Uyuşturucu Davası Avukatı

2026 itibarıyla uyuşturucu suçları, Türk ceza yargısının en ağır yaptırımları ve en teknik savunma alanlarından biridir. Yurt dışından gelen tek bir kargo, araçta yapılan bir arama veya bir mesajlaşma kaydı, bir insanın hayatını yıllarca hapisle karşı karşıya bırakabilir. İşte bu noktada doğru bir uyuşturucu davası avukatı ile çalışmak, soyut bir tercih değil; özgürlük ile mahkûmiyet arasındaki farktır. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak, TCK 188-192 arasında düzenlenen tüm uyuşturucu suçlarında, soruşturmanın ilk saatinden istinaf ve temyiz aşamasına kadar müvekkillerimizi savunuyoruz. İstanbul’da deneyimli bir uyuşturucu avukatı arıyorsanız, bu rehber hem haklarınızı hem de bizim savunma yaklaşımımızı ortaya koymaktadır.

Uyuşturucu Davası Avukatı Ne Yapar?

Bir uyuşturucu davası avukatı, yalnızca duruşmada söz alan kişi değildir; dosyanın daha gözaltı aşamasındayken kaderini belirleyen stratejiyi kuran kişidir. Uyuşturucu dosyalarında savunmanın gücü, çoğu zaman üç teknik soruda gizlidir: Delil hukuka uygun mu elde edildi? Eylem ticaret mi yoksa kişisel kullanım mı? Müvekkilin lehine bir etkin pişmanlık veya ceza indirimi mümkün mü? Büromuzun uyuşturucu davası avukatı olarak yürüttüğü çalışma şunları kapsar:

  • Arama ve elkoymanın hukukiliğinin denetimi: Adli arama kararı, makul şüphe ve PVSK sınırları titizlikle incelenir; hukuka aykırı delil tespit edilirse beraat hedeflenir.
  • Suç vasfının doğru belirlenmesi: Ticaret (TCK 188) isnadının, kişisel kullanım (TCK 191) sınırında kalıp kalmadığı bilimsel ölçütlerle ortaya konur.
  • Tutukluluğa itiraz ve tahliye talebi: CMK 100 ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde adli kontrol alternatifleri savunulur.
  • Etkin pişmanlık ve ceza bireyselleştirmesi: TCK 192’nin dört ayrı eksenі ile TCK 62/61 olanakları değerlendirilir.
  • Müsadereye ve infaza yönelik savunma: Araç, telefon ve para gibi malvarlığının korunması ile koşullu salıverme sürecinin doğru hesaplanması sağlanır.

Aşağıdaki bölümlerde, İstanbul’da faaliyet gösteren bir uyuşturucu davası avukatı perspektifinden, her bir suç tipini güncel Yargıtay içtihadıyla birlikte ele alıyoruz.

Uyuşturucu Suçları ve TCK 188-192 Haritası

Türk Ceza Kanunu, uyuşturucuyla ilgili eylemleri tek bir suç olarak değil, ağırlıkları birbirinden çok farklı beş ayrı maddede düzenler. Bir dosyada doğru savunma, öncelikle eylemin bu haritada nereye düştüğünü tespit etmekle başlar:

  • TCK 188 – İmal ve Ticaret: Üretme, ithal/ihraç, satma, nakletme, depolama, satın alma ve satma amacıyla bulundurma. En ağır cezayı taşıyan suçtur.
  • TCK 189 – Tüzel Kişiler: Suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanan güvenlik tedbirleri.
  • TCK 190 – Kullanımı Kolaylaştırma ve Özendirme: Kullanmaya yer/donanım sağlama, yöntem öğretme veya alenen özendirme.
  • TCK 191 – Kullanmak İçin Bulundurma/Kullanma: Kişisel kullanım amaçlı satın alma, kabul, bulundurma ve kullanma. Tedavi ve denetimli serbestlik odaklı, görece hafif rejim.
  • TCK 192 – Etkin Pişmanlık: Suçu ortaya çıkaran veya gönüllü tedaviye başvuran fail lehine cezasızlık ya da indirim.

Bu maddeler arasındaki en kritik sınır, TCK 188 (ticaret) ile TCK 191 (kullanım) arasındaki ayrımdır; çünkü aradaki ceza farkı 2 yıl ile 20 yılı aşan hapis arasında değişir. Bu nedenle ayrı bir başlıkta detaylı inceleyeceğiz.

TCK 188 – Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti

TCK 188, uyuşturucu suçlarının en ağırıdır ve daima Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülür. Madde, birbirinden farklı fiilleri ve ceza basamaklarını içerir.

İmal, İthal ve İhraç (TCK 188/1-2)

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi imal (üretme), ithal (yurda sokma) veya ihraç eden kişi, 2026 itibarıyla yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve iki bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Burada savunmanın teknik dayanak noktaları nettir:

İthal suçu, uyuşturucu maddenin Türkiye’nin siyasi sınırlarından içeri girmesiyle tamamlanır; gümrük kapısından ya da gümrük dışı bir noktadan girmesi sonucu değiştirmez ve suç netice harekete bitişik olduğundan kural olarak teşebbüse elverişli kabul edilmez. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/427, K. 2021/402; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2016/2112, K. 2016/2045)

