HTS kayıtları, ceza soruşturması ve kovuşturmasında delil olarak kullanılabilir. Ancak HTS kayıtlarının bulunması, kişinin suç işlediğini tek başına kanıtlamaz. Telefon numaraları arasındaki iletişimin zamanını, süresini ve koşullarına göre baz istasyonu bilgilerini gösteren bu kayıtlar, görüşmenin içeriğini ortaya koymaz. HTS kayıtlarının delil değeri, hukuka uygun elde edilmesine, teknik güvenilirliğine ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesine bağlıdır. Özellikle baz istasyonu bilgilerinden hareketle kişinin kesin konumunun veya suç mahallinde bulunduğunun kabul edilmesi, ciddi ispat sorunlarına yol açabilir.
HTS Kaydı Nedir?
HTS, İngilizce “Historical Traffic Search” ifadesinin kısaltması olarak kullanılan ve geçmiş telekomünikasyon trafiğine ilişkin kayıtları ifade eden bir terimdir. Ceza yargılamasında HTS kaydı denildiğinde, telefon hatlarının belirli bir dönemde gerçekleştirdiği iletişim işlemlerine ilişkin operatör verileri anlaşılır.
HTS kayıtlarında, kayıt türüne ve teknik altyapıya bağlı olarak şu bilgiler bulunabilir:
- Arayan ve aranan telefon numaraları.
- Telefon görüşmelerinin tarih ve saatleri.
- Gerçekleşen görüşmelerin süreleri.
- SMS iletişimine ilişkin trafik bilgileri.
- İletişim sırasında kullanılan baz istasyonlarının bilgileri.
- Hattın veya cihazın belirlenmesine yardımcı olabilecek teknik tanımlayıcılar.
Bu verilerin tamamının her HTS dökümünde bulunması zorunlu değildir. İlgili operatörün kayıt yapısı, talep edilen veri türü ve mevcut kayıtlar belirleyicidir.
HTS kaydı telefon konuşmasının sesini veya konuşulan sözleri göstermez. Örneğin iki kişi arasında belirli bir tarihte telefon görüşmesi yapılmış olması, bu görüşmede hangi konuların konuşulduğunu kanıtlamaz.
HTS kayıtları ile telefonun dinlenmesi ve konuşmaların kayda alınması bu nedenle birbirinden farklı işlemlerdir. İletişimin içeriğine yönelik müdahalenin şartları, telefon dinleme kararı hakkındaki açıklamalarda ayrıca incelenmektedir.
HTS Kayıtları Hangi Kanuna Göre Alınır?
HTS kayıtlarının ceza muhakemesinde elde edilmesinin temel hukuki dayanağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesidir. Bu maddede telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesine ilişkin farklı tedbirler düzenlenmiştir.
CMK 135/6 Kapsamında İletişimin Tespiti
CMK 135/6 uyarınca şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespiti, soruşturma aşamasında hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla; kovuşturma aşamasında ise mahkeme kararıyla yapılır.
Kararda yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını belirlemeye yarayan kod ile tedbirin süresi gösterilmelidir.
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen karar, yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim de en geç yirmi dört saat içinde kararını verir. Sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi hâlinde kayıtlar derhâl imha edilir.
İletişimin tespiti, geçmişte gerçekleşen haberleşmenin içeriğine girilmeksizin trafik bilgilerinin belirlenmesine yöneliktir. Bu yönüyle telefon dinleme veya iletişim içeriğinin kayda alınmasından ayrılır.
HTS Kaydı İçin Katalog Suç Şartı Var mı?
CMK 135/8’deki katalog suç sınırlaması, iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirlerine ilişkindir. CMK 135/6 kapsamında gerçekleştirilen iletişimin tespiti aynı katalog suç sınırlamasına tabi değildir.
Bu nedenle iletişimin tespiti tedbirine, katalog dışında kalan bir suçun soruşturulması sırasında da başvurulabilir. Bununla birlikte katalog suç sınırlamasının bulunmaması, HTS kayıtlarının hiçbir hukuki denetim olmadan istenebileceği anlamına gelmez. Yetkili merci kararı, tedbirin somut soruşturmayla bağlantısı, gereklilik ve ölçülülük ilkeleri gözetilmelidir.
Ayrıca geçmiş iletişim trafiğinin tespiti ile gerçek zamanlı sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi aynı hukuki işlem değildir. Bir HTS raporunda baz istasyonu bilgilerinin bulunması da tedbirin kapsamının ve hukuki dayanağının incelenmesini gerektirir.
HTS Kayıtları Ceza Davasında Neleri İspatlayabilir?
HTS kayıtları öncelikle belirli telefon hatları arasında iletişim gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasını sağlar. Görüşme zamanları, süreleri ve iletişim sıklığı, soruşturulan olayla bağlantılı olarak delil niteliği taşıyabilir.
Örneğin soruşturma konusu olaydan hemen önce veya sonra belirli hatlar arasında görüşmeler yapılmış olması, iletişim ilişkisini gösteren bir olgudur. Ancak bu olgudan suçun işlendiği, görüşmenin suç amacıyla yapıldığı veya hat sahiplerinin birlikte hareket ettiği sonucu kendiliğinden çıkarılamaz.
HTS kayıtlarının ispat gücü bakımından üç ayrı sorun değerlendirilmelidir.
Telefon Görüşmesinin Yapılması Suç Ortaklığını Kanıtlar mı?
Hayır. Kişilerin telefonla görüşmesi, aralarında iletişim bulunduğunu gösterebilir; suç ortaklığını veya örgütsel ilişkiyi tek başına ispatlamaz.
Görüşmenin zamanı, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği, görüşme sıklığı ve suçla bağlantılı diğer olgular birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle uzun süreli arkadaşlık, akrabalık, iş ilişkisi veya gündelik sosyal iletişim kapsamında gerçekleşen görüşmeler ile soruşturulan suç arasında somut bağlantı kurulması gerekir.
Telefon Hattının Sahibi Görüşmeyi Yapan Kişi midir?
Her zaman değildir. Bir telefon numarasının belirli kişi adına kayıtlı olması, ilgili görüşmeyi o kişinin gerçekleştirdiğini kesin olarak göstermez.
Telefon hattı başka biri tarafından kullanılmış, cihaz el değiştirmiş veya SIM kart farklı bir cihazda çalıştırılmış olabilir. Bu tür iddiaların dosya kapsamına göre araştırılması gerekir.
HTS analizinde abonelik bilgilerinin yanında fiilî kullanımın belirlenmesi de önemlidir. Gerekirse cihaz kayıtları, IMEI bilgileri, tanık anlatımları ve diğer teknik deliller değerlendirilir.
HTS Kayıtları Telefon Konuşmasının İçeriğini Gösterir mi?
Hayır. Bir telefon görüşmesinin gerçekleştiğinin tespit edilmesi ile görüşmede söylenen sözlerin belirlenmesi farklıdır.
HTS verileri, iletişimin dışsal özellikleri hakkında bilgi sağlar. Konuşmanın içeriği ise hukuka uygun şekilde elde edilmiş ayrı bir iletişim kaydı veya başka deliller mevcut olmadıkça HTS dökümünden çıkarılamaz.
Bu nedenle görüşmenin belirli bir suçun planlanması amacıyla yapıldığı iddiası yalnızca arama ve aranma verilerine dayandırılmamalıdır.
Baz İstasyonu Kayıtları Kişinin Nerede Olduğunu Kesin Gösterir mi?
Baz istasyonu kaydı, telefonun belirli bir zamanda hangi istasyon üzerinden iletişim kurduğunu gösterebilir; ancak kişinin o anda belirli bir bina, sokak veya suç mahallinde bulunduğunu kesin olarak kanıtlamaz.
Baz istasyonları belirli coğrafi alanlara hizmet verir. Telefonun hangi istasyona bağlanacağı yalnızca fiziksel yakınlığa bağlı değildir. Ağ yoğunluğu, antenlerin yönü, kapsama koşulları, arazi yapısı, çevredeki binalar ve operatörün teknik altyapısı da bağlantıyı etkileyebilir.
Bu nedenle aynı baz istasyonundan sinyal alan iki telefonun sahiplerinin yan yana bulunduğu kabul edilemez. Aynı şekilde birbirine yakın iki telefonun farklı baz istasyonlarından hizmet alması da mümkündür.
Baz İstasyonu Verileri Konum İspatında Nasıl Değerlendirilir?
Baz istasyonu analizinde teknik verilerin olayın gerçekleştiği tarih ve saatle karşılaştırılması gerekir. Özellikle şu konular önemlidir:
İlk olarak kullanılan baz istasyonunun olay tarihindeki konumu ve kapsama özellikleri araştırılmalıdır. İkinci olarak kaydın hangi iletişim işlemine karşılık geldiği belirlenmelidir. Üçüncü olarak istasyonun kapsadığı alan ile suç mahallinin coğrafi konumu karşılaştırılmalıdır.
Bir telefonun olay bölgesine hizmet veren istasyondan sinyal alması, kişinin olay yerine yakın bir bölgede bulunmuş olabileceğini destekleyebilir. Ancak bu veriden doğrudan kesin konum çıkarılması teknik açıdan isabetli değildir.
Teknik değerlendirme gerektiren uyuşmazlıklarda baz istasyonlarının kapsama alanları, sinyal kayıtlarının niteliği ve alternatif bağlantı ihtimalleri hakkında bilirkişi incelemesi yapılması önem taşıyabilir.
HTS Kayıtları Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli midir?
HTS kayıtları her dosyada aynı ispat gücüne sahip değildir. Yalnızca iki telefon hattı arasında iletişim bulunduğunu gösteren bir kayıt, görüşmenin suçla ilgili olduğu veya sanığın suçu işlediği sonucunu tek başına doğurmaz.
CMK 217/1 uyarınca hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince yüklenen suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Dolayısıyla hukuka uygun HTS kayıtları delil olarak kullanılabilir. Ancak mahkûmiyet için kayıtların diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi ve suçun işlendiği konusunda her türlü makul şüpheden uzak bir kanaate ulaşılması gerekir.
HTS kayıtlarının suçun işlendiğini gösterdiği ileri sürülüyorsa, iletişim verisi ile isnat edilen fiil arasındaki bağlantı somut biçimde açıklanmalıdır.
HTS Kayıtları Hakkında Yargıtay Kararları
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 26.03.2026, E. 2025/8339, K. 2026/2993
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 26.03.2026 tarihli kararında, kültür varlıklarının korunmasına ilişkin bir ceza davasında HTS kayıtlarının ispat gücü değerlendirilmiştir.
Dosyada, başka bir sanığın suçlayıcı beyanı ile içeriği belirlenemeyen telefon görüşme kayıtları ve HTS verileri bulunmasına rağmen, ilgili sanığın suça iştirak ettiğini gösteren yeterli somut delile ulaşılamamıştır.
Yargıtay, delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda verilen beraat kararını hukuka uygun bulmuştur. Karar, içeriği belirlenemeyen iletişim kayıtlarının başka yeterli delillerle desteklenmediği durumlarda mahkûmiyet için yeterli görülmeyebileceğini göstermektedir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 18.02.2021, E. 2020/10218, K. 2021/2665
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarıyla bağlantılı değerlendirmesinde, sanıkların telefonlarının aynı baz istasyonundan sinyal vermesinin yakın yerleşim yerlerinde oturmalarından kaynaklanabileceğini dikkate almıştır.
HTS kayıtlarına yansıyan iletişimlerin de tek başına suçun işlendiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı değerlendirilmiş ve ilgili beraat hükmünün gerekçesi hukuka uygun bulunmuştur.
Bu karar, baz istasyonu verilerinden hareketle kişilerin aynı noktada bulundukları veya birlikte suç işledikleri yönünde kesin sonuç çıkarılmasının sakıncalarını göstermektedir.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, 17.05.2018, E. 2016/6061, K. 2018/7202
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, hırsızlık suçuyla ilgili değerlendirmesinde, olay tarihi ve yakın günleri kapsayan ayrıntılı HTS kayıtlarının temin edilmesini, telefonların olay bölgesindeki baz istasyonlarından sinyal alıp almadığının araştırılmasını ve sonucun diğer delillerle birlikte değerlendirilmesini gerekli görmüştür.
Kararda, ilgili araştırmalar yapılmadan mahkûmiyet hükmü kurulması eksik inceleme bakımından eleştirilmiştir.
Bu içtihat, HTS kayıtlarının yalnızca suçlayıcı delil olarak değil, sanığın savunmasının araştırılması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından da önem taşıyabileceğini ortaya koymaktadır.
HTS Kayıtlarının Hukuka Aykırı Elde Edilmesi Delilin Geçerliliğini Nasıl Etkiler?
HTS kayıtlarının teknik olarak doğru olması, her durumda hukuka uygun delil oldukları anlamına gelmez. Öncelikle kayıtların hangi makamın kararıyla, hangi soruşturma kapsamında ve hangi sınırlar içinde elde edildiği değerlendirilmelidir.
CMK 206/2-a uyarınca kanuna aykırı şekilde elde edilmiş delilin ortaya konulması istemi reddedilir. CMK 217/2 de suçun hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebileceğini düzenler.
Hukuka aykırılık değerlendirmesinde kararın bulunup bulunmadığı, kararı veren merciin yetkisi, kararın kapsamı, tedbirin uygulandığı dönem ve elde edilen verilerin hangi amaçla kullanıldığı incelenmelidir.
Özellikle soruşturma kapsamıyla ilgisi bulunmayan kişilerin haberleşme verilerinin geniş biçimde toplanması veya hukuka uygun bir iletişimin tespiti kararı bulunmadan kayıt elde edilmesi, temel haklar ve delil hukuku yönünden ayrıca değerlendirilmesi gereken sorunlardır.
İletişim içeriğinin hukuka aykırı olarak kayda alınması ise HTS kayıtlarından farklı bir sorundur. Bu konuda hukuka aykırı telefon dinleme kayıtlarının delil niteliği bakımından ayrıca inceleme yapılmalıdır.
HTS Kayıtlarına ve Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?
HTS kayıtlarının delil olarak kullanıldığı bir ceza dosyasında, kayıtların hem hukuka uygunluğu hem de teknik yorumları tartışılabilir.
Öncelikle ilgili HTS dökümünün aslına uygun ve eksiksiz olup olmadığı belirlenmelidir. Yalnızca kolluğun hazırladığı özet değerlendirme tablosu mevcutsa, bu tablonun dayandığı operatör kayıtlarının da incelenmesi gerekebilir.
Bunun yanında hatların gerçek kullanıcıları, görüşme tarih ve saatleri, baz istasyonlarının teknik özellikleri, raporda kullanılan yöntem ve bilirkişinin ulaştığı sonuçlar denetlenmelidir.
Özellikle raporda aynı baz istasyonundan sinyal alan kişilerin aynı noktada bulundukları yönünde kesin değerlendirme yapılmışsa, bu sonucun hangi teknik verilerle desteklendiği sorgulanmalıdır.
Ceza muhakemesinde savunma bakımından HTS ve baz istasyonu delillerinin hukuki ve teknik yönden incelenmesi, yalnızca kayıtların elde edilme usulünü değil, bu kayıtlardan çıkarılan sonuçların güvenilirliğini de kapsar.
Şüpheli veya sanık, lehine olduğunu düşündüğü HTS kayıtlarının toplanmasını da isteyebilir. Özellikle olay yerinde bulunmadığı veya isnat edilen zamanda başka bir bölgede olduğu savunuluyorsa, ilgili dönem kayıtlarının araştırılması dosyanın özelliklerine göre önem taşıyabilir.
Kovuşturma aşamasında delillerin ortaya konulması ve tartışılması sırasında HTS verilerine ilişkin itirazlar ileri sürülebilir. Teknik eksikliklerin giderilmesi için bilirkişiden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması talep edilebilir.
Mahkeme, mahkûmiyet hükmünde dayandığı deliller ile reddettiği delilleri CMK 230 çerçevesinde gerekçeli olarak değerlendirmelidir. HTS kayıtlarına ilişkin önemli savunmaların karşılanmaması veya teknik sonuçların yeterince açıklanmaması, somut dosyanın koşullarına göre kanun yolu incelemesinde ileri sürülebilecek bir husustur.
Dijital verilerin temini, saklanması ve değiştirilmeden korunması yönünden ise dijital delil zincirinin korunması ayrı bir inceleme konusudur.
HTS Kayıtları ile WhatsApp Mesajları Aynı Delil midir?
HTS kayıtları ile WhatsApp mesajlarının veya diğer internet tabanlı uygulamalardaki yazışmaların delil niteliği aynı değildir.
Geleneksel telefon iletişimine ilişkin HTS kayıtları, operatör tarafından kaydedilen trafik bilgilerini içerir. WhatsApp ve benzeri uygulamalarda ise mesaj içeriği, gönderici bilgisi, cihaz verileri ve uygulamaya özgü kayıtlar farklı teknik kaynaklardan elde edilebilir.
Bir GSM hattının belirli bir zamanda internet bağlantısı kullanmış olması, o sırada WhatsApp üzerinden kiminle konuşulduğunu veya hangi mesajın gönderildiğini kendiliğinden göstermez.
Bu nedenle WhatsApp mesajları ve ekran görüntülerinin ceza davasındaki delil değeri, HTS kayıtlarının değerlendirilmesinden ayrı olarak incelenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
HTS kayıtları kaç yıllık geriye dönük çıkarılabilir?
HTS kayıtlarının geçmişe dönük olarak ne kadar süre temin edilebileceği, ilgili veri türünün hukuken ve teknik olarak saklanma koşullarına bağlıdır. Her operatörün bütün iletişim verilerini aynı süreyle ve aynı kapsamda sakladığı kabul edilemez. Bu nedenle her dosya bakımından uygulanabilir saklama hükümleri ve kayıtların fiilen mevcut olup olmadığı araştırılmalıdır. CMK 135, bütün HTS verileri için geçerli tek bir geçmişe dönük erişim süresi belirlemez.
HTS kayıtlarında konuşma içeriği çıkar mı?
Hayır. HTS kayıtları iletişimin içeriğini değil, ilgili trafik bilgilerini gösterir. Telefon konuşmasının içeriğinin elde edilmesi farklı hukuki şartlara tabi bir işlemdir.
Aynı baz istasyonundan sinyal almak birlikte bulunmayı kanıtlar mı?
Hayır. Aynı baz istasyonundan sinyal alınması, telefonların o istasyonun hizmet verdiği kapsama alanıyla bağlantılı olduğunu gösterebilir. Ancak kişilerin aynı bina veya noktada bulunduğunu kesin olarak kanıtlamaz.
HTS kayıtlarında görüşme görünmemesi kişinin orada olmadığını gösterir mi?
Hayır. Belirli bir zaman aralığında HTS kaydı bulunmaması, kişinin o sırada belirli bir yerde bulunmadığını kendiliğinden kanıtlamaz. Telefonun kullanılmamış olması, kapalı tutulması veya ilgili işlemin eldeki kayıt türüne yansımaması gibi ihtimaller değerlendirilebilir.
HTS kaydı tek başına örgüt üyeliğine delil olur mu?
Telefon görüşmelerinin bulunması tek başına örgüt üyeliği sonucunu doğurmaz. Görüşmelerin zamanı, niteliği, düzenliliği, muhatapları ve diğer delillerle ilişkisi araştırılır. Belirli iletişim örüntülerinin örgütsel faaliyet bakımından delil değeri taşıyıp taşımadığı, isnat edilen fiil ve dosyanın bütününe göre değerlendirilmelidir.
Sanık kendi lehine HTS kaydı isteyebilir mi?
Evet. Şüpheli veya sanık, savunmasını destekleyebilecek iletişim ve baz istasyonu kayıtlarının hukuka uygun usulle araştırılmasını talep edebilir. Bu talebin kabulü, istenen kayıtların uyuşmazlıkla ilgisine, hukuki şartlara ve verilerin mevcut olup olmadığına bağlıdır.
Sonuç: HTS Kayıtlarının Delil Değeri Nasıl Belirlenir?
HTS kayıtları, telefon hatları arasındaki iletişimin araştırılması ve olayların zaman bakımından değerlendirilmesi için önemli delil kaynaklarıdır. Ancak bu kayıtların ispat ettiği olgular ile yalnızca ihtimal olarak desteklediği sonuçlar birbirinden ayrılmalıdır.
Telefon görüşmelerinin bulunması konuşmanın içeriğini, hattın bir kişi adına kayıtlı olması fiilî kullanıcıyı, aynı baz istasyonundan sinyal alınması ise kişilerin kesin olarak aynı yerde bulunduğunu göstermez.
Ceza yargılamasında doğru değerlendirme, HTS verilerinin hukuka uygun elde edilmesi, teknik sınırlarının belirlenmesi, bilirkişi incelemelerinin denetlenmesi ve bütün delillerin birlikte tartışılmasıyla mümkündür. HTS kayıtlarına dayanılarak mahkûmiyet kurulabilmesi için suçun işlendiğinin somut, güvenilir ve yeterli delillerle ispatlanması gerekir.
Yazar: Avukat Fatih Sefer