☎ 0507 551 87 38 WhatsApp: 0507 551 87 38

CMK Madde 13 Özel Yetki

CMK Madde 13 Özel Yetki

Madde 13 – (1) Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

(2) Şüpheli veya sanığın Türkiye’de yerleşim yeri yoksa Türkiye’de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

(3) Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.

Yargıtay kararlarında, yetki kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve usul ekonomisi açısından yargılamanın sürüncemede kalmaması için yetkili merciin hızla belirlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Özellikle suçun işlendiği yerin kesin olarak belirlenemediği, şüphelinin yakalanamadığı veya bilişim suçları gibi sanal ortamlarda işlenen suçlarda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 13. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralları devreye girmektedir.

CMK Madde 13’ün Sistematik Yeri, Amacı ve Gerekçesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2024/11968 sayılı kararında, CMK m.13’ün sistematik olarak m.12’den sonra geldiği ve amacının “belirsiz durumlarda yetki boşluğunu gidermek” olduğu ifade edilmiştir. Madde, suç yerinin tespit edilememesi halinde yargılamanın tıkanmasını önlemek amacıyla, şüphelinin bağlantılı olduğu diğer yerleri (yakalanma, yerleşim yeri vb.) esas alarak yetkili mercii belirler.

Özel Yetki Kavramı ile Genel Yetkinin Farkı

Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2021/12897 ve 2017/4824 sayılı kararlarına göre; CMK m.12/1 uyarınca yetki, öncelikle ve asıl olarak “suçun işlendiği yer” mahkemesine aittir (Genel Yetki). CMK m.13 ise ancak suçun işlendiği yerin belli olmaması durumunda başvurulacak ikincil (tali) nitelikte “özel yetki” kurallarını içerir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2020/5787 sayılı kararında, suçun işlendiği yer (örneğin IP adresi tespitiyle) belirlenebiliyorsa, m.13 hükümlerine geçilemeyeceği, doğrudan m.12’nin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

“Suçun İşlendiği Yer Belli Değilse” Şartı (m.13/1)

CMK m.13’ün uygulanabilmesi için ön koşul, suçun işlendiği yerin tespit edilememesidir.

Hareket Halindeki Araçlar: Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 2013/19067 ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 2013/16866 sayılı kararlarında, otobüs gibi ulaşım araçlarında işlenen suçlarda, suçun tam olarak hangi ilçe sınırında gerçekleştiğine dair kesin delil bulunmaması “suç yerinin belirsizliği” olarak kabul edilmiştir.

Bilişim Suçları: Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2020/5787 sayılı kararında, IP adresine ve kullanıcı kayıtlarına ulaşılamaması durumu, suçun işlendiği yerin belli olmaması kapsamında değerlendirilmiştir.

Şüphelinin veya Sanığın Yakalandığı Yer Mahkemesinin Yetkisi (m.13/1)

Suç yeri belli değilse, m.13/1 uyarınca ilk bakılacak kriter “şüphelinin yakalandığı yer”dir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 2009/16759 sayılı kararında, suçun işlendiği yerin (ülkeye giriş noktası) belirlenememesi üzerine, şüphelilerin yakalandığı yer olan Ezine mahkemelerinin yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 27/11/2024 tarihli (Burhan Bozbaş) kararında da, suç yerinin belirsizliği karşısında ilk usul işleminden ziyade “yakalanma yeri”nin (Ankara) yetkili olduğu yönündeki Yargıtay uygulamasına atıf yapılmıştır.

Şüphelinin veya Sanığın Yerleşim Yeri Mahkemesinin Yetkisi (m.13/1)

Şüpheli yakalanmamışsa, yetki “yerleşim yeri” mahkemesine geçer. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2020/5471 sayılı kararında, sosyal medya üzerinden işlenen suçta şüpheli yakalanmadığı için, tespit edilen yerleşim yeri (Konak) yetkili kabul edilmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2021/2304 sayılı kararında, şüphelinin yakalanmadığı hallerde yerleşim yeri olan Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkili olduğu belirtilmiştir.

“Yerleşim Yeri” Kavramının Tanımı: Yerleşim yeri kavramı, genellikle MERNİS (Nüfus ve Vatandaşlık İşleri) kayıtlarına göre belirlenmektedir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2017/4824 sayılı kararında “MERNİS adresi” yerleşim yeri tespitinde esas alınmıştır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2020/6659 sayılı kararında, kolluk araştırması sonucunda fiilen bulunulmayan veya hayali adreslerin yerleşim yeri olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır.

Türkiye’de Yerleşim Yeri Olmama Durumu ve Bu Durumda Yetkili Mahkeme (m.13/2)

Şüphelinin Türkiye’de yerleşim yeri yoksa, CMK m.13/2 uyarınca “Türkiye’de en son adresinin bulunduğu yer” mahkemesi yetkilidir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2021/14851 sayılı kararında, şüphelinin yerleşim yerinin Fransa’da olduğu, ancak Türkiye’deki son adresinin tespit edildiği durumda, doğrudan ilk usul işlemine geçilemeyeceği, bu son adresin yetkili olduğu belirtilmiştir.

Yabancı Uyruklu Şüpheli veya Sanıklar Açısından Yetki: Yabancı uyruklu veya yurt dışında yaşayan şüpheliler için m.13 hükümleri, m.14 (Yabancı ülkede işlenen suçlar) ile bağlantılı olarak uygulanabilmektedir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2024/11968 sayılı kararında, Essen Başkonsolosluğu’nda (Almanya) işlenen suçta, konsolosluk Türk toprağı sayılsa da suçun Türkiye coğrafyasında işlendiği yer belirsiz olduğundan ve şüphelinin Türkiye’de adresi bulunmadığından m.13 zinciri işletilmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2016/2738 sayılı kararında, Irak’ta işlenen suçta sanığın Türkiye’deki yerleşim yeri (Adana) yetkili kılınmıştır.

İlk Usul İşleminin Yapıldığı Yer Mahkemesinin Yetkisi (m.13/3)

Yukarıdaki tüm kriterler (yakalanma, yerleşim yeri, son adres) uygulanamazsa, son çare olarak m.13/3 uyarınca “ilk usul işleminin yapıldığı yer” yetkilidir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 2013/16866 sayılı kararında, suç yeri belirsiz, şüpheli yakalanamamış ve kimliği meçhul olduğu için ilk usul işlemini yapan Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı yetkili görülmüştür. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2019/3866 sayılı kararında, şüphelinin Türkiye’de yakalanmadığı, yerleşmediği ve adresi bulunmadığı için ilk usul işleminin yapıldığı Aksaray yetkili kılınmıştır.

“İlk Usul İşlemi” Kavramı ve İlk Usul İşleminin Tespiti: İlk usul işlemi, soruşturmanın başladığı, ifadenin alındığı veya tutanağın tutulduğu ilk resmi işlem olarak tanımlanmaktadır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2024/11968 sayılı kararında, yetki zincirinin son halkası olarak ilk usul işleminin yapıldığı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı işaret edilmiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 2013/19067 sayılı kararında, kolluğa araştırma yaptırılması gibi işlemler ilk usul işlemi kapsamında değerlendirilmiştir.

Madde 13’teki Yetki Kurallarının Hiyerarşik Sıralaması

Sıralama: 1. Suç yeri belli değilse > 2. Yakalandığı yer > 3. Yakalanmamışsa yerleşim yeri > 4. Türkiye’de yerleşim yeri yoksa en son adresi > 5. Hiçbiri yoksa ilk usul işleminin yapıldığı yer. Yargıtay kararları, CMK m.13’teki sıralamanın “tercihe bağlı olmadığını”, mutlak bir hiyerarşi içerdiğini ortaya koymaktadır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin  2021/14851 sayılı kararı, bu basamakların atlanarak doğrudan alt basamağa geçilmesini bozma nedeni saymıştır.

Birinci Şartın Uygulanamaması Halinde İkinci Şarta Geçiş: Bir önceki şartın gerçekleşmediği veya tespit edilemediği kesinleşmeden bir sonraki şarta geçilemez. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2021/14851 sayılı kararında, şüphelinin Türkiye’deki son adresi varken (m.13/2), bu adres araştırılmadan doğrudan ilk usul işlemine (m.13/3) göre yetki belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Tüm Şartların Uygulanamaması Durumu: Şüphelinin yakalanmadığı, yerleşim yerinin olmadığı ve Türkiye’de hiç adresinin bulunmadığı durumlarda, sistem en son “ilk usul işleminin yapıldığı yer” de kilitlenmektedir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2019/3866 sayılı kararı bu duruma örnektir; tüm bağlar koptuğunda soruşturmayı ilk başlatan merci yetkili kalır.

Özel Yetki Kurallarında Tercih Hakkı Var mı? Yargıtay 5. CD, 2024/11968, savcıların veya mahkemelerin m.13’teki kriterler arasında keyfi bir tercih hakkı bulunmadığı, kanundaki sıranın zorunlu olduğu vurgulanmıştır.

İnternet ve Bilişim Suçlarında Özel Yetki Sorunu

Bilişim suçları, suç yerinin belirsizliği nedeniyle m.13’ün en sık uygulandığı alanlardan biridir. IP Tespiti Yapılamaması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2020/5787 sayılı kararında, IP adresi tespit edilemediği için suç yeri “belirsiz” sayılmış ve m.13 devreye girmiştir. Menfaatin Temini: Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2021/2302 sayılı kararında ise, bilişim yoluyla hırsızlıkta menfaatin temin edildiği yer belirlenebildiği için m.13 yerine genel yetki (m.12) uygulanmıştır.

Yetkisizlik Kararı ve Özel Yetki İlişkisi

Yetki uyuşmazlıklarında, mahkemeler veya savcılıklar arasındaki “yetkisizlik” kararları, genellikle m.13’teki hiyerarşinin yanlış uygulanması veya suç yerinin (m.12) gözden kaçırılması nedeniyle bozulmaktadır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2023/6505 ve 2023/11425 sayılı kararlarında, olumsuz yetki uyuşmazlıklarının Yargıtay tarafından dosya kapsamı ve m.13 kriterleri gözetilerek çözüldüğü görülmektedir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 2009/16759 sayılı kararında, iddianamenin iadesi aşamasında yetkisizliğin gerekçe gösterilemeyeceği, bunun ancak yargılama aşamasında karara bağlanabileceği belirtilmiştir.

Yargıtay İçtihatlarında Özel Yetki Kurallarının Uygulanması

Yargıtay m.13 uygulamasında şu içtihatları yerleştirmiştir:

Önce Genel Yetki: Suç yeri (IP, baz istasyonu, ifade vb. ile) belirlenebiliyorsa m.13 asla uygulanmaz (2021/12897).

Sıralı Uygulama: m.13/1, m.13/2 ve m.13/3 sırasıyla incelenmelidir (2024/11968).

Adres Araştırması: Yerleşim yeri veya son adres tespiti için kolluk ve MERNİS araştırması zorunludur; bu yapılmadan “adres yok” denilerek m.13/3’e geçilemez (2020/6659).

Sonuç ve Değerlendirme

CMK m.13, suçun işlendiği yerin bilinmediği hallerde yetki karmaşasını önleyen, katı bir hiyerarşiye sahip “yedek” bir hukuk normudur. Yargıtay, bu maddenin uygulanmasında keyfiliğe izin vermemekte, şüphelinin yakalanma durumu ve adres kayıtlarının titizlikle araştırılmasını şart koşmaktadır. Özellikle bilişim suçlarında teknik verilerin (IP vb.) yetersizliği, m.13’ün önemini artırmaktadır.

İletişim & Danışma

CMK m. 13 Özel yetkili mahkeme nedir, dosyanız hangi adliyede görülmesi gerekir? Bu konularda bilgi almak ve profesyonel hukuki destek için bizimle iletişime geçin.

📍 Adres: Osmaniye, İsmail Erez Blv No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
📞 Telefon: 0507 551 87 38
📧 E-posta: av.mehmetsarioglu1@gmail.com

0539 676 32 75