Av. Fatih Sefer, İstanbul 2 No’lu Barosu’na kayıtlı avukat ve Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu’nun kurucu ortağı ve yöneticisidir. Ceza hukuku alanında çalışmakta; ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda sanık müdafiliği ve mağdur vekilliği üstlenmekte, soruşturma aşamasından temyize kadar tüm süreçleri yürütmektedir. Aynı zamanda Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu maddelerini güncel Yargıtay içtihadıyla ele alan kapsamlı bir şerh çalışması sürdürmekte; büronun ceza hukuku içeriklerinin yazarıdır.
Av. Fatih Sefer kimdir?
Av. Fatih Sefer 1992 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Bağcılar Lisesi’nin ardından 2011 yılında Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başladı ve 2015 yılında mezun oldu. Avukatlık stajını 2016 yılında tamamladıktan sonra çeşitli hukuk alanlarında deneyim kazandı; 2018 yılında Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu’nun kurucu ortağı olarak serbest avukatlığa başladı.
Mezuniyetinden itibaren ceza hukuku alanındaki mesleki gelişimini seminer ve sertifika programlarıyla sürdürdü. Mesleki faaliyeti boyunca kasten öldürme, yağma, uyuşturucu madde ticareti, nitelikli dolandırıcılık ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar başta olmak üzere çok sayıda suç tipinde hem sanık müdafiliği hem de katılan vekilliği üstlendi. Bakırköy başta olmak üzere İstanbul’un tüm adliyelerinde dava takibi yapmakta; savunma stratejisinin ifade alma anından itibaren bütün olarak planlanması ilkesini benimsemektedir.
Büronun ceza hukuku hizmetlerinin kapsamı, ücretlendirme esasları ve çalışma yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi için büronun ceza hukuku hizmetleri sayfası incelenebilir. Büronun özel hukuk alanındaki çalışmaları kurucu ortak Av. Mehmet Sarıoğlu tarafından yürütülmektedir.
Çalışma alanları ve bu alanlarda yazılan makaleler
Aşağıdaki başlıklar Av. Fatih Sefer’in fiilen dava takip ettiği alanları göstermekte; her başlığın altında o alanda kaleme aldığı çalışmalara doğrudan erişim sağlanmaktadır. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren yargılamalarda savunmanın kurgusu ve dosya yönetimi hakkında ayrıca ağır ceza mahkemesi yargılamalarına ilişkin hizmet sayfası incelenebilir.
Hayata karşı suçlar
Kasten öldürme, nitelikli hâller, teşebbüs ve haksız tahrik indirimi ekseninde yürütülen ağır ceza yargılamalarında müdafilik. Taksirle öldürme dosyalarında ise kusur oranının tespiti, bilirkişi raporlarına itiraz ve yakınların katılan olarak temsili öne çıkmaktadır. Bu alanda kaleme alınan çalışmalar: kasten öldürme suçu ve cezası ile taksirle öldürme suçu ve cezası.
Mal varlığına karşı suçlar
Yağma dosyalarında suçun hırsızlıktan ayrılma noktası, cebir ve tehdidin ispatı ile nitelikli hâllerin uygulanma koşulları savunmanın merkezindedir. Hırsızlık yargılamalarında ise değer azlığı, etkin pişmanlık ve nitelikli hâllerin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılır. İlgili çalışmalar: yağma suçu ve cezası, hırsızlık suçu ve cezası ile nitelikli hırsızlık suçu ve cezası.
Dolandırıcılık ve ekonomik suçlar
Basit ve nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, sahtecilik ve banka kartlarının kötüye kullanılması dosyalarında savunma. Bu dosyalarda hileli davranışın niteliği, zararın giderilmesine bağlı indirimler ve nitelikli hâl nedeniyle görev tartışması belirleyici olmaktadır. Ayrıntılı bilgi için dolandırıcılık dosyalarında sunulan hukuki hizmetler incelenebilir.
Uyuşturucu madde suçları
Uyuşturucu madde imal ve ticareti ile kullanmak için bulundurma dosyalarında müdafilik; ele geçirilen maddenin niteliği, arama ve elkoyma işlemlerinin hukuka uygunluğu, ticaret-kullanma ayrımı ve etkin pişmanlık uygulaması bu dosyaların teknik omurgasını oluşturur. Bu alandaki çalışma ve hizmetler için uyuşturucu madde dosyalarında savunma sayfası incelenebilir.
