Kamu ödemelerinde vergi borcu kesintisi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22/A maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Tahsilat Genel Tebliği uyarınca, kamu kurumunun hak sahibine ödeyeceği tutardan belirlenen kapsamda vadesi geçmiş amme borcunu keserek ilgili tahsil dairesine aktarmasıdır. İhale hakedişi, mal veya hizmet bedeli ve nakdî teşvik ya da destek ödemesi belirlenen şartları karşılıyorsa, borçlunun ayrıca mahsup talimatı vermesi aranmaz. Buna karşılık her kamu ödemesi veya her borç için otomatik kesinti yapılamaz: ödeme türü, tutarı, borcun niteliği, yasal korumalar ve uygulanabilir istisnalar birlikte incelenmelidir.
Bu incelemenin konusu, vergi borcunun kamu ödemesinden nasıl kesileceği, hangi alacağa öncelik verileceği, ne zaman ödenmiş sayılacağı ve hatalı kesintiye nasıl karşı çıkılacağıdır. Belgenin başvuru ve geçerlilik koşulları ayrı bir inceleme olan 22/A kapsamında borcu yoktur yazısı başlığında ayrıntılandırılmıştır.
1. Kamu ödemesinden vergi borcu kesintisinin kanuni dayanağı nedir?
6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi, Hazine ve Maliye Bakanına belirli ödeme ve işlemlerde vadesi geçmiş borcu gösterir belge aratma; istihkak sahiplerinin kamu borçlarını yapılacak ödemeden kestirip tahsil dairesine aktartma; kapsam, tutar, istisna ve uygulama usullerini düzenleme yetkisi verir. Yetkinin somut kullanım alanı, 30 Haziran 2007 tarihli Tahsilat Genel Tebliği (Seri: A, Sıra No: 1)’in Birinci Kısım, İkinci Bölüm, V numaralı bölümüdür.
Kanun hükmü ile Tebliğ birlikte okunmalıdır. Kanunda bir ödemenin sayılması, her koşulda ve tutardan bağımsız kesinti anlamına gelmez; Tebliğ de kanunun tanımadığı yeni bir ödeme kategorisi yaratamaz. Öte yandan Tebliğ’in aradığı şartlar yerine gelmişse kesinti, yüklenicinin veya teşvik yararlanıcısının rızasına bağlı değildir. 6183 sayılı Kanun’un kapsamına giren amme alacakları ile 22/A bakımından fiilen sorgulanan borçların kapsamı aynı kavram değildir; ikinci kapsam ayrıca belirlenmektedir.
2. Hangi kamu ödemeleri kesinti kapsamındadır?
| Ödeme grubu | Uygulama alanı | Temel kontrol |
|---|---|---|
| 5018 sayılı Kanuna tabi idarelerin ödemeleri | Tebliğ’de sayılan ödeme türleri; 1 Ekim 2024’ten itibaren ayrıca mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirlerine dayanan ödemeler | Ödeme türü, 5.000 TL’yi aşma şartı ve istisna |
| İhale ve sözleşme hakedişleri | 4734 sayılı Kanun kapsamındaki kurumların mal, hizmet ve yapım işi ödemeleri; Tebliğ’in kapsama aldığı diğer kamu tüzel kişilerinin bu nitelikteki ödemeleri | Hak sahibinin ödeme öncesindeki borç belgesi |
| Nakdî devlet yardımı, teşvik ve destek | Kanun ve diğer mevzuat uyarınca para olarak ödenen destekler | Ödemenin gerçekten nakdî olması ve istisna kapsamında bulunmaması |
İhale hakedişleri, avanslar ve hizmet bedelleri
4734 sayılı Kanun kapsamındaki bir idarenin yükleniciye yapacağı mal alımı, hizmet alımı veya yapım işi ödemesinde 22/A denetimi yapılır. Tebliğ, ilgili kurumlar bakımından istisna kapsamındaki alımları da içerebilen bir uygulama öngörür. Yapım işleriyle sınırlı özel banka ve iştirak düzenlemeleri bulunduğundan bir kuruluşun tüm ödemelerinin sırf kamu payı taşıdığı için kapsama girdiği kabul edilmemelidir. Her somut durumda ödeyen kuruluşun hukuki statüsü ve ödemenin niteliği saptanır.
