Yeniden değerleme, işletmenin amortismana tabi iktisadi kıymetlerinin vergi bilançosundaki değerleri ile birikmiş amortismanlarını kanuni endekse göre artırmasına imkân veren, şartları ve vergisel sonuçları kanunla belirlenmiş bir değerleme işlemidir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) mükerrer 298/Ç uyarınca yapılan dönemsel yeniden değerleme kural olarak ihtiyaridir ve değer artışı üzerinden ayrıca %2 vergi alınmaz. Buna karşılık VUK geçici 32. madde, mükerrer 298/Ç kapsamında ilk değerlemeden önce ve yalnız bir kez kullanılabilecek, değer artışı fonu üzerinden %2 vergi doğuran farklı bir düzenlemedir. 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde enflasyon düzeltmesini erteleyen VUK geçici 37. madde, uygun mükelleflerin mükerrer 298/Ç kapsamında yeniden değerleme yapma imkânını ortadan kaldırmamıştır; aksine bu dönemleri yeniden değerleme bakımından enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönem saymıştır.
İnceleme tarihi: 21 Ekim 2026. Bu yazıda yıllık yeniden değerleme oranı, geçici vergi dönemi oranı ve tek seferlik endeksleme katsayısı ayrı hukuki kavramlar olarak ele alınmaktadır. Bunların birbirinin yerine kullanılması hatalı amortisman, eksik matrah veya hatalı fon kaydı doğurur.
Yeniden değerlemenin hukuki niteliği ve üç ayrı uygulama
Yeniden değerleme, taşınmazın serbest piyasadaki satış değerinin tespiti veya bağımsız değerleme raporuyla defter değerinin yükseltilmesi değildir. Vergi hukuku bakımından kanunun öngördüğü kıymetler, tarih, endeks, defter kayıtları ve fon hesabıyla sınırlı bir değerleme işlemidir. Bu nedenle önce kıymetin hukuki sınıfı, ardından uygulanacak rejim belirlenmelidir. VUK m.258 ve devamındaki maliyet bedeli ve diğer vergi değerleme ölçüleri ile yeniden değerleme aynı işlem değildir.
| Hukuki rejim | Kapsam ve zaman | Temel vergi sonucu |
|---|---|---|
| VUK mükerrer 298/Ç | Enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşmadığı sayılan dönemlerde, bilançodaki amortismana tabi kıymetler; dönemsel ve ihtiyari. | Değer artışı için ayrı %2 vergi yoktur; yeni değer üzerinden amortisman; satışta fon, amortisman gibi işleme tabi tutulur. |
| VUK geçici 32 | Mükerrer 298/Ç kapsamındaki ilk işlemden önceki tek seferlik seçenek; taşınmazlar ve amortismana tabi diğer kıymetler. | Fon üzerinden %2 özel vergi; kapsamına giren kıymet satıldığında fon satış kazancına alınmaz ve hesapta kalır. |
| VUK geçici 31 | 2018’de taşınmazlar için, 2021’de genişletilmiş kapsamda tanınan ve son başvuru dönemleri geçmiş tarihsel düzenleme. | 2018 uygulamasında %5; 2021 genişletilmiş uygulamada %2 özel vergi. Bugün yeni işlem için açık genel başvuru yolu değildir. |
Bu rejimlerin dayandığı maddeleri birbirine karıştırmak, özellikle çıplak arsa, stok niteliğindeki taşınmaz, amortisman dışı finansman maliyeti ve varlık satışı bakımından maddi vergi hatasına yol açar. Ayrıca Vergi Usul Kanunu’nun genel uygulama rejimi çerçevesinde vergisel sonuç doğuran her kayıt, kanuni kapsam ve dayanağıyla açıklanabilir olmalıdır.
2026 yılında yeniden değerleme oranı kaçtır?
