Vergi dairesi ihtiyati haciz işlemi, kamu alacağının ileride tahsil edilememesi tehlikesine karşı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 13. maddesinde sayılan yedi sebepten en az birinin gerçekleşmesi üzerine borçlunun mal, hak veya alacaklarının geçici olarak haczedilmesidir. İhtiyati haciz için vergi borcunun her durumda kesinleşmiş veya ödeme emrinin tebliğ edilmiş olması gerekmez. Bununla birlikte vergi dairesi, uyguladığı bendi, somut olayda bu bendin neden gerçekleştiğini, yetkili makam kararını ve korunan kamu alacağının tutarını ortaya koymalıdır. Salt yüksek tutarlı vergi borcu bulunması, tek başına ihtiyati haciz sebebi değildir.
İhtiyati haciz nedir, kesin hacizden farkı nedir?
İhtiyati haciz, alacağın güvence altına alınmasını hedefleyen koruyucu bir idari tedbirdir; verginin tarh edilmesi, tahakkuku veya tahsili yerine geçmez. Vergi dairesinin 6183 sayılı Kanun’a tabi amme alacaklarını tehlikeye karşı korumasını sağlar. Tahsil güvencesi amacı, idareye kanunda gösterilmemiş yeni bir haciz sebebi yaratma yetkisi vermez.
Kesin haciz ise kural olarak vadesinde ödenmeyen ve cebren tahsil aşamasına gelen kamu alacağının tahsiline yöneliktir. Olağan takipte ödeme emri ve takip koşulları önem taşırken, ihtiyati haciz için 13. maddede özel olarak sayılan sebepler belirleyicidir. Bu sebeple ihtiyati haczi sıradan bir ödeme emrinin devamı veya vergi borcunun kesinleştiğine ilişkin idari tespit olarak görmek yanlıştır.
| Özellik | İhtiyati haciz | Kesin haciz |
|---|---|---|
| Asıl işlev | Muhtemel tahsil güçlüğüne karşı koruma | Muaccel kamu alacağının cebren tahsili |
| Esas hukuki dayanak | 6183 sayılı Kanun m. 13 | 6183 sayılı Kanun m. 54, 55 ve 62 vd. |
| Aranan şart | 13. maddede sayılan somut sebeplerden biri | Cebren takip koşullarının gerçekleşmesi |
| Ödeme emri | Her olayda ön koşul değildir | Olağan takipte temel aşamadır |
| Hukuki sonuç | Mal ve haklar üzerinde geçici tasarruf kısıtlaması | Kanuni şartlarla satış ve tahsil sürecine ilerleme |
6183 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre ihtiyati haciz şartları nelerdir?
Kanunun 13. maddesi yedi ayrı ihtiyati haciz sebebi düzenler. Sebepler seçimliktir; hepsinin bir arada bulunması aranmaz. Ancak idare hangi sebebe dayanıyorsa o sebebin kendine özgü unsurlarını ispatlanabilir olaylarla açıklamalıdır. Bir bende ait koşullar, başka bir bendin varsayımlarıyla tamamlanamaz.
1. Teminat istenmesini gerektiren hallerin bulunması (m. 13/1)
6183 sayılı Kanun’un 9. maddesi, Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddesine göre vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren veya 359. maddesinde belirtilen fiillerle bağlantılı bir kamu alacağının salınması için gerekli işlemlere başlanması halinde, vergi incelemesine yetkili kişilerce yapılan ilk hesaplara göre teminat istenmesini öngörür. Türkiye’de ikametgâhı olmayan kamu borçlusunun durumu alacağın tahsilinin tehlikede olduğunu gösteriyorsa aynı maddenin ikinci fıkrası da teminat isteme dayanağıdır.
13/1 kapsamında teminatın fiilen istenmesi ve verilen sürenin dolması ihtiyati haciz için her durumda ön şart değildir. Çünkü 13/1, teminat istenmesini gerektiren halin varlığına; 13/4 ise istenmiş teminatın gösterilmemesi veya kefaletin kabul edilmemesine ilişkindir. Bu iki bent ayrı değerlendirilir. Vergi incelemesinde teminat isteme şartlarının oluşup oluşmadığı, vergi müfettişinin somut bulguları ve ilk hesaplamasıyla denetlenir.
Tahsilat Genel Tebliği Seri: A Sıra No: 1’in 2024 yılında değiştirilen açıklamasına göre 13/1 uygulanabilmesi için incelemeye yetkili görevlilerce ilk hesaplamaya dayalı bir tutarın belirlenmesi ve teminat alınmasının istenmesi gerekir. Ayrıca aşağıda incelenen bağlayıcı içtihat sebebiyle bu bent bakımından vergi incelemesinin tamamlanması kritik bir zaman sınırıdır.
2. Borçlunun belli ikametgâhının bulunmaması (m. 13/2)
Borçlunun belirli bir ikametgâhının bulunmaması bağımsız ihtiyati haciz sebebidir. Bununla birlikte yalnızca vergi dairesinin bir yazışmasına cevap alınamaması, adresin bilinmediğini kendiliğinden kanıtlamaz. Adres kayıtları, tebligat evrakı, yoklama ve fiili yerleşim bilgileri birlikte incelenmelidir. İdare, adrese ulaşılamamasını ve kanundaki şartla bağlantısını somutlaştırmalıdır.
3. Kaçma, mal kaçırma veya hileli yollara başvurma ihtimali (m. 13/3)
Borçlunun kaçmış olması ya da kaçması, mallarını kaçırması veya hileli yollara sapması ihtimalini gösteren nesnel emareler bulunması gerekir. Gerçekleşmiş bir mal kaçırma fiili aranmaz; fakat yalnızca soyut şüphe de yeterli değildir. Malvarlığının üçüncü kişilere olağan dışı şartlarla devri, gerçeğe aykırı işlemler veya fiili kaçış hazırlıkları gibi bulguların olayla ilişkisi kurulmalıdır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 26.04.2023 tarihli, E. 2022/1386, K. 2023/446 sayılı kararında vurgulandığı üzere riskin somut olarak ortaya konulması gerekir. İdare, işleme dayanak alınan verileri ve hangi kişiye ait riskin tespit edildiğini dosyada göstermek zorundadır. Büyük bir tarhiyatın varlığı veya mükellefin davaya başvurması, başlı başına mal kaçırma emaresi değildir.
4. İstenen teminatın veya kefaletin sağlanmaması (m. 13/4)
Usulüne uygun bir teminat istemi üzerine belirtilen sürede teminat ya da kefil gösterilmemesi; sunulan şahsi kefalet teklifinin veya kefilin kabul edilmemesi bu bendi gündeme getirir. Burada teminat isteminin muhatabı, tebliği, tanınan süre ve bildirilen tutarın hukuka uygunluğu da denetlenir. Kanundaki kabul edilebilir teminat türleri ile gösterilen teminatın gerçek değeri dikkate alınmadan sırf teminat verilmediği ileri sürülemez.
5. Mal bildirimine süresinde veya tam olarak uyulmaması (m. 13/5)
Mal bildirimine çağrılan borçlunun yasal süre içinde hiç bildirimde bulunmaması veya eksik bildirim yapması ihtiyati haciz sebebidir. Çağrının usulüne uygun yapılmış olması, sürenin başlangıcı, bildirimin içeriği ve eksikliğin ne olduğu belirlenmelidir. Bu bent, borçlu henüz mal bildirimine çağrılmamışken genel bir bilgi verme yükümlülüğü ihlali bulunduğu iddiasıyla uygulanamaz.
6. Para cezasını gerektiren fiil nedeniyle kamu davası açılması (m. 13/6)
Kanunun ifadesi, hüküm verilmiş olsun veya olmasın, para cezasını gerektiren fiil nedeniyle kamu davasının açılmış olmasını arar. Salt ihbar, şikâyet veya soruşturma başlatılması, kamu davası açılmasının yerine geçmez. İdare hem kamu davasının gerçekten açıldığını hem de korumaya aldığı kamu alacağı ile ilgili fiil arasındaki bağı göstermelidir.
7. İptale tabi tasarruflar ve mal devirleri (m. 13/7)
6183 sayılı Kanun’un 27, 29 ve 30. maddelerinde düzenlenen hükümsüz tasarruflara ilişkin koşullar nedeniyle tasarrufun iptali davası açıldığında, iptali istenen tasarrufun konusu olan mallara; bunlar elden çıkarılmışsa kanundaki kapsam içinde ilgili kişinin diğer mallarına ihtiyati haciz uygulanabilir. Bu bent, olağan ticari hayat içindeki her mal devrinin şüpheli kabul edilmesini sağlamaz. Tasarrufun niteliği, iptal sebebi ve mallarla bağlantısı ayrı ayrı gösterilmelidir. Tasarrufun iptali davasının ayrıntıları başka bir hukuki süreçtir.
Vergi incelemesi bittikten sonra ihtiyati haciz konulabilir mi?
13/1’e dayanılarak vergi incelemesi tamamlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra yeni ihtiyati haciz kararı alınamaz. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, 27.05.2022 tarihli E. 2021/6, K. 2022/2 sayılı kararıyla bu konudaki içtihat ayrılığını bağlayıcı biçimde gidermiştir. Karar 12.11.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Gelir İdaresi de 22.11.2022 tarihli Tahsilat İç Genelgesi ve 2024 tarihli Tahsilat Genel Tebliği değişikliğiyle uygulamayı bu doğrultuda açıklamıştır.
Bu sınırlama 13. maddenin tamamını kapsamaz. İnceleme sonrasında gerçekten mal kaçırma emareleri ortaya çıkarsa ve 13/3 koşulları somut olarak kanıtlanırsa sırf tarhiyat yapılmış olması ihtiyati haczi engellemez. İçtihatları Birleştirme Kurulu 13/3 yönünden ayrıca içtihat birleştirilmesine gerek olmadığına karar vermiştir; 13/1 için verdiği bağlayıcı sonucun 13/3’e genişletilmesi hukuken isabetli değildir.
Örnek: Bir şirket hakkında inceleme sürerken müfettiş ilk hesaplamaya dayalı vergi alacağını bildirir ve teminat alınmasını isterse, 13/1 çerçevesinde ihtiyati haciz koşulları değerlendirilebilir. Aynı şirket için inceleme raporu vergi dairesine intikal ettikten ve tarhiyat aşamasına geçildikten sonra yalnız bu eski hesaplamaya dayanılarak 13/1’den yeni ihtiyati haciz tesis edilemez. Buna karşılık, sonradan belirlenen somut ve olağan dışı mal devirleri 13/3 kapsamında ayrı bir değerlendirme gerektirebilir.
İhtiyati haciz kararını kim verir, vergi dairesi nasıl uygular?
6183 sayılı Kanun’un 13. maddesi, kararı alacaklı kamu idaresinin mahalli en büyük memurunun vereceğini düzenler. Vergi idaresi bakımından bu ifade tek başına valinin her işlemi imzalaması gerektiği anlamına gelmez. 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 798. maddesindeki atıf düzenlemesi nedeniyle ilgisine göre vergi dairesi başkanı veya başkanlığına, başkanlık bulunmayan yerlerde vergi dairesi müdürü veya müdürlüğüne yapılan yetki atıfları dikkate alınır. Danıştay 3. Dairesi 22.05.2024 tarihli E. 2023/3729, K. 2024/3285 sayılı kararında, vergi dairesi başkanlığınca alınmış bir ihtiyati haciz kararını sırf bu nedenle yetkisiz sayan yaklaşımı hukuka uygun bulmamıştır.
İşlemin dosyasında kararın hangi idari makam tarafından, hangi yetki ve hangi tarihte verildiği; hangi 13. madde bendine dayandığı; hangi kişi, dönem ve tutara ilişkin olduğu açıklanabilmelidir. Karar ile uygulama birbirinden ayrıdır: yetkili tahsil dairesi kanunda belirtilen usullerle haczi uygular. Banka hesaplarına haciz bildirisi gönderilmesi, araç veya taşınmaz kayıtlarına şerh konulması ve alacak-hakların haczi bu kapsamda gündeme gelebilir. Haciz varakası ve haciz usulü bakımından geçerli kayıt, belgelendirme ve tebligat kuralları göz ardı edilemez.
İhtiyati haciz, 6183 sayılı Kanun’un haczin uygulanış biçimine ilişkin hükümlerine gönderme yapar. Bu nedenle idare sadece ihtiyati haciz kararı çıkarmakla yetinip belirsiz malvarlığı üzerinde sınırsız bir kısıtlama oluşturamaz; haczedilen varlıklar ve güvence altına alınan tutar belirlenebilir olmalıdır. İhtiyati haciz, kendi başına kamu alacağının muaccel hale gelmesi veya derhal satış bedelinden tahsil edilmesi sonucunu doğurmaz.
Hangi mallar haczedilebilir ve haciz tutarı ne kadar olabilir?
İhtiyati haciz, borçlunun haczi mümkün taşınır ve taşınmaz malları, banka hesaplarındaki mevcut hak ve alacakları ile üçüncü kişiler nezdindeki haklarına yöneltilebilir. Bununla birlikte haczedilemezlik hükümleri, üçüncü kişilerin mülkiyet ve istihkak iddiaları ile korunan tutarın sınırları gözetilmelidir. Tapuya veya bankaya gönderilen bildirim, tek başına başka kişilerin bütün malvarlığını borçlunun malı haline getirmez.
6183 sayılı Kanun’un 13. maddesi haciz usulüne gönderme yaptığı için 62. maddedeki kamu alacağına yetecek miktar ve borçlu ile alacaklı menfaatlerinin mümkün olduğunca dengelenmesi ilkeleri de önemlidir. Değerleme, paraya çevrilebilirlik, daha önce alınan güvenceler ve kamu alacağının ferileri birlikte değerlendirilir. Danıştay 4. Dairesinin 19.09.2022 tarihli E. 2022/455, K. 2022/4796 sayılı kararı doğrudan kesin haciz uygulamasına ilişkindir; buna rağmen aynı haciz usulüne dayanan ölçülülük incelemesi bakımından yol gösterir. Kararda borcu ve ferilerini aşan haciz kısmının hukuka aykırılığı kabul edilmiştir.
Örneğin 2 milyon TL tutarındaki bir kamu alacağını güvence altına almak için 20 milyon TL değerindeki bir taşınmaz üzerine kısıtlama konulmuşsa, taşınmazın bölünemezliği, gerçek satış değeri, mevcut rehinler ve daha hafif araçlarla güvence sağlanıp sağlanamayacağı incelenmeden yalnız nominal değer kıyaslamasıyla sonuca gidilemez. Buna karşılık borcu fazlasıyla karşılayan ayrı ayrı mal ve hesaplar üzerinde neden aynı anda kısıtlama sürdürüldüğü açıklanamıyorsa, ölçüsüzlük iddiası güçlü bir hukuki denetim sebebidir.
Şirketin vergi borcu için müdürün veya ortağın malına ihtiyati haciz konulur mu?
Şirketin vergi borcu, şirket müdürü, yönetici veya ortağın şahsi malvarlığına otomatik ihtiyati haciz uygulanmasını haklı kılmaz. Önce işlemin gerçek muhatabı, ilgili kişinin kanuni sorumluluk temeli ve borçla bağlantısı belirlenmelidir. Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi ve 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi gibi hükümler, temsilci sorumluluğuna ilişkin ayrı şartlar içerir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 06.03.2024 tarihli E. 2023/1669, K. 2024/174 sayılı kararında, henüz tahakkuk etmemiş şirket vergileri için asıl kamu borçlusu olmayan kanuni temsilciye doğrudan ihtiyati haciz uygulanmasını hukuka uygun bulmayan müşterek heyet gerekçesini benimseyerek ısrar kararını bozmuştur. Bu karar, tüzel kişiliğin borcu ile temsilcinin kişisel sorumluluğunun özdeş sayılamayacağını gösterir. Temsil dönemi, somut fiil, tahsil sorumluluğunun doğumu ve seçilen haciz sebebi incelenmeden kişisel malvarlığına gidilmemelidir. Limited şirket ortağına ilişkin özel sorumluluk hükümleri de kanuni temsilcilik hükümleriyle karıştırılmamalıdır.
İhtiyati haciz ile ihtiyati tahakkuk aynı işlem midir?
Hayır. İhtiyati tahakkuk, 6183 sayılı Kanun’un 17–20. maddelerinde öngörülen şartlar altında belirli ve henüz tahakkuk etmemiş vergi ve ilgili alacakların derhal tahakkuk ettirilmesine ilişkin özel kurumdur. İhtiyati haciz ise malvarlığını korumaya yönelen tedbirdir. İhtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz uygulanabilir; fakat 13. maddedeki bütün ihtiyati haciz hallerinde ayrıca ihtiyati tahakkuk kararı bulunması gerekmez. İhtiyati tahakkukun şartları ve sonuçları, haciz kararından bağımsız olarak da hukuki denetime tabidir.
İhtiyati haciz nasıl kaldırılır ve ne kadar sürede dava açılır?
İhtiyati haciz kararına karşı, 6183 sayılı Kanun’un 15. maddesindeki 15 günlük özel süre içinde ilgili yargı merciine başvurulur. Süre kural olarak haczin uygulanmasını, kişinin yokluğunda yapılan hacizde ise haczin tebliğini izleyen günden itibaren hesaplanır. Bugün bu uyuşmazlıklarda görevli merci, vergi alacağına ilişkin işlemlerde vergi mahkemesidir. Madde metninde tarihsel olarak kalan “vergi itiraz komisyonu” ifadesi güncel yargısal görev düzenini değiştirmez. 15 günlük süre 1 Ocak 2018’den itibaren uygulanmaktadır; eski kaynaklarda geçen yedi günlük süre güncel değildir.
Dava açılması ihtiyati haczi kendiliğinden durdurmaz. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi çerçevesinde açık hukuka aykırılık ve telafisi güç veya imkânsız zarar şartları varsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Görevli mahkeme, tebliğ ve usul sorunları ile somut haciz sebebini, yetkiyi ve ölçülülüğü denetler. Dava konusu işlem iptal edildiğinde idare mahkeme kararının gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Dava süresi ve kanun yolu ayrıntıları vergi ihtiyati haciz davası konusunda ayrıca ele alınmaktadır.
Bunun yanında 6183 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca, 10. maddenin 5. bendindeki haczedilen mallar dışında kanunda kabul edilen uygun teminat gösterilirse ihtiyati haciz, haczi koyan merci tarafından kaldırılır. Kanunun 14. maddesi ise belirli güvenceler ve taahhüt karşılığında ihtiyaten haczolunan malların ilgiliye bırakılmasını düzenler; bu durum haczin tamamen kaldırılması ile aynı değildir. Teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılması süreci, dava yolundan ayrı veya onunla birlikte değerlendirilebilir.
Kamu alacağının ortadan kalkması, dayanak tarhiyatın mahkeme kararıyla terkin edilmesi veya haczin gerekçesini oluşturan riskin artık bulunmaması da işlemin sürdürülmesinin hukuka uygun olup olmadığını yeniden değerlendirmeyi gerektirir. Bu nedenle yalnız ilk kararın değil, haczin devam ettirilmesinin de güncel durumu ve eldeki teminatlar dikkate alınmalıdır.
İhtiyati hacze karşı hangi belgeler belirleyicidir?
Hukuka uygunluk incelemesi soyut itirazlarla değil, işlem dosyasının kronolojisiyle yapılır. Öncelikle ihtiyati haciz kararı ve dayandığı 13. madde bendi; inceleme talep yazısı, ilk hesaplar, teminat istemi, tebliğ belgeleri, mal bildirim çağrısı, adres kayıtları, banka ve tapu kayıtları, şirketin temsil yetkisini gösteren sicil belgeleri, önceki hacizler ve mahkeme kararları temin edilmelidir. İdarenin ileri sürdüğü mal kaçırma ihtimali bakımından devirlerin tarihleri, gerçek bedelleri ve işlem tarafları incelenir.
Olay dosyasında aşağıdaki sırayla değerlendirme yapılması, uyuşmazlığın çekirdeğini ortaya çıkarır:
- Sebep: 13. maddenin hangi bendi uygulanmıştır ve o bendin somut kanıtı nedir?
- Zaman: İnceleme, ilk hesap, raporun vergi dairesine intikali, tarhiyat, karar ve haczin uygulanma tarihleri nelerdir?
- Muhatap ve yetki: Haciz doğru borçlu hakkında ve yetkili idari makam kararıyla mı yapılmıştır?
- Kapsam: Kısıtlanan varlıklar kamu alacağı ile orantılı mıdır; mevcut teminat ve diğer hacizler hesaba katılmış mıdır?
- Başvuru: On beş günlük özel süre hangi tarihte başlamıştır; yürütmenin durdurulması veya teminatla kaldırma talebi gerekli midir?
Sık sorulan sorular
Vergi borcu kesinleşmeden banka hesabına ihtiyati haciz konulabilir mi?
Evet. 6183 sayılı Kanun’un 13. maddesinde belirtilen somut sebeplerden biri varsa kesinleşme ve ödeme emri her olay için ön koşul değildir. Ancak işlem, gerçek kamu alacağıyla ilişkilendirilmeli ve ihtiyati haczin yasal sebebi bulunmalıdır.
Vergi incelemesi tamamlanınca ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar mı?
Hayır. Danıştay’ın bağlayıcı kararı, inceleme sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra 13/1’e göre yeni ihtiyati haciz tesis edilememesi hakkındadır. Önceden uygulanmış bir haczin devamı veya başka bentlere dayalı işlemler kendi hukuki sebeplerine göre ayrıca değerlendirilir.
Yalnızca şirket borcu nedeniyle şahsi banka hesabım haczedilebilir mi?
Şirket borcunun varlığı tek başına yeterli değildir. Kişisel sorumluluğun hukuki dayanağı, temsil ya da ortaklık dönemi, kamu borcunun niteliği ve ihtiyati haczin muhatap bakımından şartları araştırılmalıdır.
İhtiyati haciz davası açmak banka blokajını kaldırır mı?
Tek başına kaldırmaz. Mahkemenin yürütmenin durdurulması veya iptal kararı vermesi ya da kanunun öngördüğü şartlarla idarece haczin kaldırılması gerekir.
Sonuç
Vergi dairesi ihtiyati haciz işleminde belirleyici soru, borcun yüksekliği değil, 6183 sayılı Kanun’un 13. maddesindeki hangi sebebin ne zaman ve hangi somut delille gerçekleştiğidir. İnceleme aşamasına özgü 13/1 gerekçesi, tarhiyat sonrasında diğer bentlerin yerine kullanılamaz. Borçlunun mal kaçırma riski somutlaştırılmalı; yetki, muhatap, güvence tutarı ve haczin kapsamı ayrıca hukuka uygun olmalıdır. Süre kısa olduğu için haczin uygulanma veya tebliğ tarihi ile işlem dosyasındaki belgelerin birlikte incelenmesi önem taşır. Somut uyuşmazlıklarda vergi hukuku kapsamında hukuki danışmanlık ve dava takibi için belgelerin olay özelinde değerlendirilmesi gerekir.
Kaynakça
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, özellikle m. 1, 3–5, 8–10, 13–20, 27, 29, 30, 54–55, 62 ve 79.
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, özellikle m. 10, 344 ve 359; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 7, 8, 27 ve 28; 2576 sayılı Kanun, m. 6; 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, m. 798/c.
- Gelir İdaresi Başkanlığı, Tahsilat Genel Tebliği Seri: A Sıra No: 1, 01.10.2024 tarihli işlenmiş metin, Birinci Kısım, İkinci Bölüm, II. İhtiyati Haciz.
- Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, 27.05.2022, E. 2021/6, K. 2022/2 (12.11.2022 tarihli, 32011 sayılı Resmî Gazete).
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 26.04.2023, E. 2022/1386, K. 2023/446; 06.03.2024, E. 2023/1669, K. 2024/174.
- Danıştay 3. Dairesi, 22.05.2024, E. 2023/3729, K. 2024/3285; Danıştay 4. Dairesi, 19.09.2022, E. 2022/455, K. 2022/4796 (kesin hacizde ölçülülük).
Yazar: Av. Fatih SEFER