Tasarım avukatı, ürün görünümlerinin korunmasında; tasarım tescili ve tescile itiraz süreçlerinde, hükümsüzlük ve gasp davalarında, tescilli ve tescilsiz tasarımlara yönelen tecavüz iddialarında ve çalışanların tasarımlarından doğan hak sahipliği uyuşmazlıklarında taraf vekili olarak görev yapar. Tasarım hukuku, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda düzenlenmiştir ve diğer sınai haklardan önemli bir yönüyle ayrılır: koruma yalnızca tescille kazanılmaz, Türkiye’de ilk kez kamuya sunulan tasarımlar tescilsiz olarak da korunur. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak Bakırköy/İstanbul’daki büromuzdan; mobilya, tekstil, ambalaj, mücevher, aydınlatma ve yedek parça sektörlerindeki işletmelere bu alanda hukuki destek veriyoruz.
Tasarım hukuku neyi korur?
Tasarım, bir ürünün tamamının veya bir parçasının çizgi, şekil, renk, biçim, doku, malzeme veya süslemesi gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Koruma, ürünün işlevine değil görünümüne yöneliktir. Bir mekanizmanın nasıl çalıştığı patent veya faydalı modelin konusudur; o mekanizmayı taşıyan ürünün dışa yansıyan biçimi tasarım korumasının konusudur.
Ürün kavramı geniş yorumlanır. Endüstriyel yolla veya elle üretilmiş her nesne, bileşik bir ürünün parçaları, ambalajlar, birden çok nesnenin bir arada algılanan düzenlemeleri ve grafik semboller bu kapsamda değerlendirilebilir. Tasarımın görsel anlatımında yer alan yazılı ibareler ise, ifade ettikleri kavram üzerinde münhasır bir hak sağlamaz; bu tür ibarelerin korunması marka hukukunun konusudur.
Koruma süresi: Tescilli tasarımda koruma başvuru tarihinden itibaren beş yıldır ve beşer yıllık dönemler hâlinde yenilenerek toplam yirmi beş yıla kadar uzatılabilir. Tescilsiz tasarımlarda ise koruma, tasarımın Türkiye’de kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır ve uzatılamaz.
Tescilli ve tescilsiz tasarım koruması
Tasarım hukukunun diğer sınai haklardan en belirgin farkı, tescilsiz korumanın varlığıdır. Türkiye’de ilk kez kamuya sunulan bir tasarım, tescil edilmemiş olsa dahi üç yıl süreyle korunur. Ancak bu korumanın kapsamı, tescilli tasarımınkinden dar tutulmuştur.
Tescilli tasarımda, tasarımın izinsiz kullanımı tek başına tecavüz oluşturur; karşı tarafın tasarımdan haberdar olup olmadığı aranmaz. Tescilsiz tasarımda ise koruma yalnızca kopyalama hâlinde işler. Bağımsız olarak, önceki tasarımdan haberdar olmaksızın benzer bir tasarım geliştiren kişi tecavüzde bulunmuş sayılmaz.
Bu fark, ispat yükünü doğrudan etkiler. Tescilsiz tasarım sahibi, hem tasarımın Türkiye’de ilk kez kendisi tarafından kamuya sunulduğunu hem de karşı tarafın kopyaladığını ortaya koymak durumundadır. Bu nedenle tescilsiz korumaya güvenilen sektörlerde, kamuya sunum anının belgelenmesi (katalog, fuar kaydı, tarihli yayın, e-ticaret listeleme kaydı) sonradan açılacak davanın kaderini belirler.
Tescilsiz koruma, ürün ömrü kısa ve koleksiyon sayısı yüksek sektörler için pratik bir çözümdür. Her modeli tescil ettirmenin maliyet ve süre bakımından mümkün olmadığı tekstil ve moda gibi alanlarda, tescilsiz koruma ile seçilmiş modellerin tescili birlikte kurgulanabilir.
Yenilik ve ayırt edicilik şartları
Bir tasarımın korunabilmesi için yeni ve ayırt edici nitelikte olması gerekir. Yenilik, aynısının veya yalnızca küçük ayrıntılarda farklılık gösteren bir benzerinin daha önce kamuya sunulmamış olması anlamına gelir. Değerlendirmede ölçü küreseldir; dünyanın herhangi bir yerinde yapılmış bir kamuya sunum yeniliği ortadan kaldırır.
