TCK Madde 36 Gönüllü Vazgeçme

Suça teşebbüs eden bir kişi, eylemine devam etme imkânı varken kendi iradesiyle durabilir mi ve bu durumda cezadan kurtulabilir mi? Türk ceza hukuku bu soruyu TCK’nın 36. maddesiyle yanıtlamaktadır: evet, belirli koşullar altında mümkündür. Gönüllü vazgeçme, suç politikası açısından da anlamlı bir kurumdur; devlet, suçu tamamlamaktan vazgeçen faili ödüllendirerek hem mağdurun korunmasını hem de suçun … Devamını oku

TCK Madde 35 Suça Teşebbüs

Türk ceza hukukunda suça teşebbüs, işlenmek istenen suçun tamamlanamaması durumunda failin nasıl cezalandırılacağını belirleyen temel kurumlardan biridir. Gündelik hukuki tartışmalarda sıkça karşılaşılan bu kavram, uygulamada son derece teknik bir analiz gerektirmektedir: hangi eylem henüz hazırlık aşamasındadır, hangi eylem artık icra hareketine girmiştir, fail kendi isteğiyle mi vazgeçmiştir yoksa dış bir engel mi onu durdurmuştur ve … Devamını oku

TCK Madde 34 Geçici Nedenler, Alkol veya Uyuşturucu Madde Etkisinde Olma

Sarhoş ya da uyuşturucu etkisindeyken suç işleyen kişi cezalandırılır mı? Öfke ve gazap halinde işlenen suçlar farklı mı değerlendirilir? Bu sorular, ceza davalarında sıklıkla gündeme gelen ve yanıtı dikkatle değerlendirilmesi gereken meselelerdir. TCK’nın 34. maddesi bu durumları düzenlemekte; ancak Yargıtay bu maddeyi uygulamada son derece sınırlı tutmaktadır. Bu yazıda TCK m.34’ün ne anlama geldiğini, hangi … Devamını oku

TCK Madde 33 Sağır ve Dilsizlik

İşitme ve konuşma yeteneğinden doğuştan ya da erken yaşta yoksun kalan bir kişinin dünyayla kurduğu iletişim, algılama biçimi ve toplumsal değerleri kavrama kapasitesi, işiten ve konuşan bir kişiyle özdeş değildir. Kanun koyucu bu gerçekliği görmezden gelmemiş; ceza sorumluluğunu belirlerken sağır ve dilsiz kişiler için ayrı bir düzenleme öngörmüştür. TCK’nın 33. maddesi, sağır ve dilsizlerin ceza … Devamını oku

TCK Madde 32 Akıl Hastalığı

Ceza hukuku, suç işleyen kişiyi yalnızca eyleminden değil; o eylemi gerçekleştirirken sahip olduğu zihinsel kapasiteden de sorumlu tutar. Bir kişi ne yaptığını, bunun hukuken ne anlama geldiğini ve davranışlarını kontrol edip edemediğini kavrayamıyorsa, ceza sorumluluğu ya hiç doğmaz ya da önemli ölçüde azalır. TCK’nın 32. maddesi, akıl hastalığının ceza sorumluluğuna etkisini düzenler. Bu madde, sanığın … Devamını oku

TCK Madde 31 Yaş Küçüklüğü

Ceza hukuku, herkese aynı gözle bakmaz. Bir yetişkinin işlediği suçla, henüz dünyayı tam anlamıyla kavrayamamış bir çocuğun işlediği suç aynı kefeye konulamaz. Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesi de tam bu anlayışla şekillenmiştir: Suç tarihinde reşit olmayan çocuklar için ceza sorumluluğu ya hiç doğmaz ya da önemli ölçüde azalır. Ancak bu kural basit bir indirimden ibaret … Devamını oku

TCK Madde 30 Hata

Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri şudur: Bir kişi, ne yaptığını bilerek ve isteyerek suç işlemişse sorumlu tutulur. Peki ya kişi yanılıyorsa? Elindeki silahın dolu olmadığını sanıyorsa, karşısındaki kişinin yaşını yanlış biliyorsa ya da yaptığının hukuka aykırı olduğunu fark etmiyorsa? İşte TCK’nın 30. maddesi tam bu soruyla ilgilenir. Hata hükümleri, kişinin gerçeklik algısı ile hukuki gerçeklik … Devamını oku

TCK Madde 29 Haksız Tahrik

Ceza hukukunda her suç aynı kefeye konulmaz. Aynı fiil, farklı koşullar altında işlenmiş olabilir; ve bu koşullar cezayı doğrudan etkiler. Haksız tahrik de tam olarak bu mantıkla hayat bulmuş bir kurumdur: Bir başkasının haksız davranışı sizi öyle bir öfkeye veya derinden sarsacak bir acıya sürüklediyse, ve siz bu etkiyle bir suç işlediyseniz, Türk Ceza Kanunu … Devamını oku

TCK Madde 28 Cebir ve Şiddet, Korkutma ve Tehdit

Bir kişi başkasının tehdidi veya zorlaması altında suç işlerse ne olur? Hukuk bu kişiyi tam anlamıyla suçlu sayar mı? Türk ceza hukukunda bu soruyu yanıtlayan düzenleme TCK’nın 28. maddesidir. Bu madde, belirli koşullar altında cebir ve tehdit karşısında suç işleyen kişinin cezalandırılmamasını; asıl sorumluluğun ise zorlamayı kullanan kişiye yüklenmesini öngörmektedir. Ancak Yargıtay bu kurumu son … Devamını oku

TCK Madde 27 Sınırın Aşılması

2026 itibarıyla TCK’nın 27. maddesi, meşru koşullarla başlayıp sınırı aşan eylemlerin hukuki sonuçlarını belirleyen köprü normdur. Meşru savunma yapan biri orantılılık sınırını aşabilir, kanunun emrini yerine getiren görevli yetkisinin çizgisini fazlasıyla geçebilir. Bu aşımın kasıtlı mı, taksirle mi, yoksa heyecan ve korkuyla mı gerçekleştiği; indirimli ceza, cezasızlık ya da tam sorumluluk sonuçlarından hangisinin uygulanacağını doğrudan … Devamını oku