☎ 0507 551 87 38 WhatsApp: 0507 551 87 38

CMK Madde 20 Yetkili Olmayan Hâkim veya Mahkemenin İşlemleri

CMK Madde 20 Madde Metni

Yetkili Olmayan Hâkim veya Mahkemenin İşlemleri
Madde 20 – (1) Yetkili olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler, sadece yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz.

CMK Madde 20’nin Amacı, Sistematik Yeri ve Diğer Hükümlerle İlişkisi

Madde 20 ile Madde 7 ve Madde 18’in Karşılaştırılması: Yargı kararlarında CMK’nın 20. maddesi, yetki (yer bakımından yetki) kurallarının ihlali durumunda işlemlerin geçerliliğini koruyan bir düzenleme olarak ele alınırken, CMK’nın 7. maddesi “görevsizlik” (madde bakımından yetki) durumunu düzenlemektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2020/435 E. sayılı kararında, görevsiz mahkemece yapılan işlemlerin kural olarak hükümsüz olduğu, ancak yenilenmesi mümkün olmayanların geçerli sayılacağı belirtilmiştir. Buna karşılık, CMK m.20, yetkisiz mahkeme işlemlerinin “sadece yetkisizlik nedeniyle” hükümsüz sayılmayacağını öngörerek daha esnek bir rejim getirmiştir. CMK m.18 ise yetkisizlik iddiasının zamanlamasını düzenlemekte olup, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2015/12307 E. sayılı kararında belirtildiği üzere, bu iddianın sanığın sorgusundan önce ileri sürülmesi gerektiği, aksi halde mahkemenin yetkili hale geleceği vurgulanmıştır.

Görevsizlik ve Yetkisizliğin Farklı Hukuki Sonuçları: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2015/1179 E. sayılı kararında görüldüğü üzere, görevsizlik (m.7) halinde kural olarak işlemlerin hükümsüzlüğü ve yenilenmesi (örneğin tanıkların yeniden dinlenmesi) esas alınırken; yetkisizlik (m.20) halinde işlemlerin geçerliliği korunabilmektedir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2017/1052 E. sayılı kararında, yetkisiz mahkemece alınan sanık savunmasının geçerli olduğu ve yetkili mahkemede sadece okunmasıyla yetinilebileceği belirtilerek, yetkisizliğin görevsizliğe göre daha hafif hukuki sonuçlar doğurduğu ortaya konmuştur.

Yetkili Olmayan Hakim veya Mahkeme Kavramı

Yetkisizlik ve Hükümsüzlük İlişkisi: Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2017/1052 E. sayılı kararında açıkça vurgulandığı üzere, CMK m.20 hükmü gereğince yetkisiz mahkemece yapılan usul işlemleri, salt yetkisizlik gerekçesiyle geçersiz sayılmamaktadır. Kararda, yetkisiz mahkemenin yaptığı işlemlerin “yok hükmünde” olmadığı, usul ekonomisi gereği geçerliliğini koruduğu kabul edilmiştir.

Yetkisizliğin Nispi (Göreceli) Niteliği: Yetkisizlik, mutlak bir hükümsüzlük nedeni değildir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2014/4626 E. sayılı kararında, yetkisizlik iddiasının belirli bir aşamadan (sorgudan) sonra ileri sürülemeyeceği ve mahkemenin de re’sen karar veremeyeceği belirtilerek, yetkisizliğin nispi niteliği vurgulanmıştır. Zamanında itiraz edilmemesi, yetkisiz mahkemeyi yetkili hale getirmektedir.

“Sadece Yetkisizlik Nedeniyle Hükümsüz Sayılmaz” İlkesi: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2022/78 E. sayılı kararında, CMK m.20’deki bu ilkeye atıf yapılarak, yetkili olmayan hakimce yapılan işlemlerin (örneğin arama kararı) sadece yetkisizlik nedeniyle hükümsüz olmayacağı teyit edilmiştir. Ancak bu ilke, işlemin diğer hukuka aykırılıklarını (örneğin gerekçesiz olması) ortadan kaldırmamaktadır.

Yetkisiz Mahkemece Yapılan İşlemlerin Hukuki Niteliği

İşlemlerin Geçerli Sayılmasının Şartları: Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2017/1052 E. sayılı kararına göre, yetkisiz mahkemece yapılan işlemin geçerli sayılabilmesi için, işlemin kendi doğasında bir hukuka aykırılık bulunmaması ve savunma hakkını kısıtlamaması gerekmektedir. Örneğin, usulüne uygun alınan bir savunma, mahkeme yetkisiz olsa bile geçerlidir.

Yetkisizlik İddiasında Bulunulmaması ve Hak Kaybı (Preclusio): Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2021/8968 E. ve 2024/15886 E. sayılı kararlarında, sanığın duruşmada sorgusundan önce yetkisizlik iddiasında bulunmaması durumunda, bu hakkın düştüğü ve mahkemenin yetkili hale geldiği belirtilmiştir. Bu durum, yetkisizlik itirazının hak düşürücü süreye tabi olduğunu göstermektedir.

Zımni Kabul (Örtülü Rıza) ve Yetkisizlikten Vazgeçme: Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2015/10511 E. sayılı kararında, tarafların CMK m.18/2’de belirtilen aşamalarda yetkisizlik itirazında bulunmamaları, mahkemenin yetkisini zımnen kabul ettikleri şeklinde yorumlanmış ve Yargıtay bu durumda yetkisizlikten bozma yapılamayacağına hükmetmiştir.

Yetkisiz Mahkemede Yapılan İşlemlerin Türleri ve Etkileri

Delil Toplama, Tanık, Bilirkişi ve Keşif İşlemleri: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2020/435 E. sayılı kararında, görevsiz mahkemece dinlenen tanıkların, doğrudanlık ilkesi gereği görevli mahkemece yeniden dinlenmesi gerektiği belirtilmişse de; Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2017/1052 E. sayılı kararında yetkisiz mahkemece alınan sanık savunmasının geçerli olduğu ve yeniden alınmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir. Bu durum, delil toplama işlemlerinde yetkisizliğin (m.20) görevsizliğe (m.7) göre daha esnek uygulandığını göstermektedir.

Ara Kararlar ve Koruma Tedbirleri: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2022/78 E. sayılı kararında, yetkili olmayan bir hakimin (yargı çevresi dışında) verdiği arama ve iletişimin tespiti kararları incelenmiştir. Kararda, bu işlemlerin “sadece yetkisizlik nedeniyle” geçersiz olmayacağı belirtilmekle birlikte, CMK m.21’deki “gecikmesinde sakınca bulunan hal” gerekçesinin gösterilmemesi nedeniyle işlemler hukuka aykırı bulunmuştur.

Tutuklama Kararları ve Yetkisizlik: Anayasa Mahkemesi’nin Adnan Gültepe (B. No: 2014/16516) kararında, mahkemelerin görev ve yetkilerinin devri veya nakli sırasında verilen tutukluluk devam kararlarının, kanuni hakim ilkesine aykırı olmadığı ve sürecin bir bütün olarak değerlendirildiği görülmektedir.

Hüküm ve Yetkisizliğin Sonuçları: Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2021/10041 E. sayılı kararında, yetki uyuşmazlığı sonucunda merci tarafından yetkili kılınan mahkemenin sonradan verdiği yetkisizlik kararının “yok hükmünde” olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, yetkili kılınan mahkemenin yargılamayı sonuçlandırması zorunludur.

Yetkili Mahkemeye Geçiş ve İşlemlerin Akıbeti

Dosyanın Yetkili Mahkemeye Nakli: Yetkisizlik kararı verildiğinde dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/502 E. sayılı kararında ve AYM’nin Ercan Yalçınkaya kararında, yetkisizlik kararı sonrası dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi süreci ele alınmıştır. Dosya nakli, davanın devamlılığını sağlamaktadır.

Yapılan İşlemlerin Tekrarı Sorunu: Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2017/1052 E. sayılı kararında, yetkisiz mahkemece yapılan işlemlerin (örneğin savunma alma) yetkili mahkemede tekrar edilmesine gerek olmadığı, tutanakların okunmasıyla yetinilebileceği hükme bağlanmıştır. Bu yaklaşım, işlemlerin geçerliliğini koruyarak yargılamanın uzamasını engellemektedir.

Yetkili Mahkemede Yeniden Yargılama: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/2946 E. sayılı kararında, yetkisizlik kararının kaldırılması durumunda dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iade edildiği görülmektedir.

“Sadece Yetkisizlik Nedeniyle” İbaresinin Yorumu

Başka Hukuka Aykırılıklar ile Birlikte Değerlendirme: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2022/78 E. sayılı kararı, CMK m.20’nin sınırlarını çizmektedir. Karara göre, bir işlem yetkisiz hakim tarafından yapılmışsa, m.20 bu işlemi sadece yetki yönünden korur. Ancak işlemde başka bir hukuka aykırılık varsa (örneğin, yargı çevresi dışına çıkılması için zorunlu nedenlerin veya gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçelendirilmemesi), işlem hukuka aykırı hale gelir. Yani m.20, diğer usul hatalarını meşrulaştırmaz.

Usul Ekonomisi ve Makul Sürede Yargılanma İlkesi: Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2017/1052 E. sayılı kararında, yetkisiz mahkeme işlemlerinin geçerli sayılmasının temel gerekçelerinden biri olarak usul ekonomisi gösterilmiştir. İşlemlerin tekrarlanmaması, yargılamanın makul sürede tamamlanmasına hizmet etmektedir.

Yetkisizlik Sorununun Temel Haklar Açısından Değerlendirilmesi

Savunma Hakkı: Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2017/1052 E. sayılı kararında, yetkisiz mahkemede alınan savunmanın yetkili mahkemede okunması, sanığın savunma hakkını kısıtlayan bir uygulama olarak görülmemiştir.

Adil Yargılanma Hakkı: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2020/435 E. sayılı kararında, delillerin doğrudan doğruyalığı ilkesi adil yargılanma hakkının bir parçası olarak vurgulanmış; ancak m.20 kapsamındaki yetkisizlik hallerinde (Yargıtay 10. CD kararı ışığında) bu ilkenin daha esnek yorumlandığı anlaşılmaktadır.

Kanuni Hakim İlkesi (Anayasa m.37): Anayasa Mahkemesi’nin Deniz Seki (B. No: 2014/5170) ve Adnan Gültepe kararlarında, mahkemelerin görev alanlarının kanunla değiştirilmesi veya dosyaların devredilmesi durumunda, davanın suç tarihinden önce kurulmuş mahkemelerde görülmeye devam etmesinin kanuni hakim ilkesine aykırılık oluşturmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2013/9110 E. sayılı kararında, yetkili ve görevli mahkemenin kanunla belirlenmiş olmasının bu ilkeyi karşıladığı ifade edilmiştir.

Yargıtay Denetimi ve İçtihatlar Işığında CMK Madde 20

Yetkisizlik Nedeniyle Bozma Halleri: Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2014/4626 E. sayılı kararında, mahkemenin sanığın sorgusundan sonra (CMK m.18/2’ye aykırı olarak) yetkisizlik kararı vermesi, kanun yararına bozma nedeni sayılmıştır. Bu durum, yetkisizlik konusundaki usul kurallarına uyulmamasının Yargıtay denetimine tabi olduğunu göstermektedir.

Yargıtay Uygulamasında Madde 20: Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2021/10041 E. ve 2023/9814 E. sayılı kararlarında, merci tayini ile yetkili kılınan mahkemenin tekrar yetkisizlik kararı veremeyeceği, verirse bu kararın “yok hükmünde” olduğu içtihat edilmiştir. Yargıtay, yetki uyuşmazlıklarının kesin olarak çözülmesini ve yargılamanın sürüncemede kalmamasını esas almaktadır.

Sonuç ve Değerlendirme

CMK’nın 20. maddesi, yetkisiz mahkemece yapılan işlemlerin mutlak butlanla hükümsüz sayılmasını engelleyen, usul ekonomisini ve yargılamanın sürekliliğini önceleyen bir düzenlemedir. Yargıtay içtihatları, yetkisizlik itirazının belirli bir süreyle sınırlandığını (sorgudan önce), süresinde yapılmayan itirazların yetkisizliği ortadan kaldırdığını ve yetkisiz mahkemece yapılan savunma alma gibi işlemlerin geçerli olduğunu teyit etmektedir. Ancak bu geçerlilik, işlemin sadece yetki yönünden sakatlığını giderir; işlemin esasına veya diğer usul kurallarına (örneğin gerekçe, aciliyet şartı) aykırılıklar saklıdır.

İletişim & Danışma

Ceza dosyası süreci, doğru yönlendirme ve zamanında müdahale gerektiren ciddi bir süreçtir. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu İstanbul ceza avukatı olarak ceza avukatı ihtiyacı olan kişilere profesyonel hukuki destek sunmaktadır. CMK madde 20 Yetkili Olmayan Hâkim veya Mahkemenin İşlemleri konusunda ve tüm ceza hukuku konularında ceza avukatlarımıza danışabilirsiniz. Hukuki haklarınızı en etkin biçimde korumak için bizimle iletişime geçin. Tecrübeli ceza avukatlarımız dosyanızın detaylarını gizlilik ilkesi çerçevesinde inceleyip sürece ilişkin hukuki danışmanlık sağlasın.

📍 Adres: Osmaniye, İsmail Erez Blv No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
📞 Telefon: 0507 551 87 38
📧 E-posta: av.mehmetsarioglu1@gmail.com
🌐 Web: www.sarioglusefer.com

0539 676 32 75