İlk Defa Uyuşturucudan Yakalanma: Ne Olur, Sicile İşler mi?

İlk defa uyuşturucudan yakalanan kişi hakkında dava açılmaz; savcı TCK 191/2 uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar vermek ve en az bir yıl denetimli serbestlik uygulamak zorundadır. Kişi bu beş yılı ihlalsiz geçirirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir, dosya kapanır ve adli sicil kaydına bir şey işlenmez. Erteleme süresinde tekrar madde kullanır, bulundurur veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ederse ilk eylem için kamu davası açılır. Ancak bu sonuçların hiçbiri, erteleme kararı usulüne uygun tebliğ edilip kesinleşmeden doğmaz. Bu rehberde ilk defa uyuşturucudan yakalanma sonrasında yaşanacak süreci; tebligattan ihlale, sicilden zamanaşımına kadar güncel Yargıtay kararlarıyla adım adım anlatıyoruz.

İlk Defa Uyuşturucudan Yakalanmada Hangi Kanun Hükümleri Uygulanır?

TCK Madde 191 (ilgili fıkralar)

(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.

(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir.

(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.

(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.

(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.

(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.

CMK Madde 171 (ilgili fıkralar)

(2) (…) Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.

(4) (…) Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.

(5) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

Değişiklik notu (Ekim 2026 itibarıyla): Zorunlu erteleme sistemi 6545 sayılı Kanunla (RG 28.06.2014) getirildi. 7445 sayılı Kanunla (RG 05.04.2023) kararın kolluğa bildirilmesi, denetimli serbestliğin altışar aylık sürelerle iki yıla kadar uzatılabilmesi ve yılda en az iki test zorunluluğu eklendi. Denetimli serbestliğin infazı, 10.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre yürütülmektedir.

Hükümlerin kanun içindeki yeri için TCK m.191’in yer aldığı Türk Ceza Kanunu tam metni ve kamu davasının ertelenmesini düzenleyen CMK sayfalarımıza bakabilirsiniz →

İlk Defa Uyuşturucudan Yakalanınca Ne Olur?

Kullanmak için uyuşturucu satın alan, bulunduran veya kullanan kişi hakkında soruşturma başlar; kişinin ifadesi alınır, ele geçen madde incelemeye gönderilir, gerekirse kan veya idrar örneği alınır. Soruşturmanın sonunda savcı, delil yeterliyse dava açmaz; TCK 191/2 uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını erteler. Bu karar için CMK 171’deki genel şartlar (sabıkasızlık, zararın giderilmesi, kanaat) aranmaz; kanuni bir zorunluluktur. Kişinin geçmişte başka bir suçtan sabıkası olması da erteleme kararına engel değildir.

Yargıtay bu kararı bir kovuşturma şartı saymaktadır. Erteleme kararı verilmeden doğrudan dava açılmışsa mahkeme yargılamaya devam edip mahkûmiyet kuramaz; CMK 223/8 uyarınca durma kararı vererek dosyayı erteleme kararı verilmek üzere savcılığa göndermelidir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/8975, K. 2026/1391, T. 10.02.2026). Suçun unsurları, cezası ve ticaretle sınırı için uyuşturucu kullanma suçu ve cezası makalemize bakabilirsiniz.

Beş Yıllık Sürecin Aşamaları Nelerdir?

AşamaNe olur?Dikkat edilecek nokta
1. Soruşturmaİfade, madde incelemesi, gerekirse tahlilTahlil için CMK 75 kararı; arama ve el koymanın hukuka uygunluğu
2. Erteleme kararıSavcı beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını ertelerKararda uyarı, itiraz süresi ve mercii yazılmalı
3. TebliğKarar önce bilinen adrese, olmazsa adres kayıt sistemindeki adrese tebliğ edilirDoğrudan MERNİS adresine tebliğ usulsüzdür
4. Kesinleşme15 günlük itiraz süresi geçer veya itiraz reddedilirBeş yıllık süre ancak bu andan itibaren işler
5. Denetimli serbestlikEn az 1 yıl denetim; program, görüşme, gerekirse tedavi; yılda en az 2 testÇağrı yazısına 10 gün içinde başvurulmalı
6. Sonuçİhlal yoksa kovuşturmaya yer olmadığı kararı; ihlal varsa kamu davasıİhlal, kesinleşmeden sonra gerçekleşmiş olmalı

Erteleme Kararı Nasıl Tebliğ Edilmeli?

Tebligat Kanunu iki aşamalı bir sistem öngörür: tebligat önce kişinin bilinen en son adresine (örneğin ifadesinde bildirdiği adrese) normal usulle çıkarılır; bu tebligat yapılamazsa, ancak o zaman adres kayıt sistemindeki adrese ve “21/2’ye göre tebliğ” şerhiyle tebligat yapılabilir. Yargıtay, erteleme kararının bu sıraya uyulmadan doğrudan MERNİS adresine tebliğ edilmesini usulsüz saymaktadır. Bu durumda karar kesinleşmez, denetimli serbestliğin infazına başlanamaz, beş yıllık süre işlemeye başlamaz ve yükümlülük ihlalinden söz edilemez (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/247, K. 2025/7736, T. 08.09.2025; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/3895, K. 2023/10620, T. 06.12.2023).

Kişinin kararı bir şekilde öğrenmiş olması da sonucu değiştirmez; usulsüz tebliğ edilen karar, şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kesinleşmiş sayılmaz. Aynı kural denetimli serbestlik müdürlüğünün çağrı yazılarının tebliği için de geçerlidir; bunlar da doğrudan MERNİS adresine muhtara bırakılmışsa usulsüzdür ve ısrar şartı oluşmaz (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/753, K. 2025/3999, T. 08.04.2025). İfadesinde bir adres bildiren kişiye karar o adres yerine doğrudan MERNİS adresinde kardeşine tebliğ edildiğinde de tebliğ usulsüz bulunmuştur (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/17597, K. 2023/752, T. 07.02.2023).

Erteleme Kararına İtiraz Edilebilir mi?

Evet. CMK 171/2 uyarınca şüpheli, erteleme kararına CMK 173 hükümlerine göre tebliğden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. Erteleme kararı bir mahkûmiyet değildir ama kişiye beş yıl boyunca yükümlülük getirir; bu yüzden ele geçen madde kişiye ait değilse, arama hukuka aykırıysa veya tahlil kararsız alınmışsa itiraz edilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararı istenebilir.

Kararda itiraz hakkının, süresinin ve merciinin açıkça gösterilmesi zorunludur. Anayasa m.40/2 ve CMK 171-173 uyarınca kanun yolu, mercii, başvuru şekli ve süresi ilgiliyi yanıltmayacak şekilde yazılmalıdır. İtiraz merciinin gösterilip sürenin gösterilmediği bir kararda dahi, karar usulüne uygun tebliğ edilmiş olsa bile kesinleşmemiş sayılmıştır (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/3129, K. 2024/16585, T. 18.03.2024). Süre ve merciin hiç gösterilmediği kararlar için de aynı sonuca varılmaktadır (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/14924, K. 2024/38, T. 08.01.2024; Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/13657, K. 2026/2226, T. 17.02.2026).

Erteleme Kararı Kesinleşmeden Beş Yıllık Süre Başlar mı?

Hayır. Beş yıllık erteleme süresi ve denetimli serbestlik, ancak kararın usulüne uygun tebliğ edilip kesinleşmesinden sonra başlar. Bunun pratik sonucu çok büyüktür: kesinleşmeden önce gerçekleşen yeni bir kullanım veya bulundurma ihlal sayılamaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm kullanma ve bulundurma eylemleri tek suç kabul edilir; ancak kesinleşmeden sonraki ilk eylem ihlal sebebi olur (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/13082, K. 2024/8605, T. 12.11.2024).

Tebligat veya kanun yolu bildirimi usulsüzse ve buna rağmen “ihlal” gerekçesiyle dava açılmışsa, mahkemenin yapması gereken mahkûmiyet değil, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı vermek ve kararın usulüne uygun tebliği için dosyayı savcılığa göndermektir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/11178, K. 2025/9192, T. 25.11.2025).

