Tutuklama Kararına İtiraz: Süre, Merci ve Usul

Tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. İtiraz, kararı veren mercie sunulacak bir dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır (CMK m.268/1). Sulh ceza hâkimliğinin verdiği tutuklama kararlarına yapılan itirazları, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m.268/3-b). İtiraz, tutuklama kararının yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz. Uygulamada ve birçok … Devamını oku

Tutuklama ile Gözaltı Arasındaki Fark Nedir?

Tutuklama ile gözaltı arasındaki fark nedir sorusunun temel cevabı kararı veren makam ve dayandıkları şüphe derecesidir: gözaltı kararını Cumhuriyet savcısı verir ve somut delillere dayanan suç şüphesi yeterliyken, tutuklama kararını yalnızca hâkim verebilir ve kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ile ayrıca bir tutuklama nedeni aranır. Gözaltı en fazla 24 saat (toplu suçlarda dört … Devamını oku

Tutuklama Nedir? Şartları ve Tutuklama Nedenleri

Tutuklama, hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve kanunda sayılan bir tutuklama nedeni bulunan şüpheli veya sanığın, hâkim kararıyla özgürlüğünden geçici olarak yoksun bırakılmasıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 100 ila 108. maddeleri arasında düzenlenen tutuklama, bir ceza değil; yargılamanın sağlıklı yürütülmesini, delillerin korunmasını ve şüphelinin kaçmasının önlenmesini amaçlayan bir koruma tedbiridir. … Devamını oku

SEGBİS Nedir? Duruşmaya Katılım, İfade ve Sınırları

SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi), UYAP altyapısı üzerinde ses ve görüntünün aynı anda iletildiği, kaydedildiği ve saklandığı; sanık, tanık, mağdur veya avukatların mahkemeye fiziken gelmeden görüntülü ve sesli olarak ifade vermesini, sorgulanmasını ya da duruşmaya katılmasını sağlayan sistemdir. Hukuki dayanağı CMK m. 196/4 olup, ceza yargılamasının “yüz yüzelik” ve “doğrudan doğruyalık” ilkelerine getirilmiş istisnai … Devamını oku

Ceza Davasında Adli Yardım ve Ücretsiz Avukat

Adli yardım (halk dilinde “ücretsiz avukat”), maddi imkânı bir avukat tutmaya yetmeyen kişilerin savunma hakkından ekonomik nedenlerle yoksun kalmaması için devlet ve barolar tarafından sağlanan hukuki destektir. Ceza muhakemesinde bu ihtiyaç, şüpheli veya sanığın “müdafi seçebilecek durumda olmadığını” beyan ederek CMK m. 150/1 uyarınca kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilmesini istemesi yoluyla karşılanır; ücreti başlangıçta … Devamını oku

Zorunlu Müdafilik Halleri ve Baro Avukatı Atanması

Zorunlu müdafilik, şüpheli veya sanığın isteği olmasa, hatta açıkça avukat istemediğini beyan etse bile kanun gereği kendisine bir müdafi (savunma avukatı) görevlendirilmesi zorunluluğudur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), kişinin çocuk, kendini savunamayacak derecede malul ya da sağır-dilsiz olması veya alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren bir suçtan yargılanması hâllerinde müdafi bulundurulmasını zorunlu … Devamını oku

15 Yaşından Küçük Mağdur Adına Şikâyet: Kanuni Temsilci–Vekil Çelişkisi

Kanuni temsilci vekil çelişkisi yaşandığında, ceza muhakemesinde ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük veya kısıtlı mağdurun davaya katılma, şikâyet ve hükmü temyiz etme iradesini kim kullanır sorusunun cevabı nettir: Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre kanuni temsilcinin iradesine üstünlük tanınır. CMK m. 234/2 uyarınca atanan zorunlu vekil, kanuni temsilciye “yardımcı” konumundadır; onun yerine geçemez. Ancak bu kural … Devamını oku

Mağdur Hakları: Suçtan Zarar Görenin Ceza Muhakemesindeki Hakları

Mağdur hakları, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 233-236. maddeleri ile 237 ve devamındaki katılma hükümlerinde düzenlenir. Suçtan zarar gören kişi, ceza yargılamasında pasif bir izleyici değildir: soruşturma aşamasından itibaren delil toplanmasını isteme, dosyayı inceleme, vekil ile temsil edilme, takipsizlik kararına itiraz etme, kovuşturmada davaya katılma ve katıldığı davada kanun yollarına başvurma haklarına sahiptir. Bu … Devamını oku

Şüpheli ile Sanık Arasındaki Fark Nedir?

Şüpheli ile sanık arasındaki fark, kişinin ceza muhakemesinin hangi evresinde bulunduğuna bağlıdır: soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişi şüpheli (CMK m. 2/1-a), iddianamenin mahkemece kabulüyle kovuşturma evresine geçen kişi ise sanık sıfatını taşır (CMK m. 2/1-b). Bu ayrım yalnızca isimlendirme meselesi değildir; kişinin hangi makam önünde, hangi usul güvenceleriyle ve hangi sıfatla işlem gördüğünü … Devamını oku

Gözaltı Süresi, Şartları ve İtiraz

Gözaltı, yakalanan kişinin Cumhuriyet savcılığınca serbest bırakılmaması hâlinde, soruşturmanın tamamlanması için özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanmasıdır. Gözaltı süresi, fiili yakalama anından itibaren işlemeye başlar ve bireysel suçlarda 24 saati geçemez; toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı bu süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir. Hâkim veya mahkemeye gönderilme için gereken zorunlu yol süresi … Devamını oku