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar
TCK 102–105 kapsamındaki suçlarda hem sanık müdafiliği hem de mağdur vekilliği. Bu dosyalarda beyan delilinin değerlendirilmesi, adli görüşme odası kayıtları, ruhsal bütünlüğün bozulup bozulmadığına ilişkin rapor tartışması ve CMK 253/3 uyarınca uzlaşma yolunun kapalı olması özel bir çalışma yöntemi gerektirir. Kapsam için cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda savunma ve mağdur temsili sayfasına bakılabilir.
Hürriyete karşı suçlar ve tehdit
Tehdit, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığının ihlali dosyalarında müdafilik ve vekillik. Tehdit dosyalarında sözün ciddiyeti, mağdurun iradesi üzerindeki etkisi ve suçun hakaretten ayrılma noktası tartışılır. Bu alandaki çalışma: tehdit suçu ve cezası.
Koruma tedbirleri, tutukluluk ve soruşturma aşaması savunması
Gözaltı işlemleri, şüpheli ifadesi, arama ve elkoymaya itiraz, tutukluluğun denetlenmesi, tahliye talepleri ve adli kontrol tedbirlerine itiraz. Sulh ceza hâkimliği uygulamalarında müdafilik, ceza yargılamasının en kritik ilk halkası olarak ele alınmaktadır. Görevli mahkeme ve yargılama düzeni bakımından ağır ceza mahkemesinin görev ve yetkisi başlıklı çalışma incelenebilir.
Delil hukuku ve dijital deliller
Hukuka aykırı delilin akıbeti, iletişimin tespiti kayıtları, HTS verileri ve dijital materyalin incelenmesi dosyaların sonucunu doğrudan belirlemektedir. Uygulamada en çok sorulan iki başlıkta kaleme alınan çalışmalar: WhatsApp mesajlarının delil değeri ve ses kayıtlarının yargılamada kullanılabilirliği.
İstinaf ve temyiz
İlk derece ceza mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu başvuruları, bölge adliye mahkemesi duruşmalarında savunma ve Yargıtay aşamasında temyiz dilekçesinin teknik gerekçelendirilmesi. İstinaf dilekçesinin, dosyadaki her bozma nedenini ayrı ayrı ve emsal kararlarla temellendirecek biçimde hazırlanması esas alınmaktadır.
Eğitim ve mesleki bilgiler
| Lisans | Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi (2011–2015) |
|---|---|
| Lise | İstanbul Bağcılar Lisesi |
| Avukatlık stajı | 2016 (tamamlandı) |
| Baro kaydı | İstanbul 2 No’lu Barosu – Sicil No: 1498 |
| Mesleki eğitimler | Ceza hukuku alanında seminer ve sertifika programları (2015’ten itibaren) |
| Mesleki faaliyet | Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu kurucu ortağı (2018–) |
| Çalışma alanı | Ceza hukuku; ağır ceza yargılamaları, koruma tedbirleri, kanun yolları |
| Yayın faaliyeti | TCK, CMK ve PVSK şerh çalışmaları; büro adına ceza hukuku makaleleri |
Şerh çalışmaları: TCK, CMK ve PVSK
Av. Fatih Sefer, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Türk ceza hukukunun üç temel kanununu kapsayan bir şerh çalışması yürütmektedir. Her madde; suçun unsurları, nitelikli hâlleri, teşebbüs ve iştirak ilişkisi, görevli mahkeme, dava ve ceza zamanaşımı, şikâyet ve uzlaşma kapsamı ile güncel Yargıtay kararları başlıkları altında incelenmekte; uygulamada tartışmalı meseleler Ceza Genel Kurulu ve bölge adliye mahkemesi kararlarıyla birlikte değerlendirilmektedir. Çalışmanın amacı, büronun ceza hukuku birikimini kayıt altına almak ve uygulayıcılara başvurulabilir bir kaynak sunmaktır.
Türk Ceza Kanunu (TCK) şerhi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, ceza hukukunun maddi normlarını düzenleyen temel metindir. Genel hükümler (madde 1–75) ceza sorumluluğunun esaslarını, kusurluluğu, teşebbüsü, iştiraki, içtimaı ve yaptırım sistemini; özel hükümler (madde 76–345) ise suç tiplerini ve cezalarını belirler. Şerh çalışmasında her madde ayrı ayrı ele alınmakta ve maddeler arası bağlantılar (örneğin nitelikli hâllerin genel hükümlerdeki kurumlarla ilişkisi) ayrıca gösterilmektedir.
