Patent Avukatı | Patent Hükümsüzlüğü, Tecavüz ve Çalışan Buluşları

Patent avukatı, buluş sahipliğinden doğan uyuşmazlıklarda, patent başvuru ve itiraz süreçlerinde, hükümsüzlük ve tecavüz davalarında, çalışan buluşlarına ilişkin bedel taleplerinde ve zorunlu lisans süreçlerinde taraf vekili olarak görev yapar. Patent, teknik bir soruna teknik çözüm getiren buluşlara verilen ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca başvuru tarihinden itibaren yirmi yıl süren, uzatılamayan bir koruma sağlar. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak Bakırköy/İstanbul’daki büromuzdan; üretici şirketlere, Ar-Ge birimlerine, mühendislere ve buluş sahipliği ya da bedel uyuşmazlığı yaşayan çalışanlara hukuki destek veriyoruz.

Patent hakkı ne zaman doğar, neyi korur?

Patent hukukunda üç kavramı birbirinden ayırmak gerekir. Patent isteme hakkı buluşun yapılmasıyla buluş sahibinde doğar. Başvurudan doğan haklar, başvurunun Bültende yayımlanmasıyla geçici bir koruma sağlar. Patentten doğan haklar ise belgenin verilmesiyle kazanılır. Bu ayrım, bir ihlalin hangi tarihten itibaren ileri sürülebileceğini doğrudan belirler.

Patentin sağladığı koruma, tarifname ve resimler ışığında yorumlanan istemlerle çizilir. İstemlerin nasıl kaleme alındığı, korumanın kapsamını başvuru anında sabitleyen en kritik unsurdur; dar yazılmış bir istem seti, buluşun teknik değerini karşılamayan bir koruma ile sonuçlanır.

Koruma süresi: Patentte koruma başvuru tarihinden itibaren yirmi yıldır ve uzatılamaz. Faydalı modelde bu süre on yıldır. Koruma boyunca yıllık ücretlerin ödenmesi zorunludur; ödenmemesi hakkın sona ermesine yol açar. Süre sonunda buluş serbest hâle gelir ve herkes tarafından kullanılabilir.

Patentlenebilirlik şartları

Bir buluşun patentle korunabilmesi için üç şart birlikte aranır. Buluş yeni olmalı, buluş basamağı içermeli ve sanayiye uygulanabilir olmalıdır.

Yenilik değerlendirmesinde ölçü tekniğin bilinen durumudur ve bu ölçü küreseldir: başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde yazılı, sözlü veya kullanım yoluyla kamuya açıklanmış her bilgi yeniliği ortadan kaldırır. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, buluşun bir fuarda tanıtılması, bir makalede yayımlanması veya müşteriye sunulması gibi başvuru sahibinin kendi açıklamalarıdır. Bu tür açıklamalar için sınırlı bir hoşgörü süresi öngörülmüştür; ancak bu sürenin varlığına güvenerek başvuruyu ertelemek risklidir.

Buluş basamağı, buluşun ilgili teknik alandaki uzman tarafından tekniğin bilinen durumundan aşikâr biçimde çıkarılamaması anlamına gelir. Değerlendirmede birden fazla önceki belgenin birleştirilip birleştirilemeyeceği, uzmanın bu birleştirmeye yönelme sebebi bulunup bulunmadığı tartışılır. Bu şart, patenti faydalı modelden ayıran temel kriterdir; faydalı model korumasında buluş basamağı aranmaz.

Patent verilemeyecek konular

Kanun, bazı konuların “sadece kendisinin” patent korumasının dışında olduğunu belirtir. Keşifler, bilimsel teoriler, matematiksel yöntemler, zihni faaliyet ve iş yöntemleri, bilgisayar programları, estetik nitelikteki mahsuller ve bilginin sunumu bu kapsamdadır.

Buradaki “sadece” kaydı belirleyicidir. Bir bilgisayar programı, bu niteliğiyle patentlenemez; ancak yazılımla bütünleşik çalışan ve teknik bir sorunu teknik araçlarla çözen bir buluş bakımından değerlendirme farklılaşabilir. Yazılım ağırlıklı projelerde hangi korumanın işletileceği, ürünün teknik yapısına göre baştan planlanmalıdır: telif koruması kaynak kodunu kendiliğinden korurken, teknik çözümün korunması ancak patentle mümkün olur.

Ayrıca kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı buluşlar, insan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis ve tedavi yöntemleri ile esas olarak biyolojik işlemler patent korumasının tamamen dışındadır. Tedavi yöntemleri patentlenemezken, bu yöntemlerde kullanılan ürün, madde ve terkiplerin patentlenebilmesi mümkündür; ilaç sektöründe bu ayrım stratejik önem taşır.

Başvuru, araştırma ve inceleme süreci

Patent süreci marka tescilinden yapısal olarak farklıdır ve çok daha uzun sürer. Şekli incelemenin ardından, süresi içinde araştırma talebinde bulunulması gerekir; bu talep yapılmazsa başvuru geri çekilmiş sayılır. Araştırma raporu tekniğin bilinen durumunu ortaya koyar ve buluşun patentlenebilirliği hakkında ilk göstergeyi verir.

Araştırma raporunun yayımından sonra başvuru sahibi rapora itiraz edebilir, üçüncü kişiler görüş bildirebilir. İnceleme aşamasında Kurum, başvurunun kanuna uygunluğunu esastan değerlendirir. İnceleme raporunun olumsuz olması hâlinde başvuru sahibine görüş bildirme ve buluşun kapsamını aşmamak kaydıyla değişiklik yapma imkânı tanınır. Bu bildirimler tekrarlanabildiği için sürecin belgeye ulaşması pratikte yıllar alabilir.

Patentin verilmesi kararının Bültende yayımlanmasından sonra üçüncü kişiler için ayrıca bir itiraz süresi işler. Bu aşamada yapılan itirazın kabulü, patentin hükümsüz kılınması veya değiştirilmiş hâliyle devamı sonucunu doğurabilir. Bu nedenle rakip patent başvurularının izlenmesi, sonradan açılacak hükümsüzlük davasına göre çok daha hızlı ve düşük maliyetli bir savunma imkânı sunar.

Patent isteme hakkı ve gasp davaları

Patent isteme hakkı gerçek buluş sahibine veya haleflerine aittir. Başvurunun gerçek hak sahibi olmayan bir kişi tarafından yapılmış olması hâlinde iki dava tipi devreye girer: başvuru henüz belgeye bağlanmamışsa başvurunun gaspı, patent verilmişse patentin gaspı davası. Dava sürerken patent verilirse, başvurunun gaspı davası kendiliğinden patentin gaspı davasına dönüşür.

Bu davada gerçek hak sahibi, patentin kendisine devredilmesini talep eder. Buluşu başvuru sahibiyle birlikte gerçekleştirdiğini ileri süren kişi ise tam devir yerine ortak hak sahipliği tanınmasını isteyebilir. Dava sonuçlanana kadar başvuru, davacının rızası olmadan geri çekilemez; bu kural davacının hakkını süreç boyunca korur.

Gerçek hak sahibi sicile kaydedilmeden önce patenti iyiniyetle kullanmaya başlamış veya kullanım için ciddi hazırlıklar yapmış olan kişiye, sınırlı bir koruma tanınmıştır: belirli bir süre içinde talep etmesi hâlinde gerçek hak sahibinden inhisari olmayan bir lisans verilmesini isteyebilir. Bu talebin süresi kısa olduğundan, gasp davasını takip eden dönemde hızlı hareket edilmesi gerekir.

Çalışan buluşları ve bedel uyuşmazlıkları

Uygulamada patent alanının en sık uyuşmazlık doğuran başlığı çalışan buluşlarıdır. Kanun ikili bir ayrım yapar. Çalışanın işletmede yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya da büyük ölçüde işletmenin deneyim ve çalışmalarına dayanarak yaptığı buluşlar hizmet buluşudur; bunun dışındaki buluşlar serbest buluştur.

Hizmet buluşunda çalışanın, buluşu gecikmeksizin işverene bildirme yükümlülüğü vardır. Bildirimde buluşun teknik içeriğinin yanı sıra alınan talimatlar, yararlanılan işletme deneyimi, diğer çalışanların katkıları ve çalışanın kendi katkı payı da gösterilmelidir. İşveren bu bildirim üzerine tam veya kısmi hak talebinde bulunabilir; süresi içinde talepte bulunmaması hâlinde buluş serbest buluş niteliği kazanır.

İşverenin hak talep etmesi hâlinde çalışanın makul bedel isteme hakkı doğar. Bedelin hesabında buluşun ekonomik değeri, işletmeye sağladığı katkı, çalışanın işletmedeki konumu ve tarafların katkı payları birlikte değerlendirilir; bu değerlendirme çoğu zaman ayrıntılı bir bilirkişi incelemesini gerektirir. Taraflar bedelde anlaşamazsa uyuşmazlık tahkim yoluyla çözülür.

Serbest buluşlarda dahi çalışanın bildirim yükümlülüğü devam eder ve buluş işverenin faaliyet alanına giriyorsa işverene öncelikli teklif hakkı tanınır. Yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilen buluşlar için ise ayrı bir rejim öngörülmüştür; buluşun bildirilmesi, kurumun hak sahipliği talebi ve buluş sahibine gelirden pay verilmesi bu rejimin temel unsurlarıdır.

Patentin hükümsüzlüğü davası

Patentin, verilme şartlarını taşımadığı gerekçesiyle geçersiz kılınması hükümsüzlük davasıyla sağlanır. Karar geçmişe etkilidir; koruma hiç doğmamış sayılır. Bu geriye etki, hükümsüzlükten önce kesinleşmiş ve uygulanmış tecavüz kararları ile yapılmış ve uygulanmış sözleşmeleri kural olarak etkilemez. Ancak patent sahibinin ağır ihmali veya kötü niyeti varsa bu istisnalar uygulanmaz.

Patentte hükümsüzlük istem bazlı işler. Hükümsüzlük nedeni patentin yalnızca bir bölümüne ilişkinse, sadece o istem veya istemler iptal edilir; bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemez. Bağımsız istemin hükümsüz kılınması hâlinde ona bağımlı istemlerin her biri, patentlenebilirlik şartlarını taşıyıp taşımadığı bakımından ayrı ayrı değerlendirilir.

Dava, koruma süresi boyunca veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde, sicilde patent sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılır. Koruma süresi dolduktan sonra da dava açılabilmesi, geçmiş dönem ihlalleri nedeniyle açılmış tazminat davalarına karşı savunma yapılabilmesini sağlar.

Patent hakkına tecavüz ve ispat yükü

Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretmek, taklit suretiyle üretildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde bu ürünleri satmak, dağıtmak, ithal etmek veya ticari amaçla elde bulundurmak ile lisansla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya devretmek tecavüz sayılır.

Tecavüz değerlendirmesinde bilirkişi, patentin istemleri ile iddia edilen ihlalci ürünü karşılaştırır. Burada belirleyici olan, istemlerdeki zorunlu unsurların tamamının ihlalci üründe doğrudan veya işlevsel olarak eşdeğer biçimde bulunup bulunmadığıdır. Bir unsurun eşdeğeriyle değiştirilmiş olması, tek başına tecavüzü ortadan kaldırmaz.

Usul patentleri bakımından kanun, ispat yükünü tersine çeviren özel bir kural getirmiştir. Patent konusu usulle elde edilen ürün yeniyse, patent sahibinin izni olmadan üretilen aynı her ürünün patentli usulle elde edildiği kabul edilir ve aksini ispat yükü davalıya geçer. Ancak bu kuralın işleyebilmesi için davacının önce ürünlerin ayniyetini ispatlaması gerekir. Mahkeme, davalının üretim ve işletme sırlarının korunmasındaki haklı menfaatini de gözetir.

Cezai koruma yoktur: Marka hakkına tecavüz Sınai Mülkiyet Kanunu’nda suç olarak düzenlenmiş olmasına karşın, patent ve faydalı model hakkına tecavüz için ayrı bir suç düzenlemesi bulunmaz. Bu nedenle patent ihlallerinde ceza şikâyeti yolu kapalıdır; koruma yalnızca hukuk davalarıyla sağlanır. Bu fark, dosyanın en baştan buna göre kurgulanmasını gerektirir.

Tazminat talepleri

Patent hakkına tecavüzde maddi zarar, fiili kayıp ile yoksun kalınan kazançtan oluşur. Yoksun kalınan kazanç üç yöntemden biriyle hesaplanır: tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir, tecavüz edenin elde ettiği net kazanç veya buluşun lisans sözleşmesiyle hukuka uygun kullanılması hâlinde ödenmesi gerekecek lisans bedeli.

Yöntemlerden birinin dava dilekçesinde seçilmesi zorunludur ve güncel Yargıtay yaklaşımı, seçilen yöntemin sonradan ıslah yoluyla değiştirilmesine izin vermemektedir. Patent uyuşmazlıklarında lisans bedeli yöntemi, teknoloji lisanslamasında emsal sözleşmelere ulaşılabildiği ölçüde ispat kolaylığı sağlar; buna karşılık tecavüz edenin net kazancı yöntemi, ihlalin hacimli olduğu dosyalarda daha yüksek tazminata ulaşma imkânı verir.

Maddi tazminatın yanında manevi tazminat ve şartları varsa itibar tazminatı da talep edilebilir. Ayrıca dava açmadan önce delil tespiti istenebileceği gibi, açılmış davada zarar miktarının belirlenebilmesi için hakkın kullanımına ilişkin belgelerin karşı tarafça mahkemeye sunulması da talep edilebilir.

Patent hakkının sınırları ve önceki kullanım hakkı

Patent sahibinin yasaklama yetkisi mutlak değildir. Sınai veya ticari amaç taşımayan ve özel maksatla sınırlı fiiller, patent konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller ve eczanelerde reçeteye dayalı olarak seri üretim olmaksızın hazırlanan ilaçlar bu yetkinin dışındadır.

İlaç sektörü bakımından özel önem taşıyan bir istisna, ruhsatlandırma amaçlı deneme fiilleridir. Jenerik ilaç üreticisinin ruhsat başvurusu için yürüttüğü test ve çalışmalar, patent hakkına tecavüz oluşturmaz. Bu istisna, patent süresinin dolmasıyla birlikte jenerik ürünün piyasaya hazır olmasını mümkün kılar.

Önceki kullanım hakkı da pratikte güçlü bir savunmadır. Başvuru tarihinden önce buluşu iyiniyetle kullanmakta olan veya kullanım için ciddi hazırlıklar yapmış olan kişi, sonraki patent sahibine karşı kullanımını sürdürebilir. Ancak bu hak işletmenin makul ihtiyaçlarıyla sınırlıdır, lisans verilerek genişletilemez ve yalnızca işletmeyle birlikte devredilebilir.

Hakkın tükenmesi ilkesi de sınırlardan biridir: patent sahibi tarafından veya onun izniyle piyasaya sunulan ürünlerle ilgili fiiller, koruma kapsamının dışında kalır.

Zorunlu lisans

Zorunlu lisans, patent sahibinin rızası olmaksızın buluşun kullanılmasına izin veren istisnai bir kurumdur. Buluşun kullanılmaması, patent konuları arasındaki bağımlılık, kamu yararı, kamu sağlığı sorunları nedeniyle eczacılık ürünlerinin ihracatı, ıslahçının önceki bir patente tecavüz etmeden yeni bitki çeşidi geliştirememesi ve patent sahibinin rekabeti engelleyici davranışları zorunlu lisans hâlleridir.

Kullanmama nedeniyle zorunlu lisansta, patentin verilmesinden ve başvuru tarihinden itibaren işleyen sürelerden geç sona eren dolduktan sonra ilgili herkes talepte bulunabilir. Patent sahibinin savunması, kullanımın pazar şartları ve kendi kontrolü dışındaki koşullar nedeniyle gerçekleşemediğini ortaya koymaya dayanır; ruhsatlandırma süreçleri ve standartlara uygunluk gereklilikleri bu kapsamda değerlendirilebilir.

Zorunlu lisans hiçbir hâlde bedelsiz değildir. Patent sahibine, patentin ekonomik değeri göz önüne alınarak belirlenecek bir bedel ödenir. Bu bedelin, rızai bir lisans sözleşmesinde oluşacak ticari bedelin altında kalmaması gerektiği kabul edilir.

Patent devri ve lisans sözleşmeleri

Patent hakkı devredilebilir, lisans konusu yapılabilir, rehnedilebilir ve haczedilebilir. Devir sözleşmesinin yazılı olması ve noter tarafından onaylanması zorunludur; lisans sözleşmesinde yazılı şekil yeterlidir. Sicile kayıt bu işlemlerin geçerliliği için değil, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için önem taşır.

Lisansın inhisari olup olmaması dava açma yetkisi bakımından belirleyicidir. İnhisari lisans sahibi, aksi kararlaştırılmadıkça hak sahibinin açabileceği davaları kendi adına açabilir. İnhisari olmayan lisans sahibinin dava açması ise hak sahibine bildirimde bulunması ve hak sahibinin belirli bir süre içinde dava açmaması şartına bağlıdır. Teknoloji lisanslamasında, alan, bölge, süre, asgari kullanım garantisi, raporlama ve denetim hükümlerinin yanı sıra bu dava yetkisinin de sözleşmede açıkça düzenlenmesi gerekir.

Uluslararası patent koruması

Patent koruması ülkeseldir; Türkiye’de alınan bir patent yurt dışında kendiliğinden geçerli olmaz. Uluslararası korumada iki temel yol vardır.