İhale hukukunda sözleşme imzalanmadan önce aranan kesinleşmiş vergi borcu bulunmama şartı ile 22/A uyarınca hakedişten vadesi geçmiş borç kesilmesi iki ayrı denetimdir. İhale tarihindeki yeterlik durumu, ödeme günündeki 22/A belgesinin yerine geçmez; ödeme günündeki kesinti de her durumda geçmişteki ihale yeterlik eksikliğini geriye dönük olarak gidermez.
Nakdî teşvik ve destek ödemeleri
Kanun veya ilgili mevzuat gereğince para olarak verilen devlet yardımı, teşvik ve desteklerde, ödemeyi yapan kurumun hak sahibinin 22/A kapsamındaki durumunu kontrol etmesi gerekir. Ödemenin bankadan yapılması yükümlülüğü ortadan kaldırmaz: kontrol, paranın yararlanıcıya ödenmesi amacıyla bankaya gönderilmesinden önce yapılır. Vergi indirimi, istisna, aynî mal teslimi ve nakdî ödeme birbirine karıştırılmamalıdır. 22/A’nın bu başlıktaki kesinti usulü, yalnız para ödemesi olarak düzenlenen desteklere uygulanır.
6183 sayılı Kanun’un 105. maddesindeki tabii afetlere maruz kalanlara yapılan devlet yardımı, teşvik ve destek ödemeleri ile Tebliğ’de tek tek istisna tutulan bazı ödemeler bakımından belge zorunluluğu aranmaz. Bir programın adında “destek” sözcüğünün bulunması, kanuni korumayı veya istisnayı ortadan kaldırmaz.
Mahkeme kararı ve icra emri nedeniyle yapılan ödemeler
7524 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle 6183 sayılı Kanun’un 22/A/1 hükmü 2024 yılında değiştirilmiş, 5018 kapsamındaki idarelerin mahkeme kararları ile icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapacakları ödemeler açıkça kanun metnine alınmıştır. 5 Eylül 2024 tarihli ve 32653 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Seri: A, Sıra No: 17 Tebliği, 1 Ekim 2024 tarihinden itibaren 5.000 TL’nin üzerindeki bu ödemeler için belge arama yükümlülüğünü düzenlemiştir. Ödemenin yargı kararına dayanması artık tek başına 22/A kontrolünden muafiyet gerekçesi değildir; ancak haczedilemeyen ödemeler gibi yasal korumalar ayrıca geçerlidir.
Dönem ayrımı önemlidir: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16 Şubat 2022 tarihli, E.2021/1295, K.2022/470 sayılı kararı, 2017 tarihli Tebliğ’de mahkeme ilamları veya icra emirlerini kapsama alan düzenlemenin kanuni yetkiyi aştığı gerekçesiyle iptalini onamıştır. 2024’te bizzat kanun değiştirilmiş ve sonrasında yeni Tebliğ yayımlanmıştır. Dolayısıyla 2022 kararından hareketle 1 Ekim 2024 sonrası bütün mahkeme ve icra ödemelerinin kapsam dışında olduğu söylenemez; aynı şekilde yeni kural da geçmiş dönem ödemelerine kendiliğinden uygulanamaz.
3. Kesinti için hangi tutar ve borç şartları aranır?
22 Ekim 2026 itibarıyla incelenen Seri: A, Sıra No: 1 Tebliği düzenlemesine göre iki ayrı 5.000 TL eşiği bulunmaktadır. İlki, Tebliğ’de belirtilen ödeme kategorilerinde 5.000 TL’nin üzerindeki ödeme için belge aranmasına ilişkindir. İkincisi, belge kontrolünde Bakanlığa bağlı tahsil dairelerince takip edilen, vadesi geçmiş kamu alacaklarının toplam 5.000 TL’yi aşması hâlinde 22/A borcu bulunduğunun kabul edilmesidir. Ödeme tutarı ile borç toplamı farklı değişkenlerdir. Tam 5.000 TL, “üzerinde” veya “aşan” şartını karşılamaz.
13 Ağustos 2024 tarihli ve 32631 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Seri: A, Sıra No: 16 Tebliği ile, 22/A bakımından borç türü Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen tüm amme alacakları olarak belirlenmiştir. Bu nedenle kapsam yalnız gelir vergisi, KDV veya kurumlar vergisinden ibaret değildir; tahsil dairesi ve borcun 22/A bakımından niteliği belirleyicidir. Belediye alacağı veya SGK prim borcu gibi her kamu borcu sırf kamu alacağı olduğu için bu sorguya kendiliğinden eklenmez; başka mevzuata dayanan ayrı kesinti veya mahsup yükümlülükleri saklıdır.
Tahsil dairesi borçları ve tutarlarını belge üzerinde gösterir. Borçların toplamı eşiği aşmıyorsa 22/A bakımından ödeme yapılmasına engel borç bulunmadığı kabul edilir. Kesintinin matrahı da keyfî biçimde belirlenemez: belgede belirtilen vadesi geçmiş borç tutarı aşılmaksızın, ödenebilir hakedişten veya destekten kesinti yapılabilir.
Taksitlendirilmiş, yargılamaya konu veya takibi durmuş borçlar
6183 sayılı Kanun’un 48. maddesine göre usulüne uygun tecil edilmiş borç, tecil şartlarına uygun ödendiği müddetçe Tebliğ gereğince vadesi geçmiş borç sayılmaz; tecile ilişkin özel belge açıklamaları ayrıca uygulanır. Yalnızca tecil başvurusu yapmış olmak aynı sonucu doğurmaz. Yargı mercilerinin takibi durdurduğu veya takibin kanunen durması gereken borçlar bakımından da borç belgede gösterilebilmekle birlikte, ödeme veya işlemin yapılmasına muvafakat edildiği belirtilen belge düzenlenebilir.
Bu ayrım için borcun hangi işlemden doğduğu, vadesi, erteleme/tecil kararı, dava dosyasındaki yürütmenin durdurulması kararı ve vergi dairesinin güncel kaydı birlikte değerlendirilir. Bir borcun yalnızca dava edilmiş olması, her durumda tahsilin durduğu anlamına gelmez.
4. Kesinti fiilen nasıl hesaplanır ve nereye aktarılır?
- Ödeme türü belirlenir. Kurum, ödemesinin 5018, 4734 veya nakdî teşvik ve destek kategorilerinden hangisine girdiğini ve ilgili istisnaları tespit eder.
- Güncel borç belgesi kontrol edilir. Tebliğ’e göre belge düzenlendiği tarihten başlayarak 15 gün geçerlidir. Elektronik ortamda kurumca temin edilip doğrulanabilen belge için hak sahibinden ayrıca kâğıt örnek istenmesi gerekmez.
- Ödeme ve borç eşikleri uygulanır. 5.000 TL’yi aşan kapsamdaki ödeme ve toplam 5.000 TL’yi aşan ilgili vadesi geçmiş borç şartları ayrı ayrı incelenir.
- Kesinti yapılır. Hak sahibinin ayrıca talimat vermesi aranmadan, belge kapsamındaki borç kadar ve ödenecek uygun tutarı aşmayacak şekilde kesinti yapılır. Hukuken haczedilemeyen veya özel öncelik gerektiren kalemler dışarıda bırakılır.
- Tutar aktarılır ve borca işlenir. Kurum, kesilen tutarı ilgili tahsil dairesine aktarır. Birden çok tahsil dairesi söz konusuysa Tebliğ’deki en yüksek borç bildiren daireye aktarım ve daireler arası dağıtım hükümleri uygulanır; kalanın hak sahibine ödenmesi ve borç kayıtlarının güncellenmesi izlenir.
Örnek: Bir yüklenicinin 2026 yılında belediyeden 120.000 TL tutarında ödenebilir hakedişi, 22/A belgesinde ise toplam 18.000 TL tutarında vadesi geçmiş ve kesintiye elverişli borcu bulunsun. Başka haciz, korunmuş ücret kalemi veya özel kesinti yoksa belediye 18.000 TL’yi vergi dairesine aktarmak üzere keser; 102.000 TL yükleniciye öder. Aynı hakediş için kapsamdaki toplam borç 4.800 TL olsaydı sırf 22/A’nın 5.000 TL’yi aşan borç şartına dayanılarak kesinti yapılamazdı. Örnek, yalnız 22/A hesabını gösterir; vergi tevkifatı, damga vergisi, KDV tevkifatı veya sözleşmesel kesintileri içermez.
5. Birden fazla kamu borcu, haciz veya alacak temliki varsa öncelik kimin?
Birden çok vergi dairesi ve diğer kamu idaresi alacakları
Tebliğ’e göre Maliye Bakanlığına bağlı birden fazla tahsil dairesine borç bulunduğunda kesinti en yüksek borcu bildiren tahsil dairesine aktarılır; bu daire tutarın ilgili borçlara mahsubunu sağlar. Kesinti, dairelere olan toplam borcun tamamını karşılamıyorsa daireler arasında garameten, yani oransal dağıtım yapılır. Diğer kamu idarelerinin alacakları için de aynı ödemeden zorunlu kesinti bulunması hâlinde, 22/A’daki özel garameten taksim kuralı uygulanır. Bu mekanizma, borçlunun malvarlığındaki tasarruflara ilişkin hükümsüzlük rejimiyle aynı şey değildir.
Haciz ve temlik ile işçi ücretleri
22/A maddesi, işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, kapsam dâhilindeki ödeme alacağının devri, temliki ve el değiştirmesinin kamu borcunu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan miktar üzerinde sonuç doğuracağını belirtir. Dolayısıyla yüklenicinin hakedişini bankaya veya üçüncü kişiye temlik etmesi, kanuni kamu kesintisini kendiliğinden bertaraf etmez. Bununla birlikte hangi alacağın temlik edildiği, hangi tarihte muaccel hâle geldiği ve korunan işçi ücreti olup olmadığı önemlidir.
Tebliğ ayrıca 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu veya 6183 sayılı Kanun gereğince ödeme alacağına haciz uygulanmışsa, hacze konu tutar çıkarıldıktan sonra kalan kısmın 22/A kesintisine esas alınacağını açıklar. Kanundaki garameten dağıtım ve işçi ücreti istisnası ile bu haciz açıklaması birlikte uygulanmalıdır; tüm hacizler üzerinde vergi borcunun otomatik olarak ilk sıraya geçtiği şeklindeki genelleme yanlıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 6 Mayıs 2026 tarihli E.2025/3879, K.2026/2828 sayılı kararında, hastane alacağının temliki ve buna karşı vergi/SGK borcu mahsubuyla ilgili uyuşmazlıkta, temlik alacağının muaccel olduğu tarih ve ilgili kamu borcunun doğduğu tarih araştırılmadan karar verilmesi eksik inceleme kabul edilmiştir. Karar, 22/A’nın varlığının temlik edilen alacakların hukuki niteliği ve tarihini araştırma zorunluluğunu kaldırmadığını gösterir; bütün temliklerin geçersiz olduğuna hükmetmez.
6. Hakedişten kesilen vergi borcu ne zaman ödenmiş sayılır?
Kesinti tarihi ile vergi dairesine aktarım tarihi her durumda aynı değildir. Tahsilat Genel Tebliği’ne göre kesintiyi yapan genel bütçeli idare ise muhasebe işlem fişinin düzenlendiği tarih; genel bütçe dışındaki idare ise kesilen tutarın tahsil dairesi hesabına aktarıldığı tarih, ödeme tarihi olarak dikkate alınır. Gecikme zammının 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesine göre hesabında bu tarihler önem taşır.
Ancak kesinti yapan idarenin aktarmayı geciktirmesi nedeniyle yüklenicinin başka bir kamu ihalesinden dışlanmasının değerlendirilmesi ayrıca ele alınır. Danıştay 13. Dairesinin 19 Ocak 2022 tarihli E.2017/1110, K.2022/121 sayılı kararında belediye, hakedişten 7 Eylül 2016 tarihinde vergi borcu kesmiş fakat 26 Eylül’de vergi dairesine aktarmıştır. Başka bir ihale 21 Eylül’de gerçekleşmiştir. Danıştay, kesintinin aktarımını kontrol edemeyen isteklinin kesilmiş borç yüzünden ihale dışında bırakılamayacağını kabul ederek işlemi iptal etmiştir.
