☎ 0507 551 87 38 WhatsApp: 0507 551 87 38

TCK Madde 16 Cezadan Mahsup

Yabancı Ülkede Geçen Süre Türkiye’deki Cezadan Düşülür mü?

Yurt dışında tutuklu kalan ya da ceza çeken bir müvekkille karşılaştığınızda, akla gelen ilk sorulardan biri şudur: “Bu süre Türkiye’deki cezasından düşülecek mi?” 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 16. maddesi tam da bu soruya yanıt verir. Doğru uygulandığında kişinin cezaevinde geçireceği süreyi ciddi ölçüde kısaltabilen bu hüküm, uygulamada sıkça hatalara konu olmaktadır. Yargıtay’ın bu alandaki bozma ve düzeltme kararları da bunu açıkça ortaya koymaktadır.

TCK Madde 16 Cezadan Mahsup

TCK Madde 16 – Cezadan Mahsup
“Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.”

Madde son derece açık bir düzenleme içermektedir. Suçun nerede işlendiğine bakılmaksızın, yabancı bir ülkede özgürlüğü kısıtlayan her türlü tedbir, aynı suçtan Türkiye’de verilen cezadan düşülür. Bu hükmün arka planında “mükerrer infazın önlenmesi” ilkesi yatar: Kişi aynı eylem nedeniyle iki ayrı ülkede fiilen ceza çekemez.

Mahsup Kapsamı: Hangi Süreler Düşülür?

Kanun metni dört ayrı özgürlük kısıtlaması türünü açıkça saymıştır: gözaltı, gözlem altında tutma, tutukluluk ve hükümlülük. Tüm bu süreler, aynı suçtan Türkiye’de hükmolunan cezadan indirilir. Ancak dikkat edilmesi gereken kritik bir sınır vardır: mahsup edilebilecek olan, yabancı ülkede geçirilen fiili özgürlük kısıtlaması süreleridir. Yabancı mahkemenin verdiği cezanın tamamı mahsup edilemez; yalnızca o ülkede fiilen infaz edilen ve özgürlüğü kısıtlayan süreler hesaba katılır.

Yargıtay, bu ayrımı defalarca vurgulamıştır. Göçmen kaçakçılığı ya da uyuşturucu ticareti gibi suçlarda, özellikle Yunanistan veya Bulgaristan gibi komşu ülkelerde verilen mahkumiyet kararlarının tamamının Türkiye’deki cezadan mahsup edilmesi yoluna giden yerel mahkemeler, Yargıtay tarafından bozulmuş ya da düzeltilerek onanmıştır.

TCK 16 ile TCK 63 Arasındaki Fark

Uygulamada en sık karıştırılan nokta, TCK’nın 16. maddesi ile 63. maddesi arasındaki farktır. TCK 63, Türkiye içinde hüküm kesinleşmeden önce geçirilen gözaltı ve tutukluluk sürelerinin cezadan indirilmesini düzenler. TCK 16 ise yabancı bir ülkedeki özgürlük kısıtlamalarını kapsar. İki maddenin aynı davada birlikte uygulanması gerektiği durumlar da mevcuttur; yurt dışında bir süre tutuklu kaldıktan sonra iade edilen ve Türkiye’de de gözaltına alınan bir sanık, her iki hükümden ayrı ayrı yararlanabilir.

“Aynı Suç” Koşulu: Mahsubun Temel Şartı

TCK 16’nın uygulanabilmesi için en temel koşul, yabancı ülkedeki özgürlük kısıtlamasının Türkiye’de yargılanan suçla aynı eylemden kaynaklanmasıdır. Bu koşul yerine getirilmediğinde mahsup mümkün değildir.

Bu konuda belki de en çarpıcı örnek, Mehmet Ali Ağca davası üzerinden Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından 2006 yılında verilen karardır. Ağca, Türkiye’de Abdi İpekçi suikastı nedeniyle ceza çekerken, İtalya’da Papa’ya yönelik saldırı nedeniyle geçirdiği 20 yıllık cezaevindeki sürenin Türkiye’deki cezasından mahsup edilmesi talep edilmişti. Yargıtay, bu talebi yerinde bulmadı: İtalya’da çekilen ceza, Türkiye’de yargılanan suçun karşılığı değildi; dolayısıyla “aynı suçtan” şartı sağlanmıyordu ve mahsup yasal dayanaktan yoksundu.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2006/1, K. 2006/3, T. 20.01.2006 (Ağca Davası)
“…5237 sayılı TCK’nın 16. maddesindeki düzenlemenin olayda uygulama yerinin olmadığı, zira maddede belirtildiği üzere aynı suçtan dolayı Türkiye Mahkemelerinden verilmiş bir cezanın bulunmadığı…”

Yargıtay’ın Sürekli Düzelttikleri: Yaygın Uygulama Hataları

Yerel mahkemelerin bu alanda yaptığı hatalar birkaç temel başlık altında toplanmaktadır. Bu hataların büyük bölümü, Yargıtay tarafından yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesi çerçevesinde düzeltilerek onanmaktadır.

En sık karşılaşılan hata, yabancı mahkemece verilen cezanın tamamının mahsup edilmesidir. Oysa TCK 16, yalnızca o ülkede özgürlüğü fiilen kısıtlayan sürelerin, yani gözaltı ve tutuklulukta geçen zamanın indirilmesine izin verir; yabancı mahkemenin hükmettiği cezanın tamamı değil. Bu yanılgı, Yargıtay 9. ve 10. Ceza Daireleri kararlarında tekrar tekrar görülmektedir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/14509, K. 2014/2313, T. 03.03.2014
“Hükmolunan cezadan TCK’nın 16. maddesi uyarınca yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürelerin mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden Yunanistan mahkemeleri tarafından verilen cezanın tamamının mahsubuna karar verilmesi… Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA…”

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2015/1768, K. 2017/7319, T. 25.12.2017
“TCK’nın 16. maddesi uyarınca yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürelerin, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilen cezadan mahsubuna karar verilmesi gerektiği gözetilmeden… yazılı şekilde uygulama yeri olmayan TCK’nın 12. maddesi delaletiyle ceza tayin edildiğinin belirtilmesi… yasaya aykırıdır.”

İkinci sık görülen hata ise tam tersi yönde olmaktadır: Mahkemenin yabancı ülkedeki süreler için TCK 16 yerine TCK 63’ü uygulamasıdır. Bu madde yalnızca yurt içindeki gözaltı ve tutukluluk sürelerine uygulanır; yurt dışındaki özgürlük kısıtlamalarına değil.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/17765, K. 2014/3393, T. 24.03.2014
“Sanığın aynı suçtan dolayı Yunanistan’da gözaltında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçirdiği sürelerin TCK’nın 16. maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, tutuklulukta ve gözaltında geçen sürenin TCK’nın 63. maddesi uyarınca cezadan mahsubuna karar verilmesi, Kanuna aykırı…”

Üçüncü hata türü ise eksik araştırma kaynaklıdır: Sanığın yurt dışında tutuklu kaldığına dair yeterli belge temin edilmeden ya da uluslararası istinabe yoluna gidilmeden hüküm kurulmasıdır. Bu durumda Yargıtay, gerekli belgelerin getirilip incelenmesi için dosyayı bozmaktadır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/5759, K. 2023/6165, T. 13.10.2023
“Hükümlünün mahkumiyetine konu suç nedeniyle yakalandığı Birleşik Arap Emirlikleri devletinde 97 gün tutuklu kaldığını ileri sürmesi karşısında, gerekli bilgi ve belgeler getirtilip incelenmek suretiyle mahsup talebi ile ilgili karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”

Para Cezaları ve Hapis Dışı Yaptırımlar Mahsup Edilir mi?

Hayır. TCK 16, özgürlüğü fiilen kısıtlayan sürelere özgü bir düzenlemedir. Yabancı mahkemece hükmedilen adli para cezası, ertelenmiş ceza ya da başka bir yaptırım bu madde kapsamında Türkiye’deki cezadan düşülmez. Yargıtay, para cezası mahsubuna ilişkin kararları da bozmuştur.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2014/862, K. 2014/2923, T. 13.03.2014
“Hükmolunan cezadan TCK’nın 16. maddesi uyarınca sadece yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürelerin mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden Yunanistan mahkemesi tarafından verilen hapis ve adli para cezalarının da mahsubuna karar verilmesi, Kanuna aykırıdır.”

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Bu hükmün doğru işleyebilmesi için bazı belgelerin davaya dahil edilmesi zorunludur. Yabancı ülkedeki gözaltı, tutukluluk ve infaz sürelerine ilişkin resmi belgeler, uluslararası istinabe yoluyla temin edilmeli ve onaylı çevirileriyle birlikte dosyaya sunulmalıdır. Bu belgeler olmadan mahkeme, süreleri somut olarak tespit edemez ve hüküm kurulurken ya eksik ya da hatalı bir uygulama yapılır.

Öte yandan savunma avukatının da bu hakkı aktif biçimde takip etmesi gerekir. Müvekkili yurt dışında tutuklu kaldıysa, iade edilmeden önce hangi süreyi nasıl geçirdiğinin belgelenmesi, cezaevinde kalacağı süreyi doğrudan etkiler. Bu nedenle yurt dışı bağlantılı ceza davalarında deneyimli bir İstanbul ceza avukatı ile çalışmak, hem belgelerin zamanında temin edilmesi hem de mahsup talebinin eksiksiz kurgulanması açısından büyük önem taşır.

Özet: TCK 16’yı Hangi Durumlarda Düşünmelisiniz?

Müvekkiliniz veya yakınınız şu durumlardan birinde ise TCK 16. madde kapsamındaki hakların değerlendirilmesi gerekir: Yurt dışında tutuklanıp serbest bırakıldıktan sonra Türkiye’de aynı suçtan yargılanıyorsa, yabancı bir ülkede cezasının bir bölümünü infaz ettikten sonra iade edildiyse ya da kırmızı bülten nedeniyle yurt dışında yakalanıp bir süre tutuklu kaldıysa.

Bu hükmün doğru uygulanması, infaz hesabına doğrudan yansır. Hatalı ya da eksik uygulama durumunda Yargıtay’a temyiz yoluyla başvurulabileceği gibi, infaz aşamasında da infaz hakimliğine talep yöneltilebilir. Yargıtay 2023 tarihli kararında da açıkça belirttiği üzere, talep reddedilmeden önce yabancı ülkedeki tutukluluk bilgileri eksiksiz araştırılmalıdır.

Yurt dışı bağlantılı ceza davalarında haklarınızın tam olarak korunabilmesi için hukuki destek almakta geç kalmayın. Konuya ilişkin sorularınızı bir İstanbul ceza avukatına danışarak değerlendirebilirsiniz.

0507 551 87 38