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) şerhi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, suç iddiasından kesin hükme kadar yürüyen tüm yargılama sürecini düzenler. Soruşturmanın yürütülmesi, koruma tedbirleri (yakalama, gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama, elkoyma, iletişimin tespiti), ifade ve sorgu kuralları, kovuşturma aşamaları, hüküm türleri, istinaf, temyiz ve olağanüstü kanun yolları bu kanunda yer alır. Şerh çalışmasında her madde yalnızca lafzıyla değil, uygulamada fiilen nasıl işlediğiyle birlikte ele alınmakta; koruma tedbirlerine itiraz, müdafilik hakları, delil değerlendirmesi ve hukuka aykırı delilin akıbeti gibi savunmanın taşıyıcı başlıkları ayrıntılı biçimde incelenmektedir.
Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu (PVSK) şerhi
2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, kolluğun önleyici ve adli görevlerinin sınırını belirler. Durdurma ve kimlik sorma, önleme araması, zor ve silah kullanma yetkisi, gözaltına alma usulü ile suçüstü hâlinde yakalama bu kanunda düzenlenmiştir. PVSK uygulamaları çoğu zaman bir ceza yargılamasının ilk halkasını oluşturduğundan, kolluk işleminin hukuka uygunluğunun denetimi savunmanın en kritik unsurlarındandır. Şerh çalışmasında her yetkinin kullanım koşulları, hukuka aykırı kolluk işleminin ceza yargılamasındaki sonuçları ve bu aşamada hakların korunması için dikkat edilmesi gereken hususlar ele alınmaktadır.
Sıkça sorulan sorular
Ağır ceza avukatı ile ceza avukatı arasında ne fark vardır?
Baroya kayıtlı her avukat ceza davası takip edebilir; Türk hukukunda “ağır ceza avukatı” resmî bir uzmanlık unvanı değildir. Bu ifade, uygulamada ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda (kasten öldürme, yağma, nitelikli dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, cinsel saldırı gibi) yoğunlaşmış avukatlar için kullanılan bir tanımdır. Bu dosyalar üst sınırı on yıldan fazla hapis cezası gerektirdiği için ağır ceza mahkemesinde görülür ve savunmanın teknik karmaşıklığı nedeniyle alanında deneyimli bir müdafi ile çalışmak önem taşır.
Soruşturma aşamasında avukat tutmak zorunlu mudur?
Kural olarak müdafi yardımından yararlanmak bir haktır, zorunluluk değildir; ancak CMK 150 uyarınca on sekiz yaşından küçükler, sağır ve dilsizler, kendisini savunamayacak derecede malul olanlar ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda müdafi tayini zorunludur ve talep edilmezse baro tarafından zorunlu müdafi görevlendirilir. Zorunluluk bulunmayan hâllerde dahi ifade alma ve sorguda bir avukatın hazır bulunması, sonradan düzeltilmesi güç beyanların önlenmesi bakımından belirleyicidir.
Gözaltı süresi en fazla ne kadardır?
Bireysel suçlarda gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç en çok yirmi dört saattir; toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle her seferinde bir günü geçmeyecek şekilde üç gün daha uzatılabilir. Gözaltına alınan kişi tutuklamaya sevk edilmeden serbest bırakılabileceği gibi, sulh ceza hâkimliğine sevk edilerek tutuklama veya adli kontrol kararı da alınabilir.
Tutukluluk hangi durumlarda uygulanır ve süresi ne kadardır?
Tutuklama; kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve kaçma ya da delilleri karartma şüphesi gibi bir tutuklama nedeninin birlikte bulunması hâlinde sulh ceza hâkimliğince verilen koruma tedbiridir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresi en çok iki yıl olup zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez. Diğer suçlarda azami süre bir yıl olup zorunlu hâllerde altı ay daha uzatılabilir. Tutuklamaya itiraz ve tahliye talebi hakkı yargılamanın her aşamasında saklıdır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) nedir, güncel durumu nasıldır?
HAGB, yargılama sonunda hükmedilen ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkemenin hükmün açıklanmasını geri bırakmasıdır; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması ve zararın giderilmiş olması koşulları aranır, karar verilirse sanık beş yıl denetim altına alınır ve bu süre içinde kasıtlı yeni suç işlenmezse dava düşer. 12 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun ile sanığın HAGB’yi kabul şartı kaldırılmış, 1 Haziran 2024 sonrası verilen kararlara karşı istinaf yolu açılmıştır.
İstinaf ve temyiz başvuru süreleri ne kadardır?
İlk derece ceza mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün, bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz başvurusu ise hükmün tebliğinden itibaren on beş gün içinde yapılır. Süreler hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması hâlinde karar kesinleşir. Belirli hüküm türlerinde temyiz yolu kapalı olabileceğinden, kanun yolu başvurusu öncesinde dosyanın bir ceza avukatı tarafından değerlendirilmesi önem taşır.
Uzlaşma hangi suçlarda mümkündür?
Uzlaşma; soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar ile kanunda açıkça uzlaşma kapsamında olduğu belirtilen suçlarda uygulanır. Kasten yaralama (TCK 86), taksirle yaralama (TCK 89), tehdit (TCK 106/1), konut dokunulmazlığının ihlali (TCK 116), hırsızlık (TCK 141) ve dolandırıcılık (TCK 157) uzlaşma kapsamındadır. Buna karşılık cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (TCK 102–105) bakımından CMK 253/3 uyarınca uzlaşma yolu mutlak olarak kapalıdır. Uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verilir.
Vekâletname olmadan avukat dosyaya bakabilir mi?
Soruşturma aşamasında müdafi, müvekkilini ifade ve sorguda temsil edebilmek için noterden düzenlenmiş vekâletnameye gerek duymaksızın baroya bildirilen yetki belgesi ya da müvekkilin sözlü vekâlet beyanı ile dosyaya girebilir. Kovuşturma aşamasında ve özellikle katılan vekilliğinde ise noter tasdikli vekâletname zorunludur. Tutuklu veya gözaltındaki kişinin müdafiine baroca görevlendirme yapıldığında ayrıca vekâletname aranmaz.
Beraat eden kişi devletten tazminat talep edebilir mi?
CMK 141 ve devamı hükümleri uyarınca, kanunda belirtilen koşullarda hürriyetinden yoksun kalan ya da hakkında haksız işlem uygulanan kişiler uğradıkları maddi ve manevi zararlar nedeniyle devletten tazminat talep edebilir; yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatlerine karar verilenler bu kapsamdadır. Tazminat davası, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde, davayı görmeye yetkili ağır ceza mahkemesine açılır.
Şerh çalışmaları müvekkiller için ne anlam taşır?
Şerh çalışması, bir dosyada karşılaşılan hukuki sorunun daha önce hangi maddede, hangi tartışmayla ve hangi Yargıtay kararlarıyla ele alındığının kayıt altında olması anlamına gelir. Bu birikim, savunma dilekçesinin emsal kararlarla temellendirilmesini hızlandırır ve özellikle istinaf-temyiz aşamasında bozma nedenlerinin somut içtihatla gösterilmesini kolaylaştırır. Uygulamada çoğu dosyanın sonucu, maddenin lafzından değil o maddeye ilişkin yerleşik içtihattan çıkmaktadır.
Ceza davalarında avukatlık ücreti nasıl belirlenir?
Avukatlık ücreti, Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl güncellenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile ilgili baroların tavsiye niteliğindeki tarifeleri esas alınarak belirlenir; tarife alt sınır niteliğinde olup taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesiyle daha yüksek bir bedel kararlaştırılabilir. Ücretin belirlenmesinde davanın türü ve ağırlığı, dosyanın hacmi, yargılamanın görüleceği şehir ve avukatın mesleki deneyimi dikkate alınır. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu’nda ücret, ilk görüşmede dosyanın somut değerlendirilmesinden sonra yazılı sözleşmeyle belirlenir.
İletişim ve randevu
Ceza davanız hakkında değerlendirme yaptırmak, soruşturma aşamasında savunmanızı güvence altına almak veya devam eden bir dosyada ikinci bir görüş almak için Av. Fatih Sefer ile iletişime geçebilirsiniz. Büroda yürütülen tüm görüşmeler avukatlık meslek sırrı kapsamında gizlilik içinde gerçekleştirilir.
- Telefon: 0539 676 32 75
- E-posta: av.fatihsefer@gmail.com
- Adres: Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul (Bakırköy Adliyesi karşısı)
- Baro bilgisi: İstanbul 2 No’lu Barosu – Sicil No: 1498
Bu sayfa, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu — Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul