbul ceza avukatı olarak hizmet veren büromuz, tehdit suçuna ilişkin davalarda hem müdafi hem de müdahil avukatlığı üstlenmektedir.
Tehdit Suçu Nedir?
Tehdit suçu; bir kişinin, başkasını ağır ve haksız bir zarara uğratacağını bildirerek o kişinin ruh huzurunu, iç güvenlik duygusunu ve karar verme özgürlüğünü ihlal etmesidir. TCK md. 106, bu eylemi bireysel özgürlüğe ve ruhsal bütünlüğe yönelik bir saldırı olarak suç saymaktadır.
Suçun korunan hukuki değeri iki katmanlıdır: birincisi bireyin iç huzuru ve güvenlik duygusu, ikincisi ise irade özgürlüğüdür. Kişi, kendisine yönelik bir tehdidin farkına vardığı anda serbestçe karar alma yetisini yitirmekte; bu durum hukuk düzeninin koruması altına alınmıştır. 2026 itibarıyla güncel Yargıtay içtihadına göre tehdidin yazılı, sözlü veya dijital ortamda gerçekleşmiş olması suçun nitelendirilmesini değiştirmez; belirleyici olan, içeriğin korkutmaya nesnel olarak elverişli olmasıdır.
Suç, serbest hareketli bir suçtur; yani tehdit herhangi bir araçla gerçekleştirilebilir. Mektup, telefon görüşmesi, yüz yüze söylem veya sosyal medya mesajı arasında kural olarak fark yoktur.
Suçun Unsurları
- Fail: Herhangi bir gerçek kişi olabilir; özgü suç değildir.
- Mağdur: Belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişidir. Tüzel kişiler tehdit suçunun mağduru olamaz.
- Hareket: Ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını bildirmek. Bildirim açık veya örtülü olabilir; önemli olan muhatabın anlayabileceği biçimde iletilmesidir.
- Korkutmaya Elverişlilik (Objektif Kriter): Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre mağdurun fiilen korkup korkmadığı araştırılmaz; söz veya eylemin ortalama bir insanı korkutmaya nesnel olarak elverişli olması yeterlidir (Yargıtay 4. CD, E. 2012/24773, K. 2012/29411).
- Ulaşma Koşulu: Tehdidin mağdura ulaşması zorunludur. Dijital ortamda bu koşul, mesajın mağdurun cihazına iletilmesiyle sağlanır (Yargıtay 6. CD, E. 2023/2187, K. 2023/11552).
- Kast: Doğrudan kast aranır; failin mağduru korkutmayı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekir. Taksirle tehdit suç oluşturmaz.
- Hukuka Aykırılık: Hakkın kullanımı kapsamındaki bildirimler (TCK md. 107 — şantaj sınırı) tehdit suçunu oluşturmaz.
Cezası
| Suç Şekli | Yasal Dayanak | Ceza | Kovuşturma Biçimi |
|---|---|---|---|
| Basit tehdit — ağır ve haksız zarar bildirimi | TCK md. 106/1, 1. cümle | 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası | Şikâyete bağlı |
| Tehdit — kendisinin veya yakınının hayatına, vücut bütünlüğüne ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik | TCK md. 106/1, 2. cümle | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis | Resen kovuşturma |
| Silahla tehdit | TCK md. 106/2-a | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis (huzurda); daha az ceza (gıyapta) | Resen kovuşturma |
| İmzasız mektup veya tanınmayacak biçimde tehdit | TCK md. 106/2-b | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis | Resen kovuşturma |
| Birden fazla kişi tarafından tehdit | TCK md. 106/2-c | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis | Resen kovuşturma |
| Suç örgütünün gücünden yararlanılarak tehdit | TCK md. 106/2-d | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis | Resen kovuşturma |
| Kadına karşı tehdit (7406 sayılı Kanun, 13.03.2022) | TCK md. 106/1 | Alt sınır 9 aydan az olamaz | Şikâyete bağlı (1. cümle) / Resen (2. cümle) |
| Silah kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen tehdidin başka bir suçu oluşturması | TCK md. 106/3 | Gerçek içtima — her suçtan ayrı ceza | Suça göre değişir |
Nitelikli Haller
a) Silahla Tehdit (TCK md. 106/2-a)
Silahla tehdit, failin tehdit anında silahı mağdurun huzurunda kullanır vaziyette bulundurmasını ifade eder. Yargıtay, bu nitelikli halin oluşması için silahın fail üzerinde ve kullanılır halde olmasını aramaktadır. Gıyapta silahla tehdit, yani tehdidin mağdur yokken silah gösterilerek yapılması, daha az cezayı gerektiren seçimlik bir hal olarak değerlendirilmektedir.
Dikkat çekici bir noktayı Antalya BAM 4. Ceza Dairesi’nin 2018/1249 E., 2018/1807 K. sayılı kararı ortaya koymaktadır: Facebook üzerinden elinde tabanca göstererek “sana son ikazım, git emniyete sığın” şeklinde yayın yapan sanık hakkında silahla tehdit tartışılmış; ancak silahın dijital ortamda gösterilmesi nedeniyle eylem basit tehdit (TCK md. 106/1) olarak cezalandırılmıştır. Bu karar, dijital ortamda silah göstermenin nitelikli hal oluşturmayacağına ilişkin önemli bir içtihat örneğidir.
b) İmzasız Mektup veya Tanınmayacak Hale Girerek Tehdit (TCK md. 106/2-b)
Failin kimliğini gizleyerek mağduru tehdit etmesi bu bendin kapsamındadır. Güncel Yargıtay içtihadına göre dijital ortamda sahte profil veya anonim hesaplarla yapılan tehditler de bu bent kapsamında değerlendirilebilmektedir. 2026 itibarıyla bu alandaki uygulama genişlemekte; özellikle sosyal medyada sahte hesap açılarak yapılan tehditlere ilişkin kararlar dikkat çekmektedir.
c) Birden Fazla Kişi Tarafından Tehdit (TCK md. 106/2-c)
İki veya daha fazla kişinin birlikte hareket ederek mağduru tehdit etmesi halinde bu nitelikli hal uygulanır. Kişilerin fiziksel olarak aynı yerde bulunması şart değildir; müşterek kastın varlığı yeterlidir.
d) Suç Örgütünün Gücünden Yararlanarak Tehdit (TCK md. 106/2-d)
Failin, kurulu bir suç örgütünün varlığından ve yarattığı korkudan yararlanarak tehdit gerçekleştirmesi bu bent kapsamındadır. Failin bizzat örgüt üyesi olması aranmaz; örgütün gücüne atıfta bulunarak mağduru korkutması yeterlidir. CGK’nın 2022/476 sayılı kararı bu nitelikli halin unsurlarını ayrıntılı biçimde ele almıştır.
e) Kadına Karşı Tehdit (7406 Sayılı Kanun)
13.03.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun ile TCK md. 106/1’e eklenen hüküm uyarınca, tehdit suçunun kadına karşı işlenmesi halinde hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz. Bu düzenleme, kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla getirilmiş olup güncel Yargıtay içtihadına göre uygulanmaya devam etmektedir.
Özel Durumlar
Dijital Ortamda Tehdit — WhatsApp, Instagram ve Sosyal Medya
2026 itibarıyla tehdit suçuna ilişkin davaların önemli bir bölümü dijital mecralarda gerçekleştirilen eylemlerden kaynaklanmaktadır. Yargıtay, bu tür davalarda iki temel kriteri esas almaktadır: mesaj içeriğinin objektif olarak korkutmaya elverişli olması ve iletinin sanık tarafından gönderildiğinin teknik olarak tespit edilmesi.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/2510, K. 2015/16015 sayılı kararında Facebook üzerinden gönderilen “Seni doğduğuna pişman ederim” şeklindeki mesajı objektif korkutmaya elverişli bularak mahkûmiyeti onamıştır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi ise E. 2023/2273, K. 2023/11730 sayılı kararında Instagram DM yoluyla iletilen “vururum seni” ifadesinin tehdit suçunu oluşturduğunu kabul ederek ekran görüntülerini geçerli delil saymıştır.
Teknik tespit meselesi özellikle önem taşımaktadır. Yargıtay 4. CD, E. 2013/21405, K. 2015/32290 sayılı kararında mağdurun kendi telefonunda sanıktan gelmiş gibi sahte mesaj oluşturmasının teknik olarak mümkün olmadığına dair bilirkişi raporunu mahkûmiyete esas almıştır. Bu karar, karşı tarafın “mesajı ben atmadım” savunmasının ciddi teknik bilirkişi incelemesiyle çürütülebileceğini göstermektedir.
Sesli ve görüntülü mesajlara ilişkin olarak Yargıtay 9. CD, E. 2021/10787, K. 2023/91 sayılı ilamda SMS yoluyla yapılan tehditlere ilişkin mesaj çözümleme tutanaklarının delil değeri vurgulanmış; ulaşma koşulunun mesajın mağdurun telefonuna iletilmesiyle sağlandığı belirtilmiştir.
Koşullu (Şarta Bağlı) Tehdit
Tehdidin bir koşula bağlanması — “parayı vermezsen…”, “davayı açarsan…”, “itirazını geri almazsan…” gibi — suçun oluşumunu engellemez. Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, koşulun gerçekleşip gerçekleşmemesinin suçun varlığına etkisinin olmadığını tutarlı biçimde vurgulamaktadır.
Yargıtay 6. CD, E. 2023/1846, K. 2023/9830 sayılı kararında “İtirazını geri al yoksa seni vururum” söylemi koşullu tehdit olarak mahkûmiyete esas alınmıştır. Konya BAM 6. CD, E. 2018/361, K. 2019/332 sayılı kararında ise koşulun gerçekleşip gerçekleşmemesinin suçun oluşumuna etkisinin olmadığı açıkça vurgulanmıştır. Yargıtay 4. CD, E. 2019/4665, K. 2019/16668 sayılı ilamda ise koşullu tehditte sanığın iradesinin şartın gerçekleşmesi üzerinde etkili olması gerektiği, aksi halde suçun oluşmayacağı belirtilmiştir; bu karar, koşullu tehditte sınırı çizen önemli bir ölçüt sunmaktadır.
Tehdit ile Şantaj Arasındaki Sınır (TCK md. 107)
Hakkın kullanımı kapsamındaki bildirimler tehdit suçunu oluşturmaz. İstanbul BAM 12. CD, E. 2018/4378, K. 2020/163 sayılı kararında “İnşaatı durdur, sana insan gibi söylüyorum” şeklindeki ifadeler, yasal yoldan hak arama bildirimi kapsamında değerlendirilerek tehdit sayılmamıştır. Buna karşın failin, hukuki bir hakka dayanmaksızın mağduru zarara uğratmakla korkutması tehdit; bir hakkın kullanımını sağlamak amacıyla korkutması ise TCK md. 107 kapsamında şantaj suçunu oluşturabilir.
Mağdurun Korkup Korkmaması — Objektif Elverişlilik Kriteri
Yargıtay’ın bu konudaki tutumu son derece nettir: mağdurun fiilen korkup korkmadığı araştırılmaz. Yargıtay 4. CD, E. 2012/24773, K. 2012/29411 sayılı kararında “Mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez; fiilin sonuç almaya objektif olarak elverişli olması yeterlidir” denilerek beraat kararı bozulmuştur. Yargıtay 4. CD, E. 2010/23581, K. 2013/5343 sayılı kararında “Silahlar konuşacak” söyleminin objektif olarak korkutucu olduğu, mağdurun sübjektif algısının önemsiz olduğu kabul edilmiştir.
Bununla birlikte bağlam değerlendirmesi önem taşımaktadır. Yargıtay 4. CD, E. 2023/11719, K. 2023/22257 sayılı güncel kararında, paylaşılan sözlerin yazıldığı bağlam içinde objektif olarak korku yaratma elverişliliği yoksa suçun oluşmayacağı vurgulanmıştır. Bu karar; aşırı öfke anında söylenen, muhatap tarafından ciddiye alınması mümkün olmayan ifadeler için önemli bir savunma zemini oluşturmaktadır.
İspat ve Delil
Tehdit suçunda ispat meselesi uygulamada kritik bir sorun alanı oluşturmaktadır. Güncel Yargıtay içtihadına göre yalnızca mağdur beyanı, mahkûmiyet için yeterli görülmemekte; beyanı destekleyici delillerin varlığı aranmaktadır.
Dijital deliller: WhatsApp, SMS veya sosyal medya yoluyla yapılan tehditlere ilişkin ekran görüntüleri, mesaj çözümleme tutanakları ve teknik bilirkişi raporları mahkûmiyete esas alınan başlıca delil türleridir. Yargıtay 6. CD, E. 2023/2273, K. 2023/11730 sayılı kararında Instagram DM ekran görüntüleri geçerli delil sayılmıştır.
Teknik tespit zorunluluğu: Failin mesajı gönderip göndermediğine ilişkin tereddüt varsa dijital adli bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir. Yargıtay 4. CD, E. 2013/21405, K. 2015/32290 sayılı kararında bilirkişi raporunun mahkûmiyete belirleyici biçimde katkı sağladığı görülmektedir.
Tanık beyanı: Tehdide bizzat tanıklık eden kişilerin ifadeleri, mağdur beyanını destekleyen önemli bir delil unsuru olarak kabul edilmektedir.
Güvenlik kamerası ve ses kayıtları: Özellikle yüz yüze gerçekleştirilen tehditlere ilişkin davalarda CCTV görüntüleri ve ses kayıtları belirleyici önem taşımaktadır.
Ulaşma koşulunun ispatı: Dijital ortamda tehdidin mağdura ulaştığının kanıtlanması, mahkûmiyet için zorunludur. Yargıtay 6. CD, E. 2023/2187, K. 2023/11552 sayılı kararında bu koşulun mesajın mağdurun cihazına iletilmesiyle sağlandığı belirtilmiştir; “görüldü” kaydı veya okundu bilgisi bu açıdan önemli bir destekleyici unsurdur.
Şikâyet, Zamanaşımı ve HAGB
Şikâyet rejimi: TCK md. 106/1’in birinci cümlesi kapsamındaki basit tehdit şikâyete bağlı bir suçtur; şikâyet süresi eylemin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. TCK md. 106/1’in ikinci cümlesi (hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit) ile md. 106/2 kapsamındaki nitelikli haller şikâyete bağlı değildir; savcılık re’sen soruşturma başlatır.
Uzlaştırma: Basit tehdit (106/1, 1. cümle) uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaştırma süreci başarıyla sonuçlanırsa kamu davası açılmaz veya açılmışsa düşer.
Zamanaşımı: Basit tehdit için dava zamanaşımı süresi 8 yıl, nitelikli haller için ise 15 yıldır.
HAGB uygulaması: CMK md. 231 uyarınca HAGB kararı verilebilmesi için sanığın sabıkasız olması ve yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkemede kanaat oluşması temel kriterlerdir.
| Konu | Açıklama | Emsal Karar |
|---|---|---|
| HAGB uygulaması — basit tehdit | Sanığın sabıkasız olması ve duruşmadaki tutumu belirleyicidir | Antalya BAM 4. CD, E. 2018/1249, K. 2018/1807 |
| HAGB reddi | Sanığın “tevali eden davranışları ve pişmanlık göstermemesi” yeniden suç işleme kaygısı doğurur | İstanbul BAM 12. CD, E. 2018/1508, K. 2019/940 |
| Hukuka aykırı HAGB reddi | Yalnızca “katılanın şikâyetçi olması” gerekçesiyle HAGB reddedilemez | Yargıtay 12. CD, E. 2012/25541, K. 2013/20210 |
| HAGB tartışma zorunluluğu | Basit tehdit suçunda HAGB imkânı mutlaka tartışılmalıdır; tartışılmaması bozma nedenidir | Yargıtay 4. CD, E. 2012/23684, K. 2014/226 |
| Nitelikli tehdit — HAGB sınırı | Ceza miktarı indirimlerle 2 yılın altına düşerse HAGB mümkündür | Mevzuat gereği |
| Denetim süresi ihlali — HAGB geri alınması | Denetim süresi içinde aynı mağdura yönelik yeni tehdit, HAGB’nin geri alınması ve hükmün açıklanması nedenidir | Yargıtay 6. CD, E. 2023/13216, K. 2023/10001 |
Yargıtay Kararları
Aşağıda tehdit suçuna ilişkin uygulamada yol gösterici nitelikteki emsal Yargıtay kararları özetlenmektedir.
Yargıtay 4. CD, E. 2012/24773, K. 2012/29411 — Objektif Elverişlilik: Tehdit suçunda mağdurun korkup korkmadığının araştırılmasının gerekmediği, fiilin sonuç almaya objektif olarak elverişli olmasının yeterli olduğu hüküm altına alınmıştır. Yerel mahkemenin beraat kararı bu gerekçeyle bozulmuştur. Güncel Yargıtay içtihadına göre bu ilke tüm tehdit davalarında temel ölçüt olmaya devam etmektedir.
Yargıtay 6. CD, E. 2023/2273, K. 2023/11730 — Dijital Tehdit ve Haksız Tahrik: Instagram DM yoluyla iletilen “vururum seni” ifadesinin tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilmiş, ekran görüntüleri delil sayılmıştır. Aynı kararda mağdurun sanığı sürekli rahatsız etmesi “ağır haksız tahrik” olarak değerlendirilerek TCK md. 29 uyarınca indirim uygulanmıştır. Bu karar, dijital tehdit ve haksız tahrik ilişkisini birlikte ele alan önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.
Yargıtay 6. CD, E. 2023/13216, K. 2023/10001 — HAGB İhlali: Denetim süresi içinde aynı mağdura yönelik yeni bir tehdit eylemi gerçekleştirilmesinin HAGB’nin geri alınması ve hükmün açıklanması için yeterli neden oluşturduğu vurgulanmıştır. Bu karar, HAGB kararından yararlanan kişilerin denetim süresince aynı mağdurla ilişkilerini dikkatli yönetmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Yargıtay 6. CD, E. 2023/1846, K. 2023/9830 — Koşullu Tehdit: “İtirazını geri al yoksa seni vururum” biçiminde kurulan koşullu tehdidin suçun oluşumuna engel olmadığı kabul edilmiştir. Koşulun gerçekleşip gerçekleşmemesinin suçun varlığını etkilemeyeceği açıkça vurgulanmıştır.
Yargıtay 4. CD, E. 2023/11719, K. 2023/22257 — Bağlam Değerlendirmesi: 2026 itibarıyla önemini koruyan bu güncel kararda, paylaşılan sözlerin yazıldığı bağlam içinde korku yaratmaya objektif elverişliliğin bulunmaması halinde suçun oluşmayacağı belirtilmiştir. Öfke anında söylenen, bağlamdan koparılmış ifadelerin tehdit sayılıp sayılmayacağı konusunda yol gösterici niteliktedir.
Yargıtay 4. CD, E. 2016/14225, K. 2016/14225 — Haksız Tahrik: Mağdurun ailesinin sanığa tüfek doğrultması ve söymesi üzerine sanığın gönderdiği mesajlarda haksız tahrik hükümlerinin tartışılmaması bozma nedeni olarak kabul edilmiştir. Bu karar, tehdit suçunda savunma stratejisinin önemli bir ayağını oluşturmaktadır.
İstanbul BAM 12. CD, E. 2018/1508, K. 2019/940 — HAGB Reddi: Sanığın “tevali eden davranışları ve pişmanlık göstermemesi” nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşmadığı gerekçesiyle HAGB reddedilmiştir. Bu karar; birden fazla eylemle gerçekleştirilen tehditlerin yargılama sürecine etkisini somutlaştırmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
WhatsApp’tan gönderilen tehdit mesajı suç oluşturur mu?
Evet. WhatsApp, Instagram DM veya SMS yoluyla gönderilen tehdit mesajları TCK md. 106 kapsamında suç oluşturabilir. Yargıtay, mesajın içeriğinin objektif olarak korkutmaya elverişli olmasını ve mağdurun cihazına ulaşmasını yeterli görmektedir. Ekran görüntüleri ve mesaj çözümleme tutanakları bu davalarda belirleyici delil niteliği taşır.
Mağdur korkmadığını söylüyorsa tehdit suçu oluşmaz mı?
Hayır. Güncel Yargıtay içtihadına göre mağdurun fiilen korkup korkmadığının araştırılmasına gerek yoktur; önemli olan fiilin ortalama bir insanı korkutmaya nesnel olarak elverişli olup olmadığıdır. Mağdurun korkusunu inkâr etmesi mahkûmiyeti engellemez.
“Pişman ederim”, “seni mahvedeceğim” gibi ifadeler tehdit midir?
Bağlama göre değişir. Bu tür muğlak ifadeler, söylendiği ortam ve koşullar değerlendirilerek tehdit suçu oluşturup oluşturmadığı belirlenir. Yargıtay bağlam değerlendirmesini esas almaktadır; aşırı öfke anında söylenen ve muhatabın ciddiye almak için nesnel bir neden göremeyeceği ifadeler suç oluşturmayabilir.
Koşullu tehdit — “Parayı vermezsen” gibi şarta bağlı sözler suç mudur?
Evet. Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, tehdidin bir koşula bağlanmasının suçun oluşumunu engellemediğini tutarlı biçimde vurgulamaktadır. Önemli olan koşulun gerçekleşip gerçekleşmemesi değil, tehdidin iradeyi sakatlamaya elverişli olmasıdır.
Tehdit suçunda HAGB alabilir miyim?
Basit tehdit (TCK md. 106/1, 1. cümle) kapsamındaki davalarda HAGB mümkündür. Sanığın sabıkasız olması ve yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkemede kanaat oluşması gerekmektedir. Nitelikli tehdit (md. 106/2) hallerinde ise ceza indirimleriyle sonuç ceza 2 yılın altına düşerse HAGB uygulanabilir.
Tehdit suçunda şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Yalnızca TCK md. 106/1’in birinci cümlesi kapsamındaki basit tehdit şikâyete bağlıdır; bu suçta şikâyetten vazgeçilmesi davayı düşürür. Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ile nitelikli haller şikâyete bağlı değildir; bu davalarda şikâyetten vazgeçme yargılamayı durdurmaz.
Tehdit suçunda haksız tahrik indirimi uygulanabilir mi?
Evet. Mağdurun sanığı sürekli rahatsız etmesi, hakaret etmesi veya fiziksel tehdit uygulaması gibi haksız eylemler, TCK md. 29 kapsamında haksız tahrik indirimine zemin hazırlayabilir. 2026 itibarıyla Yargıtay, aile içi ve komşuluk uyuşmazlıklarında tahrik hükümlerinin mutlaka tartışılmasını aramaktadır.
Kadına yönelik tehdit suçunda ceza daha mı ağır?
Evet. 13.03.2022 tarihli 7406 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme uyarınca, tehdit suçunun kadına karşı işlenmesi halinde hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz. Bu düzenleme basit tehdit (106/1) için getirilmiş olup nitelikli haller zaten daha ağır ceza öngörmektedir.
Sonuç
Tehdit suçu, basit görünümünün aksine uygulamada son derece teknik ve içtihat yoğun bir suç tipidir. 2026 itibarıyla güncel Yargıtay içtihadına göre belirleyici ölçüt; mağdurun korku yaşayıp yaşamadığı değil, eylemin korkutmaya nesnel olarak elverişli olup olmadığıdır. Dijital ortamda gerçekleştirilen tehditlerin artan ağırlığı, teknik delil yönetimini ve dijital adli bilirkişilik süreçlerini kritik hale getirmiştir.
Tehdit suçundan müdafi veya müdahil avukat olarak etkin bir hukuki savunma ya da takip yürütülmesi, dosyaya özgü içtihat araştırması ve delil stratejisi gerektirmektedir. Hem sanık hem de mağdur konumundaki müvekkillerimize Bakırköy ve tüm İstanbul adliyeleri nezdinde hizmet vermekteyiz. Ayrıntılı bilgi ve randevu için İstanbul ceza avukatı sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.