Denetimli Serbestlikte Neler Yapılır?

Erteleme kararı kesinleşince dosya denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilir. Müdürlük kişiye bir çağrı yazısı tebliğ eder ve kişinin belirtilen süre içinde (uygulamada 10 gün) müdürlüğe başvurması beklenir. Başvurudan sonra kişinin risk ve ihtiyaçlarına göre bir denetim planı hazırlanır: bireysel görüşmeler, grup çalışmaları veya seminerler, gerekiyorsa bir sağlık kuruluşunda tedavi. Kanun, savcının yılda en az iki kez test için kişinin ilgili kuruma sevkine karar vermesini zorunlu tutar.

Denetim süresi en az bir yıldır; müdürlüğün teklifi veya savcının kararıyla altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Denetim süresi sona erse bile kişi beş yıllık erteleme süresi bitene kadar tekrar madde kullanmamak ve bulundurmamakla yükümlüdür. Kişi görüşmeye katılamadığı bir gün için mazeret bildirirse, müdürlük bu mazereti kabul edip ihlal işlemi yapmayabilir; Yargıtay incelediği bir dosyada mazeret kabulünü süreç içinde olağan bir uygulama olarak değerlendirmiştir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/406, K. 2024/16065, T. 04.03.2024). Bu yüzden katılınamayan her randevu için belgeli mazeret sunulması önemlidir.

“Yükümlülüklere Uymamakta Israr” Ne Demektir?

Tek bir randevunun kaçırılması ısrar sayılmaz. Israrın oluşup oluşmadığı, dosyanın kapatıldığı tarihe göre farklı kurallarla belirlenir:

  • 10.11.2021’den sonra kapatılan dosyalar: Çağrı yazısına rağmen müdürlüğe hiç başvurmayan kişiye uyarılı ikinci bir çağrı yazısı tebliğ edilir; buna da 10 gün içinde başvurulmazsa dosya kapatılır ve ısrar gerçekleşmiş sayılır. Kişi müdürlüğe başvurup denetime başlamışsa, yükümlülüğün bir yıl içinde üç kez ihlal edilmesi ısrar sayılır; ikinci uyarıdan sonra üçüncü ihlal tespit edilirse dosya kapatılır (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/3547, K. 2025/9115, T. 30.09.2025).
  • Bu tarihten önce kapatılan dosyalar: Çağrıya uymayan kişiye ısrar uyarısını içeren ikinci bir tebligat yapılması gerekir; denetime başladıktan sonra uyarılıp tekrar yükümlülüklerini yerine getiren kişi yeniden ihlalde bulunursa, ısrar için bir uyarı daha yapılmalıdır (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16479, K. 2025/1523, T. 17.02.2025; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16457, K. 2025/1248, T. 10.02.2025).

Hangi dönemde olursa olsun, ilk çağrıya uymayan kişiye ikinci uyarı yapılmadan dosyanın kapatılması ısrar şartını karşılamaz (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/4211, K. 2025/10309, T. 21.10.2025). Israr şartı gerçekleşmeden açılan davada mahkeme durma kararı verip denetimli serbestliğin infazının devamını sağlamalıdır. Mazeretler, tebligat hataları ve ihlal davasında verilecek kararlar için uyuşturucu denetimli serbestlik ihlali yazımıza bakabilirsiniz.

Test Pozitif Çıkarsa Ne Olur?

Erteleme süresinde yeniden madde kullanmak 191/4-c uyarınca ihlal sebebidir ve test sonucu bunun en sık kullanılan delilidir. Ancak pozitif bir sonucun ihlal sayılabilmesi için iki şart vardır. Birincisi, tespit edilen maddenin hukuken uyuşturucu veya uyarıcı madde kapsamında olması gerekir. Yargıtay, denetim sırasındaki idrar testinde “barbitürat” çıkması üzerine açılan davada, bu maddenin suç tarihinde uyuşturucu kapsamında olup olmadığına dair Adli Tıp Kurumu raporu alınmadan hüküm kurulmasını eksik araştırma saymıştır (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/9063, K. 2022/4507, T. 07.04.2022). Reçeteyle kullanılan ilaçların testlerde bazı maddeleri pozitif gösterebileceği de bu nedenle mutlaka bildirilmelidir. Testin hangi kararla alınması gerektiği ve sonucun değerlendirilmesi için uyuşturucu testi yazımıza bakabilirsiniz.

İkincisi, kullanımın erteleme kararının kesinleşmesinden sonraya ait olması gerekir. Kesinleşmeye yakın tarihte alınan ilk numunenin pozitif çıkması hâlinde, bu sonucun kesinleşmeden önceki bir kullanımı mı gösterdiği ayrıca tartışılmalıdır; çünkü kesinleşmeden önceki eylemler ihlal değil, ilk suçun parçasıdır. Denetim süresinde kullanıma devam edildiği tahlillerle ortaya konduğunda ise kamu davası açılması ve mahkûmiyet hukuka uygun görülmektedir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/13469, K. 2024/4006, T. 09.05.2024).

Süreç İçinde Tekrar Yakalanırsam Ne Olur?

Erteleme süresinde tekrar madde satın almak, bulundurmak veya kullanmak 191/5 uyarınca ayrı bir soruşturma konusu yapılmaz; ihlal sebebi sayılır ve ilk eylem için kamu davası açılır. Bu dava açıldıktan sonra kişi yeniden yakalanırsa, 191/6 uyarınca artık erteleme kararı verilmez ve savcı doğrudan dava açar.

191/6’nın sınırı önemlidir. Bu fıkra “erteleme kararı yalnızca bir kez verilir” demez; yalnızca ihlal üzerine kamu davası açıldıktan sonraki eylemler için ertelemeyi yasaklar. Bu yüzden ihlal üzerine açılan dava beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararıyla sonuçlanıp kesinleşirse, ilk erteleme kararı hukuki geçerliliğini yitirir ve sonraki eylem için yeniden erteleme kararı verilmesi gerekir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/21331, K. 2025/6101, T. 28.05.2025). İlk erteleme kararının usulsüz tebliğ nedeniyle hiç kesinleşmediği durumlarda da sonraki eylem “erteleme süresinde işlenmiş” sayılamaz.

İlk Defa Uyuşturucudan Yakalanma Sicile İşler mi?

Hayır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi bir mahkûmiyet değildir ve adli sicil kaydına işlenmez. CMK 171/5 uyarınca bu kararlar özel bir sisteme kaydedilir ve yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir. Bu kaydın amacı, kişinin daha önce erteleme kararı alıp almadığının ve sonraki eylemin ihlal mi yeni suç mu olduğunun belirlenmesidir. Beş yıl sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı da sicile işlenmez; e-Devlet’ten alınan adli sicil kaydında görünmez. Ancak kamu görevine atanacaklar hakkında yapılan arşiv araştırmasında bu kayıtlar görülebilir; 7315 sayılı Kanun’un 4/1-ç maddesi CMK 171/5 kapsamındaki kararları açıkça araştırma konusu yapar. Ayrıntılar için uyuşturucu suçu memuriyete engel mi yazımıza bakabilirsiniz.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildikten sonra aynı fiil için kamu davası ancak yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilir ve sulh ceza hâkimliği bu yönde karar verirse açılabilir (CMK m.172/2). Ayrıca erteleme süresi ihlal edilip dava açılırsa ve mahkûmiyet kurulursa, bu kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi gündeme gelir; açıklanan bir mahkûmiyet ise adli sicile işlenir.

Erteleme Süresi Zamanaşımını Durdurur mu?

Evet. TCK 191/9’un yollamasıyla uygulanan CMK 171/4 uyarınca erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kullanma suçunda dava zamanaşımı 8 yıldır ve kesintisiz suç olduğu için maddeye el konulduğu andan itibaren işler. Erteleme kararı kesinleşip beş yıllık süre başladığında zamanaşımı da durur. Bu nedenle “beş yıl geçti, zamanaşımı doldu” savunması erteleme süresi bakımından geçerli değildir. Erteleme kararının hiç kesinleşmediği, örneğin usulsüz tebliğ nedeniyle yıllarca askıda kaldığı dosyalarda ise zamanaşımı hesabı ayrıca yapılmalıdır.

İlk Defa Yakalanan Kişinin Dosyası Ticarete Dönüşebilir mi?

Evet; ilk defa yakalanmak, eylemin otomatik olarak kullanma sayılacağı anlamına gelmez. Ele geçen madde miktarı kullanım sınırının üzerindeyse, çok sayıda eşit paket, hassas terazi veya satışa ilişkin mesajlar varsa savcı erteleme kararı yerine uyuşturucu ticareti iddiasıyla dava açabilir. Bu durumda ceza 10 yıldan başlar ve erteleme imkânı yoktur. Bu yüzden ifade aşamasında maddenin kişisel kullanım için alındığının doğru anlatılması, kullanıcı olunduğunun tahlille desteklenmesi ve miktarın değerlendirilmesi kritik önemdedir. Hangi miktarların kullanım sınırında kabul edildiğini uyuşturucu kişisel kullanım sınırı makalemizde anlattık.

Ayrıca kişi, hakkında soruşturma başlamadan önce resmi makamlara veya bir sağlık kuruluşuna başvurup tedavi isterse TCK 192/4 uyarınca hiç ceza verilmez; maddeyi kimden aldığını resmi makamlar haber almadan bildirip satıcının yakalanmasını kolaylaştırırsa 192/2 uyarınca yine ceza verilmez. Ayrıntılar için uyuşturucuda etkin pişmanlık makalemize bakabilirsiniz.

Suça Sürüklenen Çocuklar İçin Süreç Farklı mıdır?

18 yaşından küçükler için de aynı zorunlu erteleme sistemi uygulanır. Suç tarihinde 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur; 12-15 yaş grubunda ise çocuğun fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılır (yaş küçüklüğü hükümleri). Suça sürüklenen çocuğa CMK 150/2 uyarınca müdafi atanması zorunludur. Denetimli serbestlik programı da çocuğun eğitim hayatı gözetilerek planlanır; tebligat ve çağrı yazılarının çocuğun yasal temsilcisine ve müdafiine de ulaştığının kontrol edilmesi gerekir.

Dosyada Hangi Usul Hataları Aranmalı?

İhlal gerekçesiyle dava açılmış bir dosyada sırasıyla şu sorular sorulmalıdır:

  • Erteleme kararı hiç verilmiş mi, yoksa doğrudan dava mı açılmış?
  • Karar önce bilinen adrese mi, yoksa doğrudan MERNİS adresine mi tebliğ edilmiş?
  • Kararda uyarı, itiraz süresi (15 gün) ve mercii (sulh ceza hâkimliği) yazılı mı?
  • İhlal sayılan eylem, kararın kesinleşme tarihinden sonra mı?
  • Denetimli serbestlik çağrı ve uyarı yazıları usulüne uygun tebliğ edilmiş mi?
  • Israr için gereken ikinci uyarı yapılmış mı, dosyanın kapatıldığı tarihe göre doğru kural uygulanmış mı?
  • Pozitif test sonucundaki madde hukuken uyuşturucu mu, Adli Tıp raporu var mı?
  • Kan veya idrar örneği CMK 75’e uygun kararla mı alınmış?
  • İlk dosyada beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı varsa 191/6’ya rağmen doğrudan dava açılmış mı?

Bu noktalardan birinde eksiklik varsa, mahkemenin mahkûmiyet yerine durma kararı vermesi gerekir. Aramanın ve el koymanın hukuka uygunluğuna ilişkin kontroller için uyuşturucu davasında hukuka aykırı arama makalemize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İlk defa uyuşturucudan yakalanan kişi hapse girer mi?

Hayır; ilk yakalanmada dava açılmaz, savcı beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını ertelemek ve en az bir yıl denetimli serbestlik uygulamak zorundadır, süre ihlalsiz geçerse dosya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanır.

İlk defa uyuşturucudan yakalanmak sabıka kaydına işler mi?

İşlemez; erteleme kararı ve sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı mahkûmiyet olmadığı için adli sicilde ve e-Devlet sorgusunda görünmez; özel bir sisteme kaydedilir ve bu kayıt kamu görevine atanmada yapılan arşiv araştırmasında görülebilir.

