Gecikme Zammı Nedir? Hesaplama ve Güncel Oran

Gecikme zammı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51. maddesi uyarınca, ödeme süresi geçtiği hâlde ödenmeyen kamu alacağına vadenin bitiminden itibaren uygulanan ferî alacaktır. 22 Ekim 2026 itibarıyla genel gecikme zammı oranı aylık %3,7’dir. Tam aylar için aylık, ay kesirleri için günlük hesaplama yapılır. Zam yalnızca süresinde ödenmeyen tutar üzerinden hesaplanır; ödeme emrinin tebliğ edilmesi, kural olarak gecikme zammının doğum şartı değildir. Hangi borca uygulanacağı, ödemenin hukuken ne zaman muaccel olduğu ve varsa özel durdurma hükümleri ayrıca incelenmelidir.

Gecikme zammının hukuki dayanağı ve uygulanma şartları nelerdir?

6183 sayılı Kanun’un 37. maddesine göre kamu alacağı öncelikle özel kanunundaki zamanda ödenir; ödeme süresinin son günü vade günüdür. Aynı Kanun’un 51. maddesi, bu süre içinde ödenmeyen kısma gecikme zammı uygulanmasını öngörür. Dolayısıyla gecikme zammı için üç unsur birlikte bulunmalıdır: 6183 kapsamında takip edilebilecek bir kamu alacağı, hukuken belirlenmiş ve dolmuş bir ödeme süresi ve vade sonunda ödenmemiş bir borç bakiyesi.

Kanunun uygulandığı amme alacakları yalnız vergi asıllarından ibaret değildir. Vergi, resim, harç ve kanunun kapsadığı diğer asli ve ferî kamu alacakları değerlendirilir; ancak ceza niteliğindeki alacaklar yönünden 51. maddenin özel ayrımı geçerlidir. Bir alacağın kamuya ait olması, ona her durumda gecikme zammı işletilmesine tek başına yeterli değildir. Ayrıca 6183 m.53, belediye sınırları dışındaki köylerde tahsildarlarca tahsil edilen belirli alacaklar yönünden özel %10 gecikme zammı rejimi öngörür; Bakanlıkça tespit ve ilan edilen vergiler bu özel rejimin dışındadır. Bu istisna, bütün kırsal bölge borçlarına uygulanacak genel oran olarak yorumlanamaz.

Vade gününde tam ödeme yapılmışsa gecikme zammı doğmaz. Vade sonunda borcun yalnız bir bölümü ödenmişse zam, kalan kısma uygulanır. Borcun türüne özgü ödeme süresi ertelenmiş veya uzatılmışsa hesaplamada ilk takvimdeki değil hukuken geçerli son ödeme günü esas alınır. Örneğin mücbir sebep nedeniyle uzatılan ödeme süresinde eski vadeden hareketle gecikme zammı istenemez. Kanunen son ödeme gününün resmî tatile rastlaması nedeniyle sürenin uzadığı hallerde de geçerli yeni vade esas alınır.

2026 yılında gecikme zammı oranı kaçtır?

13 Kasım 2025 tarihli ve 33076 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 10556 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesi kapsamında aylık gecikme zammı oranını %3,7 olarak belirlemiştir. Bu oran 22 Ekim 2026 itibarıyla Gelir İdaresi Başkanlığının yayımladığı güncel oran tablosunda yer almaktadır. 10556 sayılı Karar öncesinde 21 Mayıs 2024–12 Kasım 2025 arasında aylık %4,5 uygulanmıştır.

Uygulama dönemiAylık gecikme zammı oranıDayanak
13.11.2025 tarihinden itibaren%3,710556 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı
21.05.2024–12.11.2025%4,58484 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı
14.11.2023–20.05.2024%3,57782 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı
21.07.2022–13.11.2023%2,55801 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

Önemli ayrım: Yürürlükteki oran, geçmişteki bütün gecikme dönemlerine geriye yürütülmez. Borcun vadesinden tahsil tarihine kadar birden çok oran uygulanmışsa hesap her dönemin kendi kurallarına göre ayrıştırılır. Bu nedenle 2024’te vadesi dolan ve 2026’da ödenen bir borcun bütün gecikme süresine %3,7 uygulanması hatalıdır. Yıllık %44,4 ifadesi ise aylık oranın on iki ile çarpımından ibaret karşılaştırmalı bir değerdir; 6183 uygulamasında her borcun gerçek gecikme süresi esas alınır.

Gecikme zammı nasıl hesaplanır?

Gecikme zammı hesabında önce vade günü, ödeme günü, ödenmemiş anapara ve gecikme döneminde geçerli oranlar belirlenir. Daha sonra tam aylar aylık oranla, kalan günler günlük katsayıyla hesaplanır. Kanunun 51. maddesindeki yetki çerçevesinde ayrıca bir bileşik hesaplama düzenlemesi uygulanmadıkça standart hesap basit esaslıdır; önceden hesaplanan zammın üzerine kendiliğinden yeniden zam bindirilmez.

Tam aylar için hesaplama formülü

Gecikme zammı = Ödenmemiş borç × aylık oran × tam ay sayısı. Örneğin oran değişmeyen bir dönemde 20.000 TL kamu alacağının iki tam ay gecikmesi için hesaplanan tutar 20.000 × 0,037 × 2 = 1.480 TL‘dir. Borç, vadesinden itibaren bir ay dolmadan ödenmişse tamamlanmamış süreye tam aylık oran uygulanamaz.

Ay kesirleri ve günlük gecikme zammı

6183 sayılı Kanun’un 51. maddesi uyarınca tam ayı aşan veya tam ay oluşturmayan günler günlük hesaplanır. Günlük oran belirlenirken bir ay 30 gün kabul edilir. Tahsilat uygulamasındaki altı ondalık haneye yukarı tamamlama yöntemiyle aylık %3,7 için günlük katsayı 0,001234 olur. Dolayısıyla ay kesrine ilişkin örnek hesap ödenmemiş borç × 0,001234 × kalan gün sayısı biçimindedir. Hesaplanan tutar ve yuvarlama, ilgili tahsil sisteminin işlem bazlı kurallarıyla karşılaştırılmalıdır.

Örnek: 20.000 TL borcun iki ay on gün geç ödenmesi

Vadesi 26 Mart 2026 olan, tamamı ödenmemiş 20.000 TL tutarında bir vergi borcunun 5 Haziran 2026’da ödendiği varsayılsın. 27 Mart–26 Mayıs iki tam ay, 27 Mayıs–5 Haziran on günlük ay kesridir. Bu örnekte bütün gecikme döneminde aylık %3,7 geçerlidir.

Hesap unsuruİşlemTutar
İki tam ay20.000 × 0,037 × 21.480,00 TL
On günlük ay kesri20.000 × 0,001234 × 10246,80 TL
Toplam gecikme zammı1.726,80 TL
Borç aslıyla birlikte toplam20.000 + 1.726,8021.726,80 TL

Bu hesap, tarihler ve borç tutarı varsayımsal olan açıklama örneğidir. Kısmi ödemeler, yasal vade değişiklikleri, farklı oran dönemleri ve ödeme tarihinin hukuki niteliği gerçek hesapta sonucu değiştirir. Ödemelerin hesaba nasıl geçirileceği ayrıca vergi borçlarında mahsup sırası kurallarına bağlıdır.

Oran gecikme süresinin ortasında değişirse ne olur?

Bir tam aylık hesap dönemi içinde oran değiştiğinde, o tamamlanan aylık dönemin tamamında dönem başlangıcındaki eski oran dikkate alınır. Ay kesirleri günlük hesaplandığından, değişikliğin yürürlüğe girdiği gün ve sonraki günlerde yeni oran uygulanır. Bu ayrım 2025’teki %4,5’ten %3,7’ye geçişte önem taşır.

Örneğin 26 Eylül 2025 vadeli 50.000 TL borç 5 Ocak 2026’da tamamen ödenirse ve arada başka işlem yoksa 27 Eylül–26 Ekim ve 27 Ekim–26 Kasım tam aylarına %4,5; 27 Kasım–26 Aralık tam ayına %3,7; 27 Aralık–5 Ocak arasındaki on günlük kesre 0,001234 günlük katsayı uygulanır. Sonuç 4.500 + 1.850 + 617 = 6.967 TL gecikme zammıdır. Borç aslıyla birlikte toplam 56.967 TL’dir. Sırf ödemenin 2026’da yapılması nedeniyle bütün aylara %3,7 uygulamak mümkün değildir.

Gecikme zammı hangi vergi ve cezalara uygulanır?

Gecikme zammı, genel olarak 6183 kapsamındaki vadesi geçmiş vergi ve diğer kamu alacaklarında söz konusu olur. Ancak 51. madde, ceza niteliğindeki alacakları üç farklı gruba ayırmıştır. Bu grupların birbirine karıştırılması, özellikle vergi cezası tahsilinde hatalı ferî borç doğurur.

Alacağın niteliği6183 m.51 bakımından sonuç
Vadesinde ödenmeyen vergi aslıGenel oran üzerinden gecikme zammı
213 sayılı VUK kapsamında vergi ziyaı cezasıGenel oran üzerinden gecikme zammı
Mahkemeler tarafından verilen ceza niteliğindeki kamu alacağıGenel oranının yarısı ölçüsünde gecikme zammı
Yukarıdakiler dışındaki ceza niteliğindeki kamu alacakları; kural olarak usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları6183 m.51 kapsamında gecikme zammı uygulanmaz

Bir alacağın adında “ceza” bulunması tek başına aynı oranı gerektirmez; yaptırımın hangi hukuki normla ve hangi merci tarafından verildiği belirleyicidir. Ayrıca mahkemece verilmiş bir ceza ile idarenin uyguladığı idari para cezası aynı kategori sayılmaz. Gecikme zammının asgari tutarı, kanundaki eski para birimiyle ifade edilmiş bir milyon liranın bugünkü karşılığı olan 1 TL‘dir; bu alt sınır, gecikme zammı uygulanabilen alacaklar bakımından dikkate alınır.

Belediyelerin tahsil ettiği emlak vergisinin gecikmesi de genel ilke bakımından 6183’e tabidir. Ancak bina, arsa ve arazi vergilerinde ödeme dönemleri ve belediyedeki somut tahsil işlemleri için emlak vergisinde gecikme zammı ve cebri tahsil hükümleri ayrıca değerlendirilir. Gümrük idarelerince alınan vergilerde ise 213 sayılı VUK’un 2. maddesindeki ayrım ve 4458 sayılı Kanun’un kendi rejimi gözetilmeli; gümrük vergilerinde faiz ve gecikme zammı genel vergi borcuyla özdeşleştirilmemelidir.

Gecikme zammı, gecikme faizi ve tecil faizi aynı şey midir?

Hayır. Gecikme zammı vadesinde ödenmeyen kamu borcunun tahsiline, gecikme faizi ise özellikle 213 sayılı VUK’un 112/3. maddesindeki şartlarda sonradan tarh edilen veya uyuşmazlığa konu edilen vergiye ilişkin belirli döneme bağlanır. VUK 112/3’te faiz oranı 6183’teki gecikme zammı oranına bağlanmış olsa da hesaplamanın başlangıç ve bitiş tarihleri aynı değildir. Üstelik VUK 112/3 kapsamındaki gecikme faizinde ay kesirleri dikkate alınmaz; 6183 gecikme zammında ise günlük hesap yapılır.

Örneğin vergi incelemesi sonunda geçmiş dönem vergisinin ikmalen veya re’sen tarh edilmesi, sırf vergilendirme döneminin geçmiş olmasından dolayı aynı süre için doğrudan 6183 gecikme zammı doğurmaz. VUK 112/3’ün vergi aslına gecikme faizi koşulları ve sonradan oluşan ödeme vadesi ayrı ayrı incelenir. Vergi mahkemesindeki dava nedeniyle tahsilin durması da bu ayrımın önemini artırır.

Tecil faizi ise 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesinde öngörülen, şartları sağlanan kamu borcunun faiz alınarak ertelenmesine ilişkin ayrı kurumdur. Tecil, borcun kendiliğinden taksitlenmesi değil yetkili idarenin kararıyla ortaya çıkan bir hukuki durumdur. Vergi borcu tecili ve şartları bu nedenle gecikme zammı hesabından ayrı değerlendirilir.

Gecikme zammı hangi tarihe kadar işler; ne zaman sona erer?

6183 sayılı Kanun’un 52. maddesinde üç özel sona erme sınırı gösterilmiştir: borcun tecilinde tecilin yapıldığı tarih, iflasta iflasın açıldığı tarih ve aciz hâlinde aczin sabit olduğu tarih. Normal ödeme halinde ise zam, ödenmemiş borcun tahsiline kadar hesaplanır. Bu tarihlerden sonra aynı borca hangi hukuki rejimin uygulanacağı, ilgili tecil, iflas veya aciz hükümlerine göre belirlenir; gecikme zammı durdu diye kamu alacağının aslı kendiliğinden ortadan kalkmaz.

Özellikle tecil başvurusunun verilmesiyle tecil kararının tesis edilmesi birbirinden farklıdır. Kural olarak yalnızca tecil başvurusu yapmak, 52. maddede belirtilen “tecilin yapıldığı” hukuki sonucu doğurmaz. Tecil şartlarına uyulmaması nedeniyle borcun yeniden muaccel olması hâlinde geçmiş ve sonraki dönemlere ilişkin ferî alacak hesabı, 48. ve 52. maddelerin birlikte uygulanmasını gerektirir.

Asıl borcun sonradan ödenmiş olması geçmişte doğmuş gecikme zammını silmez. 6183 m.52’nin açık hükmü gereği yalnız gecikme zammı bakiye kalmışsa bunun ayrıca takip ve tahsili mümkündür. Buna karşılık hiç doğmamış, iptal edilmiş veya geçerli vadesi bulunmayan bir asıl alacağa dayalı zam hukuken sürdürülemez. Borcun mevcut ve ödenebilir olup olmadığı, dönemsel hesapla birlikte incelenmelidir.

Kısmi ödeme ve vergi iadesinden mahsup gecikme zammını nasıl etkiler?

Kısmi ödeme yapıldığında gecikme zammı hesaplanabilecek bakiye, ödemenin 6183 sayılı Kanun’un 47. maddesine göre hangi borç ve ferî alacağa mahsup edildiğine bağlıdır. Bu nedenle borçlunun 10.000 TL ödeme yaptığını söylemesi, aynı tarihte 10.000 TL vergi aslının tamamen kapandığı anlamına her durumda gelmez. Hesap dökümündeki tahsilat dağılımı kontrol edilmelidir.

Mahsup yoluyla ödemede de borcun sona erdiği tarih belirleyicidir. Danıştay 4. Dairesinin 30 Ocak 2023 tarihli, E.2019/5668, K.2023/353 sayılı kararında, KDV iade alacağının vergi borcuna mahsubu bakımından gerekli başvurunun yapıldığı ve mahsup işleminin gerçekleştiği tarih esas alınmış; önceki dönemde vadesinde ödenmeyen kamu alacağına gecikme zammı uygulanmasını hukuka uygun gören yaklaşım benimsenmiştir. Bu karar, “aynı dönemde iade alacağım vardı” iddiasının tek başına borcun vadesinde ödenmiş sayılmasına yetmediğini gösterir. İade hakkının niteliği, talep için zorunlu belgeler ve hukuken gerçekleşmiş mahsup tarihi somut olayda tespit edilmelidir.

Ödeme emri gelmeden gecikme zammı doğar mı?

Evet. 6183 m.52 uyarınca gecikme zammının önceden borçluya bildirilmesi gerekmez. Vade ve ödenmemiş borç mevcutsa zam kanun gereği işler. Buna karşılık idarenin gecikme zammını cebren tahsil için başvurduğu işlemler, tahsil usulünün güvencelerine tabidir. Bu nedenle “önceden zam ihbarnamesi yok” iddiası ile “ortada usulüne uygun cebrî takip bulunmuyor” iddiası farklıdır.

Danıştay 3. Dairesinin 1 Temmuz 2004 tarihli, E.2002/2334, K.2004/1929 sayılı kararında, gecikme zammının tahsil gününe kadar artabilmesi nedeniyle ödeme emrinde veya haciz varakasında ileriye yönelik kesin tutarının baştan gösterilememesinin tek başına tahsile engel olmadığı belirtilmiştir. Bununla birlikte karar, hesaplanan zammın süresinin ve miktarının denetlenmesini gerekli görmüştür. Dolayısıyla idare, zam alacağını hesaplanamaz veya yargısal denetime kapalı bir kalem hâline getiremez.

Vadesinde ödenmeyen borcun cebren tahsili 6183 m.54 ve devamındaki sürece bağlıdır. Vergi dairesi ödeme emrinin içeriği ve tebliği ile gecikme zammının kendiliğinden doğması aynı hukuki işlem değildir.

Gecikme zammına nasıl itiraz edilir ve dava açılır?

Gecikme zammının hukuka uygunluğu denetlenirken önce uyuşmazlığın hangi işlemden doğduğu belirlenir. Ödeme emri ile istenen gecikme zammı, ayrıca tesis edilen tahsil veya ret işlemi ya da hatalı kayıt nedeniyle düzeltme isteminin reddi aynı dava yolunu ve başlangıç tarihini zorunlu olarak paylaşmaz. Vergi uyuşmazlığının idari ve yargısal çözümü bu işlem ayrımına göre belirlenir.

Ödeme emrine karşı dava süresi

6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca ödeme emrine karşı dava açma süresi, tebliği izleyen günden itibaren 15 gündür. Ödeme emriyle istenen gecikme zammının borcu bulunmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiaları, bu hükümdeki dava sebepleriyle birlikte değerlendirilir. Hesaplama hatasının bu sebeplerden hangisine girdiği ve dayanak vergi borcunun kesinleşme durumu da önem taşır. Süreyi kaçırmamak için ödeme emrine karşı dava açılması ve sebepleri ayrıca incelenmelidir.

Ödeme emrine karşı dava açılması tahsil işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. İYUK’un 27/4. maddesi, tarhiyat davaları ile tahsil işlemlerine karşı açılan davaları açıkça ayırır. Gerekli şartlar oluşmuşsa mahkemeden yürütmenin durdurulması talep edilir. Davanın tahsilata etkisi somut işleme göre değerlendirilmelidir.

Hangi deliller gecikme zammını değiştirebilir?

  • Vergi veya ceza ihbarnameleri ile kanunen geçerli son ödeme gününü gösteren belgeler.
  • Ödeme makbuzları, tahsilat kayıtları ve kısmi ödemelerin mahsup dökümü.
  • İade ve mahsuben ödeme başvurusunun tarihi, zorunlu belgelerin tamamlanma tarihi ve mahsup kayıtları.
  • Tecil kararları, iflasın açılmasına ilişkin kararlar, aciz durumunun sabit olduğuna dair belgeler.
  • Dava, yürütmenin durdurulması ve yargı kararı üzerine düzenlenen ihbarnameler; borcun hukuken yeni vadesini gösteren kayıtlar.
  • Oran değişikliklerini gösteren resmî kararlar ile günlük/tam aylık hesabın ayrı ayrı dökümü.

Ayrıca bir borca ilişkin tahsil zamanaşımı itirazı ileri sürülecekse beş yıllık sürenin başlangıcı kadar kesilme ve durma nedenleri de incelenmelidir. Zamanaşımı süresi hesaplanırken verginin tarh zamanaşımıyla tahsil zamanaşımı birbirine karıştırılmamalıdır.

Gecikme zammına ilişkin yargısal yaklaşımın sonucu nedir?

Danıştay içtihadının merkezinde, geçerli vade olmadan gecikme zammı istenemeyeceği ilkesi bulunmaktadır. Danıştay 3. Dairesinin 1 Aralık 2004 tarihli, E.2004/1211, K.2004/2983 sayılı kararında, dava sürecindeki özel ödeme zamanı ve verginin yeniden ödenmesi olguları karşısında, somut olayda gecikme zammı doğuracak vadesi geçmiş bir kamu alacağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Karardaki karşı oy, ihtirazi kayıtla tahakkuk eden verginin ilk vadesinin devam ettiği düşüncesinden hareket etmiştir. Bu ayrılık, her dava açılışını otomatik gecikme zammı muafiyeti saymanın da her geçmiş döneme otomatik zam yürütmenin de hukuken yanlış olduğunu gösterir.

İYUK m.27 ve VUK m.112 uyarınca davanın tahsile etkisi ile yeniden doğan ödeme süresi incelenmeden yalnızca verginin ait olduğu dönem üzerinden gecikme zammı hesaplanamaz. Bunun tersine, geçerli ödeme süresi dolmuş ve borç açık kalmışsa borçlunun iyi niyeti veya ödeme emrini henüz almaması, 6183 m.51’in uygulanmasına kural olarak engel değildir. Uyuşmazlığın çözümü, borcun hukuki vadesinin ve gerçek ödeme/mahsup tarihinin ispatına bağlıdır.

Gecikme zammı hakkında sık sorulan sorular

Vergi borcu bir gün geç ödenirse bir aylık gecikme zammı mı alınır?

Hayır. 6183 m.51 gereği ay kesrine isabet eden gecikme günlük hesaplanır. Bu nedenle bir günlük gecikmede, özel bir düzenleme bulunmadıkça bir tam aylık oran değil ilgili günün günlük katsayısı uygulanır; kanuni asgari tutar ayrıca gözetilir.

Gecikme zammı her yıl yeniden anaparaya eklenerek mi hesaplanır?

Genel hesap yönteminde hayır. Standart gecikme zammı, ödenmemiş kamu alacağı üzerinden aylık ve günlük dönemler için hesaplanır. 6183 m.51’de Cumhurbaşkanına bileşik hesaplama yöntemi belirleme yetkisi verilmiş olması, her hesaplamanın kendiliğinden bileşik olduğu anlamına gelmez.

Vergi aslı ödendikten sonra gecikme zammı silinir mi?

Hayır. Kanunun 52. maddesi, asıl borcun ödenmesinin doğmuş gecikme zammının takip ve tahsiline engel olmadığını açıkça düzenler. Ancak daha önceki hesapta vade, oran veya ödeme tarihi hatası bulunuyorsa bu hata ayrıca ileri sürülebilir.

Vergi cezasının her türüne gecikme zammı uygulanır mı?

Hayır. Vergi ziyaı cezası ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları aynı değildir. 6183 m.51, vergi ziyaı cezalarına genel oranı uygularken diğer ceza türleri için özel bir ayrım öngörür.

Tecil talebinde bulunmak gecikme zammını hemen durdurur mu?

Hayır. 6183 m.52 tecilde “tecilin yapıldığı” tarihi esas alır. Yalnızca başvuru yapılmasıyla yetkili merciin tecil kararı aynı hukuki olay değildir; tecilin kabulü, başlangıcı ve şartlarına uyulup uyulmadığı değerlendirilir.

Sonuç: Gecikme zammında esas olan doğru vade ve doğru oran dönemidir

22 Ekim 2026 itibarıyla gecikme zammının genel oranı aylık %3,7’dir. Buna rağmen hukuken doğru gecikme zammı hesabı yalnız bu oranı borçla çarpmaktan ibaret değildir. Alacağın 6183 kapsamı, vade tarihi, oran değişiklikleri, kısmi ödemeler, mahsup, tecil, iflas, aciz ve dava nedeniyle değişen ödeme süresi ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle ödeme emriyle gecikme zammı isteniyorsa 15 günlük dava süresi ve yürütmenin durdurulması ihtiyacı gecikmeden incelenmelidir. Uyuşmazlığın niteliğine göre vergi hukuku kapsamında hukuki değerlendirme ve dava takibi gündeme gelebilir.

Kaynakça

  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, özellikle m.1, 3, 37, 47, 48, 51, 52, 53, 54, 55, 58 ve 102.
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m.2, 111 ve 112; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m.27/4.
  • 13.11.2025 tarihli, 33076 sayılı Resmî Gazete, 10556 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı; Gelir İdaresi Başkanlığı duyurusu.
  • Gelir İdaresi Başkanlığı, Gecikme Zammı Oranları tablosu.
  • Danıştay 3. Daire, 01.07.2004, E.2002/2334, K.2004/1929
  • Danıştay 3. Daire, 01.12.2004, E.2004/1211, K.2004/2983
  • Danıştay 4. Daire, 30.01.2023, E.2019/5668, K.2023/353

Yazar: Av. Fatih SEFER