Dernek yardım toplama izni, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu kapsamında yürütülecek yardım toplama faaliyetleri için kural olarak önceden alınması gereken idari izindir. Derneklerin belirli bir amaçla kamuoyuna çağrıda bulunarak nakdi veya ayni yardım toplaması, kanunda öngörülen kapsam ve şartlara göre valilik ya da kaymakamlık iznine tabidir. Bunun iki temel istisnası vardır: Derneğin kendi statüsüne uygun olarak kabul ettiği ve 2860 sayılı Kanun’un kapsamı dışında kalan bağışlar ile Cumhurbaşkanı tarafından izin almadan yardım toplayabileceği belirlenmiş kuruluşların faaliyetleri. Gerekli izin alınmadan yürütülen yardım toplama faaliyeti durdurulabilir ve sorumlular hakkında idari para cezası uygulanabilir.
İzin yükümlülüğünün belirlenmesinde yalnızca derneğin kamu yararına faaliyet göstermesi veya toplanan paranın hayır amacıyla kullanılacak olması yeterli değildir. Yardımın nasıl istendiği, kampanyanın niteliği, hedef kitlesi, kullanılacak yöntem, faaliyetin süresi ve derneğin hukuki statüsü birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle yardım toplama izni, bağış kabulü, kampanya yürütme ve mali kayıt yükümlülükleri birbirinden ayrılarak incelenmelidir.
Derneklerin Yardım Toplama İzni Alması Zorunlu mudur?
2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’nun 6. maddesine göre kişiler ve kuruluşlar, kanuni istisnalar dışında, yetkili makamdan izin almadan yardım toplayamaz. Dernekler de bu düzenlemenin kapsamındadır.
Kanunun 3. maddesi; gerçek kişilerin, derneklerin, kurumların, vakıfların ve maddede sayılan diğer kişi ve kuruluşların kamu yararına uygun amaçlarla yardım toplayabileceğini düzenlemektedir. Ancak yardım toplamaya hukuken elverişli bir kuruluş olmak, izin yükümlülüğünden kendiliğinden muafiyet sağlamaz.
Derneğin yardım toplama faaliyeti şu amaçlara yönelik olabilir:
- Dernek tüzüğünde belirtilen ve kamu yararına uygun amaçların gerçekleştirilmesi.
- Muhtaç kişilere ayni veya nakdi yardım sağlanması.
- Kamu hizmetlerinden birinin veya birkaçının gerçekleştirilmesi ya da desteklenmesi.
- Toplumsal, eğitsel, kültürel veya sosyal nitelikli ve kanuni şartları karşılayan projelere kaynak sağlanması.
Yardım toplamanın hukuka uygun bir amaca yönelmesi gerekli olmakla birlikte tek başına yeterli değildir. Faaliyetin ayrıca izin, kapsam, süre, kayıt ve denetim hükümlerine uygun yürütülmesi gerekir. Yardımların isteğe bağlı olması da zorunludur. 2860 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca hiç kimse yardım yapmaya zorlanamaz.
Hangi Faaliyetler Yardım Toplama Sayılır?
Yardım Toplama Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesinde yardım toplama; kamu yararı gözetilerek belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için, izin alınması veya ilgili bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi suretiyle belirli süre ve yerlerde ayni veya nakdi yardım istenmesi esasına dayanan faaliyet olarak tanımlanmaktadır.
2860 sayılı Kanun’un 5. maddesinde çeşitli yardım toplama yöntemleri düzenlenmiştir. Bunlar arasında makbuz kullanılması, belirli yerlere yardım kutusu konulması, bankalarda hesap açılması, yardım pulu çıkarılması, eşya piyangosu, kültürel gösteriler, sergiler, spor etkinlikleri, geziler ve eğlenceler ile elektronik sistemler aracılığıyla yardım toplanması bulunmaktadır.
Örneğin derneğin belirli bir proje için kamuoyuna çağrı yapması, hedef yardım tutarı açıklaması ve bu amaçla hesap numarası yayımlaması, işlemin 2860 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesini gerektirebilir. Hesabın dernek adına açılmış olması, tek başına izin zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bağış kabul etmek ile yardım toplamak aynı şey midir?
Hayır. 2860 sayılı Kanun’un 2. maddesinin ikinci fıkrası, derneklere kendi statülerine göre üyeleri veya diğer kişiler tarafından yapılacak bağış ve yardımları ve derneklerin öz kaynaklarından sağladıkları gelirleri Kanun kapsamı dışında bırakmaktadır.
Buna karşılık belirli bir hedef için düzenlenen, kamuoyundan sistematik biçimde katkı istenen ve yardım toplama yöntemleri kullanılan kampanyalar, işlemin gerçek niteliğine göre izin rejimine girebilir.
Bu nedenle bir ödeme açıklamasında “bağış” yazması veya derneğin internet sitesinde “bağış yap” ifadesinin bulunması tek başına kesin hukuki nitelendirme sağlamaz. Önemli olan işlemin bütün koşullarıdır.
Bu iki faaliyetin hukuki sınırları, bağış kabulü ile yardım toplama arasındaki farklar konusunda ayrıca değerlendirilmiştir. Derneğin aidat, bağış, faaliyet geliri ve diğer öz kaynakları ise dernek gelir kaynakları çerçevesinde ele alınmalıdır.
Hangi Dernekler İzin Almadan Yardım Toplayabilir?
2860 sayılı Kanun’un 6. maddesi, kamu yararına çalışan dernek, kurum ve vakıflardan Cumhurbaşkanı tarafından belirlenip ilan edilenlerin izin almadan yardım toplayabileceğini düzenlemektedir.
Burada üç ayrı hukuki statünün birbirine karıştırılmaması gerekir:
- Olağan dernek statüsü: Derneğin hukuka uygun şekilde kurulmuş ve faaliyet gösteriyor olması, izin almadan yardım toplama yetkisi vermez.
- Kamu yararına çalışan dernek statüsü: 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 27. maddesi kapsamında kamu yararına çalışan dernek olarak kabul edilmek, tek başına her türlü yardım toplama faaliyetinden muafiyet sağlamaz.
- İzin almadan yardım toplayabilme yetkisi: 2860 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmiş ve ilan edilmiş kuruluşlar bakımından özel istisna uygulanır.
Bu ayrım nedeniyle bir derneğin kamu yararına çalışan dernekler arasında bulunması ile izin almadan yardım toplayabilecek kuruluşlar arasında bulunması ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
İzin almadan yardım toplayabilen kuruluşlar bildirim yapmak zorunda mıdır?
Evet. Yardım Toplama Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik’in 5. maddesi uyarınca, Cumhurbaşkanınca izin almadan yardım toplayabileceği belirlenen kuruluşlar, Yönetmelik kapsamındaki faaliyetlerinin sonunda yetkili makama Yardım Toplama Sonuç Bildirimi (Ek-4) verir.
Yardım toplama faaliyeti birden fazla takvim yılına yayılıyorsa bildirim her takvim yılı sonunda yapılır.
Dolayısıyla izin muafiyeti, mali kayıt, sonuç bildirimi, sorumluluk ve denetim yükümlülüklerinden tamamen muafiyet anlamına gelmez.
Dernek Yardım Toplama İzni Hangi Makamdan Alınır?
2860 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre izin vermeye yetkili makam, yardım toplama faaliyetinin gerçekleştirileceği coğrafi alana göre belirlenir.
| Yardım toplama faaliyetinin kapsamı | Yetkili makam |
|---|---|
| Tek bir ilçenin sınırları içerisinde | İlçe kaymakamlığı |
| Aynı ilin birden fazla ilçesinde | İl valiliği |
| Birden fazla ilde | Başvuran kişi veya kuruluşun yerleşim yerinin bulunduğu ilin valiliği |
Birden fazla ili kapsayan faaliyetlerde izni veren valilik, ilgili valiliklere ve İçişleri Bakanlığına bilgi verir. İlgili işlemler sivil toplumla ilişkiler birimleri aracılığıyla yürütülür.
Örneğin merkezi İstanbul’da bulunan bir dernek yalnız Bakırköy ilçesinde yardım toplayacaksa ilgili kaymakamlık yetkilidir. Faaliyet İstanbul’un farklı ilçelerinde yürütülecekse valilik yetkili olur. Kampanya Türkiye genelini kapsıyorsa başvuru, derneğin yerleşim yerinin bulunduğu ilin valiliğine yapılır.
İzin makamı belirlenirken yalnız dernek merkezinin bulunduğu yere değil, yardım toplama faaliyetinin gerçek coğrafi kapsamına bakılmalıdır.
Dernek Yardım Toplama İzni Nasıl Alınır?
Yardım toplama izni başvurusu, 2860 sayılı Kanun’un 8 ve 9. maddeleri ile Yardım Toplama Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik’in 6 ve 7. maddeleri kapsamında yürütülür.
1. Yardım toplama amacı ve hedef tutar belirlenir
Başvurudan önce yardım toplanacak amaç açık biçimde ortaya konulmalıdır. Amacın hukuka, dernek tüzüğüne ve kamu yararına uygun olması gerekir.
Toplanması hedeflenen miktar, mümkün olduğunca somut maliyet hesaplarına dayanmalıdır. Örneğin bir eğitim projesi için yardım toplanacaksa projenin içeriği, bütçesi, hedef kitlesi ve gerekli harcamalar gösterilmelidir.
Kanunun 9. maddesine göre yetkili makam; faaliyetin önemini, yardım toplayacak kişilerin yeterliliklerini, hizmetin amaca ve kamu yararına uygunluğunu ve faaliyetin başarıya ulaşma ihtimalini değerlendirir.
2. Yardım Toplama Başvuru Formu hazırlanır
Yönetmeliğin 10 Kasım 2021 tarihinde değiştirilen 6. maddesi uyarınca başvurularda Yardım Toplama Başvuru Formu (Ek-1) kullanılır.
Başvuru kapsamında özellikle şu bilgiler sunulur:
- Yardım toplanmasının amacı ve hedeflenen miktar.
- Faaliyetin yürütüleceği il ve ilçeler.
- Kullanılacak yardım toplama yöntemleri.
- Yardım toplama faaliyetinde görev alacak kişi sayısı.
- Kullanılması planlanan makbuz miktarı.
- Toplanacak miktarı gerekçelendiren keşif özeti, rapor veya benzeri belgeler.
- Derneğin yönetim organlarında görev alan kişilerin kimlik ve adres bilgileri.
- Yardım toplama faaliyetinde görevlendirilecek kişilerin kimlik ve adres bilgileri.
- Gerektiğinde kamu görevlilerinin çalıştırılmasına ilişkin izin belgeleri.
İzin vermeye yetkili makam, inceleme için gerekli gördüğü ilave bilgi ve belgelerin tamamlanmasını isteyebilir.
Yardım toplama öğrenim kurumu yararına veya kurum içinde gerçekleştirilecekse, 2860 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince kurum sorumlusunun yazılı izninin başvuruya eklenmesi gerekir.
3. Derneğin yetkili organı gerekli kararları alır
Dernek adına yürütülecek yardım toplama faaliyetinin, derneğin tüzüğüne ve organlarının yetki dağılımına uygun şekilde kararlaştırılması gerekir.
2860 sayılı Kanun’un 11. maddesi gereğince tüzel kişilerin yardım toplama faaliyetlerindeki sorumlu kurulu, yönetim organlarıdır. Dernek açısından yönetim kurulunun faaliyet üzerinde hukuki ve mali sorumluluğu bulunmaktadır.
Başvuruda temsil yetkisinin açık biçimde gösterilmesi, kampanyanın kapsamı ile görevlendirilecek kişilerin belirlenmesi ve dernek karar defterindeki kayıtların birbirleriyle uyumlu olması önemlidir.
4. Başvuru yetkili valilik veya kaymakamlığa sunulur
Başvuru, faaliyet alanına göre belirlenen yetkili makama yapılır. Başvuru ve ekleri ilgili sivil toplumla ilişkiler biriminde incelenir. Eksik bilgi ve belgeler varsa bunların tamamlanması istenir.
İnceleme sonucunda düzenlenen rapor, izin vermeye yetkili makama sunulur. Başvuruya ilişkin değerlendirme idarenin kanunla belirlenen yetki sınırları içinde yapılır.
5. Başvurunun sonucu beklenir
2860 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre başvurunun sonucu en geç iki ay içinde ilgililere bildirilir.
Başvuru yapılmış olması, yardım toplamaya başlama yetkisi vermez. İzin alınması gereken faaliyetlerde olumlu karar bulunmadan kampanyaya başlanması, sonradan izin alınması ihtimali bulunsa dahi hukuki risk doğurur.
İdarenin belirtilen sürede karar vermemesi durumunda da otomatik izin doğduğu kabul edilemez. Böyle bir uyuşmazlıkta idarenin sessizliğine karşı kullanılabilecek başvuru ve dava yolları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
Yardım Toplama İzni Ne Kadar Süreyle Verilir?
2860 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre yardım toplama süresi izin veren makam tarafından belirlenir. İlk izin için öngörülen süre bir yılı geçemez.
Bununla birlikte, haklı sebeplerin bulunması durumunda faaliyetin süresi izin veren makam tarafından uzatılabilir.
Bu konuda önemli bir Anayasa Mahkemesi kararı bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 2024 tarihli süre uzatımı kararı
Anayasa Mahkemesi, 27 Haziran 2024 tarihli ve E.2023/181, K.2024/128 sayılı kararıyla 2860 sayılı Kanun’un 10. maddesindeki süre uzatımını ayrıca bir yılla sınırlayan ibareyi iptal etmiştir. Karar, 9 Aralık 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Bu iptal sonucunda ilk izin bakımından bir yıllık üst sınır korunurken, haklı sebeplerle yapılacak uzatımlarda eski düzenlemedeki kategorik ek bir yıllık sınırlama artık uygulanamaz.
Ancak bu durum derneklerin yardım toplama faaliyetini sınırsız biçimde devam ettirebileceği anlamına gelmez. Her uzatma talebinin gerekçelendirilmesi ve yetkili makam tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Örneğin ağır bir hastalığın tedavisi için yardım toplanan bir kampanyada hedef tutara ulaşılamaması, tedavi giderlerinin devam etmesi veya olayın gerektirdiği başka haklı sebeplerin bulunması, somut belgelerle birlikte süre uzatımı değerlendirmesine konu olabilir.
İzin süresi sona ermişse, uzatma hakkında olumlu karar bulunmaksızın yardım toplamaya devam edilmemelidir.
Yardım Toplama İzninin Kapsamı Dışına Çıkılabilir mi?
Yardım toplama izni belirli bir faaliyet için verilir. İzin kapsamındaki amaç, süre, yer ve yardım toplama yöntemleri hukuki önem taşır.