Patent İşbirliği Antlaşması sistemi, tek bir uluslararası başvuruyla çok sayıda ülkede işlem başlatma imkânı verir. Ancak bu sistem tek başına bir tescil sağlamaz; başvuru sahibine ulusal veya bölgesel aşamaya geçiş için ek süre kazandıran, karar vermeyi kolaylaştıran prosedürel bir çerçevedir. Nihai karar, seçilen her ülkenin kendi mevzuatına göre verilir.

Avrupa Patent Sözleşmesi kapsamında alınan patent ise üye ülkelerde otomatik olarak geçerli olmaz. Türkiye’de hüküm doğurması için süresi içinde geçerli kılma işlemlerinin tamamlanması gerekir. Bu süre kaçırıldığında patent Türkiye bakımından korumasız kalır; uygulamada en sık karşılaşılan ve telafisi güç hatalardan biri budur.

Gizli patent

Millî güvenlik bakımından önem taşıyan buluşlar hakkında gizlilik kararı alınabilir. Bu durumda buluş normal patent sürecinin dışına çıkarılır ve buluş sahibinin buluşu serbestçe kullanma ve yurt dışında koruma sağlama imkânı sınırlanır.

Gizlilik kararı, buluş sahibini karşılıksız bırakmaz. Buluşunu serbestçe kullanabilseydi elde edebileceği gelir esas alınarak tazminat talep edilebilir. Buluş sahibi ayrıca, buluşunu kısmen veya tamamen kullanmak üzere izin talebinde bulunabilir. Savunma sanayii ve kritik teknoloji alanlarında çalışan işletmeler bakımından bu rejimin baştan bilinmesi, Ar-Ge yatırımının planlanması açısından önemlidir.

Görevli ve yetkili mahkeme

Patent uyuşmazlıklarında görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir; bu mahkemelerin kurulmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemeleri bu sıfatla görev yapar. Türk Patent ve Marka Kurumu kararlarına karşı açılacak davalarda Ankara mahkemeleri kesin yetkilidir.

Hak sahibi, üçüncü kişilere karşı açacağı davalarda kendi yerleşim yeri, fiilin gerçekleştiği yer veya fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi arasında seçim yapabilir. Patent davaları mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat talepleri bakımından arabuluculuk dava şartıdır. Uyuşmazlığınız faydalı model, tasarım veya marka boyutu da taşıyorsa fikri mülkiyet hakkına tecavüz davası avukatı sayfamızdan diğer çalışma alanlarımıza ulaşabilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

Patent avukatı hangi işlemleri yürütür?

Patent başvuru ve itiraz süreçlerinin takibi, Kurum kararlarına karşı iptal davaları, hükümsüzlük davaları, patent hakkına tecavüz ve tazminat davaları, buluş sahipliği ve gasp uyuşmazlıkları, çalışan buluşlarında bedel talepleri, zorunlu lisans süreçleri ile lisans ve devir sözleşmelerinin hazırlanması yürütülür.

Patent koruma süresi ne kadardır ve uzatılabilir mi?

Patentte koruma başvuru tarihinden itibaren yirmi yıldır ve uzatılamaz; koruma boyunca yıllık ücretlerin ödenmesi zorunludur, ödenmemesi hakkın sona ermesine yol açar.

Buluşumu fuarda tanıttım, hâlâ patent alabilir miyim?

Başvuru sahibinin kendi açıklamaları için sınırlı bir hoşgörü süresi öngörülmüştür, ancak bu süre kısa olduğundan tanıtımdan sonra vakit kaybetmeden başvuru yapılması gerekir; sürenin geçmesi hâlinde buluş yenilik unsurunu kaybeder.

Yazılım patentlenebilir mi?

Bilgisayar programları bu nitelikleriyle patent korumasının dışında tutulmuştur, ancak yazılımla bütünleşik çalışan ve teknik bir sorunu teknik araçlarla çözen buluşlar bakımından değerlendirme farklılaşabilir; yazılımın kaynak kodu ise ayrıca telif hakkıyla korunur.

Patent ile faydalı model arasındaki fark nedir?

Faydalı modelde buluş basamağı şartı aranmaz, koruma süresi on yıldır ve uzatılamaz; ayrıca kimyasal ve biyolojik maddeler ile usuller faydalı model korumasından yararlanamaz.

Patent hakkına tecavüz suç oluşturur mu?

Hayır, Sınai Mülkiyet Kanunu’nda patent ve faydalı model hakkına tecavüz için ayrı bir suç düzenlemesi bulunmadığından ceza şikâyeti yolu kapalıdır; koruma yalnızca hukuk davalarıyla sağlanır.

Usul patentinde ihlali nasıl ispatlarım?

Patent konusu usulle elde edilen ürün yeniyse, izinsiz üretilen aynı ürünün patentli usulle elde edildiği kabul edilir ve aksini ispat yükü davalıya geçer; ancak bu kuralın işleyebilmesi için davacının önce ürünlerin ayniyetini ispatlaması gerekir.

Çalışanımın geliştirdiği buluş kime aittir?

Çalışanın yükümlü olduğu faaliyeti gereği veya büyük ölçüde işletmenin deneyim ve çalışmalarına dayanarak yaptığı buluş hizmet buluşudur ve işveren hak talebinde bulunabilir; bu durumda çalışanın makul bedel isteme hakkı doğar.

Hizmet buluşunda çalışana ödenecek bedel nasıl belirlenir?

Buluşun ekonomik değeri, işletmeye sağladığı katkı, çalışanın konumu ve tarafların katkı payları birlikte değerlendirilir; taraflar anlaşamazsa uyuşmazlık tahkim yoluyla çözülür.

Patent hükümsüzlüğü davası ne zamana kadar açılabilir?

Dava, koruma süresi boyunca veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde, sicilde patent sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılabilir.

Patentin sadece bir kısmı hükümsüz kılınabilir mi?

Evet, hükümsüzlük nedeni patentin bir bölümüne ilişkinse yalnızca o istem veya istemler iptal edilir, ancak bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemez.

Zorunlu lisansta patent sahibine bedel ödenir mi?

Evet, tüm zorunlu lisans hâllerinde patent sahibine patentin ekonomik değeri göz önüne alınarak belirlenecek bir bedel ödenir; bu bedelin rızai bir lisans sözleşmesindeki ticari bedelin altında kalmaması esastır.

Patenti başkası adına tescil edilmiş buluşumu geri alabilir miyim?

Gerçek hak sahibi olduğunu ileri süren kişi, başvuru aşamasında başvurunun gaspı, patent verilmişse patentin gaspı davasıyla hakkın kendisine devredilmesini talep edebilir; dava sürerken patent verilirse dava kendiliğinden patentin gaspı davasına dönüşür.

Patent başvurusu yayımlandıktan sonra ihlale karşı dava açılabilir mi?

Evet, başvurunun Bültende yayımlanmasından itibaren başvuru sahibi buluşa yönelik tecavüzler nedeniyle dava açmaya yetkilidir; tecavüz eden başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse yayımın gerçekleşmiş olması dahi aranmaz.

Yurt dışında patent koruması nasıl sağlanır?

Patent İşbirliği Antlaşması sistemiyle tek başvurudan çok sayıda ülkede işlem başlatılabilir veya Avrupa Patent Sözleşmesi yolu kullanılabilir; her iki hâlde de koruma nihai olarak seçilen ülkelerin kendi mevzuatına göre doğar ve Avrupa patentinin Türkiye’de hüküm doğurması için süresi içinde geçerli kılma işlemleri tamamlanmalıdır.

Patent davalarında bilirkişi incelemesi zorunlu mudur?

Uyuşmazlığın teknik niteliği nedeniyle uygulamada bilirkişi incelemesi hemen her dosyada gündeme gelir; istemlerin yorumlanması ve ihlalci ürünle karşılaştırılması bu incelemenin merkezinde yer alır.

Sonuç

Patent uyuşmazlıklarında dosyanın kaderini çoğu zaman başvuru anında verilmiş kararlar belirler. İstemlerin nasıl yazıldığı, buluşun başvurudan önce açıklanıp açıklanmadığı, çalışanla işveren arasındaki bildirim ve hak talebi sürecinin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği ve Avrupa patentinin Türkiye’de geçerli kılınıp kılınmadığı gibi noktalar, yıllar sonra açılan davada belirleyici hâle gelir. Patentinizin ihlal edildiğini düşünüyorsanız, size bir ihlal iddiası yöneltildiyse ya da bir hizmet buluşu bakımından bedel uyuşmazlığı yaşıyorsanız, üretimi durdurmadan ve karşı tarafa cevap vermeden önce hukuki durumunuzu değerlendirmeniz yerinde olur. Büromuzla iletişime geçerek dosyanızı görüşebilirsiniz.

Av. Mehmet Sarıoğlu tarafından hazırlanmış; Av. Fatih Sefer tarafından incelenip yayına uygun bulunmuştur.

Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul