Kanun yolundan vazgeçme, vergi veya ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılmış bir davada, istinafa açık vergi mahkemesi kararı ya da temyize açık bölge idare mahkemesi kararı sonrasında, mükellefin kanun yolu denetimini sürdürmek yerine Vergi Usul Kanunu (VUK) m.379 uyarınca uyuşmazlığı belirli oranlarla sonlandırmasıdır. Bu tercih sonucunda mahkemenin kaldırdığı verginin dahi %60’ı tahakkuk edebilir; buna karşılık kaldırılan vergiye bağlı vergi ziyaı cezasının tamamı terkin edilir. Şartlara uygun ve süresinde ödeme yapılırsa bazı tahakkuklarda ayrıca %20 indirim sağlanır. Dolayısıyla bu yol, davayı bütünüyle kazanmış mükellef için dahi otomatik olarak en avantajlı seçenek değildir: kesin hukuki sonucu, istinaf veya temyizde kazanma ihtimaliyle karşılaştırılması gereken bir uyuşmazlık sona erdirme mekanizmasıdır.
Kanun yolundan vazgeçmenin hukuki niteliği ve dayanağı
Temel düzenleme 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.379’dur. Madde, 7194 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle yeniden düzenlenmiş; uygulama ayrıntıları 20 Şubat 2020 tarihli ve 31045 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 517 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği’nde belirlenmiştir. İndirim oranları bir uzlaşma komisyonunun takdirine değil, kanuna ve kanun yoluna götürülmeyen mahkeme kararının sonucuna bağlıdır. Vergi dairesi oranı pazarlıkla değiştiremez.
Bu mekanizma, davadan genel anlamda feragat ile aynı şey değildir. Genel feragat, İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m.31’in atfı çerçevesinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun feragat hükümlerine göre değerlendirilir; VUK m.379 ise belirli aşamada vergi dairesine yöneltilen, özel tahakkuk ve ödeme sonuçları bulunan ayrı bir kanuni tercihtir. Vergi davasında feragat ve yargılama giderleri hakkındaki genel kurallar bu özel rejime kendiliğinden taşınamaz.
VUK m.379’dan yararlanmanın şartları nelerdir?
1. İhbarnameye karşı süresinde dava açılmış olmalıdır
Başlangıçta usulüne uygun bir vergi/ceza ihbarnamesi ve buna karşı süresinde açılmış bir dava bulunmalıdır. Henüz dava açılmamış olması veya davanın ilk defa açılması için öngörülen sürenin geçirilmesi, kanun yolundan vazgeçmeyi uygulanabilir hâle getirmez. Dava hakkının kime ait olduğu ve hangi işlemlerin dava konusu edilebileceği, VUK m.377-378 ve vergi davası açabilecek kişiler bakımından ayrıca değerlendirilir.
2. Kanun yolu açık, uyuşmazlığın esasına ilişkin bir karar verilmiş olmalıdır
Vergi mahkemesinin kararı istinafa veya bölge idare mahkemesinin kararı temyize açık olmalıdır. Kararın yalnızca taraf aleyhine veya lehine olması yeterli değildir; ilgili kanun yolunun hukuken açık bulunması zorunludur. 517 Sıra No.lu Tebliğ uyarınca süre aşımı, ehliyet yokluğu veya dava konusu olabilecek kesin ve yürütülebilir işlem bulunmaması gibi usule ilişkin ret kararları üzerinden m.379 indirimi kurulmaz. Mahkeme kararındaki kanun yolu ibaresi tek başına belirleyici kabul edilemez; başvuru hakkı yürürlükteki usul hükümlerine göre ayrıca sınanır.
Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar kanunda açıkça dışlanmıştır. Bu sınır, ilk derece veya istinaf merciinin normal denetim sürecinde verdiği kararla, Danıştay bozmasından sonra yeniden hüküm kurduğu kararı birbirinden ayırır. Kanun yolu kapsamı bakımından istinaf başvurusu, temyiz usulü ve Danıştayın bozma kararları aynı kavram değildir.
3. Karardaki dava konusu vergi ve cezaların tümü için başvurulmalıdır
VUK m.379, ilgili karara konu vergi ve/veya cezalar bakımından seçici indirim talebine izin vermez. Bir karar kapsamındaki iki ihbarnameden yalnız biri veya aynı ihbarnamedeki bazı kalemler için başvurmak, 517 Sıra No.lu Tebliğ’in açıkladığı bütünlük şartını karşılamaz. Buna karşılık birbirinden ayrı yargı kararları mevcutsa her karar için ayrı dilekçe düzenlenir. Birden fazla ihbarnamenin aynı davaya dâhil edilmesi ile birden fazla bağımsız davanın bulunması bu nedenle aynı işlem değildir.
4. Başvuru, kanun yolu süresi içinde vergi dairesine yapılmalıdır
İYUK m.45 ve m.46 uyarınca olağan istinaf ve temyiz başvuru süresi kural olarak kararın mükellefe tebliğinden itibaren 30 gündür. Bu, ihbarnamenin ilk tebliğinden itibaren işleyen dava açma süresi değil, yargı kararının tebliğiyle başlayan yeni süredir. Sürenin hesaplanmasında İYUK’un süre hükümleri ve somut tebligat tarihi uygulanır; vergi davasında süre hesabı bakımından ilk davanın açılmasıyla bu başvuru birbirine karıştırılmamalıdır.
Başvuru, dava konusu ihbarnameyi düzenleyen vergi dairesine hitaben yapılır. Karar örneği ve kararın mükellefe tebliğ tarihini gösterir belge dilekçeye eklenir. Tebliğ uyarınca taahhütlü posta veya APS ile gönderimde postaya verme tarihi; adi posta veya özel dağıtım şirketi ile gönderimde idare kayıtlarına giriş tarihi esas alınır. Her olayda ispat edilebilir başvuru tarihi oluşturmak gerekir. Dilekçenin vergi dairesine verildiği tarih, kanun yolundan vazgeçme ve m.379 kapsamındaki tahakkuk tarihidir; vergi dairesi dilekçeyi yargı merciine iletir.
2026 yılında istinaf ve temyiz sınırları m.379’u nasıl etkiler?
VUK m.379’un uygulanabilmesi, İYUK m.45 veya m.46 uyarınca gerçekten kullanılabilir bir kanun yoluna bağlıdır. 2026 bakımından genel parasal çerçevede istinaf kesinlik sınırı 55.000 TL, İYUK m.46/1-b kapsamındaki genel temyiz sınırı 1.661.000 TL, vergi mahkemelerinde tek hâkim sınırı ise 486.000 TL‘dir. Kanunun “aşan” ifadesi nedeniyle sınır tutara eşit dosyalarla sınırı geçen dosyalar aynı değerlendirilmez. Parasal eşiklerin hangi tarihe göre uygulanacağı da kanun yoluna erişimin kurucu unsurudur.
İYUK Ek m.1/2, 7550 sayılı Kanun’la 4 Haziran 2025’te değiştirilerek istinaf veya temyiz yolunun açıklığında davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınmasını öngörmüştür. Bunun anayasal arka planında Anayasa Mahkemesinin 11 Şubat 2025 tarihli, E.2025/39, K.2025/35 sayılı iptal kararı bulunur. Dava tarihi ile karar tarihi arasında sınırların yükselmesi, tek başına kazanılmış kanun yolu hakkının ortadan kalkmasına gerekçe yapılamaz. Önceki yıllara ait dosyalarda, davanın açıldığı tarihin ve ilgili dönemin parasal sınırının ayrıca tespit edilmesi şarttır.
Ayrıca 31 Temmuz 2026’da yayımlanan 7589 sayılı Kanun, İYUK m.45-46’yı değiştirmiştir. m.46/1-c’deki eski ara kademe kaldırılmış; m.46/2’de, genel temyiz kapsamı dışındaki bazı davalarda bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak esas hakkında yeniden karar vermesi durumuna özgü temyiz imkânı düzenlenmiştir. Ancak tek hâkimle görülen davalar, kararlar arasındaki parasal farkın istinaf sınırını aşmadığı belirli durumlar ve diğer kanuni istisnalar bu imkânın dışındadır. Bu sebeple sadece “dava 1.661.000 TL’nin altında” demek, 2026’da temyizin kapalı olduğu sonucuna ulaşmak için yeterli değildir. Ayrıntılı ayrım, istinaf kaldırma kararı sonrası temyiz ile kanun yolu parasal sınırları başlıklarının konusudur.
Geçiş hukuku ihmal edilemez: 7589 sayılı Kanun’un geçici m.1/3 hükmü uyarınca İYUK m.46’daki yeni temyiz rejimi 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş bölge idare mahkemesi kararlarında önceki kanun yolu hükümleri dikkate alınır. Aynı geçici maddenin ikinci fıkrası, 2576 sayılı Kanun m.7’deki tek hâkim düzenlemesinin yürürlük tarihinden sonra açılan davalara uygulanmasını öngörür. Başvuruya elverişlilik, kararın tarihiyle dosyanın açılış tarihi ayrıştırılmadan belirlenemez.
Bu sınırların m.379 bakımından somut etkisi açıktır: Vergi mahkemesinin kararı kesin ise ilk derece kararından sonra, bölge idare mahkemesi kararı temyize kapalı ise istinaf kararından sonra bu özel mekanizma kullanılamaz. Kanunun sağladığı bir indirimi uygulayabilmek için olmayan bir kanun yolu varmış gibi kabul edilemez.
Kanun yolundan vazgeçmede hangi vergi ve ceza ne kadar tahakkuk eder?
Hesaplama, vazgeçilen istinaf veya temyiz yoluna götürülmeyen son ilgili kararın hüküm fıkrası esas alınarak yapılır. Daha önce vergi mahkemesi kararına karşı istinafa başvurulmuş ve temyize açık bölge idare mahkemesi kararı verilmişse, artık vergi mahkemesinin değil bölge idare mahkemesinin kaldırdığı ve tasdik ettiği tutarlar dikkate alınır. Vergi ile vergi ziyaı cezası birbirinden ayrı hesaplanır.
| Yargı kararındaki kalem | Mahkemenin kaldırdığı bölümden tahakkuk eden | Mahkemenin tasdik ettiği bölümden tahakkuk eden |
|---|---|---|
| Vergi aslı | %60 | %100 |
| Vergi aslıyla birlikte dava konusu edilen ona bağlı vergi ziyaı cezası | %0 (tamamı terkin) | %75 |
| Vergi aslı dava konusu yapılmayan vergi ziyaı cezası | %25 | %75 |
| VUK m.359’daki fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezası | %25 | %75 |
| Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezası | %25 | %75 |
Mahkemenin kaldırdığı vergi neden yeniden tahakkuk eder?
Mahkeme vergiyi hukuka aykırı bulup kaldırdığında verginin tümüyle ortadan kalkacağı beklentisi normal yargı sürecinde anlamlıdır. Ancak m.379’a başvurmak, kararın üst mahkemede denetlenmesini terk ederek kanunun belirlediği alternatif sonuca razı olmak demektir. Bu nedenle kaldırılmış verginin %60’ı tahakkuk eder. Bu bir ceza oranı değil, uyuşmazlığın kanuni sonuçlandırma formülüdür. Başvurulmaması ve kararın lehe kesinleşmesi hâlinde ise kaldırılan vergi bakımından m.379’un %60 tahakkuk kuralı uygulanmaz. Mükellef, lehe kararın sürdürülmesinden vazgeçmenin ekonomik bedelini önceden hesaplamalıdır.
Vergi aslına bağlı cezada neden %25 değil, sıfır uygulanır?
En önemli ayrım budur: Vergi aslıyla birlikte dava konusu edilen ve mahkemece kaldırılan vergi ziyaı cezası tamamen terkin edilir. “Kaldırılan bütün cezalardan %25 alınır” şeklindeki genelleme yanlıştır. %25 kuralı, bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan vergi ziyaı cezası, VUK m.359’daki fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük/özel usulsüzlük cezaları içindir. Verginin bir kısmı tasdik, bir kısmı kaldırılmışsa ceza da ilgili tasdik ve kaldırma bölümleriyle birlikte ayrıştırılır. Bu ayrım yapılmadan oluşturulan tahakkuk fişi hukuken ve aritmetik olarak denetlenemez.
İlave %20 indirim nasıl uygulanır?
Kanun yolundan vazgeçme dilekçesiyle hesaplanan vergi ve cezalar aynı gün tahakkuk eder; tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmelidir. VUK m.379/2 uyarınca, tahakkuk eden tutarların indirim uygulanabilecek bölümünün %80’i ile hesaplanmış gecikme faizinin tamamı bu süre içinde ödenirse ilgili vergi ve ceza tutarında ayrıca %20 indirim uygulanır. Ancak mahkemenin tasdik ettiği vergi aslına %20 ödeme indirimi yoktur; bu vergi tam olarak ödenir. İndirim, m.379 gereğince kaldırılan vergi bölümünden yeniden tahakkuk eden %60’lık kısım ile indirim kapsamındaki ceza tahakkukları üzerinde uygulanır.
517 Sıra No.lu Tebliğ, ödemeye bağlı indirimden yararlanılırken gecikme faizinin indirimi izleyen net vergi tutarı üzerinden hesaplanacağını açıklar. Vergi faizinin kanuni dönemi ise VUK m.112/3-c gereğince ilgili verginin normal vadesinden kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihe kadardır. Gecikme faizi ile 6183 sayılı Kanun kapsamındaki gecikme zammı aynı hukuki işlem değildir. Faiz bakımından geçerli dönem ve oran, ilgili tarhiyatın tarihleri esas alınarak ayrı hesaplanmalıdır.
Vergi ve cezanın indirimli ödenecek kısmı ile hesaplanan gecikme faizinin tamamının süresinde ödenmesi şarttır. Kısmi ödeme veya sürenin geçirilmesi ilave %20 indirimi düşürür; buna karşılık m.379 kapsamındaki ilk tahakkuku ve kanun yolundan vazgeçme tercihini geçmişe etkili olarak ortadan kaldırmaz. Başka deyişle indirim hakkını kaybetmek, üst mahkemeye başvuru hakkının kendiliğinden geri gelmesi anlamına gelmez.
Hesaplama örnekleri: Somut mali sonuç nasıl belirlenir?
Örnek 1: Vergi ve ona bağlı vergi ziyaı cezası kısmen tasdik edilmişse
Varsayalım 2026’da kanun yoluna açık bir davada 200.000 TL vergi aslı ve buna bağlı 200.000 TL vergi ziyaı cezası dava konusudur. Mahkeme verginin ve buna isabet eden cezanın 100.000 TL’lik bölümünü kaldırmış; kalan 100.000 TL vergi ile buna bağlı 100.000 TL cezayı tasdik etmiştir. Bu rakamlar yalnızca hesaplama örneğidir; temyiz veya istinaf yolunun açık olduğu, dava açılış tarihi ve kararın niteliği ayrıca varsayılmaktadır.
| Kalem | Karar | m.379 tahakkuku | Bir ayda tam ödeme hâlindeki net tutar |
|---|---|---|---|
| 100.000 TL vergi | Kaldırıldı | 60.000 TL | 48.000 TL |
| 100.000 TL bağlı vergi ziyaı cezası | Kaldırıldı | 0 TL | 0 TL |
| 100.000 TL vergi | Tasdik edildi | 100.000 TL | 100.000 TL |
| 100.000 TL bağlı vergi ziyaı cezası | Tasdik edildi | 75.000 TL | 60.000 TL |
| Toplam (faiz hariç) | 235.000 TL | 208.000 TL |
Net 208.000 TL’lik sonuç için gecikme faizinin de ayrıca ve tam ödenmesi zorunludur. Örnek, m.379’un çok farklı iki etkisini gösterir: kaldırılan vergiye yeniden ödeme yükü getirirken, kaldırılan bağlı cezayı tamamen ortadan kaldırır.
Örnek 2: Sadece özel usulsüzlük cezası dava konusuysa
100.000 TL özel usulsüzlük cezasının tamamı mahkemece kaldırılmışsa kanun yolundan vazgeçme üzerine 25.000 TL tahakkuk eder; bir ayda koşullara uygun ödeme yapılması hâlinde net ceza 20.000 TL olur. Aynı cezanın tümü tasdik edilmişse ilk tahakkuk 75.000 TL, koşullara uygun ödemedeki tutar 60.000 TL’dir. Bu nedenle sadece ceza davalarında dahi mahkemenin kabul veya ret oranı, vazgeçme tercihinin mali sonucunu doğrudan değiştirir.
Kanun yolundan vazgeçmenin usuli ve mali sonuçları
Vergi dairesine verilen başvuru tarihinde m.379 uyarınca tahakkuk oluşur. Başvuru ilgili yargı merciine gönderilir; mükellef başvurusundan sonra istinaf veya temyiz dilekçesi verse de başvurusu incelenmez. İdare de aynı uyuşmazlığı üst derecede sürdürmez. Tarafların bu davaya ilişkin kararlarda hükmedilmiş yargılama giderlerini, vekâlet ücretini ve bunların ferilerini birbirlerinden talep etmeleri ve bu alacaklar için icra takibi yapmaları kanunen engellenmiştir. Bu, yargılama giderleri hakkında her tür davada geçerli genel bir af kuralı değil, m.379 kapsamında özel ve karşılıklı bir sonuçtur.
Önceden ödenen vergi, gecikme faizi veya gecikme zammı varsa m.379 kapsamında ödenecek tutardan mahsup edilir; mahsup sonrasında iade gerektiren bakiye doğarsa ilgili kamu alacağı iade usulleri işletilir. Mükellefin tüm maliyeti görmesi için yalnız vergi aslı ve ceza değil, ödenmiş tutarlar, mahsup, tahakkuk tarihi, faiz başlangıcı ve olası iade de ayrı sütunlarda izlenmelidir.
Tartışmalı meseleler ve hukuki değerlendirme
İlk derece davasının kazanılması, vazgeçmenin her zaman lehine olduğu anlamına gelir mi?
Hayır. Vergi aslı ile birlikte cezanın tamamen kaldırıldığı kararda, üst denetim sonucunda bu kararın kesinleşmesini beklemek verginin tamamından kurtulma ihtimalini korur. Kanun yolundan vazgeçmede ise kaldırılan verginin önce %60’ı, zamanında ödeme avantajı varsa net %48’i ödenir. Bu tercih ancak olası bozma veya kaldırma riski, beklenen faiz ve takip maliyetleri ile tahsilat ve nakit akışı değerlendirilerek savunulabilir. Lehe karar varken m.379’a geçilmesinin kanuni bedelini saklayan bir değerlendirme eksiktir.
Mükellef yalnız kaybettiği hüküm bölümü için m.379’u tercih edebilir mi?
Hayır. Dava konusu edilen vergi ve cezaların tümü için başvuru şartı, tek kararın yalnız aleyhe kısmını seçmeyi engeller. Kararda lehine hüküm kurulmuş kalemleri koruyup sadece aleyhine hükmedilen bölüm için m.379 indirimi istemek mümkün değildir. Ayrı mahkeme kararlarında ayrı başvuru imkânı, aynı kararın içini keyfi şekilde bölme yetkisi vermez.
Kanun yoluna zaten başvurulmuşsa m.379 uygulanabilir mi?
Başvuru süresi bitmeden vergi dairesine verilmesi gereken m.379 dilekçesiyle, yargı merciinde süren bir istinaf veya temyizden genel feragat beyanı birbirine karıştırılmamalıdır. 517 Sıra No.lu Tebliğ’in sistemi, kanun yoluna götürülmeyen, mükellefe tebliğ edilmiş ve başvuru süresi işlemekte olan karara dayalıdır. İstinafın sonuçlanıp temyize açık yeni karar verilmesi hâlinde hesaplama bu yeni karara göre yapılır. Henüz sonuçlanmamış bir başvuruyu geri çekme iradesinin tek başına m.379’un özel mali sonuçlarını doğurduğu kabul edilemez; başvuru tarihindeki yargısal aşama ve tebligatlar somut dosyada incelenmelidir.
Genel feragat hakkında Danıştay kararı m.379 için doğrudan emsal midir?
Danıştay 4. Dairesinin 5 Temmuz 2022 tarihli E.2019/9449, K.2022/4549 sayılı kararında, VUK m.359’la ilgili farklı bir kanuni indirimden yararlanmak için davadan feragat edilmesi değerlendirilmiştir. Çoğunluk feragat nedeniyle temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş, karşı oy ise feragat hakkında karar verilmesi için hükmün bozulması gerektiğini savunmuştur. Bu karar, feragatin yargılama sürecindeki etkisi ve yargısal usule ilişkin yaklaşım farkı bakımından önemlidir; VUK m.379’un indirim oranlarını veya şartlarını çözmüş bir karar olarak sunulamaz. Genel feragat ile kanun yolundan vazgeçmenin ayrılığı hem maddi sonuç hem usul bakımından korunmalıdır.
Anayasa Mahkemesinin parasal sınır kararı m.379 hakkını genişletir mi?
Anayasa Mahkemesinin E.2025/39, K.2025/35 sayılı kararı, karar tarihindeki güncel parasal sınırın esas alınmasının hükmün denetlenmesini isteme hakkına ölçüsüz müdahaleye yol açabileceğini saptamıştır. Sonrasında İYUK Ek m.1/2’nin değiştirilmesi, kanun yolunun açıklığını belirlemede dava tarihini öne çıkarmıştır. Ancak bu, VUK m.379’daki diğer şartların kaldırıldığı anlamına gelmez. Esas hakkında karar, ihbarnameye karşı zamanında dava, belirli aşama ve tüm kalemleri kapsama koşulları aynen aranır.
Kanun yolundan vazgeçme ile diğer çözüm yolları arasındaki fark
VUK m.376 uyarınca vergi cezasında indirim, ihbarname aşamasındaki başvuru ve ödeme koşullarına dayanır; m.379 ise dava açıldıktan ve kanun yolu açık yargı kararı verildikten sonra işler. Vergide uzlaşma komisyon usulü ve kapsam şartlarına bağlı farklı bir idari kurumdur; 2024 yılında uzlaşmanın konusuna ilişkin değişikliklerden sonra eski uzlaşma-vergide indirim ilişkisi güncel rejim sanılmamalıdır. Bu imkânlar tek bir indirim havuzu değildir ve oranlar birbirine eklenerek uygulanmaz.
Mükellefin önündeki seçenek, somut aşamaya göre üst mahkemeye gitmek, özel bir kanuni sonlandırma yolundan yararlanmak veya lehe kararın kesinleşmesini beklemektir. Her seçenek, uyuşmazlığın bütün kalemleri ve tahsil sonucu açısından karşılaştırılmalıdır. Genel vergi uyuşmazlığı çözüm yolları bu kurumun yerine geçmez; hangi başvuru aşamasında bulunulduğu belirleyicidir.
Uygulamadan önce hangi belgeler kontrol edilmelidir?
- İhbarname veya ihbarnameler, bunlara karşı açılan davanın tarih ve kapsamı, dava dilekçesindeki istem sonucu.
- Vergi mahkemesi ve varsa bölge idare mahkemesi kararlarının hüküm fıkraları; her vergi ve ceza kaleminin tasdik veya kaldırma miktarı.
- Kararın tebliğ belgesi; istinaf/temyiz başvuru süresi, davanın açıldığı yılın parasal sınırı ve kararın 7589 sayılı Kanun kapsamındaki niteliği.
- Danıştay bozması bulunup bulunmadığı; tek hâkim/heyet niteliği ve temyiz istisnaları.
- Vergi dairesine başvuru dilekçesi ve teslim kaydı; daha önce yapılan ödemeler ve mahsup kayıtları.
- Gecikme faizi hesabı, net ödeme planı ve ilave %20 indirimden yararlanma için bir aylık son tarih.
Sık sorulan sorular
Mahkeme davayı tamamen kabul ettiyse vergi ödemeden vazgeçilebilir mi?
Mükellef m.379’a başvurmaz ve karar lehe kesinleşirse iptal edilen vergi için m.379’a özgü %60 tahakkuk doğmaz. Buna karşılık m.379’a başvurursa kaldırılan verginin %60’ı tahakkuk eder; şartlı ödeme indirimiyle bunun neti %48’e inebilir. Bu iki sonuç birbirine karıştırılmamalıdır.
Başvuru dilekçesi mahkemeye mi, vergi dairesine mi verilir?
VUK m.379 kapsamında dilekçe, ihbarnameyi düzenleyen ilgili vergi dairesine verilir. Vergi dairesi dilekçeyi mahkemeye iletir. Başvuru tarihinin hukuki sonucu vergi dairesine verilme tarihine bağlanmıştır.
Bir aylık ödeme süresi kaçırılırsa istinafa gidilebilir mi?
Hayır. Şartlı %20 ödeme indirimi kaybedilir; kanun yolundan vazgeçme iradesi bu nedenle ortadan kalkmaz. Üst yargı yoluna geri dönüş sağlandığı varsayımı yanlıştır.
Temyize kapalı bölge idare mahkemesi kararında indirim var mı?
VUK m.379 bakımından yoktur. Madde temyiz yoluna açık bölge idare mahkemesi kararlarını kapsar. 2026 değişikliklerinden sonra kararın gerçekten temyize açık olup olmadığı İYUK m.46’nın bütün koşullarıyla değerlendirilmelidir.
Yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücreti ne olur?
VUK m.379 uyarınca kanun yolundan vazgeçilen davaya ilişkin kararlarda hükmedilen bu giderler, ücretler ve ferileri karşılıklı olarak istenemez; bunlar için icra takibi yapılamaz. Bu sonuç, başvuru kapsamındaki karar için kanundan doğar.
Sonuç
Kanun yolundan vazgeçme, üst mahkeme incelemesinin yerine kanuni bir tahakkuk ve ödeme rejimi koyar. Yararı yalnız indirim oranına bakılarak ölçülemez. İlk soru, kararın gerçekten istinaf veya temyize açık olup olmadığıdır; ikinci soru, mahkemenin vergi aslı ile cezanın hangi kısımlarını kaldırıp hangi kısımlarını tasdik ettiğidir; üçüncü soru, ilave %20 indirim için faizle birlikte tam ödeme yapılıp yapılamayacağıdır. Bu üç aşamaya dayalı hesaplama yapılmadan verilen vazgeçme kararı, kaldırılmış vergi bakımından gereksiz borçlanmaya veya süre kaybına yol açabilir. Vergi davası dosyası, karar, tebligat, tahakkuk ve ödeme kayıtları birlikte incelenerek tercih hukuki ve mali yönden sonuçlandırılmalıdır.
Kaynakça
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m.112/3-c, m.376, m.377-379; 7194 sayılı Kanun m.23 ve m.27.
- 517 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, 20.02.2020 tarihli ve 31045 sayılı Resmî Gazete: tebliğ metni.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m.31, 45, 46, Ek m.1; 2576 sayılı Kanun m.7; 7550 sayılı Kanun m.7; 7589 sayılı Kanun m.4-6 ve geçici m.1/2-3. 7589 sayılı Kanun: 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete.
- Anayasa Mahkemesi, 11.02.2025, E.2025/39, K.2025/35
- Danıştay 4. Daire, 05.07.2022, E.2019/9449, K.2022/4549 (genel feragat bakımından karşılaştırma):
Av. Fatih SEFER