Bilirkişi Raporuna İtiraz Ceza Dosyasında Nasıl Yapılır? İtiraz, rapordaki eksikliklerin, teknik hataların, çelişkilerin veya hukuka aykırı değerlendirmelerin soruşturma ya da kovuşturmayı yürüten mercie bildirilerek bunların giderilmesinin istenmesidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 67. maddesine göre şüpheli, sanık, müdafi, Cumhuriyet savcısı, katılan ve diğer kanunda belirtilen ilgililer bilirkişi raporuna karşı görüşlerini sunabilir; ek açıklama veya yeni bilirkişi incelemesi talep edebilir. İtirazın süresi ve yöntemi bakımından ceza muhakemesi ile hukuk yargılaması birbirinden ayrılır.
Ceza Davasında Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?
Bilirkişi raporuna itiraz etmek isteyen kişi, raporu inceleyerek hangi tespitlere neden katılmadığını somut gerekçelerle açıklayan bir dilekçeyi soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılığına veya davaya bakan mahkemeye sunabilir. Kovuşturma sırasında itirazlar duruşmada sözlü olarak da ileri sürülerek tutanağa geçirilmesi istenebilir.
İtiraz dilekçesinde yalnızca raporun kabul edilmediğini belirtmek yeterli olmayabilir. Rapordaki hangi sonucun hangi delille çeliştiği, hangi hesaplamanın hatalı olduğu, hangi teknik incelemenin yapılmadığı ve eksikliğin yargılama sonucuna nasıl etki edebileceği açıklanmalıdır.
CMK m. 67/5 uyarınca ilgili kişiler, rapora karşı itirazlarını bildirmekle birlikte yeni bilirkişi incelemesi yapılmasını da isteyebilir. Bununla birlikte her itiraz üzerine yeni bir bilirkişi görevlendirilmesi zorunlu değildir. Yetkili merci, ileri sürülen gerekçeleri ve dosyanın aydınlatılması ihtiyacını değerlendirir.
Bilirkişiye hangi durumlarda başvurulabileceği ve inceleme kararının nasıl verildiği hakkında ceza davasında bilirkişi incelemesi başlıklı yazı ayrıca incelenebilir.
Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Ceza yargılamasında bilirkişi raporuna itiraz için CMK m. 67’de bütün dosyalara uygulanan sabit bir yedi günlük veya iki haftalık süre öngörülmemiştir. CMK m. 67/5, inceleme tamamlandığında ilgililere itirazlarını bildirmeleri veya yeni bilirkişi incelemesi istemeleri için süre verilmesini düzenler.
Bu nedenle somut dosyada Cumhuriyet savcılığı veya mahkeme tarafından verilen sürenin ve bu sürenin hangi işlemle başladığının belirlenmesi gerekir.
- Raporun bir örneği ilgililere duruşmada verilebilir veya kanunda belirtilen usulle gönderilebilir.
- İlgililere, raporu değerlendirerek itirazlarını ve yeni inceleme taleplerini bildirebilmeleri için süre tanınır.
- Verilen süre içinde itiraz gerekçelerinin ve varsa karşı delillerin sunulması önemlidir.
- Raporun ilgili kişiye bildirilmemesi veya raporu değerlendirmesi için etkili bir imkân tanınmaması, savunma hakkı ve çelişmeli yargılama bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Hukuk Davalarındaki İki Haftalık İtiraz Süresi Ceza Davasında Geçerli midir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 281. maddesinde bilirkişi raporuna itiraz bakımından iki haftalık süre düzenlenmiştir. Ancak bu hüküm hukuk yargılamasına ilişkindir. Ceza muhakemesinde bilirkişi raporuna karşı görüş bildirilmesinde doğrudan HMK m. 281 değil, CMK m. 67/5 uygulanır.
Bu iki usulün birbirine karıştırılması, özellikle ceza dosyasında gerçekte tanınan sürenin yanlış hesaplanmasına yol açabilir. Bu nedenle raporun bildirim tarihi ile mahkeme veya savcılık tarafından verilen süre birlikte incelenmelidir.
CMK 67’deki Üç Günlük Süre Ne Anlama Gelir?
CMK m. 67/5’in son cümlesine göre, ilgili kişilerin bilirkişi incelemesine ilişkin istemleri reddedildiğinde üç gün içinde bu konuda gerekçeli karar verilmesi gerekir.
Bu üç günlük süre, bilirkişi raporuna itiraz etmek için tanınmış genel bir başvuru süresi değildir. İstemlerin reddedilmesi üzerine gerekçeli karar verilmesine ilişkin düzenlemedir. Rapor itirazına tanınan süreyle veya kanun yolu başvuru süreleriyle karıştırılmamalıdır.
Bilirkişi Raporuna Hangi Gerekçelerle İtiraz Edilebilir?
İtirazın gerekçesi, raporun niteliğine ve dosyadaki diğer delillere göre belirlenir. Başlıca itiraz nedenleri şunlardır:
1. Raporun Eksik İncelemeye Dayanması
Bilirkişinin kendisine yöneltilen teknik soruları cevaplamaması, inceleme konusu belgelerin tamamını değerlendirmemesi veya sonuç bakımından önemli bir veri grubunu dışarıda bırakması eksik inceleme iddiasına dayanak oluşturabilir.
Eksik inceleme ileri sürülürken hangi belgenin veya verinin değerlendirilmediği ve bu eksikliğin hangi teknik sonuca etkili olduğu belirtilmelidir.
2. Raporda Teknik Hata Bulunması
Hatalı ölçüm, yanlış hesaplama, uygun olmayan yöntem kullanılması, verilerin birbirine karıştırılması veya incelemenin bilimsel dayanağının açıklanmaması raporun güvenilirliğini tartışmalı hâle getirebilir.
Bu tür itirazlarda karşılaştırmalı hesaplamalar, teknik belgeler, veri kayıtları ve bilimsel açıklamalar sunulması itirazın değerlendirilmesini kolaylaştırır.
3. Raporun Kendi İçinde Çelişkili Olması
Raporun bulguları ile sonuç bölümü arasında uyumsuzluk bulunması veya aynı olgular hakkında gerekçesi açıklanmayan farklı değerlendirmelere ulaşılması hâlinde bu çelişkiler somut olarak gösterilebilir.
Birden fazla bilirkişinin farklı görüş bildirmesi durumunda CMK m. 67/2 uyarınca görüş ayrılıklarının gerekçelerinin de raporda açıklanması gerekir. Farklı raporlar arasındaki çelişkinin hüküm bakımından önemli olması hâlinde, bunun giderilmesi için ek inceleme istenebilir.
4. Bilirkişinin Uzmanlık Alanı Dışında Değerlendirme Yapması
CMK m. 63’e göre bilirkişiye, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda başvurulabilir. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek meseleler bilirkişiye bırakılamaz.
CMK m. 67/3 ise bilirkişinin uzmanlık alanı dışına çıkmasını ve hâkimin yapması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunmasını yasaklar.
Örneğin bilirkişinin teknik verileri incelemesi ile sanığın suçlu olduğuna veya suçun hukuki unsurlarının gerçekleştiğine karar vermesi aynı şey değildir. Suçun oluşup oluşmadığına ilişkin nihai hukuki değerlendirme yargı merciine aittir.
5. Raporun Dosyadaki Diğer Delillerle Çelişmesi
Tanık anlatımları, görüntü kayıtları, resmi belgeler, dijital veriler veya başka teknik raporlarla uyuşmayan bilirkişi tespitlerinin hangi noktalarda çeliştiği ortaya konulabilir.
Bununla birlikte her farklılık yeni rapor alınmasını gerektirmez. Önemli olan, çelişkinin yargılama konusu maddi olgunun belirlenmesine etkili olup olmadığıdır.
6. Bilirkişinin Tarafsızlığına İlişkin Sorunlar Bulunması
Bilirkişinin tarafsızlığını etkileyebilecek somut olgular bulunması hâlinde CMK m. 69 kapsamında bilirkişinin reddi ayrıca gündeme gelebilir. Bilirkişinin reddi ile hazırladığı raporun teknik yönden eleştirilmesi farklı hukuki taleplerdir.
Tarafsızlığa ilişkin itirazın yalnızca soyut şüpheye değil, dayandığı somut olaylara ve bilgilere dayanması gerekir. Bu konunun usulü ceza davasında bilirkişinin reddi başlıklı yazıda ayrıca ele alınmaktadır.
Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi, mahkemenin veya savcılığın uyuşmazlık konusu teknik sorunu belirlemesini ve rapora yöneltilen itirazları incelemesini sağlayacak açıklıkta hazırlanmalıdır.
Dilekçede şu hususlara yer verilmesi uygun olur:
- Başvurulan merci: Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığı veya kovuşturmayı yürüten mahkeme belirtilmelidir.
- Dosya bilgileri: Soruşturma veya esas numarası ile başvurucunun dosyadaki sıfatı yazılmalıdır.
- İtiraz edilen rapor: Rapor tarihi, düzenleyen bilirkişi veya bilirkişiler ve inceleme konusu açıkça gösterilmelidir.
- İtiraz gerekçeleri: Eksik incelemeler, teknik hatalar ve çelişkiler ayrı ayrı açıklanmalıdır.
- Dayanak belgeler: İtirazı destekleyen kayıtlar, karşılaştırmalı veriler, belgeler veya bilimsel mütalaalar belirtilmelidir.
- Sonuç ve talep: Ek rapor alınması, bilirkişinin dinlenmesi, belirli teknik incelemelerin tamamlanması veya gerekliyse başka bir bilirkişinin görevlendirilmesi açıkça istenmelidir.
İtiraz Dilekçesinin Sonuç ve Talep Bölümünde Ne Yazılabilir?
Somut dosyadaki eksiklikler tespit edilmişse bunların giderilmesi amacıyla, itiraz edilen raporun açıklanan nedenlerle yeniden değerlendirilmesi; eksik kalan teknik soruların cevaplandırılması için ek rapor alınması; bu yöntemle giderilemeyecek eksiklik veya çelişkiler bulunması hâlinde ilgili uzmanlık alanında yeni bilirkişi incelemesi yaptırılması talep edilebilir.
Bu taleplerin hangisinin uygun olduğu, rapordaki eksikliğin niteliğine bağlıdır. Sadece sonuca katılmamak, tek başına yeni bilirkişi görevlendirilmesini gerektiren bir neden olarak değerlendirilmemelidir.
Bilirkişi raporundaki teknik sonuçların diğer delillerle karşılaştırılması ve bunlara ilişkin somut itirazların belirlenmesi, ceza yargılamasında delillere dayalı savunmanın hazırlanması bakımından önem taşır.
Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilirse Ek Rapor Alınır mı?
Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi, kendiliğinden ek rapor alınmasını gerektirmez. Ancak mevcut bilirkişi incelemesiyle giderilebilecek açıklama eksiklikleri veya cevaplanmamış teknik sorular varsa ek rapor talep edilmesi uygun bir yöntem olabilir.
Ek rapor talebinde, bilirkişinin hangi soruları cevaplandırması gerektiğinin açıkça belirtilmesi önemlidir.
Örneğin mevcut raporda kullanılan verilerin kaynağı açıklanmamışsa, hesaplamaya esas alınan belgeler arasında uyumsuzluk varsa veya teknik sonucun hangi yöntemle elde edildiği anlaşılamıyorsa bunların açıklığa kavuşturulması istenebilir.
Ek raporun yeterli olup olmayacağı, mevcut raporun eksiklerinin aynı bilirkişi tarafından giderilip giderilemeyeceğine göre değerlendirilir.
Yeni Bilirkişi Raporu Hangi Durumlarda İstenebilir?
CMK m. 67/5, ilgililere yeni bilirkişi incelemesi yapılmasını isteme hakkı tanır. Ancak bu talebin kabulü, dosyadaki teknik uyuşmazlığın giderilmesi bakımından yeni incelemeye ihtiyaç bulunmasına bağlıdır.
Özellikle mevcut incelemenin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için yetersiz kalması, raporlar arasındaki önemli teknik çelişkilerin giderilememesi veya gerekli uzmanlık alanında yeterli bir incelemenin yapılmamış olması yeni bilirkişi talebinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Yeni bilirkişi görevlendirilmesiyle ilgili seçim, uzmanlık alanı ve görevlendirme usulü ise bilirkişi atanması ve görev süresi başlıklı makalenin konusudur.
Bilirkişi Duruşmada Dinlenebilir mi?
CMK m. 68/1 uyarınca mahkeme, bilirkişinin duruşmada dinlenmesine her zaman karar verebilir. İlgililerden birinin istemi üzerine de bilirkişi, açıklamada bulunması amacıyla duruşmaya çağrılabilir.
Bilirkişinin duruşmada dinlenmesi özellikle rapordaki teknik sonucun anlaşılmadığı, açıklamaların birbiriyle çeliştiği veya yazılı rapor üzerinden giderilemeyen sorular bulunduğu durumlarda yararlı olabilir.
Bu yöntem, rapordaki belirli sorunların doğrudan açıklığa kavuşturulmasını sağlar. Ancak bilirkişinin duruşmada dinlenmesi de her talepte zorunlu olarak kabul edilen bir işlem değildir.
Duruşmada bilirkişiye soru yöneltilmesi ve açıklamalarının değerlendirilmesi konusunda bilirkişinin duruşmada dinlenmesi başlıklı yazıya bakılabilir.
Bilirkişi Raporuna Karşı Uzman Mütalaası Alınabilir mi?
Evet. CMK m. 67/6 uyarınca Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafi ya da kanuni temsilci, yargılama konusu olay veya bilirkişi raporu hakkında kendi seçtikleri uzmandan bilimsel mütalaa alabilirler.
Uzman mütalaası, mahkeme tarafından görevlendirilmiş bilirkişinin raporundan farklıdır. Tarafın başvurusu üzerine bir uzmanın bilimsel veya teknik görüşünü içerir.
Bu mütalaada raporun kullandığı yöntemler, teknik varsayımlar, değerlendirilmeyen veriler veya ulaşılan sonuçlar bilimsel açıdan incelenebilir.
CMK m. 67/6’nın son cümlesi gereğince sırf uzman mütalaası alınacak olması nedeniyle ayrıca süre istenemez. Bu nedenle uzman görüşünün hazırlanması planlanırken dosyada tanınmış usuli sürelerin göz önünde bulundurulması gerekir.
CMK m. 68/3 kapsamında bilimsel mütalaayı hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesi de istenebilir. Uzman görüşünün niteliği ve bilirkişi raporundan farkı ceza davasında uzman mütalaası yazısında ayrıca açıklanmaktadır.
Bilirkişi Raporuna İtiraz Reddedilirse Ne Olur?
Yetkili merci, ileri sürülen itirazları ve ek inceleme taleplerini değerlendirerek bunların kabulüne veya reddine karar verebilir.
CMK m. 67/5 uyarınca istemlerin reddedilmesi hâlinde üç gün içinde gerekçeli karar verilmesi gerekir. Özellikle sonuca etkili olabilecek somut teknik itirazların neden yerinde görülmediğinin açıklanması önem taşır.
Bilirkişi raporuna karşı sunulan görüşler ile bunların reddedilmesine ilişkin karar, yargılama sürecinin bir parçasıdır. Raporun kabul edilmesi veya yeni rapor talebinin reddedilmesi, tek başına mahkûmiyet kararı verildiği anlamına gelmez.
Ek Rapor Talebinin Reddine Karşı Ayrı Bir İtiraz Yapılabilir mi?
Bilirkişi raporuna yönelik itiraz ile CMK m. 267 ve devamındaki kanun yolu olarak itiraz birbirinden farklıdır. CMK m. 267 uyarınca hâkim kararlarına ve kanunun açıkça gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna başvurulabilir.
Bu nedenle, bilirkişi incelemesine ilişkin her ara kararın bağımsız bir kanun yolu itirazına tabi olduğu söylenemez. Kararın niteliği ve kanunda ayrıca itiraz imkânı bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Yargılama sonunda verilen hükme karşı kanun yoluna başvurulabiliyorsa, bilirkişi raporundaki önemli çelişkilerin giderilmemesi veya savunmanın esaslı delil taleplerinin yeterli gerekçeyle değerlendirilmemesi, somut olayın koşullarına göre istinaf veya temyiz incelemesinde ileri sürülebilir.
Bilirkişi Raporuna İtiraz Hakkında Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 9 Ocak 2015 tarihli, 2014/253 başvuru numaralı Yankı Bağcıoğlu ve diğerleri kararında, ceza yargılamasında dijital delillere erişim ve bunların teknik incelemesine ilişkin talepler değerlendirilmiştir.
Başvurucular, mahkûmiyetin dayandığı dijital materyallere ilişkin teknik incelemelerin yetersiz olduğunu ileri sürerek bilirkişi incelemesi yapılmasını ve ilgili dijital verilerin örneklerinin kendilerine verilmesini istemişlerdir. Derece mahkemesi bu talepleri reddetmiş ve mevcut incelemelere dayanmıştır.
Anayasa Mahkemesi, yargılamanın bütünü çerçevesinde savunmanın delilleri etkili biçimde inceleme ve iddia makamının dayandığı teknik sonuçları tartışma imkânını değerlendirerek silahların eşitliği ilkesi yönünden adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Karar, her bilirkişi talebinin kabul edilmesi gerektiği anlamına gelmez. Ancak mahkûmiyete etkili teknik delillerin savunma tarafından etkili biçimde tartışılabilmesi ve önemli inceleme taleplerinin yeterli gerekçeyle ele alınması gerektiğini göstermesi bakımından önemlidir.
Bilirkişi Raporu Hâkimi Bağlar mı?
Bilirkişi raporu hâkimi veya mahkemeyi hukuki değerlendirme ve hüküm kurma konusunda bağlayan bir karar değildir. CMK m. 217 uyarınca hâkim, kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırır ve delilleri vicdani kanaatiyle takdir eder.
Dolayısıyla mahkeme, raporun ulaştığı sonucu dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirmelidir. Bununla birlikte bilimsel veya teknik bir uyuşmazlığın çözümü özel bilgi gerektiriyorsa yalnızca raporun bağlayıcı olmadığının söylenmesi, önemli teknik çelişkilerin açıklanması ihtiyacını her durumda ortadan kaldırmaz.
Bu ayrımın kapsamı bilirkişi raporunun delil değeri ve hâkimi bağlayıcılığı başlıklı makalede ayrıca incelenmektedir.
Adli Tıp Kurumu Raporuna da Aynı Şekilde İtiraz Edilebilir mi?
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporlar da ceza yargılamasında teknik ve bilimsel değerlendirme içeren delillerdendir. Bu raporlardaki eksiklikler veya çelişkiler de ilgili usul hükümleri çerçevesinde ileri sürülebilir.
Ancak adli tıp incelemelerinde tıbbi bulguların niteliği, incelemenin uzmanlık alanı ve varsa özel kanuni düzenlemeler ayrıca önem taşıyabilir. Bu nedenle konu, Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz yazısında özel olarak ele alınmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Bilirkişi raporuna itiraz etmek için avukat zorunlu mu?
CMK m. 67 kapsamında itirazda bulunmak için genel olarak ayrıca bir avukatla temsil edilme şartı öngörülmemiştir. Şüpheli veya sanık kendi görüşlerini bildirebilir. Bununla birlikte zorunlu müdafilik hükümlerinin uygulandığı dosyalarda CMK m. 150 ve ilgili hükümler saklıdır.
Bilirkişi raporuna itiraz edilmezse rapor kesinleşir mi?
Ceza muhakemesinde bilirkişi raporu, süresinde itiraz edilmemesiyle mahkeme hükmü gibi kesinleşen bir karar değildir. Rapor, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Ancak ilgililere tanınan sürede somut itirazların sunulmaması, rapordaki sorunların zamanında tartışılmasını güçleştirebilir.
Olumsuz bilirkişi raporuna itiraz edilince yeni rapor alınması zorunlu mu?
Hayır. Mevcut raporun kişi aleyhine olması tek başına yeni bilirkişi atanmasını gerektirmez. Eksik inceleme, açıklanmamış teknik çelişki veya yeni incelemeyi gerekli kılan başka somut nedenler ileri sürülmelidir.
Sanık lehine olan bilirkişi raporu mahkeme tarafından dikkate alınmayabilir mi?
Mahkeme bilirkişi raporuyla bağlı değildir. Ancak savunmanın ileri sürdüğü, uyuşmazlığın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki teknik bulgu ve itirazların gerektiği ölçüde değerlendirilmesi gerekir. Mahkemenin delilleri serbestçe takdir etme yetkisi, gerekçeli karar verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Bilirkişi raporu için yeniden inceleme talebi soruşturma aşamasında da yapılabilir mi?
Evet. CMK m. 67, soruşturma evresindeki şüpheli ve müdafiin de ilgili haklarını düzenler. Soruşturmada talepler Cumhuriyet savcılığına, kovuşturmada ise davaya bakan mahkemeye yöneltilir.
Birden fazla bilirkişi raporu birbirinden farklıysa ne yapılabilir?
Öncelikle raporlar arasındaki farkın hangi teknik konuda ortaya çıktığı belirlenmelidir. Çelişkinin açıklanması, ek rapor alınması veya gerekli olduğunda yeni bilirkişi incelemesi yaptırılması talep edilebilir. Çelişkinin hüküm bakımından önem taşıması, talebin değerlendirilmesinde belirleyicidir.
Sonuç: Bilirkişi Raporuna Etkili İtiraz İçin Nelere Dikkat Edilmelidir?
Ceza davasında bilirkişi raporuna itirazın amacı, yalnızca raporun sonucuna karşı çıkmak değil, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli teknik eksikliklerin ve çelişkilerin değerlendirilmesini sağlamaktır.
Bu nedenle raporun tamamı incelenmeli, varsa eksik ve hatalı tespitler somutlaştırılmalı, itirazlar tanınan sürede sunulmalı ve talep edilen incelemenin hangi hukuki veya teknik ihtiyacı karşılayacağı açıklanmalıdır. Gerektiğinde ek rapor, bilirkişinin duruşmada dinlenmesi veya yeni bilirkişi incelemesi istenebilir.
CMK m. 67’nin sağladığı bu imkânların kullanılmasında, dosyadaki delillerin niteliği ve itirazın yargılama sonucuna etkisi belirleyicidir.
Yazar: Avukat Fatih Sefer