İhraç suçunun icra hareketleri “gümrük beyanı” ile başlar; beyandan önce kargo şirketinde ele geçirilen madde bakımından ihraç suçu değil, daha lehe sonuç doğuran “tamamlanmış uyuşturucu madde nakletme” suçu oluşur. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/16013, K. 2023/2539; Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2015/13428, K. 2019/309) Aynı şekilde Türkiye üzerinden başka bir ülkeye geçiş yapan transit olaylarda, maddenin ülkede bırakılacağına dair delil yoksa eylem ithal değil nakletme olarak nitelendirilir. Uyuşturucuyu Türkiye üzerinden başka bir ülkeye götürdüğü anlaşılan failin eylemi, maddenin ülkede kalacağına dair kanıt bulunmadığından ithal değil nakletme suçunu oluşturur. (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2015/13850, K. 2015/6201)

İmal fiilinde ise yalnızca kimyasal maddelerin (örneğin aseton, psödoefedrin gibi) bulunması yeterli değildir. Ele geçirilen maddelerin uyuşturucu imal etmek amacıyla bulundurulduğuna dair somut delil yoksa imal suçundan ceza verilemez; koşulları varsa eylem TCK 188/3 kapsamında değerlendirilir. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/9840, K. 2023/4957)

Ülke İçi Ticaret Fiilleri (TCK 188/3)

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ruhsatsız olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suç seçimlik hareketli bir suçtur; sayılan fiillerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir ve “nakletme”, maddenin kullanma dışı bir amaçla bir yerden başka bir yere götürülmesini ifade eder. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/441, K. 2023/568; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/471, K. 2017/479)

Maddenin verildiği veya satıldığı kişinin çocuk olması, cezayı sert biçimde yükseltir: Uyuşturucu madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/344, K. 2020/140) Buna karşılık savunma yönünden önemli bir sınır vardır: Fail ile çocuk arasında iştirak ilişkisi bulunuyorsa, suç konusu madde üzerinde hâkimiyet değişikliği olmadığından “verme” veya “satma” gerçekleşmiş sayılmaz ve bu ağırlaştırıcı uygulanmaz. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/18148, K. 2025/3024)

TCK 188 Nitelikli Haller (Cezayı Artıran Durumlar)

TCK 188, belirli durumlarda cezayı yarı oranında veya daha fazla artırır. Bir uyuşturucu davası avukatı için bu hallerin her birinin koşullarının gerçekten oluşup oluşmadığını denetlemek, cezada yıllar farkı yaratır.

Madde Türüne Göre Artırım (TCK 188/4-a)

Suça konu maddenin eroin, kokain, morfin, bazmorfin veya sentetik kannabinoid ve türevleri olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır; bu maddelerin artırım sebebi sayılmasının nedeni insan sağlığı üzerindeki ağır tahrip edici etkileridir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/171, K. 2023/396; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/182, K. 2025/476) Maddenin bu kapsamda olup olmadığı laboratuvar (ekspertiz) raporuyla saptanır; bu nedenle madde türünün ve etken maddenin doğru tespiti savunmanın merkezindedir.

Okul ve Belirli Yerlerin Çevresi (TCK 188/4-b)

Suçun; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi yerlerin sınırlarına iki yüz metreden yakın çevre içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi de cezayı artırır. Ancak bu artırım otomatik değildir; mesafe, “kuş uçuşu” değil mutad yaya yolu üzerinden en kısa ulaşılabilir mesafe olarak ölçülmeli ve bu ölçüm uydu görüntüsü veya metrajsız krokiyle değil, mahallinde keşif ve teknik inceleme ile belirlenmelidir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/370, K. 2023/657; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/469, K. 2020/2464) Ayrıca eylemin gerçekleştiği yer “umuma açık” olmalıdır; özel araç ve konutlar umuma açık yer sayılmadığından, bu mekânlarda işlenen eyleme mesafe artırımı uygulanamaz. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/873, K. 2020/8630)

Üç veya Daha Fazla Kişi ya da Örgüt Faaliyeti (TCK 188/5)

Suçun bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde ya da üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Savcılığın çoğu kez “örgüt” veya “birlikte işleme” iddiasıyla cezayı yükseltmeye çalıştığı bu noktada, içtihadın aradığı eşik yüksektir: “Birlikte işleme” için en az üç kişinin suçun icra hareketlerini müşterek fail sıfatıyla, iradeleri aynı amaç doğrultusunda birleşerek gerçekleştirmesi gerekir; azmettiren ve yardım eden gibi şerikler bu sayıya dâhil edilmez. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/447, K. 2022/24; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/215, K. 2022/680) Failler aynı seçimlik hareketi yapmak zorunda olmasa da iş bölümü içinde hareket etmeleri aranır. Üç kişinin birlikte hareket ettiği şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlanamıyorsa TCK 188/5 artırımı uygulanamaz. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2016/841, K. 2016/1722)

Sağlık Mesleği Mensupları (TCK 188/8)

Suçun tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner gibi sağlık mesleği mensuplarınca işlenmesi de cezayı artırır. Bu hâl sınırlı sayıda olup geniş yorumlanamaz; failin “ecza ticaretiyle iştigal eden kişi” olup olmadığı araştırılmadan TCK 188/8 uygulanamaz. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/58, K. 2023/10604)

Cezanın Belirlenmesi ve Nitelikli Hallerin Sırası

Birden fazla artırıcı sebebin bir arada bulunması, cezanın matematiksel olarak kat kat artması anlamına gelmez. Aynı türden birden fazla nitelikli hâl bir arada bulunduğunda her biri için ayrı ayrı artırım yapılmaz; bunun yerine temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenir ve TCK 61 uyarınca önce temel ceza saptanır, sonra artırımlar yapılır, en son indirimler uygulanır. (Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2017/6800, K. 2018/1482; Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/16306, K. 2024/4758) Bu sıralamanın hatalı kurulması, tek başına bozma sebebidir ve deneyimli bir uyuşturucu davası avukatının dikkatle denetlediği bir husustur.

