6183 İhalenin Feshi: Görevli Mahkeme ve 7 Günlük Süre

6183 sayılı Kanun’a göre vergi borcu için haczedilen taşınmazın ihalesinin feshi, kural olarak taşınmazın bulunduğu yer icra hukuk mahkemesinden şikâyet yoluyla ve ihale kararının ilgiliye usulüne uygun tebliğini izleyen yedi gün içinde istenir. Bu özel düzenleme 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un (AATUHK) 99. maddesindedir. Satış öncesindeki ayrılabilir idari işlemlere karşı başvuru, taşınır malların ihalesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) alacakları ise görevli merci yönünden ayrıca değerlendirilir. İhale tarihini, satış ilanının tebliğini ve ihale kararının tebliğini aynı işlem sayarak süre hesaplamak hukuki hak kaybına neden olur.

6183 sayılı Kanun’da ihalenin feshi ne anlama gelir?

6183 İhalenin feshi, kamu alacağını tahsil etmek amacıyla gerçekleştirilen cebrî satış ihalesinin, kanuna aykırılık nedeniyle yargı kararıyla ortadan kaldırılmasıdır. Kamu alacağının varlığı ve tahsil yetkisi tek başına, satışın her koşulda geçerli olduğu anlamına gelmez. İdare; satışı yetkili komisyonla yürütmek, taşınmaza değer biçmek, ilan ve tebligatı yapmak, artırma koşullarına uymak ve hak sahiplerinin korunmasına ilişkin kuralları gözetmek zorundadır.

6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları cebren tahsil edilebilir; ancak cebrî satış, kamu gücünün kullanılması kadar mülkiyet hakkına müdahale niteliği de taşır. Kanunun 99. maddesi bu nedenle taşınmazın ihale edilmesiyle ortaya çıkan mülkiyet uyuşmazlığını özel bir yargısal denetime bağlamıştır.

İhalenin feshi, ödeme emrinin iptali veya yalnızca haczin kaldırılması davası değildir. Şikâyetin konusu, yapılan satış ihalesinin hukuka uygunluğudur. Satışı hazırlayan işlemlerdeki eksiklikler fesih nedeni olarak ileri sürülebilse de ödeme emrine karşı dava, haczedilmezlik şikâyeti ve ihale öncesi idari işlem iptali birbirinin yerine kullanılamaz.

Görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?

Vergi dairesinin taşınmaz ihalesi: icra hukuk mahkemesi

6183 sayılı Kanun’un 99. maddesi, taşınmazın bulunduğu yer icra hukuk mahkemesini görevli ve yetkili kılar. Kanunda geçen “icra tetkik mercii” ifadesi günümüzde icra hukuk mahkemesini karşılar. Vergi dairesinin taşınmaz satması, ihalenin feshi istemini kendiliğinden vergi mahkemesinin görevine sokmaz. İhalenin feshi veya ihale sonucundaki tescilin düzeltilmesi için özel kuralın dışına çıkılarak başka mahkemede aynı istemle dava açılamaz.

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 22.12.2025 tarihli, E.2025/600, K.2025/759 sayılı kararında, vergi borçları nedeniyle 6183 hükümleri uyarınca satılan taşınmazların ihalesinin iptali istemi bakımından adli yargı görevli kabul edilmiştir. Bu karar, 99. maddedeki istisnai adli yargı görevinin güncel uygulamasını doğrular.

İhale öncesi satış kararı ve ilanı: ayrı dava konusu olabilir

Henüz ihale yapılmadan önce tesis edilen, ihaleden ayrılabilir nitelikteki satışa çıkarma kararı, kıymet takdirine ilişkin işlem veya satış ilanı, koşulları varsa idari yargıda iptal davasına konu edilebilir. Danıştay 13. Dairesinin 14.01.2025 tarihli, E.2023/3592, K.2025/192 sayılı kararında; ihale öncesinde açılmış, satış kararı ve ilanını hedef alan davada idari yargının görevli olduğu, uyuşmazlığın niteliğine göre İYUK m.20/A’daki ivedi yargılama rejiminin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bunun karşısında, ihale gerçekleştikten sonra talep esasen ihalenin feshi ise başvurunun yalnız “satış işleminin iptali” diye adlandırılması yargı yolunu değiştirmez. Danıştay 13. Dairesinin 29.05.2025 tarihli, E.2025/740, K.2025/2179 sayılı kararı, tamamlanmış 6183 taşınmaz ihalesine yöneltilen fesih istemini adli yargıya bırakmıştır. Belirleyici olan dilekçenin başlığı değil; hangi işlemin, hangi tarihte ve hangi hukuki sonuçla iptalinin istendiğidir.

Taşınır satışlarında ve SGK alacaklarında özel ayrım

6183 sayılı Kanun’un 99. maddesi lafzen taşınmaz ihalesini düzenler. Vergi dairesinin doğrudan yürüttüğü taşınır satışında aynı maddeye dayanarak icra hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna ulaşılamaz. Vergi alacağına ilişkin taşınır ihalesi uyuşmazlıklarında 2576 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde vergi mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin Yargıtay kararları bulunmaktadır. Buna karşılık, satış doğrudan icra müdürlüğünce yapıldığında işlemin niteliğine göre adli yargı görevli olabilir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 07.10.2013 tarihli, E.2013/982, K.2013/1408 sayılı kararı bu ikinci durumu, icra müdürlüğünce gerçekleştirilen taşınır satışı nedeniyle kabul etmiştir.

SGK prim ve diğer kurum alacaklarında ise 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi özel önem taşır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 27.12.2023 tarihli, E.2023/8878, K.2023/9384 sayılı kararında çoğunluk, SGK’nın 6183 kapsamında yaptığı taşınmaz ihalelerinin feshinde de 5510 m.88’deki iş mahkemesi görev hükmünün önceliğini benimsemiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir: karşı oy, 5510 m.88’in 6183 m.99’daki özel icra hukuk mahkemesi görevini kaldırmadığını savunmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 19.12.2025 tarihli, E.2025/2055, K.2025/2350 sayılı kararında da SGK’nın taşınmaz ihalesi hakkında icra hukuk mahkemesince verilen kararın esası istinafen incelenmiştir. Bu uygulama farkına rağmen 5510 m.88’in SGK uyuşmazlıklarına özgü açık görev düzenlemesi nedeniyle Yargıtay çoğunluğunun iş mahkemesi yaklaşımı esas alınmalıdır. Mahkeme görevi somut dosyada alacaklı kurum ve güncel içtihat birlikte değerlendirilerek saptanır.

Uyuşmazlığın konusuGörevli yargı yolu / merciTemel dayanak
Vergi dairesinin tamamlanmış taşınmaz ihalesinin feshiTaşınmazın bulunduğu yer icra hukuk mahkemesi6183 m.99
İhaleden önceki ayrılabilir satış kararı veya ilanının iptaliİşlemin niteliğine göre görevli idari yargı yeriİYUK m.2, m.20/A; Danıştay 13. Daire içtihadı
Vergi dairesinin doğrudan gerçekleştirdiği taşınır satış ihalesiKural olarak vergi mahkemesi; satışın icra müdürlüğünce yapıldığı özel durumlar ayrıca incelenir2576 m.6; Uyuşmazlık Mahkemesi içtihadı
SGK prim alacağı için 6183 kapsamında yapılan ihale5510 m.88 özel görev hükmü uyarınca iş mahkemesi yaklaşımı5510 m.88; Yargıtay 12. HD, 27.12.2023

İhalenin feshi süresi kaç gündür ve ne zaman başlar?

Taşınmaz ihalesi bakımından şikâyet süresi yedi gündür. 6183 m.99, başlangıcı açık biçimde ihale kararının ilgiliye tebliğine bağlar. İİK m.134’teki genel ihale tarihinden başlayan süre kuralı bu özel başlangıcın yerine geçirilemez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 17.04.2007 tarihli, E.2007/5033, K.2007/7575 ve 13.05.2010 tarihli, E.2009/30444, K.2010/12591 sayılı kararları, ihale kararı tebliğ edilmeden başvurunun ihale tarihinden sayılarak süre aşımından reddedilemeyeceğini göstermektedir.

6183 m.94 uyarınca ihale kararının bir örneği borçluya veya temsilcisine ve tapu sicilinde hakkı kayıtlı bulunan adresi belli ilgililere tebliğ edilir. Satış ilanının önceden tebliği ile tamamlanmış ihale kararının sonradan tebliği farklı işlemlerdir. Satış ilanı tebligatı, m.99’daki yedi günlük ihale feshi süresini tek başına başlatmaz. Fakat ilan tebligatındaki usulsüzlük, ihale sonucunu etkilediği ölçüde fesih sebebi olarak ayrıca değerlendirilebilir.

6183 m.8’in Vergi Usul Kanunu’na yaptığı gönderme ve VUK m.18 uyarınca, gün olarak belirlenmiş sürenin hesabında tebliğ günü sayılmaz; son günün resmî tatile rastlaması hâlinde süre izleyen ilk iş gününün tatil saatinde biter. Elektronik başvurularda sistemin ve ilgili usul hükümlerinin kabul ettiği zaman esas alınır. Tebliğ belgesi, elektronik bildirim kaydı ve vekâlet ilişkisi kontrol edilmeden sürenin başladığı tarih varsayılamaz.

Örnek: İhale kararı borçluya 5 Ekim 2026 Pazartesi günü usulüne uygun tebliğ edilmişse süre 6 Ekim’de işlemeye başlar ve özel durma veya tatil hali bulunmadığı varsayımıyla 12 Ekim 2026 Pazartesi günü sona erer. İhalenin 20 Eylül’de yapılmış olması, bu örnekteki m.99 başlangıcını değiştirmez.

İhale kararı hiç tebliğ edilmemiş veya usulsüz tebliğ edilmişse

Usulüne uygun bir ihale kararı tebliği yoksa, m.99’da tanımlanan yedi günlük sürenin başladığı kabul edilemez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 27.04.2009 tarihli, E.2009/1249, K.2009/9068 sayılı kararı bu ayrımı esas alarak, borçluya ihale kararı tebliğ edilmeyen olayda şikâyetin süresinde kabul edilip esasının incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Ancak tebligat usulsüzlüğü ile ilgilinin ihale kararını fiilen öğrenmesi, tebligat hukukunun etkileri ve somut deliller birlikte incelenmelidir; dosyayı görmeden sınırsız başvuru imkânı bulunduğu varsayılamaz.

Elektronik satış portalında ihale sonucunun ilanı, satış ilanının tebliği ve ihale kararının kişiye tebliği birbirinden ayrılmalıdır. 6183 m.97/A elektronik artırmaya imkân verir; fakat bu hüküm m.99’daki tebliğe bağlı özel başlangıcı açıkça kaldırmaz.

Hangi hukuka aykırılıklar ihalenin feshini gerektirebilir?

İhalenin feshi için ileri sürülen eksiklik somut olarak gösterilmeli; kanun emrine aykırılığın ihalenin geçerliliğine ve ilgili kişinin menfaatine etkisi değerlendirilmelidir. Özellikle aşağıdaki başlıklar üzerinde durulur:

  • Usulsüz satış ilanı veya tebligat: 6183 m.93’te öngörülen ilan, süre, içerik ve ilgililere bildirim yükümlülüklerine uyulmaması; ihale kararının m.94’e aykırı tebliği.
  • Değer biçme kusurları: 6183 m.91 gereğince bilirkişi mütalaası alınmadan rayiç değer belirlenmesi, taşınmazın esaslı özelliklerinin göz ardı edilmesi veya bedeli etkileyen somut hata.
  • Satış komisyonu ve artırma usulündeki eksiklik: 6183 m.90’daki komisyon yetkisi, m.92’deki şartname, m.94-96’daki artırma ve ihale koşullarının ihlali.
  • Kanuni satış eşiğine uyulmaması: 6183 m.94’teki ilk artırmada rayiç değerin yüzde 75’ine ulaşma ve rüçhanlı alacaklar ile masrafları karşılama koşullarına aykırılık. İkinci artırma için m.95’in kendi koşulları esas alınır.
  • Katılımın engellenmesi ve ihaleye fesat: Rekabeti daraltan, teklifleri etkileyen, anlaşmalı ya da hileli davranışların tutanak, kayıt, tanık ve diğer delillerle ortaya konulması.
  • Haczedilmezlik veya yetki sorunu: Borçluya ait olmayan ya da kanunen korunmuş bir malın satışına gidilmesi ve bunu gösteren zamanında ileri sürülmüş itirazların etkisi.

Satışın hazırlık safhasındaki bütün hatalar kendiliğinden her ihale için fesih sonucunu doğurmaz. İlgili kişinin korunmaya değer menfaati, usulsüzlüğün niteliği ve satışın sonucuna etkisi incelenir. Bununla birlikte satış ilanının hiç yapılmaması, hak sahibinin katılım olanağının hukuka aykırı biçimde ortadan kaldırılması veya kanuni asgari bedel şartının gerçekleşmemesi gibi esaslı ihlaller yalnız şekli eksiklik olarak görülemez.

İhalenin neden düşük bedelle sonuçlandığının değerlendirilmesinde vergi dairesinin taşınmaz satışında rayiç bedel, ilan ve ihale şartları esas alınır. 6183 m.94’te öngörülen yüzde 75 kuralı, İİK’ya tabi başka satışların asgari teklif koşuluyla karıştırılmamalıdır.

Şikâyet hakkı kimlere aittir ve hangi deliller gerekir?

Başvuru hakkı, ihalenin hukuka aykırılığı nedeniyle doğrudan korunmaya değer hakkı veya menfaati etkilenen ilgiliye aittir. Borçlu, tapuda hakkı kayıtlı kişi, belirli hâllerde ihaleye katılan kişi ve diğer hak sahipleri bakımından sıfat ayrı ayrı gösterilmelidir. 6183 m.94’ün kendilerine ihale kararı tebliğini öngördüğü kişilerin konumu, şikâyet ehliyeti incelemesinde önemlidir. Her üçüncü kişinin sırf ihaleden haberdar olması fesih isteme yetkisi doğurmaz.

İİK m.134’te ihale feshini talep edebilecek kişiler, harç, teminat ve yaptırımlara ilişkin hükümler bulunmakla birlikte bunların tamamının 6183 satışlarına otomatik uygulanacağı söylenemez. 6183’teki özel rejim ve Yargıtay’ın kıyas yasağına ilişkin kararları önce dikkate alınmalıdır.

Dosyaya özellikle ödeme emri ve tebliği, haciz tutanağı, tapu kaydı ve takyidat, kıymet takdir raporu, satış komisyonu kararı, ilan metni ve yayım kayıtları, tebliğ mazbataları, ihale kararı, artırma tutanağı, elektronik satış logları ve somut usulsüzlüğü gösteren belgeler sunulmalıdır. Rekabetin engellendiği iddiasında teklif zamanları ve katılımcı kayıtları; düşük kıymet iddiasında karşılaştırılabilir emsal değerler ve teknik rapor belirleyicidir.

Taşınmazın haczedilmesi yasak olan mal olup olmadığı veya borçlunun haline münasip meskeni niteliği, satış öncesi hacze yönelik başvuru ve sürelerden bağımsız düşünülmemelidir. İhale feshi şikâyeti, önceden kaçırılan her tahsil hukuku itirazını yeniden açan genel bir kanun yolu değildir.

İhalenin feshi başvurusu nasıl yapılır?

  1. İşlem türünü ve mahkemeyi belirleyin: İhale konusu taşınmaz mı taşınır mı; satış vergi dairesi, SGK veya icra müdürlüğünce mi yapıldı; ihale tamamlandı mı?
  2. Tebliğ ve süreyi tespit edin: İhale kararı, satış ilanı ve tebligat belgelerini ayrı ayrı inceleyin. Geçerli ihale kararı tebliğine göre yedi günlük süreyi hesaplayın.
  3. Başvuru dilekçesini hazırlayın: İhale tarihi, dosya ve parsel bilgileri, ilgililik sıfatı, hangi kanun maddesinin nasıl ihlal edildiği, deliller ve ihalenin feshi talebi açıkça yazılmalıdır.
  4. Gerekli usul işlemlerini tamamlayın: Görevli mahkemeye süre içinde başvurun; somut dosya için gerekli harç, gider avansı ve diğer işlemleri kontrol edin. İİK m.134’teki her mali yükü 6183 başvurusu için peşinen geçerli saymayın.
  5. Satış ve tescilin durumunu takip edin: Şikâyetin varlığını satış dosyasında görünür kılın; tapuya tescil bildirimi ve ihale kararının kesinleşmesi sürecini izleyin. Gerekli koruma taleplerini somut işlemle ilişkilendirin.

Şikâyetin muhataplarının doğru gösterilmesi önemlidir: ihale sonucunda mülkiyeti kazanan alıcının hukuki durumu doğrudan etkilendiği gibi ihaleyi yapan tahsil dairesinin işlem ve kayıtları da incelemenin konusudur. Sadece tahsil dairesine verilen idari dilekçe, icra hukuk mahkemesine süresi içinde yapılması gereken başvurunun yerini tutmaz.

Şikâyet satışın tescilini ve tahsil işlemlerini durdurur mu?

6183 m.99’un son cümlesi, taşınmazın alıcı adına tescili için tapuya yapılacak bildirimi, şikâyet süresinin geçmesine; şikâyet yapılmışsa şikâyetin sonuçlanmasına bağlar. Bu nedenle süresinde başvurunun tapu tescil süreci bakımından özel etkisi vardır. Ancak ihalenin feshi şikâyeti, bütün kamu alacağı takibini veya ilgili diğer hacizleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ödeme emrine karşı başvuru ve tahsilata etkisi ayrı kurallara tabidir. Özellikle ödeme emri aşamasındaki takip işlemleri ile ödeme emrine karşı açılacak davanın sebepleri ve süresi farklı hukuki yollardır. Genel vergi davasının tahsilata etkisi de ihale feshi nedeniyle tescilin ertelenmesiyle aynı sonuç değildir.

Fesih talebi reddedilirse para cezası uygulanır mı?

6183 kapsamında yapılan taşınmaz ihalesinin feshi istemi reddedildiğinde, yalnız İİK m.134’e dayanılarak ihale bedelinin belirli bir yüzdesi kadar para cezası verilemez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 28.03.2013 tarihli, E.2013/1724, K.2013/11754; 08.03.2016 tarihli, E.2016/752, K.2016/6690 ve 16.06.2021 tarihli, E.2021/4515, K.2021/6565 sayılı kararlarında, 6183’te bu yaptırımın düzenlenmemesi ve İİK m.134’e bu konuda bir gönderme bulunmaması gerekçesiyle para cezası uygulaması hukuka aykırı kabul edilmiştir.

Bu sonuç, yargılama harcı, gider ve vekâlet ücreti gibi olağan usul sonuçlarının hiç doğmayacağı anlamına gelmez. Ayrıca alıcının ihale bedelini ödememesi nedeniyle satış komisyonunun ihaleyi feshetmesi, ihale farkı ve alıcının sorumluluğu bakımından 6183 m.97’de ayrı biçimde düzenlenmiştir. Borçlunun usulsüz ihale nedeniyle yargısal fesih istemesi ile alıcının bedeli ödemeyerek ihalenin bozulmasına yol açması birbirinden ayrılmalıdır.

İcra hukuk mahkemesinin kararına karşı istinaf ve temyiz yolu

6183 m.99 metninde icra tetkik merciinin kararının on gün içinde temyiz edilebileceği yönünde eski kanun yolu terminolojisi bulunmaktadır. Buna karşılık bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesi sonrasında icra hukuk mahkemesi kararları istinaf, koşulları varsa temyiz denetiminden geçmektedir. 2004 sayılı İİK’nın 363 ve 364. maddelerinin 2024 değişiklikleriyle güncel genel kanun yolu süreleri, kararın tebliğinden itibaren iki hafta olarak düzenlenmiştir.

Bu iki rejim birlikte değerlendirilirken 6183 m.99’un özel hükmü, uygulanacak güncel usul kanunu, karar tarihi, kanun yolu sınırı ve mahkeme kararındaki kanun yolu bildirimi ayrı ayrı incelenmelidir. İstinaf ve temyiz için parasal kesinlik sınırları yıllara göre değişebildiğinden, kararın kanun yolu açıklığını yalnız 6183 m.99’daki tarihli parasal ifadeden çıkarmak doğru değildir. Hak kaybını önlemek için kanun yolu süresini dosyaya özgü doğrulamadan 14 gün var kabul ederek başvuruyu ertelememek; özel metindeki daha kısa on günlük ihtimali de gözeterek işlem yapmak gerekir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 19.12.2025 tarihli, E.2025/2055, K.2025/2350 sayılı kararı, 6183 kapsamında ihale feshi dosyalarında fiilen istinaf incelemesi yapıldığını gösterir.

6183 ihalenin feshi hakkında sık sorulan sorular

Vergi dairesinin yaptığı bütün ihaleler icra hukuk mahkemesinde mi iptal edilir?

Hayır. 6183 m.99’da düzenlenen özel görev taşınmaz ihalesinin feshine ilişkindir. Taşınır satışları, ihaleden önceki ayrılabilir idari işlemler ve SGK alacakları için yargı yolu ayrıca belirlenir.

Yedi günlük süre ihale günü mü, tebliğ günü mü başlar?

6183 m.99 kapsamındaki taşınmaz ihalesinde süre, ihale kararının usulüne uygun tebliğini izleyen gün işlemeye başlar. Satış ilanının tebliğiyle ihale kararının tebliği aynı değildir.

Taşınmaz satıldıktan sonra vergi borcunun zamanaşımına uğradığı ileri sürülebilir mi?

Alacağın tahsil zamanaşımı bakımından durumu hukuken önemlidir; ancak ihale feshi başvurusu ödeme emri ve haciz aşamasındaki süresinde kullanılmayan tüm itirazların otomatik olarak yeniden incelenmesini sağlamaz. Hangi işlemin hangi tarihte kesinleştiği belirlenmelidir.

Elektronik ihalelerde de 6183 m.99 uygulanır mı?

Evet. 6183 m.97/A elektronik artırmayla taşınır ve taşınmaz satışına izin verir. Taşınmazın elektronik ortamda satılması, m.99’daki fesih, görev ve tebliğ esaslarını tek başına kaldırmaz.

İhale hiç alıcı çıkmadığı için yapılamazsa fesih davası açılır mı?

Henüz geçerli bir ihale sonucu doğmamışsa m.99 anlamında feshedilecek bir taşınmaz ihalesi bulunmayabilir. Satışın gerçekleştirilememesi ve taşınmazın kamu idaresince edinilmesi, teferruğ gibi ayrı hukuki kurumlarla ilgilidir.

Sonuç: doğru işlem, doğru mahkeme, doğru başlangıç tarihi

6183 sayılı Kanun’da taşınmaz ihalesinin feshinde uyuşmazlığın merkezinde üç soru vardır: ihale gerçekten tamamlanmış mıdır, başvuru kime ve ne zaman tebliğ edilen hangi işleme yönelmiştir, alacaklı idare ve satış yöntemi bakımından özel görev hükmü var mıdır? Vergi dairesince gerçekleştirilen taşınmaz ihalesinde 6183 m.99’un yedi günlük, tebliğden başlayan özel şikâyet süresi ve taşınmazın bulunduğu yer icra hukuk mahkemesi kuralı esastır. İhale öncesi işlem iptali, taşınır ihalesi ve SGK alacağı bu kuralın kapsamına zorla sokulmamalıdır.

Bu nitelikte bir uyuşmazlıkta, tebliğ ve satış dosyasının birlikte incelenmesi; hangi hukuka aykırılığın hangi merci önünde, hangi süre içinde ileri sürüleceğinin belirlenmesi gerekir. Somut takip ve dava sürecinin hukuki değerlendirilmesi bakımından Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosunun vergi hukuku çalışma alanına ilişkin bilgiler incelenebilir.

Kaynakça ve incelenen kararlar

  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m.8, 62, 84-85, 90-99 ve 97/A; özellikle m.93, 94, 99.
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m.18; 2576 sayılı Kanun, m.6; 2577 sayılı İYUK, m.2 ve m.20/A; 5510 sayılı Kanun, m.88; 2004 sayılı İİK, m.16, 18, 134, 363-364.
  • Uyuşmazlık Mahkemesi, 22.12.2025, E.2025/600, K.2025/759 (vergi borcu için taşınmaz ihalesi; adli yargı).
  • Danıştay 13. Dairesi, 14.01.2025, E.2023/3592, K.2025/192 (ihale öncesindeki ayrılabilir işlemler).
  • Danıştay 13. Dairesi, 29.05.2025, E.2025/740, K.2025/2179 (tamamlanan ihalenin feshi).
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 17.04.2007, E.2007/5033, K.2007/7575; 27.04.2009, E.2009/1249, K.2009/9068 (tebliğ ve yedi günlük süre).
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 16.06.2021, E.2021/4515, K.2021/6565 (İİK m.134 para cezasının uygulanmaması).
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 27.12.2023, E.2023/8878, K.2023/9384 (SGK alacaklarında özel görev).
  • Uyuşmazlık Mahkemesi, 07.10.2013, E.2013/982, K.2013/1408 (icra müdürlüğünce yapılan taşınır satışı).
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 19.12.2025, E.2025/2055, K.2025/2350 (6183 kapsamında istinaf incelemesi).

Yazar: Av. Fatih SEFER