Denetimli serbestlik ne kadar sürer?

En az bir yıldır ve altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir; ancak tekrar madde kullanmama yükümlülüğü beş yıllık erteleme süresinin tamamı boyunca devam eder.

Denetimli serbestlikte bir randevuyu kaçırırsam dava açılır mı?

Hayır; tek bir aksama ısrar sayılmaz, uyarı yazısı tebliğ edilmeden dosya kapatılamaz ve 10.11.2021 sonrası dosyalarda denetime başlamış kişi için bir yıl içinde üç ihlal aranır.

Erteleme kararı bana hiç tebliğ edilmediyse ne olur?

Karar kesinleşmemiş sayılır, beş yıllık süre işlemeye başlamaz ve bu arada yapılan eylemler ihlal sayılamaz; buna rağmen dava açılmışsa mahkeme durma kararı vermelidir.

Erteleme kararına itiraz edebilir miyim?

Evet; tebliğden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir, özellikle madde size ait değilse veya arama hukuka aykırıysa kovuşturmaya yer olmadığı kararı istenebilir.

Test pozitif çıkarsa hemen dava açılır mı?

Pozitif sonuç ihlal sebebidir; ancak tespit edilen maddenin hukuken uyuşturucu olması ve kullanımın erteleme kararının kesinleşmesinden sonraya ait olması gerekir, kullanılan ilaçlar mutlaka bildirilmelidir.

Süreç devam ederken tekrar yakalanırsam ikinci kez erteleme alabilir miyim?

Erteleme süresinde yakalanma ihlal sayılır ve ilk eylem için dava açılır; bu dava açıldıktan sonraki eylemler için yeniden erteleme verilmez, ancak ihlal davası beraatle kesinleşirse yeniden erteleme kararı gerekir.

Erteleme süresinde zamanaşımı işler mi?

Hayır; CMK 171/4 uyarınca erteleme süresince zamanaşımı işlemez.

Denetimli serbestlik sürerken yurt dışına çıkabilir miyim?

Erteleme kararı tek başına yurt dışı çıkış yasağı getirmez; böyle bir yasak ancak hâkim kararıyla adli kontrol tedbiri olarak uygulanabilir, ancak yurt dışında bulunduğunuz sürede randevu ve testlere katılamayacağınızı müdürlüğe önceden bildirmeniz gerekir.

Beş yıl dolduktan sonra aynı olay için tekrar dava açılabilir mi?

Kural olarak hayır; kovuşturmaya yer olmadığı kararından sonra dava ancak yeni delil elde edilir ve sulh ceza hâkimliği bu yönde karar verirse açılabilir.

İlk defa yakalanan kişiye ticaret suçundan dava açılabilir mi?

Evet; miktar kullanım sınırını aşıyor, paketleme, terazi veya satış mesajları varsa erteleme yerine ticaret davası açılabilir, bu yüzden ifade aşamasındaki savunma çok önemlidir.

Sonuç

İlk defa uyuşturucudan yakalanan kişi için kanun ikinci bir şans öngörür: dava açılmaz, beş yıl ihlalsiz geçerse dosya kapanır ve sicile bir şey işlenmez. Ancak bu şansın korunması sürecin her adımının doğru işlemesine bağlıdır. Tebligatın sırası, kararda itiraz süresinin yazılması, denetimli serbestlikteki uyarı ve ısrar kuralları, test sonucunun değerlendirilmesi gibi teknik konulardaki bir hata ya kişinin haksız yere yargılanmasına ya da usulsüz bir ihlal kararının fark edilmemesine yol açabilir. Uyuşturucu denetimli serbestlik davası avukatı olarak bu dosyaları tebligattan ihlale kadar her aşamada inceliyoruz; ifade aşamasından itibaren ilk uyuşturucu soruşturmasında ceza avukatı desteği almak, dosyanın ticarete kaymasını ve sürecin baştan yanlış kurulmasını önler.

Bu makale Av. Fatih Sefer tarafından hazırlanmıştır.

Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul