Borcu Yoktur Yazısı Nedir? 6183 m.22/A Şartları

Borcu yoktur yazısı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22/A maddesi kapsamında, kişinin Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine mevzuatta belirlenen tür ve tutarda vadesi geçmiş kamu borcunun bulunup bulunmadığını gösteren resmî belgedir. Kamu kurumlarının belirli ödemelerinde, ihale hakedişlerinde, nakdî devlet yardımlarında ve özel mevzuatla belirlenmiş işlemlerde aranır. Belgenin düzenlenememesi her durumda ödeme hakkını ortadan kaldırmaz; kanuni şartlara göre borcun kesilmesi, ödemeye izin verilmesi veya işlemin tamamlanması mümkündür.

6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesinin amacı, kamu alacaklarının tahsilini güvence altına almaktır. Ancak bu amaç, kişinin bütün kamu ve özel hukuk borçlarının bulunmamasını şart koşan sınırsız bir uygulamaya dönüştürülemez. Belge aranacak işlemler, dikkate alınacak borçlar, parasal eşikler, istisnalar ve kesinti yükümlülüğü kanun ile bu kanuna dayanılarak çıkarılan düzenlemeler çerçevesinde belirlenir.

Borcu Yoktur Yazısının Hukuki Dayanağı Nedir?

Belgenin temel dayanağı 6183 sayılı Kanun’un “Amme alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemler ile işlem yapanların sorumlulukları” başlıklı 22/A maddesidir. Maddenin kapsamı 5766 sayılı Kanun ile 2008 yılında oluşturulmuş, 7061 sayılı Kanun ile 2018 yılından itibaren genişletilmiş, 7524 sayılı Kanun ile 2024 yılında mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılan ödemeler bakımından açık hüküm getirilmiştir.

Madde, Hazine ve Maliye Bakanına belirli ödeme ve işlemlerde vadesi geçmiş borç durumunun araştırılmasını zorunlu kılma, kapsamdaki kamu alacaklarını belirleme ve ödemelerden borç kesintisi yapılmasını düzenleme yetkisi vermektedir.

Bu yetkinin uygulama esasları, 30 Haziran 2007 tarihli Tahsilat Genel Tebliği Seri:A Sıra No:1’in ilgili bölümü ve bu Tebliğde yapılan değişikliklerde düzenlenmiştir.

Burada üç farklı kavramın birbirinden ayrılması gerekir:

  • Belge arama zorunluluğu: Ödemeyi veya işlemi gerçekleştiren kurumun borç durumunu kontrol etme yükümlülüğüdür.
  • Vadesi geçmiş kamu borcu: İlgili düzenleme uyarınca belirlenen alacak türleri ve parasal sınır dikkate alınarak tespit edilen borçtur.
  • Kesinti yükümlülüğü: Belirlenen şartlarda hak sahibine yapılacak ödemeden kamu borcunun tahsil edilerek tahsil dairesine aktarılmasıdır.

Dolayısıyla belge aranmasının zorunlu olması, hak sahibinin hiçbir koşulda ödeme alamayacağı anlamına gelmez. Kişinin kamu borcunun bulunması ile ödemenin tamamının engellenmesi aynı hukuki sonuç değildir. Bu ayrım, 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacağı kavramının doğru değerlendirilmesi bakımından önemlidir.

Hangi Ödeme ve İşlemlerde Borcu Yoktur Yazısı Aranır?

6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi, belge arama zorunluluğunun getirilebileceği ödeme ve işlem türlerini belirlemiştir. Bununla birlikte, kanunda bir işlemin sayılmış olması, bu işlem hakkında bütün koşullarda ve istisnasız biçimde belge arandığı anlamına gelmez. Somut işlem bakımından Bakanlıkça getirilen zorunluluk ve varsa özel kanun hükümleri birlikte uygulanır.

1. Kamu Kurumlarının Yaptığı Ödemeler

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamındaki idareler ve bunlara bağlı döner sermaye işletmelerinin Tebliğde belirlenen ödemelerinde borç durumunun araştırılması zorunludur.

Tahsilat Genel Tebliği kapsamında, ekli listede gösterilen ödemeler, ilgili ihale kapsamındaki mal ve hizmet alımları ile yapım işleri ve ayrıca açıkça belirtilen diğer ödemeler için belge aranmaktadır.

Kamu kurumunun yaptığı her para transferinin, yalnızca kamu kaynağından gerçekleştirildiği gerekçesiyle aynı usule tabi tutulması doğru değildir. Ödemenin hukuki sebebi, kapsamı ve istisna hükümleri belirleyicidir.

2. Kamu İhale Hakedişleri ve Yüklenici Ödemeleri

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurumların mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yaptıkları ödemelerde, Tahsilat Genel Tebliği’nde belirlenen şartlar altında borç durumunu gösteren belge aranır.

Bu yükümlülük yalnızca ihale bedelinin sonunda yapılan nihai ödemeye ilişkin değildir. Belge aranması gereken tutarda ayrı hakediş ödemeleri yapılıyorsa her ödeme bakımından ilgili kontrolün yerine getirilmesi gerekir.

İhale aşamasında 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca aranan kesinleşmiş vergi borcu bulunmaması şartı ile sözleşmenin uygulanması sırasında 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi kapsamında gerçekleştirilen borç kontrolü farklı hukuki rejimlerdir. Her iki rejimin alacak kapsamı, esas alınan tarih ve yaptırımları kendi mevzuatına göre belirlenir.

3. Devlet Yardımları, Teşvikler ve Destekler

Kanun veya diğer mevzuata dayanılarak nakdî biçimde sağlanan devlet yardımları, teşvikler ve destekler nedeniyle yapılan ödemeler de 22/A kapsamındadır.

Ödeme banka aracılığıyla gerçekleştiriliyorsa gerekli kontrolün, paranın hak sahibine ödenmek üzere bankaya gönderilmesinden önce ilgili kurum tarafından yapılması gerekir.

Ancak eğitim ve öğretim bursları, 6183 sayılı Kanun’un 70. maddesi kapsamında haczedilemeyen ödemeler ve Tebliğde açıkça istisna tutulan diğer ödeme türleri bakımından genel belge arama zorunluluğu uygulanmaz. İstisnalar, ödemenin gerçek hukuki niteliği esas alınarak değerlendirilir.

4. Tapu, Noter, Ticaret Sicili ve Diğer Harca Tabi İşlemler

6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi, aşağıdaki işlem gruplarında belge arama zorunluluğu getirilebilmesine imkân tanımaktadır:

  • Ticaret sicilinde kayıt ve tescil harçlarına konu işlemler.
  • Noterlerde senet, mukavelename ve kâğıtlardan alınan harçlara konu işlemler.
  • Tapu işlemlerine ilişkin tapu ve kadastro harçlarına konu işlemler.
  • Gemi ve liman harçlarına konu işlemler.
  • Harçlar Kanunu’na bağlı (8) sayılı tarifedeki diploma harçları dışında kalan ilgili işlemler.
  • Trafik harçlarına konu işlemler.
  • Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında bina inşaat ve yapı kullanma izin harçlarına konu işlemler.

Bu liste, Bakanlığa tanınan düzenleme yetkisinin sınırlarını gösterir. Her tapu devri, noter işlemi veya ticaret sicili kaydı için genel olarak bütün vergi borçlarının kapatılmasının zorunlu olduğu sonucu çıkarılamaz. İlgili işlemde yürürlükte bulunan özel düzenleme ve idarece getirilen zorunluluk ayrıca tespit edilmelidir.

Nitekim Tahsilat Genel Tebliği’nde silah taşıma ve bulundurma vesikaları ile yivsiz tüfek ruhsatnamelerine ilişkin belirli başvurular için özel kontrol öngörülmüştür. Maden ruhsatlarına ilişkin bazı başvurularda da Maden Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince 22/A kapsamındaki borç durumunun araştırılması şarttır.

5. Mahkeme Kararları ve İcra Emirleri Üzerine Yapılan Ödemeler

28 Temmuz 2024 tarihli 7524 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle, 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesinde önemli bir değişiklik yapılmıştır.

Bu değişiklikten önce mahkeme ilamları ve icra emirleri üzerine yapılan ödemelerde borcu yoktur belgesi aranmasına ilişkin Tebliğ düzenlemesi, Danıştay 10. Dairesinin 26 Kasım 2020 tarihli, E.2018/795, K.2020/5476 sayılı kararıyla, kanuni yetki sınırının aşılması gerekçesiyle iptal edilmiştir.

7524 sayılı Kanun sonrasında ise 5018 sayılı Kanuna tabi kamu idareleri ile bağlı döner sermaye işletmelerinin mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapacakları ödemeler, kanuni yetki kapsamında açıkça sayılmıştır.

5 Eylül 2024 tarihli ve 32653 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Seri:A Sıra No:17 Tahsilat Genel Tebliği uyarınca, 1 Ekim 2024 tarihinden itibaren 5.000 TL’nin üzerindeki bu ödemelerde vadesi geçmiş borç durumunu gösteren belge arama zorunluluğu uygulanmaktadır.

Bu nedenle 2020 yılındaki iptal kararı esas alınarak mahkeme kararlarına dayalı ödemelerin bugün bütünüyle kapsam dışında kaldığı ileri sürülemez. Sonraki açık kanun değişikliği, ilgili uygulamanın hukuki dayanağını değiştirmiştir.

Borcu Yoktur Yazısında 5.000 TL Sınırı Nasıl Uygulanır?

Tahsilat Genel Tebliği Seri:A Sıra No:1’in 2026 yılında incelenen uygulama hükümlerinde iki ayrı 5.000 TL eşiği bulunmaktadır. Bu eşiklerin birbirine karıştırılmaması gerekir.

Birinci eşik ödeme tutarına ilişkindir. Tebliğde belirlenen kamu ödemeleri ve hakedişlerde, ödeme tutarı 5.000 TL’nin üzerindeyse belge arama zorunluluğu doğar. Ödeme türünün ayrıca kapsama girmesi gerekir.

İkinci eşik borç toplamına ilişkindir. 22/A kapsamında dikkate alınan vadesi geçmiş kamu alacaklarının toplamı 5.000 TL’yi aşmıyorsa, ilgili ödeme veya işlem yönünden borcun bulunmadığı kabul edilerek işlem yapılabilir.

DurumHukuki sonuç
Belge aranması gereken türde 4.900 TL ödemeGenel 5.000 TL ödeme eşiği aşılmadığından bu eşik yönünden zorunluluk oluşmaz.
20.000 TL ödeme, 3.000 TL kapsam içi vadesi geçmiş borçBelge kontrol edilir; borç toplamı 5.000 TL’yi aşmadığından 22/A yönünden ödeme yapılabilir.
20.000 TL ödeme, 8.000 TL kapsam içi vadesi geçmiş borçUygulanabilir kesinti hükümlerine göre 8.000 TL tahsil dairesine aktarılıp kalan tutar ödenebilir.
20.000 TL ödeme, 25.000 TL kapsam içi vadesi geçmiş borçKesintiye elverişli tutar ölçüsünde tahsil yapılır; kalan kamu borcu ayrıca takip edilir.
Tecili devam eden borçGeçerli tecil koşulları yerine getiriliyorsa belge değerlendirmesi tecil hükümlerine göre yapılır.

Tablodaki tutarlar uygulamayı açıklayan varsayımsal örneklerdir. Kesintinin hesaplanmasında hakedişin niteliği, hacizler, diğer kamu alacakları ve özel istisnalar sonucu değiştirebilir.

Özellikle vadesi geçmiş borç toplamının tam 5.000 TL olmasıyla 5.000 TL’yi aşması farklıdır. Tebliğde borç yönünden belirlenen ölçüt, toplamın 5.000 TL’yi aşmasıdır.

Hangi Vergi ve Kamu Borçları Dikkate Alınır?

13 Ağustos 2024 tarihli ve 32631 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Seri:A Sıra No:16 Tahsilat Genel Tebliği ile 22/A kapsamında dikkate alınan borç türlerinin çerçevesi genişletilmiştir.

Bu düzenleme sonrasında tür bakımından Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen tüm amme alacakları esas alınmaktadır. Dolayısıyla kapsam yalnız gelir vergisi, kurumlar vergisi veya katma değer vergisi borçlarıyla sınırlı değildir.

Bununla birlikte iki sınır devam eder:

  • Alacağın, 22/A uygulaması bakımından yetkili Bakanlık tahsil dairelerince takip ve tahsil edilen alacaklardan olması gerekir.
  • İlgili borcun vadesi ve mevzuat uyarınca takip edilebilirliği değerlendirilmelidir.

Sosyal Güvenlik Kurumuna ait prim borçları, yalnızca SGK tarafından takip edildiği için kendiliğinden bu belgeye dahil olmaz. SGK borcu bulunmadığını gösteren belgeler ile 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi kapsamındaki vergi dairesi borç durum belgesi farklı uygulamalardır. Özel mevzuatın iki belgenin birlikte aranmasını öngörmesi mümkündür.

Benzer biçimde, şirketin borcu ile şirket ortağının şahsi kamu borcu aynı hukuki sorumluluk değildir. Ortak ya da kanuni temsilci sıfatıyla takip söz konusuysa limited şirket ortağının kamu borcundan sorumluluğu ve kanuni temsilcinin şahsi sorumluluğu ayrı hukuki dayanaklarla incelenmelidir.

Borcu Yoktur Yazısı Nasıl Alınır?

6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi kapsamındaki vadesi geçmiş borç durum belgesi, Gelir İdaresi Başkanlığının elektronik hizmetleri üzerinden veya yetkili tahsil dairesine başvurularak temin edilebilir.

Uygulamada izlenecek işlem sırası şöyledir:

  1. Gelir İdaresi Başkanlığının Dijital Vergi Dairesi sistemine giriş yapılır.
  2. Vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgeye ilişkin başvuru hizmeti seçilir.
  3. Belgenin hangi kurum veya işlem için talep edildiği ve ilgili başvuru bilgileri belirtilir.
  4. Başvuru üzerine kişinin ilgili tahsil dairelerindeki borç kayıtları değerlendirilir.
  5. Düzenlenen elektronik belge ilgili kuruma sunulur veya kurumun elektronik sorgulama sistemi üzerinden kontrol edilir.

Şirketler bakımından işlemler, yetkili temsilci veya usulüne uygun yetkilendirilmiş kişiler tarafından yürütülür. Elektronik hizmetten sonuç alınamaması, belgenin hukuken alınamayacağı anlamına gelmez; yetkili tahsil dairesinden kayıt incelemesi ve belge düzenlenmesi talep edilebilir.

Kurumun Gelir İdaresi Başkanlığından elektronik ortamda belgeyi doğrudan temin ettiği durumlarda, Tahsilat Genel Tebliği gereğince işlem tarafının ayrıca fiziksel belge sunması aranmaz.

Borcu Yoktur Yazısı Kaç Gün Geçerlidir?

22/A kapsamındaki vadesi geçmiş borç durumunu gösteren belge, Tahsilat Genel Tebliği uyarınca düzenlendiği tarihten itibaren 15 gün geçerlidir.

Bu süre belgenin resmî geçerlilik süresidir; gelecekte hiçbir borç doğmayacağına ilişkin garanti değildir. Dolayısıyla belgenin düzenlenmesinden sonra yeni bir borcun vadesinin gelmesi veya mevcut borç durumunun değişmesi mümkündür.

İhale katılımında belirli bir tarihteki borç durumunun ispat edilmesi gereken hallerde ise sırf belgenin 15 günlük geçerlilik süresi yeterli olmayabilir. İhale mevzuatının esas aldığı tarih ayrıca gözetilmelidir.

Vergi Borcu Bulunan Kişi Borcu Yoktur Yazısı Alabilir mi?

Evet, belirli şartlarda alabilir. Vergi borcunun bulunması, 22/A kapsamındaki işlemlerin tamamında belge düzenlenmesini engelleyen mutlak bir neden değildir.

1. Borcun Belirlenen Sınırı Aşmaması

22/A kapsamında dikkate alınan vadesi geçmiş borç toplamı 5.000 TL’yi aşmıyorsa, ilgili ödeme veya işlem bakımından borcun bulunmadığı kabul edilir. Bunun nedeni borcun hukuken ortadan kalkması değil, Tebliğle belirlenen eşik nedeniyle işlem yapılmasına izin verilmesidir.

2. Borcun Tecil veya Taksitlendirilmiş Olması

6183 sayılı Kanun’un 48. maddesine göre tecil edilen kamu borçları, tecil şartlarına uygun biçimde ödendiği sürece 22/A kapsamında vadesi geçmiş borç olarak değerlendirilmez. Bununla birlikte, belge verilmesinde tecil edilmiş borcun belirli kısmının ödenmesine ilişkin özel kurallar da dikkate alınır.

Genel tecil uygulamasında, borcu bulunmadığını gösteren yazının verilmesi yönünden tecil edilen borç tutarının en az %10’unun ödenmesi şartı önem taşır.

Ayrıca 16 Haziran 2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Seri:B Sıra No:20 Tahsilat Genel Tebliği ile belirli borçlar için özel tecil imkânı düzenlenmiştir. Bu rejimde de taksitlendirilen borcun en az %10’unun ödenmiş olması ve diğer şartların yerine getirilmesi hâlinde borcun ilgili belgeye yansıtılmaması öngörülmüştür.

Bu özel tecil uygulamasının başvuru süresi 31 Ağustos 2026 tarihinde sona ermiştir. Süresi içinde başvurularak oluşturulmuş ve şartları devam eden tecil işlemlerinin hukuki etkisi ise ayrıca değerlendirilir.

Tecilin kabul edilmiş olması ile yalnızca tecil başvurusunun yapılmış olması birbirinden farklıdır. Başvuru yapıldığının ispatı tek başına vadesi geçmiş borcu ortadan kaldırmaz. Borcun yapılandırılması, teminatlandırılması ve tecil koşullarının yerine getirilmesi gerektiğinde kamu alacağı için kabul edilen teminatların hukuki niteliği de incelenmelidir.

3. Yargı Kararıyla Tahsilatın Durdurulması

Vadesi geçmiş kamu borcunun takip veya tahsilinin mahkeme kararıyla durdurulduğu yahut kanunen durması gereken bir durum bulunduğu hallerde, borç kayıtlarda görünmeye devam etse bile Tebliğ uyarınca ödeme veya işlem yapılmasına muvafakat edildiğini belirten belge düzenlenebilir.

Ancak borca karşı dava açılmış olması her durumda tahsilatın durduğu anlamına gelmez. Yargılamanın türü, dava konusu işlem ve yürütmenin durdurulması hükümleri somut olarak incelenmelidir.

Borcu Yoktur Yazısı Alınamazsa Kamu Ödemesinden Kesinti Yapılır mı?

6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi ve Tahsilat Genel Tebliği, kapsama giren ödemelerde borçlunun talebi aranmaksızın kamu borcuna karşılık kesinti yapılmasını düzenlemektedir.

Belirlenen sınırın üzerinde vadesi geçmiş borç bulunması halinde, Tebliğdeki şartlara göre hak sahibine yapılacak ödemeden, borç durum belgesinde gösterilen borcu aşmamak üzere kesinti yapılarak ilgili tahsil dairesine aktarım gerçekleştirilir.

Örneğin kamu kurumundan 150.000 TL hakediş alacağı bulunan yüklenicinin, 22/A kapsamında dikkate alınan 30.000 TL vadesi geçmiş kamu borcu varsa, başka bir kesinti veya hukuki engel bulunmadığı varsayımında 30.000 TL tahsil dairesine aktarılıp 120.000 TL yükleniciye ödenebilir.

Bu örnekte kamu borcunun varlığı, 150.000 TL’lik hakediş alacağının tamamının ortadan kalkması sonucunu doğurmaz. Aynı şekilde alacağın tahsil dairesine aktarılması, kesintinin yapıldığı an ile borcun hukuken ödenmiş sayıldığı anın her zaman aynı olduğu anlamına gelmez.

Genel bütçeli idarelerde muhasebe işlem fişinin düzenlendiği tarih, diğer ilgili idarelerde kesilen tutarın tahsil dairesi hesaplarına aktarıldığı tarih ödeme tarihi bakımından önem taşır. Bu ayrım gecikme zammının hesabını etkileyebilir.

Birden fazla tahsil dairesine borç bulunması, hakediş alacağına önceden haciz uygulanması veya diğer kamu idarelerinin aynı tutardan kesinti yapması gerektiği hallerde özel dağıtım kuralları uygulanır. Bu konunun ayrıntıları kamu ödemelerinde vergi borcu kesintisi kapsamında değerlendirilir.

Hakediş Alacağının Başkasına Devredilmesi Borcu Yoktur Kontrolünü Engeller mi?

6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi, belge aranması zorunlu olan ödemelere ilişkin devir, temlik ve el değiştirme işlemlerine özel sınırlama getirmiştir.

İşçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, bu kapsamdaki ödeme alacağının üçüncü kişiye devredilmesi, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan tutar bakımından hüküm ifade eder.

Bu nedenle borçlu yüklenicinin hakediş alacağını başka bir şirkete temlik etmesi, 22/A kapsamında yapılması gereken borç kontrolünü ve kesintiyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte alacağın temliki ile borçlunun malvarlığı üzerindeki başka tasarruflarının iptali aynı kurum değildir. 6183 sayılı Kanun’un 27-31. maddelerinde düzenlenen hükümsüz tasarruflar ve vergi borcu varken yapılan mal devirleri farklı koşullara dayanır.

Borcu Yoktur Yazısındaki Hatalara Karşı Ne Yapılabilir?

Borç durum belgesi, idarenin kayıtlarına dayanmakla birlikte bu kayıtların her zaman maddi ve hukuki bakımdan doğru olduğu varsayılamaz. Ödenmiş borcun açık görünmesi, mahsup işleminin kayda geçirilmemesi, yanlış dönem borcu, hatalı sorumluluk tespiti veya takibi durmuş bir alacağın aktif borç olarak değerlendirilmesi uyuşmazlık doğurabilir.

Böyle bir durumda öncelikle ilgili tahsil dairesinden borcun dayanağı, dönemi, tahakkuk ve vade bilgileri ile tahsilat kayıtlarının açıklanması istenmelidir.

Başvuruda özellikle şu belgeler önem taşır:

  • Borç durumunu gösteren resmî belge ve başvuru kaydı.
  • Vergi dairesinin ayrıntılı borç dökümü.
  • Ödeme makbuzları ve banka dekontları.
  • Mahsup ve iade talep dilekçeleri ile bunların işlem sonuçları.
  • Tecil, taksitlendirme veya yapılandırma kararları ve ödeme kayıtları.
  • Tahsilatı durduran mahkeme kararları.
  • İlgili döneme ait ihale, hakediş veya diğer işlem belgeleri.

Uyuşmazlığın yalnızca elektronik sistemdeki kayıt hatasından doğması halinde kayıt düzeltmesiyle sonuç alınabilir. Ancak borcun hukuki varlığı tartışmalıysa ödeme emri, tarhiyat, sorumluluk işlemi veya belge düzenlenmesinin reddi bakımından ayrı yargısal denetim gerekebilir.

Belgenin düzenlenmemesi nedeniyle uğranılan hukuki engelin kaldırılması için, işlemi tesis eden idare, işlemin türü ve davanın konusu belirlenmelidir. Her durumda doğrudan 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesindeki otuz günlük özel ceza davası süresinin uygulanması doğru değildir. Bu süre, maddede öngörülen idari para cezasına ilişkin açık özel hükümdür.

İhale İşlemlerinde Borç Kaydının Sonradan Değişmesi

Danıştay 13. Dairesinin 10 Eylül 2025 tarihli, E.2025/1761, K.2025/2581 sayılı kararı, elektronik borç durumundaki değişikliklerin hukuki değerlendirmede nasıl ele alınacağını göstermektedir.

Kararda, ihale tarihinde idarenin sisteminde borç görünmemesine rağmen, sonradan yapılan mahsup ve kayıt işlemleri sebebiyle geçmiş tarih itibarıyla borç ortaya çıkmasının sonuçları incelenmiştir. Danıştay, istekliden kaynaklanmayan idari kayıt ve işlem gecikmelerinin, geçici teminatın gelir kaydedilmesi gibi ağır yaptırımlara dayanak oluşturmasını ölçülülük ilkesi bakımından hukuka aykırı bulmuştur.

Bu kararın önemi, borç durum belgesinin yalnızca sonradan görüntülenen kayıt üzerinden değil, esas alınması gereken tarihteki hukuki ve idari durumla birlikte değerlendirilmesidir.

Bununla birlikte karar, gerçekten mevcut ve ilgili tarihte kesinleşmiş kamu borcunun yok sayılacağı anlamına gelmez. İdarenin kayıt gecikmesinden kaynaklanan durum ile borçlunun gerçek ve ispatlanabilir borçluluğu birbirinden ayrılmalıdır.

Borcu Yoktur Yazısı Aranmadan İşlem Yapılmasının Cezası Nedir?

6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi, zorunlu olduğu halde borç durumunu gösteren belgeyi aramaksızın ödeme yapan veya işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara idari para cezası uygulanmasını öngörmektedir.

Kanun metnindeki temel tutar 4.000 TL olmakla birlikte, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17/7. maddesi uyarınca idari para cezaları yıllık yeniden değerleme oranına göre artırılır.

2024 yılı için resmî Tahsilat Genel Tebliği’nde gösterilen ceza 31.837 TL’dir. 2024 yılı yeniden değerleme oranı %43,93 ve 2025 yılı yeniden değerleme oranı %25,49 esas alınıp her yıl bir Türk lirasının küsuru dikkate alınmadığında, 2026 yılında 22/A kapsamındaki idari para cezası 57.502 TL olarak hesaplanmaktadır.

Ceza, yükümlülüğün ihlal edildiği ödeme veya işlem yılı için geçerli tutar üzerinden ve koşulları gerçekleşen her ayrı ödeme veya işlem bakımından uygulanır.

6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesine göre:

  • İdari para cezası, takibe yetkili tahsil dairesince uygulanır.
  • Ceza tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.
  • Cezaya karşı tebliği takip eden otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.

Belgenin aranmasının zorunlu olmadığı bir işlem için ceza uygulanamaz. İhlal tarihinde geçerli ödeme eşiği, işlemin niteliği, istisnalar, belgenin elektronik ortamda kurum tarafından temin edilip edilmediği ve ceza işlemini tesis eden makamın yetkisi denetlenmelidir.

Danıştay 2. Dairesinin 1 Mart 2023 tarihli, E.2021/9039, K.2023/846 sayılı kararı, belediyenin hakediş ödemelerinde belge arama yükümlülüğünün ihlali üzerine uygulanan idari para cezasına ilişkin yargısal denetimi konu almaktadır. Karar, yükümlülüğün ihlal edildiği tarih ve o tarihteki Tebliğ hükümleri üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğinin uygulamadaki önemini göstermektedir.

Uygulamada Borcu Yoktur Yazısı İçin Hangi Hukuki Kontroller Yapılmalıdır?

Bir kamu ödemesi veya işleminde 22/A kapsamında uyuşmazlık yaşandığında, yalnızca sistemde borç görünüp görünmediğine bakmak yeterli değildir. Hukuki değerlendirme aşağıdaki sırayla yapılmalıdır:

  1. İşlemin kapsamı: Ödeme veya işlem 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi ve ilgili uygulama düzenlemesi kapsamında mı?
  2. Ödeme eşiği: İşlem için belirlenen tutar sınırı aşılmış mı?
  3. Borcun türü ve tutarı: Borç, Hazine ve Maliye Bakanlığı tahsil dairelerince takip edilen ve 22/A kapsamında dikkate alınması gereken alacaklardan mı?
  4. Vade ve takip durumu: Borç gerçekten vadesi geçmiş ve tahsil yönünden dikkate alınabilecek nitelikte mi?
  5. Tecil veya yargı kararı: Borcun tecili, yapılandırılması ya da takibinin durdurulması söz konusu mu?
  6. Belgenin tarihi: Belge geçerli mi ve hukuken esas alınması gereken tarihteki durumu gösteriyor mu?
  7. Ödeme sonucu: Kesinti, kalan bakiyenin ödenmesi veya özel istisna hükümlerinden hangisi uygulanmalı?

Şirket ortaklığı veya kanuni temsilcilik nedeniyle şahsi sorumluluk doğduğu iddia ediliyorsa sorumluluğun kanuni koşulları ayrıca araştırılmalıdır. Şirketler arasındaki pay devirlerinin kamu borcu sorumluluğuna etkisi ise limited şirkette pay devri ve vergi borcu konusuyla bağlantılıdır; sırf pay devrinin varlığı bütün kamu borçlarının otomatik olarak devralana yüklendiğini göstermez.

Sık Sorulan Sorular

Borcu yoktur yazısı olmadan kamu kurumundan ödeme alınabilir mi?

Ödeme türü bakımından belge arama zorunluluğu bulunmuyorsa veya Tebliğde belirlenen istisnalardan biri uygulanıyorsa ödeme yapılabilir. Belge arama zorunluluğu bulunan ödemelerde ise borç kontrolü gerçekleştirilerek gerektiğinde kamu borcu kesintisi yapılır.

5.000 TL vergi borcu bulunan kişiye ödeme yapılır mı?

22/A kapsamında dikkate alınan toplam vadesi geçmiş borç 5.000 TL’yi aşmıyorsa bu uygulama bakımından borç bulunmadığı kabul edilir. Bununla birlikte ödeme türünün diğer hukuki şartları ayrıca değerlendirilir.

Borcu yoktur yazısı ne kadar süre kullanılabilir?

22/A kapsamında düzenlenen belge, tanzim edildiği tarihten itibaren 15 gün geçerlidir. Özel işlem veya ihale mevzuatının belirli bir tarihe ilişkin belge arama koşulları ayrıca saklıdır.

Vergi borcu taksitlendirilmiş olan şirket borcu yoktur yazısı alabilir mi?

Evet. Geçerli tecil veya taksitlendirme koşullarının yerine getirilmesi ve belge düzenlenmesine ilişkin ödeme şartlarının sağlanması halinde belge alınabilir. Sadece başvuruda bulunulması yeterli değildir.

Şirketin vergi borcu ortağın şahsi borcu sayılır mı?

Hayır. Şirket ve ortak ayrı hukuki kişilik ve sorumluluk esaslarına tabidir. Ortağın şirketin kamu borcundan sorumlu tutulabilmesi için 6183 sayılı Kanun’daki özel şartların gerçekleşmesi gerekir.

Mahkeme kararıyla kazanılan alacak için borcu yoktur belgesi istenebilir mi?

Evet. 7524 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra, 1 Ekim 2024 tarihinden itibaren ilgili kamu kurumlarının 5.000 TL’nin üzerindeki mahkeme kararı ve icra emrine dayalı ödemelerinde belge arama zorunluluğu uygulanmaktadır.

Borcu yoktur yazısı istenmeden ödeme yapan kuruma hangi ceza verilir?

6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesindeki koşulları gerçekleşen belge arama yükümlülüğünün ihlal edilmesi halinde, işlem yılına göre güncellenen idari para cezası uygulanır. 2026 yılı için yeniden değerleme esaslarıyla hesaplanan tutar 57.502 TL’dir.

Sonuç: Borcu Yoktur Yazısında Asıl Belirleyici Olan Nedir?

Borcu yoktur yazısı, kamu alacaklarının tahsilini güvence altına alan bir kontrol aracıdır. 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi bu aracı belirli ödemeler ve işlemler bakımından düzenlemektedir. Uygulamada esas olan, herhangi bir borcun bulunup bulunmadığına soyut biçimde bakılması değil; ilgili alacağın türünün, tutarının, vadesinin, ödeme veya işlem kapsamının ve istisnaların birlikte değerlendirilmesidir.

Belge arama zorunluluğunun bulunması, hak sahibinin alacağından tamamen yoksun bırakılmasını gerektirmez. Kesinti yapılabilecek durumlarda borç tutarı ayrılarak kalan ödeme gerçekleştirilebilir. Tecil edilmiş veya takibi durmuş borçlar yönünden ise ilgili özel şartlara göre belge düzenlenmesi mümkündür.

Belgenin verilmemesi, yanlış borç gösterilmesi, hakedişten hukuka aykırı kesinti yapılması veya belge aranmadan işlem tesis edildiği gerekçesiyle idari para cezası uygulanması halinde, uyuşmazlığa konu işlemin hukuki niteliği ve süresi ayrı ayrı incelenmelidir. Bu tür uyuşmazlıklarda vergi hukuku alanında hukuki danışmanlık ve dava takibi kapsamında idari başvurular ve yargısal yollar değerlendirilebilir.

Kaynakça ve Hukuki Dayanaklar

  1. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, özellikle m.1-3, 22, 22/A, 35, mükerrer 35, 48 ve 51.
  2. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, özellikle m.17.
  3. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, mükerrer m.298.
  4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m.2 ve 7.
  5. 30.06.2007 tarihli, 26568 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği Seri:A Sıra No:1, Birinci Kısım, İkinci Bölüm, V. başlık ve ilgili değişiklikler. GİB konsolide uygulama metni (01.10.2024).
  6. 13.08.2024 tarihli ve 32631 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği Seri:A Sıra No:16.
  7. 05.09.2024 tarihli ve 32653 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği Seri:A Sıra No:17.
  8. 16.06.2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği Seri:B Sıra No:20.
  9. Gelir İdaresi Başkanlığı, yeniden değerleme oranları.
  10. Danıştay 10. Daire, 26.11.2020, E.2018/795, K.2020/5476.
  11. Danıştay 2. Daire, 01.03.2023, E.2021/9039, K.2023/846.
  12. Danıştay 13. Daire, 10.09.2025, E.2025/1761, K.2025/2581.

Yazar: Av. Fatih SEFER