2860 sayılı Kanun’un 29. maddesi, izin verilen yardım toplama şekli dışında başka yöntemlerle veya izin verilen yer dışında yardım toplanmasını ayrıca yaptırıma bağlamaktadır. Bu fiiller bakımından kanunda öngörülen uyarı ve faaliyetin sonlandırılmaması şartları da dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle bir derneğin belirli bir ilçede makbuzla yardım toplama izni almış olması, aynı izne dayanarak başka illerde, internet üzerinden veya yeni bir yöntem kullanarak sınırsız biçimde yardım toplayabileceği anlamına gelmez.
Faaliyet genişletilecekse veya yardım toplama yöntemi değiştirilecekse, öncelikle izin kapsamının değiştirilmesi ya da gerekli yeni iznin alınması değerlendirilmelidir.
Yardım Toplama Faaliyetinde Kimler Görev Alabilir?
2860 sayılı Kanun’un 11. maddesine göre gerçek kişiler tarafından yürütülecek faaliyetlerde en az üç kişiden oluşan sorumlu kurul kurulmalıdır. Tüzel kişiler bakımından ise sorumlu kurul, yönetim organlarından oluşur.
Sorumlu kurulda görev alan kişilerde meydana gelen değişikliklerin, izin veren makama on gün içinde bildirilmesi gerekir.
Kanunun 15. maddesi uyarınca yardım toplama faaliyetinde görev alacak kişilere, faaliyet konusu ve süresini gösteren fotoğraflı kimlik belgesi verilir. Faaliyet sona erdiğinde bu belgeler izin veren makama iade edilir.
Dernek gelir toplama yetki belgesi yardım toplama izni yerine geçer mi?
Hayır. 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında dernek gelirlerinin toplanması için düzenlenen yetki belgesi ile 2860 sayılı Kanun kapsamındaki yardım toplama izni farklı hukuki işlemlerdir.
Bir kişinin dernek adına gelir tahsil etmeye yetkili olması, derneğin izin alınması gereken bir yardım kampanyasını izinsiz yürütmesine imkan vermez.
Bu ayrım dernek gelir toplama yetki belgesi konusunda ayrıca açıklanmıştır.
Kamu görevlileri yardım toplama faaliyetinde çalışabilir mi?
2860 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca kamu görevlileri, vali veya kaymakamdan izin almadan yardım toplama faaliyetlerinde çalışamaz. İzin verilen kamu görevlilerine bu görevleri nedeniyle ücret ödenemez; kanunda belirtilen özel istisnalar saklıdır.
Ayrıca Kanunun aynı maddesinde belirtilen askerî personel, hâkim ve savcılar ile güvenlik ve özel kolluk görevlilerinin yardım toplama faaliyetlerinde çalışmasına ilişkin yasaklar dikkate alınmalıdır.
Toplanan Yardımların Kaydı, Kullanılması ve Denetimi
Yardım toplama izni, yalnızca para veya eşya toplanmasına ilişkin bir yetki değildir. Toplanan kaynakların korunması, belgelenmesi, amacına uygun kullanılması ve kesin hesabının çıkarılması da izin rejiminin parçalarıdır.
Makbuz, banka kayıtları ve diğer belgeler
2860 sayılı Kanun’un 5. maddesi ve ilgili Yönetmelik uyarınca, kullanılan yardım toplama yöntemine uygun belgelendirme yapılması gerekir.
Yardım toplama faaliyetinin gelir ve giderlerinin izlenebilir olması, banka hareketleri ile makbuz kayıtlarının örtüşmesi ve toplanan kaynakların hangi amaçla kullanıldığının gösterilebilmesi önem taşır.
İlgili Yönetmelik, derneklerin yardım toplama faaliyetinde kullandıkları makbuzların dernek gelir makbuzlarından ayrı bastırılmasını öngörmektedir. Bu sebeple olağan dernek gelirlerine ilişkin belgeler ile özel yardım toplama kampanyasının belgeleri birbirine karıştırılmamalıdır.
Derneklerin genel mali kayıt yükümlülükleri bakımından dernek alındı belgeleri hakkındaki kurallar da ayrıca dikkate alınmalıdır.
Yardım toplama giderlerinde hangi sınırlar uygulanır?
2860 sayılı Kanun’un 24. maddesi yardım toplama giderleri bakımından iki farklı üst oran belirlemektedir:
| Yardım toplama yöntemi | Gider üst sınırı |
|---|---|
| Makbuz, yardım kutusu, banka hesabı, yardım pulu ve elektronik sistemler üzerinden yardım toplama | Brüt gelirin %10’u |
| Eşya piyangosu, kültürel gösteriler, sergiler, spor gösterileri, geziler ve eğlenceler aracılığıyla yardım toplama | Brüt gelirin %40’ı |
Kanunda öngörülen oranların aşılması durumunda, haklı nedenler bulunmadıkça aradaki fark sorumlu kurul üyelerine ödettirilebilir.