TCK 189 – Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri

Uyuşturucu ticareti bir şirketin (tüzel kişinin) faaliyeti çerçevesinde işlenmişse, TCK 189 gündeme gelir. Bu hükmün uygulanabilmesi için suçun hem tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde hem de yararına işlenmiş olması gerekir. TCK 189’un uygulanabilmesi, suçun tüzel kişinin organ veya temsilcisi tarafından, tüzel kişinin faaliyet alanı içinde ve menfaatine işlendiğinin ortaya konmasını gerektirir. (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/4499, K. 2018/8932)

Tüzel kişilere ceza verilemez; yalnızca TCK 60’a atıfla güvenlik tedbiri uygulanır. Bunlar faaliyet izninin iptali ve müsaderedir. Faaliyet izninin iptali için aranan eşik dikkat çekicidir: Faaliyet izninin iptaline ancak, suçun bir kamu kurumundan alınan özel iznin sağladığı yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi ve suç ile izin arasında nedensellik bağı bulunması hâlinde karar verilebilir; salt genel ticari faaliyet izni veya tekel niteliğindeki faaliyet bu tedbir için yeterli değildir. (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/15616, K. 2016/3831; Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/21225, K. 2016/1211)

Tüzel kişi savunması açısından en önemli ilke, tedbirin gerçek kişinin sorumluluğuna bağlı (fer’i) niteliğidir: Tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirine hükmedilebilmesi için kasıtlı suçun organ veya temsilci tarafından işlendiğinin ve bu kişiler hakkında mahkûmiyet kararı verildiğinin sabit olması gerekir; gerçek kişi sanıklar beraat ederse tüzel kişi hakkında tedbir uygulanamaz. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2018/3713, K. 2018/3209; Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/13469, K. 2024/2317) Ayrıca tüzel kişi hakkında “beraat” veya “düşme” değil, koşulları yoksa “güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına” karar verilmelidir; suçun işlendiği varsayımına dayanılarak tedbir uygulanması suçsuzluk karinesine aykırıdır. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/13036, K. 2024/2842; Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/629, K. 2017/248)

TCK 190 – Uyuşturucu Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme

TCK 190, uyuşturucuyu kendisi kullanmasa da başkalarının kullanmasını kolaylaştıran veya özendiren kişiyi cezalandırır. Ceza beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır. Alt sınırın beş yıl olması nedeniyle bu suçta hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve cezanın ertelenmesi mümkün değildir; ayrıca TCK 192’deki etkin pişmanlık hükümleri bu suça uygulanmaz. Buna karşın suçun unsurları katı şekilde yorumlanır ve çoğu dosyada eylem aslında 190 değil, daha hafif olan 191 kapsamındadır.

Özel Yer, Donanım veya Malzeme Sağlama (TCK 190/1-a)

Bir konutun kullanım için “özel yer sağlama” sayılabilmesi için, mekânın uyuşturucu kullanımına tahsis edilmesi yönünde özel bir kast bulunmalıdır; arkadaşların bir evde birlikte uyuşturucu kullanması, tek başına yer sağlama suçunu oluşturmaz ve eylem TCK 191 kapsamında kalır. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/3017, K. 2019/7572; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/17850, K. 2025/5987)

Yakalanmayı Zorlaştırıcı Önlem Alma (TCK 190/1-b)

Bu bent için nöbetçi dikme, kamera veya sinyal karıştırıcı kurma, gizli bölme yapma gibi aktif ve özel bir tedbir gerekir; kapının kilitli olması gibi her mekânda bulunabilecek olağan durumlar önlem alma sayılmaz. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/15092, K. 2020/7760; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2017/357, K. 2019/3196)

Kullanma Yöntemi Öğretme (TCK 190/1-c)

Yöntem öğretme suçu, somut ve aktif bir öğretme iradesi ile teknik bilgi aktarımını gerektirir; soyut beyanlar veya zaten yöntemi bilen bir kişiye “öğretme” iddiası bu suçu oluşturmaz. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/9162, K. 2022/5743; Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2016/2282, K. 2017/2033)

Alenen Özendirme ve Sosyal Medya Paylaşımları (TCK 190/2)

Son yıllarda sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan TCK 190/2 davaları artmıştır. Ancak içtihat, ifade özgürlüğü ile suç arasındaki çizgiyi titizlikle korur: Alenen özendirme suçu için aleniyetin (geniş bir kitleye erişilebilirlik), içeriğin özendirici nitelikte olmasının (uyuşturucuya yönelik olumlu duygu uyandırma, övme, teşvik) ve özendirme özel kastının bir arada bulunması gerekir; ispat yükü iddia makamındadır. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/13314, K. 2024/3730; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/4520, K. 2024/732) Sıradan bir sosyal medya fotoğrafı veya paylaşımı, özendirme kastı açıkça ortaya konmadıkça özendirici kabul edilemez. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi, E. 2019/1339, K. 2020/1426; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi, E. 2022/1491, K. 2023/245)

Tek bir fiille hem 190 hem 191 kapsamına giren bir durum varsa, fikri içtima kuralı devreye girer: Tek fiille birden fazla suçun oluştuğu hâllerde, TCK 44 uyarınca yalnızca en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir; aynı olayda hem TCK 190 hem TCK 191’den ayrı ayrı mahkûmiyet kurulması hatalıdır. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/3019, K. 2020/682)

TCK 191 – Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma ve Kullanma

TCK 191, kişisel kullanım amacıyla uyuşturucu satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişiyi düzenler. Ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir ve dava Asliye Ceza Mahkemesi‘nde görülür. Ancak bu suçun en önemli özelliği, doğrudan cezaevine değil, tedavi ve denetim odaklı özel bir usule tabi olmasıdır.

Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (TCK 191/2)

Bu suçta savcının takdir yetkisi yoktur: Kullanmak için bulundurma/kullanma suçunda Cumhuriyet savcısı, CMK 171’deki genel şartlar (önceki sabıka, zararın giderilmesi gibi) aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar vermek zorundadır; bu, bir kovuşturma şartı olup gerçekleşmeden açılan davada mahkemece durma kararı verilir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/27, K. 2022/489; Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2019/5984, K. 2020/3001; Anayasa Mahkemesi, E. 2021/70, K. 2021/98) Bu karara karşı, tebliğden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz edilebilir; karar usulüne uygun tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı ihtar edilmeden 5 yıllık erteleme süresi işlemeye başlamaz. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16504, K. 2025/2009; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/14402, K. 2023/11066)

Denetimli Serbestlik ve İhlal (TCK 191/3-4)

Erteleme kararıyla birlikte en az bir yıl süreli denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süreçteki idrar testlerinin sonuca esas alınabilmesi için teknik standart şarttır: Yalnızca “pozitif” ibaresi taşıyan üst yazılar hükme esas alınamaz; maddenin türünü ve miktarını gösteren laboratuvar analiz raporu bulunmalıdır. (Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2020/542, K. 2020/3631; Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2018/4872, K. 2019/6730) Kamu davası açılması için aranan “ısrar” da kolayca kabul edilmez: Israrın oluşması için ilk ihlalin ardından kişiye “tekrarı hâlinde kamu davası açılacağı” ihtarının tebliğ edilmesi ve süregelen bir uyumsuzluk iradesinin bulunması gerekir; tek bir ihlal ya da ihtar tebliğ edilmeden dosyanın kapatılması kovuşturma şartını sakatlar. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/19064, K. 2022/5676; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/6094, K. 2023/6046)

Tekrar Kullanım ve “Ne Bis In İdem” (TCK 191/5)

Erteleme süresi içinde tekrar uyuşturucu kullanılması ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamaz; bu durumda mevcut dosyadaki ihlal süreci işletilir ve ikinci kez açılmış bir dava varsa CMK 223/8 uyarınca davanın düşmesine karar verilerek ilk dosyaya ihbar edilir. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/5745, K. 2023/8907; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/21998, K. 2023/6135)

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı ve Adli Sicil (TCK 191/7)

Şüpheli 5 yıllık denetim süresini yükümlülüklere uyarak ve tekrar uyuşturucu kullanmadan tamamlarsa, hakkında “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/27, K. 2022/489) Bu sürecin müvekkilleri en çok rahatlatan yönü, sicile etkisidir: Bu kayıtlar 5352 sayılı Kanun m.6 ve CMK 171/5 uyarınca yalnızca bunlara mahsus özel bir sisteme işlenir; genel adli sicil belgesinde veya e-Devlet sorgusunda görünmez ve yalnızca bir soruşturma/kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya savcı tarafından istenebilir; karar kesin hüküm teşkil etmez ve kişinin “suçlu” olduğu anlamına gelmez. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/8549, K. 2023/2376)

Ticaretten Kullanıma Geçişte Zorunlu HAGB (TCK 191/8)

Kovuşturma aşamasında, başlangıçta TCK 188 veya 190’dan açılan bir dava aslında münhasıran kullanma fiiline ilişkin çıkarsa, sanık çok önemli bir güvenceye kavuşur: Eylemin münhasıran kullanmak için bulundurma olduğu anlaşıldığında, CMK 231’deki şartlar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi zorunludur; sanığın sabıkalı olması veya ceza miktarı bu zorunluluğa engel değildir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, E. 2020/506, K. 2020/715; Anayasa Mahkemesi, E. 2016/48, K. 2016/42) Bu vasıf değişikliği, sanığa CMK 226 uyarınca ek savunma hakkı verilerek yapılır.

Mesafe Nitelikli Hâli (TCK 191/10)

Kullanma suçu da okul, yurt, hastane gibi yerlerin iki yüz metre çevresindeki umuma açık yerlerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır. TCK 188’deki mesafe artırımında olduğu gibi burada da ölçümün mutad yaya yolu üzerinden ve mahallinde keşifle yapılması, eylem yerinin umuma açık olması zorunludur; aksi hâlde artırım uygulanamaz.

TCK 188 mi TCK 191 mi? Ticaret ile Kişisel Kullanım Ayrımı

Bir uyuşturucu dosyasındaki en hayati soru budur ve cevabı, 2 yıllık bir cezayla 20 yılı aşan bir mahkûmiyet arasındaki farkı belirler. Eylemin ticaret (TCK 188) mi yoksa kişisel kullanım (TCK 191) mi olduğu, sadece ele geçen miktara bakılarak değil, Yargıtay’ın yerleşik üç ölçütüyle saptanır: Failin uyuşturucuyu satma (ticaret) amacıyla mı yoksa kişisel kullanım amacıyla mı bulundurduğu; maddenin miktarı, ele geçirildiği yer ve bulunduruluş biçimi (paketleme, gizleme) birlikte değerlendirilerek belirlenir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/579, K. 2020/489)

Miktar ve “Net Etken Madde” Hesabı

Esrar bakımından içtihatta kişisel kullanım için yıllık ortalama 600-700 gram civarı bir miktar kabul edilebilmektedir; ancak bu sınır maddeye göre değişir ve hesap “brüt” karışım üzerinden değil saf etken madde üzerinden yapılmalıdır. Kişisel kullanım sınırı, ele geçen karışımın brüt ağırlığı değil, içindeki saf (net) etken madde miktarı esas alınarak hesaplanmalıdır; brüt ağırlığın net miktar sanılması bozma sebebidir. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15864, K. 2023/10973) İçtihatta, miktarı kişisel kullanım sınırında kalan birçok eylem kullanma olarak nitelendirilmiştir; örneğin net 699,6 gram esrar ile yakalanan ve idrarında madde tespit edilen sanığın eylemi, miktar ve kullanıcı olması birlikte değerlendirilerek kullanmak için bulundurma kabul edilmiştir. (Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2015/277, K. 2015/3960) Benzer şekilde net 154,72 gram esrarla yakalanan ve idrar örneğinde uyuşturucu çıkan sanığın eyleminin TCK 191 kapsamında olduğu kabul edilmiştir. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/2150, K. 2024/17220)

Biyolojik Bulgu ve Kullanıcı Karinesi

Sanığın kan veya idrar tahlilinde uyuşturucu madde tespit edilmesi, onun kullanıcı olduğuna ve maddeyi kişisel kullanım için bulundurduğuna dair güçlü bir karine oluşturur ve ticari kastı zayıflatır. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/1119, K. 2022/14021; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/3720, K. 2025/8594) Maddenin türü ne olursa olsun, tek parça hâlinde ele geçen ve paketlenmemiş madde ticaret göstergesi sayılmaz ve eylem TCK 191 kapsamında değerlendirilir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/3326, K. 2024/9345)

Ticari Kastın Göstergeleri ve “Şüpheden Sanık Yararlanır”

Buna karşılık, hassas terazi, çok sayıda eşit ağırlıkta paket, satışa hazır fişekler, çok sayıda küçük banknot veya müşteri notları gibi unsurlar ticari kastın göstergesidir. Üzerinde uyuşturucu kalıntısı bulunan hassas terazi ile birlikte ele geçen ve kişisel kullanım sınırını aşan madde, ticaret kastını ortaya koyar. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/3971, K. 2024/4316; Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/20007, K. 2025/9461) Ancak bu göstergeler yoksa, ceza hukukunun temel ilkesi devreye girer: Ticari amacı şüpheye yer bırakmayacak şekilde, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delille kanıtlanamayan hâllerde sanık lehine yorum yapılır ve eylem kullanma olarak kabul edilir; varsayıma ya da “sokak satıcısı” genel gözlemine dayanılarak ticaretten mahkûmiyet verilemez. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/579, K. 2020/489; Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/1614, K. 2024/4339) İşte bir uyuşturucu davası avukatının en güçlü savunma alanı tam da burasıdır: vasfı ticaretten kullanmaya çekmek, dosyanın tüm seyrini değiştirir.

TCK 192 – Etkin Pişmanlık: Cezasızlık ve İndirim İmkânları

TCK 192, doğru kullanıldığında bir uyuşturucu dosyasında cezayı tamamen ortadan kaldırabilen güçlü bir kurumdur. Dört ayrı eksende işler.

1) Ticaret Failinin Cezasızlığı (TCK 192/1)

Uyuşturucu ticareti yapan kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce suçu merciine ihbar eder ve maddenin ele geçirilmesini sağlarsa, hakkında cezaya hükmolunmaz (ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir). (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/7448, K. 2021/11509) Burada kilit kavram “haber alma anı”dır: Soyut bir ihbar, genel duyum veya istihbari bilgi “resmî makamlarca haber alınma” sayılmaz; bunun için somut, operasyonel ve icrai harekete dönüştürülebilir bir bilgi gerekir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/53, K. 2025/207; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/4233, K. 2023/5878) Üstelik failin yakalanma korkusuyla hareket etmiş olması etkin pişmanlığı ortadan kaldırmaz; aslolan kişinin meşruiyete dönme iradesidir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/53, K. 2025/207)

2) Kullanıcının Kaynağı Bildirerek Cezasızlığı (TCK 192/2)

Kullanmak için uyuşturucu bulunduran kişi, haber alınmadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini bildirerek satıcıların yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2012/21745, K. 2014/3441) Bu noktada savunma açısından hayati bir incelik vardır: “Kimden, nerede, ne zaman” ölçütü kümülatif değil amaçsal yorumlanır; satıcının ismi, telefonu veya adresi gibi denetlenebilir bilgiler verilmişse, “ne zaman” bilgisinin eksikliği etkin pişmanlığı geçersiz kılmaz ve verilen ipucunun somutlaştırılması (örneğin HTS ile) mahkemenin araştırma yükümlülüğündedir. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/4769, K. 2021/9974; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/4569, K. 2025/10908) Kolluğun yetersiz araştırması sanık aleyhine yorumlanamaz.

3) Haber Alındıktan Sonra İndirim (TCK 192/3)

Suç resmî makamlarca haber alındıktan sonra, fail gönüllü olarak suçun ortaya çıkmasına ve diğer faillerin yakalanmasına hizmet ve yardım ederse, cezası dörtte birinden yarısına kadar indirilir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/1014, K. 2018/664) Maddenin saklandığı yeri gösterme, satıcıyı tarif etme veya diğer sanığın eylemini açığa çıkarma bu kapsamda değerlendirilir.

4) Gönüllü Tedaviyle Cezasızlık (TCK 192/4)

Bu, özellikle bağımlılıkla mücadele eden müvekkiller için kritik bir korumadır: Kullanmak için uyuşturucu bulunduran kişi, hakkında soruşturma başlamadan önce bir sağlık kuruluşuna veya yetkili makama başvurup tedavi isterse, hakkında cezaya hükmolunmaz. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2013/8344, K. 2017/6172; Anayasa Mahkemesi, E. 2017/32, K. 2018/81) Daha da önemlisi, bu tedavi kayıtları aleyhe delil olarak kullanılamaz: Sağlık verileri özel nitelikli kişisel veri olup (Anayasa m.20, KVKK m.6) mutlak gizlilik güvencesindedir; tedavi amacıyla verilen kan/idrar örneği CMK 75 kapsamında adli delil sayılmaz ve gönüllü tedaviye başvuran hakkında bildirim yükümlülüğü doğmaz. (Anayasa Mahkemesi, B. 2019/20473; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, E. 2019/790, K. 2019/846)

Hukuka Aykırı Delil ve Savunma Stratejileri

Uyuşturucu davalarının çoğu, “delil var mı?” sorusundan önce “delil hukuka uygun mu elde edildi?” sorusunda kazanılır ya da kaybedilir. Türk hukukunda hukuka aykırı delil mutlak yasaktır: Anayasa m.38/6 ve CMK m.206/2-a, 217/2, 230/1-b uyarınca hukuka aykırı yöntemle elde edilen deliller hükme esas alınamaz; sanığın ikrarı bulunsa dahi bu sonuç değişmez ve “zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir” ilkesi gereği bu delilden türeyen deliller de kullanılamaz. (Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2015/14654, K. 2016/2828; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/5707, K. 2023/4909)

Araç ve Üst Araması

En sık karşılaşılan hukuka aykırılık, kararsız aramadır. Önleme araması kararı veya PVSK kapsamındaki durdurma/yoklama yetkisi, adli aramanın yerini tutmaz; somut suç şüphesiyle yapılan araç ve üst aramasında CMK 116, 117 ve 119 uyarınca hâkim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yazılı adli arama emri gerekir. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/8818, K. 2025/13190; Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/1614, K. 2024/4339; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/324, K. 2025/203) Adli arama kararı olmaksızın ele geçirilen uyuşturucu hem suçun maddi konusu hem de delili olduğundan, hukuka aykırı elde edildiğinde hükme esas alınamaz ve sonuç çoğunlukla beraat olur. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/1609, K. 2025/6671; Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2015/15257, K. 2015/4507) Kolluğun, arama kararı olmadan kişiyi suç baskısı altında bırakarak madde teslim ettirmesi de “rızaen teslim” sayılmaz. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/7115, K. 2025/3268)

Dijital Deliller: HTS, Mesajlaşma ve “Atfı Cürüm”

İletişim kayıtları ve telefon içeriği tek başına mahkûmiyete yetmez. HTS (sinyal/iletişim) kayıtlarının elde edilmesi CMK 135 uyarınca hâkim kararına; telefon ve dijital cihaz incelemesi CMK 134 uyarınca usulüne uygun imaj alma, hash değeri ve veri bütünlüğüne tâbidir; içeriği somut olarak tespit edilemeyen soyut iletişim tutanağı tek başına hükme esas alınamaz. (Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2016/1372, K. 2018/5887; Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2015/14115, K. 2017/1042; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/8033, K. 2022/9529) Bir diğer sanığın beyanına dayalı “atfı cürüm” de korunaklı değildir: Müdafi huzurunda alınmamış veya duruşmada doğrulanmamış suç ortağı beyanı (CMK 148/4), başka delille desteklenmedikçe mahkûmiyete esas alınamaz. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/9217, K. 2025/1119)

Uyuşturucu Suçlarında Müsadere: Araç, Telefon ve Para

Müvekkillerin en sık sorduğu sorulardan biri “aracım ve param gider mi?” sorusudur. Müsadere otomatik değildir ve sıkı koşullara bağlıdır. Uyuşturucu maddenin kendisi TCK 54/4 uyarınca müsadere edilirken, asıl tartışma araçta yaşanır: Bir aracın müsaderesi için, aracın suça özgülenmiş olması veya içinde uyuşturucu gizlemek için özel bir tertibat (zula) bulunması gerekir; aracın suçtaki etkinliği düşükse ve özgülenme yoksa müsadere kararı bozulur. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/11005, K. 2023/7764; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/543, K. 2019/668) Ayrıca TCK 54/3’teki orantılılık denetimi şarttır: Uyuşturucunun miktarı ve tehlikesi ile aracın değeri arasında hakkaniyetli bir denge bulunmalı; müsadere ölçüsüz kalıyorsa aracın iadesine karar verilmelidir. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2014/344, K. 2014/5317)

İyiniyetli üçüncü kişiye ait mallar korunur: Malikin suçta kullanılacağını bilmediği kiralık veya ödünç araçlar müsadere edilemez; malik ile suç arasında makul illiyet bağı kurulmadan yapılan müsadere mülkiyet hakkının ihlalidir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/325, K. 2018/662; Anayasa Mahkemesi, B. 2017/14768) Telefon ve para bakımından da delil standardı yüksektir: Cep telefonunun münhasıran suça tahsis edildiği kanıtlanmadıkça müsaderesine karar verilemez; ele geçen paranın da uyuşturucu ticaretinden elde edildiği, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delille ispatlanmadıkça TCK 55 uyarınca müsadere edilemez. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/14708, K. 2022/1079; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/7900, K. 2022/7973)

İnfaz ve Koşullu Salıverme: “Ne Kadar Yatarım?”

Müvekkillerin en doğrudan sorusu budur ve uyuşturucu ticareti suçlarında cevap, genel suçlardan daha ağırdır. 7242 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun m.108/9’a eklenen düzenleme uyarınca, TCK 188 (uyuşturucu ticareti) suçundan mahkûm olanlar mükerrir olmasalar dahi, süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı 3/4 (dörtte üç) olarak uygulanır. (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/6485, K. 2023/8298) Eski tarihli içtihatta uygulanan 2/3 oranı, yetişkinler için artık geçerli değildir; yalnızca mükerrir olmayan çocuklar bakımından 2/3 oranı uygulanabilir. (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/3259, K. 2023/3867)

Denetimli serbestlik bakımından da rejim serttir: Uyuşturucu ticareti suçu, denetimli serbestlik süresini uzatan lehe düzenlemelerden istisna tutulduğundan, bu suçtan hükümlüler denetimli serbestlikten ancak koşullu salıverilme tarihine bir yıl kala yararlanabilir. (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/476, K. 2025/3758) Denetimli serbestlikten yararlanmak için öncelikle açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları taşınmalıdır; kapalı kurumdan firar eden veya açık kurumdan ikinci kez firar eden hükümlünün cezasının tamamı kapalı kurumda infaz edilir. (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/1334, K. 2022/1729) Güncel bir gelişme olarak, 7550 sayılı Kanun ile ikinci kez mükerrirler hakkındaki “koşullu salıverilmeme” engeli kaldırılmış, bu kişilerin de koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabileceği kabul edilmiştir. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/5459, K. 2026/249) Kullanmak için bulundurma (TCK 191) suçunda ise bu ağır rejim uygulanmaz; bu suç çoğunlukla erteleme, denetimli serbestlik veya HAGB ile infaz aşamasına gelmeden çözülür.

Suça Sürüklenen Çocuklarda Uyuşturucu Suçları

Fail çocuksa (18 yaşından küçük), hem ceza hem de usul farklılaşır. Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan çocuklar hakkında TCK 31/2 uyarınca indirim uygulanması zorunludur; 15-18 yaş grubunda ise TCK 31/3 gereği cezada belirli oranda indirim yapılır ve her fiil için verilecek hapis cezası on iki yılı geçemez. (Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/15564, K. 2016/6809; Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2018/2977, K. 2018/8576) Usul yönünden soruşturma, çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yürütülür ve çocuklar hakkında hapse en son çare olarak başvurulması esastır. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/6603, K. 2015/22136; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/789, K. 2014/56) Adli para cezası bakımından çocuk lehine kritik bir koruma vardır: Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezası, ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemez ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2014/14240, K. 2014/13508)

Görevli ve Yetkili Mahkeme, Zamanaşımı

Uyuşturucu ticareti (TCK 188) suçlarına Ağır Ceza Mahkemesi, kullanılmasını kolaylaştırma (TCK 190) ve kullanmak için bulundurma (TCK 191) suçlarına ise Asliye Ceza Mahkemesi bakar (5235 sayılı Kanun m.14). Yetkili mahkeme, kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir (CMK m.12). Dava zamanaşımı süreleri (TCK m.66) bakımından TCK 188/1 suçunda 20 yıl, TCK 188/3 ve 190 suçlarında 15 yıl, TCK 191 suçunda ise 8 yıl söz konusudur; ceza zamanaşımı süreleri (TCK m.68) ise sırasıyla daha uzundur.

Uyuşturucu Suçları Ceza Tablosu (2026)

MaddeFiilCeza (2026)Görevli MahkemeEtkin Pişmanlık
TCK 188/1-2İmal, ithal, ihraç20-30 yıl hapis + 2.000-20.000 gün adli paraAğır CezaVar (192/1, 192/3)
TCK 188/3Ülke içi satma, nakil, bulundurma vb.≥10 yıl hapis + 1.000-20.000 gün adli para (çocuğa satışta ≥15 yıl)Ağır CezaVar (192/1, 192/3)
TCK 189Tüzel kişinin faaliyeti çerçevesindeGüvenlik tedbiri (faaliyet izni iptali + müsadere)
TCK 190Kullanımı kolaylaştırma / özendirme5-10 yıl hapis + 1.000-10.000 gün adli paraAsliye CezaYok
TCK 191Kullanmak için bulundurma / kullanma2-5 yıl hapis (erteleme + denetimli serbestlik rejimi)Asliye CezaVar (192/2, 192/4)

Not: Adli para cezasında bir gün karşılığı tutar, hâkim tarafından kişinin ekonomik durumuna göre en az 100, en fazla 500 TL olarak belirlenir (TCK m.52/2).

Neden İstanbul’da Yerel Bir Uyuşturucu Davası Avukatı?

Uyuşturucu davaları, suçun işlendiği yer mahkemesinde görülür ve özellikle tutuklu işlerde ilk 24-48 saat dosyanın kaderini belirler. İstanbul’da TCK 188 davaları Bakırköy, Çağlayan (İstanbul Adliyesi) ve Anadolu Adliyesi’ndeki Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak Bakırköy merkezli ofisimizden; Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Güngören, Zeytinburnu ve Esenler başta olmak üzere İstanbul’un tüm ilçelerinde müvekkillerimize hizmet veriyoruz. Yerel adliyeleri, savcılık uygulamalarını ve nöbetçi hâkimlik süreçlerini yakından bilen bir uyuşturucu davası avukatı ile çalışmak, gözaltı aşamasında hızlı müdahale, tahliye talebi ve delil denetimi açısından belirleyici bir avantajdır. Sevdiğiniz biri uyuşturucu suçlamasıyla gözaltına alındıysa, vakit kaybetmeden bir uyuşturucu avukatına ulaşmanız hayati önemdedir.

Büromuza 0539 676 32 75 numaralı telefondan ulaşarak dosyanız hakkında bilgi alabilir, deneyimli bir uyuşturucu davası avukatı ile ön görüşme talep edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Uyuşturucu ticareti (TCK 188) suçunun cezası 2026’da ne kadardır?

İmal, ithal veya ihraç fiillerinde ceza 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve 2.000-20.000 gün adli para cezasıdır. Ülke içinde satma, nakletme, depolama veya satış amacıyla bulundurma fiillerinde ise ceza 10 yıldan az olamaz; madde bir çocuğa satılmış veya verilmişse hapis cezası 15 yıldan az olamaz. Eroin, kokain ve sentetik kannabinoid gibi maddelerde ceza ayrıca yarı oranında artırılır.

Uyuşturucu kullanmak (TCK 191) hapis cezası gerektirir mi?

Kullanmak için uyuşturucu bulundurma ve kullanma suçunun cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir; ancak bu suçta savcı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar vermek zorundadır. Kişi en az bir yıllık denetimli serbestlik ve tedavi sürecine alınır; 5 yıllık süreyi ihlalsiz tamamlarsa hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve bu kayıt genel adli sicilde görünmez.

Eylemimin uyuşturucu ticareti mi yoksa kişisel kullanım mı sayılacağı neye göre belirlenir?

Yargıtay üç ölçütü birlikte değerlendirir: maddenin miktarı (net etken madde üzerinden), ele geçirildiği yer ve bulunduruluş biçimi (paketleme, gizleme). Hassas terazi, çok sayıda eşit paket veya satış notu yoksa ve kişinin kullanıcı olduğu kan/idrar tahliliyle destekleniyorsa, eylem kişisel kullanım (TCK 191) kabul edilir. Ticari amaç kuşkuya yer bırakmayacak kesin delille kanıtlanamıyorsa sanık lehine yorum yapılır.

Uyuşturucu davasında etkin pişmanlıktan nasıl yararlanabilirim?

TCK 192 dört şekilde uygulanır: suç resmî makamlarca haber alınmadan önce ihbar edilip madde ele geçirilirse ceza verilmez; kullanıcı, kaynağını (satıcının ismi, telefonu, adresi) bildirip yakalanmayı kolaylaştırırsa yine cezasızlık söz konusudur; suç haber alındıktan sonra yapılan yardımda ceza dörtte birinden yarısına kadar indirilir; soruşturma başlamadan gönüllü olarak tedaviye başvurulması da cezasızlık sağlar.

Uyuşturucu ticaretinden mahkûm olan kişi ne kadar süre cezaevinde kalır?

TCK 188 suçlarında koşullu salıverilme oranı, 7242 sayılı Kanun sonrası yetişkinler için 3/4’tür (cezanın dörtte üçünün infazı). Ayrıca bu suç denetimli serbestlik avantajlarından istisna tutulduğundan, hükümlü denetimli serbestlikten ancak koşullu salıverilmeye bir yıl kala yararlanabilir. Kesin süre, ceza miktarına, tekerrür durumuna ve açık kuruma ayrılma şartlarına göre hesaplanır.

Adli arama kararı olmadan yapılan aramada ele geçen uyuşturucu delil sayılır mı?

Hayır. Somut suç şüphesiyle yapılan araç veya üst aramasında hâkim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yazılı adli arama emri zorunludur. Bu olmadan ele geçirilen uyuşturucu hem suçun konusu hem de delili olduğundan hükme esas alınamaz; sanığın ikrarı bulunsa bile sonuç çoğunlukla beraattir. Bu nedenle arama tutanaklarının hukukiliği, savunmanın ilk incelediği konudur.

Sonuç

Uyuşturucu suçlarında sonuç, çoğu zaman delilin hukukiliği, suç vasfının doğru belirlenmesi ve etkin pişmanlık olanaklarının zamanında kullanılmasıyla şekillenir. 20 yılı aşan bir ticaret isnadı, doğru bir savunmayla kişisel kullanıma dönüşebilir; hukuka aykırı bir aramayla elde edilen delil beraatle sonuçlanabilir. Bu nedenle erken ve doğru hukuki destek belirleyicidir. İstanbul’da bir uyuşturucu davası avukatı arıyorsanız, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak güncel Yargıtay içtihadına hâkim, müvekkil odaklı bir savunma için 0539 676 32 75 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır.