Dernek idari para cezaları, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 32. maddesinde sayılan yükümlülüklere aykırılık hâlinde mahalli mülki amir tarafından verilen ve kural olarak dernek yönetim kurulu başkanına yöneltilen para cezalarıdır. 2026 yılında bu cezalar 2.912 TL ile 948.169 TL arasında değişmektedir. Cezaya karşı, tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Uygulamada kesilen cezaların önemli bir kısmı; muhatabın yanlış belirlenmesi, Kanun’un 17. maddesindeki otuz günlük yazılı istem şartına uyulmaması veya cezaya dayanak yapılan yükümlülüğün mevzuatta hiç öngörülmemiş olması nedeniyle kaldırılmaktadır.
Dernek Cezalarının Hukuki Çerçevesi Nedir?
Dernekler Kanunu, yükümlülüklere aykırılığı iki farklı yaptırım rejimine bağlamıştır. Bir kısım fiil için idari para cezası, bir kısmı için ise hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Bu ayrım, hem cezayı verecek makamı hem de başvurulacak kanun yolunu belirlediği için pratikte belirleyicidir.
5253 sayılı Dernekler Kanunu m. 33 – Cezaların uygulanması
Bu Kanunda belirtilen cezalar çocuk dernekleri hakkında, yazılı olarak uyarılmasına rağmen tekrar edilmesi halinde uygulanır.
Bu Kanunun 32 nci maddesinde geçen “dernek yöneticileri” ibareleri dernek yönetim kurulu başkanını ifade eder.
Bu Kanunda yazılı olan idarî yaptırımlara karar vermeye mahalli mülki amir yetkilidir.
Mülki idare amiri, dernek merkezinin bulunduğu yerin valisi veya kaymakamıdır. Dolayısıyla dernek idari para cezaları, valilik veya kaymakamlık kararıyla kesilir; sivil toplumla ilişkiler birimleri bu kararların hazırlık işlemlerini yürütür.
Dernekler Kanunu’nda hüküm bulunmayan hâllerde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun genel hükümleri devreye girer. Kabahatler Kanunu m. 3’e göre bu Kanun’un kanun yoluna ilişkin hükümleri diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümleri ise idari para cezası gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanır. Dernekler Kanunu’nda kanun yoluna ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından, itiraz usulü tamamen Kabahatler Kanunu’na tabidir.
2026 Yılı Dernek İdari Para Cezaları Ne Kadar?
Kanun metnindeki rakamlar 2008 yılına aittir ve güncel değildir. Kabahatler Kanunu m. 17/7 uyarınca idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır; hesapta bir Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün 31.12.2025 tarihli 2025/13 sayılı Genelgesi ile, 585 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde ilan edilen %25,49 oranı esas alınarak 01.01.2026 tarihinden itibaren geçerli tutarlar belirlenmiştir.
| Bent | Kabahat | 2026 Tutarı (TL) |
|---|---|---|
| 32/1-a | Üyelik yasağına aykırı kabul veya kaydı silmeme | 15.029 |
| 32/1-b | Genel kurulu süresinde toplantıya çağırmama, usulsüz genel kurul | 15.029 |
| 32/1-c | Yurt dışı yardımı bankalar aracılığıyla almama | Alınan paranın %25’i (nispi) |
| 32/1-d (2. cümle) | Defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmaması | 15.029 |
| 32/1-d (3. cümle) | Yetki belgesiz gelir toplama veya buna izin verme | 30.138 |
| 32/1-g | Yabancı dernek/kuruluşun izinsiz şube veya temsilciliği | 30.138 |
| 32/1-h | Basımevinin alındı belgesi bildirimini yapmaması | 15.029 |
| 32/1-ı | 17. maddedeki otuz günlük giderme zorunluluğuna uymama | 2.912 |
| 32/1-k (son cümle) | 21. maddedeki yurt dışı yardım bildirim yükümlülüklerine aykırılık | 47.397 – 948.169 |
| 32/1-l | Taşınmaz ve temsilcilik bildirimi ile beyanname verme yükümlülüğünün ihlali | 15.029 |
| 32/1-m | Yurt, pansiyon, lokal gibi tesisleri izinsiz açma | 15.029 |
| 32/1-r | Defter, kayıt ve resmi yazışmalarda Türkçe kullanmama | 30.138 |
| 32/1-s | Genel kurul sonucu, organ ve üyelik değişikliklerini bildirmeme | 4.730 |
| 32/1-t | 19. maddenin dördüncü fıkrasına aykırılık | 47.397 – 189.630 |
| 32/1-u | Belirlenen tutarı aşan işlemleri banka veya PTT dışında yapma | İşlem tutarının %10’una kadar (sınır: 66.357) |
| 32/2 | 3/3’e aykırı olarak organlarda görev alma veya görevi sonlandırmama | 14.211 |
Tablodaki (c) ve (u) bentlerinin tutarları neden sabit değildir? Çünkü bunlar nispi idari para cezasıdır. Kabahatler Kanunu m. 17/7’nin son cümlesi, yeniden değerleme kuralının nispi nitelikteki idari para cezaları açısından uygulanmayacağını söyler. Bu nedenle Bakanlık listesinde (c) bendi hiç yer almaz; (u) bendinde ise cezanın kendisi değil, bendin kendi hükmüyle artırılan 66.357 TL’lik işlem sınırı güncellenmiştir.
Ceza Kime Kesilir? Başkan, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Dernek Tüzel Kişiliği
Uygulamada en sık rastlanan hata, cezanın yanlış kişiye yöneltilmesidir. Kanun bu konuda üç katmanlı bir yapı kurmuştur.
Kural: yönetim kurulu başkanı. Kanun’un 33/2. maddesi, 32. maddede geçen “dernek yöneticileri” ibaresinin dernek yönetim kurulu başkanını ifade ettiğini emredici biçimde düzenler. Bu nedenle (a), (b), (c), (l), (m), (s) ve (u) bentlerinde ceza yalnızca başkana yöneltilebilir; diğer yönetim kurulu üyelerine kesilen ceza hukuka aykırıdır. Anayasa Mahkemesi’nin 01.07.2015 tarihli E. 2015/20, K. 2015/64 sayılı kararı da bu normun geçerliliğini teyit etmiştir. Dernekler Yönetmeliği m. 83’ün beyanname verme yükümlülüğünü doğrudan “dernek yönetim kurulu başkanları”na yüklemesi de bu sonucu destekler; aynı şekilde Yönetmelik m. 17, genel kurul sonuç bildiriminin yapılmamasından yönetim kurulu başkanının sorumlu olduğunu açıkça belirtir.
İstisna: kanunun açıkça üyeyi gösterdiği hâller. Kanun koyucu bazı bentlerde muhatabı özel olarak belirlemiştir. (d) bendinin üçüncü cümlesi “bilerek bu şekilde gelir toplanmasına izin veren yönetim kurulu üyelerine” der; burada karara katılan üyeler de sorumludur. (h) bendinde muhatap basımevi yöneticileri, (g) bendinde izinsiz şube açan veya bunlarla iş birliği yapan kişilerdir. (ı) ve (r) bentlerinde ise yükümlülük doğrudan derneğe ait olduğundan ceza dernek tüzel kişiliğine yöneltilir.
Tüzel kişiye ceza sorunu. Kabahatler Kanunu m. 8, organ veya temsilcilik görevi yapan kişinin bu görevi kapsamında işlediği kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idari yaptırım uygulanabileceğini, m. 8/3 ise kanunun organ veya temsilcide özel nitelik aradığı hâllerde de bu hükmün geçerli olduğunu söyler. Bu hüküm, 33/2’nin sınırlayıcı etkisini zayıflatacak biçimde yorumlanmaya elverişlidir. Ancak kanaatimizce 33/2, Dernekler Kanunu bakımından özel ve sonraki tarihli bir muhatap düzenlemesi olduğundan, kanun koyucunun bilinçli tercihi olarak genel hükmün önüne geçer. Nitekim idare uygulamasında da bu bentlerdeki cezalar başkana kesilmektedir. Aynı gerekçe, Kabahatler Kanunu m. 14/2’deki “özel faillik niteliği taşımayan iştirakçiye de fail olarak ceza verilir” kuralı için de geçerlidir; aksi kabul, 33/2’yi tümüyle işlevsiz kılar.
Yöneticinin sorumluluğu, fiilen görevde bulunduğu ve temsil yetkisini haiz olduğu dönemle sınırlıdır. Görevi sona eren başkanın, yerine seçilen kişi henüz idareye bildirilmemiş olsa dahi, görevden ayrıldıktan sonra işlenen ihlallerden sorumluluğuna gidilemez. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun genel çerçevesi için dernek yönetim kurulunun hukuki sorumluluğu başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.
Dernekler Kanunu’nda Hangi Fiiller Adli Ceza Gerektirir?
32. maddenin bazı bentleri idari para cezası değil, hapis veya adli para cezası öngörür. Bu fiiller kabahat değil suçtur; soruşturmayı Cumhuriyet savcılığı yürütür, yargılama ceza mahkemesinde yapılır ve sulh ceza hâkimliğine başvuru yolu işlemez.
| Bent | Fiil | Yaptırım |
|---|---|---|
| 32/1-d (1. cümle) | Tutulması gereken defter veya kayıtları hiç tutmama, tasdiksiz defter tutma | 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| 32/1-e | Seçim ve oylamalara hile karıştırma, defter veya kayıtları tahrif, yok etme, gizleme | 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası |
| 32/1-f | Derneğe ait para veya malları kendisinin ya da başkasının menfaatine kullanma | TCK’nın güveni kötüye kullanma hükümlerine göre ceza |
| 32/1-j | Beyannameyi bilerek gerçeğe aykırı verme | 100 günden az olmamak üzere adli para cezası |
| 32/1-k | Denetimde bilgi ve belge vermeme; zayi belgesi almak için süresinde başvurmama | 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| 32/1-n | İzne tabi kelimeleri izinsiz kullanma; 29. maddedeki ad ve işaret yasağına aykırılık | 100 günden az olmamak üzere adli para cezası ve derneğin feshi |
| 32/1-o | Tüzükteki amaç dışında faaliyet; askerliğe hazırlayıcı eğitim, kamp, üniforma | 50 günden az olmamak üzere adli para cezası / 1 yıldan 3 yıla kadar hapis |
| 32/1-p | Kurulması yasak dernekleri kurma | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 50 günden az olmamak üzere adli para cezası, fesih |
(k) bendinin kapsamı özellikle dikkat çekicidir. Bent, Kanun’un 9 ve 19. maddelerinin üçüncü fıkralarına atıf yapar. 19/3, mülki idare amirinin görevlendirdiği memurlara bilgi ve belge gösterme zorunluluğudur. 9/3 ise denetim kurulu üyelerinin istemi üzerine bilgi, belge ve kayıtların gösterilmesi zorunluluğudur. Yani derneğin kendi iç denetim organına bilgi vermeyi reddetmek, dış denetimi engellemekle aynı ağırlıkta bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu yükümlülüğün kapsamı için dernek denetim kurulunun görev ve yetkileri yazımıza bakılabilir.
19/3 kapsamındaki dış denetimin dayanağı da tartışmasız değildir. Dernekler Yönetmeliği Ek Madde 1’in risk gruplarına, denetim programlarına ve görevlendirilecek denetçilere ilişkin cümle ve fıkraları ile Ek Madde 3’ün tamamı, Danıştay 10. Dairesi’nin 28.05.2025 tarihli E. 2021/7556, K. 2025/2780 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle bir denetimin, iptal edilmiş risk değerlendirmesi hükümlerine dayandığı ileri sürülerek, (k) bendi uyarınca kesilen cezaya karşı ayrıca bir itiraz gerekçesi olarak kullanılması mümkündür.
33/2’deki “dernek yöneticileri eşittir yönetim kurulu başkanı” tanımı adli ceza öngören bentler bakımından da geçerlidir. Maddede tek bir tanım yapılmış olup idari ceza – adli ceza ayrımı gözetilmemiştir. Bu nedenle örneğin defter tutmama suçundan, yönetim kurulu başkanı dışındaki üyelerin cezalandırılması mümkün değildir. Buna karşılık (f) bendi metninde “yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli” ifadesi yer aldığından, güveni kötüye kullanma bakımından sorumluluk çevresi geniştir.
Aynı Fiil Hem İdari Hem Adli Cezayı Gerektirirse Ne Olur?
Kabahatler Kanunu m. 15/3
Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir. Ancak, suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır.
İki yaptırım birlikte uygulanamaz. Aynı fiil hem idari para cezasını hem de hapis veya adli para cezasını gerektiriyorsa, yalnızca suçtan dolayı adli yaptırım uygulanır. İdari yaptırım ancak suçtan ceza verilemediği hâllerde devreye girer.
Bu kural, Dernekler Kanunu’nda en çok defterler bakımından tartışma doğurur. (d) bendi, defteri hiç tutmamayı ve tasdiksiz defter tutmayı suç; defteri usulüne uygun tutmamayı ise kabahat olarak düzenlemiştir. Bunlar farklı fiillerdir, dolayısıyla kural olarak içtima söz konusu olmaz. Ancak denetimde hem tasdiksiz defter hem usulsüz kayıt tespit edilirse, idarenin usulsüz kayıt için ayrıca idari para cezası kesmesi yerine dosyayı savcılığa göndermesi ve sonucu beklemesi gerekir.
Kabahatler Kanunu m. 24, kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması hâlinde idari yaptırım kararının mahkeme tarafından verileceğini; m. 23 ise Cumhuriyet savcısının da soruşturma sırasında idari yaptırım kararı verebileceğini düzenler. Dernekler Kanunu m. 19’un son fıkrası, denetimde suç teşkil eden fiil tespit edilirse mülki idare amirinin durumu derhal Cumhuriyet savcılığına ve derneğe bildireceğini söyler. Bu üç hüküm birlikte okunduğunda, suç şüphesi bulunan bir tespitte idarenin doğrudan idari para cezası kesmesi yerine savcılığa bildirim yapması gerektiği sonucuna varılır.
Ceza Kesilmeden Önce Otuz Gün Süre Verilmesi Zorunlu mudur?
5253 sayılı Dernekler Kanunu m. 17 – Hata ve noksanlıkların giderilmesi
Derneklerin iş ve işlemlerinde, bu Kanun ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ile bunlara dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerin hükümlerine aykırılık tespit edilmesi halinde, konusu suç teşkil etmeyen hata ve noksanlıkların mülkî idare amirinin yazılı istemi üzerine, ilgili dernek tarafından otuz gün içerisinde giderilmesi zorunludur.
Bu madde, dernek idari para cezaları bakımından bir usuli ön koşul oluşturur. Konusu suç teşkil etmeyen hata ve noksanlıklarda idare, önce yazılı istemde bulunup otuz günlük süre tanımak zorundadır. Eksiklik bu süre içinde giderilmezse ceza kesilebilir; süre tanınmadan doğrudan kesilen ceza hukuka aykırıdır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 10.01.2022 tarihli E. 2021/14893, K. 2022/40 sayılı kararı bu ilkeyi açıkça ortaya koymuştur. Somut olayda dernek yöneticisine, alındı belgelerinde bağışçıların kimlik ve vergi numaralarının yazılmadığı gerekçesiyle 32/d uyarınca idari para cezası kesilmiş, sulh ceza hâkimliği başvuruyu reddetmiştir. Daire, 17. madde uyarınca eksikliğin giderilmesi için süre verilmesine rağmen giderilmemesi hâlinde idari yaptırım kararı verilebileceğini, somut olayda mülki idare amirinin böyle bir bildiriminin bulunmadığını tespit ederek kararı bozmuş; idari para cezasının kaldırılmasına ve karar tutanağının iptaline hükmetmiştir.
Kararın kapsamı önemlidir. Ceza 32. maddenin (ı) bendinden değil, (d) bendinden kesilmişti. Yani 17. maddedeki otuz günlük şart, yalnızca kendisine aykırılığı cezalandıran (ı) bendinin konusu değildir; konusu suç teşkil etmeyen tüm usuli aykırılıklar bakımından genel bir ön koşuldur. Buna karşılık şartın iki sınırı vardır: fiil suç teşkil ediyorsa (örneğin defterin hiç tutulmaması) ve aykırılık giderilebilir nitelikte bir hata veya noksanlık değilse (örneğin süresi geçmiş bir bildirim) bu usul işlemez.
Bu ilke tek bir kararla sınırlı değildir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 2025 tarihli E. 2023/11409, K. 2025/1507 sayılı kararında da aynı sonuca varmış ve 17. maddedeki otuz günlük giderme imkânı tanınmadan doğrudan ceza kesilmesini hukuka aykırı bulmuştur. İki kararın üç yıl arayla aynı ilkeyi tekrarlaması, bu yorumun Dairenin yerleşik içtihadı hâline geldiğini göstermektedir.
Mevzuatta Öngörülmemiş Bir Yükümlülükten Ceza Kesilebilir mi?
Kesilemez. Kabahatler Kanunu m. 4/2, kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarının ancak kanunla belirlenebileceğini düzenler. İdarenin, yönetmelik hükmünü yorum yoluyla genişleterek mevzuatta bulunmayan bir yükümlülük türetmesi ve buna dayanarak ceza kesmesi mümkün değildir.
Yukarıda anılan Yargıtay 7. Ceza Dairesi kararının ikinci bozma gerekçesi tam olarak budur. Daire, Dernekler Yönetmeliği m. 45’in yalnızca alındı belgesinin şeklen nasıl doldurulacağına ilişkin yönteme dair açıklama içerdiğini; gerçek kişilerin kimlik numaralarının ve tüzel kişilerin vergi numaralarının alındı belgesinde yer almasını zorunlu kılan bir hüküm bulunmadığı gibi yer almamasının da yaptırıma bağlanmadığını belirtmiştir. Ayrıca bağışçılara ait kimlik ve vergi numaralarına ulaşılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına işaret etmiştir.
Bu noktada bir hususa dikkat etmek gerekir. Yönetmelik m. 45’e 2020 yılında eklenen fıkra, alındı ve harcama belgelerinin, Yönetmelik ekindeki örneklerde gösterilen tüm bilgilerin eksiksiz doldurulması suretiyle düzenleneceğini öngörmektedir. İdare bu fıkraya dayanarak ceza kesme eğilimindedir. Ancak fıkra, belgede yer alacak bilgileri Yönetmelik ekindeki forma bırakmakta; forma dayanan bir eksikliğin yaptırımı ise Kanun’da gösterilmemektedir. Kabahatler Kanunu m. 4/1’in çerçeve hükmün içeriğinin idarenin düzenleyici işlemleriyle doldurulabileceğine dair kuralı, yaptırımın kendisini değil yalnızca fiilin tanımını kapsar. Dolayısıyla eksik doldurulmuş bir alındı belgesi, olsa olsa 17. madde kapsamında giderilmesi istenebilecek bir noksanlıktır; doğrudan ceza sebebi değildir.
Aynı sorun, (s) bendi kapsamındaki üyelik bildirimleri bakımından daha da belirgindir. Yönetmelik m. 83’ün sekizinci fıkrası, üye kayıt bilgilerinin otuz gün içinde elektronik ortamda (DERBİS) bildirilmesini öngörmekteydi. Ancak bu fıkra, Danıştay 10. Dairesi’nin 15.04.2021 tarihli E. 2018/5223, K. 2021/1866 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Kanun’un kendisinde üye bilgilerinin otuz gün içinde bildirilmesine ilişkin ayrı bir hüküm bulunmadığından, bu yükümlülüğün dayanağı ortadan kalkmıştır; iptal edilmiş bir yönetmelik fıkrasına dayanılarak (s) bendinden kesilen bir ceza, kanunilik ilkesi yönünden aynı gerekçeyle itiraz edilebilir.
Aynı İhlal Birden Fazla Kez İşlenirse Ceza Artar mı?
Kabahatler Kanunu’nda ceza artırıcı genel bir tekerrür kurumu yoktur. m. 15/2, aynı kabahatin birden fazla işlenmesi hâlinde her biri için ayrı ayrı idari para cezası verileceğini; kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde ise idari yaptırım kararı verilinceye kadar fiilin tek sayılacağını düzenler.
Bu ikili yapının dernek uygulamasındaki karşılığı şudur. Beyanname verme yükümlülüğü, Kanun’un 19. maddesi uyarınca her takvim yılı için Nisan ayı sonuna kadar yerine getirilmesi gereken, süreye bağlı ve süresi geçtiğinde tamamlanmış sayılan bir yükümlülüktür. Her yıl ayrı bir yükümlülük doğduğu için, verilmeyen her yıl bağımsız bir kabahat oluşturur ve ayrı ayrı ceza kesilir. Kabahatler Kanunu m. 5/2’ye göre kabahat, failin icrai veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır; beyanname bakımından bu an, ilgili yılın Nisan ayının son günüdür. Dolayısıyla beyanname vermeme kesintisiz bir fiil değildir; her yıl için zamanaşımı da o yılın Nisan sonundan işlemeye başlar.
Buna karşılık, defter ve kayıtların Türkçe tutulmaması (32/1-r) veya izinsiz açılan bir tesisin işletilmeye devam edilmesi (32/1-m) gibi süregelen durumlar kesintisiz fiil niteliğindedir. Bu hâllerde idari yaptırım kararı verilinceye kadar geçen süre tek kabahat sayılır; idare her denetim için ayrı ceza kesemez. Karar verildikten sonra aykırılık sürerse yeni bir kabahat doğar.
Yurt Dışı Yardımlarda Bentler Arası Çakışma Sorunu
Kanun’un 21. maddesi, derneklerin mülki idare amirliğine önceden bildirimde bulunmak şartıyla yurt dışından yardım alabileceğini ve nakdi yardımların bankalar aracılığıyla alınmasının zorunlu olduğunu düzenler. İkinci fıkra yurt dışına yapılacak yardımlar için de önceden bildirim öngörür.
Bu yükümlülüğün ihlali iki ayrı bende girmektedir. (c) bendi, yurt dışı yardımı bankalar aracılığıyla almayan yöneticiye alınan paranın %25’i oranında nispi ceza öngörür. 2020 yılında 7262 sayılı Kanun’la değiştirilen (k) bendinin son cümlesi ise 21. maddenin birinci ve ikinci fıkralarındaki yükümlülüklere aykırı hareket edenlere 2026 yılı için 47.397 TL ile 948.169 TL arasında idari para cezası verileceğini söyler. Kanun koyucu (k) bendine bu cümleyi eklerken (c) bendini yürürlükten kaldırmamıştır.
Nakdi yardımın banka dışı yolla alınması hâlinde her iki bent de uygulanabilir görünmektedir. Kabahatler Kanunu m. 15/1, bir fiille birden fazla kabahatin işlenmesi ve tanımlarda yalnızca idari para cezası öngörülmesi hâlinde en ağır idari para cezasının verileceğini düzenler. Karşılaştırma somut olaya göre yapılır: nispi cezanın tutarı alınan paraya bağlı olduğundan, küçük tutarlı bir yardımda (k) bendi, yüksek tutarlı bir yardımda ise (c) bendi daha ağır sonuç doğurabilir. İdarenin her iki bentten ayrı ayrı ceza kesmesi ise m. 15/1’e açıkça aykırıdır ve itiraz sebebidir.
Dayanağı İptal Edilmiş Bir Bent: 32/t
32. maddenin (t) bendi, “19 uncu maddenin dördüncü fıkrasına aykırı hareket edenler”e ceza öngörür. Ancak Kanun’un 19. maddesine 7262 sayılı Kanun’la eklenen fıkralar, Anayasa Mahkemesi’nin 18.01.2024 tarihli E. 2021/28, K. 2024/11 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Yürürlükteki metinde ilgili fıkranın yerinde yalnızca iptal şerhi bulunmaktadır.
Buna rağmen Bakanlık genelgesinde (t) bendi her yıl güncellenerek yer almaya devam etmektedir. Atıf yapılan norm yürürlükten kalktığında, atıf yapan ceza hükmü konusuz kalır ve uygulanamaz hâle gelir. Bu bentten ceza kesilmesi hâlinde, cezanın dayanağının ortadan kalktığı itiraz dilekçesinde öncelikle ileri sürülmelidir.
Aynı kararla Kanun’un 30/A maddesi (görevden uzaklaştırma ve faaliyetten geçici alıkoyma) de bütünüyle iptal edilmiştir. Bugün ayakta kalan tek görevden uzaklaştırma rejimi, kamu yararına çalışan dernekler için 27. maddede öngörülen ve İçişleri Bakanı kararıyla uygulanan, valinin sulh hukuk mahkemesinden kayyım atanmasını istemesiyle tamamlanan usuldür.
İzinsiz Yardım Toplamada Hangi Kanun Uygulanır?
Derneğin kendi üyelerinden aidat veya bağış toplaması ile kamuya yönelik yardım toplaması farklı hukuki rejimlere tabidir. Birincisi Dernekler Kanunu ve Dernekler Yönetmeliği’nin alındı belgesi ve yetki belgesi hükümlerine; ikincisi 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’na tabidir. Dernekler Yönetmeliği m. 103 de yardım toplama konularında 2860 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağını açıkça belirtir.
Özel norm önceliği ilkesi gereğince kamuya yönelik izinsiz yardım toplama fiilinde 2860 sayılı Kanun uygulanır. Bu tercih teorik değildir; yaptırım farkı çok belirgindir. 2860 sayılı Kanun m. 29 uyarınca 2026 yılında izinsiz yardım toplayanlara 47.397 TL ile 948.169 TL, internet ortamında izinsiz yardım toplanması hâlinde 94.811 TL ile 1.896.350 TL arasında idari para cezası verilir. Uyarılmasına rağmen izin verilen yer dışında yardım toplamada ve izinsiz yardım toplanmasına yer ve imkân sağlamada da 47.397 TL’den başlayan cezalar söz konusudur. Bu tutarlar, Dernekler Kanunu’ndaki maktu cezaların kat kat üzerindedir.
Derneğin kendi içindeki gelir toplama düzeni bakımından ise Yönetmelik m. 46 önemli bir sınır çizer: yönetim kurulu asıl üyeleri ile Kanun’un 24. maddesine göre görevlendirilen temsilciler, yetki belgesi olmaksızın gelir tahsil edebilir. Dolayısıyla bir yönetim kurulu asıl üyesine, adına yetki belgesi düzenlenmediği gerekçesiyle 32/1-d uyarınca ceza kesilmesi hukuka aykırıdır. Ayrıca Yönetmelik m. 47 uyarınca gelir tahsil etmeye yetkili kişiler, tahsilatı otuz gün içinde saymana teslim eder veya derneğin banka hesabına yatırır; 2026 yılı için 47.397 TL’yi geçen tahsilatlarda ise otuz günlük süre beklenmeksizin en geç iki iş günü içinde banka hesabına yatırma zorunluluğu vardır.
Dernek Lokalleri İçin Ayrı Bir Yaptırım Rejimi Vardır
Lokaller bakımından iki ayrı yaptırım kaynağı bulunur ve bunlar örtüşmez. Kanun’un 32/1-m bendi, 26. maddede belirtilen tesisleri izinsiz açan yöneticiye idari para cezası verilmesini ve tesisin kapatılmasına karar verilebilmesini öngörür. Buna karşılık 2024 yılında 7533 sayılı Kanun’la eklenen 26/B maddesi, izinli lokallerin işletilmesine ilişkin ayrı bir rejim kurmuştur.
26/B’ye göre Kanun’a aykırı faaliyet gösterildiği, kumar oynandığı, izin alınmaksızın alkollü içki kullandırıldığı veya 5199 sayılı Kanun kapsamında hayvanlara kötü muamelede bulunulduğu tespit edilen lokaller, mülki idare amiri tarafından otuz günü geçmemek üzere geçici süreyle faaliyetten men edilir. Kumar oynanması için yer ve imkân sağlanması, uyuşturucu madde imal ve ticareti ya da kullanımı, 6136 sayılı Kanun’a aykırı silah bulundurulması veya satılması hâlinde ya da bir yıl içinde üç defa faaliyetten men edilen lokallerde fiilin tekrarı hâlinde, lokal açma ve işletme belgesi iptal edilir.
Bu yaptırımlar idari para cezası değildir; faaliyetten men ve belge iptali niteliğindeki idari tedbirlerdir. Dernekler Yönetmeliği’nin m. 66 ve 67 hükümleri ise hâlâ 2024 öncesi düzenlemeyi yansıtmakta ve “umuma açık yer durumuna gelme” veya “yazılı uyarıya rağmen lokal yönergesine aykırı hareket” gibi Kanun’da bulunmayan men sebepleri saymaktadır. Normlar hiyerarşisi gereği Kanun hükmü esas alınır; Yönetmeliğin Kanun’da karşılığı bulunmayan men sebeplerine dayanılarak verilen kararların hukuki dayanağı tartışmalıdır.
Dernek Cezalarında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
Kabahatler Kanunu m. 20, soruşturma zamanaşımının dolması hâlinde kabahatten dolayı idari para cezasına karar verilemeyeceğini düzenler. Süre, cezanın miktarına göre belirlenir: 100.000 TL ve üzeri cezayı gerektiren kabahatlerde beş, 50.000 TL ve üzerinde dört, 50.000 TL’nin altında üç yıldır. Nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde ise süre sekiz yıldır.
| Bentler | Soruşturma zamanaşımı |
|---|---|
| a, b, d (2. ve 3. cümle), g, h, ı, l, m, r, s ve 32/2 | 3 yıl |
| k (son cümle) ve t | 5 yıl |
| c ve u (nispi cezalar) | 8 yıl |
Zamanaşımı süresi, fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar. Kabahati oluşturan fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, suça ilişkin dava zamanaşımı hükümleri uygulanır.
Kesinleşmiş bir cezanın infazı bakımından ise m. 21’deki yerine getirme zamanaşımı işler: 50.000 TL ve üzeri cezalarda yedi, 20.000 TL ve üzerinde beş, 10.000 TL ve üzerinde dört, 10.000 TL’nin altında üç yıl. Bu süre, kararın kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılın başından itibaren işlemeye başlar.
Dernek İdari Para Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?
Dernekler Kanunu’nda kanun yoluna ilişkin özel bir hüküm bulunmadığından Kabahatler Kanunu m. 27 uygulanır. Karara karşı, tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Kanun metninde “sulh ceza mahkemesi” yazsa da bu mahkemeler 2014 yılında kaldırılmış olup görev sulh ceza hâkimliklerine geçmiştir. Süre içinde başvurulmazsa karar kesinleşir.
Başvuru bizzat, kanuni temsilci veya avukat tarafından verilecek iki nüsha dilekçeyle yapılır. Dilekçede karara ilişkin bilgiler ve ileri sürülen deliller açıkça gösterilir. Mücbir sebeple süre kaçırılmışsa, sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren yedi gün içinde başvurulabilir; bu başvuru kesinleşmeyi engellemez ancak mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir. Başvuru harca tabi değildir; masraflar ve vekâlet ücreti, başvurusu veya savunması reddedilen tarafça ödenir.
Hâkimlik ön inceleme sonucunda başvuruyu usulden kabul ederse dilekçenin bir örneğini idareye tebliğ eder. İdare on beş gün içinde cevap verir ve işlem dosyasının tamamının bir örneğini sunar. Mahkeme tarafları dinleyebilir. Son kararda, idari yaptırım kararının hukuka uygun olması hâlinde başvurunun reddine, hukuka aykırı olması hâlinde idari yaptırım kararının kaldırılmasına hükmedilir. Alt ve üst sınırı kanunda gösterilen cezalarda mahkeme, miktarda değişiklik yaparak da başvurunun kabulüne karar verebilir; bu yetki dernek cezaları bakımından (k) ve (t) bentleri için geçerlidir.
Kesinlik sınırına dikkat
Kabahatler Kanunu m. 28/10 uyarınca on beş bin Türk lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir. Bu sınır 2024 yılında 7499 sayılı Kanun’la 3.000 TL’den 15.000 TL’ye yükseltilmiştir. 2026 yılı tutarları bu sınıra çok yakın olduğundan sonuç bentten bente değişir: 2.912 TL’lik (ı) bendi, 4.730 TL’lik (s) bendi ve 14.211 TL’lik ikinci fıkra cezalarında hâkimliğin kararı kesindir ve itiraz edilemez. Buna karşılık 15.029 TL’lik (a), (b), (d/2), (h), (l) ve (m) bentleri sınırın yalnızca 29 lira üzerinde kaldığından bu cezalarda itiraz yolu açıktır.
İtiraz yolu açıksa, hâkimliğin son kararına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. Bu süre de 2024 yılında yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır. İtiraz dosya üzerinden incelenir.
Bir istisna vardır. Kabahatler Kanunu m. 27/8’e göre, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişiyle ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararlar da verilmişse, idari para cezasına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargıda görülür. Dernek uygulamasında bu durum, idari para cezasının yanında şube kapatma, tesis kapatma veya lokal belgesi iptali gibi bir kararın da verildiği hâllerde gündeme gelir. Böyle bir durumda başvurunun sulh ceza hâkimliğine değil idare mahkemesine yapılması gerekir.
Ödeme, Peşin Ödeme İndirimi ve Taksitlendirme
Dernekler Kanunu’nda ödeme süresi düzenlenmediğinden Kabahatler Kanunu m. 17/6 uygulanır: ceza, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu süre içinde ödenmesi hâlinde cezadan %25 oranında indirim yapılır. Ödeme yapılması, kişinin karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez. Yani indirimli ödeme yapıp aynı zamanda sulh ceza hâkimliğine başvurmak mümkündür; başvuru kabul edilirse ödenen tutar iade edilir.
Ekonomik durumun müsait olmaması hâlinde, ilk taksitin peşin ödenmesi koşuluyla cezanın bir yıl içinde ve dört eşit taksitte ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam ödenmemesi hâlinde kalan kısmın tamamı tahsil edilir.
Ödenmeyen Ceza Yöneticinin Şahsi Malvarlığından Tahsil Edilebilir mi?
Kesinleşen ve genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idari para cezaları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairelerine gönderilir.
Burada kritik bir ayrım vardır. Dernek yöneticilerinin vergi ve prim borçlarından doğan şahsi sorumluluğu ile idari para cezalarından doğan sorumluluk aynı değildir. Vergi ve prim asılları bakımından kanuni temsilcinin takibi mevzuatta açıkça düzenlenmişken, idari para cezaları cezai niteliktedir ve Anayasa’nın 38. maddesindeki cezaların şahsiliği ilkesine tabidir. Bu nedenle doğrudan dernek tüzel kişiliğine kesilmiş bir idari para cezasının, tüzel kişiliğin malvarlığından tahsil edilememesi hâlinde 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesine dayanılarak kanuni temsilcinin şahsi malvarlığına yansıtılması mümkün değildir.
Kaldı ki mükerrer 35. maddeye 5766 sayılı Kanun’la eklenen ve farklı dönemlerde görev yapan temsilcilerin sorumluluğunu düzenleyen fıkralar, Anayasa Mahkemesi’nin 19.03.2015 tarihli E. 2014/144, K. 2015/29 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu konunun ayrıntıları için dernek yöneticilerinin vergi ve SGK sorumluluğu yazımıza bakabilirsiniz.
Zaten 32. maddedeki cezaların çoğunun muhatabı dernek tüzel kişiliği değil, gerçek kişi olarak yönetim kurulu başkanıdır. Bu hâllerde ceza zaten başkanın şahsi borcudur ve derneğin malvarlığından ödenmesi, derneğe ait paranın başkasının menfaatine kullanılması sonucunu doğurabileceğinden ayrıca sorun yaratır.
Cezalar Yalnızca Derneklere mi Uygulanır?
Hayır. Kanun’un 35. maddesi, 19, 20, 23, 26, 28, 29, 30 ve 31. maddelerin özel kanunlarında hüküm bulunmamak kaydıyla kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile işçi ve işveren sendikaları ve üst kuruluşları için de ceza hükümleriyle birlikte uygulanacağını düzenler. 36. madde ise Kanun hükümlerinin derneklerin şubeleri, dernek ve vakıfların üst kuruluşları ile merkezleri yurt dışında bulunan dernek, vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’deki şube veya temsilcilikleri hakkında da ceza hükümleriyle birlikte uygulanacağını söyler.
Çocuk dernekleri bakımından ise 33/1 özel bir koruma getirir: bu Kanun’da belirtilen cezalar çocuk dernekleri hakkında, ancak yazılı olarak uyarılmasına rağmen ihlalin tekrar edilmesi hâlinde uygulanır. Ayrıca Kabahatler Kanunu m. 11/1 uyarınca fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idari para cezası uygulanamaz.
Son olarak, dernekler bakımından fiilen en ağır parasal yaptırım Dernekler Kanunu’nda değil, Kabahatler Kanunu m. 43/A’da yer alır. Bir tüzel kişinin organ veya temsilcisi ya da onun faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi tarafından; uyuşturucu madde imal ve ticareti, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya 6415 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki terörizmin finansmanı suçunun tüzel kişinin yararına işlenmesi hâlinde, ayrıca bu tüzel kişiye on bin liradan elli milyon liraya kadar idari para cezası verilir; ceza, işleme veya eyleme konu menfaatin iki katından az olamaz. Bu cezaya karar vermeye, ilgili suçtan yargılama yapmakla görevli mahkeme yetkilidir. Aynı suç listesi, Dernekler Kanunu m. 3/3’te bu suçlardan mahkûm olanların derneklerin genel kurul dışındaki organlarında görev alamayacağı kuralının da temelini oluşturur.
Sıkça Sorulan Sorular
Dernek idari para cezası kime tebliğ edilir?
Karar, Tebligat Kanunu hükümlerine göre hakkında idari yaptırım kararı verilen kişiye tebliğ edilir; tüzel kişi hakkında verilen kararlar her hâlde ilgili tüzel kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açıkça belirtilmek zorundadır.
Tebligatta itiraz yolu ve süresi yazmamışsa ne olur?
Kanun bu bilgilerin yazılmasını zorunlu tutmuştur. Bilgilendirme yapılmadan tebliğ edilen bir kararda, kişinin başvuru süresini kaçırmış olması kendisine yüklenemez; bu durum mücbir sebep benzeri bir gerekçe olarak ileri sürülebilir ve süre tartışmasında lehe değerlendirilir.
Beyanname vermeyen dernek her yıl için ayrı ayrı ceza alır mı?
Evet. Beyanname yükümlülüğü her takvim yılı için bağımsız doğduğundan, verilmeyen her yıl ayrı bir kabahat oluşturur ve her biri için ayrı idari para cezası kesilir. 2026 yılında bu ceza yıl başına 15.029 TL’dir.
Ceza yönetim kurulu üyelerinin hepsine birden kesilebilir mi?
Kural olarak hayır. Kanun’un 33/2. maddesi “dernek yöneticileri” ibaresini yönetim kurulu başkanı olarak tanımladığından, bu ibarenin geçtiği bentlerde ceza yalnızca başkana yöneltilir. Yalnızca kanunun açıkça yönetim kurulu üyelerini gösterdiği hâllerde, karara veya fiile katılan üyelere ceza uygulanabilir.
Görevden ayrılmış eski başkan sorumlu tutulabilir mi?
Sorumluluk, fiilen görevde bulunulan ve temsil yetkisinin bulunduğu dönemle sınırlıdır. Yeni yönetimin idareye bildirilmemiş olması, eski başkanı görev sonrası dönemde işlenen ihlallerden sorumlu kılmaz.
İdari para cezası ödenmezse hapis cezasına çevrilir mi?
Hayır. Kabahat karşılığı uygulanan idari para cezaları hapis cezasına çevrilmez; 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre cebri icra yoluyla tahsil edilir.
Cezayı ödersem itiraz hakkımı kaybeder miyim?
Kaybetmezsiniz. Kabahatler Kanunu m. 17/6’nın son cümlesi, ödeme yapılmasının kişinin karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemeyeceğini açıkça düzenler. Süresinde ödeyip %25 indirimden yararlanmak ve aynı zamanda başvuruda bulunmak mümkündür.
Sulh ceza hâkimliğinin kararı kesin mi?
On beş bin lira dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir. 2026 yılı tutarları itibarıyla (ı), (s) bentleri ile 32. maddenin ikinci fıkrası bu kapsamdadır; diğer bentlerdeki cezalarda iki hafta içinde itiraz edilebilir.
Dernek defterlerini tutmayan yöneticiye hapis cezası verilir mi?
Tutulması gereken defter veya kayıtları hiç tutmama ya da tasdiksiz defter tutma, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektiren bir suçtur. Defterlerin tutulmuş ancak usulüne uygun tutulmamış olması hâli ise idari para cezası gerektirir.
Hangi dernekler bilanço esasına göre defter tutmak zorundadır?
Kamu yararına çalışma statüsü bulunan dernekler ile 2026 yılı için yıllık brüt geliri 13.035.173 TL’yi aşan dernekler, takip eden hesap döneminden başlayarak bilanço esasına göre defter tutar. Şubesi bulunan derneklerin bilanço esasına geçmesi hâlinde şubeleri de aynı esasa tabi olur.
Denetim kuruluna belge vermemek suç mudur?
Evet. Dernekler Kanunu m. 9/3, denetim kurulu üyelerinin istemi üzerine her türlü bilgi, belge ve kaydın gösterilmesini zorunlu kılar; 32/1-k bendi bu zorunluluğa uymamayı üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırır.
Dernek yurt dışından yardım alırken hangi yükümlülükler vardır?
Yurt dışından yardım alınmadan önce mülki idare amirliğine bildirimde bulunulması ve nakdi yardımların bankalar aracılığıyla alınması zorunludur. Bildirimin yardım kullanılmadan önce yapılmış olması gerekir. Yurt dışına yapılacak yardımlar da önceden bildirime tabidir ve 2026 yılı için 869.009 TL’yi veya on bin avro ya da eşiti dövizi aşan nakdi yardımların banka, finans kuruluşu veya PTT aracılığıyla yapılması esastır.
İzinsiz açılan dernek lokali için ne yapılır?
İzinsiz açılan, izni iptal edildiği hâlde işletilen veya geçici olarak faaliyetten men edildiği hâlde süresinden önce açılan lokaller kolluk kuvvetlerince kapatılır. Ayrıca tesisi izinsiz açan yöneticiye 32/1-m uyarınca idari para cezası verilir.
Ceza kesilmeden önce savunma alınması zorunlu mudur?
Kabahatler Kanunu idari yaptırım kararı öncesinde genel bir savunma alma usulü öngörmez. Ancak konusu suç teşkil etmeyen hata ve noksanlıklarda, Dernekler Kanunu m. 17 uyarınca otuz günlük yazılı istem yapılması zorunludur; bu, fiilen savunma ve düzeltme imkânı sağlayan bir ön koşuldur.
Aynı denetimde birden fazla eksiklik tespit edilirse kaç ceza kesilir?
Her eksiklik ayrı bir kabahat oluşturuyorsa her biri için ayrı ceza kesilir. Ancak tek bir fiille birden fazla kabahat işlenmişse Kabahatler Kanunu m. 15/1 uyarınca yalnızca en ağır idari para cezası verilir. Uygulamada aynı fiilin farklı bentlere sokularak çoklu ceza kesilmesi sık rastlanan bir hatadır.
Sonuç
Dernek idari para cezaları, teknik görünümlü ama sonuçları ağır olabilen işlemlerdir. Tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında arttığı için eski kaynaklara dayanmak yanıltıcıdır; kesinlik sınırı ve zamanaşımı süreleri doğrudan cezanın miktarına bağlı olduğundan güncel rakamı bilmek usul bakımından da belirleyicidir.
Cezaya karşı başvuru süresi yalnızca on beş gündür ve bu süre hak düşürücüdür. Başvuru dilekçesinde sırasıyla şu noktalar denetlenmelidir: cezanın muhatabı doğru belirlenmiş midir, konusu suç teşkil etmeyen bir noksanlık için otuz günlük yazılı istem yapılmış mıdır, cezaya dayanak yapılan yükümlülük mevzuatta gerçekten öngörülmüş müdür, aynı fiil için birden fazla bentten ceza kesilmiş midir, zamanaşımı dolmuş mudur ve cezanın dayandığı norm hâlen yürürlükte midir. Bu denetim, uygulamada kaldırılan cezaların büyük kısmının hangi gerekçeyle kaldırıldığını da özetler.
Süreç kısa ve teknik olduğundan, tebligatı aldıktan sonra vakit kaybetmeden bir dernek idari para cezasına itiraz avukatı ile görüşmek, hem süre kaybını hem de dilekçede gerekçe eksikliğini önler.
Av. Mehmet Sarıoğlu tarafından hazırlanmış; Av. Fatih Sefer tarafından incelenip yayına uygun bulunmuştur.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu, Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul