☎ 0507 551 87 38 WhatsApp: 0507 551 87 38

TCK Madde 75 Önödeme

Bazı suçlarda yargılama sürecine hiç girmeden, savcılık aşamasında belirlenen bir miktarın ödenmesiyle kovuşturmanın sona erdirilmesi mümkündür. Ceza hukukundaki bu kuruma önödeme adı verilmektedir. TCK’nın 75. maddesiyle düzenlenen önödeme, hem faillere hem mağdurların uzun yargılama süreçlerinden korunmasına hem de yargı sisteminin gereksiz iş yükünden arındırılmasına hizmet eden pratik bir mekanizmadır. Bununla birlikte kurumun kapsamı, hesaplama yöntemi ve usul koşulları uygulamada sıkça yanlış anlaşılmaktadır. Bu makalede Yargıtay içtihadı ışığında önödemenin tüm boyutları ele alınmaktadır.

TCK Madde 75 Önödeme

Madde 75- (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;

a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,

b) Hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için yüz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,

c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını,

Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. (Ek cümleler:17/10/2019-7188/16 md.) Failin on gün içinde talep etmesi koşuluyla bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/12 md.) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır.

(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer.

(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle önödeme işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra uygulanır.

(4) Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı altı ayı aşmayan hapis cezası veya adlî para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hallerde ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara göre adlî para cezası esas alınarak belirlenir.

(5) Bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması, kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez.

(6) (Ek: 24/11/2016-6763/12 md.) Bu madde hükümleri;

a) Bu Kanunda yer alan;

  1. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (98 inci maddenin birinci fıkrası),
  2. (Ek:7/11/2024-7531/15 md.)(Değişik:24/12/2025-7571/16 md.) Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),
  3. Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması (madde 171),
  4. Çevrenin taksirle kirletilmesi (182 nci maddenin birinci fıkrası),
  5. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma (264 üncü maddenin birinci fıkrası),
  6. Suçu bildirmeme (278 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları),

suçları,

b) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç,

c)(Ek:17/10/2019-7188/16 md.)21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan suç,

d)(Ek:17/10/2019-7188/16 md.)4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan suç,

bakımından da uygulanır. Bu fıkra kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz.

(7) (Ek: 24/11/2016-6763/12 md.) Ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

Önödemenin Kapsamı: Hangi Suçlarda Uygulanır?

Önödeme her suç için uygulanabilir bir kurum değildir. TCK m. 75 uyarınca önödeme yalnızca iki koşuldan birini taşıyan suçlarda gündeme gelir: yalnızca adli para cezasını gerektiren suçlar ile hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan suçlar. Bu sınırın dışında kalan suçlarda, suç ne kadar hafif görünse de önödeme teklifi yapılamaz.

Bunun yanı sıra kanun koyucu uzlaşma kapsamındaki suçları önödeme dışında tutmuştur. Bir suç hem uzlaşma hem de önödeme koşullarını taşıyorsa uzlaşma prosedürü öncelikli olarak işletilmelidir; uzlaşmanın sağlanamaması halinde ancak önödemeye geçilebilir.

Yargıtay içtihadında önödeme kapsamındaki suç tiplerine ilişkin somut örnekler şu şekilde sıralanmaktadır: 2911 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz mermi bulundurma, yasak alanlara girme ve seyirden yasaklı kişinin kolluk kuvvetine müracaat etmemesi suçları; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında usulsüz abonelik sözleşmesi düzenlenmesi; genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması ve hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçları bunların başında gelmektedir.

Önödeme Miktarının Hesaplanması

Önödeme miktarının doğru hesaplanması uygulamada en sık hata yapılan konuların başında gelmektedir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi ve 18. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre hesaplama şu ilkeler çerçevesinde yapılmalıdır.

Temel hesaplama parametresi şudur: hapis cezasının alt sınırının karşılığı olarak her gün için 30 Türk Lirası, adli para cezası öngörülen hallerde ise TCK m. 52/2 uyarınca alt sınır olan 20 Türk Lirası üzerinden hesaplama yapılmalıdır. Hesaplama yapılırken cezayı artırıcı nitelikli haller ve hafifletici nedenler dikkate alınmaz; maddedeki soyut ceza miktarı esas alınır.

Belirlenen miktara soruşturma ve yargılama giderleri de eklenmesi zorunludur. Eksik hesaplama veya giderlerin belirtilmemesi ihtarın usulsüzlüğü sonucunu doğurur. Yargıtay, usulsüz ihtar üzerine verilen mahkûmiyet kararlarını bozmaktadır.

Suçun teşebbüs aşamasında kalması halinde maddedeki soyut cezanın alt sınırının esas alınacağı genel ilkesi geçerliliğini korumaktadır; buna karşın bu konuya özgü ayrıntılı bir Yargıtay içtihadı henüz oluşmamıştır.

Zincirleme Suçta Önödeme

Zincirleme suç ile önödeme ilişkisi uygulamada önemli güçlükler doğurmaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen birden fazla eylem zincirleme biçimde tek bir suç kabul edilir. Bu durumda her bir eylem için ayrı ayrı önödeme teklifi yapılması hukuka aykırıdır; teklif suçun alt sınırı üzerinden tek bir miktar olarak yapılmalıdır.

Bununla birlikte bazı özel kanunlarda farklı düzenlemeler mevcuttur. 6222 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Kanunu m. 17/3’te yer alan imza yükümlülüğünü ihlal suçu için “her bir müsabaka için” ayrı ceza öngörülmüştür. Bu özel düzenleme nedeniyle söz konusu suç tipinde zincirleme suç hükümleri uygulanmaz ve her ihlal için ayrı önödeme teklifi yapılması isabetli kabul edilmektedir.

Önödeme Teklifinin Usulü: Süre, İçerik ve Tebligat

Önödeme teklifinin usulüne uygun yapılması hem savcılık hem de mahkeme aşamasında büyük önem taşımaktadır. Cumhuriyet savcılığınca veya mahkemece yapılacak tebliğ üzerine failin 3 gün içinde ödeme yapması gerekmektedir.

İhtarda ödeme süresi, miktarı ve ödeme yapılmamasının sonuçları açıkça belirtilmelidir. Yargıtay, usulsüz yapılan teklif üzerine verilen mahkûmiyet kararlarını bozmaktadır. Bu bozma kararları, usulsüz teklifin sanığın lehine olan bir imkânı ortadan kaldırdığı düşüncesine dayanmaktadır.

Soruşturma aşamasında ödeme yapılırsa “kovuşturmaya yer olmadığı kararı” verilir. Kovuşturma aşamasında ödeme yapılırsa “düşme kararı” verilir. Sanığın teklifi reddetmesi durumunda yargılamaya devam edilir. Ancak teklifin baştan usulsüz yapılmış olması — örneğin zincirleme suç gözetilmeden her eylem için ayrı teklif yapılması — sanık teklifi reddetmiş olsa dahi bozma nedeni oluşturmaktadır.

Elektronik tebligat üzerinden yapılan işlemlerde sürelerin gün sonunda biteceği ve tebligat usulsüzlüklerinin önödeme ihtarını geçersiz kılacağı da Yargıtay içtihadında vurgulanmaktadır.

İddianame Süreci ve Önödeme İlişkisi

CMK m. 175/1-c uyarınca önödemeye tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde bu usul uygulanmadan düzenlenen iddianameler iade edilmelidir. İade süresinin (15 gün) aşılması durumunda iddianame kabul edilmiş sayılır. Bu düzenleme savcılığın önödeme prosedürünü atlamasını önleyen önemli bir usul güvencesidir.

Avukatlar hakkındaki soruşturmalarda olduğu gibi özel izin ve usullere tabi durumlarda, önödeme ve uzlaşma prosedürlerinin uygulanmaması iddianamenin iadesi nedeni olarak tartışılmakta; ancak özel kanunlardaki (Avukatlık Kanunu m. 58 gibi) emredici sürelerin bu duruma etkisi mahkemelerce değerlendirilmektedir.

Önödeme ile Diğer Kurumların İlişkisi

Önödeme ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) arasındaki ilişki uygulamada sıkça gündeme gelmektedir. HAGB kararı verilmiş dosyalarda, denetim süresi içinde işlenen yeni suçun önödeme kapsamında olması halinde mahkemece önce önödeme prosedürü işletilmeli, sonucuna göre HAGB’nin açıklanıp açıklanmayacağı değerlendirilmelidir.

Önödeme sonucunda verilen düşme kararları klasik adli sicil kayıtlarına değil, bunlara mahsus özel bir sisteme kaydedilir. Bu durum önödemenin sanık açısından olağan mahkûmiyet kararına kıyasla çok daha az iz bırakan bir çözüm sunduğunu göstermektedir.

Öte yandan 6222 sayılı Kanun kapsamında önödeme yapılması, spor müsabakalarını seyirden yasaklama gibi koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez. Koruma tedbiri niteliğindeki yaptırımlar önödemeden bağımsız olarak bir yıl süreyle devam etmektedir.

Önödemenin Tekerrüre Etkisi

Önödeme sonucu verilen düşme kararı bir mahkûmiyet kararı niteliği taşımamaktadır. Bu nedenle tekerrüre esas alınacak mahkûmiyetler arasında önödeme sonucu verilen kararlar yer almaz. Sanık açısından bu durum, ileride işlenebilecek suçlarda tekerrür hükümlerinin uygulanmaması bakımından önemli bir avantaj oluşturmaktadır.

Önödeme Prosedüründe Dikkat Edilmesi Gerekenler

Önödeme kurumundan en verimli biçimde yararlanabilmek için sanığın ve avukatının sürecin başından itibaren bazı kritik noktalara dikkat etmesi gerekmektedir. Suçun önödeme kapsamında olup olmadığının tespiti, teklif edilen miktarın doğru hesaplanıp hesaplanmadığının kontrolü, teklif usulsüzse bu durumun itiraz yoluyla ileri sürülmesi ve uzlaşma prosedürüyle olan öncelik ilişkisinin doğru yönetilmesi bu noktaların başında gelmektedir.

Usulsüz yapılan bir önödeme teklifini fark etmemek ya da teklifi kabul etmeden önce miktarın doğruluğunu sorgulamadan ödeme yapmak sanığın aleyhine sonuçlar doğurabilmektedir. Önödeme kapsamındaki suçlarda bile sürecin doğru yönetilmesi için İstanbul ceza avukatı desteği almak büyük önem taşımaktadır. Teklif miktarının hukuka uygunluğunun denetlenmesi, usulsüz ihtar halinde itiraz yollarının kullanılması ve uzlaşma ile önödeme arasındaki öncelik ilişkisinin doğru belirlenmesi ancak deneyimli bir ceza avukatı eşliğinde güvenli biçimde yürütülebilmektedir.


0507 551 87 38