Buradaki iki kuralın uygulama alanı ayrıdır: Tebliğ’deki kayıt ve gecikme zammı hesabında ödeme tarihinin belirlenmesi bir konudur; başka ihalede 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre istekliye borç yüklenip yüklenemeyeceği başka konudur. Bu nedenle, salt kesinti bordrosu görülerek vergi dairesi hesabındaki borcun her durumda o gün sona erdiği varsayılmamalı; buna karşılık kamu kurumunun aktarım kusuru yükleniciye otomatik olarak ihale yaptırımı şeklinde yansıtılmamalıdır. Bu gibi dosyalarda kesinti talimatı, muhasebe işlem fişi, tahsil dairesi kayıtları ve ihale tarihli borç yazısı birlikte belirleyicidir.
7. Hangi ödemeler için belge aranmaması veya kesinti yapılmaması gerekir?
Tahsilat Genel Tebliği’nin ilgili istisnaları arasında eğitim ve öğretim bursları, 6183 sayılı Kanun’un 70. maddesi gereğince haczedilemeyen ödemeler, Kanun’un 105. maddesinde belirtilen tabii afetlere maruz kalanlara yapılan yardımlar, belirli mahallî idare proje destekleri, su alımları ile ihale usulü dışında gerçekleşen bazı haberleşme ve enerji giderleri yer alır. İstisnalar somut ödeme türüyle eşleştirilmelidir: bir kurumun istisna edilen başka harcaması bulunması, yükleniciye yaptığı tüm ödemelerin istisna olduğu anlamına gelmez.
İşçi ücretine özgü koruma da göz ardı edilemez. Ücret alacağı ile yüklenicinin ticari hakediş alacağı ayrılmalı; işçiye ait korunmuş tutar şirketin genel kamu borcuna mahsuben yok edilmemelidir. Aynı şekilde sözleşmesel ceza, stopaj veya kurumun kendi alacağı adı altında yapılan her indirim 22/A kesintisi sayılmaz; her bir kesintinin ayrı hukuki dayanağı ve belge izi bulunmalıdır.
8. Kesinti yapan kamu kurumunun sorumluluğu ve idari para cezası
6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi, zorunluluk bulunduğu hâlde belge aramadan ödeme yapan veya işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara idari para cezası öngörür. Maddede yer alan 4.000 TL kanuni temel tutardır; işlem yılında uygulanacak ceza, ilgili yeniden değerleme esasları ve o yıl için yayımlanan tutar doğrulanarak belirlenir. Bu sebeple 4.000 TL güncel 2026 cezası olarak alınamaz. Ceza, görevli tahsil dairesince verilir; kuruma tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir ve tebliği izleyen günden başlayan 30 gün içinde idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir.
Belge arama ve kesip aktarma yükümlülükleri birbirinden ayrılır. 6183 sayılı Kanun’un 22. maddesi, kanunen amme alacağını keserek tahsil dairesine ödeme görevi bulunanların bu görevi yerine getirmemesi hâlinde ödenmeyen tutarın kendilerinden 6183 hükümlerine göre tahsilini düzenler. Kesinti yükümlüsünün kamu borcundan sorumluluğu, 22/A belgesini aramama nedeniyle verilen idari para cezasıyla aynı yaptırım değildir. Ayrıca şirketin kendi kamu borcu için kanuni temsilcinin şahsi sorumluluğu da bu iki rejimden ayrıdır.
9. Yanlış veya fazla vergi borcu kesintisine karşı ne yapılır?
İlk adım, kesintinin hukuki ve sayısal temelini belgelendirmektir. Hak sahibi ilgili kamu kurumundan hakediş veya ödeme emri dökümünü, 22/A borç durum belgesini, kesinti hesabını, muhasebe işlem fişini ve tahsil dairesine aktarım belgesini istemelidir. Vergi dairesinden de borçların türü, vadesi, mahsup ve tahsil tarihleriyle hangi borca ne kadar ödeme işlendiği yazılı olarak alınmalıdır.
Kesinti aşağıdaki sebeplerden biriyle denetlenir:
- Ödeme Tebliğ kapsamına girmiyor veya istisna edilen bir ödeme türüne ait.
- İlgili toplam vadesi geçmiş borç 5.000 TL’yi aşmıyor; borç tecil şartlarına uygun ödeniyor veya takibi durdurulmuş.
- Kesinti, belgede gösterilen borcu ya da haciz ve ücret korumaları dikkate alındıktan sonraki ödenebilir tutarı aşıyor.
- Borç başka bir idarece zaten tahsil edilmiş; aktarım gecikmesi nedeniyle mükerrer veya yanlış tarihli borç kaydı ortaya çıkmış.
- Temlik, haciz, garameten taksim veya tahsil daireleri arasındaki dağıtım kuralları yanlış uygulanmış.
Borç kaydı yanlışsa öncelikle tahsil dairesinden düzeltme ve mahsup kaydının açıklanması talep edilir; yersiz tahsil edilen tutar için somut alacağın rejimine uygun iade yolu değerlendirilir. Uyuşmazlık bir vergi tarhiyatı veya ödeme emri kaynaklıysa bu işlemlere ilişkin özel dava yolları ve süreler saklıdır. Ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek itiraz sebepleri ve 15 günlük özel süre ödeme emrinin iptali davası konusudur.
Ödemeyi yapan idarenin hukuka aykırı bir kesintisi, bir vergi dairesi mahsup kaydı, teşvikin reddi veya sözleşmeye dayalı alacağın ödenmemesi aynı dava türüne tabi değildir. İşlemi yapan merci, işlemin kamu gücü niteliği ve talep edilen giderim birlikte değerlendirilerek görevli yargı yeri belirlenir. İdari işlem ve vergi yargılamasına ilişkin genel süreler için 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi esas alınır; 22/A cezasına tanınmış özel 30 günlük süreyi tüm hakediş uyuşmazlıklarına aynen uygulamak hatalıdır. Başvuru ve dava stratejisinin ayrıntıları vergi uyuşmazlıklarının idari ve yargısal çözümü başlığında ele alınmaktadır.
10. Uygulamada özellikle hangi belgeler saklanmalıdır?
Bir ihtilafın sonucunu çoğu zaman kesintinin yapıldığını söyleyen yazı değil, tarihlendirilebilen kayıt zinciri belirler. İhale sözleşmesi ve hakediş onayı, 22/A borç belgesinin düzenlenme ve sorgulanma tarihi, tahakkuk eden ödeme miktarı, muhasebe işlem fişi, kesinti yazısı, banka veya tahsil dairesi aktarım dekontu, borca mahsup kaydı ve varsa tecil/yürütmenin durdurulması kararı birlikte saklanmalıdır. Üçüncü kişiye temlik ya da haciz bulunuyorsa ilgili tebliğ tarihleri ve ücret alacaklarının dayanağı da dosyaya eklenmelidir.
Pratik sonuç: Kamu kurumunun yapması gereken, borç belgesi bulunmasını yalnızca şekli bir şart olarak görmek değil; ödeme türünü, istisnaları, gerçek borç tutarını, üçüncü kişilerin haklarını ve aktarım yükümlülüğünü bütüncül biçimde uygulamaktır. Hak sahibi bakımından ise kesintinin yalnız ne kadar yapıldığını değil, ne zaman ve hangi borca mahsup edildiğini kontrol etmek gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Kamu ihalesi hakedişinin tamamı vergi borcuna kesilebilir mi?
Hakedişin tamamı ancak kapsamdaki, vadesi geçmiş ve kesintiye elverişli borç ödenebilir tutarın tamamına eşit veya ondan fazla ise ve korunması gereken bir kalem bulunmuyorsa kesilebilir. Borç tutarı daha düşükse fazlası 22/A gerekçesiyle alıkonulamaz.
5.000 TL’nin altında vergi borcu için kesinti yapılır mı?
İncelenen Tebliğ’in 22/A uygulamasında kapsama giren vadesi geçmiş amme alacaklarının toplamı 5.000 TL’yi aşmıyorsa borç bulunmadığı kabul edilerek ödeme yapılır. Bu, başka bir hukuki sebebe dayalı haciz veya mahsup imkânının hiçbir zaman bulunmayacağı anlamına gelmez.
Vergi borcu olan şirket teşvikten mutlaka mahrum mu kalır?
Hayır. Kapsamdaki nakdî teşvik veya destekten, gerekli şartlar varsa vadesi geçmiş kamu borcu kesilip bakiye ödenebilir. Ancak teşvik programının kendi yararlanma koşulları ayrı olarak incelenir; 22/A kesintisi, o koşulları kendiliğinden kaldırmaz.
Şirket hakedişini bankaya temlik ederse vergi kesintisi önlenir mi?
Genel olarak hayır. 22/A, işçi ücretleri hariç devir ve temlikin kamu borcunu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan tutar üzerinde hüküm doğuracağını düzenler. Temlik alacağının kapsamı, tarihleri ve özel korumalar somut olayda ayrıca belirlenir.
Kamu kurumu kesinti yaptı fakat vergi dairesine göndermedi; borçlu ne yapmalı?
Hakediş kesinti belgesi ve aktarım kayıtları derhal karşılaştırılmalıdır. Genel bütçe dışındaki idarelerde Tebliğ’in aktarım tarihini ödeme tarihi kabul etmesi, ayrıca ihaleye katılma koşulları yönünden aktarım kusurunun yükleniciye yüklenip yüklenemeyeceği meselesini ortadan kaldırmaz. Danıştay 13. Dairesinin E.2017/1110 sayılı kararı bu ikinci ayrımı somutlaştırmaktadır.
Sonuç
6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi kapsamında kamu ödemelerinden kesinti, kamu alacağını tahsil etmeye yönelik kanuni bir mekanizmadır; belgesiz, borç miktarı araştırılmadan veya korunan alacaklar gözetilmeden yapılan genel bir bloke yetkisi değildir. İhale hakedişleri ve nakdî teşviklerde tutar eşikleri ile borç niteliği; mahkeme ve icra ödemelerinde 1 Ekim 2024 dönüm noktası; temlik ve hacizlerde işçi alacakları ile öncelik düzeni; tahsilin tamamlanmasında da muhasebe ve aktarım tarihleri incelenir. Kesintinin hukuka uygunluğu bu kayıtların birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir.
Bir kamu hakedişinin kesilmesi, teşvik ödemesinin azaltılması veya kesilen tutarın yanlış borca işlenmesi somut bir uyuşmazlığa dönüştüğünde, idari başvuru, vergi mahkemesi ve gerektiğinde adli yargı seçenekleri işlem türüne göre ayrılmalıdır. Konuya ilişkin hukuki süreçler hakkında Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosunun vergi hukuku çalışma alanı sayfasından bilgi edinilebilir.
Kaynakça ve mevzuat
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, özellikle m. 1–3, 8, 22, 22/A, 48, 51, 70, 105.
- Gelir İdaresi Başkanlığı, Tahsilat Genel Tebliği Seri: A, Sıra No: 1, 1 Ekim 2024 itibarıyla değişiklikleri işlenmiş metin, Birinci Kısım, İkinci Bölüm, V.
- 13 Ağustos 2024 tarihli ve 32631 sayılı Resmî Gazete, Tahsilat Genel Tebliği Seri: A, Sıra No: 16; 5 Eylül 2024 tarihli ve 32653 sayılı Resmî Gazete, Seri: A, Sıra No: 17 Tebliği.
- Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 16.02.2022, E.2021/1295, K.2022/470 (2017 Tebliği’ndeki mahkeme/icra ödeme hükmünün iptali).
- Danıştay 13. Daire, 19.01.2022, E.2017/1110, K.2022/121 (kesilen borcun başka ihale üzerindeki etkisi).
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 06.05.2026, E.2025/3879, K.2026/2828 (temlik edilmiş alacak ile kamu borcu tarihlerinin incelenmesi).
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2, 7–8; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, m. 10.
Av. Fatih SEFER