Hangi Hâllerde Ceza Davasında Bilirkişi İncelemesi Yapılır?

Ceza davasında bilirkişi incelemesi, suçun aydınlatılması veya delillerin değerlendirilmesi için uzmanlık, özel ya da teknik bilgiye ihtiyaç duyulduğunda yapılır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 63. maddesine göre bilirkişi görevlendirilmesine soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise hâkim veya mahkeme karar verebilir. Genel bilgiyle veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilen konularda bilirkişiye başvurulamaz. Bilirkişi teknik konularda görüş bildirir; suçun işlenip işlenmediğine ve sanığın cezalandırılıp cezalandırılmayacağına karar veremez.

Bilirkişi incelemesinin gerekli olup olmadığı, hangi uzmanın görevlendirileceği, incelemenin kapsamı ve raporun nasıl değerlendirileceği ceza yargılamasının sonucunu etkileyebilir. Ancak bilirkişi raporu tek başına mahkûmiyet veya beraat anlamına gelmez. Raporun diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi ve hükmün mahkeme tarafından gerekçelendirilmesi gerekir.

Ceza Davasında Bilirkişi İncelemesi Nedir?

Bilirkişi incelemesi, ceza soruşturması veya kovuşturmasında ortaya çıkan ve hâkim ya da Cumhuriyet savcısının genel bilgisiyle çözülemeyen teknik bir sorunun uzman tarafından incelenmesidir. Bilirkişi, uzmanlık alanına giren olguları bilimsel veya teknik yöntemlerle değerlendirerek görüşünü raporla ya da gerektiğinde sözlü olarak bildirir.

Bilirkişilik faaliyetinin temel düzenlemeleri CMK’nın 62 ila 72. maddelerinde ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nda bulunmaktadır. CMK m.62 uyarınca tanıklığa ilişkin hükümlerden bilirkişiliğe özgü düzenlemelere aykırı olmayanlar bilirkişiler hakkında da uygulanır.

Bilirkişi, yargılamayı yapan hâkimin yerine geçen bir karar mercii değildir. Görevi, mahkemenin hukuki değerlendirme yapabilmesi için gerekli uzmanlık bilgisini sağlamaktır. Bilirkişinin hangi soruyu cevaplayacağı ve incelemenin sınırları görevlendirme kararında belirlenir.

Bilirkişi İncelemesi Hangi Durumlarda Yapılır?

CMK m.63/1 uyarınca bilirkişiye başvurulabilmesi için çözülmesi gereken meselenin uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektirmesi gerekir. Bu şart, olayda herhangi bir teknik unsurun bulunmasından daha dar kapsamlıdır. Teknik bilgiye gerçekten ihtiyaç duyulmalı ve inceleme maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına katkı sağlayabilecek nitelikte olmalıdır.

Ceza yargılamasında bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulabilecek başlıca konular şunlardır:

  • Adli tıp incelemeleri: Yaralanmanın tıbbi niteliğinin, meydana gelen sağlık sorunlarının veya ölüm nedeninin uzmanlık bilgisiyle belirlenmesi.
  • Dijital deliller: Bilgisayar, telefon veya dijital kayıtlar üzerindeki teknik verilerin incelenmesi; görüntü ve ses kayıtlarının teknik özelliklerinin değerlendirilmesi.
  • Mali incelemeler: Muhasebe kayıtlarının, hesap hareketlerinin ve mali işlemlerin özel bilgi gerektiren yönlerinin araştırılması.
  • Kriminal incelemeler: Parmak izi, belge, imza, yazı veya fiziksel bulgular üzerinde uzmanlık gerektiren karşılaştırmaların yapılması.
  • Trafik ve mühendislik incelemeleri: Kaza oluşumunun teknik yönlerinin, araçların özelliklerinin veya fiziksel koşulların değerlendirilmesi.
  • Teknik hesaplamalar: Belirli bir olayla ilgili olarak uzmanlık gerektiren miktar, değer veya ölçüm hesaplamalarının gerçekleştirilmesi.

Bu konuların bulunması, her dosyada bilirkişi görevlendirilmesini zorunlu kılmaz. İncelenecek teknik sorun mevcut delillerle yeterince açıklığa kavuşmuşsa yeni bir bilirkişi incelemesine ihtiyaç olmayabilir. Buna karşılık özel bir kanun hükmünün belirli konularda uzman incelemesini öngördüğü durumlar ayrıca değerlendirilir.

Hangi Konularda Bilirkişiye Başvurulamaz?

CMK m.63 ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m.3, bilirkişiye başvurulamayacak konular bakımından açık sınırlar koymuştur.

Genel bilgi veya tecrübeyle çözülebilen meselelerde ve hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle değerlendirilebilecek konularda bilirkişi incelemesi yaptırılamaz.

Örneğin bir eylemin hangi suç tipini oluşturduğu, suçun manevi unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği, ceza sorumluluğunun hangi hukuki hükme dayandığı veya kanun hükümlerinin nasıl yorumlanacağı bilirkişinin değil, yargı makamının görev alanındadır.

Ayrıca CMK m.67/3 uyarınca bilirkişi, raporunda hukuki nitelendirme ve değerlendirmede bulunamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler de hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduklarını belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemezler.

Bu sınırlamaların ayrıntıları, hukuki konularda bilirkişi incelemesi yapılıp yapılamayacağı başlıklı yazıda ayrıca ele alınmaktadır.

Bilirkişi İncelemesini Kim İsteyebilir?

CMK m.63/1’e göre bilirkişi incelemesi yapılmasına kendiliğinden karar verilebileceği gibi aşağıdaki kişilerin istemi üzerine de karar verilebilir:

  • Cumhuriyet savcısı,
  • Katılan,
  • Katılanın vekili,
  • Şüpheli veya sanık,
  • Şüpheli veya sanığın müdafii,
  • Kanuni temsilci.

Şüpheli veya sanığın bilirkişi incelemesi istemesi için suçlamayı kabul etmesi gerekmez. Savunmayı destekleyen, suçlamanın teknik dayanağını sorgulayan veya mevcut delillerdeki eksiklikleri ortaya koymaya yönelik inceleme talebinde bulunulabilir.

Talebin kabul edilmesi otomatik değildir. Yetkili makam, istenen incelemenin uyuşmazlıkla ilgisini ve uzmanlık bilgisine gerçekten ihtiyaç bulunup bulunmadığını değerlendirir.

Soruşturma aşamasında bilirkişi incelemesine kim karar verir?

CMK m.63/3 uyarınca soruşturma evresinde bilirkişi atanmasına Cumhuriyet savcısı karar verebilir. Savcı, suç şüphesinin araştırılması sırasında kendiliğinden bilirkişi görevlendirebileceği gibi şüpheli veya müdafi tarafından ileri sürülen inceleme taleplerini de değerlendirebilir.

Soruşturma sırasında düzenlenen bilirkişi raporu, suç şüphesinin değerlendirilmesinde ve soruşturmanın sonucuna ilişkin karar verilmesinde dikkate alınabilecek materyallerden biridir.

Kovuşturma aşamasında bilirkişiye kim karar verir?

İddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma aşamasında bilirkişi atanmasına hâkim veya mahkeme karar verir. Mahkeme, tarafların talebi bulunmasa bile çözülmesi gereken teknik bir sorun tespit ederse bilirkişi incelemesi yaptırabilir.

Şüpheli veya sanığın lehine olabilecek teknik bulguların araştırılması bakımından da inceleme talebinde bulunulabilir. Bu aşamada teknik delillere ilişkin ceza savunmasının hazırlanması, bilirkişiye yöneltilecek soruların ve mevcut incelemedeki eksikliklerin somutlaştırılmasını da kapsar.

Ceza Davasında Bilirkişi Nasıl Atanır?

CMK m.64 ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu uyarınca bilirkişiler kural olarak bilirkişilik bölge kurullarınca oluşturulan listelerden seçilir.

Görevlendirmede incelenecek konunun hangi uzmanlık alanına girdiği belirlenir. İlgili bölge listesinde uzman bulunmaması veya kanunda belirtilen diğer koşulların gerçekleşmesi durumunda başka bölge listelerine başvurulabilir. Kanuni şartların bulunması hâlinde liste dışından bilirkişi görevlendirilmesi de mümkündür.

Kanunların belirli konularda görevlendirdiği resmî bilirkişiler öncelikle atanır. Bununla birlikte kamu görevlileri, bağlı bulundukları kurumla ilgili davalarda bilirkişi olarak atanamazlar.

Birden fazla bilirkişi görevlendirilmesi de mümkündür. CMK m.63/2 gereğince bilirkişi sayısının birden fazla belirlenmesi gerekçelendirilmelidir. Birden fazla bilirkişi atanması isteminin reddinde de gerekçeli karar verilmesi gerekir.

Bilirkişinin seçimi, listelerin uygulanması ve görevlendirme sürelerine ilişkin ayrıntılar için bilirkişi atanması, seçimi ve görev süresi konulu incelemeye bakılabilir.

Bilirkişi İncelemesi Nasıl Yapılır?

CMK m.66’ya göre bilirkişi incelemesi, görevlendirme kararıyla başlar. Kararda incelemenin konusu, uzmanlık gerektiren sorular ve görevin tamamlanması için verilen süre gösterilir.

İncelemenin sağlıklı yürütülebilmesi için aşağıdaki aşamalar önem taşır:

  1. Teknik sorunun belirlenmesi: Hangi olgunun uzmanlık bilgisiyle açıklığa kavuşturulacağı tespit edilir.
  2. Görevlendirme kararının verilmesi: Yetkili makam, bilirkişinin görevini ve incelemenin sınırlarını belirler.
  3. İncelenecek materyallerin sunulması: Bilirkişiye görev alanıyla ilgili belge, kayıt ve diğer materyaller iletilir.
  4. Teknik incelemenin gerçekleştirilmesi: Bilirkişi, uzmanlık alanına uygun yöntemleri kullanarak inceleme yapar.
  5. Raporun hazırlanması: Yapılan işlemler, kullanılan yöntemler ve ulaşılan sonuçlar gerekçeleriyle rapora yazılır.
  6. Raporun değerlendirilmesi: İlgililere görüşlerini ve gerekli taleplerini bildirebilmeleri için usulüne uygun imkân tanınır.

Bilirkişi, görevini kendisini atayan merci ile ilişki içinde yürütür. İnceleme sırasında gerekli tedbirlerin alınmasını isteyebilir ve uzmanlık alanı dışında kalan bir sorun hakkında ilgili merciin izniyle başka uzmanların bilgisine başvurulması gündeme gelebilir.

CMK m.66/5 uyarınca ilgililer, inceleme sırasında bilirkişiye teknik bilgi verebilecek kişilerin dinlenmesini veya belirli araştırmaların yapılmasını da yetkili merciden isteyebilir.

Bilirkişi şüpheli veya sanığa doğrudan soru sorabilir mi?

CMK m.66/6 gereğince bilirkişi, gerekli olması hâlinde mağdur, şüpheli veya sanığa mahkeme başkanı, hâkim ya da Cumhuriyet savcısı aracılığıyla soru sorabilir. Yetkili merci bilirkişinin doğrudan soru sormasına da izin verebilir.

Muayene ile görevlendirilen hekim bilirkişinin, görevini yerine getirirken zorunlu gördüğü soruları doğrudan yöneltebilmesine ilişkin özel düzenleme saklıdır.

Bu yetki, bilirkişinin kolluk veya Cumhuriyet savcısı yerine geçerek bağımsız bir şüpheli ifadesi alabileceği anlamına gelmez. Bilirkişinin soruları teknik incelemenin gerektirdiği sınırlar içinde kalmalıdır.

Bilirkişi Raporu Ne Kadar Sürede Hazırlanır?

CMK m.66/1 uyarınca bilirkişi incelemesinin tamamlanması için verilen süre, işin niteliğine göre üç ayı geçemez.

Özel sebeplerin zorunlu kılması durumunda bilirkişinin istemi üzerine, kendisini görevlendiren merciin gerekçeli kararıyla bu süre en fazla üç ay daha uzatılabilir.

Dolayısıyla genel düzenleme kapsamında ilk görevlendirme süresi en fazla üç ay, gerekçeli uzatma süresi ise en fazla üç aydır. Bu süreler bilirkişi görevinin yerine getirilmesine ilişkindir; ceza davasının tamamlanması için belirlenmiş süreler değildir.

Belirlenen sürede raporunu sunmayan bilirkişi CMK m.66/2 uyarınca değiştirilebilir. Böyle bir durumda bilirkişinin yaptığı işlemleri açıklayan raporu sunması ve kendisine teslim edilmiş eşya ve belgeleri iade etmesi gerekir. Ayrıca kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde ücret ödenmemesi ve disiplin sürecinin işletilmesi gündeme gelebilir.

Bilirkişi Raporunda Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?

CMK m.67/1 uyarınca bilirkişi, yaptığı işlemleri ve ulaştığı sonuçları açıklayan raporunu imzalayarak ilgili mercie verir veya gönderir.

Denetlenebilir bir bilirkişi raporunda özellikle şu hususların açıklanması önemlidir:

  • İncelemenin konusu ve bilirkişiden cevaplandırılması istenen teknik sorular,
  • İncelenen belgeler, kayıtlar ve diğer materyaller,
  • Kullanılan bilimsel veya teknik yöntem,
  • İncelemenin gerçekleştiriliş biçimi,
  • Ulaşılan bulgular ve bunların dayanakları,
  • Varsa incelemeyi sınırlayan hususlar,
  • Teknik sorulara verilen gerekçeli cevaplar.

Birden fazla bilirkişinin farklı görüşlere ulaşması hâlinde bu görüş ayrılıklarının gerekçeleri raporda gösterilir.

Raporun yalnız sonuç bildirmesi, kullanılan teknik yöntemi veya sonuca hangi veriler üzerinden ulaşıldığını açıklamaması, raporun denetlenebilirliği bakımından sorun oluşturabilir.

Bilirkişinin teknik değerlendirmesi ile hukuki değerlendirme birbirinden ayrılmalıdır. Bir raporda teknik bulgular açıklanabilir; ancak bu bulgulardan hareketle sanığın hangi suçtan cezalandırılması gerektiğine karar verilmesi bilirkişinin görev alanına girmez.

Bilirkişi Raporu Mahkemeyi Bağlar mı?

Bilirkişi raporu mahkemeyi bağlamaz. Ceza mahkemesi rapordaki teknik değerlendirmeleri diğer delillerle birlikte inceler ve hükmünü dosyanın tamamına göre oluşturur.

CMK m.217 uyarınca hâkim, kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış hukuka uygun delillere dayanarak oluşturduğu vicdani kanaate göre verir.

Bilirkişi raporunun uzmanlık içeren açıklamaları önemli olabilir; ancak raporun varlığı mahkemenin delilleri değerlendirme ve hükmünü gerekçelendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Mahkeme, bir bilirkişi raporunu neden benimsediğini veya neden yeterli görmediğini somut gerekçelerle açıklamalıdır. Bu konunun ayrıntıları bilirkişi raporunun delil değeri ve hâkimi bağlayıcılığı başlıklı yazıda ele alınmaktadır.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilebilir mi?

CMK m.67/5 uyarınca bilirkişi incelemesi tamamlandığında, ilgili kişilere yeni bilirkişi incelemesi yapılmasını veya itirazlarını bildirmeyi isteyebilmeleri için süre verilir.

Rapordaki teknik eksiklikler, hesaplama hataları, değerlendirilmemiş belgeler, yöntem sorunları veya raporlar arasındaki çelişkiler somut biçimde ortaya konularak ek inceleme talep edilebilir.

6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m.3/7 uyarınca aynı konuda bir kez rapor alınması esastır. Bununla birlikte rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi amacıyla ek rapor istenebilir. Somut olayın özelliklerine göre yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması da gündeme gelebilir.

CMK m.67/5’te bütün dosyalar için sabit bir itiraz süresi öngörülmemiştir. İnceleme tamamlandığında ilgili kişilere taleplerini bildirebilmeleri için süre verilir. Aynı hükümde, bu kişilerin istemleri reddedildiğinde üç gün içinde gerekçeli karar verilmesi düzenlenmiştir. Bu üç günlük süre, bilirkişi raporuna itiraz etmek için tanınmış genel bir süre değildir.

Rapora karşı ileri sürülebilecek itirazlar ve talep usulü ceza davasında bilirkişi raporuna itiraz başlıklı ayrı makalede açıklanmaktadır.

Ceza Davasında Uzman Mütalaası Alınabilir mi?

CMK m.67/6 uyarınca Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii ya da kanuni temsilci, yargılama konusu olayla ilgili olarak veya bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da rapor hakkında uzmanından bilimsel mütalaa alabilir.

Uzman mütalaası, yetkili yargı merciinin görevlendirdiği bilirkişinin raporundan farklıdır. İlgililerin bilimsel veya teknik bir konuda uzman görüşü edinmesine ve bunu dosyaya sunmasına imkân verir.

Ancak CMK m.67/6’ya göre yalnızca uzman mütalaası alınacak olması gerekçesiyle ayrıca süre istenemez.

Uzman görüşünün elde edilmesi, kapsamı ve resmî bilirkişi raporundan farkları ceza davasında uzman mütalaası yazısında incelenmektedir.

Bilirkişi Duruşmada Dinlenebilir mi?

CMK m.68 uyarınca mahkeme, bilirkişinin duruşmada dinlenmesine her zaman karar verebilir. İlgililerden birinin istemi üzerine de bilirkişi açıklamada bulunmak üzere duruşmaya çağrılabilir.

Bilirkişinin duruşmada dinlenmesi, özellikle raporda yeterince açıklanmamış teknik konuların aydınlatılması bakımından önemlidir.

Duruşmada bilirkişiye uzmanlık alanındaki bulguları, kullandığı yöntemi ve raporundaki sonuçları açıklamaya yönelik sorular yöneltilebilir.

CMK m.68/3 gereğince bilimsel mütalaa hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesi bakımından da bu maddedeki hükümler uygulanır.

Bilirkişi Tarafsız Olmak Zorunda mı?

Bilirkişi görevini bağımsız, tarafsız ve objektif şekilde yerine getirmek zorundadır. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m.3 uyarınca bilirkişi görevini dürüstlük kurallarına uygun yürütmeli, kendisine verilen görevi bizzat yerine getirmeli ve görev nedeniyle öğrendiği gizli bilgileri korumalıdır.

CMK m.69’a göre hâkimin reddini gerektiren sebepler bilirkişi bakımından da geçerlidir. Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii ya da kanuni temsilci bilirkişinin reddini isteyebilir.

Ret talebinde bulunan kişinin ret sebebini ve dayandığı olguları açıklaması gerekir. Kovuşturma aşamasında talebi davaya bakan hâkim veya mahkeme inceler. Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının kabul etmediği ret talebi sulh ceza hâkimi tarafından değerlendirilir.

CMK m.70 uyarınca tanıklıktan çekinme sebepleri bilirkişiler bakımından da geçerlidir. Bilirkişi diğer geçerli sebeplerle de görüş bildirmekten çekinebilir.

Bilirkişi İncelemesine İlişkin Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2022 Tarihli Kararı

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2022 tarihli, 2022/89 E. ve 2022/835 K. sayılı kararında, bilirkişiye başvurulacak konuların belirlenmesi ve bu konuda karar verme yetkisinin yargı makamlarında bulunması üzerinde durulmuştur.

Kararda, uzmanlığı veya özel ve teknik bilgiyi gerektirmeyen meselelerde bilirkişiye başvurmanın kanuni bir zorunluluk olmadığı belirtilmiştir. CMK m.63’te bilirkişi görüşü alınmasına karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması, her uyuşmazlıkta bilirkişi atanmasını zorunlu kılmamaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2016 Tarihli Kararı

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2016 tarihli, 2015/1149 E. ve 2016/182 K. sayılı kararında, bilirkişi raporları arasında belirgin çelişki bulunması hâlinde bu çelişkinin giderilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Bununla birlikte kararda, raporlar arasındaki her görüş ayrılığının mutlaka yeni bir bilirkişi incelemesini gerektirmediği de açıklanmıştır. Belirleyici olan, özel veya teknik bilgi gerektiren meselenin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından yeterince açıklığa kavuşturulup kavuşturulmadığıdır.

Bu yaklaşım, bilirkişi incelemesinin amacının rapor sayısını artırmak değil, uyuşmazlığın çözümü için gerekli teknik bilgiyi sağlamak olduğunu göstermektedir.

Ceza Davasında Bilirkişi Ücretini Kim Öder?

CMK m.72 uyarınca bilirkişiye harcadığı emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir. Bu konuda Adalet Bakanlığınca belirlenen ve güncellenen ücret tarifesi esas alınır.

2026 yılında bilirkişilik ücretleri bakımından 26 Aralık 2025 tarihli ve 33119 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026 Yılı Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesi uygulanmaktadır.

Yargı merciince yaptırılan bilirkişi incelemesine ilişkin ücret ve giderler ceza muhakemesi giderleri kapsamında değerlendirilir. Bu giderlerin nihai olarak kime yükletileceği, CMK’nın yargılama giderlerine ilişkin 324 ve devamı maddeleri ile davanın sonucuna göre belirlenir.

Tarafların kendi istemleriyle temin ettikleri uzman mütalaalarının giderleri ile yargı merciince görevlendirilen bilirkişinin ücreti aynı hukuki esaslara tabi değildir. Bu iki durum birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Ceza Davasında Bilirkişi İncelemesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Her ceza davasında bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu mudur?

Hayır. Bilirkişi incelemesi yalnızca uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren konularda yapılabilir. Genel bilgiyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilen meselelerde bilirkişiye başvurulamaz. Özel kanun hükümlerinin öngördüğü incelemeler saklıdır.

Sanık bilirkişi incelemesi talep edebilir mi?

Evet. CMK m.63 uyarınca sanık ve müdafii bilirkişi incelemesi yapılmasını isteyebilir. Talepte incelenmesi istenen teknik konu ve bu incelemenin uyuşmazlık bakımından neden gerekli olduğu açıklanmalıdır. Talebin kabulüne mahkeme karar verir.

Bilirkişi raporu olmadan mahkûmiyet kararı verilebilir mi?

Kanunun özel bir inceleme öngörmediği ve uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi görüşünün zorunlu olmadığı durumlarda mahkeme, diğer hukuka uygun delillere dayanarak karar verebilir. Ancak hükmün kurulması için gerekli olan teknik bir mesele aydınlatılmamışsa eksik araştırma sorunu ortaya çıkabilir.

Bilirkişi raporunda hata bulunursa yeniden rapor alınabilir mi?

Evet. Raporda eksiklik, belirsizlik veya sonuca etkili teknik hata bulunması hâlinde ek rapor ya da koşulları varsa yeni bilirkişi incelemesi istenebilir. Her itirazın yeni bir rapor alınmasını gerektirmediği ve istemin yetkili makam tarafından değerlendirileceği unutulmamalıdır.

Bilirkişi raporu kaç ay içinde hazırlanmalıdır?

CMK m.66/1 uyarınca ilk görevlendirme süresi işin niteliğine göre en fazla üç aydır. Özel sebeplerin zorunlu kılması hâlinde bilirkişinin istemi üzerine gerekçeli kararla en fazla üç ay daha uzatılabilir.

Bir bilirkişi raporu sanığın suçlu olduğunu kesin olarak belirleyebilir mi?

Hayır. Bilirkişi teknik konuları inceler ve uzmanlık alanına ilişkin görüşünü açıklar. Suçun hukuki unsurlarını değerlendirmek, delillerin ispat gücünü belirlemek ve mahkûmiyet veya beraat hükmü kurmak mahkemenin görevidir.

Sonuç: Bilirkişi İncelemesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Ceza yargılamasında bilirkişi incelemesi, özel veya teknik bilgi gerektiren meselelerin aydınlatılmasını sağlayan önemli bir muhakeme aracıdır. Ancak bu inceleme, mahkemenin delilleri değerlendirme ve gerekçeli karar verme yükümlülüğünün yerine geçmez.

Bilirkişi incelemesi talep edilirken teknik sorunun açık biçimde belirlenmesi, incelenecek belgelerin gösterilmesi ve araştırmanın maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına hangi yönden katkı sağlayacağının açıklanması önemlidir. Rapor tamamlandığında ise kullanılan yöntem, incelemenin kapsamı, sonuçların dayanakları ve varsa çelişkiler değerlendirilmelidir.

CMK m.62-72 ile 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu birlikte ele alındığında, bilirkişilik kurumunun temel amacı hukuki kararı uzmana bırakmak değil, yargı makamının sağlıklı bir karar verebilmesi için gerekli bilimsel veya teknik bilgiyi sağlamaktır.

Yazar: Avukat Fatih Sefer