Ceza hukukunda sorumluluk kural olarak bireyseldir; suç işleyen kişi cezasını çeker. Ancak suçun bir şirket, dernek, vakıf veya başka bir tüzel kişilik bünyesinde ya da bu kişiliğin araç olarak kullanılmasıyla işlenmesi durumunda, tüzel kişiye de yaptırım uygulanabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 60. maddesi, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerini düzenlemektedir. Özellikle ticari faaliyetlerini yürütürken hukuki risklerle karşılaşan şirket sahipleri ve yöneticileri için bu maddeyi anlaşılır biçimde açıklamak istedik.
TCK Madde 60 Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbirleri
Madde 60- (1) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline karar verilir.
(2) Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır.
(3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.
(4) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.
Tüzel Kişilere Neden Güvenlik Tedbiri Uygulanabilir?
Türk hukukunda tüzel kişilerin ceza sorumluluğu yoktur; bir şirket hapis cezasına çarptırılamaz. Ancak bu, tüzel kişilerin her türlü yaptırımdan muaf olduğu anlamına gelmez. Kanun koyucu, bir suçun işlenmesine bilerek zemin hazırlayan ya da faaliyetleri suç aracına dönüşen tüzel kişiler için özel güvenlik tedbirleri öngörmüştür. Bu tedbirler ceza değil, toplum güvenliğini korumaya yönelik önlemlerdir.
Hangi Koşullarda Güvenlik Tedbiri Uygulanır?
TCK m. 60 uyarınca tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabilmesi için şu koşulların bulunması gerekir:
- Bir suç işlenmiş olmalıdır.
- Bu suç, bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde veya yararına işlenmiş olmalıdır.
- Tüzel kişinin yöneticisi veya yetkili bir temsilcisi bu suçu bizzat işlemiş ya da işlenmesine bilerek kolaylık sağlamış olmalıdır.
- Tüzel kişinin suçun işlenmesinde sağladığı kolaylık ile suç arasında açık bir illiyet bağı bulunmalıdır.
Bu koşulların tamamının bir arada gerçekleşmesi şarttır. Tüzel kişinin sırf adının suç dosyasında geçmesi, güvenlik tedbiri uygulamak için yeterli değildir.
Uygulanabilecek Güvenlik Tedbirleri Nelerdir?
TCK m. 60 kapsamında tüzel kişilere uygulanabilecek iki temel güvenlik tedbiri bulunmaktadır:
- Faaliyet izninin iptali: Tüzel kişiye verilen izin veya ruhsatın iptal edilmesidir. Bu tedbir, tüzel kişinin söz konusu faaliyetini yürütmesini tamamen engelleyen ağır bir sonuç doğurur.
- Müsadere: Suçun işlenmesinde kullanılan ya da suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin devlete geçirilmesidir. Tüzel kişiler açısından müsadere, şirket varlıklarına yönelik ciddi mali sonuçlar doğurabilir.
Orantılılık İlkesi ve Faaliyet İzninin İptali
Faaliyet izninin iptali son derece ağır bir tedbirdir; ticari faaliyetin sona ermesi anlamına gelir. Bu nedenle Yargıtay içtihatları ve hukuk doktrini, bu tedbirin uygulanmasında orantılılık ilkesinin titizlikle gözetilmesini aramaktadır. İşlenen suçun ağırlığı, tüzel kişinin olaya katkısının derinliği ve tüzel kişinin genel faaliyetleri içinde suçun kapladığı yer değerlendirilmelidir. Amaç, suç ekonomisini engellemeye yönelik orantılı bir tepki vermektir; suçla orantısız bir ekonomik yıkım yaratmak değildir.
Müsadere ve Tüzel Kişiler
Tüzel kişiler hakkında TCK m. 60 kapsamında verilebilecek müsadere kararı, TCK m. 54 ve m. 55’teki genel müsadere hükümleriyle bağlantılıdır. Suçta kullanılan tüzel kişi varlıkları (eşya müsaderesi) ile tüzel kişinin suçtan elde ettiği kazançlar (kazanç müsaderesi) bu kapsamda ayrı ayrı değerlendirilir. Uygulamada özellikle uyuşturucu ticareti, kaçakçılık ve dolandırıcılık gibi suçlarda tüzel kişiler hakkında müsadere tedbirlerine sıkça başvurulmaktadır.
Tüzel Kişi ile Fail Arasındaki İlliyet Bağı Şarttır
TCK m. 60’ın uygulanabilmesi için en kritik koşul, işlenen suç ile tüzel kişinin faaliyetleri ve menfaatleri arasındaki illiyet bağının kanıtlanmasıdır. Tüzel kişinin yalnızca mevcudiyeti ya da yöneticisinin suç işlemiş olması yetmez; suçun tüzel kişinin faaliyet alanı veya çıkarı doğrultusunda gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir. Bu bağ kurulamıyorsa güvenlik tedbiri uygulanamaz.
Karar Usulü ve Hüküm Fıkrasına Yansıması
Tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirine hükmedilebilmesi için bu konunun yargılama sürecinde usulüne uygun biçimde ele alınması gerekmektedir. Güvenlik tedbirinin türü, kapsamı ve yasal dayanağı hüküm fıkrasında açıkça gösterilmelidir. Eksik veya gerekçesiz kararlar, diğer güvenlik tedbirlerinde olduğu gibi temyiz ya da istinaf aşamasında bozma ya da düzeltme konusu olabilir.
Tüzel Kişi Türleri Bakımından Uygulama
Bu madde kapsamına giren tüzel kişiler geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Ticaret şirketleri (anonim şirket, limited şirket vb.), vakıflar, dernekler, kooperatifler ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bu kapsamda değerlendirilebilir. Her tüzel kişi türünün faaliyetine özgü ruhsat ve izin mekanizmaları bulunduğundan, “faaliyet izninin iptali” tedbirinin içeriği de tüzel kişinin türüne göre farklılık gösterir.
Genel Müsadere Yasağını Hatırlatmak Gerekir
Anayasa’nın 38. maddesinin 10. fıkrası, kişinin ekonomik ve sosyal bakımdan yok edilmesine yol açacak genel müsadereyi kesinlikle yasaklamaktadır. Bu yasak tüzel kişiler için de geçerlidir. Dolayısıyla tüzel kişinin tüm varlıklarının suçla ilgisiz olduğu hâlde müsaderesi mümkün değildir; yalnızca suçla doğrudan illiyet bağı kurulan varlıklar müsadere kapsamına girebilir.
Sonuç: Şirketiniz Suç Soruşturmasına Konu Olmuşsa
Bir şirketi ya da başka bir tüzel kişiyi ilgilendiren ceza soruşturması veya kovuşturması, bireysel sanıktan çok daha geniş bir çevreyi etkileyebilir. Faaliyet izninin iptali veya müsadere kararı, şirketin ticari varlığını tehdit edebilecek sonuçlar doğurur. Bu nedenle tüzel kişiliğiniz hakkında bir soruşturma başlatılmışsa ya da tüzel kişi yöneticisi sıfatıyla soruşturma kapsamına giriyorsanız, süreci ivedilikle bir İstanbul ceza avukatı ile değerlendirmenizi öneririz.
Tüzel kişiler hakkındaki güvenlik tedbirleri ve ceza soruşturmalarında ceza avukatı olarak hukuki destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.