Trafik Kazası Avukatı | Tazminat, Sigorta Tahkim ve Rücu Davaları

Trafik kazası avukatı, kazada yaralanan veya yakınını kaybeden kişilerin maddi ve manevi tazminat taleplerini sigorta şirketine, sürücüye ve araç işletenine karşı yürüten; bunun karşısında tazminat ya da rücu talebiyle karşılaşan sürücü, işleten ve sigortalının savunmasını üstlenen avukattır. Trafik kazası dosyası tek bir davadan ibaret değildir: kusur tespiti, sigorta şirketine yazılı başvuru, gerekirse Sigorta Tahkim Komisyonu, tazminat davası, ceza soruşturması ve sonradan açılabilecek rücu davası aynı olay etrafında paralel yürür ve birbirini etkiler. Bir aşamadaki ihmal, bir sonraki aşamada hak kaybına dönüşebilir.

Bu sayfa, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) trafik kazası avukatı hizmeti gerektiren başlıca konularını tek yerde toplar: kimin sorumlu olduğu, hangi tazminat kaleminin kimden istendiği, sigortaya ve tahkime başvuru, dava süreci, rücu ve ceza boyutu. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak Bakırköy/İstanbul’daki ofisimizden Türkiye genelinde trafik kazası dosyalarını takip ediyoruz.

Trafik Kazası Avukatı Ne Yapar?

Trafik kazası avukatının işi, kaza tarihinden itibaren başlayan bir hak koruma sürecini yönetmektir. Dosyanın hangi tarafta durduğuna göre görev değişir.

Zarar gören ve yakınları için

  • Kaza tespit tutanağını, kamera kayıtlarını, sağlık raporlarını ve gelir belgelerini toplayıp kusur durumunu değerlendirir.
  • Sigorta şirketine yazılı başvuruyu hazırlar; cevap gelmezse veya talep karşılanmazsa tahkim ya da dava yolunu seçer.
  • Maluliyet oranına ve aktüerya hesabına ilişkin bilirkişi raporlarını denetler, yanlış hesaba itiraz eder.
  • Maddi tazminat, manevi tazminat, destekten yoksun kalma ve araç hasarı taleplerini doğru muhataplara yöneltir.
  • Ceza dosyasında katılan veya müşteki sıfatıyla haklarını korur.

Sürücü, araç işleten ve sigortalı için

  • Kendisine yöneltilen tazminat davasında kusur oranına, zarar kalemlerine ve hesaba karşı savunma yapar.
  • Sigorta şirketinin rücu talebine, rücu takibine veya rücu davasına karşı itiraz ve menfi tespit yollarını yürütür.
  • Ceza soruşturmasında şüpheli veya sanık müdafii olarak hukuk davasını etkileyecek beyanları yönetir.

Trafik Kazasından Sonra İlk Adımlar

KTK m.81, kazaya karışanlara belirli yükümlülükler getirir; bu yükümlülüklere uymamak hem ceza hem tazminat davasında aleyhe sonuç doğurur. Kaza yerinde şu sıra izlenir:

  1. Hemen durun ve güvenliği sağlayın. Hareket halindeki araç, trafiğe ek tehlike yaratmayacak şekilde durdurulur ve gerekli tedbirler alınır.
  2. Kaza yerindeki durumu değiştirmeyin. Kaza trafiği, can ve mal güvenliğini etkilemiyorsa kusurun saptanmasında yararlı olacak kanıt ve izler korunur.
  3. Kimlik, ehliyet, ruhsat ve sigorta poliçe bilgilerini paylaşın. Kazaya karışanlar istediğinde bu bilgileri bildirmek ve göstermek zorundadır.
  4. Kazayı yetkililere bildirin ve ayrılmayın. Yetkili ve görevliler gelinceye kadar veya izin almadan kaza yerinden ayrılınamaz. Yalnızca maddi hasar varsa ve yetkili gelmesine lüzum görülmezse, taraflar durumu aralarında yazılı olarak saptayarak ayrılabilir.
  5. Fotoğraf ve görüntü alın. Araçların son konumu, fren izleri, yol işaretleri, hasar ve çevredeki kamera noktaları belgelenir; tanıkların iletişim bilgileri not edilir.
  6. Tutanağı okumadan imzalamayın. Kaza tespit tutanağı KTK m.83 uyarınca trafik zabıtasınca düzenlenir; kusur anlatımı veya kroki hatalıysa itiraz şerhi düşülür.

Yaralı varsa ilk öncelik sağlık hizmetidir. Hastane ve tedavi giderleri, KTK m.98 uyarınca kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır; SGK’nın karşılamadığı bakım, protez ve benzeri giderler ayrıca tazminat kalemi olabilir. Ölümlü ve yaralanmalı kazalarda olay yerini zaruret olmaksızın terk etmenin cezai sonuçları ceza boyutu bölümünde anlatılmıştır.

Trafik Kazasında Sorumluluk ve Kusur: Tazminatı Kim Öder?

İşletenin kusursuz sorumluluğu

KTK m.85 uyarınca motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, aracın işleteni zararı karşılamakla yükümlüdür. Araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında ya da bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletiliyorsa, işleten ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. İşleten, sürücünün ve aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşletilme halinde olmayan bir aracın kazasında ise zarar görenin, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurunu ya da araçtaki bozukluğu ispat etmesi gerekir.

Sorumluluktan kurtulma ve indirim

KTK m.86’ya göre işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmadan ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemeden, kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin ya da bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Kurtulamayan işleten, zarar görenin kusurunu ispat ederse hâkim tazminat miktarını indirebilir. TBK m.52 de zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olduğu hallerde tazminatın indirilmesine veya tamamen kaldırılmasına imkân tanır.

Kusur oranı nasıl belirlenir?

KTK m.84, kırmızı ışıkta veya yetkili memurun dur işaretinde geçme, arkadan çarpma, şeride tecavüz etme, geçme yasağı olan yerde geçme, kavşakta geçiş önceliğine uymama ve park halindeki araca çarpma gibi on iki halde sürücüyü asli kusurlu sayar. Bu hareketlerden biri birden fazla sürücü tarafından yapılmışsa veya kaza bunların dışında kurallara uyulmamasından doğmuşsa kusur oranı yönetmelikteki esaslara göre tespit edilir. Kusur oranı mahkemece bilirkişi raporuyla belirlenir; rapor kaza tespit tutanağındaki kroki, tanık beyanları ve kamera görüntüleriyle birlikte denetlenmelidir. TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin kusura ve zarara ilişkin değerlendirmesiyle de bağlı değildir.

Birden fazla sorumlu varsa

KTK m.88’e göre bir kazada birden fazla kişi tazminatla yükümlüyse bunlar zarar görene karşı müteselsil sorumludur; kendi aralarında zarar, olayın bütün şartlarına göre paylaştırılır ve işletenler kusurları oranında zarara katlanır. Birden çok aracın katıldığı kazada işletenlerden biri bedensel zarara uğrarsa KTK m.89 uyarınca diğer işletenler kendilerine düşen kusur oranında zararı gidermekle yükümlüdür. Yaralanan veya ölen kişi hatır için karşılıksız taşınıyorsa ya da araç ona hatır için karşılıksız verilmişse işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir (m.87).

Trafik Kazasında Hangi Tazminatlar İstenebilir?

KTK m.90 uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar KTK’da öngörülen usul ve esaslara tabidir; KTK’da düzenlenmeyen hususlarda Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri uygulanır. Talep kalemi sigorta kapsamında olup olmadığına göre muhatabı değiştirir:

Tazminat kalemiZorunlu trafik sigortasından istenir mi?Dayanak ve not
Bedensel zarar (kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı, ekonomik geleceğin sarsılması)Evet, poliçe teminatı sınırları içindeTBK m.54; teminat tutarları KTK m.93 uyarınca belirlenir. Limit aşımı sürücü ve işletenden istenir
Ölüm halinde cenaze gideri ve destekten yoksun kalmaEvet; destek şahsının kusuruna denk gelen kısım hariçTBK m.53; KTK m.92/j
Tedavi giderleriSağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanırKTK m.98; SGK’nın karşılamadığı giderler ayrıca talep edilebilir
Manevi tazminatHayır, sigorta kapsamı dışındadırKTK m.92/f; TBK m.56. Sürücüye ve işletene karşı mahkemede istenir
Araç hasarıEvetHasar tutarı poliçe sınırları içinde
Araç değer kaybıEvet; trafikten çekilen veya hurdaya çıkarılan araçlarda hayırKTK m.92/l
Araç mahrumiyeti, iş durması, kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlarHayırKTK m.92/k. Sürücüye ve işletene karşı istenir
Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısımHayırKTK m.92/g

Bedensel zarar tazminatı

TBK m.54’e göre bedensel zararlar özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır. Sürekli iş göremezlik tazminatının temel girdileri maluliyet oranı, kaza tarihindeki gelir, bakiye ömür ve hesap yöntemidir; bu hesap aktüerya bilirkişisince yapılır. Maluliyet oranının hangi yönetmelik ve hangi sağlık kurulu raporuyla belirlendiği, hesabın sonucunu doğrudan değiştirir; bu nedenle rapor eksik, çelişkili veya yanlış tabloya dayanıyorsa itiraz edilmelidir. Geçici iş göremezlik (kazadan sonra çalışamadığınız dönem) ayrıca tazmin edilir.

Ölümlü kazada destekten yoksun kalma ve cenaze gideri

TBK m.53’e göre ölüm halinde uğranılan zararlar özellikle cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücü kayıpları ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kayıplarıdır. Destek tazminatının hesabında ölenin geliri, desteğin payı, hak sahiplerinin yaşı ve evlilik ihtimali gibi etkenler bilirkişi raporunda ele alınır. Ölenin kusuru varsa destekten yoksun kalan hak sahibi için KTK m.92/j uyarınca destek şahsının kusuruna denk gelen kısım sigorta teminatı dışında kalır.

Manevi tazminat

Manevi tazminat bakımından TBK m.56 uyarınca bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde zarar görene, ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına uygun miktarda manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat, KTK m.92/f gereği zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında olduğundan sigorta şirketine değil, kusurlu sürücüye ve işletene yöneltilir; tazminatın miktarı olayın özelliklerine, kusurun ağırlığına ve tarafların ekonomik durumuna göre belirlenir.

Araç hasarı, değer kaybı ve mahrumiyet

Araç hasar bedeli, ikinci el piyasa değeri ve rayiç bedel üzerinden bilirkişice belirlenir; pert veya tam hasar hallerinde hesap ayrıca yapılır. Değer kaybı tazminatı, onarımdan sonra aracın piyasa değerindeki düşüştür; KTK m.92/l uyarınca hasar sebebiyle trafikten çekilen veya hurdaya çıkarılan araçların değer kaybı talepleri sigorta kapsamı dışındadır. Aracın onarım süresince kullanılamaması nedeniyle doğan mahrumiyet zararı ile iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar da KTK m.92/k gereği sigortanın değil, sorumlu sürücü ve işletenin yükümlülüğündedir.

Hesap ilkeleri ve faiz

TBK m.55 uyarınca destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, TBK hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır; kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler zarar veya tazminattan indirilemez; hesaplanan tazminat hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz.

Güncel durum (14.10.2026): TBK m.55’e eklenen faiz ve mahsup fıkraları. 7589 sayılı Kanunla TBK m.55’e iki fıkra eklenmiştir. Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatında, zarar görenin veya desteğin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Ayrıca ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Kanunun geçici hükmü uyarınca bu fıkralar yalnızca yürürlük tarihinden (31.07.2026) sonra meydana gelen haksız fiillere ve zarar doğuran olaylara uygulanır; daha önceki olaylara uygulanmaz.

Zorunlu Trafik Sigortası ve Sigorta Şirketine Başvuru

KTK m.91 uyarınca motorlu araç işletenlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırması zorunludur; geçerli teminat tutarları üzerinden sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir. Zorunlu trafik sigortası genel şartları, teminat tutarları, tarife ve talimatlar KTK m.93 uyarınca ilgili Bakanlıkça belirlenir ve Resmî Gazete’de yayımlanır; bu nedenle teminat limiti her yıl değişir ve kaza tarihindeki geçerli limit esas alınır.

Sigortacıya karşı hak talebinin yolu KTK m.97’de düzenlenmiştir:

KTK m.97: “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.”

Sigortacı, hak sahibinin genel şartlarda belirlenen belgeleri sigortacıya ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde sigorta sınırları içinde kalan miktarı ödemek zorundadır (KTK m.99). 5684 sayılı Kanun m.30/13 ise tahkim için sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesini yeterli sayar. İki düzenleme arasındaki gün farkı nedeniyle uygulamada başvurudan sonra daha uzun olan sürenin dolması beklenir.

Zarar görenin tazminat alacağı sigorta tutarını aşıyorsa KTK m.96 gereği her zarar görenin sigortacıya karşı talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına oranında indirilir; limit üstü kalan zarar için sürücü ve işletene başvurulur. Kazaya karışan aracın sigortası yoksa veya araç tespit edilemiyorsa Güvence Hesabına başvuru gündeme gelir. Sigortacı, sigorta sözleşmesinden doğan ve tazminatı kaldıran veya azaltan halleri zarar görene karşı ileri süremez (m.95/1); bunun bedelini ödeme yapan sigortacı, sigorta ettirenden rücu yoluyla talep edebilir (m.95/2).

Sigorta Tahkim mi, Dava mı?

Zorunlu trafik sigortasından kaynaklanan taleplerde zarar gören, sigorta şirketine karşı mahkemede dava açabilir ya da 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir. İlgili mevzuatla zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, sigorta kuruluşu tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri tahkimden yararlanabilir. Tercih, talebin kalemine ve muhataba göre yapılır:

ÖlçütSigorta Tahkim KomisyonuMahkeme
MuhatapYalnızca sigorta kuruluşuSigortacı, sürücü ve işleten birlikte dava edilebilir
Ön şartSigorta kuruluşuna başvuru ve olumsuz sonuç veya on beş iş günü içinde yazılı cevap verilmemesiKTK m.97 gereği sigorta kuruluşuna yazılı başvuru
İnceleme biçimiHakemler yalnızca kendilerine verilen evrak üzerinden karar verirDuruşmalı yargılama, tanık ve bilirkişi incelemesi
Karar süresiHakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar verirDosyanın yoğunluğuna ve bilirkişi aşamalarına bağlıdır
Kanun yoluParasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda karar kesindir; sınır üstünde kararın bildiriminden itibaren on gün içinde itiraz edilebilir. Yüksek tutarlarda temyiz yolu açılır. Sınırlar her yıl güncellenirİstinaf ve temyiz
Manevi tazminat ve limit üstü zararKonu edilemez (sigorta kapsamı dışında)Sürücü ve işletene karşı dava edilir
Vekâlet ücretiTalebi kısmen veya tamamen reddedilen aleyhine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki ücretin beşte biriTarifeye göre tam vekâlet ücreti
Dava ile ilişkiMahkemeye veya Tüketici Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıkta tahkime başvurulamazTahkim kararına karşı yalnızca kanunda öngörülen itiraz ve temyiz yolları açıktır

Dosyanın stratejisi çoğu zaman karmadır: sigorta şirketinden limit içi tutarlar tahkimle hızlı alınırken, manevi tazminat ve limit üstü zarar için sürücü ve işletene karşı mahkemede dava yürütülür. Aynı zarar kalemi için iki yola birden gidilemeyeceğinden hangi talebin nerede ileri sürüleceği başvurudan önce planlanmalıdır.

Trafik Kazası Tazminat Davası

Trafik kazası tazminat davasının usul ayrıntıları ayrı rehberde anlatılmıştır; aşağıda dosya stratejisini etkileyen başlıca noktalar yer alır.

Görevli ve yetkili mahkeme

KTK m.110 uyarınca bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlar dahil, adli yargıda görülür; hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da KTK hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davaları, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde ya da kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde açılabilir. Görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir; taraflar arasındaki ilişki ticari nitelikteyse TTK m.5/A uyarınca parasal alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

Davanın muhatapları

Dava; sigorta şirketine, işletene ve sürücüye birlikte yöneltilebilir. Birden fazla kişi tazminatla yükümlüyse bunlar müteselsil sorumlu olduğundan (KTK m.88) zarar gören tazminatı bunların her birinden isteyebilir. Sigortacıya karşı talep poliçe teminatı ile sınırlı, sürücü ve işletene karşı talep ise teminat dışında kalan zarar kalemlerini de kapsar.

Savcılık şerhi ve araç devri

Kaza ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermişse, kazaya karışan aracın başkalarına devrini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılığı trafik kaydına şerh düşülmesi için talimat verir; şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içinde şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmezse şerh hükümsüz sayılır (KTK m.85/2). Kaza ile şerh arasında kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüzdür.

Tazminat anlaşmaları

KTK m.111 uyarınca hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir; tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Sigorta şirketinin sunduğu ibraname imzalanmadan önce hesabın kontrol edilmesi bu nedenle önemlidir.

Güncel durum (14.10.2026): belirsiz alacak davası. Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma dosyalarında zarar kalemleri dava açıldığında kesin olarak hesaplanamadığından uygulamada belirsiz alacak davası yaygın kullanılıyordu. 7589 sayılı Kanunla HMK m.107 yürürlükten kaldırılmış, HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkrayla alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda talebin, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın ve aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilmesi, bu durumda zamanaşımının artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılması düzenlenmiştir. Kanunun geçici hükmüne göre HMK m.107 kaldırılmadan önce açılmış davalarda mülga hüküm uygulanmaya devam eder. Yeni dilekçelerde talep kalemlerinin ve miktarlarının kurgusu bu nedenle dava stratejisinin parçasıdır.

Trafik Kazasında Rücu Davaları

Rücu, tazminatı ödeyen kişi veya kurumun ödediği bedeli asıl sorumludan geri istemesidir. Trafik kazalarında rücu birden fazla yönde ortaya çıkar ve her birinin dayanağı, süresi ve savunması farklıdır.

Zorunlu trafik sigortacısının rücusu

Sigortacının rücu hakkı bakımından: sigortacı, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan halleri zarar görene karşı ileri süremez. Ancak ödemede bulunan sigortacı, bu hallerin tazminatı kaldırmasını veya azaltmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir (KTK m.95/2). Zorunlu trafik sigortası genel şartlarında sayılan hallerde, örneğin alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma veya kasıtlı hareket durumunda sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra sürücüye ve işletene rücu eder. Rücu talebinin kapsamı, kusur oranı ve genel şartlardaki rücu sebebinin gerçekten oluşup oluşmadığı çoğu zaman uyuşmazlığın merkezidir.

Kasko sigortacısının halefiyeti

Kasko rücu davasının dayanağı TTK m.1472’dir. Bu madde uyarınca sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer; sigortalının sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya geçer. Kasko şirketi aracın hasarını ödedikten sonra kusurlu sürücüye, işletene ve onların trafik sigortacısına rücu eder; aracın kaskodan ödenen hasarı için zarar görenin ayrıca trafik sigortacısından istemde bulunması, aynı zararın çifte tahsili anlamına gelebileceğinden ödeme kayıtlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

SGK’nın rücusu

Kaza sonucu yaralanan veya ölen kişiye Sosyal Güvenlik Kurumunca sağlık yardımı, gelir veya aylık bağlanmışsa Kurum, 5510 sayılı Kanun’un rücu hükümleri uyarınca ödemeleri sorumlulardan talep edebilir. TBK m.55 yönünden önemli nokta şudur: kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri zarar veya tazminattan indirilemez. Rücu edilebilen ödemeler bakımından ise Kurumun rücu hakkı ayrıca işler. Bu ayrım hesapta yanlış kurulduğunda mağdur eksik tazminat alabilir.

Tazminat yükümlüleri arasında rücu

Birden fazla sorumlu varsa zarar gören herhangi birinden tamamını isteyebilir; ödeme yapan sorumlu kalan kısım için diğerlerine rücu eder. KTK m.109/4’e göre motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

Kendisine rücu edilen sürücü ve işleten için savunma

Sigorta şirketi rücu için çoğu zaman ilamsız icra takibi başlatır. Ödeme emrine yedi gün içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir (İİK m.62); itirazla takip durur ve alacaklı itirazın iptali davası açar. Borçlu, takip öncesinde veya sonrasında menfi tespit davası da açabilir. Savunmada rücu sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediği, ödenen tazminatın doğruluğu, kusur oranı ve zamanaşımı ayrı ayrı incelenir. Rücu sebebi varsa dahi sigortacının ödediği miktarın hesabı hatalı olabilir.

Trafik Kazasının Ceza Boyutu

Trafik kazası, tazminat davasının yanında ceza soruşturmasını da başlatabilir. Ölüm ve yaralanma halinde taksirle öldürme (TCK m.85) ve taksirle yaralama (TCK m.89) suçları gündeme gelir; alkollü araç kullanma, trafik güvenliğini tehlikeye sokma gibi suçlar ayrıca değerlendirilir. Taksirle yaralama suçunda şikâyet ve uzlaştırma hükümleri devreye girebilir. Hukuk hâkimi ceza hâkiminin beraat kararıyla da, kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararıyla da bağlı değildir (TBK m.74); bu nedenle ceza dosyasındaki beyan ve bilirkişi raporu hukuk davasının seyrini etkiler.

Olay yerini terk etmenin sonuçları

Olay yerini terk bakımından KTK m.81/3, 7574 sayılı Kanunla değişik haliyle, anlaşma hali dışında maddi hasarlı, ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan veya olay yerinin korunmasına ilişkin hükme uymayan sürücülere 46.000 Türk lirası idari para cezası öngörür. Ölümlü veya yaralanmalı kazalarda zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücülere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir ve bu sürücülerin sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır. Geri alınan belgenin iadesi için KTK kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır.

Taksirle yaralama ve öldürme soruşturmalarında müşteki, mağdur ve şüpheli hakları için ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz; trafik cezaları ve ehliyet işlemleri için trafik cezasına itiraz ve ödeme rehberi ayrıdır.

Özel Durumlar

  • Ticari araç ve servis kazaları: Araç bir teşebbüsün unvanı altında işletiliyorsa işleten ve teşebbüs sahibi müteselsil sorumludur (KTK m.85/1). Yolcu taşıma, servis ve toplu taşıma araçlarında yolcunun zararı ayrıca taşıma hükümleriyle birlikte değerlendirilir.
  • Motosiklet, bisiklet ve elektrikli scooter: KTK m.103 uyarınca motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabidir; 7574 sayılı Kanunun 28. maddesine göre 01.01.2027’den itibaren “motorlu bisiklet” ibaresi “elektrikli skuter” olarak değişecektir (Resmî Gazete kaydına göre). Kullanıcının kask gibi koruyucu ekipmanı kullanmaması ve kural ihlali, müterafik kusur olarak tazminat hesabında indirim sebebi olabilir (TBK m.52).
  • Çocuk ve yaya kazaları: Çocuğun veya yayanın kusuru değerlendirilirken yaş, algı ve kural bilgisi ile sürücünün özen yükümlülüğü birlikte tartılır.
  • Kamu aracının karıştığı kaza: İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların zararlarına ilişkin davalar da adli yargıda görülür (KTK m.110/1).
  • Hemzemin geçit kazaları: Tren-trafik kazalarında KTK hükümleri uygulanır (m.110/1).
  • Yabancı plakalı araçlar: Türkiye’de geçerli sigortası olmayan yabancı plakalı taşıtlar için zorunlu mali sorumluluk sigortası Türkiye sınırlarına girişleri sırasında yapılır (KTK m.91).
  • Hatır taşıması ve karşılıksız verilen araç: İşletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir (KTK m.87).

Trafik Kazası Davalarında Süreler Tablosu

İşlemSüreDayanak
Sigorta şirketinin başvuruya yazılı cevap süresi15 gün (5684 s.K.’da 15 iş günü)KTK m.97; 5684 s.K. m.30/13
Sigortacının ödeme süresiBelgelerin iletilmesinden itibaren 8 iş günüKTK m.99
Tahkimde hakemin karar süresiGörevlendirmeden itibaren 4 ay; tarafların yazılı muvafakatiyle uzatılabilir5684 s.K. m.30/16
Tahkim kararına itirazKararın bildiriminden itibaren 10 gün (parasal sınırı aşan uyuşmazlıklarda)5684 s.K. m.30/12
Tazminat zamanaşımıZararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren 2 yıl; her halde kaza gününden itibaren 10 yıl. Ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanırKTK m.109/1-2; TBK m.72
Zamanaşımının kesilmesiTazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya, sigortacıya karşı kesilirse yükümlüye karşı da kesilmiş sayılırKTK m.109/3
Tazminat yükümlüleri arasında rücuTam ifa ve rücu edilecek kişinin öğrenilmesinden itibaren 2 yılKTK m.109/4
Yetersiz veya fahiş tazminat anlaşmasının iptaliAnlaşma tarihinden itibaren 2 yılKTK m.111/2
Savcılık şerhinin devamına karar ibrazıŞerhten itibaren 1 ayKTK m.85/2
İlamsız takipte ödeme emrine itiraz7 günİİK m.62

Trafik Kazası Davalarında Sık Yapılan Hatalar

  • Sigorta şirketinin ilk teklifini kabul edip ibraname imzalamak. Teklif bedensel zararın hesap yöntemine ve maluliyet oranına dayanmıyorsa eksik kalır; yetersiz anlaşmayı iptal etmek ancak iki yıl içinde mümkündür.
  • Kaza tespit tutanağındaki kusur anlatımını kontrol etmemek. Tutanak sonraki bilirkişi incelemesinin başlangıç belgesidir.
  • Maluliyet raporunu yalnızca sigortanın ya da tek bir kurumun raporuyla sınırlamak. Sürekli iş göremezlik tazminatı doğrudan oranın yüzdesine bağlıdır.
  • Manevi tazminatı sigortadan beklemek. Manevi tazminat sigorta kapsamı dışında olduğundan sürücü ve işletene karşı istenmelidir.
  • Süreleri ayrı ayrı izlememek. Sigorta başvurusu, tahkim itirazı, zamanaşımı ve rücu süreleri farklı tarihlerde işler.
  • Ceza dosyasındaki beyanın hukuk davasına etkisini göz ardı etmek. Kusuru kabul eden bir beyan, hukuk hâkimini bağlamasa da delil olarak değerlendirilir.
  • Sürücünün veya işletenin rücu ihtimalini erken dönemde düşünmemek. Alkol, ehliyet veya poliçe şartı gibi bir rücu sebebi varsa sigorta şirketinin ödemeden sonra yapacağı talep önceden planlanmalıdır.

En İyi Trafik Kazası Avukatı Nasıl Seçilir?

“En iyi trafik kazası avukatı” aramasında karşınıza çıkan ifade bir ölçü değil, genel bir arama kalıbıdır; avukatlık mesleğinde sıralama veya kıyaslama yapılmaz. Doğru avukatı seçerken aşağıdaki ölçütler işe yarar:

  • Avukatın tazminat, sigorta ve ceza yargılamasını birlikte yürütebilmesi; çünkü kaza dosyasında bu üçü birbirini etkiler.
  • Maluliyet ve aktüerya raporlarını denetleyebilmesi ve kusur bilirkişi raporuna gerekçeli itiraz hazırlayabilmesi.
  • Dosya sürecini, süreleri ve olası riskleri açıkça anlatması; sonuç vaat etmemesi.
  • Ücreti yazılı sözleşmeyle ve Avukatlık Kanunu sınırları içinde belirlemesi.
  • Dosyanın görüleceği mahkemeye ve tahkim sürecine uzaktan da hâkim olabilmesi; dosyalar Türkiye genelinde takip edilebilir.

Trafik Kazası Avukatı Ücreti ve Masraflar

Avukatlık ücreti, Avukatlık Kanunu m.164 uyarınca taraflar arasında serbestçe kararlaştırılır; ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Dava veya hükmolunacak şeyin değerinin yüzde yirmibeşini aşmamak üzere belli bir yüzde de ücret olarak kararlaştırılabilir. Ücret sözleşmesinin bulunmadığı, belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde davanın kazanılan bölümü için kararın kesinleştiği tarihteki değerin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında bir ücret belirlenir. Dava sonunda kararla karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti ise avukata aittir.

Büromuzda hukuki danışma ücretlidir; dosya incelemesi ve ücret sözleşmesi, danışma sonrasında dosyanın niteliğine göre belirlenir. Ücretin yanında dosyaya özgü masraflar ayrıca doğar: dava harç ve gider avansı, bilirkişi ücreti, tebligat ve posta giderleri, tahkimde Komisyon başvuru ücreti (5684 s.K. m.30/12). Bu kalemler dava açılmadan önce yazılı olarak bildirilir.

Trafik Kazası Avukatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Trafik kazası avukatı tutmak zorunlu mudur?

Hayır, avukatla temsil zorunlu değildir. Ancak maluliyet oranı, aktüerya hesabı, kusur bilirkişi raporu ve sigorta tahkimine ilişkin süreler uzmanlık gerektirdiğinden, özellikle yaralanmalı ve ölümlü dosyalarda hesabın doğruluğu hak kaybını belirler.

Trafik kazasından sonra tazminat için ilk adım nedir?

Kaza tespit tutanağı ve sağlık raporları alındıktan sonra sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır. KTK m.97 uyarınca dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru gerekir; şirket 15 gün içinde cevap vermezse veya talebi karşılamazsa dava ya da tahkim yolu açılır.

Trafik kazası tazminat davası için süre nedir?

Maddi zarar talepleri, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yılda, her halde kaza gününden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Kaza ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suçu oluşturuyorsa bu süre uygulanır (KTK m.109).

Sigorta şirketi ne kadar sürede ödeme yapar?

Sigortacı, hak sahibinin genel şartlarla belirlenen belgeleri iletmesinden itibaren sekiz iş günü içinde sigorta sınırları içinde kalan tutarı ödemek zorundadır (KTK m.99). Belge eksikse bu süre işlemez.

Manevi tazminatı sigorta şirketinden alabilir miyim?

Hayır. Manevi tazminat talepleri KTK m.92/f uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır; kusurlu sürücüye ve araç işletenine karşı açılan davada istenir.

Sigorta tahkim mi mahkeme mi daha avantajlıdır?

Tahkim evrak üzerinden ve genellikle daha kısa sürede sonuçlanır, ancak yalnızca sigorta kuruluşuna karşı yürütülür ve manevi tazminat ile limit üstü zararı kapsamaz. Mahkemede ise sürücü ve işleten de davalı olabilir. Talep kalemlerine ve muhataplara göre karma strateji kurulması gerekir.

Kusur oranına itiraz edilebilir mi?

Evet. Mahkemece atanan bilirkişi raporuna kanuni süre içinde gerekçeli itiraz edilebilir ve ek rapor veya yeni bilirkişi heyeti talep edilebilir. Hukuk hâkimi, ceza hâkiminin kusura ilişkin değerlendirmesiyle de bağlı değildir (TBK m.74).

Araç değer kaybı tazminatı sigortadan istenebilir mi?

Evet, ancak hasar sebebiyle trafikten çekilen veya hurdaya çıkarılan araçların değer kaybı talepleri KTK m.92/l gereği sigorta kapsamı dışındadır. Araç mahrumiyeti ve iş durması gibi dolaylı zararlar da sigortadan istenemez (m.92/k).

Ölümlü kazada kimler tazminat isteyebilir?

Ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler destekten yoksun kalma tazminatını, cenaze giderini karşılayan kişi cenaze giderini, ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin yakınları ise manevi tazminatı isteyebilir (TBK m.53, m.56).

Bana rücu davası açıldıysa ne yapmalıyım?

İlamsız icra takibinde ödeme emrine yedi gün içinde itiraz edilmelidir (İİK m.62). Sonrasında rücu sebebinin gerçekten oluşup oluşmadığı, ödenen tazminatın doğruluğu, kusur oranı ve zamanaşımı incelenir; gerekirse menfi tespit davası açılır.

Olay yerinden ayrılırsam ne olur?

Yaralanmalı veya ölümlü kazada zaruret olmaksızın olay yerinden ayrılan sürücüye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır; maddi hasarlı kazalarda ise 46.000 TL idari para cezası öngörülmüştür (KTK m.81/3).

Tazminattan SGK ödemeleri düşülür mü?

TBK m.55 uyarınca kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri zarar veya tazminattan indirilemez. SGK’nın rücu edebildiği kısım ise tazminat hesabında ve rücu ilişkisinde ayrıca dikkate alınır.

Trafik kazası avukatı ücreti nasıl belirlenir?

Ücret, yazılı ücret sözleşmesiyle kararlaştırılır ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında olamaz; dava veya hükmolunacak değerin belli bir yüzdesi kararlaştırılacaksa bu oran yüzde yirmibeşi aşamaz (Avukatlık Kanunu m.164). Büromuzda danışma ücretlidir.

Sonuç

Trafik kazası dosyasında sonuç, çoğu zaman kazadan hemen sonraki ilk haftalarda ve ilk yazılı başvuruda şekillenir: kusur anlatımı, sağlık raporları, sigorta başvurusunun içeriği ve süreler sonraki bütün aşamaları belirler. Mağdur veya yakını olarak tazminat talebiniz varsa, ya da size karşı tazminat veya rücu talebi yöneltilmişse, dosyanızı inceleyerek doğru muhatabı, doğru yolu ve süreleri birlikte belirleyebiliriz. Bakırköy/İstanbul’daki ofisimizden Türkiye genelinde dosya takibi yapıyoruz; randevu için 0507 551 87 38 numaralı hattımızdan bize ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa Av. Mehmet Sarıoğlu tarafından hazırlanmış; Av. Fatih Sefer tarafından incelenip yayına uygun bulunmuştur.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk — Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul