Tüketici avukatı, tüketiciler ile satıcılar, üreticiler, ithalatçılar, bankalar ve hizmet sağlayıcılar arasındaki hukuki uyuşmazlıklarda danışmanlık, başvuru ve dava takibi hizmeti sunan avukattır. Ayıplı mal ve hizmetler, satın alınan aracın kusurlu çıkması, konut teslimindeki eksiklikler, internet alışverişlerinde bedel iadesi, banka işlemleri, abonelik sözleşmeleri ve tüketici hakem heyeti kararlarına itirazlar bu çalışma alanının başlıca konularıdır.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu, İstanbul Bakırköy’deki ofisinden tüketici uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık, arabuluculuk süreci, tüketici hakem heyeti başvuruları ve tüketici mahkemesi davalarında hukuki hizmet sunmaktadır. İstanbul’daki uyuşmazlıkların yanında Türkiye genelindeki müvekkillerin dosyaları da uyuşmazlığın niteliği, görevli ve yetkili merciler ile usul kuralları dikkate alınarak takip edilmektedir.
Tüketici hukukunda doğru sonuca ulaşmak için yalnızca ürünün kusurlu olduğunu veya sözleşmeye uyulmadığını ileri sürmek yeterli değildir. Talebin hangi kişiye yöneltileceği, hangi seçimlik hakkın kullanılacağı, uyuşmazlığın tüketici hakem heyetinin mi yoksa tüketici mahkemesinin mi görev alanında bulunduğu ve kanuni sürelerin nasıl uygulanacağı başlangıçta belirlenmelidir.
Hukuki değerlendirme ve randevu için büromuza 0507 551 87 38 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Tüketici Avukatı Ne İş Yapar?
Tüketici avukatının görevi, tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın hukuki niteliğini belirlemek ve müvekkilin talebini uygun başvuru yoluyla ileri sürmektir. Bu kapsamda sözleşmelerin incelenmesi, satıcı veya sağlayıcıya ihtar gönderilmesi, delillerin hazırlanması, arabuluculuk görüşmelerine katılım, hakem heyeti başvurusu, dava açılması, davaya karşı savunma hazırlanması ve verilen kararların icrası gündeme gelebilir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesine göre tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir. Bu nedenle bir uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülebilmesi için yalnızca mal veya hizmet satın alınmış olması yeterli değildir. İşlemin tarafları ve hangi amaçla gerçekleştirildiği de değerlendirilir.
Örneğin kişisel kullanımı için otomobil satın alan kişinin ayıplı araç nedeniyle açacağı dava tüketici uyuşmazlığı niteliğinde olabilir. Buna karşılık ticari işletmesinin faaliyetlerinde kullanmak üzere araç satın alan kişinin uyuşmazlığı farklı görev kurallarına tabi olabilir.
Büromuz, uyuşmazlığın tüketici hukuku kapsamında bulunduğu durumlarda hem tüketicilere hem de satıcı ve sağlayıcı konumundaki gerçek ve tüzel kişilere hukuki temsil hizmeti sunmaktadır.
Tüketici Hukukunda Sunduğumuz Hizmetler
Ayıplı Mal Davaları ve Bedel İadesi
Satın alınan ürünün vaat edilen özellikleri taşımaması, arızalı olması, normal kullanım amacını karşılamaması veya ürünün değerini azaltan bir eksiklik içermesi durumunda ayıplı mal hükümleri gündeme gelir.
6502 sayılı Kanun’un 11. maddesine göre tüketici, kanuni koşullar çerçevesinde dört seçimlik haktan birini kullanabilir:
- Sözleşmeden dönme: Ürünü iade ederek ödediği bedelin geri verilmesini isteme.
- Bedelden indirim: Ürünü elinde tutarak ayıp oranında satış bedelinin indirilmesini isteme.
- Ücretsiz onarım: Aşırı masraf gerektirmemesi koşuluyla ayıbın masrafsız giderilmesini isteme.
- Ayıpsız misliyle değişim: İmkân bulunması ve kanuni koşulların gerçekleşmesi hâlinde ürünün ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini isteme.
Satıcı, kanunda belirtilen sınırlamalar saklı kalmak üzere tüketicinin tercih ettiği seçimlik hakkı yerine getirmekle yükümlüdür. Ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değişim talepleri, şartları varsa üreticiye veya ithalatçıya da yöneltilebilir. Ayrıca koşulları gerçekleşmişse Türk Borçlar Kanunu uyarınca tazminat talep edilebilir.
Her olayda bedel iadesi veya değişim talebi aynı hukuki sonucu doğurmaz. Ürünün ayıbı, satış bedeli, kullanım durumu, teknik inceleme ve seçilen hakkın karşı taraf bakımından orantısız güçlük yaratıp yaratmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Ayıplı Araç Davaları ve Araç Değişimi
Sıfır veya ikinci el araç alımında ortaya çıkan motor, şanzıman, elektronik sistem, boya, kaporta ve üretim kaynaklı diğer kusurlar önemli tüketici uyuşmazlıkları arasındadır. Özellikle aracın geçmişinin yanlış bildirilmesi, sıfır kilometre aracın üretim kusurlu çıkması veya onarıma rağmen aynı arızanın sürmesi durumlarında ayıba karşı sorumluluk hükümleri uygulanabilir.
Ayıplı araç uyuşmazlıklarında talep, somut duruma göre aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, satış bedelinin iadesi, bedelde indirim veya ücretsiz onarım olabilir. Üretim hatasının ve ekonomik değer kaybının teknik incelemeyle ortaya konulması çoğu dosyada belirleyici öneme sahiptir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 03.03.2026 tarihli, E. 2025/3934, K. 2026/1168 sayılı kararında, üretim kaynaklı boya kusuru bulunan araç bakımından ayıpsız misliyle değişimin orantısız sonuç doğurabileceği değerlendirilmiş; değer kaybı ve ayıbın aracın kullanımına etkisi dikkate alınarak bedelde indirim seçeneğinin incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu karar, ayıplı araç davalarında kusurun ispatlanmasının tek başına her durumda araç değişimi sonucunu doğurmadığını göstermektedir. Bu nedenle dava açılmadan önce teknik deliller ve talep sonucu birlikte değerlendirilmelidir.
Ayıplı Hizmet ve Eksik İfa Davaları
6502 sayılı Kanun’un 13 ve 15. maddeleri, tüketiciye sunulan hizmetlerin sözleşmeye aykırı veya eksik yerine getirilmesinden doğan hakları düzenlemektedir.
Özel eğitim, kurs, organizasyon, konaklama, taşımacılık, bakım ve onarım, tadilat ve benzeri hizmetlerde vaat edilen edimin yerine getirilmemesi uyuşmazlığa yol açabilir.
Kanuni şartlara göre hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarılması, bedelden indirim veya sözleşmeden dönme talep edilebilir. Hizmetin özelliği ve seçimlik haklara ilişkin kanuni sınırlamalar dikkate alınır.
İnternet Alışverişi, İade ve Cayma Hakkı
İnternet siteleri, mobil uygulamalar ve diğer uzaktan iletişim araçları üzerinden yapılan alışverişlerde mesafeli sözleşmelere ilişkin özel hükümler uygulanabilir.
6502 sayılı Kanun’un 48. maddesi ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği uyarınca tüketici, kural olarak 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkını kullanabilir. Mal satışlarında süre kural olarak ürünün teslim alınmasıyla, hizmet sözleşmelerinde ise sözleşmenin kurulmasıyla başlar.
Ancak kişisel ihtiyaçlara göre hazırlanan ürünler, belirli hijyen ürünleri, çabuk bozulabilen mallar ve kanunda veya yönetmelikte belirtilen bazı hizmetler bakımından cayma hakkının istisnaları bulunmaktadır. Ayrıca fiziksel mağazadan yapılan her alışverişte, ürün ayıpsız olduğu hâlde koşulsuz 14 günlük iade hakkı bulunduğu söylenemez.
Ürünün hiç gönderilmemesi, yanlış ürün teslim edilmesi, bedelin iade edilmemesi, cayma bildiriminin kabul edilmemesi veya satıcının ulaşılamaz durumda olması hâllerinde sözleşme kayıtları, sipariş belgeleri, ödeme dekontları ve elektronik yazışmalar üzerinden hukuki başvuru değerlendirilir.
Ayıplı Konut ve Müteahhit Kaynaklı Uyuşmazlıklar
Satın alınan konutun sözleşmede belirtilen özellikleri taşımaması, eksik veya ayıplı teslim edilmesi, ortak alanlarda kusurlar bulunması ya da teslim borcunun süresinde yerine getirilmemesi durumlarında tüketici hukuku hükümleri gündeme gelebilir.
Konutun tüketici işlemi kapsamında satın alınıp alınmadığı önemlidir. Kişisel veya ailevi kullanım amacı, tarafların sıfatları ve sözleşmenin hukuki niteliği görevli mahkemenin belirlenmesinde etkili olur.
Konut satışlarında bedel iadesi, ayıpların giderilmesi, bedelde indirim, teslim yükümlülüğü ve koşulları oluştuğunda tazminat talepleri ayrı ayrı değerlendirilir. Taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklar ile şahsi alacak taleplerinin aynı usul kurallarına tabi olduğu varsayılmamalıdır.
Taşınmaz mülkiyeti ve tapu işlemleriyle bağlantılı diğer uyuşmazlıklarda gayrimenkul hukuku kapsamında hukuki temsil de gündeme gelebilir.
Banka, Tüketici Kredisi ve Kredi Kartı Uyuşmazlıkları
Tüketici kredisi sözleşmeleri, krediye bağlı sigorta işlemleri, sözleşmeye aykırı ücret ve masraflar, kredi kartı işlemleri ile bankacılık hizmetlerinden doğan bazı uyuşmazlıklar tüketici hukukunun kapsamına girebilir.
6502 sayılı Kanun’un 29. maddesi uyarınca tüketicinin yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi bağlantılı sigorta yaptırılamaz. Kredi verenin sigortalı ve sigortasız kredi seçeneklerine ilişkin yükümlülükleri bulunmaktadır.
Bankaya yöneltilecek iade veya tazminat talebinde sözleşme, hesap hareketleri, işlem kayıtları, ücretin hukuki dayanağı ve uygulanabilecek özel bankacılık düzenlemeleri incelenmelidir. Uyuşmazlığın niteliğine göre tüketici hakem heyeti, tüketici mahkemesi veya başka bir özel başvuru mekanizması söz konusu olabilir.
Abonelik Sözleşmeleri ve Haksız Cayma Bedelleri
İnternet, telefon, televizyon yayını ve diğer abonelik hizmetlerinde sözleşmenin feshi, haksız bedel talebi, taahhüt ihlali ve hizmetin ayıplı sunulması nedeniyle uyuşmazlık yaşanabilir.
6502 sayılı Kanun’un 52. maddesine göre tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshedebilir. Daha kısa süreli sözleşmelerde ve diğer durumlarda uygulanacak hükümler farklılık gösterebilir.
Taahhüt kapsamında sağlanan indirimler, cihaz veya hizmet bedelleri ile fesih nedeniyle istenen tutarlar aynı hukuki nitelikte değildir. Bu nedenle talep edilen toplam bedelin hangi kalemlerden oluştuğu ve bu kalemlerin hukuka uygunluğu ayrıca incelenir.
Haksız Sözleşme Şartları ve Tazminat Talepleri
Tüketiciyle müzakere edilmeksizin sözleşmeye eklenen ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik yaratan hükümler, 6502 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca haksız şart niteliğinde olabilir. Bu şartlar kesin olarak hükümsüzdür; sözleşmenin diğer hükümleri kural olarak geçerliliğini korur.
Ayıplı mal veya hizmet nedeniyle malvarlığında ya da kişilik haklarında zarar meydana gelmişse, tazminat sorumluluğunun koşulları ayrıca incelenir. Özellikle bedel iadesi talebi ile maddi veya manevi tazminat talebi aynı hukuki koşullara dayanmayabilir.
Bu tür zararların kapsamı hakkında tazminat hukuku ve dava süreçlerine ilişkin sayfamızdan da bilgi alınabilir.
Tüketici Hakem Heyeti ve 2026 Yılı Parasal Sınırı
Tüketici uyuşmazlıklarında ilk belirlenmesi gereken husus, uyuşmazlığın tüketici hakem heyetinin görev alanında bulunup bulunmadığıdır.
2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında olan ve tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvuru zorunludur. Değeri 186.000 TL veya üzerinde bulunan uyuşmazlıklar ise hakem heyetinin parasal görev sınırının dışındadır.
| Uyuşmazlık Değeri (2026) | Başvuru Yolu |
|---|---|
| 186.000 TL’nin altında | İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyeti |
| 186.000 TL ve üzeri | Kanuni istisnalar saklı olmak üzere önce dava şartı arabuluculuk, anlaşma sağlanamazsa tüketici mahkemesi |
| Hakem heyeti kararına itiraz | Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde görevli tüketici mahkemesi |
Parasal sınır her yıl yeniden belirlendiğinden, başvuru tarihinde geçerli olan düzenleme esas alınmalıdır. Uyuşmazlık değerinin hesaplanması ve birden fazla talebin bulunması hâlinde uygulanacak kurallar ayrıca değerlendirilir.
Tüketici Hakem Heyetine Nasıl Başvurulur?
Başvurular tüketicinin yerleşim yerindeki veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki yetkili tüketici hakem heyetine yapılabilir. Elektronik başvurular e-Devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) kullanılarak gerçekleştirilebilir.
Başvuruda olayın açıklanması ve talep sonucunun belirlenmesinin yanında sözleşme, fatura, ödeme dekontu, garanti belgesi, servis raporu, yazışma ve gerektiğinde teknik inceleme belgelerinin sunulması önemlidir.
Hakem heyetine başvuru için avukatla temsil zorunlu değildir. Bununla birlikte özellikle teknik ayıp incelemesi gerektiren, birden fazla sorumlunun bulunduğu veya hukuki nitelendirmesi tartışmalı uyuşmazlıklarda başvurunun hazırlanması ve takibi için avukattan hukuki destek alınabilir.
Tüketici Hakem Heyeti Kararına İtiraz
6502 sayılı Kanun’un 70. maddesi uyarınca tüketici hakem heyeti kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir.
İtiraz, kendiliğinden kararın icrasını durdurmaz. Ancak kanuni şartlar çerçevesinde mahkemeden icranın tedbir yoluyla durdurulması istenebilir. İtiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kural olarak kesindir.
Hakem heyeti kararının içeriği ile dosyadaki deliller birlikte incelenerek itirazın gerekçeleri belirlenmelidir. Sürenin kaçırılması önemli hak kayıplarına yol açabileceğinden tebliğ tarihi esas alınarak işlem yapılması gerekir.
Tüketici Mahkemesi Davaları ve Zorunlu Arabuluculuk
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek davalarda, 6502 sayılı Kanun’un 73. maddesi uyarınca tüketici mahkemeleri görevlidir. Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde ilgili asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla görev yapabilir.
Ancak her tüketici uyuşmazlığında doğrudan dava açılması mümkün değildir. 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesinde düzenlenen dava şartı arabuluculuk hükümleri nedeniyle, bu kapsamdaki uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekir.
Tüketici Davalarında Arabuluculuk Ne Zaman Zorunludur?
Kanuni istisnalar dışında, tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklar bakımından arabuluculuk dava şartıdır. Taraflar arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varamazsa son tutanak düzenlenir ve ardından ilgili dava açılabilir.
Bununla birlikte aşağıdaki uyuşmazlıklar 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesinde öngörülen dava şartı arabuluculuk düzenlemesinin istisnaları arasındadır:
- Tüketici hakem heyetinin görev alanında bulunan uyuşmazlıklar.
- Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itirazlar.
- 6502 sayılı Kanun’un 73/6. maddesinde belirtilen davalar.
- 6502 sayılı Kanun’un 74. maddesinde düzenlenen davalar.
- Tüketici işlemi niteliğinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar.
Taşınmazla ilgili bütün tüketici uyuşmazlıklarının arabuluculuktan muaf olduğu düşünülmemelidir. Örneğin mülkiyet hakkına ilişkin bir talep ile ayıplı konut nedeniyle bedel indirimi veya tazminat talebi arasında usul hukuku bakımından farklılıklar bulunabilir.
Ayrıca arabuluculuk aşamasında sağlanan anlaşmanın kapsamı önemlidir. Anlaşma belgesinde hangi alacakların, faizlerin, masrafların ve diğer hakların tasfiye edildiği açıkça belirlenmelidir.
Tüketici Mahkemesi Nerede Açılır?
6502 sayılı Kanun’un 73/5. maddesi, tüketici davalarının tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabileceğini düzenlemektedir. Diğer kanuni yetki kuralları ve somut uyuşmazlığın niteliği saklıdır.
Bu nedenle İstanbul’da yaşayan tüketicinin uyuşmazlığı başka bir ildeki satıcıyla ilgili olsa bile, kanuni koşulların gerçekleşmesi hâlinde İstanbul’da dava açılması mümkün olabilir. Aynı şekilde İstanbul’da bulunan satıcıya karşı başka bir ildeki tüketicinin açacağı davada da görev ve yetki ayrıca değerlendirilir.
Tüketici Davasında Hukuki Süreç Nasıl Yürütülür?
Tüketici uyuşmazlığında başvuru öncesinde yapılan hukuki değerlendirme, talebin doğru belirlenmesi ve gereksiz işlemlerden kaçınılması bakımından önemlidir. Büromuzda dosyanın niteliğine göre aşağıdaki süreçler yürütülmektedir.
1. Sözleşmenin ve Delillerin İncelenmesi
Öncelikle uyuşmazlığın konusu, tarafları, olayların tarihleri, ürün veya hizmetin özellikleri ve mevcut deliller incelenir. Fatura, garanti belgesi, servis kaydı, ekspertiz raporu, teslim tutanağı, banka dekontu ve elektronik yazışmalar değerlendirilir.
Ürünün teknik özellikleriyle ilgili uyuşmazlıklarda mevcut raporların yeterliliği, ayrıca bilirkişi incelemesi veya delil tespiti gerekip gerekmediği araştırılır.
2. Talebin ve Sorumlu Kişilerin Belirlenmesi
Ayıplı mal veya hizmet nedeniyle kullanılabilecek seçimlik haklar değerlendirilir. Talebin satıcıya, sağlayıcıya, üreticiye, ithalatçıya veya sözleşme ilişkisindeki başka bir kişiye yöneltilmesi gerektiği belirlenir.
Özellikle ürün değişimi, bedel iadesi, tazminat ve faiz taleplerinin birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurabileceği dikkate alınır.
3. Başvuru veya Dava Yolunun Seçilmesi
Uyuşmazlığın tüketici hakem heyeti, arabuluculuk veya tüketici mahkemesi kapsamında olup olmadığı tespit edilir. Gerekli bildirimlerin hazırlanması, başvuru dilekçeleri, arabuluculuk görüşmeleri ve dava aşamaları buna göre yürütülür.
4. Yargılama ve Kararın Uygulanması
Dava aşamasında deliller sunulur; gerektiğinde bilirkişi raporlarına itiraz edilir, duruşmalar takip edilir ve kullanılabilecek kanun yolları değerlendirilir.
Kararın yerine getirilmemesi durumunda uygun icra işlemleri gündeme gelebilir. Tüketici hakem heyetlerinin bağlayıcı kararları da kanuni şartlar çerçevesinde ilamların icrasına ilişkin hükümler uyarınca yerine getirilebilir.
Kararın uygulanması ve alacağın tahsili aşamasında icra hukuku kapsamında hukuki takip gerekebilir.
Tüketici Uyuşmazlıklarında Zamanaşımı ve İspat
Her tüketici davası için geçerli tek bir zamanaşımı süresi yoktur. Talebin dayandığı sözleşme ve uygulanacak özel düzenlemeler esas alınmalıdır.
6502 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre, daha uzun bir süre öngörülmemişse ayıplı maldan sorumluluk kural olarak malın tesliminden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda bu süre kural olarak beş yıldır. İkinci el satışlar ve ağır kusur veya hile ile gizlenmiş ayıplar bakımından özel hükümler bulunmaktadır.
Ayıplı hizmetlerde ise 6502 sayılı Kanun’un 16. maddesi çerçevesinde kural olarak hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımı uygulanır. Ağır kusur veya hileyle gizlenen ayıplar bakımından kanuni istisnalar mevcuttur.
Diğer yandan Kanun’un 10. maddesine göre teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu kabul edilir ve malın ayıplı olmadığını ispat yükü satıcıya aittir. Ancak bu karine, malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmıyorsa uygulanmaz.
Bu düzenlemeler nedeniyle garanti süresi, zamanaşımı ve ispat yükü birbirine karıştırılmamalıdır. Garanti belgesinin sona ermiş olması her olayda tüketicinin bütün haklarının sona erdiği anlamına gelmez. Aynı şekilde ürünün garanti kapsamında bulunması da ileri sürülen her talebin kendiliğinden kabul edilmesini sağlamaz.
İstanbul Tüketici Avukatı ve Türkiye Genelinde Hukuki Hizmet
İstanbul tüketici avukatı arayışında bulunan kişiler açısından uyuşmazlığın konusu kadar davanın hangi mahkemede açılacağı, tebligat ve delil işlemlerinin nerede yürütüleceği de önemlidir.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu, Bakırköy merkezli ofisinden İstanbul’un Avrupa ve Anadolu yakasındaki tüketici uyuşmazlıkları hakkında hukuki hizmet sunmaktadır. Dosyanın görev ve yetki kuralları kapsamında bulunmasına göre Bakırköy, İstanbul, İstanbul Anadolu, Küçükçekmece, Büyükçekmece ve diğer adliye bölgelerindeki süreçler takip edilebilir.
İstanbul dışındaki tüketici uyuşmazlıklarında da dosyanın değerlendirilmesi ve hukuki hizmet sürecinin planlanması mümkündür. İlk görüşmeler telefonla veya uygun uzaktan iletişim araçlarıyla gerçekleştirilebilir. Vekâletname, belge gönderimi, duruşma ve diğer usul işlemleri somut dosyanın gerekliliklerine göre düzenlenir.
Büromuzun İstanbul’da bulunması, yalnızca İstanbul’daki tüketici uyuşmazlıklarında hukuki hizmet verildiği anlamına gelmemektedir. Türkiye genelinde dava ve hukuki danışmanlık talepleri dosyanın özellikleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Hukuki Destek Almadan Önce Hangi Belgeler Hazırlanmalıdır?
Uyuşmazlığın niteliğine göre aşağıdaki belgeler hukuki değerlendirme açısından önem taşıyabilir:
- Satış, hizmet, kredi veya abonelik sözleşmesi.
- Fatura, ödeme dekontu ve banka hesap hareketleri.
- Garanti belgesi, yetkili servis kayıtları ve onarım fişleri.
- Ekspertiz, teknik inceleme veya bilirkişi raporları.
- Ürün fotoğrafları, video kayıtları ve teslim belgeleri.
- Satıcı veya sağlayıcıyla yapılan e-posta, SMS ve diğer yazışmalar.
- Cayma, fesih veya bedel iadesi bildirimleri.
- Tüketici hakem heyeti kararı ve tebliğ bilgileri.
- Arabuluculuk son tutanağı ve varsa önceki dava evrakı.
Bütün belgelerin mevcut olması zorunlu değildir. Hangi belgenin gerekli olduğu ve eksik kayıtların nasıl temin edilebileceği dosyanın özelliklerine göre belirlenir.
Tüketici Avukatı Ücretleri 2026
Tüketici avukatı ücreti; uyuşmazlığın değeri, hukuki danışmanlığın kapsamı, dosyadaki delillerin niteliği, başvurulacak merci, yargılama aşamaları ve yapılması gereken işlemler dikkate alınarak belirlenir.
Avukatlık ücretinin belirlenmesinde ilgili tarihte geçerli Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve avukatlık mevzuatı esas alınır. Hukuki danışmanlık, hakem heyeti başvurusu, arabuluculuk ve dava takibi farklı hizmet kapsamlarına sahip olabilir.
Tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar, 6502 sayılı Kanun’un 73/2. maddesi uyarınca Harçlar Kanunu’nda düzenlenen harçlardan muaftır. Ancak bu muafiyet, yargılama giderlerinin, gider avansının, bilirkişi ücretlerinin veya avukatlık ücretinin her durumda ortadan kalktığı anlamına gelmez. Davanın sonucuna göre karşı vekâlet ücreti ve yargılama giderleri de gündeme gelebilir.
Büromuzda hukuki danışmanlık ve temsil ücretleri, dosyanın değerlendirilmesinin ardından hizmetin kapsamına göre görüşme öncesinde veya vekâlet ilişkisi kurulmadan önce açıklanmaktadır.
Tüketici Avukatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Tüketici avukatı tutmak zorunlu mudur?
Hayır. Tüketici hakem heyetine başvurmak veya tüketici mahkemesinde dava açmak için kural olarak avukatla temsil zorunlu değildir. Bununla birlikte uyuşmazlığın hukuki niteliğinin belirlenmesi, seçimlik hakların kullanılması, sürelerin takibi ve delillerin sunulması bakımından avukat desteği alınabilir.
2026 yılında tüketici hakem heyeti sınırı kaç TL’dir?
2026 yılı için parasal sınır 186.000 TL’dir. Değeri bu tutarın altında bulunan ve hakem heyetinin görev alanına giren tüketici uyuşmazlıklarında hakem heyetine başvuru zorunludur. 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar hakem heyetinin parasal görev sınırının dışındadır.
Tüketici hakem heyeti kararına kaç gün içinde itiraz edilir?
6502 sayılı Kanun’un 70. maddesine göre kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir. İtirazın kendiliğinden kararın icrasını durdurmadığı unutulmamalıdır.
Ayıplı ürün için doğrudan para iadesi isteyebilir miyim?
6502 sayılı Kanun’un 11. maddesindeki şartların bulunması hâlinde sözleşmeden dönerek bedel iadesi talep edilebilir. Ancak talebin hukuki sonuçları; ayıbın niteliği, satıcının sorumluluğu, kanuni sınırlamalar ve somut olay dikkate alınarak değerlendirilir.
Ayıplı araçta sıfır araçla değişim istenebilir mi?
Evet. Kanuni koşulların gerçekleşmesi hâlinde ayıpsız misliyle değişim istenebilir. Ancak araçtaki kusurun niteliği, kullanıma etkisi, ayıplı ve ayıpsız değer arasındaki fark ve değişimin orantısız güçlük doğurup doğurmadığı önemlidir. Her üretim kusuru otomatik olarak sıfır araçla değişim sonucunu doğurmaz.
İnternetten alınan ürün kaç gün içinde iade edilebilir?
Mesafeli sözleşmelerde tüketici kural olarak 14 gün içinde cayma hakkına sahiptir. Mal satışlarında süre genel olarak teslimle başlar. Ancak cayma hakkının uygulanmadığı istisnai mal ve hizmetler bulunmaktadır. Ayıplı ürün nedeniyle kullanılabilecek haklar ise cayma hakkından ayrı değerlendirilir.
Garanti süresi biten ürün için dava açılabilir mi?
Garanti süresinin bitmesi her durumda tüketicinin ayıba karşı bütün haklarının sona erdiği anlamına gelmez. Ürünün teslim tarihi, uygulanacak zamanaşımı, ayıbın niteliği ve garanti dışındaki kanuni sorumluluk hükümleri değerlendirilmelidir.
Tüketici davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mudur?
6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda kural olarak dava şartı arabuluculuk uygulanır. Ancak hakem heyetinin görevindeki uyuşmazlıklar, hakem heyeti kararlarına itirazlar ve kanunda belirtilen diğer davalar bu zorunluluğun dışında tutulmuştur.
Tüketici davası masrafsız mıdır?
Hayır. Tüketicinin açtığı davalarda Harçlar Kanunu kapsamındaki harç muafiyeti, bütün yargılama giderlerinin ortadan kalkması anlamına gelmez. Gider avansı, bilirkişi giderleri, avukatlık ücreti ve davanın sonucuna göre karşı vekâlet ücreti söz konusu olabilir.
Satıcı tüketici hakem heyeti kararına uymazsa ne yapılabilir?
Tüketici hakem heyeti kararları tarafları bağlar. Kararın gereğinin yerine getirilmemesi hâlinde, kanuni koşullar çerçevesinde İcra ve İflas Kanunu’nun ilamların icrasına ilişkin hükümlerine göre icra yoluna başvurulabilir.
İstanbul dışında yaşayan kişiler bürodan hizmet alabilir mi?
Evet. İstanbul dışında bulunan kişilerin tüketici uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takibi talepleri de değerlendirilmektedir. Görüşmeler uzaktan yapılabilir; vekâletname ve dava işlemleri dosyanın özellikleri ile usul kurallarına göre yürütülür.
Tüketici hakem heyeti başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?
Tüketici hakem heyeti başvuruları kural olarak en geç altı ay içinde karara bağlanır. Başvurunun niteliğine göre bu süre en fazla üç ay daha uzatılabilir. Ancak başvurunun incelenmesi, delillerin toplanması ve kararın tebliği gibi aşamalar somut süreci etkileyebilir.
Tüketici Hukukunun Yasal Dayanakları
Tüketici uyuşmazlıklarında temel düzenlemeler 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, ilgili tüketici yönetmelikleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve başvurunun niteliğine göre ilgili diğer mevzuattır.
Tüketici hukuku kavramları, sözleşme türleri ve koruma mekanizmaları hakkında ayrıntılı bilgi için tüketici hukuku bilgilendirme sayfamız incelenebilir.
Resmî kaynaklar:
- 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
- Ticaret Bakanlığı – Tüketici Hakem Heyetleri Bilgilendirmesi
- Ticaret Bakanlığı – Mesafeli Sözleşmeler Bilgilendirmesi
Tüketici Avukatı – İletişim ve Randevu
Ayıplı mal veya hizmet nedeniyle bedel iadesi talebi, araç değişimi uyuşmazlığı, tüketici hakem heyeti başvurusu, tüketici mahkemesi davası, arabuluculuk görüşmesi ya da mevcut bir tüketici dosyasında hukuki değerlendirme için Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Başvuru öncesinde sözleşmenin, ödeme ve teslim kayıtlarının, varsa servis veya ekspertiz raporlarının ve karşı tarafla yapılan yazışmaların hazırlanması, uyuşmazlığın değerlendirilmesine yardımcı olur.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk BürosuAdres: Osmaniye Mahallesi, İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy / İstanbul
Telefon: 0507 551 87 38
E-posta: av.mehmetsarioglu1@gmail.com
İletişim sayfası: İletişim ve randevu bilgileri
Hizmet kapsamı: İstanbul ve Türkiye genelinde tüketici hukuku danışmanlığı, tüketici hakem heyeti başvuruları, arabuluculuk ve dava takibi.
Son hukuki içerik kontrolü: 25 Ekim 2026. Parasal sınırlar ve ilgili mevzuat sonraki dönemlerde değişebileceğinden başvuru tarihindeki düzenlemeler esas alınmalıdır. Bu sayfadaki açıklamalar genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyaya özgü hukuki görüşün yerine geçmez.