☎ 0507 551 87 38 WhatsApp: 0507 551 87 38

CMK Madde 5 Görevsizlik Kararı Verilmesi Gereken Hâl ve Sonucu

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5. maddesi, iddianamenin kabulünden sonra mahkemenin görevsiz olduğunu anlaması halinde izleyeceği usulü ve bu karara karşı başvurulabilecek itiraz yolunu düzenlemektedir. CMK madde 5, CMK’nın 3. maddesiyle belirlenen görev ilkesini ve 4. maddesiyle tanınan re’sen inceleme yetkisini somut bir usul zeminine oturtmaktadır. Görev kurallarına aykırılık, yargılamanın bütünlüğünü ve sanığın kanuni hâkim önünde yargılanma güvencesini doğrudan etkiler. Bu nedenle iddianame aşamasından itibaren yanınızda bir İstanbul ceza avukatı bulunması, görev itirazlarının zamanında ve doğru biçimde kullanılmasını sağlar.

CMK Madde 5 Görevsizlik Kararı Verilmesi Gereken Hâl ve Sonucu Kanun Metni

Madde 5 – (1) İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.

(2) Adli yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.

Maddenin Sistematik Yeri ve CMK Madde 4 ile İlişkisi

Yargıtay CGK’nın 2018/605 E., 2022/172 K. sayılı kararında belirtildiği üzere CMK’nın 5. maddesi; mahkemelerin görevini belirleyen 3. madde, re’sen görev kararını düzenleyen 4. madde ve görevsiz mahkemede yapılan işlemlerin hükümsüzlüğünü düzenleyen 7. madde ile sistematik bir bütünlük oluşturmaktadır. CMK’nın 4/1. maddesi mahkemenin kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen görevsizlik kararı verebileceği genel yetkiyi tanırken, 5. madde bu yetkinin “iddianamenin kabulünden sonra” nasıl kullanılacağını ve sonuçlarını somutlaştırmaktadır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2010/10545 E., 2010/11267 K. sayılı kararına göre, CMK’nın 5/2. maddesi kapsamındaki itiraz yolu işletilerek çözülen uyuşmazlıklarda, 4/2. maddedeki “görev uyuşmazlığı” prosedürüne gerek kalmaz; zira itiraz mercii uyuşmazlığı kesin olarak sonlandırır. İki madde arasındaki bu ilişki, gereksiz yere uzayan usul süreçlerini önlemeye yönelik bir usul ekonomisi tercihidir.

İddianamenin Kabulü Şartı: Görevsizlik Kararının Zamanı

CMK’nın 5/1. maddesindeki “iddianamenin kabulünden sonra” ibaresi, görevsizlik kararının yalnızca kovuşturma evresinde verilebileceğini ortaya koymaktadır. Soruşturma evresinde veya iddianamenin kabulünden önce görev sorununun fark edilmesi halinde izlenecek yol farklıdır.

Mahkeme, iddianameyi incelerken suç vasfı konusunda Cumhuriyet savcısından farklı düşünse bile, açık ve bariz bir yanlışlık bulunmadıkça iddianameyi iade edemez; önce kabul etmeli, ardından görevsizlik kararı vermelidir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2017/5129 E., 2017/3992 K. sayılı kararında iddianamenin iadesi (CMK m. 174) ile görevsizlik kararı (CMK m. 5) kurumlarının birbirinden farklı olduğu vurgulanmıştır. İddianamenin iadesi kurumu yalnızca şekli ve bariz hatalarda işletilebilir; mahkemenin görev konusundaki farklı hukuki nitelendirmesi iade sebebi değil, kabul sonrası görevsizlik kararı sebebidir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2023/5493 E., 2024/7926 K. sayılı kararında, görevsizlik kararı verilmesi gereken aşama açıkça belirlenmiş; bu kararın iddianamenin kabulü ile hüküm verilmesi arasındaki kovuşturma evresinde verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Aynı dairenin 2023/6720 E., 2023/10816 K. sayılı kararında ise bu zaman diliminde görevsizlik kararı verilmemesi ve yargılamaya devam edilmesi bozma nedeni olarak değerlendirilmiştir.

Görevin Aşılması ve Görev Dışı Kalma: İki Temel Durum

CMK’nın 5/1. maddesi, görevsizlik kararı için iki ayrı durum öngörmektedir.

İşin mahkemenin görevini aşması, yargılanan suçun niteliğinin değişerek daha üst dereceli bir mahkemenin görev alanına girmesini ifade eder. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2011/6447 E., 2011/4913 K. ve Yargıtay CGK’nın 2018/605 E. sayılı kararlarında bu kavramın en tipik örneği, asliye ceza mahkemesinde kasten yaralama veya tehdit olarak görülen davanın “olası kastla öldürmeye teşebbüs” niteliğinde olduğunun anlaşılmasıdır; bu halde delilleri tartışma ve vasıf belirleme görevi ağır ceza mahkemesine aittir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2023/6720 E. sayılı kararındaki örnekte ise basit dolandırıcılık olarak açılan davanın bilişim sistemi kullanılarak işlendiğinin anlaşılmasıyla birlikte nitelikli dolandırıcılık kapsamına (TCK m. 158/1-f) girip ağır ceza mahkemesinin görev alanına geçmesi ele alınmıştır.

İşin mahkemenin görevi dışında kalması ise davanın o mahkemenin yargı kolu veya uzmanlık alanı dışındaki bir mercie ait olduğunun anlaşılmasını kapsar. Çocuk mahkemesinin görev alanına giren bir suçun genel ceza mahkemesinde görülmesi, ya da Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 2017/9 E., 2017/12 K. sayılı kararında ele alındığı üzere sanığın asker kişi olduğunun ortaya çıkması ve suçun askeri mahkemede görülmesi gerekliliği bu kategorinin örnekleridir. TCK’nın 31. maddesi kapsamında değerlendirilen yaş küçüklüğü durumlarında da benzer görev dışı kalma sorunları gündeme gelebilmektedir.

Görevsizlik Kararının Şekli ve İçeriği

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2023/5493 E. sayılı kararında görevsizlik kararının neden verildiğini gerekçelendirecek, suçun niteliğinin neden değiştiğini veya neden görev dışında kalındığını açıklayan ve dosyanın hangi mahkemeye gönderileceğini belirten bir içerikle düzenlenmesi gerektiği ortaya konulmuştur.

Görevsizlik kararının önemli bir özelliği, görevli mahkeme bakımından iddianame işlevi görmesidir. Kesinleşen görevsizlik kararı görevli mahkemeye ulaştığında, bu mahkeme iddianame gibi bu belge üzerinden yargılamayı yürütür. Bu niteliği nedeniyle görevsizlik kararının sanığa tebliğ ya da tefhim edilmesi zorunludur; aksi hâl savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur ve bozma sebebi oluşturabilir.

Görevsizlik kararı, davayı sonlandıran bir hüküm niteliği taşımaz; adli yargı içindeki mahkemeler arasında verildiğinde CMK’nın 223. maddesinde sayılan hüküm çeşitleri arasında yer almaz ve bu nedenle itiraz yoluna tabidir. Buna karşın, mahkemenin adli yargı dışında bir yargı kolunu görevli gördüğü hallerde verilen karar hüküm niteliğini kazanır ve temyiz yoluna tabidir.

Görevsizlik Kararına İtiraz (CMK m. 5/2)

CMK’nın 5/2. maddesi, adli yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yolunu açık tutmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin 2014/47 E., 2014/123 K. sayılı norm denetimi kararında bu düzenlemenin hem usul ekonomisine hem de adil yargılanma hakkına hizmet ettiği teyit edilmiştir.

Yargıtay CGK’nın 2016/113 E., 2017/458 K. sayılı kararında “adli yargı içerisindeki mahkemeler” ifadesinin kapsamı netleştirilmiştir: Bu ifade asliye ceza, ağır ceza ve çocuk mahkemesi gibi adli yargı koluna dahil ilk derece mahkemelerini kapsamakta; Yargıtay daireleri arasındaki iş bölümü uyuşmazlıkları bu kapsama girmemekte ve CMK’nın 5/2. maddesindeki itiraz yoluna tabi bulunmamaktadır.

İtiraz yoluna yalnızca görevsizlik kararlarına karşı gidilebilir; mahkemenin görevli olduğuna dair yetkililik kararları itirazın konusu yapılamaz. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 2020/303 E., 2020/327 K. sayılı kararına göre itiraz yolu, yalnızca ilk verilen görevsizlik kararı için değil, dosyanın gönderildiği mahkemece verilen karşı görevsizlik kararları için de açıktır. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 2019/407 E., 2019/185 K. sayılı kararında ise itiraz yolunun tüketilmesinin zorunlu olduğu, itiraz merciinin kararının kesin nitelik taşıdığı ve bu kararın herhangi bir olağan kanun yoluna tabi bulunmadığı belirtilmiştir.

İtiraz merciinin incelemesi iddianamenin anlatımıyla sınırlıdır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2023/5493 E. sayılı kararında, itiraz merciinin bu sınırın dışına çıkamayacağı ifade edilmiştir. İtiraz merciinin kararı, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2010/10545 E. sayılı kararında da ortaya konulduğu üzere uyuşmazlığı kesin biçimde sonlandırır; mahkemeler bu karara uymak zorundadır.

İkinci Görevsizlik Kararı ve Görev Uyuşmazlığına Dönüşüm

Dosyanın gönderildiği ikinci mahkeme de kendisini görevsiz görürse olumsuz görev uyuşmazlığı doğar. Kayseri BAM 5. Ceza Dairesi’nin 2019/407 E. sayılı kararına göre, görev uyuşmazlığından söz edebilmek için biri diğerini görevli kılan iki kesinleşmiş görevsizlik kararı bulunmalıdır. İkinci görevsizlik kararına karşı itiraz yolu tüketilmeden ortak yüksek görevli mahkemeye başvurulamaz. Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 2012/14 E., 2012/14 K. sayılı kararında da dosyanın gönderildiği mahkemenin kendisini görevsiz görmesi durumunda olumsuz görev uyuşmazlığının doğacağı ve bu uyuşmazlığın CMK’nın 4/2. maddesi kapsamında ortak yüksek görevli mahkeme tarafından çözümleneceği vurgulanmıştır.

Görevsiz Mahkemede Yapılan İşlemlerin Akıbeti

Yargıtay CGK’nın 2018/605 E. sayılı kararında, görevsiz mahkemece yapılan işlemlerin kural olarak hükümsüz olduğu; ancak yenilenmesi mümkün olmayan işlemlerin geçerliliğini koruduğu belirtilmiştir. Bu ayrım, görevli mahkemede hangi işlemlerin yeniden yapılması gerektiğini belirlemekte ve savunma stratejisi açısından son derece pratik bir öneme sahiptir. Bakırköy ceza avukatı olarak özellikle Bakırköy Adliyesi’nde görülen davalarda görevsiz mahkemede alınan ifade veya yapılan sorgunun yenilenmesi zorunluluğu, savunmaya yeniden delil sunma ve itiraz imkânı tanımaktadır.

Yargıtay Daireleri Arasındaki İş Bölümünün Görevden Farkı

Yargıtay CGK’nın 2016/113 E., 2017/458 K. sayılı kararında Yargıtay daireleri arasındaki ilişkinin görev değil idari nitelikte bir iş bölümü ilişkisi olduğu, bunun CMK’nın 5. maddesindeki usul anlamında mutlak görev ilişkisinden farklı nitelik taşıdığı açıkça ortaya konulmuştur. Bu içtihat, Yargıtay daireleri arasındaki iş bölümü uyuşmazlıklarının CMK’nın 5/2. maddesi kapsamında itiraz yoluyla çözülemeyeceğini; bu tür uyuşmazlıkların başka bir mekanizmayla giderilmesi gerektiğini ortaya koyar. Benzer biçimde ihtisas mahkemelerine ilişkin HSK kararlarından kaynaklanan görev karmaşalarında Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2023/3893 E., 2024/6453 K. sayılı kararında görüldüğü üzere uygulama sorunları doğabilmekte; bu durumlar ise Yargıtay denetimi ve kanun yararına bozma yoluyla düzeltilmektedir.

Görevsizlik Kararı Sonrası Yargılamanın Seyri

Görevsizlik kararının kesinleşmesiyle birlikte dosya görevli mahkemeye gönderilir; yargılama, görevsiz mahkemede yapılan geçersiz işlemler hariç olmak üzere kaldığı yerden devam eder. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2011/5755 E. ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2014/5131 E., 2014/12246 K. sayılı kararlarında, görevsizlik kararı kesinleşip dosya görevli mahkemeye iletilene kadar yargılamanın durduğu, görevli mahkeme belirlendikten sonra sürecin hükümsüz işlemler dışında sürdüğü ortaya konulmuştur.

Görevli mahkemeye intikal eden dosyada artık görevsizlik kararı iddianame işlevi görmektedir. Bu nedenle görevli mahkemenin görevsizlik kararını sanığa okutması ve sorgusunu bu belge üzerinden yapması gerekir. Yargıtay içtihadına göre görevsizlik kararı okunmadan iddianamenin okunmasıyla yetinilerek sanığın sorgusunun yapılması savunma hakkının kısıtlanması sayılmakta ve bozma nedeni oluşturmaktadır. Bu usul güvencesi, TCK’nın temel ilkeleriyle uyumlu biçimde sanığın yargılama sürecinde tam anlamıyla bilgilendirilmesini ve savunmasını etkin şekilde yapabilmesini güvence altına almaktadır.

Sonuç

CMK’nın 5. maddesi, görev kurallarının mahkeme düzeyinde uygulanmasını sağlayan temel usul normudur. İddianamenin kabulü ile hüküm arasındaki süreçte suç vasfının değişmesi ya da başka bir yargı kolunun devreye girmesi halinde görevsizlik kararı zorunlu bir araçtır; bu kararın verilmemesi mutlak bozma nedenine yol açar. Adli yargı içi görevsizlik kararlarına tanınan itiraz yolu ise uyuşmazlıkları süratle çözmeye ve yargılamayı doğru mahkemede sürdürmeye hizmet etmektedir. Ceza davanızda görev itirazlarının zamanında kullanılması, süreç yönetimi ve savunma hakkının korunması bakımından belirleyici sonuçlar doğurabilir. Bu konuda destek almak için bir ceza avukatı ile görüşmeniz önemlidir.

İletişim & Danışma

Ceza davalarında görevsizlik kararına itiraz ve görev uyuşmazlıklarının çözüm süreci, doğru zamanlama ve usul bilgisi gerektiren kritik aşamalardır. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak iddianamenin kabulünden kanun yollarına kadar görev itirazları, görevsiz mahkemede yapılan işlemlerin hukuki değeri ve itiraz süreçlerinin yönetimi konularında müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sunuyoruz. Görevsizlik kararının usulüne uygun verilip verilmediğini ve bu kararın savunmanıza etkisini doğru değerlendirmek için ağır ceza avukatı Fatih Sefer gibi deneyimli bir hukukçudan destek almanız önemlidir. Dosyanızı gizlilik çerçevesinde değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

📍 Adres: Osmaniye, İsmail Erez Blv No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
📞 Telefon: 0539 676 32 75
📧 E-posta: bilgi@sarioglusefer.com
🌐 Web: www.sarioglusefer.com

Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır.