CMK m. 8 Bağlantı Kavramı
(1) Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır.
(2) Suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri de bağlantılı suç sayılır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 8. maddesi, ceza yargılamasında kural olan “her uyuşmazlık için ayrı yargılama yapılması” ilkesinin istisnasını oluşturan “bağlantı” kavramını düzenlemektedir. Yargı kararlarında bağlantı; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, usul ekonomisi ve çelişkili kararların önlenmesi amacıyla davaların birleştirilmesine olanak tanıyan hukuki bir müessese olarak tanımlanmaktadır.
Bağlantı Kavramı ve Ceza Muhakemesindeki Yeri
Bağlantının Tanımı ve Önemi: Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre CMK’nın 8. maddesi bağlantıyı üç temel durum üzerinden tanımlamaktadır:
1. Şahsi Bağlantı (Subjektif): Bir kişinin birden fazla suçtan sanık olması.
2. Maddi Bağlantı (Objektif): Bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunması.
3. Sonraki Bağlantı: Suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiillerinin işlenmesi.
Bu düzenleme ile aralarında şahsi ya da fiili bağ bulunan davaların bir arada görülerek delillerin bütüncül değerlendirilmesi ve maddi gerçeğe ulaşılması amaçlanmıştır (Yargıtay-CGK-2017/660).
CMK Madde 8’in Sistematik Konumu: CMK’nın 8. maddesi “Bağlantı kavramı” başlığını taşımakta olup, bağlantının varlığı halinde izlenecek usuller CMK’nın 9, 10 ve 11. maddelerinde düzenlenmiştir. Madde 8, bağlantının tanımını yaparak temel çerçeveyi çizerken; Madde 9 davaların birleştirilerek açılmasını, Madde 10 kovuşturma evresinde birleştirme ve ayırmayı, Madde 11 ise geniş bağlantı sebebiyle birleştirmeyi hükme bağlamaktadır (Yargıtay-CGK-2022/595).
Bağlantı ile İrtibat Arasındaki Fark: Yargıtay kararlarında, CMK m.8’de tanımlanan teknik anlamdaki “bağlantı” ile daha genel bir kavram olan “irtibat” arasında ayrım yapılmaktadır. Bağlantı, yasadaki tanıma uyan (m.8) durumları ifade ederken; irtibat, davalar arasında fiili veya hukuki bir ilişkinin bulunmasını ifade eder. Ancak CMK m.11 uyarınca, mahkeme bakmakta olduğu davalar arasında m.8’deki türden olmasa bile bir irtibat (geniş bağlantı) görürse birleştirme kararı verebilmektedir (Yargıtay-CGK-2017/1113; Yargıtay-8.CD-2022/6368).
CMK Madde 10’da Düzenlenen Bağlantı Kavramı: CMK’nın 10. maddesi, kovuşturma evresinin her aşamasında bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebileceğini düzenler. Yargıtay kararlarında, davalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunması halinde, bu maddenin sağladığı imkanla birleştirme yapılabileceği belirtilmektedir (Yargıtay-CGK-2017/125).
Bağlantının Hukuki Sonuçları
Davaların Birleştirilmesi: Bağlantının en temel hukuki sonucu davaların birleştirilmesidir. CMK m.9 uyarınca bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilmek suretiyle yüksek görevli mahkemede dava açılabilir. Kovuşturma aşamasında ise CMK m.10 ve m.11 uyarınca birleştirme kararı verilebilir (Yargıtay-CGK-2017/125). Ancak bağlantının varlığı, birleştirmeyi her zaman zorunlu kılmaz; mahkemenin takdirine bağlıdır (Yargıtay-CGK-2021/363).
Yargılama Ekonomisi İlkesi: Davaların birleştirilmesinin temel amacı “usul ekonomisi”dir. Yargıtay, yargılamanın birleştirilmesinin fayda düşüncesine dayandığını, zaman ve esas açısından birleştirmede fayda varsa birleştirilmesi, yoksa birleştirilmemesi gerektiğini vurgulamaktadır (Yargıtay-CGK-2022/595).
Çelişkili Kararların Önlenmesi: Bağlantılı davaların birleştirilmesinin bir diğer önemli sonucu, aynı olay veya sanıkla ilgili farklı mahkemelerden çıkabilecek çelişkili kararların önlenmesidir. Delillerin bir arada toplanıp bütün olarak değerlendirilmesi, hükümlerin tutarlılığını sağlar (Yargıtay-CGK-2021/363; Yargıtay-CGK-2019/501).
Şahsi Bağlantı (CMK m.8/1)
Bir Kişinin Birden Fazla Suçtan Sanık Olması: CMK m.8/1’de “Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur ise bağlantı var sayılır” hükmüyle şahsi (subjektif) bağlantı tanımlanmıştır. Bu durumda failin tekliği, davaların birleştirilmesi için bir zemin oluşturur (Yargıtay-CGK-2022/595).
Suçlar Arasında Maddi Bağlantı Aranmaması: Şahsi bağlantının varlığı için suçlar arasında maddi bir ilişkinin bulunması şart değildir. Aynı kişinin işlediği iddia edilen suçların birbirinden tamamen bağımsız olması durumunda dahi, sanığın tek olması nedeniyle şahsi bağlantı varsayılır (Yargıtay-CGK-2013/438).
Farklı Zaman ve Yerlerde İşlenen Suçlar: Sanığın farklı tarihlerde ve farklı yerlerde işlediği suçlar arasında da şahsi bağlantı kurulabilir. Örneğin, farklı tarihlerde işlenen uyuşturucu madde bulundurma suçları veya farklı zamanlardaki mühür bozma eylemleri, şahsi bağlantı kapsamında değerlendirilir (Yargıtay-10.CD-2019/1985; Yargıtay-CGK-2013/438).
Zincirleme Suç ile Şahsi Bağlantı İlişkisi: Şahsi bağlantı, özellikle zincirleme suç (TCK m.43) hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti açısından kritiktir. Yargıtay, sanığın eylemlerinin tek bir suç mu, ayrı ayrı suçlar mı yoksa zincirleme suç mu olduğunun belirlenebilmesi için davaların birleştirilerek görülmesinde zorunluluk veya yarar bulunduğunu belirtmektedir. Hukuki kesinti (iddianame tarihi) oluşup oluşmadığının tespiti de ancak dosyaların birleşmesiyle mümkündür (Yargıtay-CGK-2019/501; Yargıtay-CGK-2013/815).
Maddi Bağlantı (CMK m.8/1)
Bir Suçta Birden Fazla Sanığın Bulunması: CMK m.8/1’de “bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır” denilerek maddi (objektif) bağlantı tanımlanmıştır. Bu durum genellikle iştirak halinde işlenen suçlarda karşımıza çıkar (Yargıtay-CGK-2022/595).
İştirak Halinde İşlenen Suçlar: Birden fazla kişinin aynı suça katılması durumunda, eylemlerin ve sorumlulukların doğru belirlenebilmesi için davaların birlikte görülmesi esastır. Yargıtay, iştirak ilişkisinin bulunduğu durumlarda “dar bağlantı” veya “objektif bağlantı”dan söz etmektedir (Yargıtay-6.CD-2019/1542).
Fail, Azmettiren ve Yardım Eden Ayrımı: Kanun metnindeki “her ne sıfatla olursa olsun” ibaresi, suça iştirak eden tüm failleri (asli fail, azmettiren, yardım eden) kapsamaktadır. Bu kişilerin yargılamalarının birleştirilmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için önemlidir (Yargıtay-CGK-2022/595).
Müşterek ve Dolaylı Faillik: Maddi bağlantı, müşterek faillik (ortaklaşa işleme) veya dolaylı faillik durumlarını da kapsar. Bir fiilin birden fazla kişinin katılımı ile ortak işlenmesi durumunda objektif bağlantıdan bahsedilir ve adil yargılama açısından birleştirme faydalı görülür (Yargıtay-6.CD-2019/1542; Yargıtay-CGK-2017/1113).
“Her Ne Sıfatla Olursa Olsun” İbaresinin Kapsamı: Bu ibare, sanıkların suçtaki rolü ne olursa olsun (fail, şerik vb.), aynı suç olayı etrafında toplanmaları halinde bağlantının varsayılacağını ifade eder (Yargıtay-CGK-2022/595).
Sonraki Bağlantı (CMK m.8/2)
Suçun İşlenmesinden Sonra Ortaya Çıkan Bağlantı: CMK m.8/2, suçun işlenmesinden sonra gerçekleşen bazı fiilleri de bağlantılı suç olarak kabul etmiştir. Bu, suçun asli failleri ile sonradan olaya dahil olanlar arasında bir yargılama birliği sağlar (Yargıtay-CGK-2017/125).
Suçluyu Kayırma Suçu: Kanun metninde açıkça “suçluyu kayırma” fiili bağlantılı suç olarak sayılmıştır (Yargıtay-CGK-2022/595).
Delilleri Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme: Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri de ana suçla bağlantılı kabul edilir ve bu suçlardan açılan davaların birleştirilmesine olanak tanır (Yargıtay-CGK-2017/1065).
Ana Suç ile Sonraki Suç Arasındaki İlişki: Bu bağlantı türü, ana suçun işlenmesinden sonra ortaya çıkan ve ana suçla ilişkili olan eylemleri kapsar. Bu ilişki, delillerin karartılmasını önlemek ve olayın bütününü aydınlatmak amacıyla yargılamanın birleştirilmesini haklı kılar (Yargıtay-CGK-2022/595).
Bağlantı Sisteminin Niteliği ve Sınırları
Zorunlu Birleştirme Sonucu Doğurmaması: Yargıtay kararlarında ısrarla vurgulandığı üzere, bağlantının varlığı davaların birleştirilmesini zorunlu kılmaz. Bağlantı sistemi, mutlak değil, takdiri bir nitelik taşır (Yargıtay-CGK-2021/363; Yargıtay-CGK-2017/1065).
İhtiyari (Serbest) Bağlantı Sistemi: Türk ceza muhakemesi hukukunda “İhtiyari (Serbest) Bağlantı Sistemi” benimsenmiştir. Birleştirme kararı verilebilmesi için şu şartların varlığı aranır:
1. Davalar arasında bağlantı olmalı.
2. Davaların birleştirilmesinde yarar (fayda) görülmeli.
3. Birleştirme yasağı söz konusu olmamalıdır (Yargıtay-CGK-2017/1065).
CMK Madde 16 ile Madde 8 Arasındaki İlişki: CMK m.16, bağlantılı suçlarda yetkiyi düzenler. Bağlantılı davaların birleştirilmesi durumunda yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme birleştirme veya ayırma konusunda karar verir. Ancak m.16’nın uygulanması, m.8’deki bağlantının otomatik birleştirme doğurduğu anlamına gelmez; mahkemeler arası muvafakat veya yüksek mahkeme kararı gerekir (Yargıtay-CGK-2021/363; Yargıtay-10.CD-2019/1985).
Bağlantının Görev ve Yetki Üzerindeki Etkisi
Bağlantı Nedeniyle Görev Değişimi: Bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar birleştirilerek “yüksek görevli mahkemede” dava açılabilir veya görülebilir (CMK m.9, m.10). Örneğin, asliye ceza mahkemesinin görevine giren bir suç ile ağır ceza mahkemesinin görevine giren bir suç bağlantılıysa, dava ağır ceza mahkemesinde birleşir (Yargıtay-CGK-2017/125).
Ağır Ceza Mahkemesine Bağlantı (Çekme İlkesi): Yüksek görevli mahkeme (genellikle Ağır Ceza Mahkemesi), bağlantılı davaları kendine çekerek birleştirme yetkisine sahiptir. Hatta örgütlü suçlarda, ana suçtan beraat kararı verilse dahi, özel görevli mahkeme bağlantılı diğer suçlar (araç suçlar) üzerindeki görevini sürdürebilir (Yargıtay-6.CD-2012/16938).
Bağlantı Nedeniyle Yetki Değişimi: Bağlantılı davalar, yetki kurallarını da etkileyebilir. CMK m.16 uyarınca, bağlantılı suçlardan dolayı yetkisizlik kararı verilmesi yerine, davaların birleştirilmesi yoluna gidilebilir. Ancak bu durum, mahkemelerin takdirine ve uyuşmazlık halinde ortak yüksek görevli mahkemenin kararına bağlıdır (Yargıtay-CGK-2021/363).
Bağlantılı Davaların Ayrılması: Mahkeme, birleştirilen davaların ayrılmasına da karar verebilir (CMK m.10). Eğer birleştirme yargılamayı uzatacaksa veya fayda sağlamayacaksa, davalar ayrılarak görülmeye devam edilir (Yargıtay-CGK-2017/125).
Savunma Hakkı Açısından Bağlantı
Sanıkların Ayrı Savunma Yapma Hakkı: Bağlantılı davaların birleştirilmesi, sanıkların savunma haklarını kısıtlamamalıdır. Yargı kararlarında, sanıkların ayrı savunma yapma hakkının gözetilmesi gerektiği, birleştirmenin savunma hakkını zedelememesi gerektiği vurgulanmıştır. Özellikle toplu davalarda, her sanığın kendi eylemiyle ilgili savunmasını etkin şekilde yapabilmesi esastır (Yargıtay-CGK-2017/1113; Yargıtay-6.CD-2019/1542).
Yargıtay İçtihatları ve Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar
Yargıtay Kararlarında Bağlantı Kavramı: Yargıtay, bağlantı kavramını yorumlarken şu hususlara dikkat çekmektedir:
Dar Yorum: Özellikle örgütlü suçlarda, yargılamanın makul sürede tamamlanabilmesi için bağlantı ve iştirak kavramlarının dar yorumlanması gerektiği belirtilmektedir (Yargıtay-CGK-2019/366; Yargıtay-CGK-2021/363).
Makul Süre: Birleştirmenin yargılamayı uzatacağı durumlarda, “makul sürede yargılanma hakkı” gözetilerek birleştirme talepleri reddedilmektedir (Yargıtay-CGK-2021/363).
Hukuki Kesinti: İddianamenin düzenlenmesiyle oluşan hukuki kesinti, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını ve dolayısıyla birleştirmeyi etkileyen önemli bir faktördür (Yargıtay-CGK-2020/330).
Uygulama Sorunları: Farklı mahkemeler arasındaki birleştirme uyuşmazlıkları (muvafakat verilmemesi) ve Yargıtay’ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı davalardaki sınırlı birleştirme yetkisi, uygulamada sorunlar yaratmaktadır (Yargıtay-CDBK-2022/44; Yargıtay-10.CD-2019/1985).
Sonuç ve Değerlendirme
CMK m.8 kapsamındaki bağlantı kurumu, maddi gerçeğe ulaşmak ve usul ekonomisini sağlamak için önemli bir araçtır. Ancak bu araç, mutlak bir birleştirme zorunluluğu getirmemekte; mahkemelere, davanın somut özelliklerine, yargılama hızına ve savunma haklarına göre değerlendirme yapma yetkisi (ihtiyari sistem) tanımaktadır. Özellikle zincirleme suç ve iştirak hallerinde birleştirme gerekliliği öne çıkarken, yargılamanın uzaması riski bulunan hallerde ayırma veya birleştirmeme yönünde takdir hakkı kullanılır.
İletişim & Danışma
Bağlantılı suçlar nedeniyle birden fazla dava varsa, doğru strateji ile yargılamanın yüksek görevli mahkemede birleştirilmesi mümkündür. İstanbul ceza avukatı ekibimiz, dosyanızın detaylı analizini yaparak en avantajlı çözümü sunar.
📍 Adres: Osmaniye, İsmail Erez Blv No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
📞 Telefon: 0507 551 87 38
📧 E-posta: av.mehmetsarioglu1@gmail.com