Ayırt edicilik ise farklı bir teste tabidir. Burada ölçü, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimdir. Bilgilenmiş kullanıcı, ortalama tüketiciden daha dikkatli ancak alanında uzman teknik personelden daha az uzmanlaşmış bir figürdür; ilgili ürün grubunu bilen ve karşılaştırma yapabilen kişidir. Bu profil, ürün grubuna göre değişir: mobilya alıcısı ile endüstriyel makine alıcısının dikkat seviyesi aynı değildir.
Değerlendirmede belirleyici bir diğer unsur tasarımcının seçenek özgürlüğüdür. İşlevsel zorunlulukların biçimi büyük ölçüde belirlediği ürünlerde seçenek özgürlüğü dardır ve küçük farklılıklar dahi ayırt edicilik sağlayabilir. Seçenek özgürlüğünün geniş olduğu ürünlerde ise ayırt edicilik için daha belirgin bir farklılaşma aranır.
Başvuru sahibinin kendi tasarımını başvurudan önce kamuya sunmuş olması için sınırlı bir hoşgörü süresi öngörülmüştür. Bu süre, fuarda tanıtılan veya koleksiyonda sunulan bir tasarımın sonradan tescil edilebilmesine imkân verir; ancak sürenin kısalığı nedeniyle tanıtımdan sonra başvurunun geciktirilmemesi gerekir.
Tasarım tescili ve tescile itiraz
Tasarım tescil süreci marka sürecinden yapısal olarak farklı işler ve bu fark çoğu zaman gözden kaçar. Markada başvuru önce yayımlanır, itiraz süresi geçtikten sonra tescil edilir. Tasarımda ise başvuru şekli incelemeden ve yenilik incelemesinden geçtikten sonra tescil edilir ve yayımlanır; itiraz süreci tescilden sonra işler.
Kurum, yenilik şartını resen inceler ancak ayırt edicilik incelemesini kendiliğinden yapmaz. Ayırt edicilikten yoksunluk, ancak üçüncü kişilerin itirazı üzerine değerlendirilir. Bunun pratik sonucu şudur: itiraz edilmeyen ve ayırt edici niteliği bulunmayan bir tasarım, tescilli kalmaya devam edebilir. Rakip başvuruların izlenmesi bu nedenle tasarım alanında marka alanından daha kritiktir.
Tescile itiraz süresi, tescilin yayımından itibaren üç aydır. İtiraz gerekçeleri kanunda sayılmıştır; tasarımın yenilik veya ayırt edicilik şartlarını taşımaması, tasarım ve ürün tanımına uygun olmaması, koruma kapsamı dışında kalması, hak sahipliğinin başkasına ait olması bunların başında gelir. İtiraz doğrudan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından incelenir; markadaki gibi iki kademeli bir yapı bulunmaz. Kurul kararına karşı ise iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde iptal davası açılması gerekir.
Aynı sınıfa giren birden fazla tasarım tek bir başvuruda toplanabilir. Çoklu başvuru maliyet avantajı sağlar; ancak başvuruyu oluşturan her tasarım hukuki değerlendirme bakımından bağımsızdır, biri hakkında verilen karar diğerlerini kendiliğinden etkilemez.
Koruma kapsamı dışında kalan haller
Tasarım koruması, ürünün teknik işlevinin zorunlu kıldığı görünüm özelliklerini kapsamaz. Bu kural, tasarım korumasının bir teknik çözüm üzerinde dolaylı tekel yaratmasını önler; teknik çözümlerin korunma yolu patent veya faydalı modeldir.
Bir ürünün başka bir ürüne mekanik olarak monte edilebilmesi veya bağlanabilmesi için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu görünüm özellikleri de koruma dışındadır. Uygulamada bu kural “işlevsel zorunluluk” olarak anılır ve özellikle bağlantı elemanları, kartuşlar, aparatlar ve modüler sistemlerde gündeme gelir. Buna karşılık modüler sistemlerde birimlerin çoklu biçimde bir araya getirilmesini sağlayan tasarımlar bu istisnanın dışında tutulmuştur.
Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar ile Paris Sözleşmesi kapsamındaki hükümranlık alametlerini, kamuyu ilgilendiren rozet ve nişanları içeren tasarımlar da korunmaz. Ayrıca özel amaçla sınırlı ve ticari nitelik taşımayan fiiller ile deneme amaçlı fiiller, dürüstlük kuralına uygun ve normal kullanımı engellemeyen, kaynak gösterilen eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar tasarım hakkının kapsamı dışındadır.
Yedek parça ve onarım istisnası
Bileşik bir ürünün görünümüne bağımlı parçaları, yani ancak belirli bir biçimde olduğunda ürünün özgün görünümünü tamamlayabilen parçalar bakımından özel bir rejim öngörülmüştür. Bu parçalar, ürünün ilk piyasaya sürüldüğü tarihten itibaren belirli bir sürenin geçmesiyle, ürünün orijinal görünümünü yeniden kazandırmak üzere onarım amacıyla kullanılabilir hâle gelir.
Bu istisnadan yararlanabilmek için parçanın kaynağı konusunda kamunun yanıltılmaması gerekir. Yani parça, orijinal üreticiden geliyormuş izlenimi vermeden piyasaya sunulmalıdır. Otomotiv yedek parça sektöründe bu istisnanın sınırları, hem yedek parça üreticileri hem orijinal ekipman üreticileri bakımından doğrudan ticari sonuç doğurur.
İşlevsel zorunluluk ile görünüme bağımlılık kavramlarının birbirinden ayrılması bu noktada belirleyicidir. Bir parça hem mekanik bağlantı zorunluluğu hem görünüm bağımlılığı taşıyabilir; bu durumda koruma kapsamının hangi unsurlar bakımından ayakta kaldığının ayrıştırılması gerekir. Tecavüz davalarında karşılaştırma, tasarımın yalnızca hukuken korunabilir unsurları üzerinden yapılır.
Tasarımın hükümsüzlüğü davası
Tasarım; koruma şartlarını taşımaması, tasarım ve ürün tanımına uymaması, hak sahipliğinin başkasına ait olması, korumadan yararlanacak kişiler kapsamına girmeyen bir kişi tarafından başvurulmuş olması veya sonradan kamuya açıklanmış ancak başvuru tarihi daha önce olan bir tasarımla aynı ya da benzer olması gerekçeleriyle hükümsüz kılınabilir.
Kısmi hükümsüzlük mümkündür, ancak iki şarta bağlıdır: kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarımın kimliğini muhafaza etmesi. Kimlik testi, kısmi hükümsüzlük sonrasında ortada hâlâ aynı tasarımın bulunup bulunmadığını sorgular; bu şart sağlanmıyorsa tasarımın tamamı hükümsüz kılınır.
Dava açma hakkı, hükümsüzlük nedenine göre değişir. Koruma şartlarının bulunmaması gibi gerekçelerde menfaati olan herkes dava açabilirken, hak sahipliğine veya önceki tarihli bir tasarıma dayanan gerekçelerde yalnızca ilgili hak sahibi dava açabilir. Dava, koruma süresi boyunca veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde açılabilir.
Tasarımın gaspı davası
Tasarımın gerçek hak sahibi olmayan bir kişi tarafından tescil ettirilmesi hâlinde, gerçek hak sahibi tasarımın kendisine devredilmesini veya tasarım sahibi olarak tanınmasını talep edebilir. Yalnızca kısmi bir hak iddia ediliyorsa, paylı mülkiyet esaslarına göre hak sahipliği tanınması istenebilir.
Bu davada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta süredir. Gasp davası, tescilli tasarımlarda yayım tarihinden, tescilsiz tasarımlarda kamuya sunum tarihinden itibaren üç yıl içinde açılmalıdır. Bu süre patentin gaspı davasındaki süreden kısadır. Kötü niyet hâlinde ise süre işlemez; ancak kötü niyetin ispatı davacıya düşer.
Gasp davası sonucunda verilen kararın sicile kaydedilmesi ve yayımlanması, kararın iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmasını sağlar. Gerçek hak sahibi olmadığı sonradan anlaşılan kişiden lisans almış olan ve kullanıma başlamış veya ciddi hazırlık yapmış kişilere ise, kısa bir süre içinde talep etmeleri kaydıyla inhisari olmayan lisans verilmesini isteme hakkı tanınmıştır.
Tasarım hakkına tecavüz
Tasarım sahibinin izni olmaksızın tasarımın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, piyasaya sunulması, satılması, ithal edilmesi, ticari amaçla kullanılması veya elde bulundurulması tecavüz sayılır. Lisansla verilmiş hakların izinsiz genişletilmesi veya üçüncü kişilere devredilmesi ile tasarım hakkının gasbı da tecavüz fiilleri arasındadır.
Tecavüz değerlendirmesinde ölçü, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadıklarıdır. Karşılaştırma bütünsel yapılır; tasarımlar unsurlarına ayrıştırılarak değil, bıraktıkları toplu izlenimle karşılaştırılır. Ancak bu karşılaştırmada tasarımın yalnızca hukuken korunabilir unsurları dikkate alınır; işlevsel zorunluluktan kaynaklanan veya görünüme bağımlı unsurlar hesaba katılmaz.
Cezai koruma bulunmaz: Sınai Mülkiyet Kanunu’nda tasarım hakkına tecavüz için ayrı bir suç düzenlemesi yoktur. Bu yönüyle tasarım, marka hakkından ayrılır ve patent ile faydalı modelle aynı konumdadır: koruma yalnızca hukuk davalarıyla sağlanır. Fiil aynı zamanda haksız rekabet oluşturuyorsa, Türk Ticaret Kanunu’ndaki cezai hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilir.
Tecavüz hâlinde tecavüzün tespiti, durdurulması ve kaldırılması, maddi ve manevi tazminat, ürünlere ve üretim araçlarına el konulması, bunların imhası veya mülkiyetinin tanınması ile kararın ilanı talep edilebilir. Kopyalanan ürünler piyasadan hızla çekilebildiğinden, delil tespiti ve ihtiyati tedbir talepleri tasarım uyuşmazlıklarında özellikle önemlidir.
Tazminat talepleri
Yoksun kalınan kazanç üç yöntemden biriyle hesaplanır: hak sahibinin tecavüz olmasaydı elde edebileceği muhtemel gelir, tecavüz edenin elde ettiği net kazanç veya tasarımın lisans sözleşmesiyle hukuka uygun kullanılması hâlinde ödenmesi gerekecek lisans bedeli. Yöntem seçiminin dava dilekçesinde yapılması ve sonradan değiştirilmemesi esastır.
Tasarım uyuşmazlıklarında sık gündeme gelen bir tartışma, ürünün satışında tasarımın ne ölçüde belirleyici olduğudur. Görünümün satın alma kararında ağırlıklı rol oynadığı mobilya, ambalaj, aydınlatma ve moda ürünlerinde bu belirleyicilik yüksek kabul edilirken, işlevin öne çıktığı ürünlerde tazminat hesabı buna göre şekillenir. Maddi tazminatın yanında manevi tazminat ve şartları varsa itibar tazminatı da talep edilebilir.
Çalışanların tasarımları
Çalışanların işletmedeki yükümlülükleri gereği gerçekleştirdikleri tasarımlar üzerindeki hak, aksi kararlaştırılmadıkça işverene aittir ve bu hâlde çalışana ayrıca bir bedel ödenmesi öngörülmemiştir. Buna karşılık çalışanın, yükümlü olmadığı hâlde işletmenin bilgi ve araçlarından yararlanarak gerçekleştirdiği tasarımlarda işverenin hak talep etmesi mümkündür ve bu durumda çalışanın bedel isteme hakkı doğar.
Bu ikili ayrım, tasarımı fikri hakların diğer alanlarından ayırır. Patentte hizmet buluşu bakımından çalışanın bedel hakkı daha geniş tanınmışken, tasarımda asıl görev gereği yapılan üretim bedelsizdir. Bu nedenle tasarım yoğun çalışan işletmelerde, iş sözleşmesinde görev tanımının ve fikri haklara ilişkin hükümlerin açık düzenlenmesi ileride çıkacak bedel uyuşmazlıklarını önler.
Serbest çalışan tasarımcılarla kurulan ilişkilerde ise hak sahipliği tamamen sözleşmeye bırakılmıştır. Sözleşmede hak sahipliği düzenlenmemişse, ısmarlayan işletmenin tasarımı serbestçe kullanabileceği varsayımı çoğu zaman tartışmalı hâle gelir; ajans ve tasarım bürosu ilişkilerinde bu noktanın baştan yazılı olarak belirlenmesi gerekir.
Tasarım ve eser korumasının birlikte işlemesi
Tasarım koruması, aynı ürünün Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser olarak korunmasına engel değildir. Kanun bu birlikte korumayı açıkça saklı tutmuştur. Bir ürün görünümü hem tescilli tasarım hem uygulamalı sanat eseri niteliği taşıyabilir.
Bu ikili korumanın en önemli pratik sonucu süredir. Tasarım koruması en fazla yirmi beş yıl sürerken, eser koruması sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl devam eder. Tasarım tescili yenilenmemiş veya süresi dolmuş bir ürün, hususiyet taşıyor ve eser sayılabiliyorsa telif hukuku üzerinden korunmaya devam edebilir.
Ancak iki korumanın eşiği farklıdır. Tasarımda estetik değer aranmazken, eser sayılabilmek için sahibinin hususiyetini taşıma şartı aranır. Bu nedenle her tasarım eser değildir; hangi ürünlerin ikili korumadan yararlanabileceği somut olarak değerlendirilmelidir. Eser boyutunun ayrıntılarını eser sahipliği ve telif ihlali davası avukatı sayfamızda ele aldık.
Devir, lisans ve teminat işlemleri
Tasarım hakkı devredilebilir, lisans konusu yapılabilir, rehnedilebilir ve haczedilebilir. Devir sözleşmesinin yazılı olması ve noter tarafından onaylanması zorunludur; lisans sözleşmesinde yazılı şekil yeterlidir. Sicile kayıt, işlemin geçerliliği için değil iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için gereklidir.
İnhisari lisans sahibi, aksi kararlaştırılmadıkça hak sahibinin açabileceği davaları kendi adına açabilir. İnhisari olmayan lisans sahibinin dava açabilmesi ise hak sahibine bildirimde bulunması ve hak sahibinin belirli süre içinde harekete geçmemesi şartına bağlıdır. Üretim ve distribütörlük sözleşmelerinde bu yetkinin açıkça düzenlenmesi, taklit ürünlere karşı hızlı hareket edebilmek bakımından önem taşır.
Görevli ve yetkili mahkeme
Tasarım uyuşmazlıklarında görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir; bu mahkemelerin kurulmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemeleri bu sıfatla görev yapar. Türk Patent ve Marka Kurumu kararlarına karşı açılacak davalarda Ankara mahkemeleri kesin yetkilidir.
Hak sahibi, üçüncü kişilere karşı açacağı davalarda kendi yerleşim yeri, fiilin gerçekleştiği yer veya fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi arasında seçim yapabilir. Tasarım davaları mutlak ticari dava sayıldığından, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat talepleri bakımından arabuluculuk dava şartıdır. Uyuşmazlığınız marka, patent veya telif boyutu da taşıyorsa sınai mülkiyet ve telif davaları avukatı sayfamızdan diğer çalışma alanlarımıza ulaşabilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
Tasarım avukatı hangi işlemleri yürütür?
Tasarım tescil sürecinin takibi, tescile itiraz ve Kurul kararlarına karşı iptal davaları, hükümsüzlük ve gasp davaları, tescilli ve tescilsiz tasarımlara yönelen tecavüz ve tazminat davaları, çalışanların tasarımlarında hak sahipliği uyuşmazlıkları ile devir ve lisans sözleşmeleri yürütülür.
Tasarımımı tescil ettirmezsem korunur mu?
Türkiye’de ilk kez kamuya sunulan tasarımlar tescilsiz olarak üç yıl süreyle korunur, ancak bu koruma yalnızca kopyalama hâlinde işler; bağımsız olarak geliştirilen benzer bir tasarım tecavüz oluşturmaz.
Tescilli ve tescilsiz tasarım koruması arasındaki fark nedir?
Tescilli tasarımda izinsiz kullanım tek başına tecavüz oluştururken, tescilsiz tasarımda karşı tarafın kopyaladığının ispatı gerekir; ayrıca tescilli koruma yirmi beş yıla kadar uzatılabilirken tescilsiz koruma üç yılla sınırlıdır ve uzatılamaz.
Tasarım tescili ne kadar sürer ve itiraz ne zaman yapılır?
Tasarımda başvuru şekli ve yenilik incelemesinden sonra önce tescil edilip yayımlanır, itiraz süreci tescilden sonra işler ve tescilin yayımından itibaren üç ay içinde itiraz edilebilir.
Türk Patent ve Marka Kurumu tasarımın ayırt ediciliğini inceler mi?
Kurum yenilik şartını resen inceler, ancak ayırt edicilik incelemesini kendiliğinden yapmaz; bu şart yalnızca üçüncü kişilerin itirazı üzerine değerlendirilir, dolayısıyla itiraz edilmeyen bir tasarım ayırt edici olmasa dahi tescilli kalabilir.
Bilgilenmiş kullanıcı kimdir?
Ortalama tüketiciden daha dikkatli ancak alanında uzman teknik personelden daha az uzmanlaşmış, ilgili ürün grubunu bilen ve karşılaştırma yapabilen kişidir; bu profil ürün grubuna göre değişir.
Ürünümü fuarda tanıttım, hâlâ tescil ettirebilir miyim?
Başvuru sahibinin kendi kamuya sunumu için sınırlı bir hoşgörü süresi öngörülmüştür, ancak bu sürenin kısalığı nedeniyle tanıtımdan sonra başvurunun geciktirilmemesi gerekir.
Teknik zorunluluktan kaynaklanan biçimler korunur mu?
Hayır, ürünün teknik işlevinin zorunlu kıldığı görünüm özellikleri ile başka bir ürüne monte edilebilmek için belirli biçim ve boyutta olması zorunlu özellikler koruma kapsamı dışındadır; teknik çözümlerin korunma yolu patent veya faydalı modeldir.
Yedek parça üretimi tasarım hakkını ihlal eder mi?
Bileşik ürünün görünümüne bağımlı parçalar, ürünün ilk piyasaya sürülmesinden itibaren belirli bir sürenin geçmesiyle onarım amacıyla kullanılabilir hâle gelir; bu istisnadan yararlanmak için parçanın kaynağı konusunda kamunun yanıltılmaması gerekir.
Tasarım hakkına tecavüz suç oluşturur mu?
Hayır, Sınai Mülkiyet Kanunu’nda tasarım hakkına tecavüz için ayrı bir suç düzenlemesi bulunmadığından koruma yalnızca hukuk davalarıyla sağlanır; fiilin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilir.
Tasarım hükümsüzlüğü davası ne zamana kadar açılabilir?
Dava, koruma süresi boyunca veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde açılabilir; dava açma hakkının kime ait olduğu ise ileri sürülen hükümsüzlük nedenine göre değişir.
Tasarımım başkası adına tescil edilmiş, ne yapabilirim?
Gerçek hak sahibi tasarımın kendisine devrini veya tasarım sahibi olarak tanınmasını talep edebilir, ancak bu dava tescilli tasarımlarda yayım tarihinden itibaren üç yıl içinde açılmalıdır; kötü niyet hâlinde bu süre işlemez.
Çalışanımın yaptığı tasarım kime aittir?
Çalışanın işletmedeki yükümlülükleri gereği gerçekleştirdiği tasarımlarda hak aksi kararlaştırılmadıkça işverene aittir ve bedel öngörülmemiştir, ancak yükümlü olmadığı hâlde işletmenin imkânlarından yararlanarak yaptığı tasarımlarda çalışanın bedel isteme hakkı doğar.
Bir ürün hem tasarım hem eser olarak korunabilir mi?
Evet, Sınai Mülkiyet Kanunu tasarım korumasının eser korumasına halel getirmediğini açıkça düzenlemiştir; ancak eser sayılabilmek için ürünün sahibinin hususiyetini taşıması gerektiğinden her tasarım eser değildir.
Çoklu tasarım başvurusu nedir?
Aynı sınıfa giren birden fazla tasarımın tek bir başvuruda toplanmasıdır; maliyet avantajı sağlar ancak başvuruyu oluşturan her tasarım hukuki değerlendirme bakımından bağımsızdır.
Tasarım tecavüzünde tazminat nasıl hesaplanır?
Yoksun kalınan kazanç, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir, tecavüz edenin net kazancı veya lisans bedeli yöntemlerinden biri seçilerek hesaplanır ve ürünün satışında tasarımın ne ölçüde belirleyici olduğu ayrıca değerlendirilir.
Sonuç
Tasarım uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan iki hata, tescilsiz korumaya güvenip kamuya sunum anını belgelememek ve rakip tescilleri izlemeyip üç aylık itiraz süresini kaçırmaktır. Her ikisi de sonradan çok daha maliyetli hükümsüzlük davalarıyla telafi edilmeye çalışılır. Ürününüzün kopyalandığını düşünüyorsanız, size tecavüz iddiasıyla bir ihtarname ulaştıysa ya da bir koleksiyonun hangi modellerinin tescil ettirileceğine karar vermeniz gerekiyorsa, üretimi durdurmadan ve karşı tarafa cevap vermeden önce hukuki durumunuzu değerlendirmeniz yerinde olur. Büromuzla iletişime geçerek dosyanızı görüşebilirsiniz.
Av. Mehmet Sarıoğlu tarafından hazırlanmış; Av. Fatih Sefer tarafından incelenip yayına uygun bulunmuştur.
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul