Uluslararası suç hukukunda bireysel faillik kadar örgütsel yapılar da büyük önem taşımaktadır. Tarihsel deneyimler göstermektedir ki soykırım ve insanlığa karşı suçlar, çoğunlukla organize bir yapı tarafından sistematik biçimde gerçekleştirilmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 78. maddesi, bu özel amaçla kurulan örgütlere ilişkin ayrı bir suç tipi düzenlemektedir. Bu makale, söz konusu suçun ne anlama geldiğini, TCK m. 220 ile farkını ve uygulamadaki önemini ortaya koymaktadır.
TCK Madde 78 Örgüt
Madde 78- (1) Yukarıdaki maddelerde yazılı suçları işlemek maksadıyla örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu örgütlere üye olanlara beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(3) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
TCK Madde 78: Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar İçin Örgüt Kurma
TCK m. 78 kapsamında suç olarak tanımlanan üç temel fiil bulunmaktadır:
- Soykırım (TCK m. 76) veya insanlığa karşı suçları (TCK m. 77) işlemek amacıyla örgüt kurmak
- Bu tür bir örgütü yönetmek
- Bu tür bir örgüte üye olmak
Bu üç fiilden herhangi birinin gerçekleşmesi, amaçlanan suçların (soykırım veya insanlığa karşı suçlar) henüz işlenip işlenmediğinden bağımsız olarak suç teşkil eder. Başka bir deyişle, örgüt kurulmuşsa ve amaç bu suçları işlemekse, daha hiçbir eylem gerçekleşmemiş olsa bile suç tamamlanmış sayılır.
Tehlike Suçu Niteliği
TCK m. 78, bir “tehlike suçu”dur. Bu, suçun tamamlanması için herhangi bir zarar sonucunun gerçekleşmesinin gerekmediği anlamına gelir. Örgütün kurulması ve soykırım ya da insanlığa karşı suç işleme amacının var olması, cezalandırma için yeterlidir. Kanun koyucu bu düzenlemeyle amaçlanan fiillerin gerçekleşmesini beklemeksizin, tehlikenin kaynağını en erken aşamada engellemek istemiştir.
TCK m. 220 ile Farkı: Özel Norm
Türk ceza hukukunda suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu genel olarak TCK m. 220’de düzenlenmiştir. TCK m. 78 ise bu genel düzenlemenin özel bir uygulamasıdır. Aralarındaki ilişkiyi Yargıtay Ceza Genel Kurulu net biçimde ortaya koymuştur:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/54, K. 2020/428, T. 20.10.2020: TCK 78’in, TCK 220’ye (Suç işlemek amacıyla örgüt kurma) göre “özel bir norm” ve “tamamlayıcı bir suç” olduğu belirtilmiştir. Bu amaçlarla kurulan örgütler hakkında genel hükümler yerine doğrudan Madde 78 uygulanır.
Bu içtihadın pratik sonucu şudur: soykırım veya insanlığa karşı suç işlemek amacıyla kurulan bir örgüt söz konusu olduğunda, TCK m. 220 değil doğrudan TCK m. 78 uygulanır. Özel normun genel normu bertaraf etmesi (lex specialis derogat legi generali) ilkesi burada açıkça işlemektedir.
Örgüt Üyeliğinin Kriterleri
TCK m. 78 kapsamında örgüt üyeliğinin tespitinde, TCK m. 220 ve terörle mücadele mevzuatı kapsamında geliştirilen içtihat kriterleri yol gösterici niteliktedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında ortaya konulan bu kriterler şunlardır:
- Üyenin kendi iradesini örgüt iradesine terk ederek hiyerarşiye dahil olması
- Örgütle organik bağ kurulması ve bu bağın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk taşıması
- Örgütün amaçlanan suçları işlemeye yetecek üye sayısına (en az 3 kişi) ve araç-gerece sahip olması
Buna ek olarak TCK m. 78 için özel bir koşul daha söz konusudur: örgütün amacı yalnızca genel suçları değil, özgül olarak soykırım (TCK m. 76) veya insanlığa karşı suçları (TCK m. 77) işlemek olmalıdır. Bu “özel amaç”, suçun ayrıştırıcı unsurunu oluşturmaktadır.
Korunan Hukuki Değer: Uluslararası Barış ve Güvenlik
TCK m. 78’in koruduğu hukuki değer, sıradan örgüt suçlarından farklı olarak bireysel güvenlik değildir; uluslararası toplumun barış ve güvenliğidir. Bu nedenle suçun yaptırım rejimi de çok daha ağırdır. Kurucular ve yöneticiler ile üyeler için öngörülen cezalar, TCK m. 220 kapsamındaki örgüt suçlarına kıyasla önemli ölçüde daha yüksek tutulmuştur.
Örgütün Faaliyetleri ile Hedef Suçlar Arasındaki İlişki
TCK m. 78 kapsamındaki suç, örgütün kuruluşuyla tamamlanmaktadır. Ancak uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir durum şudur: örgüt üyeleri aynı zamanda soykırım veya insanlığa karşı suç fiillerini de işlemiş olabilirler. Bu durumda TCK m. 78 ve TCK m. 76 veya m. 77 kapsamındaki suçlar ayrı ayrı değerlendirilir; fikri içtima veya suçların birleşmesine ilişkin genel kurallar çerçevesinde ceza belirlenir.
Zamanaşımı ve Geriye Yürüme
TCK m. 78, TCK m. 76 ve m. 77 ile bir bütün oluşturmaktadır. Dolayısıyla zamanaşımı yasağı ve geriye yürüme sorunu bu suç için de geçerlidir. 01.06.2005 tarihinden önce kurulan ve bu amaçla hareket eden örgütler bakımından TCK m. 78 uygulanamaz; kanunîlik ilkesi burada da mutlak bir engel oluşturmaktadır. 2005 sonrasında ise zamanaşımı işlemeyeceğinden, örgütün ne zaman kurulduğundan bağımsız olarak kovuşturma her zaman mümkündür.
Türkiye’deki Dava Pratiği
TCK m. 78 kapsamında doğrudan mahkûmiyetle sonuçlanmış kesinleşmiş bir dava örneği Türk yargı pratiğinde oldukça nadir olup; bu suçun uygulandığı davalarda tartışmalar büyük ölçüde suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, örgüt amacının kanıtlanması ve kanunîlik ilkesinden kaynaklanan tarihsel sınırlar üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Sonuç: Örgütlü Uluslararası Suçlara Karşı Erken Aşamada Önlem
TCK m. 78, soykırım ve insanlığa karşı suçların gerçekleşmesini beklemeksizin bu suçlara zemin hazırlayan örgütsel yapıları hedef alan, tehlike suçu niteliğinde özel bir düzenlemedir. Uluslararası ceza hukukunun Türk iç hukukuna yansımasının somut bir örneği olan bu madde, koruduğu hukuki değer bakımından TCK m. 220’nin çok ötesine geçmekte ve insanlığın ortak güvenliğini doğrudan koruma altına almaktadır.
Bu suç kapsamına giren ağır nitelikteki davalar hem ulusal hem de uluslararası hukuk bilgisi gerektirmektedir. Böyle bir davayla karşı karşıyaysanız, süreci bir İstanbul ceza avukatı ile yürütmenizi önemle tavsiye ederiz.
Ağır ceza davaları ve uluslararası suçlar konusunda ceza avukatı kadromuza danışmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.