Bu sınırlar yardım toplama faaliyetinin giderleriyle ilgilidir. Derneğin bütün faaliyet bütçesine otomatik olarak uygulanacak genel gider oranları şeklinde yorumlanmamalıdır.
Yardım toplama faaliyetinin kesin hesabı ne zaman verilir?
2860 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca sorumlu kurul, yardım toplama süresinin bitiminden itibaren on gün içinde toplanan yardımın kesin hesabını çıkarmak ve bir örneğini izin veren makama sunmak zorundadır.
Zorunlu hallerde bu süre, izin veren makam tarafından otuz güne kadar uzatılabilir.
Faaliyet sonunda brüt gelir, yapılan giderler ve net gelir belirlenmeli; gelirlerin amaca uygun kullanılıp kullanılmadığı denetim sırasında açıklanabilmelidir.
Yardım hedefe ulaşmazsa veya para artarsa ne olur?
2860 sayılı Kanun’un 25. maddesine göre toplanan yardımların amacı gerçekleştirecek miktara ulaşmaması veya amacın gerçekleştirilmesinden sonra yardım artması halinde, bu kaynakların aynı veya benzer amacı gerçekleştirebilecek kuruluşlara devrettirilmesi söz konusu olabilir.
Devir işlemi izin veren makamın kanuni yetkileri kapsamında yürütülür. Toplanan paranın derneğin genel bütçesine aktarılması, başka bir kampanyaya yönlendirilmesi veya farklı amaçla harcanması her durumda serbest değildir.
Özellikle tedavi, afet, eğitim veya belirli kişiler lehine düzenlenen kampanyalarda yardımın özgülendiği amaç ve bağışçıların iradesi de hukuki değerlendirmede önem taşır.
İzinsiz Yardım Toplamanın Cezası Nedir?
2860 sayılı Kanun’un 29. maddesi, izin alınması gereken faaliyetlerin izinsiz yürütülmesi halinde idari para cezası öngörmektedir. İnternet ortamında izinsiz yardım toplama için ayrıca düzenlenmiş daha yüksek kanuni ceza aralığı bulunmaktadır.
Kanunda farklı fiiller için ayrı yaptırım hükümleri bulunduğundan her aykırılık aynı şekilde cezalandırılamaz.
| Aykırılık | 2860 sayılı Kanun m.29’daki temel tutar |
|---|---|
| İzinsiz yardım toplama | 5.000–100.000 TL |
| İnternet ortamında izinsiz yardım toplama | 10.000–200.000 TL |
| İzinsiz yardım toplama faaliyetine yer veya imkân sağlayanların uyarıya rağmen faaliyeti sonlandırmaması | 5.000 TL |
| İzin verilen yöntem dışında yardım toplama ve uyarıya rağmen faaliyeti sürdürme | 5.000–20.000 TL |
| İzin verilen yer dışında yardım toplama ve uyarıya rağmen faaliyeti sürdürme | 5.000–20.000 TL |
| Kanunun diğer hükümlerine aykırılık nedeniyle uygulanan genel yaptırım | 1.000 TL |
2026 yılı tutarlarına ilişkin önemli açıklama: Yukarıdaki rakamlar, 2860 sayılı Kanun’un 29. maddesinde yazılı temel ceza tutarlarıdır; 2026 yılında doğrudan uygulanacak güncel tutarlar değildir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17/7. maddesi uyarınca maktu idari para cezaları ve ilgili alt-üst sınırlar yeniden değerleme esasına göre güncellenir. 2026 yılında uygulanacak cezanın belirlenmesinde o yıl için ilan edilmiş güncel tutarlar esas alınmalıdır.
Ayrıca alt ve üst sınır arasında ceza belirlenirken Kabahatler Kanunu’nun 17/2. maddesi uyarınca fiilin haksızlık içeriği, failin kusuru ve ekonomik durumu değerlendirilmelidir. İdare, kanunun öngördüğü sınırlar ve ölçülülük ilkesi dışında keyfî biçimde ceza belirleyemez.
İzinsiz yardım toplama faaliyeti durdurulabilir mi?
Evet. 2860 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca izin alınmadan girişilen yardım toplama faaliyetleri güvenlik kuvvetlerince derhal menedilir.
Faaliyetin durdurulması ile idari para cezası birbirinden farklı sonuçlardır. Kanuni şartlar oluştuğunda bunların birlikte gündeme gelmesi mümkündür.
Ancak yardım toplama faaliyetinin durdurulması, derneğin tüzel kişiliğinin sona ermesi veya bütün faaliyetlerinin kendiliğinden yasaklanması anlamına gelmez.
İzinsiz yardım toplama doğrudan hapis cezası gerektirir mi?
2860 sayılı Kanun’un 29. maddesindeki izinsiz yardım toplama yaptırımı, kural olarak idari para cezası niteliğindedir. Dolayısıyla izinsiz yardım toplandığının tespit edilmesi, tek başına otomatik hapis cezası verilmesi sonucunu doğurmaz.
Bununla birlikte fiil aynı zamanda dolandırıcılık, belgede sahtecilik veya başka bir suç oluşturuyorsa ilgili ceza kanunu hükümleri ayrıca uygulanabilir.
2860 sayılı Kanun’un 28. maddesi, yardım toplama faaliyetinden elde edilen mal ve paraların zimmete geçirilmesi bakımından özel bir düzenleme içermektedir. Bu hükümde, kamu görevlisi olup olmadığına bakılmaksızın, ilgili kişinin Türk Ceza Kanunu’nun zimmet suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılacağı belirtilmiştir.
Bu nedenle izinsiz kampanya yürütmek ile toplanan yardımın zimmete geçirilmesi aynı fiil olarak değerlendirilmemelidir.
İzinsiz Toplanan Paralara El Konulabilir mi?
Bu konuda 2024 tarihli Anayasa Mahkemesi kararının dikkate alınması zorunludur.
2860 sayılı Kanun’un 29. maddesinin sekizinci fıkrasında daha önce, kanuna aykırı olarak izinsiz toplanan mal ve paralara el konularak mülkiyetlerinin kamuya geçirilmesi öngörülmekteydi.
Anayasa Mahkemesinin 18 Ocak 2024 tarihli ve E.2021/28, K.2024/11 sayılı kararıyla bu fıkra iptal edilmiştir. Karar 3 Nisan 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, iptal hükmünün yürürlüğe girmesi dokuz ay ertelenmiştir.
Bu nedenle 2026 yılı itibarıyla iptal edilen sekizinci fıkraya dayanılarak izinsiz toplanan mal ve paraların mülkiyetinin doğrudan kamuya geçirilmesine karar verilemez.
Ancak bu iptal, her türlü el koyma veya hesap üzerinde tedbir uygulanmasının koşulsuz biçimde yasaklandığı anlamına da gelmez. Başka bir kanunda öngörülen açık yetki, somut işlemin niteliği, yetkili merci ve gerekli yargısal güvenceler ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle idari para cezası, banka hesabına bloke konulması, ceza soruşturması kapsamında el koyma ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi birbirinden farklı işlemlerdir. Her biri bakımından ayrı kanuni dayanak ve başvuru yolu aranmalıdır.
İnternetten İzinsiz Yardım Toplama Halinde Ne Olur?
2860 sayılı Kanun’un 5 ve 29. maddeleri elektronik sistemler üzerinden yardım toplanmasını da kapsamaktadır. İnternet ortamında yürütülen bir yardım kampanyası için gerekli izin bulunmuyorsa, faaliyet hakkında idari yaptırım uygulanması söz konusu olabilir.
Kanunun 6. maddesine 2020 yılında eklenen üçüncü fıkra, izinsiz internet yardım toplama içerikleri yönünden ayrıca içerik çıkarma ve erişimin engellenmesi sürecini düzenlemektedir.
Buna göre, izinsiz yardım toplama faaliyetinin internet ortamında tespit edilmesi üzerine ilgili valilik veya İçişleri Bakanlığı tarafından içerik veya yer sağlayıcıya bildirim yapılabilir. İçeriğin yirmi dört saat içinde çıkarılmaması yahut kanunda belirtilen diğer koşulların oluşması halinde, erişimin engellenmesi kararı verilmesi için sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.
Anayasa Mahkemesinin E.2021/28, K.2024/11 sayılı kararı, bu fıkranın hâkimin talebi yirmi dört saat içinde duruşmasız karara bağlamasına ve kararı doğrudan BTK’ya göndermesine ilişkin eski üçüncü cümlesini iptal etmiştir. Bu sebeple eski usulün tamamı halen yürürlükteymiş gibi uygulanamaz.
İnternet sitesi, sosyal medya, çevrim içi bağış bağlantıları ve elektronik ödeme sistemlerinin özel hukuki sınırları, internet ve sosyal medyadan dernek adına yardım toplama kapsamında ayrıca ele alınmaktadır.
İzinsiz Yardım Toplama Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?
İdari para cezası ile yardım toplama izin talebinin reddi farklı hukuki işlemlerdir. Bu nedenle uygulanacak kanun yolu, görevli yargı mercii ve süre ayrı ayrı belirlenmelidir.
İdari para cezasına karşı başvuru
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca idari para cezasına karşı, özel kanuni düzenlemeler ve aynı işlem kapsamında idari yargının görev alanına giren başka bir kararın bulunmasına ilişkin istisnalar saklı kalmak üzere, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.
Başvuruda özellikle şu hususlar değerlendirilmelidir:
- Faaliyetin gerçekten 2860 sayılı Kanun kapsamında yardım toplama niteliğinde olup olmadığı.
- Derneğin kendi statüsüne göre kabul ettiği bağışların yanlış biçimde yardım toplama sayılıp sayılmadığı.
- Kanuni izin veya muafiyetin bulunup bulunmadığı.
- İdarenin fiili yeterli delille tespit edip etmediği.
- İdari yaptırımın yetkili makam tarafından uygulanıp uygulanmadığı.
- Uyarının kanuni şart olduğu fiillerde bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği.
- Ceza miktarının ilgili yıl için geçerli tutarlar ve ölçülülük ilkesiyle uyumlu olup olmadığı.
- Usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığı.
İtiraz sırasında kampanya kararları, izin belgeleri, banka hareketleri, makbuzlar, bağış açıklamaları, internet paylaşımları ve idarenin tespit tutanakları delil olarak önem taşıyabilir.
Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinde öngörülen süresinde ödeme indirimi ile yaptırıma karşı kanun yoluna başvuru hakkı ayrı konulardır. Ödeme yapılması, tek başına kanun yoluna başvurma hakkını ortadan kaldırmaz.
Yardım toplama izni reddedilirse hangi dava açılır?
Valilik veya kaymakamlık tarafından verilen yardım toplama izni talebinin reddine ilişkin karar, kural olarak idari işlem niteliğindedir. Hukuka aykırı olduğu ileri sürülen ret işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca özel kanunda ayrı süre bulunmayan idari davalarda genel dava açma süresi altmış gündür. Süre, kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
İdarenin hiç cevap vermemesi durumunda, İYUK m.10 ve varsa özel hükümlerin uygulanma ilişkisi ayrıca değerlendirilmelidir. Başvuru üzerine idarenin iki ay içinde sonuç bildirme yükümlülüğü bulunması, başvurunun kendiliğinden olumlu sonuçlandığı anlamına gelmez.
İptal davası açılması da kural olarak işlemin yürütmesini kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27’deki şartlar gerçekleşiyorsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
Banka hesaplarına bloke konulması halinde görevli mahkeme hangisidir?
Uyuşmazlığın niteliği bu noktada özellikle önemlidir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 7 Ekim 2024 tarihli, E.2024/357, K.2024/321 sayılı kararında, 2860 sayılı Kanun uyarınca verilmiş mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararına karşı başvurunun adli yargının görev alanında olduğu değerlendirilmiştir. Bu kararın konusu ve işlem tarihi, daha sonra yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi iptal kararının etkileriyle birlikte okunmalıdır.
Danıştay 10. Dairesinin 4 Kasım 2025 tarihli, E.2025/34, K.2025/4954 sayılı kararında ise idarenin banka hesaplarına bloke konulması yönündeki yazışmaları ile bu işlemlere yapılan itirazın zımnen reddi, bağımsız idari işlem niteliği bakımından değerlendirilmiş ve somut uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu kabul edilmiştir.
Bu kararlar birlikte değerlendirildiğinde, hesap üzerindeki bloke işleminin dayanağı, işlemin doğrudan bir idari yaptırım olup olmadığı ve hangi hukuki talebin ileri sürüldüğü belirlenmeden görevli mahkeme hakkında kesin bir değerlendirme yapılmamalıdır.
İzin başvuruları, idari yaptırımlar ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki destek, dernekler hukuku alanında avukatlık hizmeti kapsamında Türkiye genelinde değerlendirilebilecek konular arasındadır.
Yardım Toplama İzni İçin Örnek Hukuki Değerlendirme
Örnek olay: Merkezi Ankara’da bulunan bir dernek, Türkiye genelinde depremden etkilenen ailelerin barınma ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 3 milyon TL hedefli bir yardım kampanyası düzenlemek istemektedir.
Dernek, kampanyayı internet sitesi, banka hesabı ve yardım kutuları aracılığıyla yürütmeyi planlamaktadır.
Bu durumda öncelikle faaliyetin derneğin kendi statüsüne uygun olağan bağış kabulü niteliğinde mi, yoksa 2860 sayılı Kanun kapsamında izin gerektiren yardım toplama faaliyeti mi olduğu incelenmelidir.
Kampanya belirli bir hedef tutara, belirli bir amaca ve kamuoyundan sistematik biçimde yardım istemeye dayanıyorsa izin yükümlülüğü gündeme gelir.
Dernek, Cumhurbaşkanınca izin almadan yardım toplayabilecek kuruluşlardan biri değilse ve faaliyet izin gerektiriyorsa, kampanya birden fazla ili kapsadığı için başvurunun derneğin yerleşim yerindeki Ankara Valiliğine yapılması gerekir.
Başvuruda hedef tutarın gerekçesi, faaliyet yöntemleri, görevli kişiler, kampanya kapsamı ve gerekli destekleyici belgeler sunulur. İzin verilirse faaliyetin izin kararındaki yer, süre, amaç ve yöntem sınırları içinde yürütülmesi gerekir.
Derneğin yalnız banka hesabı açması veya toplanan parayı depremzedelere ulaştırmayı amaçlaması, izin alınması gereken bir kampanya bakımından izin şartını ortadan kaldırmaz.
Yardım Toplama İzni Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Her dernek yardım toplama izni alabilir mi?
Dernekler 2860 sayılı Kanun’un 3. maddesinde yardım toplayabilecek kuruluşlar arasında sayılmıştır. Ancak başvurunun kabul edilmesi otomatik değildir. Amaç, kamu yararı, başvuranların yeterliliği ve faaliyetin somut özellikleri değerlendirilir.
Kamu yararına çalışan dernekler izinsiz yardım toplayabilir mi?
Yalnız kamu yararına çalışan dernek statüsüne sahip olmak yeterli değildir. 2860 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca izin almadan yardım toplama yetkisi bulunan kuruluşların ayrıca Cumhurbaşkanınca belirlenip ilan edilmiş olması gerekir.
Dernek banka hesabına gelen her bağış için yardım toplama izni gerekir mi?
Hayır. Derneğin kendi statüsüne uygun olarak üyelerinden veya diğer kişilerden kabul ettiği bağış ve yardımlar, 2860 sayılı Kanun’un 2. maddesinde belirtilen koşullarla Kanun kapsamı dışındadır. Ancak kamuoyuna yönelik organize bir yardım kampanyası yürütülüyorsa işlem ayrıca değerlendirilmelidir.
Yardım toplama izni olmadan sosyal medya üzerinden hesap numarası paylaşılabilir mi?
Hesap numarası paylaşımının hukuki niteliği, paylaşımın amacı ve içeriğine göre belirlenir. Belirli bir proje için kamuoyuna sistematik yardım çağrısı yapılıyorsa izin gerektiren yardım toplama faaliyeti söz konusu olabilir. Paylaşımın sosyal medya üzerinden yapılması izin yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Yardım toplama izni kaç günde çıkar?
2860 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca başvurunun sonucunun en geç iki ay içinde ilgililere bildirilmesi gerekir. Bu süre bütün başvuruların mutlaka olumlu sonuçlanacağı anlamına gelmez. Başvurudaki eksiklikler ve inceleme süreci ayrıca önem taşır.
Yardım toplama izin süresi dolarsa kampanya devam edebilir mi?
Sürenin dolmasından önce haklı sebeplerle uzatma talep edilebilir. 2024 tarihli Anayasa Mahkemesi kararından sonra uzatma bakımından eski ek bir yıllık kategorik sınır uygulanmaz. Bununla birlikte izin süresinin kendiliğinden uzadığı kabul edilemez; yetkili makamın kararı gerekir.
İzinsiz yardım toplama nedeniyle verilen cezayı dernek mi, yönetici mi öder?
Yaptırımın muhatabı; ihlalin niteliğine, ilgili kanuni düzenlemeye, idari yaptırım kararında gösterilen kişiye ve fiilin kimin tarafından işlendiğine göre belirlenir. Dernek tüzel kişiliği ile yöneticilerin kişisel sorumlulukları birbirine karıştırılmamalıdır. Yöneticilerin yalnız görev unvanları nedeniyle bütün idari yaptırımlardan otomatik ve şahsen sorumlu oldukları kabul edilemez.
İzinsiz yardım toplama cezası derneğin kapatılmasına yol açar mı?
2860 sayılı Kanun kapsamında izinsiz yardım toplama nedeniyle idari para cezası uygulanması, tek başına dernek tüzel kişiliğinin sona ermesi sonucunu doğurmaz. Derneğin feshi ve diğer ağır hukuki sonuçlar, ancak bunlara ilişkin ayrı kanuni şartların gerçekleşmesi halinde gündeme gelebilir.
Yardım Toplama Faaliyetlerinde Hukuki Uygunluk Nasıl Sağlanır?
Derneklerin yardım toplama faaliyetlerinde hukuki uygunluk, yalnızca başvuru formunun hazırlanmasıyla sağlanamaz. Kampanyanın başlangıcından kesin hesabın verilmesine kadar bütün işlemlerin 2860 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleriyle uyumlu olması gerekir.
Bu kapsamda öncelikle faaliyetin olağan bağış kabulü mü yoksa izin gerektiren yardım toplama mı olduğu belirlenmeli; izin gerekiyorsa yetkili makam doğru tespit edilmeli ve faaliyet izinde belirtilen sınırlar içinde yürütülmelidir.
Kampanya süresince toplanan yardımların belgelenmesi, gelir ve giderlerin ayrıştırılması, yardım amacının korunması ve sürenin bitiminde kesin hesabın hazırlanması gerekir. Yardım toplama süresinin uzatılması, izin kapsamının değiştirilmesi veya idari yaptırım uygulanması durumunda ise her işlemin kendine özgü hukuki şartları değerlendirilmelidir.
Özellikle 2024 tarihli Anayasa Mahkemesi kararları nedeniyle yardım toplama süresi, denetim yetkileri ve toplanan malvarlığına ilişkin yaptırımlar yönünden eski mevzuat açıklamalarına dayanılmamalıdır. Uygulanacak hüküm belirlenirken işlem tarihi, kanun değişiklikleri, iptal kararlarının yürürlüğe giriş tarihi ve somut olayın özellikleri birlikte incelenmelidir.