VUK mükerrer 298/B’de tanımlanan yıllık yeniden değerleme oranı, ilgili yılın ekim ayı dâhil olmak üzere önceki yılın aynı dönemine göre Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde (Yİ-ÜFE) meydana gelen ortalama artış esas alınarak belirlenir ve Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete’de ilan edilir. Genel yeniden değerleme oranı, ayrıca kanunun açık atıf yaptığı parasal had, tarife ve limitlerin izleyen yılda güncellenmesinde dikkate alınabilir; ancak özel kanunda farklı bir katsayı, yarım oran veya Cumhurbaşkanı yetkisi varsa o özel kural uygulanır.
| Dönem / dayanak | Resmen açıklanmış oran | Hukuki kullanım ve sınır |
|---|---|---|
| 2025 yıllık oranı — 585 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği, 27.11.2025 | %25,49 | 2025 yılına ait yıllık oran; kanundaki atıflara bağlı olarak 2026 parasal sınırlarının belirlenmesinde dikkate alınabilir. 2026 yıl sonu amortismana tabi kıymet değerleme oranı değildir. |
| 2026 birinci geçici vergi dönemi — KVK Sirküleri/72, 10.04.2026 | %4,19 | Birinci geçici döneme ait açıklanmış yeniden değerleme oranı. |
| 2026 ikinci geçici vergi dönemi — KVK Sirküleri/73, 23.07.2026 | %11,51 | İkinci geçici döneme ait açıklanmış oran; birinci geçici dönemin oranına ayrıca eklenmez. |
| 2026 üçüncü geçici vergi dönemi ve 2026 yıl sonu | 21.10.2026 itibarıyla bu incelemede resmî oran teyit edilmemiştir. | Hesaplamada resmî ilan veya sirküler doğrulanmadan tahmini oran uygulanmamalıdır. Yıllık oran ekim verilerinden sonra kesinleşir. |
Oranların resmî kaynakları, Gelir İdaresi Başkanlığının yıllık yeniden değerleme oranları sayfası ile 2026/1 sirküler duyurusu ve 2026/2 sirküler duyurusudur. Bir hesap dönemindeki geçici vergi oranları birikimli dönem hesabına göre belirlenir; ardışık ilanların basit toplamıyla yeni oran oluşturulamaz.
2026–2027 enflasyon düzeltmesi ertelemesi yeniden değerlemeyi engeller mi?
Hayır. 7571 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle VUK’a eklenen geçici 37. madde, 2025 hesap dönemi ile geçici vergi dönemleri dâhil 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde (özel hesap dönemlerinde 2026, 2027 ve 2028’de biten dönemler) mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacağını düzenlemiştir. Maddenin ikinci fıkrası, mükerrer 298/Ç uygulanırken bu dönemleri enflasyon düzeltmesi koşullarının gerçekleşmediği dönem saymaktadır. Bunun hukuki sonucu, kanunun izin verdiği kıymetlerde dönemsel yeniden değerleme yapılabilmesidir. Enflasyon düzeltmesine ara verilmesi, yeniden değerleme oranının ilanını veya mükerrer 298/Ç’yi askıya almaz.
Ancak VUK mükerrer 298/A-9 kapsamındaki, münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın ve gümüş alım satımı ve imaliyle uğraşan mükellefler bakımından geçici 37. maddenin ilgili erteleme hükümleri uygulanmaz; bunların zorunlu enflasyon düzeltmesi statüsü ve mükerrer 298/Ç dışındaki konumu korunur. 2023 yıl sonu ve 2024 dönemlerine ait enflasyon düzeltmesi sonuçları da 2025–2027 ertelemesi ileri sürülerek geriye dönük yok sayılamaz. Eski ve yeni dönem arasındaki defter değerlerinin devri, enflasyon düzeltmesinin şartları ve geçici 33 ile 37. maddelerin birlikte uygulanması çerçevesinde yapılır.
Geçici 37. madde Cumhurbaşkanına belirtilen dönemleri üç hesap dönemine kadar uzatma yetkisi de tanımıştır. Bu yetki başlı başına uzatma gerçekleştiği anlamına gelmez; sonraki yıllar yönünden yayımlanmış ayrı karar aranır.
Mükerrer 298/Ç kapsamında kimler yeniden değerleme yapabilir?
VUK mükerrer 298/Ç ile 537 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin 5. maddesi birlikte uygulandığında, tam mükellefiyet esasına tabi, bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri bu yöntemi kullanabilir. Kollektif, adi komandit ve adi şirketler ile bilanço esasına göre ticari kazanç tespit eden gerçek kişiler de şartları dahilinde kapsamdadır. İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar, serbest meslek kazanç defteri tutanlar, dar mükellefler, münhasıran sürekli işlenmiş altın/gümüş faaliyeti yürütenler ve kanunen yabancı para ile defter tutmasına izin verilenler bu rejimden yararlanamaz.
Faaliyetin adı değil, mükellefiyetin ve varlığın hukuki niteliği belirleyicidir. Örneğin üretim işletmesindeki makine, yük taşıma aracı veya kiraya verilen amortismana tabi bina ile inşaat şirketinin satışa konu stok dairesi aynı hüküm altında görülemez. Sırf bir taşınmazın şirketin bilançosunda yer alması da ona mükerrer 298/Ç hakkı kazandırmaz.
Hangi kıymetler kapsamda, hangileri kapsam dışındadır?
Mükerrer 298/Ç, amortismana tabi iktisadi kıymetleri esas alır. VUK 313 ve 314’ün amortisman kuralları uyarınca işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranma, aşınma veya kıymetten düşmeye maruz bulunan kıymetler bu niteliği taşıyabilir. Normal koşullarda makine, amortismana tabi bina, demirbaş ve amortismana tabi haklar bu kapsamda değerlendirilir. Boş arsa ve boş arazi amortismana tabi olmadığından mükerrer 298/Ç kapsamında yeniden değerlenemez; arazide özel olarak amortismana tabi tutulan tarım tesisleri gibi kıymetler kendi hukuki niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
Stok, ticari mal ve satılmak amacıyla inşa edilen bağımsız bölümler amortismana tabi sabit kıymet olarak değerlendirilemez. Aynı şekilde sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilmiş varlıklar, kanundaki istisnanın sürdüğü müddetçe kapsama girmez. Finansal kiralama işlemlerinin değerleme esasları, bu özel istisnadan ve amortismana tabi varlık mülkiyetinin tespitinden ayrı olarak dikkate alınmalıdır.
Bir varlığın yalnızca ekonomik olarak değer kazanması kanuni kriter değildir. Satış amacıyla elde tutulan arsanın bilanço hesabını değiştirerek duran varlık altında gösterilmesi, gerçekte stok niteliğini ortadan kaldırmaz. Bunun tersine, gerçek kullanım amacı ve kanuni amortisman şartları mevcut bir duran varlığı sırf işletmenin faaliyet kodundan hareketle satış stoku saymak da hukuken isabetli değildir. İnceleme, taşınmazın fiili kullanımına, edinilme amacına, satış ve kiralama sözleşmelerine, inşaat proje kayıtlarına ve maddi delillere dayanmalıdır.
İktisap yılında yeniden değerleme yapılabilir mi?
Hayır. Mükerrer 298/Ç-9, hesap dönemi içinde aktife giren iktisadi kıymet için aktife girdiği dönemde yeniden değerleme yapılamayacağını açıkça düzenler. Bu yasak, kıymetin aynı yıl amortismana tabi tutulabilmesiyle karıştırılmamalıdır. Yeniden değerleme ve normal veya azalan bakiyelerle amortisman ayrılması ayrı hukuki işlemlerdir. Bir önceki yıl sonu itibarıyla aktifte bulunan, amortismana tabi niteliğini koruyan kıymet ise izleyen hesap dönemindeki şartlar altında değerlenebilir.
Yeniden değerleme nasıl hesaplanır? Kanuni formül ve örnek
Mükerrer 298/Ç uyarınca işlem, yalnızca aktifin maliyet tutarını artırmak değildir. İlgili kıymetin yeniden değerlemeye esas kayıtlı bedeli ile bu kıymete ait birikmiş amortismanı aynı yeniden değerleme katsayısı ile çarpılır. Amortisman herhangi bir yılda ayrılmamışsa, hesaplama bakımından tam ayrılmış sayılır. Sadece net fark, bilanço pasifindeki özel değer artışı fonuna kaydedilir. Kıymete ait kayıtlar, değerleme öncesi ve sonrası ayrı ayrı izlenir.
Örnek: 2026 ikinci geçici vergi dönemi sonu itibarıyla daha önce aktife alınmış ve bu döneme kadar yeniden değerlenmemiş bir makinenin kanuna uygun yeniden değerlemeye esas kayıtlı değeri 1.000.000 TL, tam ayrılmış sayılan birikmiş amortismanı 400.000 TL olsun. İlgili dönemin resmen ilan edilen %11,51 oranı kullanılırsa:
| Kalem | Önce | %11,51 sonrası |
|---|---|---|
| Kıymetin kayıtlı bedeli | 1.000.000 TL | 1.115.100 TL |
| Birikmiş amortisman | 400.000 TL | 446.040 TL |
| Net bilanço aktif değeri | 600.000 TL | 669.060 TL |
| Özel fon hesabına alınacak değer artışı | — | 69.060 TL |
İşlemde 115.100 TL aktif değer artışı ile 46.040 TL birikmiş amortisman artışı arasındaki 69.060 TL fark öz kaynakta fon olarak gösterilir. Bu fon doğrudan dönem faaliyet kârı değildir. Bu örnekteki 69.060 TL üzerinden mükerrer 298/Ç nedeniyle %2 vergi hesaplanmaz. Yeniden değerleme sonrası amortisman, kalan amortisman süresi ve ilgili amortisman yöntemine uygun biçimde yeni değerler esas alınarak sürdürülür. Makine için geçmiş yıl amortismanlarının gerçekten ayrılmamış olması, geçmiş yıllarda gider yazma hakkını kendiliğinden yeniden doğurmaz.
Bu örnekteki katsayı, 2026 ikinci geçici vergi dönemiyle sınırlıdır; 2026 yıl sonu için aynı %11,51’in kullanılacağı sonucuna varılamaz. Ayrıca ilk geçici dönemde zaten yeniden değerleme yapılmışsa ikinci dönem hesabında aynı kıymetin kayıtları ve ara dönem uygulaması birlikte ele alınmalıdır; salt %4,19 ile %11,51’i toplamak veya iki oranı birbirini izleyen bağımsız yıllarmış gibi uygulamak doğru değildir.
Kur farkı ve kredi faizleri yeniden değerlemeye girer mi?
Mükerrer 298/Ç-1, iktisadi kıymetin maliyet bedeline eklenmiş bulunan kur farkları ve kredi faizlerinin aktifleştirme hesap dönemine ilişkin olanlar dışındaki kısmını ve buna isabet eden amortismanları yeniden değerleme dışında bırakır. Kuralın sonucu, sonradan aktifleştirilmiş finansman farklarının kıymetin tüm maliyet bedeli içinde otomatik olarak yeniden değerlenememesidir. Kayıtların, ilk aktifleştirme yılı finansman maliyeti ve sonraki yıllarda eklenen maliyetler şeklinde ayrıştırılması gerekir.
Buna karşılık 537 Sıra No.lu Tebliğ’in 18. maddesi, geçici 32. madde kapsamındaki tek seferlik yeniden değerlemede VUK’a uygun biçimde maliyete eklenmiş kur farkı ve kredi faizlerinin de kapsama girdiğini açıklamaktadır. Aynı isimli değerleme işlemlerinin farklı hukuki sonuçlar doğurduğu en belirgin alanlardan biri budur.
Geçici 32. madde: %2 vergili, tek seferlik yeniden değerleme
Geçici 32. madde, mükerrer 298/Ç’ye geçilmeden önce geçmiş dönemlerden gelen kayıtlı değerleri belirli bir endeksle güncelleyebilmeye yönelik, seçime bağlı ve bir defalık bir mekanizmadır. Dayanak kıymetler, önceki hesap dönemi sonu itibarıyla bilançoda bulunan taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerdir. Kıymetin türüne ve önceki yeniden değerleme geçmişine göre VUK geçici 32’de gösterilen Yİ-ÜFE endeks oranları uygulanır. Bu oran, mükerrer 298/B’de ilan edilen yıllık %25,49 veya 2026/2 dönemi %11,51 oranıyla aynı değildir.
Boş arsa ayrımı kesindir: 537 Sıra No.lu Tebliğ m.17/3 uyarınca amortismana tabi olmayan boş arsa ve arazi geçici 32 kapsamında taşınmaz niteliğiyle yeniden değerlenebilir; ancak bunlar mükerrer 298/Ç kapsamında yeniden değerlenemez. Emtia veya satış amacıyla stok niteliğinde tutulan taşınmazlar ise Tebliğ m.17/2 uyarınca geçici 32 uygulaması dışında kabul edilmektedir. Bu ikili ayrım, geçici 31’e ilişkin tarihsel Danıştay kararıyla birlikte yorumlanmalıdır.
Geçici 32. madde kapsamında fon hesabında oluşan değer artışının %2’si oranında ayrı vergi hesaplanır. Bu vergi gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilemez; matrah tespitinde gider olarak indirilemez. Yeniden değerlemenin yapıldığı tarihi izleyen ayın sonuna kadar beyan edilir; ilk taksit aynı sürede, ikinci ve üçüncü taksitler sırasıyla beyan süresini takip eden ikinci ve dördüncü aylarda olmak üzere üç eşit taksitte ödenir. Beyanın veya ödemenin kanuni süresine uyulmaması, geçici 32 imkânından yararlanma şartını ihlal eder.
Vergi hesaplama örneği: Geçici 32’nin kendi endeksleme formülüne göre özel fon hesabında 300.000 TL net değer artışı oluştuğu varsayılırsa özel vergi 300.000 × %2 = 6.000 TL olur. Taksitler 2.000’er TL’dir. Bu hesap, güncel dönemsel 298/Ç değerlemesi için vergi yükü bulunduğu anlamına gelmez; iki madde farklıdır.
Geçici 32. maddeye 2026 yılında başvurmak mümkün mü?
Geçici 32. madde için herkes bakımından geçerli ve 2021’de sona ermiş sabit bir son başvuru tarihi öngörülmemiştir. Hak, mükerrer 298/Ç kapsamında ilk defa yeniden değerleme yapılmış olup olmamasına bağlıdır. İlk 298/Ç işlemini henüz yapmamış ve diğer şartları karşılayan mükellef, geçici 32 yönünden kendi durumunu incelemelidir. 537 Sıra No.lu Tebliğ m.20/6 uyarınca, 298/Ç’de yalnız bir kıymetin dahi ilk kez yeniden değerlenmesi sonrasında, daha önce kapsam dışında bırakılmış başka bir varlık için geçici 32’ye dönülemez. Bu nedenle işlem sırası, geri alınamayacak ölçüde önemlidir.
2023 veya 2024’te enflasyon düzeltmesi yapılmış olması, tek başına geçici 32 hakkını her durumda sona erdiren eşik değildir; Tebliğ m.20/3–4’teki özel durumlar ve son düzeltilmiş bilanço dikkate alınmalıdır. 2026’da yeni işlem kararı verilmeden önce, 2022’den bu yana yapılan tüm 298/Ç işlemleri, geçici 31 ve geçici 32 geçmişi, enflasyon düzeltmesi kayıtları ve varlık bazında maliyet katmanları incelenmelidir. Hak mevcut değilse, sonradan düzenlenecek %2 vergi beyannamesi hak yaratmaz.
Fon hesabı sermayeye eklenirse, işletmeden çekilirse veya kıymet satılırsa ne olur?
Fonun vergisel niteliği, hangi maddeye göre oluştuğuna göre belirlenir. Mükerrer 298/Ç ve geçici 32 kapsamında değer artış fonunun sermayeye ilave edilmesi, kanunun öngördüğü koşullarda kâr dağıtımı sayılmaz. Buna karşılık fonun sermayeye ilave dışında başka bir hesaba aktarılması veya işletmeden çekilmesi, ilgili dönemin faaliyet kazancına bağlanmaksızın gelir veya kurumlar vergisini doğurabilir. Fonun geçmiş yıl zararını kapatmak için doğrudan kullanılması da herhangi bir serbest öz kaynak hareketi gibi kabul edilmemelidir.
İktisadi kıymetin satışında iki fon neden farklı sonuç doğurur?
Mükerrer 298/Ç-7 ve 537 Sıra No.lu Tebliğ m.12’ye göre, satılan kıymete ait dönemsel yeniden değerleme fonu birikmiş amortisman gibi işleme tabi tutulur. Örneğin yeniden değerlenmiş bir makinenin değeri 500.000 TL, birikmiş amortismanı 275.000 TL, 298/Ç fonu 35.000 TL ve satış bedeli 600.000 TL ise Tebliğ’in hesap örneğinde vergisel muhasebe satış kârı 410.000 TL olarak gösterilmektedir: 600.000 + 275.000 + 35.000 − 500.000. Fonun burada ayrıca dikkate alınması, 600.000 − (500.000 − 275.000) = 375.000 TL ile yetinilmesini önler.
Geçici 32. madde bakımından ise aynı sonuç geçerli değildir. Kanun ve 537 Sıra No.lu Tebliğ m.24, geçici 32 fonunun kıymet satıldığında satış kazancının tespitinde dikkate alınmayacağını ve fon hesabının kalmaya devam edeceğini açıkça düzenler. Bu ayrım, yeniden değerleme işleminin seçiminde beklenen satışın tarihinin ve vergi etkisinin de değerlendirilmesini gerektirir. Varlık satışından doğan diğer sonuçlar ile yenileme fonu ve satış kazancı koşulları ayrıca incelenmelidir.
Fon sermayeye eklenip sonra sermaye azaltılırsa vergisiz midir?
Hayır, böyle genel bir güvence yoktur. Sermayeye ekleme anının kâr dağıtımı sayılmaması, daha sonra sermaye azaltımı yoluyla ortağa ödenen tutarın her dönemde ve her koşulda vergisiz olduğu anlamına gelmez. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/B maddesi, sermayeye ilave edilmiş öz kaynak unsurlarının beş tam yıl dolmadan veya dolduktan sonra azaltılmasında farklı paylaştırma, öncelik, kurumlar vergisi ve stopaj kuralları getirmiştir. Fonun oluştuğu tarih, kaynağın hukuki niteliği, sermayeye katılma tarihi, azaltım zamanı ve geçiş hukuku birlikte incelenmelidir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 02.03.2022 tarihli, E.2020/1097, K.2022/97 sayılı kararı, 2004 öncesi yeniden değerleme mevzuatına göre oluşup 2002’de sermayeye katılmış fonun, gerçek ticari ihtiyaç nedeniyle 2013’te sermaye azaltımıyla ortaklara verilmesini somut olayda kâr dağıtımı saymamıştır. Kurul, muvazaalı sermaye azaltımında sonucun farklı olacağını da açıklamıştır. Kararın tam metni eski düzenlemenin özelliklerine dayanmaktadır. Bu içtihat, 2022’de yürürlüğe giren KVK m.32/B’nin açık kurallarını 2026 için bertaraf etmez. Özellikle tarihsel içtihadı bütün sermaye azaltımlarına sınırsız muafiyet sağlayan bir karar gibi sunmak hukuki hatadır.
Danıştay içtihadı: İnşaat şirketinin arsası yeniden değerlenebilir mi?
Danıştay 3. Dairesi, 17.10.2024 tarihli, E.2023/3517, K.2024/5408 sayılı kararıyla, 2018’deki VUK geçici 31. madde uygulamasından yararlanmak isteyen inşaat şirketinin arsasına ilişkin uyuşmazlıkta mükellef lehine verilen iptal kararını oyçokluğuyla onamıştır. Uyuşmazlıkta idare, 500 Sıra No.lu Tebliğ’de emtia niteliğindeki taşınmazlar için getirilen kapsam dışılığı esas alarak başvuruyu reddetmiştir. Vergi mahkemesi, o tarihteki kanun metninde açıkça bulunmayan bir sınırlamanın tebliğle getirilemeyeceğini, bunun Anayasa m.73’teki verginin kanuniliği ilkesine aykırı olduğunu değerlendirmiş; Danıştay onamıştır. Kararda, tebliğ kuralının uygulanması gerektiğini savunan karşı oy da bulunmaktadır. Kararın tam metni ve karşı oyu.
Bu kararın hukuki kapsamı dikkatle belirlenmelidir. Birincisi, karar doğrudan geçici 31’in 2018 metnini ve 500 Sıra No.lu Tebliğ’i konu almaktadır; 2022’den beri uygulanan 298/Ç rejimi hakkında verilmiş değildir. İkincisi, güncel mükerrer 298/Ç’de amortismana tabi olma şartı açık kanun hükmüdür. Dolayısıyla Danıştay’ın 2018 kararından hareketle satış stoku, boş arsa veya amortismana tabi olmayan bir taşınmazı mükerrer 298/Ç’ye sokmak mümkün değildir. Üçüncüsü, geçici 32 bakımından kanun ve 537 Sıra No.lu Tebliğ’de düzenlenen ayrı taşınmaz kapsamının, somut taşınmazın niteliğiyle birlikte ayrıca incelenmesi gerekir. Karar güçlü bir kanunilik denetimi örneğidir; tüm farklı dönemlere uygulanacak sınırsız bir istisna değildir.
Yeniden değerleme yapılmaması, eksik yapılması ve inceleme riski
298/Ç kapsamında yeniden değerleme yapmak zorunlu değildir. Mükellef değerlemeye elverişli kıymetlerinin tamamını veya bir kısmını seçebilir. Ancak VUK mükerrer 298/Ç-8 uyarınca bir yılda değerleme yapılmaması veya kanuni oranının eksik uygulanması nedeniyle daha sonraki yıllarda o yıla dönük yeniden değerleme yapılamaz. Bu kural, sonraki yılın kendi oranıyla değerleme yapma hakkını ortadan kaldırmaz. 537 Sıra No.lu Tebliğ m.9, aynı yıl içindeki geçici vergi dönemi tercihlerinin yıl sonunu otomatik bağlamadığını da açıklar.
Özel fonda yanlış kıymetin bulunması, arsanın amortismana tabi sayılması, enflasyon düzeltmesi yapılan dönemle 298/Ç’nin çakıştırılması, zorunlu amortismanların hesabın dışında bırakılması, ilk aktifleştirme yılından sonraki faiz ve kur farklarının yanlış dahil edilmesi ve geçici 32 için %2 verginin zamanında beyan/ödenmemesi idarece tarhiyat ve ceza gerekçesi yapılabilir. Bu tür tarhiyatlarda gerçek maliyet ve kullanım durumu, kanun ile tebliğ arasındaki sınır, dönemin yürürlük metni, mükellefin geçmiş kayıtları ve vergi zararının varlığı ayrı ayrı ispatlanmalıdır. Vergi ziyaı cezasının kanuni şartları oluşmaksızın sırf muhasebe tekniği tartışması otomatik ceza nedeni sayılmaz.
Uyuşmazlıkta hangi belgeler ve dava yolu önemlidir?
Varlığın alış faturası ve maliyet dökümü, iktisap/aktife giriş tarihi, sabit kıymet kartı, faydalı ömür ve amortisman çizelgesi, kredi faizleri ve kur farklarının hangi döneme ait olduğu, geçmiş enflasyon düzeltmeleri, fonun muhasebe hareketleri, 298/Ç’nin ilk uygulama kayıtları, geçici 32’ye ait beyan ve ödeme belgeleri ile kıymetin gerçekten sabit kıymet veya ticari stok olduğunu gösteren sözleşmeler belirleyici delillerdir. Bunlar olmadan yalnız muhasebe hesabının adından hareketle sonuca gidilemez.
Vergi dairesinin yeniden değerlemeyi reddeden ve hukuki sonuç doğuran işlemi ya da buna bağlı cezalı tarhiyatı, işlemin niteliğine göre vergi yargısında incelenir. İYUK m.7 uyarınca vergi mahkemelerinde genel dava açma süresi 30 gündür; özel hüküm yoksa süre ilgili tebliği izleyen günden başlar. Sürenin başlangıcı her somut işlemde ayrıca belirlenir; idari başvuru veya düzeltme talebinin kendiliğinden bütün dava sürelerini durduracağı varsayılmamalıdır. Vergi davasının açılması ve dilekçe şartları, somut işlemin hukuki niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Sık sorulan hukuki sorular
2025 yeniden değerleme oranı olan %25,49’u 2026 makine değerlemesinde kullanabilir miyim?
2026 değerleme tarihinin kendi kanuni oranı yerine sırf 2025’in yıllık oranını kullanamazsınız. 2026 geçici vergi dönemleri için açıklanan dönemsel oranlar, 2026 yıl sonu için ise o yıla ait ilan edilecek yıllık oran dikkate alınır. %25,49’un 2026 parasal sınırlarının güncellenmesindeki rolü bundan farklıdır.
Enflasyon düzeltmesi 2026’da ertelendiyse tüm sabit kıymetlerimi yeniden değerleyebilir miyim?
Hayır. Geçici 37 yeniden değerleme açısından dönemin uygunluğunu sağlar; mükerrer 298/Ç’deki mükellef ve varlık sınırlamalarını kaldırmaz. Özellikle boş arsa, stok ve aktife aynı dönemde giren kıymetler yeniden değerleme kapsamına otomatik girmez.
Geçici 32 kapsamındaki boş arsada sonraki yıllarda 298/Ç uygulanabilir mi?
Hayır. Geçici 32, amortismana tabi olmayan taşınmazı belirli şartlarla kapsayabilir; ancak mükerrer 298/Ç yalnız amortismana tabi kıymetlere uygulanır. Taşınmazın sonraki dönemde niteliği değişmişse bu değişikliğin hukuki ve fiili koşulları ayrıca incelenir.
Geçici 32 için daha önce hiç başvurmayan işletme bugün %2 ödeyerek yararlanabilir mi?
Belirleyici soru, işletmenin mükerrer 298/Ç’de ilk yeniden değerlemesini yapıp yapmadığı ve geçici 32’nin diğer şartlarını taşıyıp taşımadığıdır. İlk 298/Ç işlemi yapılmışsa daha önce dışarıda bırakılan varlıklar için geçici 32 hakkı yeniden doğmaz.
Yeniden değerleme artış fonu doğrudan geçmiş yıl zararına mahsup edilebilir mi?
Özel fonun sermayeye ilave dışında başka bir hesaba aktarılması, ilgili mevzuatta vergiyi doğuran işlem olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle geçmiş yıl zararının fonla kapatılması, sıradan bir serbest yedek kullanımından farklıdır; işlem öncesinde ilgili fonun oluştuğu rejim ve vergilendirme hükmü uygulanmalıdır.
Sonuç
2026 bakımından hukuki cevap açıktır: enflasyon düzeltmesinin ertelenmesi, mükerrer 298/Ç kapsamındaki ihtiyari yeniden değerlemeyi engellemez. Buna karşılık değerleme yapılabilecek varlıklar amortismana tabi olma şartıyla sınırlıdır; aktife aynı dönemde giren kıymetler, boş arsalar ve stoklar genel rejime alınamaz. Geçici 32 ise ilk 298/Ç işleminden önce kullanılabilen, taşınmaz bakımından daha geniş fakat %2 vergili ve tek seferlik ayrı bir haktır. Değer artışı fonunun varlık satışındaki ve sermaye azaltımındaki hukuki sonucu da kaynak maddeye ve işlem tarihine göre değişir. İyi hazırlanmış bir vergi pozisyonu, seçilen rejimi yalnızca oran üzerinden değil; geçmiş yıl işlemleri, kanuni varlık sınıfı, maliyet katmanları, amortisman kayıtları, fon hareketleri ve uygulanacak içtihatla birlikte kurmalıdır.
Kaynakça ve mevzuat
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m.3, m.258 ve devamı, m.313–315, mükerrer m.298/A, B, C ve Ç; geçici m.31, 32, 33 ve 37.
- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.32/B; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7–8; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.73.
- Hazine ve Maliye Bakanlığı, 537 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği, 14.05.2022 tarihli Resmî Gazete, sayı 31835, özellikle m.5–13, 17–25.
- Hazine ve Maliye Bakanlığı, 585 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği, 27.11.2025 tarihli Resmî Gazete, sayı 33090; 2025 yıllık yeniden değerleme oranı.
- Gelir İdaresi Başkanlığı, KVK/72 sayılı Sirküler ve KVK/73 sayılı Sirküler; 2026 geçici vergi yeniden değerleme oranları.
- Danıştay 3. Daire, 17.10.2024, E.2023/3517, K.2024/5408, karar metni yukarıda bağlantılıdır.
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 02.03.2022, E.2020/1097, K.2022/97, karar metni yukarıda bağlantılıdır.
Av. Fatih SEFER