Zorla Çalıştırma Yasağı Nedir? Anayasa m.18, Angarya ve İçtihatlar (2026)

Zorla çalıştırma yasağı, Anayasa’nın 18. maddesiyle güvence altına alınan ve hiç kimsenin rızası dışında, ceza tehdidi altında bir işi yapmaya ya da bir işte çalışmaya zorlanamayacağını; buna bağlı olarak emeğinin karşılığı ödenmeden çalıştırılması anlamına gelen angaryanın da kesin biçimde yasaklandığını düzenleyen temel bir haktır. Anayasa Mahkemesi bu yasağı; kamu görevlilerine getirilen zorunlu hizmet süreleri, öğrenci ve stajyerlerin karşılıksız çalıştırılması, bilirkişilik yükümlülükleri, icap nöbeti ve fazla çalışma uygulamaları gibi pek çok farklı görünümde defalarca yorumlamıştır. 2026 itibarıyla bu alandaki içtihat, “rıza”, “yaptırım tehdidi” ve “ölçüsüz külfet” ölçütleri etrafında istikrar kazanmış durumdadır.

Anayasa Madde 18 Ne Diyor?

Anayasa m. 18 – Zorla Çalıştırma Yasağı: “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır. Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süresi içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.”

2026 yılı itibarıyla bu maddeye ilişkin güncel bir yürürlük tartışması bulunmamaktadır; ancak madde kapsamının somut olaylara uygulanması Anayasa Mahkemesi ve idari yargı içtihadıyla sürekli olarak şekillenmektedir.

Zorla Çalıştırma ile Angarya Arasındaki Fark

Anayasa Mahkemesi’nin kurucu nitelikteki Yasemin Balcı kararında ortaya konan çerçeveye göre zorla çalıştırma ve angarya kavramlarının ortak paydası, kişinin ceza tehdidi altında ve iradesi dışında çalıştırılmasıdır; ancak angaryada çalıştırılan kişiye ücret ödenmemekte veya bariz biçimde düşük ücret ödenmektedir. İrade dışı çalıştırmada ücret ödeniyorsa zorla çalıştırmadan, ücret hiç ödenmiyor ya da açıkça yetersizse angaryadan söz edilir (AYM Genel Kurul, B. 2013/8881 [Yasemin Balcı], T. 25/7/2017, §§ 68-69).

Yaptırım kavramı yalnızca ceza hukukundaki dar anlamdaki cezayı değil; hürriyeti bağlayıcı cezalar, idari para cezaları, tazminat ve cezai şart gibi her türlü hukuki yaptırımı kapsar. Somut olayın koşullarına göre kişinin işini kaybetme korkusu dahi bir yaptırım tehdidi olarak yorumlanabilir (Yasemin Balcı, § 65; AYM, E. 2025/252, K. 2026/71, T. 26/3/2026, § 13).

Zorla Çalıştırmanın Unsurları: Rıza, Yaptırım Tehdidi, Ölçüsüz Külfet

Bir çalıştırmanın Anayasa m. 18 kapsamına girip girmediği değerlendirilirken üç unsur birlikte incelenir: kişinin rızasının bulunup bulunmadığı, çalıştırmanın bir yaptırım tehdidiyle desteklenip desteklenmediği ve kişiye yüklenen külfetin ölçüsüz olup olmadığı. Olağan görev kapsamında tanımlanan veya makul olarak öngörülebilen işlerde rızanın var olduğu kabul edilir; statü hukukuna veya sözleşmeye tabi çalışanlara makul olarak öngörülemeyen bir iş yüklenmedikçe rızanın yokluğu ileri sürülemez (Yasemin Balcı, §§ 65-66; AYM, B. 2019/18003 [Ali Şanlı], T. 31/3/2022, §§ 46-47).

Alanında uzman kişilerin, mesleklerinin icrası sırasında sosyal dayanışma anlayışının bir gereği olarak birtakım hizmetlerle yükümlü kılınması — uzmanlık alanlarıyla ilgili olmak ve aşırı külfet yüklememek kaydıyla — zorla çalıştırma veya angarya sayılmaz. Ancak bu kişilere ölçüsüz külfet yüklenip yüklenmediği değerlendirilirken ücret ve benzeri menfaatlerin sağlanıp sağlanmadığı ile hizmetin mesleki gelişime katkısı birlikte gözetilir (Yasemin Balcı, § 67; AYM, E. 2022/97, K. 2023/13, T. 25/1/2023, § 14).

İstisnalar: Angarya Sayılmayan Haller

Madde metni üç sınırlı istisna öngörür: hükümlülük veya tutukluluk süresince kanunla düzenlenen çalıştırma, olağanüstü hâllerde vatandaşlardan istenen hizmetler ve ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden veya fikir çalışmaları. Anayasa Mahkemesi bu üç hâlin birer sınırlama sebebi değil, hakkın kapsamı dışında bırakılan durumlar olduğunu; dolayısıyla bu hâllerin varlığı hâlinde yapılacak incelemenin bir müdahalenin ölçülü olup olmadığına değil, çalıştırmanın hakkın norm alanına girip girmediğine ilişkin olduğunu vurgulamıştır (Yasemin Balcı, § 70).

Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin çalıştırılması bu istisnanın tipik uygulamasıdır. Açık ceza infaz kurumunda tutulmanın çalışma koşuluna bağlanması ve teklif edilen işi reddeden bir hükümlünün kapalı kuruma iade edilmesi, Anayasa Mahkemesi tarafından hükümlülük süresi içindeki çalıştırmalara ilişkin istisna kapsamında görülmüş ve başvuru açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur (AYM, B. 2014/20386 [Yüksel Uğurlu], T. 23/5/2018, §§ 46-48).

Öte yandan Anayasa Mahkemesi, zorunlu askerlik hizmetini de -Anayasa m. 72’den doğan ayrı bir yükümlülük olması nedeniyle- zorla çalıştırma ve angarya yasağının bir istisnası olarak kabul etmiştir; ancak muvazzaf (meslek olarak seçilen) askerlik hizmeti bu istisna kapsamında değildir ve m. 18 yönünden ayrıca değerlendirmeye tabi tutulur (Ali Şanlı, §§ 52-53).

Kamu Görevlileri ve Zorunlu Hizmet Yükümlülüğü

Anayasa Mahkemesi, tabip ve uzman tabiplere getirilen Devlet hizmeti yükümlülüğünü -ülkenin sağlık hizmetlerine duyduğu ihtiyaç gözetilerek- vatandaşlık ödevi niteliğinde kabul etmiş ve bu yükümlülüğü tamamlamadan mesleğin icra edilememesini öngören düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulmamıştır (AYM, E. 2007/24, K. 2010/113, T. 16/12/2010). Buna karşılık, göreve zamanında başlamayan veya yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan tabiplerin Devlet hizmeti süresine bir yaptırım niteliğinde ilave süre eklenmesini öngören ayrı bir düzenleme, bu ilavenin ülke ihtiyacından değil kişiye yaptırım uygulanması amacından kaynaklanması nedeniyle zorla çalıştırma yasağı kapsamında görülerek iptal edilmiştir (AYM, E. 2010/113, K. 2011/164, T. 8/12/2011).

Jandarma astsubaylığa geçen bir uzman jandarmanın zorunlu hizmet süresinin sonradan on yıldan on beş yıla çıkarılması ve bu süreyi tamamlamadan istifa etmesi nedeniyle eğitim giderlerinin faiziyle geri istenmesi olayında Anayasa Mahkemesi; askerî hizmete girişte kişinin zorunlu hizmet süresini makul ölçüde öngörebilmesi gerektiğini, başvurucunun tam ücret aldığını ve eklenen sürenin olağanüstü hâl koşullarında ülke ihtiyacından kaynaklandığını belirterek zorla çalıştırma yasağının ihlal edilmediğine karar vermiştir (Ali Şanlı, §§ 61-78).

Buna karşılık bir kamu görevlisinin, asilde aranan şartları taşımadan sadece “tedviren” (asıl görevlinin bulunmaması nedeniyle geçici olarak) yürüttüğü daha üst bir görev nedeniyle kendisine ek ücret ödenmemesi şikâyeti, üstlenilen görevin mevcut mesleki faaliyet alanıyla ilgili olması, makul bir külfet yüklememesi ve kariyer katkısı sağlaması gerekçeleriyle açıkça dayanaktan yoksun bulunarak reddedilmiştir (AYM, B. 2013/5062 [Halil Üstündağ], T. 14/1/2014, §§ 26-30).

Fazla Çalışma, Nöbet ve Ücretsiz Çalıştırma

Sağlık personelinin icap nöbeti tutması -evde bekleme esasına dayanan, hastanede fiilen bulunma yükümlülüğünü hafifleten bir usul olması nedeniyle- kendi başına zorla çalıştırma sayılmaz. Ancak Anayasa Mahkemesi, aylık icap nöbeti süresinin ücretlendirilebilecek kısmını 120 saatle sınırlayan ve bu sürenin üzerindeki nöbetler için hiçbir ücret öngörmeyen düzenlemeyi; sağlık çalışanlarının dinlenme hakkını (Anayasa m. 50) gözetmediği ve orantısız bir külfet yüklediği gerekçesiyle Anayasa m. 18’e aykırı bularak iptal etmiştir (AYM, E. 2022/97, K. 2023/13, T. 25/1/2023, §§ 21-25).

Benzer şekilde Danıştay, PTT’de idari hizmet sözleşmesiyle çalışan personelin yıllık izin, sıhhi izin, mazeret izni ve sendikal izin gibi yasal izin sürelerini fazla çalışma ücretinin hesaplanmasında dikkate almayan bir düzenlemeyi; izin hakkının Anayasa ve ilgili mevzuatla güvence altına alınmış olması, bu sürelerin fiilen çalışılmış gibi sayılması gerekmesi ve aksi uygulamanın izin kullanan personeli fazla çalışma ücretinden mahrum bırakması nedenleriyle hukuka aykırı bularak iptal etmiştir (Danıştay 12. Daire, E. 2019/6288, K. 2022/3191, T. 31/5/2022).

Buna karşılık, kamu kurumunda kadrolu olarak çalışıp aylık 80 saate kadar başka bir kurumda işyeri hekimi olarak görevlendirilen ve bu görevlendirme için ayrıca (200 gösterge x aylık katsayı) üzerinden ilave ödeme alan personelin durumu angarya olarak nitelendirilmemiştir; zira kişi zaten aylık karşılığında istihdam edilmekte, mesai saatleri içindeki bu faaliyet için de ayrıca ödeme yapılmaktadır (Sayıştay 6. Daire, K. 752, T. 13/10/2020; anılan kararda atıf yapılan AYM, E. 2012/97, K. 2013/51, T. 3/4/2013).

Öğrenci, Stajyer ve Bilirkişi Yükümlülükleri

İşletme bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapmak zorunda kalan ortaöğretim öğrencilerine, işletmede staj yapan öğrencilerin aksine staj ücreti ödenmemesi Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmiştir. Mahkeme; okulda yapılan bu çalışmanın bir işletmeye hizmet sunma niteliği taşımadığını, öğrencinin mesleki bilgi ve becerisini geliştirmeye yönelik olduğunu ve öğrenciye ölçüsüz bir külfet yüklemediğini belirterek düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulmamıştır (AYM, E. 2018/28, K. 2018/93, T. 25/9/2018, §§ 26-29).

Adli tıp uzmanı bir akademisyenin, Cumhuriyet savcılığının talebi üzerine bilirkişi sıfatıyla gerçekleştirdiği otopsiler karşılığında önce hiç ücret alamaması, sonrasında ise emsallerine göre bariz şekilde düşük bir ücretle karşılanması olayında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu; bilirkişilik görevinin başvurucunun uzmanlık alanıyla ilgili olduğunu, mesleki gelişimine katkı sağladığını ve sosyal dayanışma işlevi gördüğünü belirterek zorla çalıştırma ve angarya yasağının ihlal edilmediğine (oyçokluğuyla), ancak ödenen ücretin emeğiyle orantılı olmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine (oybirliğiyle) karar vermiştir. Kararın karşı oylarında, yirmi ay içinde 104 otopsi gibi yoğun bir yükün ve yıllar sonra emsaline göre çok düşük ödenen ücretin bir bütün olarak değerlendirildiğinde angarya oluşturduğu savunulmuştur (Yasemin Balcı, §§ 72-98 ve karşı oy gerekçeleri).

Bu çizgide, mahkemelerce görevlendirilen sosyal çalışma görevlilerinden birinci fıkra kapsamındaki kadrolu personele ek ödeme yapılırken, ihtiyaç hâlinde diğer kurumlardan veya serbest meslek sahiplerinden görevlendirilenlere aynı ek ödemenin yapılmaması da güncel bir kararla incelenmiş; bu kişilerin bilirkişilik esaslarına göre zaten ayrıca ücretlendirildiği gerekçesiyle düzenleme Anayasa’ya aykırı bulunmamıştır (AYM, E. 2025/252, K. 2026/71, T. 26/3/2026, §§ 17-22).

İdari Uygulamalarda Angarya Tartışması

Zorla çalıştırma ve angarya yasağı, gerçek kişiler kadar özel hukuk tüzel kişilerini ilgilendiren idari düzenlemelerde de gündeme gelebilmektedir. Bir büyükşehir belediyesinin, elektronik haberleşme altyapısı kuracak işletmecilere kendi kullanımı için belediyeye ilave boru/göz bırakma zorunluluğu getiren yönetmelik hükmü Danıştay tarafından incelenmiş; çoğunluk bu düzenlemeyi kamu yararına ve ilgili mevzuata uygun bulurken, karşı oyda bu zorunluluğun işletmecilere karşılıksız bir yükümlülük dayatması nedeniyle Anayasa m. 18’deki angarya yasağına aykırı olduğu ileri sürülmüştür (Danıştay 13. Daire, E. 2020/618, K. 2020/3676, T. 15/12/2020, karşı oy). Bu örnek, angarya tartışmasının yalnızca bireysel çalışma ilişkileriyle sınırlı kalmadığını, kamu idaresinin düzenleyici işlemleri bakımından da gündeme gelebildiğini göstermektedir.

İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçu (TCK m. 117)

Anayasal güvence, özel kişiler arasındaki ilişkilerde Türk Ceza Kanunu m. 117 ile de desteklenmiştir. Buna göre bir kimseyi hukuka aykırı biçimde bir işi yapmaya veya yapmamaya, bir işi bırakmaya ya da değiştirmeye zorlayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır; fiilin cebir veya tehditle işlenmesi cezayı ağırlaştıran bir unsurdur. Bu suç şikâyete tabidir ve mağdurun fiili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmesi gerekir. Ağır sömürü ve kölelik benzeri zorla çalıştırma biçimleri ise ayrıca TCK m. 80’de düzenlenen insan ticareti suçu kapsamında değerlendirilebilir.

Anayasa m. 18’e ilişkin Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Sayıştay kararlarının tam metinleri ve geniş içtihat derlemesi için → Anayasa Madde 18 Şerhi

Benzer Haklarla Karşılaştırma

KavramAnayasa/KanunAyırt Edici Nokta
Zorla çalıştırmaAnayasa m. 18İrade dışı çalıştırma, ücret ödeniyor
AngaryaAnayasa m. 18İrade dışı çalıştırma, ücret yok/bariz düşük
Vatandaşlık ödevi (istisna)Anayasa m. 18/2Ülke ihtiyacına dayanır, ölçüsüz olmamalı
Kişi özgürlüğü ve güvenliğiAnayasa m. 19Hareket/alıkonulmama özgürlüğü

Zorla çalıştırma çoğunlukla kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ihlaliyle birlikte ortaya çıkar; mağdurun hareket özgürlüğünün de kısıtlandığı ağır sömürü hâllerinde iki hak birlikte değerlendirilir, olayın niteliğine göre yaşam hakkı kapsamındaki devletin koruma yükümlülüğü de gündeme gelebilir.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru ve Diğer Hukuki Yollar

Zorla çalıştırma veya angarya iddiasıyla karşılaşan kişi, önce idari ve/veya adli yargı yollarını tüketmek koşuluyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilir; içtihattan görüldüğü üzere Mahkeme bu başvurularda somut olayın tüm koşullarını -rıza, yaptırım tehdidi, ücretin varlığı ve ölçüsü, külfetin ağırlığı- birlikte değerlendirmektedir. Norm denetimi yoluyla iptal davaları ise ilgili kanun veya yönetmelik hükmünün doğrudan mahkemeler tarafından Anayasa Mahkemesine taşınmasıyla mümkündür. Ayrıca ödenmeyen ücretler için idari yargıda tam yargı davası veya adli yargıda alacak/tazminat davası açılması, kamu görevlisinin görevini kötüye kullanması hâlinde ise ayrıca TCK m. 117 kapsamında şikâyet yolu değerlendirilebilir.

Sık Sorulan Sorular

Zorla çalıştırma yasağı hangi anayasa maddesinde düzenlenmiştir?

Zorla çalıştırma yasağı, Anayasa’nın 18. maddesinde düzenlenmiş olup hiç kimsenin zorla çalıştırılamayacağını ve angaryanın yasak olduğunu güvence altına almaktadır.

Zorla çalıştırma ile angarya arasındaki fark nedir?

Her ikisinde de kişi iradesi dışında ve bir yaptırım tehdidi altında çalıştırılır; farkı, zorla çalıştırmada ücret ödenmesi, angaryada ise ücretin hiç ödenmemesi veya bariz biçimde düşük ödenmesidir.

Angarya sayılmayan istisnalar nelerdir?

Hükümlülük veya tutukluluk süresince kanunla düzenlenen çalıştırma, olağanüstü hallerde istenen hizmetler ve vatandaşlık ödevi niteliğindeki zorunlu çalışmalar zorla çalıştırma sayılmaz; zorunlu askerlik hizmeti de bu istisnalar arasında değerlendirilir.

Kamu görevlilerine getirilen zorunlu hizmet süresi angarya mıdır?

Tek başına değildir; ülke ihtiyacına dayanan ve ölçüsüz külfet yüklemeyen zorunlu hizmet süreleri Anayasa’ya aykırı görülmemiştir, ancak bu süreye kişiye yaptırım niteliğinde eklenen ek süreler zorla çalıştırma sayılabilir.

İcap nöbetinin ücretlendirilmeyen kısmı için ne söylenebilir?

Anayasa Mahkemesi, aylık icap nöbeti süresini 120 saatle sınırlayıp bunun üzerini ücretsiz bırakan düzenlemeyi dinlenme hakkını ve ölçülülük ilkesini gözetmediği için Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir.

Bilirkişilik görevi angarya sayılır mı?

Kural olarak hayır; ancak görevin süresi, yoğunluğu ve ödenen ücretin yetersizliği birlikte değerlendirildiğinde somut olayda angarya sonucuna ulaşılabilir, nitekim bu konuda AYM’de karşı oylar da bulunmaktadır.

İşletme bulunamadığı için stajını okulda yapan öğrenciye ücret ödenmemesi hak ihlali midir?

Hayır; Anayasa Mahkemesi bu durumu, öğrencinin bir işletmeye hizmet sunmaması ve çalışmanın mesleki eğitimin parçası olması nedeniyle zorla çalıştırma kapsamında görmemiştir.

Yıllık izin kullanan bir çalışanın fazla çalışma ücreti hesaplanırken izin süresi dikkate alınmaz mı?

Alınmalıdır; Danıştay, izin sürelerini fazla çalışma hesabından çıkaran düzenlemeleri izin hakkını ortadan kaldırıcı nitelikte bularak iptal etmiştir.

Zorla çalıştırma nedeniyle hangi hukuki yollara başvurulabilir?

İdari işlemin iptali için idare mahkemesinde dava, ödenmeyen ücret için tam yargı veya alacak davası, iç hukuk yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve kamu görevlisinin kötüye kullanımı hâlinde TCK m. 117 kapsamında şikâyet yolu değerlendirilebilir.

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun cezası nedir?

TCK m. 117 uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür; bu suç şikâyete tabidir.

Zorunlu askerlik hizmeti zorla çalıştırma sayılır mı?

Hayır; Anayasa m. 72’den doğan ayrı bir yükümlülük olduğundan zorla çalıştırma ve angarya yasağının istisnası olarak kabul edilir; ancak meslek olarak seçilen muvazzaf askerlik bu istisnanın dışındadır.

Angarya tartışması yalnızca gerçek kişileri mi ilgilendirir?

Hayır; idarenin özel hukuk tüzel kişilerine karşılıksız yükümlülük yükleyen düzenlemeleri de -örneğin altyapı işletmecilerine getirilen bedelsiz katkı zorunlulukları- angarya tartışmasına konu olabilmektedir.

Sonuç

Zorla çalıştırma yasağı, Anayasa m. 18 ile güvence altına alınan ve kamu görevlileri, öğrenciler, bilirkişiler ve özel sektör çalışanları dâhil geniş bir uygulama alanına sahip temel bir haktır; bir çalıştırmanın bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği her somut olayda rıza, yaptırım tehdidi ve külfetin ölçüsü birlikte incelenerek belirlenir. Karşılıksız ya da yetersiz ücretle çalıştırıldığını düşünen kişilerin, hem idari ve adli yargı yolları hem de bireysel başvuru imkânı bakımından somut durumlarını bir uzmanla değerlendirmesi büyük önem taşır. Bu ve benzeri anayasal hak ihlalleriyle ilgili sorularınız için anayasa hukuku alanında profesyonel destek almanız sürecin doğru yönetilmesini sağlar.

Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır.

Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul