☎ 0507 551 87 38 WhatsApp: 0507 551 87 38

Yağma Suçu ve Cezası

Yağma suçu ve cezası, TCK md. 148 kapsamında bir kimsenin kendisinin veya yakınlarının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceği tehdidiyle ya da cebir kullanılarak bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmasını ifade eder. 2026 itibarıyla güncel Yargıtay içtihadı; cebir ile tehdidin malı almadan önce mi sonra mı kullanıldığı, nedensellik bağının varlığı ve sınır olaylarda hırsızlık ile yağma ayrımı konularında belirleyici içtihatlar üretmeye devam etmektedir. Bu suçla karşı karşıya kalan kişilerin soruşturmanın başından itibaren deneyimli bir İstanbul ceza avukatı ile çalışması, hem suç vasfının doğru belirlenmesi hem de lehe hükümlerin zamanında uygulanması açısından kritik önem taşımaktadır.

Yağma Suçu Nedir?

Yağma suçu; hırsızlık ve cebir/tehdit suçlarının bir araya gelmesiyle oluşan, kanun koyucunun bu iki bileşeni birleştirerek ayrı ve daha ağır yaptırımlara tabi kıldığı bileşik bir suç tipidir. TCK md. 148/1 şu tanımı getirmektedir: bir kimsenin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak, bir malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur.

Suç, uygulamada “gasp” olarak da bilinmektedir. Suçun bileşik yapısı nedeniyle korunan hukuki değerler birden fazladır: mülkiyet hakkı, kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı ve irade hürriyeti. Bu çok katmanlı yapı, yağma suçunun hırsızlığın nitelikli bir hali olarak değil, ondan bağımsız bir suç tipi olarak düzenlenmesinin temel gerekçesini oluşturmaktadır.

2026 itibarıyla güncel Yargıtay içtihadı, suçun en temel ayırt edici özelliğini şu şekilde ortaya koymaktadır: malın alınması amacıyla kullanılan cebir veya tehdidin mağdurun iradesini kırma aracı olması zorunludur. Cebir ya da tehdidin malın alınmasının sonucunda değil, öncesinde veya sırasında kullanılması gerekmektedir.

Suçun Unsurları

  • Fail: Herhangi bir gerçek kişi olabilir; özgü suç değildir. Suça sürüklenen çocuklar bakımından özel yargılama usulleri uygulanır.
  • Mağdur: Cebir veya tehdide maruz kalarak malı alınan ya da teslim eden gerçek kişidir.
  • Suçun Konusu: Başkasına ait taşınır bir maldır. Para, cep telefonu, banka kartı, yüzük, araç, senet ve vekaletname bu kapsamda değerlendirilebilir. Gayrimenkul mal yağma suçunun konusu olamaz.
  • Fiil: Bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakmak amacıyla cebir ya da tehdit kullanmaktır. Suç, amaç (malın alınması) ve araç (cebir/tehdit) hareketlerden oluşmaktadır.
  • Manevi Unsur: Genel kast yeterlidir; failin cebir veya tehdit kullanarak başkasının malını almayı bilmesi ve istemesi, aynı zamanda hırsızlık suçundaki gibi faydalanma maksadıyla hareket etmesi gerekmektedir. Yargıtay 6. CD, E. 2023/19827, K. 2025/5525 sayılı kararında mağdurun telefonunun yalnızca ailesini aramasını engellemek amacıyla alınmasının “kanunun kabul ettiği anlamda yarar sağlama maksadı” taşımadığı gerekçesiyle yağma suçu oluşmadığına hükmedilmiştir.
  • Hukuka Aykırılık: Rıza ve meşru savunma gibi hukuka uygunluk nedenleri teorik olarak uygulanabilir; ancak suçun niteliği gereği uygulamada bu nedenlere dayalı beraat kararlarına çok ender rastlanmaktadır.

Cebir ve Tehdit Kavramları

Cebir, mağdurun direncini kırmaya yönelik fiziki güç kullanımıdır. Mağduru malı teslime mecbur kılacak ölçüde olması zorunludur; hafif bir dokunma ya da anlık bir temas bu ölçüte ulaşmaz. Yargıtay, cebrin yoğunluğunu her somut olayın koşullarında değerlendirmekte; netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama boyutuna ulaşan cebri ise yağmanın unsuru saymaktan çıkarıp ayrı bir suç olarak nitelendirmektedir.

Tehdit, mağdurun veya yakınlarının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik ya da malvarlığı açısından büyük bir zarara uğratılacağına ilişkin beyandır. Tehdidin suç oluşturabilmesi için mağdurun iç dünyasındaki korku değil, nesnel olarak korkutucu ve ciddi olması esas alınır. Yargıtay 6. CD, E. 2025/321, K. 2025/2666 sayılı kararında mağdurun herhangi bir cebir veya tehdit olmaksızın korkarak telefonunu vermesi, ardından sanığın tokat atmasının yağma suçunu değil hırsızlık suçunu oluşturabileceğine hükmedilmiştir.

Önemli bir Yargıtay ilkesi olarak; mağdurun psikolojik durumu veya ürkek kişiliği nedeniyle duyduğu korku, sanığın somut bir cebir/tehdit eylemi yoksa yağma suçunu oluşturmaz (Yargıtay 6. CD, E. 2020/2045, K. 2021/12035).

Nedensellik Bağı ve Araç-Amaç Hareketi

Yağma suçunun tamamlanabilmesi için cebir veya tehdit ile malın teslimi veya alınması arasında doğrudan bir nedensellik bağı bulunmalıdır. Malın teslimi ya da alınması, kullanılan cebir veya tehdidin sonucu olmalıdır. Bu bağın koptuğu hallerde eylem yağma olarak nitelendirilemez.

Yargıtay 6. CD, E. 2025/321, K. 2025/2666 sayılı kararında tokat atma eylemi ile telefonun alınması arasında nedensellik bağı bulunmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluştuğundan, önce malı almak amacıyla araç olarak cebir/tehdit kullanılır; ardından bu cebir/tehdidin etkisiyle mal alınır ya da teslim edilir.

Cebir veya tehdidin malı aldıktan sonra kaçmayı kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla kullanılması ise farklı hukuki sonuçlar doğurur. Bu durum yağmaya dönüşmez; hırsızlık ve kasten yaralama/tehdit suçlarından ayrı ayrı ceza verilmesi gerekmektedir.

Hırsızlık ile Yağma Arasındaki Sınır

Uygulamada en sık karşılaşılan vasıflandırma sorunlarından biri hırsızlık (TCK md. 141) ile yağma (TCK md. 148) arasındaki sınırın belirlenmesidir. Temel kural şudur: yağmada malın alınması için araç olarak cebir ya da tehdit kullanılırken, hırsızlıkta mağdurun rızasının dışında gizlice alma yeterlidir.

Yargıtay 6. CD, E. 2024/6244, K. 2025/101 sayılı kararında; su arıtma cihazı bahanesiyle kapıya gelen sanığın kapıyı kapatmak isteyen mağdurun ayağını sıkıştırarak cebir uygulaması ve “o parayı getireceksin yoksa kötü şeyler olur” diyerek para ve kolye alması yağma olarak nitelendirilmiştir. Cebir ve tehdidin malın alınması için araç olarak kullanılması belirleyici kriter olmuştur.

Motosikletle çanta kapma vakalarında Yargıtay, mağdurun direnmesi ve bu direnç nedeniyle zarara uğraması halinde nitelikli yağma (TCK 149/1-c) hükümlerinin uygulanacağını kabul etmektedir. Sanık ve suç ortağının motosikletle mağdur kadına yaklaşarak çantasını çekmesi, mağdur direndiğinde zarar göreceğini anlayarak çantayı bırakması nitelikli yağma suçunu oluşturmaktadır (Yargıtay 6. CD, K. 2013/23509).

Yargıtay 1. CD, E. 2024/7443, K. 2025/3050 sayılı dikkat çekici kararında ise sanığın maktulü öldürdükten sonra cüzdanını alması; öldürme eyleminin malı almak amacıyla yapılmadığı, maktulün iradesinin mal için baskılanmadığı gerekçesiyle yağma değil, “kişinin ölümünden faydalanmak suretiyle hırsızlık” (TCK 142/2-a) suçu olarak nitelendirilmiştir.

Senet Yağması (TCK 148/2)

Senet yağması, mağdurun cebir veya tehdit kullanılarak kendisini ya da bir başkasını borç altına sokan her türlü belgeyi vermeye veya imzalamaya mecbur edilmesidir. Yargıtay, “borç altına sokan belge” kavramını geniş yorumlamakta; bono, çek, tapu senedi ve vekaletname de bu kapsama dahil edilmektedir.

Yargıtay 6. CD, E. 2022/1765, K. 2023/13775 sayılı kararında sanığın mağduru kelepçeleyip şok cihazı göstererek “bu senedi imzalamazsan buradan çıkamazsın” diyerek senet imzalatması nitelikli yağma suçu kapsamında değerlendirilmiştir. Aynı mahkeme, E. 2020/1221, K. 2021/3319 sayılı kararında sanıkların mağdurun gitmesini engelleyerek cebir ve tehdit ile senet imzalatmasının yağma suçunun unsurlarını oluşturduğunu tespit etmiştir.

Yargıtay 6. CD, E. 2023/344, K. 2024/11898 sayılı güncel kararında silah zoruyla taşınmaz satış vekaletnamesinin alınması da TCK 148/2 kapsamında senet yağması olarak vasıflandırılmıştır. Bu karar, vekaletname gibi belgelerin de borç altına sokan belgeler kapsamında değerlendirilebileceğini açıkça ortaya koymaktadır.

Hazırlık hareketi sınırı bakımından ise Yargıtay 6. CD, E. 2024/4134, K. 2024/9583 sayılı kararında fidye istemek amacıyla bir iş yerinin aranıp sadece patronun sorulmasının, doğrudan bir tehdit veya para talebi içermediği için yağma suçunun hazırlık hareketi aşamasında kaldığına hükmedilmiştir.

Cebir Karinesi (TCK 148/3)

TCK md. 148/3 önemli bir karine getirmektedir: mağdurun herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi kanun tarafından cebir sayılmaktadır. Bu düzenleme sayesinde ilaç, alkol veya başka maddeler verilerek etkisiz hale getirilen mağdurdan mal alınması da yağma kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Yargıtay 6. CD, E. 2021/23539, K. 2023/8740 sayılı kararında sanığın mağdurun içeceğine uyku ilacı koyarak onu etkisiz hale getirmesi ve ardından aracı ile parasını alması TCK 148/3 uyarınca cebir kabul edilerek nitelikli yağma (TCK 149/1-h) suçunun oluştuğuna hükmedilmiştir. CGK, E. 2017/88, K. 2017/290 sayılı kararında ise mağdurun kahvesine sedasyon maddesi katılarak uyutulması ve ziynet eşyalarının alınması da cebir unsuru sayılarak eylemin yağma olduğu tescil edilmiştir.

Cezası

Suç ŞekliYasal DayanakCezaKovuşturma
Basit yağmaTCK md. 148/16 yıldan 10 yıla kadar hapisRe’sen
Senet yağmasıTCK md. 148/26 yıldan 10 yıla kadar hapisRe’sen
Nitelikli yağma (TCK 149/1, a-h bentleri)TCK md. 149/110 yıldan 15 yıla kadar hapisRe’sen
Nitelikli yağma + neticesi ağırlaşmış yaralamaTCK md. 149/2Yağma cezası + ayrıca yaralama cezası (gerçek içtima)Re’sen
Hukuki ilişkiye dayanan alacak tahsiliTCK md. 150/1Yağma cezası uygulanmaz; tehdit veya kasten yaralama hükümleri uygulanırRe’sen / Şikâyete bağlı
Malın değerinin azlığı indirimiTCK md. 150/2Cezada 1/3’ten 1/2’ye kadar indirim yapılabilir
Etkin pişmanlık — soruşturma aşamasıTCK md. 168/1Cezanın 1/2’sine kadar indirim
Etkin pişmanlık — kovuşturma aşamasıTCK md. 168/2Cezanın 1/3’üne kadar indirim

Nitelikli Haller (TCK 149)

TCK md. 149/1, sekiz seçimlik nitelikli hali düzenlemektedir. Bu hallerden birinin varlığı durumunda ceza 10 yıldan 15 yıla yükselmektedir. Birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması TCK md. 61 uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır.

a) Silahla Yağma (149/1-a)

TCK md. 6/1-f anlamındaki her türlü silahın suçun işlenişinde korkutucu veya zorlayıcı güç olarak kullanılmasıdır. Ateşli silah, kesici-delici alet, kurusıkı tabanca, maket bıçağı, kırık şişe, sopa, cop, muşta bu kapsamdadır. Yargıtay, silahın tehdit aracı olarak gösterilmesiyle cebir aracı olarak kullanılması arasında nitelik bakımından fark gözetmemektedir. Hırsızlık sırasında polis müdahalesine karşı bıçak kullanılmasının yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu da kabul edilmiştir (Yargıtay 6. CD, E. 2020/3872, K. 2021/5077).

b) Kişinin Kendisini Tanınmayacak Hale Koyması (149/1-b)

Failin teşhisini güçleştirecek her türlü görünüm değişikliği bu bent kapsamındadır; yüz maskesi, bere çekme, kapüşon, balıkçı yakalı kazak gibi araçlar örnek olarak sayılabilir. Yargıtay 6. CD, E. 2022/9631, K. 2024/4907 sayılı kararında sanıkların kendilerini tanınmayacak hale koyarak konutta yağma eylemini gerçekleştirmeleri bu bent kapsamında değerlendirilmiştir.

c) Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte (149/1-c)

Suçun en az iki kişi tarafından müşterek fail olarak işlenmesidir. “Birlikte işleme” için fikir ve eylem birliği zorunludur; faillerin fiziksel olarak aynı yerde bulunması şart değildir. Yargıtay 6. CD, E. 2021/25239, K. 2023/10054 sayılı kararında suça sürüklenen çocuğun kimliği belirsiz iki kişiyle birlikte mağdurun kollarını tutarak telefonunu alması bu bent kapsamında değerlendirilmiştir. Gözcü ve araç sürücüsünün de bu bent kapsamında sorumluluk doğurabileceği kabul edilmektedir.

d) Yol Kesmek Suretiyle ya da Konutta/İşyerinde (149/1-d)

Yol kesmek; suçun işlenebilmesi için mağdurun güzergâhının önceden hazırlık yapılarak kesilmesini ifade eder. Spontane araç durdurma bu kapsamda değerlendirilmez; önceden tertibat alma zorunluluğu aranmaktadır. Yargıtay 6. CD, E. 2018/1294 sayılı kararında motorsikletle hareket halindeki mağdurların yolunu kesmek için herhangi bir hareketinin bulunmadığı olayda “yol kesme”den söz edilemeyeceğini vurgulamıştır.

Konutta veya işyerinde işleme bakımından ise konuta zorla girilmesiyle zaten içeride iken gerçekleştirilen yağma aynı şekilde bu bent kapsamındadır. Konut dokunulmazlığını ihlal suçu (TCK 116), bileşik suç yapısı nedeniyle yağma suçunun nitelikli halinde emilir; fail ayrıca konut ihlalinden cezalandırılamaz. Yargıtay 6. CD, E. 2022/1953, K. 2022/5517 sayılı kararında paranın bir kısmının pastaneden (işyeri) alınması nedeniyle bu bendin uygulanması isabetli bulunmuştur.

e) Beden veya Ruh Bakımından Kendini Savunamayacak Kişiye Karşı (149/1-e)

Yaşlılık, hastalık, engellilik, alkol ve uyuşturucu etkisi altında olma, küçük yaş gibi hallerde mağdur bu bent kapsamında koruma altına alınmıştır. Failin mağdurun bu durumunu bilmesinin şart olduğu, bilgisizlik halinde nitelikli halin uygulanamayacağı kabul edilmektedir.

f) Suç Örgütünün Korkutucu Gücünden Yararlanılarak ve g) Örgüte Yarar Sağlamak Maksadıyla (149/1-f ve g)

Failin örgüt üyesi olması zorunlu değildir; örgüt adını ya da örgütün yarattığı korku ortamını kullanarak tehdit etmesi yeterlidir. Yargıtay 6. CD, E. 2022/2247, K. 2023/9144 sayılı kararında sanığın mağdura gönderdiği “istediğimizi yaparsın ya da sorumluluk bizden çıkar” şeklindeki mesajlar bu bent kapsamında değerlendirilmiştir. Sanığın ceza davası sürerken suç örgütü mensuplarının mağdura yönelik pusulaları örnek olarak gösterilebilir (Yargıtay 6. CD, E. 2018/3558, K. 2021/3271).

h) Gece Vakti (149/1-h)

TCK md. 6 uyarınca gece vakti; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat öncesine kadar süren zaman dilimidir. Yargıtay 6. CD, E. 2023/1557, K. 2023/10017 sayılı kararında güneşin doğuş saatine göre gece sayılan 05:20’de işlenen suçta bu bendin uygulanması hukuka uygun bulunmuştur. Geceleyin, silahla ve birden fazla kişiyle birlikte işlenen suçlarda birden fazla nitelikli hal bir arada bulunduğundan temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi zorunludur (Yargıtay 6. CD, E. 2015/328, K. 2018/2638).

Suçların İçtiması

Kasten Yaralama ile İçtima (TCK 149/2)

Yağma suçunun bileşik yapısı nedeniyle yağma sırasında kullanılan cebrin neden olduğu basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralama, yağma suçunun unsuru sayılır ve ayrıca cezalandırılmaz. Buna karşın TCK md. 87’de düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama halleri gerçekleşirse (kemik kırılması, organın işlevini yitirmesi, ölüm vb.) fail hem nitelikli yağmadan hem de neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamadan ayrı ayrı cezalandırılır. Yargıtay 6. CD, E. 2021/24113, K. 2023/8923 sayılı kararında BTM ile giderilebilir yaralamanın yağmanın unsuru olduğu ve gerçek içtima uygulanamayacağı teyit edilmiştir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ile İçtima (TCK 109)

Yağma eyleminin gerçekleştirilmesi için zorunlu olan ve bu süreyle sınırlı kalan özgürlük kısıtlaması yağmanın içinde erir. Ancak yağma eyleminin ötesine geçen, eylem tamamlandıktan sonra da devam eden hürriyet kısıtlaması bağımsız bir suç oluşturur. Yargıtay 6. CD, E. 2023/15877, K. 2025/6371 sayılı kararında hürriyeti tahdidin yağmanın unsuru olmadığı ve her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği vurgulanmıştır.

Banka Kartı Kullanımı ile İçtima (TCK 245)

Banka veya kredi kartının zorla alınması nitelikli yağma suçunu oluştururken, kartın sonradan işlem yapılmak suretiyle kullanılması “Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması” suçunu (TCK md. 245/1) ayrıca oluşturur. Yargıtay 6. CD, E. 2022/1499, K. 2023/14107 sayılı kararında kartla para çekme işleminin yağmanın unsuru olmadığı ve ayrıca TCK 245/1’den hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.

Zincirleme Suç Yasağı ve Özgüleme İstisnası

TCK md. 43/3 uyarınca yağma suçunda zincirleme suç hükümleri uygulanamaz. Aynı mağdura farklı zamanlarda işlenen her bir yağma eylemi ayrı bir suç oluşturur ve fail her birinden ayrı ceza alır. CGK, E. 2017/550, K. 2019/574 sayılı kararında sanığın aynı evde bulunan eşlerden ayrı ayrı eşya alması, mağdur sayısınca ayrı nitelikli yağma suçu olarak kabul edilmiştir.

Ancak bu yasağın önemli bir istisnası vardır: özgüleme (hukuki teklik). Failin iradesinin başlangıçtan itibaren belirli bir malvarlığına veya miktara özgülenmiş olması durumunda eylemler parça parça gerçekleştirilse dahi “hukuki anlamda tek fiil” sayılır.

Yargıtay 6. CD, E. 2024/93, K. 2025/9793 sayılı kararında sanığın kastının yalnızca mağdurun çaldığı altınlara özgülenmiş olması nedeniyle eylemin tek yağma suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Yargıtay 6. CD, E. 2023/19983, K. 2025/8559 sayılı kararında sanığın 25.000 TL istemesine karşın paranın parça parça (toplam 7.300 TL) alınması halinde başlangıçtaki özgüleme nedeniyle tek yağma suçu oluştuğu vurgulanmıştır. Buna karşın Yargıtay 6. CD, E. 2025/6100, K. 2025/10131 sayılı güncel kararında sanığın başlangıçtaki iradesinin ötesinde “yenilenmiş kast” ile tekrar para alması halinde ayrı suç oluşacağı belirtilmiştir.

Daha Az Cezayı Gerektiren Haller (TCK 150)

Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağın Tahsili (TCK 150/1)

Kişinin aralarında mevcut olan hukuki bir ilişkiden doğan alacağını tahsil etmek amacıyla cebir veya tehdit kullanması durumunda yağma suçundan değil, eylemin niteliğine göre tehdit (TCK md. 106) veya kasten yaralama (TCK md. 86) hükümlerine göre ceza verilir. Bu hükmün uygulanabilmesi için alacağın hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişkiye dayanması ve eylemin alacak miktarıyla orantılı olması gerekmektedir.

CGK, E. 2020/109, K. 2021/395 sayılı kararında sanığın eşinden borç verdiği altınları geri almak için zor kullanması nedeniyle aralarındaki hukuki ilişki gerekçesiyle TCK 150/1 uygulanmış; yağma yerine kasten yaralama/tehdit hükümleri uygulanmıştır. Yargıtay 6. CD, E. 2022/1464, K. 2023/13738 sayılı kararında sanığın mağdurun evinde temizlik hizmeti karşılığı 1.000 TL alacağı olduğunun sabit olması nedeniyle nitelikli yağma yerine TCK 150/1 delaletiyle nitelikli yaralama ve tehdit suçlarından hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.

CGK, E. 2024/528, K. 2025/200 (14.05.2025) sayılı güncel kararında, alacaklının yanındaki iştirakçilerin de (yakın arkadaş vb.) belirli koşullarda bu maddeden yararlanabileceği ve eylemin alacak miktarıyla orantılı olması gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Önemli bir sınır olarak, uyuşturucu madde alacağına dayalı iddialarda bu alacağın “hukuken korunan bir alacak olmadığı” gerekçesiyle TCK 150/1’in uygulanamayacağı hükme bağlanmıştır (Yargıtay 6. CD, E. 2022/1364, K. 2023/14224).

Değer Azlığı İndirimi (TCK 150/2)

Yağma konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle cezada 1/3’ten 1/2’ye kadar indirim yapılabilir. Bu indirimde “özgülenen kast” esastır; failin daha fazlasını alma imkânı varken sadece az değerli bir şeyi alması gerekmektedir. 2026 itibarıyla Yargıtay bu kavramın 765 sayılı TCK’daki “hafif/pek hafif” ölçütlerinden farklı, 5237 sayılı Kanun’a özgü yeni bir kavram olduğunu tutarlı biçimde vurgulamaktadır.

Yargıtay 6. CD, E. 2024/3339, K. 2025/70 sayılı kararında malın değerinin azlığı değerlendirilirken “suç tarihi itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşullarının” birlikte gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 6. CD, E. 2022/7162, K. 2024/3064 sayılı kararında 100 TL değerindeki cep telefonunun yağmalanması eyleminde ekonomik koşullar gereği TCK 150/2 uyarınca indirim yapılmaması bozma gerekçesi sayılmıştır. Yargıtay 6. CD, E. 2023/20047, K. 2024/2625 sayılı kararında mağdurdan 120 TL alınması olayında değer azlığı nedeniyle indirim yapılmamasının hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.

Bununla birlikte CGK, E. 2017/821, K. 2019/358 sayılı kararında mağdur çocuklardan 1’er TL alınması olayında, miktar az olsa da sanığın kastının mağdurun üzerindeki tüm paraya yönelik olduğu gerekçesiyle hâkimin indirim yapmama takdiri onanmıştır. İndirim zorunlu değil, hâkimin takdirine bırakılmıştır.

Etkin Pişmanlık (TCK 168)

TCK md. 168, yağma suçunda etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına imkân tanımakta ve bu kurum savunma açısından en kritik lehe hükümlerden birini oluşturmaktadır.

  • Zarar soruşturma aşamasında (iddianame düzenlenmeden önce) tamamen giderilirse cezanın 1/2’sine kadar indirim yapılır.
  • Zarar kovuşturma aşamasında (hüküm verilmeden önce) tamamen giderilirse cezanın 1/3’üne kadar indirim yapılır.

Kısmi iade/tazmin durumunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası şarttır (TCK md. 168/4). Yargıtay 6. CD, E. 2022/14987, K. 2023/10469 sayılı kararında sanığın PTT yoluyla kısmi iade yapmasına rağmen katılanın indirime muvafakat etmemesi üzerine indirimin uygulanmaması hukuka uygun bulunmuştur. Yargıtay 6. CD, E. 2022/8401, K. 2024/4296 sayılı kararında ise soruşturma aşamasındaki kısmi iade nedeniyle katılanın rızası sorulmadan hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır.

Etkin pişmanlığın iradi olması zorunludur. CGK, E. 2013/628, K. 2014/258 sayılı kararında polisin üst araması yapacağı sırada senetlerin teslim edilmesinin kaçma veya gizleme imkânı bulunmadığından iradi pişmanlık sayılmadığına hükmedilmiştir. Yargıtay 6. CD, E. 2021/23543, K. 2023/8489 sayılı kararında sanığın yağmaladığı mont yerine kendi montunu vermesinin geri verme veya tazmin kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.

Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme

Yağma suçu neticeli bir suç olduğundan teşebbüse elverişlidir. Failin cebir veya tehdit kullanarak malı almak için icra hareketlerine başlamasına rağmen elinde olmayan nedenlerle malı alamaması durumunda suç teşebbüs aşamasında kalır; TCK md. 35 uyarınca cezada 1/4 ile 3/4 arasında indirim yapılır.

Yargıtay’a göre yağma suçunun tamamlanması için mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Hırsızlık suçundan farklı olarak failin malı egemenlik alanına sokması gerekmez; malın alınmasıyla tamamlanmış sayılır. HAGB ile ilgili olarak Yargıtay 6. CD, E. 2022/2494, K. 2023/8527 sayılı kararında yağmaya teşebbüs ve değer azlığı indirimleriyle ceza 2 yıl 9 aya düşürülmüş; ancak 2 yıl sınırı aşıldığı için erteleme/HAGB uygulanmadan hüküm onanmıştır.

Gönüllü vazgeçme (TCK md. 36) halinde ise failin icra hareketlerini kendi iradesiyle tamamlamaktan vazgeçmesi veya suçun tamamlanmasını kendi çabasıyla önlemesi gerekmektedir.

İştirak

Yağma suçuna iştirakin her şekli mümkündür. Kararlarda iştirak “el ve iş birliği içerisinde”, “fikir ve eylem birliği içinde” hareket etme olarak ifade edilmektedir. Suça katılan herkes eylem üzerindeki ortak hakimiyetleri nedeniyle müşterek fail (TCK md. 37) olarak sorumlu tutulur. Azmettiren (TCK md. 38) fail ile aynı cezayı alırken, yardım eden (TCK md. 39) failin aldığı cezanın 1/2 indirimli halini alır.

TCK md. 167’deki şahsi cezasızlık veya cezada indirim sebebi yağma ve nitelikli yağma suçu için uygulanamaz. Yani suçun belli derecede akrabalara karşı işlenmesi halinde dahi herhangi bir şahsi cezasızlık sebebi veya ceza indirimi söz konusu değildir. Bu özellik, şantaj gibi diğer malvarlığı suçlarından yağmayı ayıran kritik farklardan birini oluşturmaktadır.

Ceza Tayini ve Bozma Nedenleri

TCK md. 61 çerçevesinde yağma suçunda ceza şu sırayla belirlenir: temel ceza (148 veya 149 sınırları içinde) → nitelikli hal artırımı → teşebbüs/iştirak → değer azlığı (TCK 150/2) → etkin pişmanlık (TCK 168) → takdiri indirim (TCK 62). Yargıtay bu sıralamaya uyulmamasını bozma nedeni olarak kabul etmektedir.

Birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması durumunda temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi zorunludur. Yargıtay 6. CD, E. 2008/5753, K. 2012/4060 sayılı kararında suçun geceleyin, silahla ve birden fazla kişiyle işlenmesine rağmen alt sınırdan ceza tayini bozma nedeni sayılmıştır.

Yargıtay’ın en sık bozma nedeni olarak belirlediği hususlar şunlardır: kısmi iadede mağdurun rızası alınmadan indirim yapılması; değer azlığı indirimine gerekçe gösterilmemesi; sanığın alacak iddiası varken bu durumun araştırılmaması; indirim oranlarının yanlış hesaplanması; zorunlu müdafiin son duruşmada bulunmaması; nitelikli hallerin yanlış takdir edilmesi; TCK md. 53’ün infazda gözetilmesi gerektiğinin belirtilmemesi.

HAGB, Erteleme ve İnfaz

Basit yağma suçunun alt sınırı 6 yıl, nitelikli yağma suçunun alt sınırı 10 yıl olduğundan, suç tamamlandığında HAGB (CMK md. 231), erteleme (TCK md. 51) ve adli para cezasına çevirme (TCK md. 50) kararı verilmesi kanunen mümkün değildir. Yağma suçu CMK md. 100 kapsamındaki katalog suçlar arasında yer almakta olup bu nedenle tutuklama kararı uygulamada yaygın biçimde verilmektedir.

Ancak suçun teşebbüs aşamasında kalması ve tüm indirimlerle (değer azlığı + etkin pişmanlık + takdiri indirim) netice cezanın 2 yılın altına düşmesi halinde HAGB kararı verilebilir. Yargıtay 6. CD, E. 2022/15550, K. 2023/9205 sayılı kararında netice cezanın 8 yıl 4 ay olması nedeniyle HAGB, erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin uygulanmasında kanuni engel bulunduğu belirtilmiştir.

Tekerrür ve infaz: Yağma suçu, yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümlerin dahi tekerrüre esas alınabileceği istisnai suçlardandır (TCK md. 58/4). Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi bozma nedenidir (Yargıtay 6. CD, E. 2008/4115, K. 2012/3132).

Şikâyet, Zamanaşımı ve Yargılama

Şikâyet: Yağma suçu şikâyete bağlı değildir. Soruşturma ve kovuşturma savcılık tarafından re’sen yürütülür; mağdurun şikâyetçi olmaması veya geri çekmesi kamu davasını durdurmaz.

Dava zamanaşımı (TCK md. 66): Basit yağma suçunda (üst sınır 10 yıl) 15 yıl; nitelikli yağma suçunda (üst sınır 15 yıl) 15 yıldır.

Ceza zamanaşımı (TCK md. 68): Yağma suçundan verilen hapis cezaları için infaz zamanaşımı süresi 20 yıldır.

Görevli mahkeme: Suç temel halinde dahi alt sınırı 5 yılı aştığından davalara Ağır Ceza Mahkemesi bakar. Suçu işleyenin çocuk olması halinde Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi görevlidir.

Zorunlu müdafilik: Yağma suçunun cezasının alt sınırı 5 yılı aştığından CMK uyarınca sanığın avukatı yoksa baro tarafından bir avukat atanması zorunludur. Yargıtay, son karar duruşmasında dahi müdafiin hazır bulunmamasını mutlak bozma nedeni saymaktadır.

Emsal Yargıtay Kararları

CGK E. 2020/109, K. 2021/395 (14.09.2021) — Alacak Tahsili: Sanığın eşinden borç verdiği altınları geri almak için zor kullanması, aralarındaki hukuki ilişki nedeniyle TCK 150/1 kapsamında değerlendirilmiş; yağma yerine kasten yaralama/tehdit hükümleri uygulanmıştır. Hukuki ilişkiye dayanan alacak tahsili savunması bu kararla emsal niteliği kazanmıştır.

CGK E. 2017/550, K. 2019/574 (01.10.2019) — Zincirleme Yasağı: Sanığın aynı evde bulunan iki farklı eşten ayrı ayrı eşya alması mağdur sayısınca ayrı nitelikli yağma suçu olarak kabul edilmiş; zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı bir kez daha teyit edilmiştir.

CGK E. 2013/628, K. 2014/258 (13.05.2014) — Etkin Pişmanlıkta İrade: Polisin üst araması sırasında senetlerin teslim edilmesinin iradi pişmanlık sayılmayacağına hükmedilmiş; etkin pişmanlığın gerçek ve gönüllü bir eyleme dayanması gerektiği vurgulanmıştır.

CGK E. 2024/528, K. 2025/200 (14.05.2025) — İştirakçilerin TCK 150/1’den Yararlanması: Alacaklının yanındaki yakın arkadaşının da belirli koşullarda hukuki alacak indirimi hükmünden yararlanabileceği; eylemin alacak miktarıyla orantılı olması gerektiği hükme bağlanmıştır. 2026 itibarıyla bu karar uygulamayı doğrudan etkileyen güncel bir emsal niteliği taşımaktadır.

Yargıtay 6. CD, E. 2025/321, K. 2025/2666 (06.03.2025) — Nedensellik Bağı: Mağdurun herhangi bir cebir/tehdit olmaksızın korkarak telefonunu vermesi, ardından sanığın tokat atmasının nedensellik bağı bulunmadığı gerekçesiyle yağma suçunu değil hırsızlık suçunu oluşturabileceğine hükmedilmiştir. Cebir/tehdit ile mal alımı arasında nedensellik zorunluluğu bu kararla yeniden pekiştirilmiştir.

Yargıtay 6. CD, E. 2025/6100, K. 2025/10131 (25.11.2025) — Yenilenmiş Kast ve Özgüleme: Sanığın başlangıçtaki irade kapsamının ötesinde “yenilenmiş kast” ile ek para alması halinde ayrı suç oluşacağı belirlenmiştir. Özgüleme istisnasının sınırlarını çizen bu güncel karar, 2026 itibarıyla belirleyici niteliktedir.

Yargıtay 6. CD, E. 2023/344, K. 2024/11898 (05.11.2024) — Vekaletname Yağması: Silah zoruyla taşınmaz satış vekaletnamesinin alınması TCK 148/2 kapsamında senet yağması olarak vasıflandırılmış; vekaletname gibi belgelerin de borç altına sokan belgeler kapsamına girdiği açıkça hükme bağlanmıştır.

Yargıtay 6. CD, E. 2023/15877, K. 2025/6371 (17.06.2025) — Hürriyet Tahdidin Bağımsız Suç Oluşturması: Yağma eyleminin ötesine geçen özgürlük kısıtlamasının bağımsız bir suç oluşturduğu ve her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği vurgulanmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Yağma (gasp) suçu nedir, hırsızlıktan farkı nedir?
Yağma suçu; bir malı almak amacıyla cebir veya tehdit kullanılarak gerçekleştirilen, hem malvarlığını hem kişi özgürlüğünü hedef alan bileşik bir suçtur. Hırsızlıktan temel farkı, cebir veya tehdit unsurunun bulunmasıdır. Cebir ya da tehdidin malı aldıktan sonra kaçmak amacıyla kullanılması ise yağmaya dönüşmez; hırsızlık ve kasten yaralama/tehdit suçları ayrı ayrı oluşur.

Yağma suçunun cezası ne kadar?
Basit yağma 6 ila 10 yıl, nitelikli yağma (TCK 149) ise 10 ila 15 yıl hapis cezasını gerektirmektedir. Etkin pişmanlık, değer azlığı ve takdiri indirim gibi lehe hükümlerin uygulanmasıyla bu ceza somut olayda önemli ölçüde düşebilir.

Hukuki ilişkiye dayanan alacak tahsili yağma sayılır mı?
Hayır. TCK md. 150/1 uyarınca hukuken geçerli bir ilişkiden doğan alacağı tahsil amacıyla cebir veya tehdit kullanılması yağma suçu kapsamında değerlendirilemez; bu durumda kasten yaralama veya tehdit suçundan ceza verilir. Ancak uyuşturucu alacağı gibi hukuken korunmayan alacaklar bu kapsama girmemektedir.

Yağma suçunda HAGB uygulanabilir mi?
Suç tamamlandığında hayır; basit yağmanın alt sınırı 6 yıl olduğundan HAGB için aranan 2 yıl sınırı aşılmaktadır. Yalnızca teşebbüs halinde ve tüm indirimlerle netice cezanın 2 yılın altına düştüğü istisnai durumlarda uygulanabilir.

Yağma suçunda etkin pişmanlık ne zaman uygulanır?
Zarar soruşturma aşamasında tamamen giderilirse 1/2, kovuşturma aşamasında hüküm verilmeden önce giderilirse 1/3 indirim uygulanır. Kısmi iade durumunda mağdurun rızası şarttır; mağdur razı gelmezse indirim yapılamaz. Etkin pişmanlığın iradi ve gerçek olması da zorunludur.

Senet imzalatmak yağma suçu mudur?
Evet. TCK md. 148/2 uyarınca mağdurun cebir veya tehdit kullanılarak borç altına sokan bir belgeyi (bono, çek, senet, vekaletname) imzalamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturmaktadır. Suçun temel haliyle aynı ceza öngörülmüştür.

Birden fazla kişiyle yapılan yağma daha fazla ceza gerektirir mi?
Evet. TCK md. 149/1-c uyarınca birden fazla kişi tarafından birlikte işlenen yağma nitelikli hal oluşturur ve ceza 10-15 yıla yükselir. Ayrıca bu nitelikli hal, birden fazla başka nitelikli halle birleşirse temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmek zorundadır.

Yağma suçunda zamanaşımı ne kadardır?
Basit ve nitelikli yağma suçlarında dava zamanaşımı süresi 15 yıl, ceza zamanaşımı süresi ise 20 yıldır. Suç şikâyete bağlı olmadığından şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.

Sonuç

Yağma suçu, TCK md. 148-149-150 kapsamında Türk ceza hukukunun en ağır ve teknik suç tiplerinden biridir. 2026 itibarıyla güncel Yargıtay içtihadı; nedensellik bağının titizlikle aranmasını, cebir veya tehdidin malı almadan önce ya da sırasında araç olarak kullanılmasını, nitelikli hallerin birlikte değerlendirilerek ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasını ve TCK 150/1 kapsamındaki hukuki alacak savunmasının mutlaka araştırılmasını zorunlu kılmaktadır.

Yağma suçlamasıyla karşılaşan kişilerin soruşturma başından itibaren alması gereken en kritik adım, tecrübeli bir ceza avukatıyla çalışmaktır. Suç vasfının doğru belirlenmesi (yağma mı, hırsızlık mı?), etkin pişmanlık hükümlerinin zamanında ve doğru biçimde uygulanması, değer azlığı ve hukuki alacak savunmalarının gerektiğinde ileri sürülmesi, zorunlu müdafilik kuralının eksiksiz işletilmesi gibi kritik hususlar, sonuçta yıllarca fark yaratan hukuki kararları doğrudan etkiler. Bakırköy ve İstanbul genelinde ağır ceza davalarında hizmet veren büromuzla iletişime geçmek için İstanbul ceza avukatı sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.