CMK 153: Dosyada Kısıtlama Kararı Şartları ve İtiraz Süresi

Dosyada kısıtlama kararı, ceza soruşturmasında müdafinin dosyayı inceleme ve belgelerden örnek alma yetkisinin, soruşturmanın amacının tehlikeye düşmesini önlemek için hâkim kararıyla sınırlandırılmasıdır. Uygulamada soruşturma dosyasına gizlilik kararı verilmesi olarak da adlandırılan bu işlem, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 153/2. maddesinde düzenlenmiştir. Kısıtlama kararı her suç için verilemez; Cumhuriyet savcısının istemini, kanunda sayılan suçlardan biri hakkında soruşturma yürütülmesini ve soruşturmanın amacının tehlikeye düşebileceğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını gerektirir. Karara karşı iki hafta içinde itiraz edilebilir. Ayrıca kısıtlama kararı verilmiş olsa bile şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve kanunda belirtilen diğer belgeler savunmadan gizlenemez.

Soruşturma Dosyasına Kısıtlılık Kararı Nedir?

Soruşturma dosyasına kısıtlılık kararı, ceza soruşturmasında belirli bilgi ve belgelere erişimi geçici olarak sınırlandıran bir usul kararıdır. Amaç, henüz tamamlanmamış soruşturma işlemlerinin tehlikeye düşmesini önlemektir.

CMK 153/1 uyarınca müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Bu yetki, şüphelinin kendisine yöneltilen suçlamayı öğrenmesi, delilleri değerlendirmesi ve etkili savunma hazırlayabilmesi bakımından önemlidir.

Ancak CMK 153/2, belirli suçlarla sınırlı olmak üzere bu yetkiye istisna getirmektedir. Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek durumlarda Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından kısıtlama kararı verilebilir.

Kısıtlılık kararı, dosyanın tamamının savunmaya süresiz olarak kapatılması anlamına gelmez. Kanun, hem karar verilebilecek suçları sınırlandırmış hem de kısıtlama dışında tutulması gereken belgeleri açıkça belirlemiştir.

Soruşturmanın Gizliliği ile Dosyaya Kısıtlama Kararı Arasındaki Fark Nedir?

Ceza muhakemesinde soruşturmanın gizliliği ile dosyayı inceleme yetkisinin kısıtlanması birbirinden farklı hukuki düzenlemelerdir.

CMK 157: Soruşturmanın gizliliği

CMK 157 uyarınca soruşturma evresindeki usul işlemleri, kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla gizlidir.

Bu ilke, soruşturma işlemlerinin üçüncü kişilere ve kamuoyuna açıklanmasını sınırlayan genel bir düzenlemedir. Ancak soruşturmanın gizli yürütülmesi, müdafinin dosyayı inceleme yetkisinin kendiliğinden ortadan kalkması sonucunu doğurmaz.

Gizlilik ilkesinin kapsamı ve soruşturma bilgilerinin açıklanmasına ilişkin meseleler, soruşturmanın gizliliği başlıklı yazıda ayrıca incelenmektedir.

CMK 153/2: Dosyayı inceleme yetkisinin kısıtlanması

CMK 153/2 ise doğrudan müdafinin soruşturma dosyasını inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisini sınırlandırır.

Bu nedenle iki düzenleme arasında önemli bir fark vardır:

  • Soruşturmanın gizliliği: Kanundan kaynaklanan genel bir ilkedir. Ayrıca bir hâkim kararı verilmesine bağlı değildir.
  • Dosyaya kısıtlama kararı: Müdafinin dosyaya erişimini belirli koşullarla sınırlandıran özel bir hâkim kararıdır.

Dolayısıyla bir soruşturmanın gizli olması, o dosyada mutlaka CMK 153/2 kapsamında kısıtlılık kararı bulunduğunu göstermez. Dosyaya erişim talebi reddedildiğinde ret işleminin kanuni dayanağı ve varsa hâkim kararının kapsamı ayrıca belirlenmelidir.

Dosyada Kısıtlama Kararı Hangi Şartlarda Verilir?

CMK 153/2 kapsamında kısıtlama kararı verilebilmesi için aşağıdaki koşulların bulunması gerekir:

  1. Bir ceza soruşturması yürütülmelidir. Kısıtlama, soruşturma evresine özgü olarak düzenlenmiştir.
  2. Soruşturulan suç kanunda sayılan suçlardan olmalıdır. CMK 153/2 dışındaki suçlar bakımından bu hükme dayanılarak kısıtlama kararı verilemez.
  3. Dosyaya erişim soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek nitelikte olmalıdır. Bu tehlike somut olayın özellikleriyle ilişkilendirilmelidir.
  4. Cumhuriyet savcısının istemi ve hâkim kararı bulunmalıdır. Savcının tek başına verdiği bir talimat, CMK 153/2 kapsamında hâkim kararının yerini tutmaz.

Bu şartların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Yalnızca soruşturmanın önemli olması, delil toplanmaya devam edilmesi veya suçun katalogda bulunması, dosyaya erişimin otomatik biçimde kısıtlanmasını haklı kılmaz.

Özellikle soruşturmanın amacının nasıl tehlikeye düşeceğinin açıklanması önemlidir. Kararda yalnızca kanun metninin tekrar edilmesi, somut gerekçelendirme bakımından yetersiz kalabilir.

Hangi Suçlarda Dosyaya Kısıtlama Kararı Verilebilir?

CMK 153/2, kısıtlama kararı verilebilecek suçları sınırlı olarak saymıştır. Katalogda bulunmayan bir suç, yalnızca ağır cezayı gerektirdiği veya karmaşık bir soruşturmaya konu olduğu gerekçesiyle bu kapsama alınamaz.

Türk Ceza Kanunu kapsamındaki suçlar

CMK 153/2-a uyarınca aşağıdaki suçlarla ilgili soruşturmalarda, diğer şartların da gerçekleşmesi hâlinde kısıtlama kararı verilebilir:

  • Kasten öldürme: TCK 81, 82 ve 83.
  • Cinsel saldırı: TCK 102; birinci fıkra kapsam dışındadır.
  • Çocukların cinsel istismarı: TCK 103.
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti: TCK 188.
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurma: TCK 220.
  • Devletin güvenliğine karşı suçlar: TCK 302, 303, 304, 307 ve 308.
  • Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar: TCK 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315 ve 316.
  • Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk: TCK 326, 327, 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336 ve 337.

Özel kanunlarda düzenlenen suçlar

CMK 153/2’nin diğer bentleri uyarınca aşağıdaki suçlar da kısıtlama kararı verilebilecek suçlar arasındadır:

  • 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 12. maddesinde düzenlenen silah kaçakçılığı suçları.
  • 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160. maddesinde düzenlenen zimmet suçu.
  • 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda tanımlanan suçlar.

Örneğin yalnızca TCK 157 veya 158 kapsamında dolandırıcılık suçundan yürütülen bir soruşturmada, bu suçlar CMK 153/2 kataloğunda bulunmadığından, sırf dolandırıcılık isnadına dayanılarak bu madde uyarınca kısıtlama kararı verilemez.

Bir dosyada birden fazla suç isnadı varsa katalog suçun varlığı ve kısıtlamanın gerçekten hangi soruşturma işlemleri bakımından gerekli olduğu ayrıca incelenmelidir.

Kısıtlılık Kararını Kim Verir ve Nasıl Uygulanır?

Dosyaya kısıtlama kararı, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine soruşturma evresinde görevli sulh ceza hâkimliği tarafından verilir.

Usulün temel aşamaları şöyledir:

  1. Cumhuriyet savcısı, dosyaya erişimin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebileceğini değerlendirir.
  2. Kısıtlama istemini gerekçeleriyle birlikte sulh ceza hâkimliğine sunar.
  3. Hâkim, kanuni suç sınırlamasını ve somut soruşturma koşullarını değerlendirir.
  4. İstem kabul edilirse müdafinin dosya inceleme veya örnek alma yetkisi kararın hukuka uygun kapsamı içinde sınırlandırılır.
  5. CMK 153/3’te kısıtlama dışında bırakılan belgeler bakımından dosyaya erişim hakkı devam eder.

Karar verilirken daha sınırlı bir tedbirle soruşturmanın korunup korunamayacağı da değerlendirilmelidir. Soruşturma makamlarının korumaya çalıştığı menfaat ile savunmanın bilgi ve belgelere erişim ihtiyacı arasında makul bir denge kurulmalıdır.

Bu nedenle dosyaya erişimin hiçbir somut ayrım yapılmadan tümüyle engellenmesi, özellikle savunma için gerekli belgelerin de kapsam dışında bırakılması hâlinde hukuki sorun doğurabilir.

Kısıtlılık Kararı Varken Avukat Hangi Belgeleri İnceleyebilir?

CMK 153/3 uyarınca bazı belgeler kısıtlama kararının dışında tutulmuştur. Bunlar, kararın varlığına rağmen müdafinin inceleme ve örnek alma hakkı kapsamında kalan belgelerdir.

Kanunda üç belge grubu belirtilmiştir:

  • Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar: Kişinin soruşturma kapsamında verdiği ifadeyi içeren kayıtlar bu istisna kapsamındadır.
  • Bilirkişi raporları: Soruşturma dosyasında bulunan ve kanunun bu hükmü kapsamına giren bilirkişi raporları sırf kısıtlama kararı gerekçe gösterilerek savunmadan gizlenemez.
  • Yakalanan kişinin veya şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar: Hazır bulunma yetkisi bulunan işlemlerin tutanakları da kısıtlamanın dışındadır.

Bu istisnalar, soruşturma makamlarının takdirine bırakılmış genel bir kolaylık değil, doğrudan kanunda düzenlenmiş güvencelerdir.

Örneğin şüphelinin ifadesini içeren tutanağın sırf dosyada gizlilik kararı bulunduğu gerekçesiyle verilmemesi, CMK 153/3 yönünden ayrıca değerlendirilmelidir.

Buna karşılık kısıtlama kapsamındaki diğer deliller bakımından inceleme ve örnek alma yetkisi, kararın hukuka uygun sınırları içinde ertelenebilir. Kısıtlamanın bütün deliller yönünden geçerli olduğu veya hiçbir delile erişilemeyeceği sonucuna otomatik olarak varılamaz.

Dosya inceleme hakkının genel kapsamı, avukatın soruşturma dosyasını inceleme ve örnek alma yetkisi konulu yazıda ayrıca açıklanmaktadır.

Dosyadaki Kısıtlama Kararı Ne Kadar Sürer?

CMK 153/2’de kısıtlama kararları için gün veya ay olarak belirlenmiş genel bir azami süre bulunmamaktadır. Bununla birlikte kısıtlama, soruşturma amacının korunmasına yönelik bir tedbir olduğundan, gereklilik ve ölçülülük şartları ortadan kalktığında devam ettirilmesi hukuken tartışılabilir hâle gelir.

Dosyadaki kısıtlamanın sona ermesi bakımından iki durum özellikle önemlidir.

Kısıtlama sebebinin ortadan kalkması

Soruşturmanın ilerlemesi, ilgili delillerin toplanması veya kısıtlama kararına dayanak gösterilen tehlikenin ortadan kalkması üzerine kararın kaldırılması istenebilir.

Bu aşamada kararın verilmesine gerekçe gösterilen somut tehlikenin hâlen bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Kısıtlamanın başlangıçta gerekli görülmesi, aynı gerekliliğin soruşturma boyunca değişmeden devam ettiği anlamına gelmez.

İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi

CMK 153/4 uyarınca müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.

Burada belirleyici tarih, iddianamenin düzenlenmesi veya mahkemeye gönderilmesi değil, mahkeme tarafından kabul edilmesidir.

İddianamenin kabulüyle soruşturma evresinden kovuşturma evresine geçilir ve CMK 153/2’ye dayalı dosya inceleme kısıtlaması kanun gereği sona erer. Belgelerin kullanılmasında kişisel verilerin korunması ve diğer özel kanuni sınırlamalar ise ayrıca gözetilir.

İddianamenin mahkemeye sunulması ile kabulü arasındaki ayrım ve iade sebepleri, iddianamenin iadesi konusunda ayrıca incelenebilir.

Dosyaya Kısıtlama Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

Soruşturma dosyasına kısıtlılık kararı verilmesi hâlinde CMK 267 ve devamı maddelerindeki itiraz hükümleri uygulanır.

CMK 268/1 uyarınca, kanunda ayrıca bir düzenleme bulunmadıkça, hâkim kararlarına karşı ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir.

İtiraz, kararı veren sulh ceza hâkimliğine sunulacak dilekçeyle veya kanunda öngörülen şekilde zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır.

İtiraz üzerine kararı veren hâkimlik, itirazı yerinde görürse kararını düzeltebilir. Yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir.

CMK 268/3-a uyarınca sulh ceza hâkimliğinin dosyaya kısıtlama kararına yönelik itirazlar, kural olarak numara itibarıyla sonraki sulh ceza hâkimliği tarafından incelenir. Son numaralı hâkimliğin kararını bir numaralı hâkimlik inceler. Tek sulh ceza hâkimliği bulunan yerlerde ise kanunda gösterilen yargı çevresi esaslarına göre yetkili diğer sulh ceza hâkimliği inceleme yapar.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarında uygulanan özel itiraz merciinin, dosyaya kısıtlama kararına otomatik olarak uygulanmamasıdır.

CMK 269 uyarınca itiraz, kısıtlama kararının uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Bununla birlikte kararı veren makam veya itirazı inceleyecek merci, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.

CMK 271 uyarınca itiraz hakkında kural olarak duruşma yapılmadan karar verilir. İtirazı inceleyen merci itirazı yerinde bulursa itiraz konusu hakkında da karar verir.

Kısıtlama kararına itiraz dilekçesinde hangi gerekçeler ileri sürülebilir?

İtirazın yalnızca dosyanın açılması talebinden ibaret olmaması, kısıtlamanın hukuka aykırılığına ilişkin somut gerekçeleri içermesi önemlidir.

Dosyanın durumuna göre aşağıdaki hususlar değerlendirilebilir:

  • Soruşturma konusu suçun CMK 153/2’de sayılan katalog suçlar arasında bulunmaması.
  • Dosyaya erişimin soruşturmanın amacını nasıl tehlikeye düşüreceğinin somut olarak açıklanmaması.
  • Kararın gerekçesinin soyut ifadelerden oluşması.
  • Kısıtlamanın kapsamının soruşturmanın korunması amacıyla orantısız olması.
  • CMK 153/3 kapsamında erişime açık tutulması gereken belgelerin de gizlenmesi.
  • Kısıtlama sebebinin soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ortadan kalkması.
  • Tutukluluğun hukukiliğinin denetlenmesi bakımından zorunlu olan delillere erişimin engellenmesi.

İtiraz dilekçesinde yalnızca kararın kaldırılması değil, somut durumun gerektirdiği ölçüde belirli belgelerin incelemeye açılması da gerekçeli biçimde talep edilebilir.

İtiraz süresinin değerlendirilmesinde kararın usulüne uygun bildirilmesi ve öğrenilme tarihi önemlidir. Süre hesabı yapılırken 2024 yılında yürürlüğe giren değişiklikle CMK 268/1’deki genel sürenin yedi günden iki haftaya çıkarıldığı dikkate alınmalıdır.

Kısıtlılık Kararı Tutuklu Şüphelinin Savunma Hakkını Nasıl Etkiler?

Dosyaya erişimin kısıtlanması, özellikle tutuklu şüphelinin tutuklamaya karşı etkili başvuru yapabilmesi bakımından önem taşır.

Tutuklama kararının hukukiliğinin tartışılabilmesi için şüphelinin ve müdafinin tutuklamaya dayanak oluşturan olguları değerlendirebilmesi gerekir. Kısıtlılık kararı nedeniyle temel deliller hakkında bilgi edinilememesi, tutuklamaya itirazın etkili biçimde hazırlanmasını güçleştirebilir.

Bu noktada soruşturmanın korunması amacı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı arasında denge kurulmalıdır. Soruşturma dosyasının kısıtlı olması, tutukluluğa ilişkin yargısal denetimin yalnızca şeklen yapılabileceği anlamına gelmez.

Anayasa Mahkemesinin Hüda Kaya kararı

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Hüda Kaya kararında (B. No: 2023/102251, 25/02/2025), soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanmasının tutuklamanın hukukiliğine etkisini değerlendirmiştir.

Mahkeme, dosyaya erişimin sınırlandırılmasının kesinlikle gerekli olduğunun yeterli gerekçelerle ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca tutuklamaya dayanak oluşturan ve tutuklamanın hukukiliğinin tartışılması bakımından temel nitelik taşıyan delillere erişimin sağlanmasının, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri açısından önem taşıdığını belirtmiştir.

Bu yaklaşım, CMK 153/2 kapsamındaki kısıtlama yetkisinin sınırsız olmadığını ve özellikle özgürlüğünden yoksun bırakılan kişinin etkili itiraz hakkının korunması gerektiğini göstermektedir.

Anayasa Mahkemesinin Ömer Faruk Kırnıç kararı

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün Ömer Faruk Kırnıç kararında (B. No: 2023/53415, 11/03/2026) da soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması incelenmiştir.

Kararda, kısıtlama isteminde ve hâkim kararında dosyaya erişimin soruşturmanın amacını nasıl tehlikeye düşürebileceğinin somutlaştırılmaması üzerinde durulmuştur. Başvurucunun tutuklamayı haklı göstermek için ileri sürülen gerekçelere etkili biçimde itiraz edememesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yönünden ihlal sonucuna ulaşılmıştır.

Bu kararlar, her kısıtlama kararının kendiliğinden hukuka aykırı olduğunu göstermez. Ancak kararın somut gerekçeye dayanması ve savunma hakkının korunması gerektiğini ortaya koyar.

Konunun anayasal çerçevesi, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Kısıtlılık Kararı Şüphelinin Avukatıyla Görüşmesini Engeller mi?

Hayır. CMK 153/2 kapsamında verilen dosyaya kısıtlama kararı, tek başına şüphelinin müdafisiyle görüşme hakkını ortadan kaldırmaz.

CMK 154/1 uyarınca şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafisiyle görüşebilir. Görüşmenin başkalarının duyamayacağı bir ortamda yapılması ve müdafiyle yazışmaların denetime tabi tutulmaması kanuni güvencelerdir.

CMK 154/2’de belirli suçlar bakımından gözaltındaki şüphelinin müdafiyle görüşme hakkının Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla yirmi dört saat süreyle kısıtlanabilmesine ilişkin ayrı bir düzenleme bulunmaktadır. Bu süre içinde ifade alınamaz.

Dosyaya erişim kısıtlaması ile müdafiyle görüşmenin kısıtlanması farklı tedbirlerdir. Birinin varlığı, diğerinin de uygulanabileceği veya uygulanmış olduğu anlamına gelmez.

Bu ayrımın şartları, gözaltındaki şüphelinin avukatıyla görüşme hakkı başlıklı yazıda ayrıca açıklanmaktadır.

Mağdur ve Müşteki Vekili Dosyayı İnceleyebilir mi?

CMK 153/5 uyarınca, müdafiye tanınan dosya inceleme ve örnek alma haklarından suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.

Dolayısıyla suçtan zarar göreni temsil eden avukatın soruşturma dosyasına erişimi değerlendirilirken de CMK 153’teki haklar, kısıtlama koşulları ve istisnalar dikkate alınmalıdır.

Dosyaya kısıtlılık kararı verilmiş olması, suçtan zarar gören vekilinin bütün usul haklarının ortadan kalktığı anlamına gelmez. Kısıtlamanın kapsamı, kanuni istisnalar ve temsil edilen kişinin soruşturmadaki konumu birlikte değerlendirilmelidir.

Mağdur veya müştekinin dosyayı inceleme yetkisine ilişkin diğer hususlar, suçtan zarar görenin dosyayı inceleme hakkı konusunda ayrıca ele alınmaktadır.

Kısıtlılık Kararı Bulunan Dosyada Savunma Nasıl Hazırlanmalıdır?

Kısıtlama kararı bulunan soruşturmalarda savunma hazırlığı yalnızca dosyanın açılmasını beklemekten ibaret değildir. Savunma bakımından erişilebilir belgelerin belirlenmesi, suç isnadının değerlendirilmesi ve gerektiğinde kısıtlama kararına karşı başvuru yapılması önem taşır.

Özellikle şu işlemler üzerinde durulabilir:

  • Dosyaya erişimin hangi hâkim kararına dayanılarak kısıtlandığının belirlenmesi.
  • Kararın kapsamının ve dayandığı suç isnadının incelenmesi.
  • CMK 153/3 kapsamında kısıtlanamayacak belgelerin talep edilmesi.
  • Şüphelinin açıklamalarının ve mevcut savunma delillerinin değerlendirilmesi.
  • Soruşturmanın amacının tehlikeye düşmesi gerekçesinin somutluğunun incelenmesi.
  • İtiraz süresinin geçirilmemesi ve gerekiyorsa kararın kaldırılmasının istenmesi.
  • Tutuklama veya adli kontrol tedbiri bulunuyorsa bu tedbirlere ilişkin savunmanın ayrıca hazırlanması.

Bu işlemler yapılırken dosyaya erişim kısıtlaması ile diğer koruma tedbirlerine karşı başvuru yolları birbirine karıştırılmamalıdır. Kısıtlı soruşturma dosyasında savunmanın hazırlanması ve hukuki başvuru yollarının değerlendirilmesi, dosyanın niteliğine, erişilebilir delillere ve kararın gerekçesine göre ayrı ayrı ele alınması gereken işlemlerdir.

Dosyaya erişimin savunmayı fiilen etkisiz hâle getirecek biçimde sınırlandırılması ise ceza yargılamasında savunma hakkının kısıtlanması bakımından ayrıca hukuki değerlendirmeyi gerektirebilir.

Soruşturma Dosyasına Kısıtlılık Kararı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Dosyaya gizlilik kararı verilirse avukat hiçbir belgeyi göremez mi?

Hayır. CMK 153/3 uyarınca yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve bu kişilerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar kısıtlama kapsamına alınamaz. Kısıtlama kararının diğer belgeler bakımından hangi sınırlar içinde uygulandığı ayrıca incelenmelidir.

Dosyaya kısıtlama kararı verilmesi şüphelinin suçlu olduğunu gösterir mi?

Hayır. Kısıtlılık kararı, suçluluğu tespit eden bir hüküm değildir. Soruşturmanın yürütülmesine ilişkin geçici nitelikte bir usul kararıdır. Şüpheli hakkında masumiyet karinesi geçerliliğini korur.

Kısıtlılık kararına itiraz süresi kaç gündür?

CMK 268/1 uyarınca genel itiraz süresi iki haftadır. Süre, kanunda öngörülen kararın öğrenilmesi ve bildirilmesine ilişkin kurallar dikkate alınarak hesaplanır. İtirazın kararı veren mercie süresinde sunulması önemlidir.

Her ağır cezalık suçta dosyaya kısıtlama kararı verilebilir mi?

Hayır. Suçun ağır ceza mahkemesinin görevine girmesi tek başına yeterli değildir. Soruşturulan suçun CMK 153/2’de sayılan suçlardan olması ve dosyaya erişimin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebileceğinin somut olarak değerlendirilmesi gerekir.

Dosyada kısıtlılık kararı varken tutuklamaya itiraz edilebilir mi?

Evet. Dosya inceleme yetkisinin kısıtlanması, tutuklamaya karşı kanun yoluna başvurma hakkını ortadan kaldırmaz. Ayrıca tutuklamanın hukukiliğinin etkili biçimde tartışılabilmesi için temel delillere erişim sağlanması gerekliliği, Anayasa Mahkemesi içtihadında özellikle vurgulanmaktadır.

İddianame düzenlenince gizlilik kararı kalkar mı?

CMK 153/4 bakımından belirleyici olan iddianamenin düzenlenmesi değil, mahkeme tarafından kabul edilmesidir. İddianamenin kabulüyle birlikte müdafinin dosyanın tamamını inceleme ve tutanak ile belgelerden harçsız örnek alma yetkisi doğar. Diğer özel kanuni gizlilik hükümleri saklıdır.

Kısıtlılık kararına yapılan itiraz reddedilirse dosya hiç açılamaz mı?

Hayır. İtirazın reddedilmesi, kısıtlamanın her durumda süresiz uygulanacağı anlamına gelmez. Karara dayanak oluşturan koşulların değişmesi hâlinde kısıtlamanın kaldırılması istenebilir. Ayrıca iddianamenin kabul edilmesiyle CMK 153/2’ye dayalı kısıtlama sona erer.

Sonuç: Dosyada Kısıtlama Kararı Hukuken Nasıl Değerlendirilmelidir?

Soruşturma dosyasına kısıtlılık kararı, ceza soruşturmasının korunmasına yönelik istisnai bir usul işlemidir. Bu kararın hukuka uygunluğu değerlendirilirken CMK 153/2’deki suç sınırlaması, soruşturmanın amacının tehlikeye düşmesine ilişkin somut gerekçe, ölçülülük ilkesi ve savunmanın erişimine açık tutulması gereken belgeler birlikte dikkate alınmalıdır.

Karara karşı CMK 267 ve devamı maddeleri uyarınca itiraz mümkündür. İtirazın iki haftalık genel sürede yapılması, kısıtlama gerekçelerinin somut biçimde tartışılması ve özellikle tutukluluk söz konusuysa etkili savunma hakkının korunması önem taşır.

Kısıtlılık kararının varlığı, şüphelinin savunma haklarının ortadan kalktığı anlamına gelmez. Soruşturmanın korunması ile etkili savunma hakkı arasındaki dengenin kurulması, kararın hukuka uygunluğunun temel ölçütüdür.

Yazar: Avukat Fatih Sefer