Vergi incelemesinde teminat istenmesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 9. maddesi uyarınca, vergi ziyaı cezasını gerektiren veya Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde tanımlanan fiillerle bağlantılı bir kamu alacağının tarhına yönelik işlemlere başlanması ve incelemeye yetkili kişi tarafından ilk hesaplara göre belirli bir tutarın ortaya konulması halinde mümkündür. Bu durumda tahsil dairesi, henüz tahakkuk etmemiş alacağın güvenceye alınmasını ister. Teminatın kapsamına ilk hesaplara dayalı vergi aslı, ilgili vergi cezası ve gecikme faizi girebilir. Ancak inceleme tamamlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra 9. maddenin birinci fıkrasına dayanılarak yeni teminat istenmesi, Danıştay’ın yerleşen yaklaşımına göre hukuka uygun değildir. Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan borçlular için tahsil tehlikesine ilişkin ayrı bir düzenleme vardır.
Teminat, vergi borcunun kesinleştiği veya suç işlendiği anlamına gelmez. Bu işlem, gelecekte doğabilecek tahsil güçlüğüne karşı başvurulan koruma tedbiridir. Tedbirin koruduğu alacağın 6183 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı, amme alacağının kanuni kapsamı esas alınarak belirlenir. Bununla birlikte mükellefin malvarlığı ve ticari faaliyetleri üzerinde sonuç doğurduğu için teminat isteme yazısının sebebi, tutarı, yetkisi, zamanı ve usulü yargısal denetime açıktır.
6183 Sayılı Kanun’un 9. Maddesi Hangi Şartlarda Uygulanır?
6183 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasında, birbiriyle bağlantılı üç koşul aranır: VUK m.344 kapsamında vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren veya m.359 kapsamına temas eden bir olayın bulunması; bu olayla ilgili kamu alacağının tarhı için gerekli işlemlere başlanmış olması; vergi incelemesine yetkili memurun yaptığı ilk hesaplarla teminata esas tutarı belirlemesi. Tahsil dairesinin yetkisi, bu kanuni koşulların yerine geçmez.
Vergi ziyaı cezasını gerektiren haller ile kaçakçılık suçları aynı kavram değildir. VUK m.344, vergi kaybına bağlanan idari vergi cezasının esasını düzenler. VUK m.359 ise kanunda tanımlanan belirli fiillere ilişkin ceza hukuku hükümlerini içerir. Bu nedenle teminat için mutlaka m.359 kapsamında ceza davası açılmış olması veya mahkûmiyet kararı verilmesi şart değildir. Ancak yalnızca inceleme açılmış olması, belgesiz şüphe veya varsayımsal bir kamu alacağı da m.9/1 bakımından yeterli değildir. Vergi ziyaı iddiası ve ilk hesapların somut verilerle ilişkilendirilmesi gerekir.
İncelemeye yetkili kişi ve incelemenin amacı VUK m.134-135’te düzenlenmiştir. Teminat talebi, ayrı bir tarhiyat kararı yerine geçmediği gibi mükellefin tarhiyata ilişkin savunma, itiraz ve dava haklarını da ortadan kaldırmaz. Vergi aslı ile cezanın maddi koşulları, özellikle vergi ziyaı cezasının kanuni unsurları yönünden ayrıca değerlendirilir.
Vergi incelemesine başlanması tek başına yeterli midir?
Hayır. İnceleme görevlisinin hangi vergi türü ve dönem için hangi olgulardan hareketle alacak öngördüğünün ve ilk hesaplara göre ne kadar teminat gerektiğinin belirlenebilir olması zorunludur. İncelemeye başlama belgesi, vergi tekniği raporları, belge karşılaştırmaları, muhasebe kayıtları, matrah hesap tabloları ve inceleme elemanının teminat talebine esas yazısı birlikte değerlendirilir. Salt ‘sahte belge şüphesi’ ya da henüz hesaplanmamış bir risk, sınırsız tutarda teminat isteme gerekçesi oluşturmaz.
Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan borçludan ayrıca teminat istenebilir mi?
Evet. 6183 sayılı Kanun m.9/2, Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan kamu borçlusunun durumunun alacağın tahsilinin tehlikede olduğunu göstermesi halinde tahsil dairesine teminat isteme yetkisi verir. Burada birinci fıkradaki vergi incelemesi ve ilk hesap mekanizmasından farklı olarak ikametgâhın Türkiye’de bulunmaması ile tahsil tehlikesi somut olarak birlikte değerlendirilir. Sırf yabancı uyruklu olmak, ikametgâh ve tahsil tehlikesine ilişkin bu koşullar yerine araştırılmadan otomatik teminat sebebi sayılamaz. İkinci fıkranın şartları oluşmadığı halde sırf birinci fıkradaki yetki eksikliğini gidermek için bu hükme başvurulamaz.
Teminatı Kim Belirler ve Kim İster?
6183 m.9/1 iki ayrı işlev öngörür. Vergi incelemesine yetkili memur, inceleme sırasında elde ettiği bulgulardan hareketle teminata esas ilk hesapları ve tutarı belirler; tahsil dairesi ise kanuni şartlara göre teminat isteme işlemini tesis edip muhatabına tebliğ eder. İnceleme elemanının raporuna doğrudan dayanılarak, tahsil dairesinin usulüne uygun istemi olmaksızın mükellefin vergi iadesinin tek taraflı olarak ‘teminat’ kabul edilmesi hukuka aykırıdır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 21.10.2020 tarihli E.2019/649, K.2020/1097 sayılı kararında, tahsil dairesi tarafından usulüne uygun teminat isteme işlemi gerçekleştirilmeden iade alacağının teminat sayılması ve borçluya kanunda öngörülen teminat türlerinden birini seçme imkânı tanınmaması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu ayrım, inceleme elemanının teknik hesap yetkisinin, tahsil dairesinin idari işlem kurma yetkisiyle karıştırılamayacağını gösterir.
Vergi İncelemesi Tamamlandıktan ve Tarhiyat Yapıldıktan Sonra Teminat İstenebilir mi?
6183 m.9/1’e dayalı olarak, inceleme sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra ilk kez teminat istenemez. Tartışma geçmişte Danıştay daireleri arasında farklı yorumlara konu olmuş, 27.05.2022 tarihli Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı ve bunu izleyen Vergi Dava Daireleri Kurulu kararlarıyla önemli ölçüde çözümlenmiştir.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, 27.05.2022 tarihli E.2021/6, K.2022/2 sayılı kararında, vergi incelemesi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra 6183 m.13/1’e dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği yönünde içtihadı birleştirmiştir. Karar, 12.11.2022 tarihli ve 32011 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kararın doğrudan hüküm konusu m.13/1’dir; teminat isteme konusunda sonuç, 9. maddeyle kurulan zorunlu bağlantıdan çıkarılmaktadır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 07.12.2022 tarihli E.2021/1695, K.2022/1451 sayılı kararında bu bağlantı açıkça kurulmuştur. Kurula göre inceleme sona erip tarhiyat yapıldıktan sonra ortaya çıkan hukuki duruma dayanılarak m.9/1 uyarınca teminat istenmesi ve buna bağlı m.17/1 çerçevesinde ihtiyati tahakkuk yapılması hukuka uygun değildir. Danıştay 9. Dairesinin 02.11.2023 tarihli E.2021/3309, K.2023/4277 sayılı kararı da tarhiyattan sonra tesis edilen teminat isteme işleminin hukuka aykırılığı yönündedir.
Bu sonuç, tarhiyattan sonra kamu alacağının hiçbir koşulda korunamayacağı anlamına gelmez. 6183 m.13’ün başka bentlerinde bağımsız biçimde düzenlenen ihtiyati haciz sebepleri kendi koşulları içinde incelenebilir. Özellikle m.13/3 kapsamındaki kaçma veya malları kaçırma ihtimalinin gerçek delillerle ortaya konulması ayrı bir meseledir. İçtihatları birleştirme kararı, m.13/3 konusunda içtihatların birleştirilmesine gerek bulunmadığına karar vermiştir. Dolayısıyla bu hükme ilişkin her işlem için otomatik olarak aynı sonuç çıkarılamaz.
Konunun sınırları, vergi dairesinin ihtiyati haciz şartları ve ihtiyati tahakkukun bağımsız koşulları bakımından ayrıca ele alınmalıdır.
Vergi İncelemesinde İstenen Teminatın Miktarı Nasıl Hesaplanır?
Teminat miktarı mükellefin tüm malvarlığına veya tahminî cirosuna göre keyfî belirlenmez. Kanundaki ölçüt, incelemeye yetkili memurun ilk hesaplarına göre belirlediği kamu alacağı tutarıdır. Tahsilat Genel Tebliği Seri: A Sıra No: 1’in ‘Teminat Hükümleri’ bölümüne göre teminatın, ilgili vergi aslını, gecikme faizini ve vergi cezasını karşılayacak değerde olması gerekir. İlgisiz dönem ve vergilerin herhangi bir hesap dayanağı olmaksızın toplam içine katılması hukuka uygun değildir.
Henüz tahakkuk gerçekleşmediği için gecikme faizinin ilk hesabında teminat isteme yazısının düzenlendiği tarih esas alınır. Tebliğ, tahakkuk sonrasında hesaplanacak gecikme faizi ve zammının dikkate alınacağı hususunun ilgili yazı ve teminat belgelerinde belirtilmesini de öngörür. Ancak bu açıklama, daha doğmamış her türlü fer’î alacağın somut hesap yapılmadan peşinen sınırsız şekilde teminata eklenebileceği anlamına gelmez. Borç tutarı yükselirse 6183 m.10 uyarınca teminatın tamamlanması istenebilir.
| Teminata esas kalem | Hukuki ölçüt | Denetlenecek belge |
|---|---|---|
| Vergi aslı | İlk hesaplarla belirlenen muhtemel vergi farkı | Matrah ve vergi hesabı, dönem ve vergi türü |
| Vergi ziyaı cezası | VUK m.344 uyarınca ilgili fiil ve döneme uygulanabilecek ceza | Fiil nitelendirmesi ve ceza hesap cetveli |
| Gecikme faizi | Teminat isteme yazısının tarihine göre hesaplanan tutar | Faiz dönemi, yasal dayanak ve hesap cetveli |
| Sonradan artış | 6183 m.10 uyarınca değer kaybı veya borç artışı halinde tamamlama | Artış gerekçesi ve yeni değerleme |
Varsayımsal teminat hesabı
Örnek olarak, incelemeye yetkili memurun ilk hesaplarında belli bir dönem için 400.000 TL vergi aslı, uygulanabilir ceza kuralına göre 400.000 TL vergi ziyaı cezası ve teminat isteme tarihi itibarıyla 50.000 TL gecikme faizi belirlediğini varsayalım. Bu varsayımlar altında toplam teminat hesabı 850.000 TL olur. Örnek, güncel faiz oranı veya her durumda geçerli ceza katsayısı bildirmez; somut olayda VUK m.344’ün ilgili dönemdeki ceza hükümleri ve faiz hesabı ayrıca uygulanır. Kamu alacağının sonunda bu tutarda kesinleşeceği sonucu da doğmaz.
Hangi Teminatlar Kabul Edilir? Borçlu Teminat Türünü Seçebilir mi?
6183 m.10, para; bankaların süresiz ve şartsız teminat mektupları; sigorta şirketlerinin süresiz ve şartsız kefalet senetleri; Devlet iç borçlanma senetleri ve kanunda sayılan diğer kıymetler ile belirli koşullarda haczedilen menkul ve gayrimenkul malları teminat kapsamında düzenler. Teminatın kabulünde değerleme ve usul şartları vardır. Bu kalemlerin tamamının niteliği, kabul koşulu ve değerlemesi vergi borcu için kabul edilen teminat türleri ve değerleme başlığında açıklanmaktadır.
Kanun m.10 uyarınca borçlu, gösterdiği teminatı aynı değerde başka bir kabul edilebilir teminatla kısmen veya tamamen değiştirebilir. Teminat değer kaybederse veya korunan borç artarsa tahsil dairesi tamamlama isteyebilir. M.11 ise m.10 kapsamında teminat sağlayamayan kişinin, noter tarafından onaylanan sözleşmeyle müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu göstermesine imkân tanır; bu kefaleti kabul etmek tahsil dairesinin değerlendirmesine bağlıdır.
Koruma tedbirinde teminat göstermesi istenen kişiye kanunda öngörülen seçeneklerin fiilen tanınması gerekir. Teminat istemi ile borçlunun iade alacağını tek taraflı bloke etmek ya da ihtiyati haciz koymak farklı hukuki işlemlerdir; idare bunları birbirinin yerine geçirerek usul güvencelerini bertaraf edemez.
Teminat Gösterme Süresi Kaç Gündür? Yazı Nasıl Tebliğ Edilmelidir?
6183 m.9 teminat göstermeye yönelik bütün işlemler için sabit bir ‘7 gün’ veya ’15 gün’ yazmaz. Ancak m.8’in Vergi Usul Kanunu’na yaptığı atıf ve VUK m.14 gereğince kanunda özel süre belirtilmeyen bu istemde idarenin tanıyacağı süre 15 günden az olamaz. Tahsilat Genel Tebliği Seri: A Sıra No: 1 de teminat isteme yazısında en az 15 günlük süre tanınması gerektiğini açıkça belirtir. İdarenin yazıda gösterdiği süre, usulüne uygun tebliğ ile muhatabına bildirilir.
Teminat isteme yazısı; işlemin dayandığı kanun hükmünü, borçlu kişiyi, vergiyi ve ilgili dönemi, hesaplanan teminat tutarını, veriliş süresini ve tahsil dairesini belirlenebilir şekilde göstermelidir. İnceleme görevlisinin hesabına dayalı tutarın yazı veya dosya üzerinden denetlenebilmesi, muhatabın savunma ve dava hakkını etkin kullanabilmesi bakımından önemlidir.
Önemli süre ayrımı: Teminatın gösterilmesi için idarece tanınan en az 15 günlük süre, teminat isteme işlemine karşı açılacak iptal davasının kural olarak 30 günlük süresiyle aynı değildir. Ayrıca ihtiyati haciz uygulanmışsa 6183 m.15’te bu işleme özgü 15 günlük yargısal başvuru süresi söz konusudur. Sürelerin başlangıç işlemleri de farklıdır.
Teminat Gösterilmezse Ne Olur? Kendiliğinden Haciz Konulur mu?
Teminatın süresinde verilmemesi, tek başına vergi tarhiyatını kesinleştirmez; ancak 6183 m.13/4, teminat istenmesine rağmen belirtilen sürede teminat veya kabul edilen kefil gösterilmemesini ihtiyati haciz sebeplerinden biri olarak düzenler. Ayrıca m.13/1, m.9 gereğince teminat istemeyi gerektiren hallerin mevcut olmasını ayrı bir ihtiyati haciz sebebi sayar. İhtiyati haciz kararı için yetkili makam ve kanuni sebep şartları ayrıca aranır; idarenin sırf yazıda ‘haciz uygulanacaktır’ demesi, usulüne uygun karar ve tatbikin yerini tutmaz.
Teminat isteme ve ihtiyati haciz işlemleri farklı idari işlemlerdir. Teminat isteme yazısının hukuka aykırılığı, buna dayanan ihtiyati haczi de etkileyebilir. Buna karşılık m.13’ün diğer bentlerine dayanılmışsa işlemin hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilir. İhtiyati hacze özgü 15 günlük dava süresi ve yargısal denetim bu ayrım gözetilerek uygulanır.
Alacak sonradan vadesinde ödenmezse, karşılığında teminat gösterilmiş alacakların cebren takibinde 6183 m.56’nın ayrıca uygulanması gerekir: Borçluya 15 gün içinde ödeme yapması, aksi takdirde teminatın paraya çevrileceği bildirilir. Henüz tarh edilmemiş bir vergi için teminat istenmesiyle, vadesi gelen teminatlı vergi alacağının paraya çevrilmesi aynı aşama değildir.
Vergi İncelemesinde Teminat İsteme İşlemine Karşı Dava Nasıl Açılır?
Vergi incelemesine bağlı ve 6183 m.9 kapsamında vergi veya buna bağlı cezaya ilişkin teminat isteme işleminin iptali, 2576 sayılı Kanun m.6/b uyarınca görevli vergi mahkemesinde istenir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7’deki genel vergi davası süresi, özel bir süre öngörülmedikçe, işlemin usulüne uygun tebliğini izleyen günden itibaren 30 gündür. Başka kamu alacağı türlerinde yargı yolu ve görevli mahkeme özel kanuni rejime göre değişebileceğinden bu sonuç her tür teminat istemine otomatik taşınmamalıdır.
Dava dilekçesinde özellikle şu hukuka aykırılıklar somut belgelerle ortaya konulmalıdır:
- VUK m.344 veya m.359 ile bağlantılı somut tespit ve tarh hazırlığı bulunmaması;
- Vergi incelemesine yetkili kişinin ilk hesapları ve teminat tutarına ilişkin talebinin dosyada yer almaması;
- İnceleme sona erip tarhiyat yapıldıktan sonra m.9/1’e dayanılarak ilk kez teminat istenmesi;
- Teminat tutarında ilgisiz dönemlerin, hesap dayanağı bulunmayan ceza veya faizlerin yer alması;
- Teminat isteme yetkisinin, muhatabının, tebliğinin veya en az 15 günlük gösterme süresinin hukuka aykırı olması;
- Tahsil dairesi usulüne uygun istemde bulunmaksızın bir iade alacağının teminata dönüştürülmesi.
2577 sayılı Kanun m.27 uyarınca, teminat isteme işlemine karşı dava açılması kural olarak işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Açık hukuka aykırılık ile uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar şartlarının birlikte mevcut olduğu hallerde gerekçeli yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. Dava süresinin başlangıcı ve hesaplanması bakımından vergi davası açma süresinin genel kuralları esas alınır.
İhtiyati haciz işlemi de mevcutsa teminat isteme işlemine ilişkin davanın, ihtiyati hacze karşı özel 15 günlük süreyi kendiliğinden ortadan kaldırmadığı unutulmamalıdır. İki işlemin tebliğ ve uygulama tarihleri ayrı ayrı kaydedilmeli, hak kaybına yol açmadan uygun dava ve yürütmenin durdurulması talepleri kurulmalıdır.
İnceleme Sonucunda Vergi ve Ceza Kaldırılırsa Teminatın Akıbeti Nedir?
Teminat koruma amacıyla alınır; kamu alacağının dayanağı ortadan kalktığında teminatın aynı kapsamda tutulmasının sebebi de kalmaz. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 07.06.2023 tarihli E.2022/970, K.2023/647 sayılı kararında, ihtiyati tahakkuka dayanak vergi ve cezaların kesinleşen yargı kararlarıyla kaldırılması nedeniyle korunan bir alacak kalmadığı ve buna bağlı koruma işleminin sebep unsurunun ortadan kalktığı vurgulanmıştır. Karar doğrudan ihtiyati tahakkuka ilişkin olmakla birlikte koruma tedbirinin sebebiyle bağlılığı bakımından önemlidir.
Somut dosyada ilgili tarhiyatın tamamen mi kısmen mi kaldırıldığı, koruma işleminin yalnız bu alacağa mı dayandığı ve başka bağımsız yasal takip sebebi bulunup bulunmadığı incelenir. Alacağın tümü ortadan kalkmışsa teminatın çözülmesi veya iadesi istenmelidir; kısmi iptalde teminatın kalan hukuken korunabilir alacakla uyumlu olup olmadığı yeniden hesaplanmalıdır. İdarenin yalnızca ilk tahminî tutarı korumaya devam etmesi, tedbirin amacı ve ölçülülüğüyle bağdaşmaz.
Uygulamada Hangi Belgeler Belirleyicidir?
Teminat uyuşmazlıklarında belirleyici olgu, verginin ileride hangi tutarda kesinleşebileceğine ilişkin soyut tahmin değil, teminat isteme işleminin tesis edildiği tarihte mevcut kanuni sebep ve ilk hesapların varlığıdır. Bu nedenle vergi incelemesine başlama tutanağı, teminat istemine esas inceleme elemanı yazısı, hesap cetveli, vergi türü ve dönem bazlı matrah farkları, vergi/ceza ihbarnamelerinin düzenlenme ve tebliğ tarihleri, teminat isteme yazısının tebliğ belgesi, daha sonra tesis edilmiş ihtiyati haciz kararı ve varsa iptal kararları aynı kronolojide incelenmelidir.
Somut uyuşmazlıkta teminat istemi, ihtiyati haciz ve tarhiyata karşı ayrı hukuki başvuruların değerlendirilmesi gerekiyorsa, vergi uyuşmazlıklarında hukuki temsil ve dava takibi kapsamında sürelerin ve işlemlerin birlikte ele alınması önem taşır. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu bu süreçlerde Türkiye genelinde hukuki hizmet sunmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Vergi incelemesi açılan herkesten teminat istenir mi?
Hayır. 6183 m.9/1’de aranan fiil ve kamu alacağı bağlantısı ile incelemeye yetkili memurun ilk hesapları bulunmalıdır. Sırf inceleme açılmış olması yeterli değildir. Türkiye’de ikametgâhı bulunmayanlar için m.9/2’de ayrıca tahsil tehlikesi koşulu düzenlenmiştir.
Teminat için vergi borcunun kesinleşmesi gerekir mi?
Hayır. M.9/1’deki teminat, tahakkuk ve kesinleşme öncesindeki alacağı korumaya yöneliktir. Ancak bu durum idareye tarhiyattan sonra aynı fıkraya dayanarak ilk kez teminat isteme yetkisi vermez.
Vergi incelemesi sırasında teminat miktarına ceza ve gecikme faizi eklenir mi?
Evet. Tahsilat Genel Tebliği Seri: A Sıra No: 1 uyarınca ilk hesaplarda öngörülen vergi aslı, ilgili vergi cezası ve teminat isteme tarihi itibarıyla gecikme faizi dikkate alınır. Her kalem fiil, dönem ve tutar itibarıyla denetlenebilir olmalıdır.
Teminat göstermemek doğrudan vergi borcunu kesinleştirir mi?
Hayır. Teminatın gösterilmemesi, 6183 m.13/4 kapsamında ihtiyati haciz bakımından sonuç doğurabilir; vergi ve cezanın esasına ilişkin tarh ve dava süreci ise kendi kanuni kuralları içinde devam eder.
Teminat isteme yazısına karşı kaç gün içinde dava açılır?
Vergi incelemesine ilişkin m.9 teminat isteme işleminde özel bir süre yoksa, usulüne uygun tebliği izleyen günden itibaren 30 gün içinde vergi mahkemesinde iptal davası açılır. Bu süre, teminat göstermeye tanınan en az 15 günlük idari süreden ve ihtiyati hacze özgü 15 günlük süreden farklıdır.
Sonuç
Vergi incelemesinde teminat, yalnızca kanunun belirlediği koşullarda ve yetkili inceleme görevlisinin ilk hesaplarına dayanan ölçülebilir miktar için istenebilir. Tahsil dairesinin usulüne uygun yazısı, en az 15 günlük teminat gösterme süresi ve gerçek hesap dayanakları zorunlu denetim noktalarıdır. İnceleme tamamlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra m.9/1’e dayanılarak yeni teminat istenmesi hukuka aykırıdır; başka bağımsız koruma sebeplerinin bulunması ise ayrı değerlendirilir. Teminatın hukuka uygunluğu, verginin esasına ilişkin tarhiyattan ve ihtiyati haciz işleminden farklı hukuki sorular doğurur; her bir işlem kendi gerekçesi ve süresi içinde incelenmelidir.
Kaynakça ve Yargı Kararları
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m.8-11, 13-17, 19-20, 56. Gelir İdaresi Başkanlığı, m.9 resmî mevzuat kaydı.
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m.14, 134-135, 341, 344 ve 359; 2576 sayılı Kanun, m.6; 2577 sayılı Kanun, m.7 ve 27.
- Hazine ve Maliye Bakanlığı, Tahsilat Genel Tebliği, Seri: A, Sıra No: 1, Birinci Kısım/İkinci Bölüm/I: Teminat Hükümleri. GİB mevzuat metni.
- Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, 27.05.2022, E.2021/6, K.2022/2 (12.11.2022 tarihli ve 32011 sayılı Resmî Gazete).
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 07.12.2022, E.2021/1695, K.2022/1451.
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 21.10.2020, E.2019/649, K.2020/1097.
- Danıştay 9. Daire, 02.11.2023, E.2021/3309, K.2023/4277.
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 07.06.2023, E.2022/970, K.2023/647.
Yazar: Av. Fatih SEFER