Uyuşturucu Kullanma Suçu ve Cezası

Uyuşturucu kullanma suçu, TCK 191 uyarınca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ya da uyuşturucu kullanmaktır ve cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Ancak bu suçta savcı doğrudan dava açamaz: şüpheli hakkında önce beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar vermek ve en az bir yıl denetimli serbestlik uygulamak zorundadır. Kişi bu süreyi yükümlülüklerine uyarak geçirirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve dava hiç açılmaz. Erteleme süresinde tekrar madde kullanılır, bulundurulur veya yükümlülüklere uyulmamakta ısrar edilirse kamu davası açılır. Okul, yurt, hastane veya ibadethane çevresinde 200 metre içinde umuma açık bir yerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır. Bu yazıda uyuşturucu kullanma suçu ve cezasını; unsurlarından ticaretle sınırına, zamanaşımından HAGB’ye kadar güncel Yargıtay kararlarıyla anlatıyoruz.

TCK 191’in Güncel Metni Nedir?

TCK Madde 191 – Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak

(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.

(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir.

(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.

(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.

(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.

(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

(8) Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.

(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.

(10) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Değişiklik notu (Ekim 2026 itibarıyla): Madde bugünkü yapısını 6545 sayılı Kanunla (RG 28.06.2014) aldı. “Kullanma” fiili bu tarihten itibaren açıkça suç tanımına girdi, ceza iki yıldan beş yıla çıkarıldı ve zorunlu erteleme sistemi getirildi. Onuncu fıkra 6638 sayılı Kanunla (RG 04.04.2015) eklendi. 7445 sayılı Kanunla (RG 05.04.2023) erteleme kararının kolluğa bildirilmesi, denetimli serbestliğin altışar aylık sürelerle iki yıla kadar uzatılabilmesi ve yılda en az iki kez test zorunluluğu getirildi. Maddenin atıf yaptığı CMK 231, 7589 sayılı Kanunla (16.07.2026) yeniden düzenlendi.

Maddenin kanun içindeki yeri ve bağlantılı hükümler için TCK m.191 ile 5237 sayılı Kanunun tam metni sayfamıza bakabilirsiniz →

Uyuşturucu Kullanma Suçu Nedir?

TCK 191, uyuşturucuyu kendi kullanımı için edinen veya kullanan kişiyi düzenler. Kanunun başlığı uzun olsa da uygulamada bu suç “uyuşturucu kullanma suçu” veya “kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu” olarak anılır. Suç, “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” bölümünde yer alır; korunan değer kişinin kendi sağlığı değil, toplum sağlığıdır. Bu yüzden “kimseye zararım yok, kendim kullanıyorum” savunması suçun oluşmasını engellemez.

Bu suçun en önemli özelliği cezalandırmadan çok tedavi ve denetime dayalı olmasıdır. Kanun koyucu, kullanıcıyı ilk aşamada hapis cezasıyla değil, beş yıllık erteleme ve denetimli serbestlik süreciyle karşılamayı tercih etmiştir. Ceza yargılaması ancak kişi bu süreci ihlal ederse gündeme gelir. Bu nedenle bir kullanıcı için asıl mesele çoğu zaman “ne kadar ceza alırım” değil, erteleme sürecinin doğru başlatılıp yürütülmesi ve dosyanın ticarete kaymamasıdır.

Uyuşturucu Kullanma Suçunun Unsurları Nelerdir?

Fail ve mağdur

Fail herkes olabilir. Mağdur toplumdur; bu yüzden aile bireyleri dahil hiç kimse davaya katılan olamaz, şikâyet aranmaz ve şikâyetten vazgeçme sonucu değiştirmez.

Seçimlik hareketler

Kanun beş hareket sayar: satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak (ilk üçü “kullanmak için” yapılmalıdır). Bunlardan birinin gerçekleşmesi yeterlidir. Aynı madde üzerinde birden fazlasının yapılması, örneğin satın alıp bulundurup kullanmak, suç sayısını artırmaz. Bulundurma, maddenin kişinin fiili veya hukuki hâkimiyet alanında, dilediği zaman tasarruf edebileceği şekilde bulunmasıdır; maddenin üzerinde taşınması gerekmez. Kişinin kendisine ait olduğunu bildiği bir yerde sakladığı madde de bulundurma kapsamındadır.

Maddi konu

Suçun konusu uyuşturucu veya uyarıcı maddedir. Hangi maddelerin bu kapsamda olduğu kanunda tek tek sayılmaz; 2313 ve 3298 sayılı kanunlar, 1961 Tek Sözleşmesi cetvelleri ve bu kanunlara dayanan kararlarla belirlenir. Listede yer almayan bir madde, kötüye kullanılsa bile bu suçun konusu olamaz. Pregabalin içeren ilaçların kullanılmasının başlı başına suç oluşturmadığı, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin bu yöndeki kabulünün Yargıtay’ca yerinde görüldüğü bir dosya bu ayrımı iyi gösterir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/20232, K. 2024/8996, T. 26.11.2024).

Manevi unsur

Suç ancak kasten işlenebilir. Kişinin maddenin uyuşturucu olduğunu bilmesi ve onu kendi kullanımı için edinmesi veya bulundurması gerekir. Kişinin bilgisi dışında eşyasına konulan madde için suç oluşmaz. “Kullanmak için” amacı, bu suçu uyuşturucu ticareti suçundan ayıran tek unsurdur; aynı fiil, kullanma dışında bir amaçla yapılırsa TCK 188/3’e girer.

Uyuşturucu Kullanmanın Cezası Nedir?

HâlDayanakSonuç
Kullanmak için satın alma, kabul etme, bulundurma, kullanma191/12-5 yıl hapis
Okul, yurt, hastane, kışla, ibadethane çevresinde 200 metre içinde umuma açık yerde191/10Ceza yarı oranında artırılır (3-7,5 yıl)
İlk soruşturma191/2-3Zorunlu 5 yıl kamu davasının açılmasının ertelenmesi + en az 1 yıl denetimli serbestlik
Erteleme süresi ihlalsiz geçerse191/7Kovuşturmaya yer olmadığı kararı
Erteleme süresinde ihlal191/4-5Aynı fiil için kamu davası açılır
Dava açıldıktan sonra yeni kullanma eylemi191/6Yeniden erteleme verilmez, doğrudan dava açılır
Ticaret veya kolaylaştırma davası kullanmaya dönerse191/8HAGB kararı zorunlu

Dava açılıp mahkûmiyet kurulursa, ceza takdiri indirimle (TCK 62) en düşük 1 yıl 8 aya iner. Bu miktar iki yılın altında olduğu için hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya hapis cezasının ertelenmesi gündeme gelebilir. Kısa süreli hapis sınırı olan bir yılı aştığı için adli para cezasına çevirme ise mümkün değildir.

İlk Defa Uyuşturucudan Yakalanınca Süreç Nasıl İşler?

İlk defa yakalanan kişi hakkında savcı, CMK 171’deki genel şartlara (sabıkasızlık, zararın giderilmesi gibi) bakmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını ertelemek zorundadır. Bu bir takdir değil, kanuni zorunluluktur. Yargıtay bunu bir kovuşturma şartı olarak görmektedir: erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan davada mahkeme mahkûmiyet kuramaz; CMK 223/8 uyarınca durma kararı verip dosyayı erteleme kararı verilmek üzere savcılığa göndermelidir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/8975, K. 2026/1391, T. 10.02.2026; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16465, K. 2025/1256, T. 10.02.2025).

Erteleme kararıyla birlikte en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanır; bu süre altışar aylık dönemlerle iki yıla kadar uzatılabilir. Kişi gerekirse tedaviye alınır ve yılda en az iki kez test için ilgili kuruma sevk edilir. Kararın kişiye usulüne uygun tebliğ edilmesi ve kesinleşmesi çok önemlidir: tebliğ edilmeden denetimli serbestliğin infazına başlanamaz (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/14644, K. 2025/7617, T. 14.10.2025). Erteleme süresince dava zamanaşımı işlemez (TCK 191/9 yollamasıyla CMK m.171/4).

Tebligatın nasıl yapılacağı, ihtar ve ısrar şartı, testin pozitif çıkması ve kararın sicile yansıması gibi sürecin ayrıntılarını ilk defa uyuşturucudan yakalanma rehberimizde ayrıca anlattık. Erteleme, HAGB ve mahkûmiyetin kamu görevine etkisi için uyuşturucu suçu memuriyete engel mi yazımıza bakabilirsiniz.

Erteleme Süresinde İhlal ve Tekrar Yakalanma Ne Sonuç Doğurur?

Erteleme süresinde üç durum ihlal sayılır ve kamu davası açılmasına yol açar: yükümlülüklere veya tedaviye uymamakta ısrar etmek, tekrar kullanmak için madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ve tekrar madde kullanmak. Erteleme süresinde yeniden yakalanma, ayrı bir soruşturma konusu yapılmaz; 191/5 uyarınca yalnızca ihlal sebebidir ve ilk fiil için dava açılır. Israrın şartlarını, kabul edilen mazeretleri ve ihlal davasında mahkemenin verebileceği durma kararını denetimli serbestlik ihlali yazımızda ayrıntılı anlattık.

191/6’nın sınırı da dikkatle okunmalıdır. Yeniden erteleme yasağı, “dördüncü fıkraya göre kamu davası açıldıktan sonra” işlenen eylemler için geçerlidir. Bu yüzden ihlal üzerine açılan davada sanık beraat eder veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleşirse, ilk erteleme kararı hukuki geçerliliğini yitirir; sonraki eylem için doğrudan dava açılamaz, yeniden erteleme kararı verilmesi gerekir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/21331, K. 2025/6101, T. 28.05.2025; Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/13056, K. 2024/8281, T. 31.10.2024).

Birden Fazla Kullanma Eylemi Tek Suç mudur?

Kullanma ve bulundurma kesintisiz (mütemadi) nitelikte olduğu için Yargıtay, eylemleri erteleme kararının kesinleşmesine göre üç döneme ayırır:

  • Erteleme kararı kesinleşmeden önceki eylemlerin tamamı tek suç sayılır. Birden fazla eylem olması ancak temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmasının gerekçesi olabilir; ayrı ayrı ceza verilemez ve zincirleme suç hükümleri uygulanamaz (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/13082, K. 2024/8605, T. 12.11.2024; Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/12524, K. 2024/2922, T. 01.04.2024).
  • Kesinleşmeden sonraki ilk eylem 191/5 uyarınca ihlal sebebidir, bağımsız suç olarak yargılanmaz.
  • İhlalden sonra, iddianame düzenlenene kadar işlenen eylemler soruşturma konusu olabilir ve aynı suç işleme kararı kapsamında kalıyorsa zincirleme suç hükümlerine göre değerlendirilir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/4656, K. 2025/13584, T. 16.12.2025).

Birden fazla erteleme kararı verilmişse, usulüne uygun verilip kesinleşen ilk karar esas alınır (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/17518, K. 2025/6088, T. 28.05.2025). Uygulamada aynı kişi hakkında farklı savcılıklarda açılmış dosyaların birleştirilmemesi sık rastlanan bir hatadır ve kişinin aynı suç için birden çok kez yargılanmasına yol açabilir.

Uyuşturucu Satın Almaya Teşebbüs Mümkün müdür?

Bulundurma ve kullanma, yapıldığı anda tamamlanan hareketlerdir. Satın alma ise bölünebilir: kişi satıcıyla buluşmuş ama maddeyi teslim almadan yakalanmışsa satın alma tamamlanmamıştır. Yargıtay, üzerinde madde ele geçmeyen ve teslim almadan yakalanan sanık bakımından eylemin teşebbüs aşamasında kalan kullanmak için bulundurma suçu olduğunu, ticaret suçu olarak nitelendirilemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2015/1401, K. 2020/1216, T. 20.02.2020). Bazı ilk derece mahkemeleri ise teslimden önceki davranışları henüz hazırlık hareketi sayarak beraat kararı vermektedir. Her iki durumda da satın alma tamamlanmadan yakalanan kişi için tamamlanmış suçtan ceza verilmesi hatalıdır.

Okul ve İbadethane Çevresinde Artırım Nasıl Uygulanır? (191/10)

Kullanma veya bulundurma; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi yapıların sınırına 200 metreden yakın, umumi veya umuma açık bir yerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır. Burada iki koşulun ayrı ayrı ispatı gerekir. Birincisi mesafedir; mesafe kuş uçuşu değil, mutad yürüme yolu üzerinden ölçülür ve bunun için yürüme mesafesini gösteren kroki veya keşif ile sanığın bu tespite karşı beyanının alınması gerekir. İkincisi yerin niteliğidir; konut, özel araç veya inşaat şantiyesi gibi yerler umuma açık sayılmaz. Bir inşaat şantiyesinde bulundurulan madde için 191/10 artırımı hukuka aykırı bulunmuştur (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/12732, K. 2024/2955, T. 02.04.2024).

Uyuşturucu Kullanma ile Ticaret Nasıl Ayrılır?

Bir uyuşturucu dosyasında sonucu en çok etkileyen soru budur. TCK 188/3’te ceza 10 yıldan başlarken burada iki ile beş yıl arasındadır ve önce zorunlu erteleme uygulanır. İki suçu ayıran tek unsur failin amacı olduğundan Yargıtay, maddenin çeşidi ve miktarını, ele geçirildiği yer ve biçimi, paketlemeyi, hassas teraziyi, telefon kayıtlarını ve failin kullanıcı olup olmadığını birlikte değerlendirir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/208, K. 2020/522, T. 15.12.2020).

Ticari amacın “kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli” delille ispatı gerekir; ispatlanamazsa “şüpheden sanık yararlanır” ilkesiyle eylem kullanma kabul edilir. Ceza Genel Kurulu, tek parça hâlinde ele geçirilen net 78 gram esrarda, terazi ve ambalaj malzemesi bulunmadığı için eylemi kullanma olarak nitelendirmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/180, K. 2025/445, T. 30.10.2025). Toplamı 1 gramın altında yedi paket metamfetamin ele geçirilen ve kanında aynı madde çıkan sanık için de, ayrı paketlenme dışında ticari kast delili bulunmadığından ticaret mahkûmiyeti bozulmuştur (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/17376, K. 2025/8111, T. 27.10.2025). Madde türüne göre hangi miktarların kullanım sınırında kabul edildiğini uyuşturucu kişisel kullanım sınırı makalemizde ayrıca ele aldık.

Arkadaşlarla Birlikte Uyuşturucu Almak Ticaret Sayılır mı?

Birkaç kişinin aralarında para toplayıp birlikte kullanmak için madde alması kural olarak ticaret değildir; her biri kullanmak için bulundurma suçundan sorumludur. Alıcıların para toplayıp birlikte kullanmak için aldıklarını beyan ettiği, fiziki takipte alışveriş görülmeyen bir dosyada ticaret mahkûmiyeti bozulmuştur (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/15086, K. 2022/1616, T. 17.02.2022). Para birleştirilerek iki hap alındığı ve tanığın bunu doğruladığı başka bir dosyada da ilk derece ve istinaf mahkemelerinin eylemi kullanmak için bulundurma olarak nitelendirmesi Yargıtay’ca yerinde görülmüştür (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/20232, K. 2024/8996, T. 26.11.2024).

Ancak bu savunma somut olgularla desteklenmelidir. Taraflar arasındaki yazışmalarda birlikte alım veya birlikte kullanıma dair bir iz bulunmuyorsa, para yalnızca bir kişiden alınmışsa ve madde birlikte tüketilmemişse, başkası adına madde temin eden kişi uygulamada ticaret suçundan sorumlu tutulmaktadır. Bu yüzden ortak alım savunmasının yazışmalar, tanık beyanları ve maddenin birlikte tüketildiğine dair olgularla desteklenmesi gerekir. Maddeyi vermeden yalnızca kullanım için yer veya malzeme sağlayan kişi ise uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma suçu kapsamında değerlendirilir.

Uyuşturucu Kullanma Suçunda Kan, İdrar Tahlili ve Arama Nasıl İspat Aracı Olur?

Kan ve idrar tahlili

Kullanma fiilinin ispatında en sık kullanılan delil kan veya idrar tahlilidir. Ancak vücuttan örnek alınması CMK 75 kapsamında bir koruma tedbiridir (ayrıntılar için uyuşturucu testi zorunlu mu yazımıza bakabilirsiniz): hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise savcı kararı ve yirmi dört saat içinde hâkim onayı gerekir. Onaylanmayan kararla elde edilen delil kullanılamaz. Yargıtay, tahlil sonucuna dayanılan dosyalarda bu kararın bulunup bulunmadığının araştırılmasını ve sonucuna göre tahlilin hükme esas alınıp alınamayacağının tartışılmasını zorunlu görmektedir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/2330, K. 2024/20281, T. 13.06.2024). Bu araştırma sonucunda yalnızca kararsız alınmış tahlile dayanan bir dosyada savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği görülmektedir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/17382, K. 2025/1587, T. 18.02.2025).

Tahlil, ticaret ile kullanma ayrımında da güçlü bir karinedir: sanığın vücudunda ele geçen maddeyle uyumlu etken madde çıkması kullanıcı savunmasını destekler. Tahlilin hiç yaptırılmamış olması ise sanık aleyhine yorumlanamaz (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/10075, K. 2025/800, T. 22.01.2025).

Arama ve el koyma

Madde, somut suç şüphesi varken önleme araması kararıyla yapılan aramada, hâkim onayına sunulmayan el koymada veya baskı altında “rızaen teslim” adı altında ele geçirilmişse, hukuka aykırı delil olarak hükme esas alınamaz. Bu konudaki usul kurallarını uyuşturucu davasında hukuka aykırı arama makalemizde ayrıntılı olarak inceledik.

Kriminal rapor

Ele geçen maddenin uyuşturucu olduğu ve net miktarı kriminal veya Adli Tıp raporuyla belirlenmelidir. Net miktar hem kullanım sınırının hesaplanmasında hem de temel cezanın belirlenmesinde esas alınır.

HAGB ve 191/8: Ticaret Davası Kullanmaya Dönerse Ne Olur?

Erteleme ihlal edildiği için açılan davada mahkûmiyet kurulursa, HAGB için CMK 231’in genel şartları aranır. 7589 sayılı Kanunla (16.07.2026) yeniden düzenlenen CMK 231’e göre iki yıl veya daha az hapis cezasında HAGB kararı verilebilir. Bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması ve varsa zararın giderilmesi gerekir. Denetim süresi beş yıldır ve bu süre içinde kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB verilemez.

191/8 ise farklı bir rejim kurar. Dava TCK 188 (ticaret) veya 190 (kolaylaştırma) iddiasıyla açılmış, yargılama sonunda eylemin münhasıran kullanma olduğu anlaşılmışsa HAGB kararı verilmesi zorunludur. Yargıtay’a göre bu durumda CMK 231’deki şartlar aranmaz; sanığın daha önce HAGB almış veya sabıkalı olması da engel değildir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/6439, K. 2020/3584, T. 16.09.2020; Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/17466, K. 2025/5208, T. 06.05.2025). 191/8 kapsamındaki HAGB, erteleme kararıyla aynı nitelikte görülür; bu yüzden denetimli serbestlik uygulanması zorunludur ve gerekirse tedavi de eklenir. Sanık hakkında aynı suçtan daha önce usulüne uygun verilip kesinleşmiş bir erteleme kararı varsa, 191/8 uyarınca HAGB verilemez (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16500, K. 2025/1356, T. 11.02.2025).

KurumNe zaman?Şartlar
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (191/2)Soruşturmada, dava açılmadanZorunlu; CMK 171 şartları aranmaz
HAGB (191/8)188 veya 190 davası 191’e dönüşünceZorunlu; CMK 231 şartları aranmaz
HAGB (CMK 231)İhlal sonrası açılan 191 davasındaTakdiri; sabıkasızlık ve kanaat şartı
Hapis cezasının ertelenmesi (TCK 51)Hüküm açıklanırsaTakdiri; 2 yıl ve altı ceza

Etkin Pişmanlık: Tedaviye Başvuran Kişi Ceza Alır mı?

Uyuşturucu kullanan kişi, hakkında soruşturma başlamadan resmi makamlara veya bir sağlık kuruluşuna başvurup tedavi isterse TCK 192/4 uyarınca cezaya hükmolunmaz; doktorların ve kamu görevlilerinin bu kişiyi ihbar etme yükümlülüğü de yoktur. Yargıtay, kendisi hakkında başka bir olay nedeniyle hastaneye götürülen ve resmi makamların bilgisi olmadan kendi beyanıyla kullanımını ortaya koyan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararını yerinde bulmuştur (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/13689, K. 2024/9401, T. 05.12.2024).

Kişi, resmi makamlar haber almadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman aldığını bildirip satıcının yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa da 192/2 uyarınca ceza verilmez. Haber alındıktan sonraki gönüllü yardımda ise 192/3 uyarınca ceza dörtte birden yarısına kadar indirilir. Ayrıntılar için uyuşturucuda etkin pişmanlık makalemize bakabilirsiniz.

Zamanaşımı, Şikâyet ve Görevli Mahkeme

Cezanın üst sınırı beş yıl olduğu için dava zamanaşımı TCK 66/1-e uyarınca 8 yıldır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/13608, K. 2024/4383, T. 21.05.2024); kesen işlemlerle en fazla 12 yıla uzar. Süre, kesintisiz suç olduğu için maddeye el konulduğu veya hâkimiyetin sona erdiği andan itibaren işlemeye başlar. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Okul çevresi artırımı (191/10) gibi nitelikli hâller zamanaşımı hesabında ayrıca gözetilir.

Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz. Davaya kullanma suçlarında görevli asliye ceza mahkemesi bakar; yetkili mahkeme kural olarak maddenin ele geçirildiği yer mahkemesidir.

Uyuşturucu Kullanma Suçunda Müsadere

Ele geçirilen uyuşturucu madde TCK 54/4 uyarınca her durumda müsadere edilir. Araç, telefon veya para gibi eşyalar ise ancak suçta kullanıldıkları veya suça tahsis edildikleri ispatlanırsa ve müsadere ölçüsüz değilse müsadere edilebilir. Kullanma suçunda bu şartlar çoğu zaman oluşmaz; ayrıntılar için uyuşturucu davasında müsadere makalemize bakabilirsiniz.

Ceza Nasıl Belirlenir, Sık Görülen Bozma Nedenleri Nelerdir?

TCK 61’e göre önce maddenin türü ve miktarı, eylem sayısı ve işleniş biçimi gözetilerek temel ceza belirlenir; ardından 191/10 artırımı, varsa teşebbüs ve etkin pişmanlık indirimi, en son takdiri indirim uygulanır. Yargıtay kararlarında en sık görülen bozma nedenleri şunlardır:

  • Erteleme kararı verilmeden açılan davada durma kararı yerine mahkûmiyet kurulması.
  • Erteleme kararı usulüne uygun tebliğ edilip kesinleşmeden ihlal kabul edilmesi.
  • Erteleme kararından önceki eylemler için ayrı ayrı ceza verilmesi veya zincirleme suç uygulanması.
  • İhlal üzerine açılan dava beraatle sonuçlandığı hâlde sonraki eylemde 191/6 uyarınca doğrudan dava açılması.
  • Kullanma dışında bir amaç ispatlanmadan ticaretten hüküm kurulması.
  • Ticaret davası kullanmaya dönüştüğünde 191/8 yerine CMK 231 şartlarının aranması.
  • CMK 75 kararı araştırılmadan tahlil sonucuna dayanılması.
  • Konut, araç veya şantiye gibi umuma açık olmayan yerlerde 191/10 artırımı yapılması.
  • Soruşturma başlamadan yapılan kendiliğinden beyanda 192/4’ün tartışılmaması.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu kullanmanın cezası nedir?

TCK 191 uyarınca uyuşturucu kullanma, kullanmak için satın alma, kabul etme veya bulundurmanın cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir; ancak ilk soruşturmada savcı beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını ertelemek zorunda olduğundan, kişi bu süreyi ihlal etmezse hiç dava açılmaz.

İlk defa uyuşturucudan yakalanan kişi hapse girer mi?

Hayır; ilk yakalanmada dava açılmaz, beş yıllık erteleme kararıyla birlikte en az bir yıl denetimli serbestlik ve gerekirse tedavi uygulanır, süre ihlalsiz geçerse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Uyuşturucu kullanma suçu sicile işler mi?

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve süre sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı mahkûmiyet olmadığı için adli sicil kaydına işlenmez; özel sisteme kaydedilir ve bu kayıt kamu görevine atanmada yapılan arşiv araştırmasında görülebilir.

Erteleme süresinde tekrar yakalanırsam ne olur?

Yeni yakalanma ayrı bir dava konusu yapılmaz, ihlal sayılır ve ilk eylem için kamu davası açılır; o dava açıldıktan sonra yeniden yakalanırsanız ikinci kez erteleme kararı verilmez ve doğrudan dava açılır.

Erteleme kararı bana tebliğ edilmeden yakalanırsam ihlal sayılır mı?

Hayır; erteleme kararı usulüne uygun tebliğ edilip kesinleşmeden önceki eylemlerin tamamı tek suç sayılır, ihlal ancak kesinleşmeden sonraki eylemle gerçekleşir.

Arkadaşlarla para toplayıp uyuşturucu almak ticaret midir?

Kural olarak değildir; birlikte kullanmak için ortak parayla alım yapan herkes kullanmak için bulundurma suçundan sorumludur, ancak başkası adına madde temin edip ona veren kişi ticaret suçundan yargılanabilir.

Uyuşturucu satın alırken teslim almadan yakalanırsam ne olur?

Satın alma tamamlanmadığı için eylem teşebbüs aşamasında kalır veya hazırlık hareketi sayılır; tamamlanmış suçtan ceza verilemez.

Polis zorla idrar testi yaptırabilir mi?

Vücuttan kan veya idrar örneği alınması CMK 75 uyarınca hâkim kararı, acele hâllerde ise savcı kararı ve yirmi dört saat içinde hâkim onayı gerektirir; bu karar olmadan alınan örneğin sonucu delil olarak kullanılamaz.

Uyuşturucu kullanma davası hangi mahkemede görülür?

Asliye ceza mahkemesinde görülür; yetkili mahkeme kural olarak maddenin ele geçirildiği yer mahkemesidir.

Uyuşturucu kullanma suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

Dava zamanaşımı 8 yıldır, kesen işlemlerle en fazla 12 yıla uzar; erteleme süresi boyunca zamanaşımı işlemez.

Ticaret davası kullanmaya dönerse HAGB verilir mi?

Evet; TCK 191/8 uyarınca HAGB kararı verilmesi zorunludur ve sabıka gibi CMK 231 şartları aranmaz, ancak aynı suçtan daha önce kesinleşmiş bir erteleme kararı varsa bu hüküm uygulanmaz.

Hastaneye gidip uyuşturucu kullandığımı söylersem ceza alır mıyım?

Hakkınızda soruşturma başlamadan resmi makamlara veya sağlık kuruluşuna başvurup tedavi isterseniz TCK 192/4 uyarınca cezaya hükmolunmaz ve sağlık personelinin sizi ihbar etme yükümlülüğü doğmaz.

Okul yakınında esrar içmenin cezası daha mı ağırdır?

Okul, yurt, hastane veya ibadethane sınırına mutad yürüme yoluyla 200 metreden yakın, umuma açık bir yerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır; konut, özel araç veya şantiye gibi yerlerde bu artırım uygulanmaz.

Uyuşturucu kullanma suçunda arabama el konulur mu?

Uyuşturucu maddenin kendisi her durumda müsadere edilir; araç ise ancak suça tahsis edildiği ispatlanırsa ve müsadere ölçüsüz değilse müsadere edilebilir, kullanma suçunda bu şartlar çoğu zaman oluşmaz.

Sonuç

Uyuşturucu kullanma suçu, Türk ceza hukukunda cezadan çok tedavi ve denetimi önceleyen özel bir rejime tabidir: ilk yakalanmada dava açılmaz, beş yıllık erteleme süresi ihlalsiz geçerse dosya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanır. Ancak bu güvence ancak süreç doğru işlediğinde anlam taşır. Erteleme kararının tebliği, ihlal sayılan eylemin tarihi, tahlilin hukuka uygunluğu ve en önemlisi dosyanın ticaret suçuna kaymaması, sonucu belirleyen konulardır. Uyuşturucu kullanma davası avukatı olarak dosyaları bu açılardan ele alıyoruz; ifade aşamasından itibaren kullanmak için uyuşturucu bulundurma soruşturmasında ceza avukatı desteği almak, sürecin baştan doğru kurulmasını sağlar.

Bu makale Av. Fatih Sefer tarafından hazırlanmıştır.

Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul