İnfaz Hukuku Avukatı | Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik

İnfaz hukuku avukatı, mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra başlayan infaz sürecinde hükümlünün ve tutuklunun haklarını takip eden avukattır. Ceza yargılaması hükmün kesinleşmesiyle bitmez. Hükümlünün cezaevine nasıl teslim olacağı, hangi cezaevinde kalacağı, ne zaman açık cezaevine ayrılacağı, denetimli serbestlikten ve koşullu salıverilmeden hangi tarihte yararlanacağı ve cezaevinde hangi haklara sahip olduğu bu aşamada belirlenir. İnfaz hesabındaki tek bir hata aylarla, çok cezalı dosyalarda yıllarla ölçülen özgürlük kaybına yol açar. Süresinde yapılmayan bir şikâyet ise hakkın tamamen kaybedilmesi demektir. Büromuz, İstanbul Bakırköy’deki ofisinden hükümlü ve yakınlarına infaz hukukunun tüm kurumlarında hukuki destek vermektedir.

İnfaz hukuku nedir, ne zaman başlar?

İnfaz hukuku, kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerinin nasıl yerine getirileceğini düzenleyen hukuk dalıdır. Temel kaynağı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’dur. İnfaz hâkimliğine başvuru usulü 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nda, denetimli serbestlik ise 5402 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. Kanunun açık hükmü gereği mahkûmiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz olunamaz. İnfaz aşaması, istinaf ve temyiz yolları tükendikten veya süresinde başvurulmadığı için karar kesinleştikten sonra başlar.

İnfaz hukukunun temel amacı 5275 sayılı Kanun’un 3. maddesinde tanımlanmıştır: genel ve özel önlemeyi sağlamak, hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak ve hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek. Bu amaç, infaz kurumlarının takdir yetkisini kullanırken bağlı kaldıkları ölçüttür. Hükümlü lehine yorum taleplerinin dayanağını da bu hüküm oluşturur.

Uygulamada en sık yapılan hata, infaz sürecinin “otomatik işleyen teknik bir süreç” sanılmasıdır. Oysa koşullu salıverilme oranı suçun türüne ve çoğu zaman suçun işlendiği tarihe göre değişir. İyi hâl değerlendirmesi idare ve gözlem kurulunun takdirine bağlıdır. Açık cezaevine ayırma, denetimli serbestlik ve infazın ertelenmesi başvurularının her biri ayrı usule ve süreye tabidir. Bu başlıkların tamamında hükümlünün veya yakınının yapabileceği başvurular vardır ve bunların önemli bir kısmı süreye bağlıdır.

İnfaz hukuku, mevzuatı en sık değişen alanlardan biridir. 7499 sayılı Kanun’la infaz hâkimliği kararlarına itiraz süresi iki haftaya çıkarılmıştır. 7550 sayılı Kanun’la ikinci defa tekerrür hâlinde koşullu salıverilme yolu açılmıştır. 7571 sayılı Kanun’la akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin infazı yeniden düzenlenmiş, 7593 sayılı Kanun’la da çocuk hükümlülere ilişkin hükümler değiştirilmiştir. Özel infaz usullerinin kapsamı da genişletilmiştir. 2026’da infazda neler değiştiğini bilmeden yapılan her hesap, yürürlükten kalkmış bir kurala dayanma riski taşır.

İnfaz hukuku avukatı hangi işleri takip eder?

Büromuzun infaz hukuku alanında yürüttüğü başlıca işler şunlardır:

  • Kesinleşen hükmün infaz hesabının çıkarılması, çağrı kâğıdı ve yakalama emri sonrası teslim sürecinin planlanması
  • Koşullu salıverilme tarihinin ve iyi hâl kararının denetlenmesi, geri alma kararlarına itiraz
  • Denetimli serbestlik başvurusu, uyarı ve yükümlülük işlemlerine şikâyet, cezaevine iade kararlarına itiraz
  • Açık cezaevine ayrılma talepleri ve kapalıya iade kararlarına itiraz
  • Müddetnameye itiraz, cezaların toplanması (içtima), mahsup ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin denetimi
  • Hastalık, gebelik veya hükümlünün istemi nedeniyle infazın ertelenmesi, konutta infaz ile hafta sonu ve gece infazı başvuruları
  • Hamile, doğum yapmış ve çocuklu kadın hükümlüler ile çocuk hükümlülerin özel haklarının takibi
  • Disiplin cezalarına, nakil kararlarına, ziyaret, telefon ve mektup kısıtlamalarına karşı infaz hâkimliğine şikâyet
  • Mazeret izni, özel izin, iş arama izni ve hastane sevki talepleri
  • Firar ve izinden dönmeme soruşturmalarında savunma
  • Adli para cezasının hapse çevrilmesi süreçlerinin takibi
  • İnfaz hâkimliği kararlarına karşı ağır ceza mahkemesine itiraz ve başvuru yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru

İnfaz dosyaları, tutuklu veya hükümlü müvekkille doğrudan görüşmeyi gerektirir. Bu nedenle İstanbul ve çevresindeki ceza infaz kurumlarında avukat görüşmesi yapılarak yürütülür.

Hüküm kesinleşince ne olur? Çağrı kâğıdı ve yakalama emri

Kesinleşen ilam, infaz için Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Hükümlü serbestse başsavcılık, cezanın süresine göre iki yoldan birini izler. Kasıtlı suçlarda üç yıl, taksirli suçlarda beş yıl veya daha az hapis cezalarında hükümlüye çağrı kâğıdı tebliğ edilir. Hükümlü tebliğden itibaren on gün içinde teslim olmak zorundadır. Bu sürelerin üzerindeki cezalarda ise çağrı kâğıdı gönderilmeden doğrudan yakalama emri çıkarılır. Çağrıya uymayan, kaçan veya kaçacağına dair şüphe uyandıran hükümlü hakkında da yakalama emri düzenlenir.

On günlük süre, infaz sürecinin en kritik dönemidir. Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi yalnızca çağrı üzerine gelen hükümlüye tanınır. Yakalama emriyle yakalanan hükümlü bu imkândan yararlanamaz. Konutta infaz ve hastalık nedeniyle erteleme başvurularının da cezaevine girişten önce hazırlanması gerekir. Adres değişikliğini mahkemeye veya başsavcılığa bildirmeyen hükümlüye hükümde gösterilen adrese yapılan tebligat geçerli sayılır (5275 s. K. m.20/3). Çağrı kâğıdından habersiz kalan hükümlü bu nedenle yakalama emriyle karşılaşabilir.

Doğrudan açık cezaevinde infaza başlanacak hükümlülere başsavcılık, gideceği kurumu belirterek süre verir. Hükümlü bu kuruma doğrudan giderek teslim olabilir. Çağrı kâğıdı ve yakalama emri aşamasında avukat desteği, teslimin haklar kaybedilmeden planlanmasını sağlar.

Hangi cezaevinde kalınır? Cezaevi türleri ve açık cezaevi

5275 sayılı Kanun’un 8 ila 15. maddeleri ceza infaz kurumlarını türlerine göre düzenler. Başlıca cezaevi türleri kapalı ceza infaz kurumları, yüksek güvenlikli kapalı kurumlar, açık ceza infaz kurumları, kadın ve çocuklara özgü kurumlar ile çocuk eğitimevleridir. Tutuklular ise tutukevlerinde veya kurumların tutuklulara ayrılmış bölümlerinde barındırılır. Uygulamada kurumlar F, T, L veya R tipi gibi harflerle de anılır. Bu adlandırma kanuni bir sınıflandırma değildir, kurumun mimari yapısını ifade eder.

Açık cezaevi, firara karşı fiziki engel bulunmayan, çalışma ve meslek edinmenin esas olduğu kurumdur. Açık cezaevindeki hükümlü, kapalı kuruma göre çok daha geniş haklara sahiptir. Açık cezaevi özel izni ve koşullu salıverilmeye yaklaşıldığında iş arama izni bu haklar arasındadır. Bazı hükümlüler cezasına doğrudan açık cezaevinde başlar. Diğerleri ise kapalı kurumda belirli bir süreyi iyi hâlle geçirdikten sonra açık cezaevine ayrılma şartlarını kazanır.

Açık cezaevine ayrılma, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’ne göre idare ve gözlem kurulu tarafından karara bağlanır. Ret kararı gerekçeli olmak zorundadır. Açık cezaevine ayrılma talebinin reddi, uygulamada hükümlünün karşılaştığı en belirleyici karardır, çünkü bu ret denetimli serbestliğin de önünü kapatır. Ret veya kapalıya iade kararı bir disiplin cezasına dayanıyorsa doğru sıralama şudur: önce disiplin cezasına itiraz edilir, ardından açık cezaevi talebi yenilenir. Disiplin cezası yerinde dururken aynı talebi tekrarlamak çoğu zaman sonuçsuz kalır.

Koşullu salıverilme (şartlı tahliye) nasıl işler?

Koşullu salıverilme, 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinde düzenlenmiştir. Hükümlü cezasının kanunda öngörülen kısmını cezaevinde iyi hâlli olarak geçirirse, kalan süreyi denetim altında kurum dışında geçirir. Halk arasında “şartlı tahliye” denilen kurumun kanundaki karşılığı budur. Koşullu salıverilme af değildir. Cezayı ortadan kaldırmaz, yalnızca infaz biçimini değiştirir. İnfaz, bihakkın tahliye tarihine kadar hukuken devam eder.

Koşullu salıverilmede iki temel şart aranır: kanunda öngörülen infaz oranının kurumda tamamlanması ve iyi hâlin idare ve gözlem kurulunca tespit edilmesi. Uygulamadaki asıl tartışma oran meselesinde çıkar. Oran, suçun türüne göre değiştiği gibi, 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici maddeler nedeniyle suçun işlendiği tarihe göre de değişebilir. Aynı ceza miktarına sahip iki hükümlünün koşullu salıverilme tarihi, yalnızca suç tarihleri farklı olduğu için birbirinden yıllarca uzaklaşabilir. Bu nedenle infaz hesabında kararın kesinleşme tarihi değil, her bir suçun işlendiği tarih esas alınır ve dosyalar tek tek incelenir.

Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında koşullu salıverilme süresi oranla değil, kanunda yıl olarak gösterilmiştir. Bu süreler mükerrirlerde, birden fazla müebbet cezası bulunanlarda ve kanunda sayılan bazı suç tiplerinde uzar. “Müebbet kaç yıl yatar” sorusunun cevabı bu nedenle cezanın türüne, suç tarihine ve tekerrür durumuna göre değişir.

İyi hâl kararı, idare ve gözlem kurulunca hükümlünün gelişim puanı esas alınarak verilir. Kaldırılmamış bir disiplin cezası varken iyi hâl kararı verilemez. Bu nedenle cezaevinde verilen her disiplin cezası, koşullu salıverilme tarihini doğrudan etkileyebilir. İyi hâl kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyet yolu açıktır. Koşullu salıverilme kararını infaz hâkimliği verir. Bu karara tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir.

Koşullu salıverilen hükümlü bir denetim süresine tabidir. Koşullu salıverilmenin geri alınması iki hâlde söz konusu olur: hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi ve bu suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kesinleşmesi, ya da infaz hâkiminin uyarısına rağmen yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi. Taksirli suçlar, yalnızca adli para cezasıyla sonuçlanan suçlar ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları geri almaya dayanak olamaz. Denetim süresi dolduktan sonra işlenen suç da geri almaya yol açmaz. Geri alma kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilmelidir.

Denetimli serbestlik ve elektronik kelepçe

Denetimli serbestlik, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinde düzenlenir ve koşullu salıverilmeden önceki aşamayı oluşturur. Şartları taşıyan hükümlü, koşullu salıverilme tarihine belirli bir süre kala tahliye edilir. Cezasının bu bölümünü denetim altında toplum içinde tamamlar. Bu süre genel kuralda bir yıldır. 0-6 yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler gibi kanunda sayılan gruplarda iki yıla çıkar. Belirli tarihlerden önce işlenen suçlarda ise geçici maddeler daha uzun süre tanıyabilir. Denetimli serbestlik ile koşullu salıverilme sıklıkla karıştırılır. Oysa ikisi ardışık aşamalardır, birbirinin alternatifi değildir.

Denetimli serbestlikten yararlanmak için hükümlünün açık ceza infaz kurumunda bulunması ya da açık cezaevine ayrılma şartlarını taşıması gerekir. Çocuk eğitimevinde bulunan hükümlüler bu şarttan muaftır. İyi hâlli olmak ve talepte bulunmak da aranır. Açık cezaevine ayrılmaya hak kazanmış ancak henüz nakledilmemiş hükümlü de başvurabilir. Buna karşılık açık cezaevine ayrılma şartlarını taşımayan hükümlünün denetimli serbestlik talebi reddedilir. Bu nedenle dosyanın gerçek sorunu çoğu zaman denetimli serbestlik aşamasında değil, açık cezaevi aşamasında düğümlenir.

Tahliye edilen hükümlü denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurur ve kendisi için bir denetim planı hazırlanır. Denetimli serbestlik yükümlülükleri arasında belirli günlerde imza vermek, kamuya yararlı bir işte çalışmak, belirli saatlerde konuttan çıkmamak ve belirli yerlere gitmemek bulunur. İş, sağlık ve aile mazeretleriyle izin alınabilir. Konutta kalma ve belirli yerlere gitmeme yükümlülüklerinin takibinde elektronik kelepçe (elektronik izleme) kullanılabilir.

Denetimli serbestlik ihlali, tek bir imzanın kaçırılmasıyla cezaevine dönüş anlamına gelmez. İade için hükümlüye iki yazılı uyarı yapılmış olması ve bir yıl içinde mazeretsiz, kasıtlı üçüncü bir ihlal bulunması gerekir. Denetimli serbestlik başladıktan sonra işlenen ve alt sınırı bir yıl veya daha fazla olan kasıtlı bir suçtan kamu davası açılması da iade sebebidir. Ancak bu otomatik bir sonuç değildir. İnfaz hâkimi takdir yetkisini gerekçe göstererek kullanır. İade kararı hükümlüyü açık cezaevine gönderir. İade kararına rağmen iki gün içinde teslim olmayan hükümlü hakkında kaçma suçundan işlem yapılır (m.105/A-8).

Denetimli serbestlikte geçen süreler infazdan sayılır ve iade hâlinde kaybedilmez. Yargıtay’a göre denetimli serbestlik ihlali koşullu salıverilmeye de engel değildir. Açık cezaevinde iyi hâlli kalan hükümlü, koşullu salıverilme tarihinde salıverilir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/12374, K. 2022/238, T. 14.01.2022). İade kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilir.

İnfazın ertelenmesi ve özel infaz usulleri

Hapis cezasının infazı üç farklı yoldan ertelenebilir. Birincisi hükümlünün istemiyle yapılan ertelemedir (m.17). Çağrı üzerine gelen hükümlü, kanunda belirtilen sınırları aşmayan cezalarda, kendisinin veya ailesinin ciddi zarara uğrayacağı durumu belgeleyerek infazın ertelenmesini isteyebilir. Bu karar başsavcılığın takdirindedir. Kanun ayrıca belirli hâllerde infaza ara verilmesine de imkân tanır.

İkincisi hastalık nedeniyle infazın ertelenmesidir (m.16). Hapis cezasının infazı, hükümlünün hayatı için kesin bir tehlike teşkil eden hâllerde geri bırakılır. Ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle hayatını cezaevinde yalnız sürdüremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen hükümlünün cezası da ertelenebilir. Bu durum Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenir. Akıl hastalığına tutulan hükümlü hakkında ise cezanın infazı geri bırakılır ve hükümlü sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Kurumda geçen süre cezadan sayılır. Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin infazı Türk Ceza Kanunu’nun 57. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir.

Üçüncüsü gebelik ve doğum nedeniyle zorunlu geri bırakmadır. Bu yol aşağıda kadın hükümlüler başlığında ele alınmıştır.

5275 sayılı Kanun’un 110. maddesi ise özel infaz usullerini düzenler:

  • Hafta sonu ve gece infazı: Belirli süreyi aşmayan hapis cezaları, hükümlünün iş ve aile hayatı sürerken yalnızca hafta sonları veya geceleri cezaevinde geçirilerek infaz edilebilir.
  • Konutta infaz (ev hapsi): Kadın hükümlüler, kanunda sayılan yaş sınırlarını aşmış hükümlüler, ağır hastalar ve doğum yapmış kadınlar belirli süreyi aşmayan cezalarını evinde çekebilir.

Terör, örgüt ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda özel infaz usulleri kural olarak uygulanmaz. Doğum yapmış kadınlara ilişkin konutta infaz bu istisnanın dışındadır. Özel infaz usulü talepleri infaz hâkimliğine yapılır. Talep, hükümlünün kişisel durumunu belgeleyen sağlık ve sosyal inceleme evrakıyla desteklenmelidir.

Kadın, çocuk, yaşlı ve yabancı hükümlüler

Hamile ve doğum yapmış kadın hükümlüler: Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadınlar hakkında geri bırakılır (m.16/4). Bu, başsavcılığın takdirine bırakılmış bir erteleme değildir. Şartlar gerçekleştiğinde geri bırakma zorunludur ve ceza süresi ya da suç türüne göre bir sınır aranmaz. Kapalı cezaevine girdikten sonra gebe kalan ve koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalan kadınlar ile tehlikeli sayılanlar bu imkândan yararlanamaz (m.16/5). Doğumdan sonra toplam beş yıl veya daha az hapis cezası bulunan kadınlar cezalarını konutta çekmeyi talep edebilir (m.110/4). 0-6 yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler, koşullu salıverilmeye iki yıl kala denetimli serbestlikten yararlanabilir.

Cezaevinde annesiyle kalan çocuklar: Dışarıda koruması altına bırakılacak kimsesi bulunmayan 0-6 yaş grubundaki çocuklar, cezaevinde annelerinin yanında kalabilir (m.65). Bu çocuklar gündüzleri kurum içindeki veya dışındaki kreş ve gündüz bakımevlerinde barındırılır. Yaşlarına uygun beslenmeleri devletin yükümlülüğüdür. Üç yaşını dolduran çocuk, hâkim kararıyla bir bakım kuruluşuna yerleştirilebilir.

Çocuk hükümlüler: Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış hükümlüler, çocuklara özgü kapalı kurumlarda veya çocuk eğitimevlerinde barındırılır. Çocuk hükümlülerin infazı yetişkinlerden farklı kurallara tabidir. Koşullu salıverilmede çocuklar lehine ayrı bir gün hesabı öngörülmüştür ve bu hesap 7593 sayılı Kanun’la değiştirilmiştir. Çocuklara aile görüşmesi gibi ödüller de tanınır.

Yaşlı ve ağır hasta hükümlüler: Kanunda sayılan yaş sınırlarını aşmış hükümlüler, cezalarını belirli süreleri aşmamak kaydıyla konutta çekebilir. Ağır hastalar için hem konutta infaz hem de hastalık nedeniyle erteleme yolu açıktır.

Yabancı uyruklu hükümlüler: Yabancı hükümlüler de Türk hükümlülerle aynı infaz rejimine tabidir. Konsolosluk görüşmesi gibi haklar ise ayrıca düzenlenmiştir. İçişleri Bakanlığı yabancı hükümlünün ülkede kalmasında sakınca bildirirse, denetimli serbestlik tedbiri olarak ülkeye girmeme yükümlülüğü verilir. Hükümlü bu durumda sınır dışı işlemleri için kolluğa teslim edilir.

Çok dosyalı infaz, müddetname ve mükerrirler

Birden fazla kesinleşmiş hükmü bulunan hükümlülerde cezaların toplanmasına (içtima) karar verilir ve infaz sırası belirlenir. Kritik nokta, farklı oranlara tabi cezaların tek bir toplam üzerinden hesaplanamamasıdır. Her hüküm kendi oranıyla değerlendirilir ve süreli hapis cezalarında kanunun öngördüğü üst sınırlar ayrıca gözetilir. Çok dosyalı hükümlülerde müddetname hataları en sık bu noktada çıkar. Gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezadan mahsubu da müddetnamede doğru gösterilmelidir.

Müddetname, Cumhuriyet başsavcılığının düzenlediği infaz hesabıdır. Müddetnameye itiraz iki yoldan yapılır. Cezanın hesabında duraksama varsa infaz hâkimliğine başvurulur. Hükmün yorumunda duraksama varsa veya sonradan yürürlüğe giren bir kanunun lehe olup olmadığı tartışılıyorsa hükmü veren mahkemeye başvurulur. Yargıtay’a göre müddetnamedeki hesaba karşı başvuru herhangi bir süreye bağlı değildir ve her zaman yapılabilir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/6621, K. 2024/7422, T. 07.11.2024).

Mükerrirlere özgü infaz rejimi 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinde düzenlenmiştir. Tekerrür hükümleri uygulanan hükümlüde koşullu salıverilme oranı ağırlaşır. Hükümlü, cezanın bitiminden sonra da en az bir yıllık bir denetim süresine tabi tutulur. 7550 sayılı Kanun’la 4 Haziran 2025’ten itibaren ikinci defa tekerrürde de koşullu salıverilme yolu açılmıştır. Koşullu salıverilme lehe kanun ilkesine tabi olduğundan, eski düzenlemeye göre “koşullu salıverilmez” kaydıyla hüküm giymiş hükümlüler de bu değişiklikten yararlanır.

Tekerrürün infaz aşamasında uygulanabilmesi için mahkûmiyet kararında gösterilmiş olması gerekir. Hükümde gösterilmeyen tekerrür infaz aşamasında sonradan uygulanamaz. Bu durum hükümlü lehine kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2018/601, K. 2020/1172, T. 08.06.2020). Müddetnamesinde mükerrir oranı uygulanmış bir hükümlünün ilk kontrol etmesi gereken nokta, hüküm fıkrasında TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmadığıdır.

Adli para cezası ve kamuya yararlı işte çalıştırma

Adli para cezası kesinleştiğinde başsavcılık hükümlüye bir ödeme emri tebliğ eder. Hükümlü tebliğden itibaren otuz gün içinde cezayı ödemek zorundadır. Hükümde taksitlendirme kararı varsa ödeme taksitlerle yapılır. Adli para cezası ödenmezse cezanın karşılığı olan gün sayısı hapse çevrilir. Hapse çevrilen cezada dahi kalan miktar ödenerek tahliye sağlanabilir. Ödeme emri de hükümde gösterilen adrese tebliğ edilir. Usulsüz tebligat iddiası infaz hâkimliğine yapılacak şikâyetle ileri sürülür.

Kısa süreli hapis cezası yerine mahkeme, TCK’nın 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara hükmedebilir. Kamuya yararlı işte çalıştırma bunlardan biridir ve infazı denetimli serbestlik müdürlüğünce yürütülür. Seçenek yaptırımın gereklerine uyulmaması, cezanın tamamen veya kısmen hapse çevrilmesi sonucunu doğurabilir.

Cezaevinde hükümlü ve tutuklu hakları

Hükümlü, özgürlüğünden yoksun bırakılmış olsa da temel haklarını kaybetmez. Cezaevindeki hakların çoğu kanunun genel çerçevesi içinde yönetmeliklerle ayrıntılandırılmıştır. Bu hakların kısıtlanmasına karşı infaz hâkimliğine şikâyet yolu açıktır.

HakTemel kural
Cezaevi ziyaret kuralları: açık ve kapalı görüşHükümlü, ziyaretçi listesindeki yakınlarıyla kapalı görüşte ve kurulun belirlediği aralıklarla açık görüşte görüşür
Eşle mahrem görüşmeİyi hâlli evli hükümlülere ödül olarak, eşleriyle kurum içindeki özel bölümde görevli nezareti olmadan görüşme imkânı tanınır
Cezaevinde telefon hakkıEş, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasi ile kural olarak haftada on dakika görüşülür; dışarıdan hükümlüye telefon açılamaz
Mektup ve e-mektupMektuplar okuma komisyonunca denetlenir; sakıncalı bulunan mektuba karşı on beş gün içinde şikâyet yoluna gidilebilir
Avukatla görüşme hakkıHükümlü ve tutuklu, avukatıyla mesai saatleri içinde, görevlilerin konuşmaları duyamayacağı bir ortamda görüşür
Mazeret izni, cenaze izni ve hasta ziyaretiYakınının ölümü veya ağır hastalığı gibi hâllerde hükümlüye mazeret izni verilebilir; tutuklulara da benzer imkân tanınmıştır
Açık cezaevi özel izni ve iş arama izniAçık cezaevindeki iyi hâlli hükümlülere belirli aralıklarla özel izin, koşullu salıverilmeye yaklaşanlara iş arama izni verilir
Cezaevi nakli ve nakil dilekçesiHükümlü aile yakınlığı, sağlık veya eğitim gerekçesiyle nakil isteyebilir; idarenin nakil kararlarına karşı şikâyet yolu açıktır
Cezaevinde eğitim ve sınavHükümlü okuma yazmadan üniversiteye kadar eğitimini sürdürebilir, açık öğretim ve merkezi sınavlara kurumda girebilir
Cezaevinde çalışma, ücret ve SGKÇalıştırılan hükümlüye ücret ödenir ve kanunda sayılan sigorta kolları bakımından sosyal güvenlik kapsamına alınır
Sağlık hakkı ve hastane sevkiKurum hekimi muayenesi ve gerektiğinde hastaneye sevk idarenin yükümlülüğüdür; ağır hastalıkta erteleme yolu ayrıca açıktır
Cezaevine eşya, kıyafet ve hediye göndermeYönetmelikte belirlenen tür ve miktarda kabul edilir; sakıncalı bulunan eşyaya on beş gün içinde itiraz edilebilir
Cezaevine para gönderme ve harcama limitiGönderilen para hükümlünün emanet hesabına yatırılır; kantin harcaması belirli bir haftalık limitle sınırlıdır

Tutukluların hakları, 5275 sayılı Kanun’un 111 ila 116. maddelerinde ayrıca düzenlenmiştir. Tutuklu, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmayan kişidir ve masumiyet karinesinden yararlanır. Hükümlülerden ayrı tutulur. Ziyaret, avukatla görüşme, telefon ve mektup haklarından yararlanır. Bu haklara ancak soruşturmanın veya kovuşturmanın amacına zarar vermemek için gereken ölçüde sınırlama getirilebilir. Hükümlülere ilişkin pek çok hüküm, tutuklulukla bağdaştığı ölçüde tutuklulara da uygulanır.

Disiplin cezaları, firar ve izinden dönmeme

Cezaevi disiplin cezaları, kınamadan hücreye koymaya kadar kademelidir ve kanunda sayılan disiplin suçlarına verilir. Disiplin cezasının etkisi o cezayla sınırlı kalmaz. Kaldırılmamış bir disiplin cezası iyi hâl kararına engel olur. Bu durum açık cezaevine ayrılmayı, denetimli serbestliği ve koşullu salıverilmeyi doğrudan geciktirir. Önemsiz görünen bir disiplin cezasına dahi süresi içinde infaz hâkimliğine şikâyet edilmesi bu nedenle gerekir. Hücre cezası gibi ağır disiplin cezalarında soruşturmanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve savunma hakkının tanınıp tanınmadığı ayrıca denetlenir.

Cezaevinden veya görevlilerin elinden kaçmak Türk Ceza Kanunu’nun 292. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. İzinden süresinde dönmeyen hükümlü ile denetimli serbestlikten iade kararına rağmen teslim olmayan hükümlü hakkında da kaçma hükümleri uygulanır. Açık cezaevinden firar eden hükümlü kapalı kuruma iade edilir ve izin haklarında da kısıtlamayla karşılaşır. Buna karşılık cezaevine hiç alınmamış hükümlünün çağrı kâğıdına uymaması kaçma suçunu oluşturmaz. Bu durumda yakalama emri çıkarılır ve bazı erteleme imkânları kaybedilir.

İnfaz hâkimliğine şikâyet, itiraz ve süreler

Ceza infaz kurumu idaresinin, idare ve gözlem kurulunun ve Cumhuriyet başsavcılığının infaza ilişkin işlem ve kararlarına karşı başvuru mercii infaz hâkimliğidir. Disiplin cezaları, ziyaret ve mektup kısıtlamaları, nakil, iyi hâl ve açık cezaevi kararları bu kapsamdadır. Şikâyeti hükümlü, avukatı veya kanunda sayılan aile üyeleri yapabilir. Aile üyeleri akrabalığı gösteren nüfus kaydını eklemelidir. Dilekçe doğrudan infaz hâkimliğine verilebilir. Hükümlü dilekçesini kurum müdürlüğüne de verebilir. Kurum dilekçeyi en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine iletmek zorundadır.

Şikâyet kural olarak işlemin yerine getirilmesini durdurmaz. İnfaz hâkimi, giderilmesi güç veya imkânsız sonuçlar doğacak ve işlem açıkça hukuka aykırı ise işlemin durdurulmasına karar verebilir. İnfaz dosyalarında en sık görülen hak kaybı süre kaçırmaktır. Temel süreler şunlardır:

İşlemSüre
Kurum, kurul veya başsavcılık işlemine infaz hâkimliğine şikâyetÖğrenmeden itibaren 15 gün, her hâlde işlemden itibaren 30 gün
İnfaz hâkimliği kararına ağır ceza mahkemesine itirazTebliğden itibaren 2 hafta
Müddetnamedeki hesaba itirazSüreye bağlı değil
Çağrı kâğıdı üzerine cezaevine teslim olmaTebliğden itibaren 10 gün
Denetimli serbestlikten iade kararı sonrası teslim olma2 gün
Adli para cezasının ödeme emri üzerine ödenmesiTebliğden itibaren 30 gün

Ödüllendirme gibi kurul kararına bağlı taleplerde önce talebin kurula yapılması gerekir. Kurula başvurulmadan doğrudan infaz hâkimliğine gidilirse şikâyet usulden reddedilir. Başvuru yolları usulüne uygun tüketildikten sonra, aile hayatına saygı ya da kötü muamele yasağı gibi temel hak ihlalleri iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir.

İnfaz hesaplama: neden avukat kontrolü şarttır?

İnternetteki hazır hesaplama araçlarının çoğu tek bir oran üzerinden çalışır ve suç tarihine göre değişen geçiş hükümlerini dikkate almaz. Oysa doğru infaz hesabı için en az şu veriler gerekir: her bir suçun işlendiği tarih, suçun türü, ceza miktarı, tekerrür bulunup bulunmadığı, hükümlünün suç tarihindeki yaşı, tutuklulukta geçen süreler ve varsa mahsup kararları.

Büromuzun hazırladığı infaz hesaplama aracı, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihlerini hesaplar. Hesaplamada suç tarihine göre değişen oranlar ve geçici madde hükümleri dikkate alınır. Araç yol gösterici niteliktedir. Dosyanızdaki müddetnamenin denetimi için yine de hukuki destek alınmalıdır.

Başsavcılığın düzenlediği müddetname hatalıysa, hesap duraksamasında infaz hâkimliğinden, hükmün yorumu veya lehe kanun meselelerinde hükmü veren mahkemeden karar istenir. Hatalı müddetname fark edilmezse hükümlü, hak ettiğinden çok daha uzun süre cezaevinde kalabilir.

Büromuzda infaz dosyası nasıl yürütülür?

AşamaYapılan iş
1. Dosya incelemesiKesinleşmiş hükümler, UYAP kayıtları ve müddetname temin edilerek suç tarihleri ve oranlar çıkarılır
2. İnfaz haritasıAçık cezaevine ayrılma, denetimli serbestlik, koşullu salıverilme ve bihakkın tahliye tarihleri ayrı ayrı belirlenir
3. Hata denetimiMahsup, içtima ve tekerrür uygulaması karşılaştırılır; hatalı müddetname için başvuru hazırlanır
4. Başvuru takibiİdare ve gözlem kuruluna, infaz hâkimliğine veya hükmü veren mahkemeye yapılacak başvurular süresinde yapılır
5. Kurum görüşmesiHükümlüyle avukat görüşmesi yapılır, disiplin süreçleri, izinler ve iyi hâl değerlendirmesi izlenir

Sıkça sorulan sorular

İnfaz hukuku avukatı ile çalışmak zorunlu mudur?

Hayır, infaz işlemlerinde avukatla temsil zorunluluğu yoktur; ancak başvuruların çoğu süreye tabi olduğundan ve müddetname hataları hükümlü tarafından fark edilemediğinden, uygulamada hak kaybının başlıca sebebi avukat desteği alınmamasıdır.

Koşullu salıverilme ile denetimli serbestlik aynı şey midir?

Hayır; denetimli serbestlik, koşullu salıverilme tarihinden önceki aşamadır ve hükümlü bu sürede denetim altında kurum dışında bulunur, koşullu salıverilme ise denetimli serbestlik süresinin sonunda gelen ayrı bir infaz rejimidir.

Koşullu salıverilme oranı her suç için aynı mıdır?

Hayır; oran hem suçun türüne hem de birçok hâlde suçun işlendiği tarihe göre değişir, 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici maddeler nedeniyle aynı suçta farklı tarihler için farklı oranlar uygulanabilmektedir.

Çağrı kâğıdı gelince kaç gün içinde teslim olunur?

Hükümlü çağrı kâğıdının tebliğinden itibaren on gün içinde teslim olmalıdır; bu süre, istemle infaz ertelemesi ve konutta infaz gibi başvuruların yapılabileceği en kritik dönemdir ve süre kaçırılırsa yakalama emri çıkarılır.

Müddetnamenin hatalı olduğunu düşünüyorum, ne yapabilirim?

Hesap duraksamasında infaz hâkimliğine, hükmün yorumu veya lehe kanun meselelerinde hükmü veren mahkemeye başvurulur; Yargıtay’a göre müddetnamedeki hesaba itiraz herhangi bir süreye bağlı değildir.

Açık cezaevine ayrılma talebim reddedildi, itiraz edebilir miyim?

Evet, idare ve gözlem kurulunun ret kararına karşı öğrenmeden itibaren on beş gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet yoluna gidilebilir; ret gerekçesi disiplin cezasına dayanıyorsa öncelikle o disiplin cezasının kaldırılması için başvuru yapılmalıdır.

Cezaevinde verilen disiplin cezası tahliye tarihimi etkiler mi?

Evet, kaldırılmamış bir disiplin cezası varken iyi hâl kararı verilemez; bu nedenle disiplin cezası açık cezaevine ayrılmayı, denetimli serbestliği ve koşullu salıverilmeyi geciktirebilir ve süresinde şikâyet edilmesi gerekir.

Hasta olan hükümlünün cezası ertelenebilir mi?

Evet, hükümlünün hayatı için kesin tehlike bulunan hâllerde infaz geri bırakılır; hayatını cezaevinde yalnız sürdüremeyecek derecede ağır hastalık veya engellilik hâlinde de Adli Tıp Kurumu raporuna dayanılarak erteleme istenebilir.

Hamile kadın cezaevine girer mi?

Hayır, hapis cezasının infazı gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadınlar hakkında zorunlu olarak geri bırakılır; cezaevine girdikten sonra gebe kalan ve koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalan kadınlar bu imkândan yararlanamaz.

Denetimli serbestlik ihlal edilirse ne olur?

İki yazılı uyarıdan sonra bir yıl içinde üçüncü kez mazeretsiz ihlal hâlinde infaz hâkimi hükümlünün açık cezaevine iadesine karar verebilir; bu karara tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir ve denetimli serbestlikte geçen süre kaybedilmez.

Koşullu salıverilme hangi hâllerde geri alınır?

Denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenip bu suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kesinleşmesi veya infaz hâkiminin uyarısına rağmen yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi hâlinde geri alınır; taksirli suçlar ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları geri almaya yol açmaz.

İkinci defa tekerrürde koşullu salıverilme mümkün müdür?

Evet, 7550 sayılı Kanun’la 4 Haziran 2025’ten itibaren ikinci defa tekerrürde de koşullu salıverilme yolu açılmıştır ve bu değişiklik lehe kanun olarak önceki tarihli hükümlere de uygulanır.

Adli para cezasını ödemezsem ne olur?

Ödeme emrinin tebliğinden itibaren otuz gün içinde ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilir; hapse çevrildikten sonra da kalan miktar ödenerek tahliye sağlanabilir.

İnfaz hâkimliği kararına itiraz edilebilir mi?

Evet, infaz hâkimliği kararlarına tebliğden itibaren iki hafta içinde, infaz hâkimliğinin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir.

Hükümlü yakını olarak ben başvuru yapabilir miyim?

Evet, infaz hâkimliğine şikâyeti hükümlü ve avukatının yanı sıra kanunda sayılan aile üyeleri de yapabilir; bu durumda akrabalığı gösteren nüfus kaydının dilekçeye eklenmesi gerekir.

Cezaevinde kimlerle telefonla görüşülebilir?

Hükümlü eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisiyle kural olarak haftada on dakika telefonla görüşebilir; dışarıdan hükümlüye telefon açılamaz.

Sonuç

İnfaz, ceza yargılamasının en az duruşma aşaması kadar belirleyici bölümüdür, çünkü hükümlünün cezaevinde fiilen ne kadar kalacağını doğrudan bu aşamadaki hesaplar ve kararlar belirler. Aşağıdaki hataların her biri telafisi imkânsız süre kayıplarına yol açabilir:

  • Kaçırılan bir çağrı kâğıdı süresi
  • Müddetnamede fark edilmeyen bir oran hatası
  • Süresinde şikâyet edilmeyen bir disiplin cezası
  • Yanlış sırayla yapılmış bir açık cezaevi başvurusu

Cezaevindeki haklar da aynı özeni gerektirir: ziyaret, izin, nakil ve sağlık hakkı kısıtlandığında süresinde başvurulmazsa bu haklar fiilen kaybedilir. Yargılama aşamasının bütünü için ceza davası avukatı desteğimiz hakkındaki sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Kesinleşmiş bir hükmünüz veya ceza infaz kurumunda bulunan bir yakınınız varsa, büromuzla iletişime geçebilirsiniz. İnfaz hesabınızı, yapılabilecek başvuruları ve cezaevindeki hakların takibini birlikte değerlendirebiliriz.

Bu içerik Av. Fatih Sefer tarafından hazırlanmıştır.

Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu — Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul