Kast, TCK m.21 uyarınca suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir; fail bu unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlerse olası kast vardır. Türk ceza hukukunda suç kural olarak ancak kastla işlenebilir; taksirle işlenen fiiller yalnızca kanunun açıkça öngördüğü hâllerde cezalandırılır. Doğrudan kast, olası kast ve bilinçli taksir arasındaki sınır, uygulamada sonucu en çok etkileyen nitelendirmedir: aynı ölüm olayı müebbet hapis, 20-25 yıl hapis ya da taksirle öldürme cezası arasında değişebilir. Bu yazıda kastın unsurlarını, kastın ispatında Yargıtay’ın kullandığı ölçütleri, olası kast ile bilinçli taksir ayrımını, hedefte sapma ve kişide yanılma hâllerini, olası kastta teşebbüs sorununu ve güncel emsal kararları ele alıyoruz.
TCK Madde 21 – Kanun Metni
Madde 21 – Kast
(1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.
(2) Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır. Bu hâlde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.
Kastın diğer genel hükümlerle ilişkisini görmek için TCK m.21 hükmünün yer aldığı kanun metnini bütün olarak inceleyebilirsiniz.
Madde 2005’teki yürürlüğünden bu yana değişmemiştir. Birinci fıkra doğrudan kastı, ikinci fıkra olası kastı ve ona bağlanan ceza indirimini düzenler. Kanun metni olası kastı yalnızca “öngörme” ile tanımlamış; olası kastı bilinçli taksirden ayıran “kabullenme” ölçütü ise madde gerekçesinde yer almıştır.
Kast Nedir? Bilme ve İsteme Unsurları
Kast, failin suçun kanuni tanımındaki unsurları bilmesi ve bunları gerçekleştirmeyi istemesidir. İki unsur birlikte bulunmalıdır; birinin eksikliği kastı ortadan kaldırır. Kast failin iç dünyasına ait olduğundan doğrudan gözlemlenemez; dış dünyaya yansıyan davranışlardan çıkarılır.
Bilme unsuru, failin fiili, neticeyi, nedensellik bağını, suçun konusunu ve varsa fail ya da mağdura ilişkin özellikleri kavramasıdır. Bu unsurlardan birini bilmeyen kişi kasten hareket etmiş sayılmaz; bu durum hukuki hata ve fiili hata hükümlerini düzenleyen TCK m.30’un konusudur. Örneğin gece karanlığında hareket eden bir cismi av hayvanı sanarak ateş eden ve bir insanın ölümüne yol açan kişi kasten öldürmeden değil, özen yükümlülüğüne aykırılık varsa taksirle öldürmeden sorumludur (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/360, K. 2022/363, T. 18.05.2022).
İsteme unsuru, failin neticeyi gerçekleştirmeye yönelmesidir. Doğrudan kastta netice hedeflenir veya kaçınılmaz görülerek istenir; olası kastta ise netice yalnızca mümkün görülür ve fail “olursa olsun” diyerek bu ihtimali kabullenir. Kastın bulunmadığı yerde taksirli sorumluluk ancak kanun açıkça düzenlemişse doğar; bu nedenle kast, taksir ve bilinçli taksir ile birlikte okunmalıdır.
Doğrudan Kast ve Zorunlu Yan Sonuçlar
Doğrudan kast, failin neticeyi bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesidir. Fail yalnızca hedeflediği sonuçtan değil, hareketinin zorunlu ve kaçınılmaz yan sonuçlarından da doğrudan kastla sorumludur. Hedef aldığı kişinin hemen yanında bulunan ve isabet alması kaçınılmaz olan başka bir kişiyi de vuran fail, bu kişi bakımından da doğrudan kastla hareket etmiş sayılır.
Yargıtay bu ayrımı somut koşullara göre yapar. Av tüfeğiyle, isabetin muhakkak olduğu bir ortamda etkili mesafeden nişan alıp çok sayıda fişekle ateş eden sanık hakkında olası kast hükümlerinin uygulanması hatalı bulunmuştur (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2017/2939, K. 2019/3055, T. 28.05.2019). Ceza Genel Kurulu da, sanığın kastının bölünemeyeceğini, maktul ve yanındaki mağdura yönelik eylemin kasten işlendiğini kabul ederek olası kastla öldürme ve olası kastla yaralama yönündeki direnme hükmünü bozmuştur (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/444, K. 2022/423, T. 08.06.2022).
Kastın İspatında Yargıtay Ölçütleri
Bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü yoksa kasten yaralama mı olduğu, failin kastının tespitiyle çözülür. Ceza Genel Kurulu’nun istikrarlı içtihadına göre şu ölçütler birlikte değerlendirilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/177, K. 2024/6, T. 17.01.2024; E. 2015/823, K. 2016/312, T. 20.09.2016):
- Fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa nedeni ve derecesi
- Kullanılan aletin niteliği ve öldürmeye elverişliliği
- Darbe veya atış sayısı ve şiddeti
- Yaraların yeri, niteliği ve hayati bölgelerin hedeflenip hedeflenmediği
- Failin hedef seçme imkânının bulunup bulunmadığı
- Failin eylemine kendiliğinden mi yoksa bir engel nedeniyle mi son verdiği
- Olay öncesi, sırası ve sonrasındaki davranışlar
Bu ölçütlerin hepsinin aynı yönü göstermesi gerekmez; esas olan somut olayın bütünüdür. Hâkim, öldürme kastı konusunda tereddüt yaşıyorsa “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği kasten yaralama hükümlerini uygulamalıdır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/161, K. 2023/279, T. 17.05.2023). Aynı ölçütler, mağdurun öldüğü olaylarda eylemin kasten öldürme mi, yoksa netice sebebiyle ağırlaşmış suç niteliğindeki kasten yaralama sonucu ölüm mü olduğunu belirlemede de kullanılır. Ceza Genel Kurulu, öldürmeye elverişli aletle hayati bölgeye vurulan ve mağdur hareketsiz kalınca eylemini diğer kişiye yönelten sanık hakkında, yaralama sonucu ölüm yerine kasten öldürmeden hüküm kurulması gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/445, K. 2021/299, T. 22.06.2021).
Olası Kast: Öngörme ve Kabullenme
Olası kast, failin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen bu ihtimali kabullenerek fiili işlemesidir. Doğrudan kastta netice kesin görülüp istenirken, olası kastta netice yalnızca muhtemel görülür; fail ise neticeye kayıtsız kalır.
Madde gerekçesindeki iki örnek kavramı açıkça gösterir: kırmızı ışıkta durmayıp yaya geçidinden geçenlere çarpan sürücü ile düğünde tavana ateş ederken elinin seyrini kaybedip yere paralel atış yapan ve birinin ölümüne yol açan kişi, neticeyi öngörüp kabullenmiştir. Ceza Genel Kurulu, düğünde balkondan rastgele ateş eden ve karşı binada düğünü izleyen üç yaşındaki bir çocuğun ölümüne yol açan sanığın eylemini olası kastla nitelikli öldürme olarak kabul etmiştir; “olası kast netice ile belirlenir” kuralı gereği sorumluluk, gerçekleşen neticeye (bir çocuğun ölümü) göre belirlenmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/545, K. 2020/316, T. 25.06.2020).
Olası kast kasten işlenen her suçta söz konusu olabilir: kasten yaralama, mala zarar verme gibi suçlarda da fail öngördüğü neticeyi kabullenmişse olası kast hükümleri uygulanır. Ancak bazı suç tipleri yapısı gereği olası kastla işlenemez (bkz. Özel Kast Aranan Suçlar).
Olası Kast ile Bilinçli Taksir Sınırı: Frank Formülü
Olası kastta da bilinçli taksirde de netice öngörülür; fark, failin bu neticeye karşı tutumundadır. Olası kastta fail neticeyi göze alır ve gerçekleşmemesi için önlem almaz. Bilinçli taksirde ise fail şansına, becerisine, bilgisine veya başka etkenlere güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket eder (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/200, K. 2016/250, T. 10.05.2016).
Ayrım için öğreti ve uygulama Frank formülünü kullanır: fail “öyle ya da böyle hareketi her hâlde gerçekleştirirdim” diyorsa olası kast; “neticenin gerçekleşeceğini bilseydim hareketi gerçekleştirmezdim” diyorsa bilinçli taksir vardır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/779, K. 2016/136, T. 22.03.2016). Ceza Genel Kurulu, kanun koyucunun madde metninde yer vermediği kabullenme ölçütünü gerekçede açıklayarak iki kurumu ayırdığını ve her somut olayda failin neticeyi kabullenmiş sayılıp sayılamayacağının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini yakın tarihli kararında da tekrarlamıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/565, K. 2025/123, T. 12.03.2025).
Bu nitelendirmenin sonucu çok büyüktür. Olası kastla öldürmede ceza 20-25 yıl hapistir; bilinçli taksirle öldürmede ise TCK m.85’teki taksirle öldürme cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Ayrıca bilinçli taksirle işlenen suçlarda uzun süreli hapis cezası, seçenek yaptırımlara çevrilemez (TCK m.50/4).
Uygulama Alanları: Silah, Trafik, İş Güvenliği
Ateşli silah kullanımı
Kalabalık bir ortamda rastgele ateş edilmesi, olası kastın en tipik görünümüdür. Yargıtay, düğünde havaya ateş ettikten sonra kalabalık ortamda silahı kurcalayan ve silahın ateş almasıyla birinin ölümüne yol açan sanık hakkında olası kastla öldürmeden hüküm kurulmasını yerinde bulmuştur (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/1008, K. 2022/4383, T. 02.06.2022). Buna karşılık yakın mesafeden hayati bölgeye nişan alınarak yapılan atışta doğrudan kast söz konusudur.
Trafik kazaları
Trafik kazalarında Yargıtay’ın ağırlıklı yaklaşımı bilinçli taksirdir. Yüksek promil alkolle, “makas atarak” ve ani şerit değiştirerek kazaya yol açan sürücünün eylemi bilinçli taksir olarak değerlendirilmiş, yalnızca artırım oranı tartışılmıştır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2409, K. 2023/2414, T. 05.07.2023). Hız sınırının bir katının üzerinde seyrederek iki kişinin ölümüne yol açan sürücü bakımından da bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/1530, K. 2025/2456, T. 06.03.2025). Olası kast, sürücünün aracı bir saldırı aracı gibi kullandığı, neticeye açıkça kayıtsız kaldığı istisnai hâllerde gündeme gelir; alkol ve hız tek başına kabullenme için yeterli görülmez.
İş güvenliği ve maden kazaları
Tekrarlanan uyarılara rağmen tehlikeli çalışma yöntemini sürdüren ve grizu patlaması ihtimalini gizleyerek “olursa olsun” düşüncesiyle faaliyete devam eden sanıklar hakkında olası kastla öldürme suçunun oluştuğu kabul edilmiştir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/586, K. 2023/1827, T. 25.05.2023). Heyelan riski konusunda teknik sorumlunun açık uyarısına rağmen “tüm sorumluluğu ben alıyorum” diyerek işçileri tehlikeli alana gönderen işveren vekili bakımından da olası kast kabulü onanmıştır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/8531, K. 2024/735, T. 06.02.2024; itirazın reddi: E. 2024/2898, K. 2024/4920, T. 02.07.2024).
Hedefte Sapma ve Kastın Bölünmezliği
Hedefte sapma, failin hareketinin hedeflenen kişi yerine başka bir kişi veya şey üzerinde netice doğurmasıdır. Kanunda ayrıca düzenlenmemiştir ve bir hata hâli değildir; TCK m.30’un gerekçesinde de belirtildiği üzere suçların içtimaı, özellikle fikri içtima kapsamında çözülür (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/350, K. 2020/30, T. 28.01.2020).
Klasik örnekte, bir kişiyi öldürmek için ateşlenen mermi hedefe isabet etmeyip sekerek başka birinin ölümüne yol açarsa, hedeflenen kişi bakımından kasten öldürmeye teşebbüs, ölen kişi bakımından ise taksirle öldürme oluşur; fail TCK m.44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Sapmadan etkilenen kişinin orada bulunduğunu bilen ve ona da isabet edebileceğini öngören fail bakımından ise olası kast gündeme gelir. Öldürme kastıyla ateş edilen kişinin yanında bulunan ve husumet olmayan diğer kişinin yaralanması hâlinde, “kastı sonuç belirler” kuralı gereği bu kişi yönünden olası kastla yaralama suçu oluştuğu kabul edilmiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2011/1502, K. 2011/3891, T. 15.06.2011). Tek atışla hem hedeflenen kişiye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs hem de araya giren kişiye yönelik olası kastla yaralama gerçekleşmişse, iki ayrı mahkûmiyet değil, TCK m.44 uyarınca en ağır suçtan tek ceza verilir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/6662, K. 2025/6543, T. 29.09.2025).
İsabetin kaçınılmaz olduğu dar alanda ve yakın mesafede ise kast bölünmez; yandaki kişi bakımından da doğrudan kast kabul edilir (bkz. Doğrudan Kast ve Zorunlu Yan Sonuçlar).
Kişide Yanılma ve Nitelikli Hâllerde Hata
Kişide yanılmada (şahısta hata) fail hareketini doğru kişiye yöneltir, ancak o kişinin kimliği konusunda yanılır. Bu yanılma kastı ortadan kaldırmaz: öldürmek istediği kişi sanarak başkasını öldüren fail kasten öldürmeden sorumludur. Önemli olan, yanılmanın suçun nitelikli hâllerine etkisidir. TCK m.30/2’ye göre suçun daha ağır veya daha hafif cezayı gerektiren nitelikli hâllerinde hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır.
Ceza Genel Kurulu, akrabalarını öldüren kişinin ailesinden birini öldürdüklerini zannederek bir başkasını kan gütme saikiyle öldüren sanıkların hata hükümlerinden yararlanmaları ve kasten öldürmenin nitelikli hâlinden değil, temel şeklinden sorumlu tutulmaları gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/530, K. 2014/1, T. 14.01.2014). Aynı ilke gereği nitelikli hâlin uygulanabilmesi için failin kastının o hâli de kapsaması gerekir: karşısındakinin polis olduğunu bilmeden hakaret eden kişi hakkında kamu görevlisine hakaretin nitelikli hâli (TCK m.125/3-a) uygulanamaz (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/3746, K. 2015/9419, T. 27.10.2015). Nitelikli hâllerde hata, eylem olası kastla işlenmiş olsa da uygulanır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/908, K. 2018/445, T. 18.10.2018).
Olası Kastta Teşebbüs ve İştirak
“Olası kast netice ile belirlenir” kuralı gereği fail ancak gerçekleşen neticeden sorumludur. Bu nedenle olası kastla işlenen suçlara suça teşebbüs hükümleri uygulanamaz; aksi kabul, failin sorumluluğunu açıklanamaz biçimde genişletir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/414, K. 2017/554, T. 19.12.2017). Olası kastla hareket edilmiş ve yaralama gerçekleşmişse, yaralama ne kadar ağır olursa olsun fail olası kastla yaralamadan sorumlu olur; eylem olası kastla öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilemez. Yargıtay, bu kural gözetilmeden olası kastla öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/2249, K. 2023/4984, T. 12.07.2023).
Kuralın bir sonucu da şudur: olası kastla hareket eden birden fazla failin benzer eylemlerinde, neticenin hangisinin eylemiyle meydana geldiği kesin olarak belirlenmelidir. Karşılıklı ateş edilen olaylarda mağdurun yaralanmasına neden olan merminin kimin silahından çıktığı tespit edilemiyorsa, nedensellik bağı kurulamadığından sanıkların olası kastla yaralamadan mahkûmiyetine karar verilemez (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/173, K. 2025/166, T. 16.04.2025).
İştirak bakımından ise teşebbüsten farklı bir sonuç kabul edilmektedir: doğrudan kastla işlenebilen suçların olası kastla işlenmesi hâlinde de iştirak mümkündür. Neticeyi öngörüp “olursa olsun” diyerek birlikte ateş eden sanıklar, gerçekleşen neticeden olası kastla birlikte sorumlu tutulur (Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/377, K. 2020/2961, T. 13.02.2020). Ortak hâkimiyet kurulmuşsa her bir katılan müşterek fail olarak sorumludur.
Özel Kast Aranan Suçlar
Bazı suç tipleri, kanuni tanımında belirli bir amaç veya saik arar ya da “bilerek” ifadesine yer verir. Bu suçlar yapısı gereği yalnızca doğrudan kastla işlenebilir; olası kast yeterli değildir. Örneğin iftira suçu (TCK m.267), failin mağdurun suçsuz olduğunu bilmesini gerektirir; Anayasal düzene karşı suç (TCK m.309) gibi belirli bir amaca yönelik suçlarda da failin bu amaçla hareket ettiğinin ispatı gerekir. Bu suçlarda failin yalnızca “olabileceğini” öngörmesi sorumluluk için yetmez.
Haksız tahrik ise kastı ortadan kaldırmaz. Önce kastın türü belirlenir, ardından tahrik indirimi bu tespit üzerine ayrıca uygulanır.
Olası Kastta Ceza ve Karşılaştırma Tablosu
TCK m.21/2 üç kademeli bir indirim öngörür: ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlarda müebbet hapis, müebbet hapis gerektiren suçlarda 20-25 yıl hapis, diğer suçlarda ise temel cezada üçte birden yarıya kadar indirim. Buna göre müebbet hapis gerektiren kasten öldürme (TCK m.81) olası kastla işlendiğinde ceza 20-25 yıl hapistir; nitelikli kasten öldürme (TCK m.82) olası kastla işlendiğinde müebbet hapse hükmolunur.
| Kusur türü / durum | Dayanak | Ceza / sonuç |
|---|---|---|
| Doğrudan kast | TCK m.21/1 | Suçun tam cezası |
| Olası kast – ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suç | TCK m.21/2 | Müebbet hapis |
| Olası kast – müebbet gerektiren suç (ör. m.81) | TCK m.21/2 | 20-25 yıl hapis |
| Olası kast – diğer suçlar | TCK m.21/2 | Temel cezada 1/3 – 1/2 indirim |
| Bilinçli taksir | TCK m.22/3 | Taksirli suç cezasında 1/3 – 1/2 artırım |
| Hedefte sapma | TCK m.44 | Fikri içtima – en ağır suçtan tek ceza |
| Kişide yanılma | TCK m.30/2 | Kast kalkmaz; nitelikli hâlde hatadan yararlanılır |
| Maddi unsurda hata | TCK m.30/1 | Kast kalkar; taksirli sorumluluk saklı |
Sık Görülen Bozma Nedenleri
- İsabetin kaçınılmaz olduğu yakın mesafeli atışlarda doğrudan kast yerine olası kast hükümlerinin uygulanması
- Kabullenme ile güvenmenin karıştırılması: bilinçli taksir yerine olası kast veya olası kast yerine bilinçli taksir kabul edilmesi
- Olası kastla hareket edilen hâllerde “olası kastla öldürmeye teşebbüs” hükmü kurulması
- Birden fazla sanığın ateş ettiği olaylarda neticenin kimin eylemiyle gerçekleştiği belirlenmeden olası kastla mahkûmiyet kurulması
- Tek fiille gerçekleşen sapma hâllerinde TCK m.44 yerine ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması
- Failin kastının kapsamadığı nitelikli hâlin uygulanması (TCK m.30/2’nin gözetilmemesi)
- Öldürme kastı konusunda tereddüt varken şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmaması
Emsal Kararlar
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/565, K. 2025/123, T. 12.03.2025: Olası kast ile bilinçli taksiri ayıran ölçütün gerekçedeki “kabullenme” olduğunu ve Frank formülünü teyit etmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/779, K. 2016/136, T. 22.03.2016: Frank formülünü “her hâlde yapardım / bilseydim yapmazdım” ayrımıyla açıklamıştır.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/200, K. 2016/250, T. 10.05.2016: Bilinçli taksirde failin şansına veya becerisine güvendiğini, olası kastta neticeyi göze aldığını belirtmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/545, K. 2020/316, T. 25.06.2020: Düğünde rastgele ateş edilmesi sonucu çocuğun ölümünde olası kastla nitelikli öldürme kabul edilmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/177, K. 2024/6, T. 17.01.2024: Öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama ayrımında kullanılacak ölçütleri saymıştır.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/161, K. 2023/279, T. 17.05.2023: Öldürme kastında tereddüt hâlinde kasten yaralama hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/444, K. 2022/423, T. 08.06.2022: Kastın bölünemeyeceğini, yandaki kişiye yönelik eylemin de kasten işlendiğini kabul etmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/350, K. 2020/30, T. 28.01.2020: Hedefte sapmanın hata değil içtima meselesi olduğunu açıklamıştır.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/530, K. 2014/1, T. 14.01.2014: Kişide yanılmada failin nitelikli hâlden değil temel şekilden sorumlu olacağına karar vermiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/414, K. 2017/554, T. 19.12.2017: Olası kastla işlenen suçlara teşebbüsün mümkün olmadığını kabul etmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/173, K. 2025/166, T. 16.04.2025: Neticenin kimin eylemiyle gerçekleştiği belirlenemiyorsa olası kastla mahkûmiyet kurulamayacağını belirtmiştir.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/586, K. 2023/1827, T. 25.05.2023: Uyarılara rağmen tehlikeli çalışma yöntemini sürdürüp grizu patlamasına yol açan sanıklar hakkında olası kastla öldürmeyi kabul etmiştir.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2017/2939, K. 2019/3055, T. 28.05.2019: İsabetin muhakkak olduğu atışta olası kast hükümlerinin uygulanamayacağını belirtmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kast olmadan suç oluşur mu?
Kural olarak hayır. TCK m.21’e göre suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Taksirle işlenen fiiller ancak kanunun açıkça öngördüğü hâllerde, örneğin taksirle öldürme ve taksirle yaralamada cezalandırılır.
Doğrudan kast ile olası kast arasındaki fark nedir?
Doğrudan kastta fail neticeyi bilerek ve isteyerek gerçekleştirir. Olası kastta fail neticeyi hedeflemez, yalnızca gerçekleşebileceğini öngörür ve “olursa olsun” diyerek bu ihtimali kabullenir. Olası kastta ceza TCK m.21/2 uyarınca indirilir.
Olası kast ile bilinçli taksir nasıl ayrılır?
Her ikisinde de netice öngörülür. Fail neticeyi göze alıp kabullenmişse olası kast; şansına, becerisine veya başka etkenlere güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceğine inanmışsa bilinçli taksir vardır. Uygulamada bu ayrım Frank formülüyle yapılır.
Olası kastla öldürmenin cezası nedir?
Kasten öldürme (TCK m.81) müebbet hapis gerektirdiğinden, olası kastla işlendiğinde 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası verilir. Nitelikli kasten öldürme (TCK m.82) olası kastla işlenirse ağırlaştırılmış müebbet yerine müebbet hapis cezası verilir.
Olası kastla suça teşebbüs mümkün müdür?
Hayır. Yargıtay’ın yerleşik kabulüne göre olası kast netice ile belirlenir ve fail yalnızca gerçekleşen neticeden sorumludur. Olası kastla hareket eden kişi mağduru yaralamışsa olası kastla yaralamadan, öldürmüşse olası kastla öldürmeden sorumlu olur.
Olası kastla işlenen suça iştirak edilebilir mi?
Evet. Teşebbüsten farklı olarak, neticeyi öngörüp birlikte kabullenen kişiler olası kastla işlenen suçun müşterek faili olabilir. Ancak neticenin hangi failin eylemiyle doğduğu belirlenemiyorsa olası kastla mahkûmiyet kurulamaz.
Trafik kazasında olası kastla mı, bilinçli taksirle mi yargılanırım?
Yargıtay trafik kazalarında ağırlıklı olarak bilinçli taksir kabul eder; alkol, aşırı hız ve makas atma genellikle bilinçli taksirin göstergesi sayılır. Olası kast ancak sürücünün neticeye açıkça kayıtsız kaldığı istisnai hâllerde gündeme gelir.
Hedefte sapma nedir, nasıl cezalandırılır?
Hedefte sapma, failin hareketinin hedeflenen kişi yerine başka bir kişiye isabet etmesidir. Hata hâli değildir; TCK m.44 uyarınca fikri içtima kuralları uygulanır ve fail oluşan suçlardan en ağır cezayı gerektirenden cezalandırılır.
Yanlış kişiyi öldüren fail kasten öldürmeden sorumlu olur mu?
Evet. Kişide yanılma kastı ortadan kaldırmaz. Ancak hedeflenen kişiye özgü bir nitelikli hâl varsa (örneğin kan gütme saiki), fail TCK m.30/2 uyarınca bu hatasından yararlanır ve suçun temel şeklinden cezalandırılır.
Kastın türü nasıl ispatlanır?
Kast iç dünyaya ait olduğundan husumet, kullanılan alet, darbe sayısı, hedeflenen bölge, mesafe ve failin olay sonrası davranışları gibi dış olgulardan çıkarılır. Tereddüt hâlinde şüpheden sanık yararlanır.
Kasten öldürme davasına hangi mahkeme bakar?
Kasten öldürme ve olası kastla öldürme suçlarında görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Kastın türüne ilişkin tartışma çoğunlukla bu mahkemede, keşif, bilirkişi ve tanık beyanları üzerinden yürütülür.
Her suç olası kastla işlenebilir mi?
Hayır. Kanuni tanımında özel bir amaç veya saik arayan ya da “bilerek” ifadesine yer veren suçlar (iftira gibi) yalnızca doğrudan kastla işlenebilir.
Sonuç
TCK m.21, ceza sorumluluğunun temel yapı taşıdır. Kastın türü uygulanacak maddeyi ve ceza miktarını doğrudan belirler: aynı ölüm olayında doğrudan kast müebbet hapse, olası kast 20-25 yıl hapse, bilinçli taksir ise taksirle öldürme cezasına yol açar. Kabullenme ile güvenme arasındaki sınır, hedefte sapma ve kişide yanılmanın sonuçları ile olası kastta teşebbüs yasağı, her somut olayda dosyadaki olguların titizlikle değerlendirilmesini gerektirir.
Kasten öldürme, kasten yaralama veya ölümlü kaza dosyalarında kastın türüne ilişkin savunma sonucu belirler. Bu tür dosyalarda kast ve olası kast konusunda ceza avukatı desteği almak, olguların doğru nitelendirilmesi bakımından önem taşır.
Bu makale Av. Fatih Sefer tarafından hazırlanmıştır.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul