Basit yargılama itirazı, asliye ceza mahkemesinin CMK 251 uyarınca duruşma yapmadan verdiği hükmün yeniden değerlendirilmesini sağlayan özel bir kanun yoludur. CMK 252 ve 268 uyarınca, 1 Haziran 2024 tarihinde veya sonrasında verilen kararlara karşı kural olarak iki hafta içinde itiraz edilebilir. Usulüne uygun itiraz üzerine dosya, 7499 sayılı Kanun’la getirilen düzenlemeye göre başka bir asliye ceza mahkemesine veya başka bir hâkime gönderilir ve duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilir. Ancak itirazın kim tarafından yapıldığı önemlidir: Sanığın itiraz etmesi hâlinde basit yargılamadaki dörtte bir ceza indirimi yeniden verilen mahkûmiyet hükmünde uygulanmazken, yalnızca sanık dışındaki kişilerin itirazında bu indirim uygulanır.
Bu nedenle basit yargılama usulünde itiraz, yalnızca kararın yeniden incelenmesini değil, yeni yargılamanın yapılacağı hâkimi, uygulanacak ceza indirimini ve sanığın karşılaşabileceği sonuçları da etkiler. İtirazdan önce hükmün gerekçesinin, dosyadaki delillerin ve kanun yolu süresinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Basit Yargılama Kararına İtiraz Nedir?
Basit yargılama usulü, CMK 251’de belirtilen şartların bulunduğu bazı ceza davalarında mahkemenin duruşma açmadan, dosya üzerinden karar verebilmesine imkân tanır. Bu usulde sanık, mağdur ve şikâyetçiden yazılı beyanları alınır; mahkeme gerekli değerlendirmeyi yaptıktan sonra CMK 223 kapsamında bir hüküm verebilir.
Basit yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilirse sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Buna karşılık hükmü kabul etmeyen ve kanun yoluna başvurma hakkı bulunan kişiler CMK 252 kapsamında itiraz edebilir.
İtirazın temel özelliği, kural olarak üst mahkemenin yalnızca dosya üzerinden kararın hukuka uygunluğunu incelemesi yerine, duruşmalı yargılamaya geçilmesidir. Böylece delillerin tartışılması, savunmanın doğrudan sunulması ve gerekli işlemlerin tamamlanması mümkün olur.
Basit yargılamanın hangi suçlarda uygulanabileceği, şartları ve duruşmasız karar verilmesi konuları ayrıca basit yargılama usulü başlıklı yazıda açıklanmıştır. Bu yazının konusu ise verilen hükme karşı itirazın süresi, usulü ve hukuki sonuçlarıdır.
Basit Yargılama Kararına İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Güncel düzenlemeye göre basit yargılama kararına itiraz süresi iki haftadır. CMK 252/1, bu hükümlere karşı itiraz edilebileceğini belirtir. İtirazın süresi ve yapılma şekli bakımından ise CMK 268 uygulanır.
CMK 268/1’e göre itiraz süresi, kanunda ayrıca hüküm bulunmadıkça, ilgilinin kararı CMK 35’e göre öğrendiği tarihten itibaren iki haftadır. Basit yargılamada duruşma yapılmadan hüküm verildiğinden, kararın ilgilisine usulüne uygun şekilde tebliği önem taşır.
Süre hesaplanırken şu hususlara dikkat edilmelidir:
- İki haftalık süre, usulüne uygun tebliğ veya kanunun öngördüğü öğrenme tarihine göre hesaplanır.
- CMK 39 uyarınca hafta olarak belirlenen süre, başlangıç gününün son haftadaki karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer.
- Son günün tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş günü sona erer.
- Avukatlara yapılan elektronik tebligatlarda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde düzenlenen tebliğ edilmiş sayılma tarihi dikkate alınır.
- Tutuklu veya hükümlü kişilerin kanun yolu başvurularında CMK 263’teki özel usul uygulanabilir.
1 Haziran 2024 Öncesinde Verilen Kararlarda Süre Nedir?
7499 sayılı Kanun, CMK 268’deki genel itiraz süresini yedi günden iki haftaya çıkarmıştır. Bu değişiklik 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
CMK geçici madde 6/1-c gereğince süre değişikliği, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Daha önce verilen kararlar bakımından önceki kanun yolu süresi ve ilgili geçiş hükümleri değerlendirilir.
Dolayısıyla eski tarihli bir basit yargılama hükmünde, bugün geçerli iki haftalık süre doğrudan esas alınmamalıdır. Öncelikle kararın tarihi, tebliğ işlemi ve uygulanacak geçiş hükmü belirlenmelidir.
Basit Yargılama Kararına Kimler İtiraz Edebilir?
CMK 260 ve devamındaki hükümler çerçevesinde, kanun yoluna başvurma hakkı bulunan kişiler basit yargılama sonucunda verilen hükme itiraz edebilir.
Bu kişiler, somut dosyadaki sıfatları ve kanun yolu başvuru hakları kapsamında şunlardır:
- Sanık: Mahkûmiyet veya hukuki menfaatini etkileyen diğer hükümlere karşı başvurabilir.
- Sanık müdafii: CMK 261’deki şartlar çerçevesinde sanık adına başvurabilir.
- Cumhuriyet savcısı: Kanuni yetkisi kapsamında sanığın lehine veya aleyhine başvurabilir.
- Katılan ve katılma hakkı bulunan suçtan zarar gören: CMK 260 kapsamındaki şartlarla başvurabilir.
- Kanuni temsilci ve eş: CMK 262’de belirtilen sınırlar içerisinde kanun yolu başvurusunda bulunabilir.
Herhangi bir kişinin yalnızca karardan memnun olmaması, tek başına kanun yolu hakkı oluşturmaz. Başvuranın kanunen yetkili olması gerekir.
Özellikle mağdur veya şikâyetçi sıfatıyla başvuru yapılırken kişinin suçtan zarar görme durumu ve davaya katılma hakkı incelenmelidir.
Basit Yargılama Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?
İtiraz, hükmü veren asliye ceza mahkemesine sunulacak dilekçeyle veya kanunda öngörülen şekilde zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır. Beyan tutanağa geçirilir ve hâkim tarafından onaylanır.
Başvuruda esas alınması gereken işlemler şunlardır:
- Basit yargılama sonucunda verilen gerekçeli hüküm ve tebliğ tarihi incelenir.
- Kanun yolu süresinin devam edip etmediği belirlenir.
- Hükmün hangi nedenlerle hukuka veya dosya kapsamına aykırı olduğu tespit edilir.
- İtiraz dilekçesi, kararı veren asliye ceza mahkemesine sunulur.
- İtirazın kapsamına göre CMK 252/2, 252/6 veya 252/7 hükümleri uygulanır.
- Genel hükümlere göre yargılama yapılacaksa dosya kanunda belirtilen mahkemeye veya hâkime gönderilir.
Başvuru dilekçesinde dosya numarası, karar tarihi, itiraz edenin sıfatı, itirazın kapsamı, hukuki nedenler ve talep açıkça belirtilmelidir.
Örneğin tanığın dinlenmemesi, savunma açısından önemli bir belgenin değerlendirilmemesi, suçun hukuki niteliğinin yanlış belirlenmesi veya mahkûmiyet için yeterli delil bulunmaması, somut dosyanın özelliklerine göre itirazda ileri sürülebilecek hususlardır.
Özellikle sanığın itirazı sonucunda ceza indiriminin uygulanmaması ihtimali bulunduğundan, basit yargılama hükmüne karşı savunma ve kanun yolu değerlendirmesi yapılırken hem usul hatalarının hem de yeniden yargılamanın muhtemel sonuçlarının incelenmesi önem taşır.
İtiraz Edilince Dosya Hangi Mahkemeye Gönderilir?
CMK 252/2, 7499 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirilmiştir. Değişiklik 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Yeni düzenlemeyle basit yargılama hükmünü veren hâkimin, itiraz üzerine aynı dosyada yeniden duruşma yapması uygulaması değiştirilmiştir.
Birden Fazla Asliye Ceza Mahkemesi Bulunan Yerlerde
İtiraz üzerine hükmü veren mahkeme, dosyayı tevzi kriterlerine göre belirlenen başka bir asliye ceza mahkemesine gönderir.
Dosyanın gönderildiği mahkeme duruşma açar ve genel ceza muhakemesi hükümlerine göre yargılamaya devam eder.
Tek Asliye Ceza Mahkemesi Bulunan Yerlerde
Yalnızca bir asliye ceza mahkemesi bulunan yerde, aynı mahkemede görev yapmaya yetkili başka bir hâkim varsa duruşma bu hâkim tarafından gerçekleştirilir.
Böyle bir hâkimin bulunmaması hâlinde adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hâkim yargılamayı yürütür.
Bu düzenlemenin amacı, dosyayı duruşma yapmadan karara bağlayan hâkim ile itiraz üzerine genel hükümlere göre yargılama yapacak hâkimin birbirinden ayrılmasını sağlamaktır.
Basit Yargılamaya İtiraz Edilince Duruşma Yapılır mı?
Hükmün esasına yönelik, süresinde ve yetkili kişi tarafından yapılan itiraz üzerine kural olarak duruşma açılır. CMK 252/2 uyarınca genel hükümlere göre yargılamaya devam edilir.
Yeni yargılamada mahkeme delilleri değerlendirir, gerekli gördüğü tanıkları dinler, hukuka uygun delil taleplerini inceler ve savunma hakkına ilişkin kuralları uygular.
Basit yargılama sırasında verilen hüküm, duruşmalı yargılamada mahkemeyi bağlamaz.
CMK 252/2 ayrıca, tarafların duruşmaya gelmemesi hâlinde de duruşmanın yapılabileceğini ve yokluklarında CMK 223 uyarınca hüküm verilebileceğini düzenler. Bu hususun taraflara gönderilen davetiyede belirtilmesi gerekir.
Bununla birlikte tarafların yokluğunda yargılamaya devam edilebilmesi, savunma hakkına ilişkin bütün güvencelerin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Sanığın sorgusu, savunma hakkı, ek savunma gerektiren durumlar ve delillerin tartışılmasına ilişkin kurallar somut olay bakımından ayrıca uygulanır.
Sanık İtiraz Ederse Dörtte Bir Ceza İndirimi Kalkar mı?
Sanığın basit yargılama hükmüne itiraz etmesi ve genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda yeniden mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde, CMK 251/3’teki dörtte bir indirim uygulanmaz.
CMK 252/3, itiraz üzerine karar veren mahkemenin önceki hükümle bağlı olmadığını belirtir. Aynı fıkraya göre dörtte bir indirim, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde uygulanır.
Yalnızca Sanığın İtiraz Etmesi
Sanığın itirazıyla duruşmalı yargılamaya geçilir. Bu yargılamada mahkeme beraat kararı verebilir, mahkûmiyet kararı kurabilir veya CMK 223 kapsamında başka bir hükme ulaşabilir.
Ancak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulması durumunda basit yargılamaya özgü dörtte bir indirim uygulanmaz. Ayrıca mahkemenin önceki hükümle bağlı olmaması nedeniyle yalnızca indirim kaybı değil, daha ağır bir sonuçla karşılaşma ihtimali de değerlendirilmelidir.
Bu nedenle sanığın itirazının mutlaka daha hafif bir ceza veya beraat sonucunu doğuracağı söylenemez.
Yalnızca Cumhuriyet Savcısı veya Katılanın İtiraz Etmesi
İtirazın yalnızca sanık dışındaki kanun yolu hakkı sahipleri tarafından yapılması hâlinde CMK 252/3 gereğince dörtte bir indirim uygulanır.
Ancak bu durum, önceki hükümdeki ceza miktarının hiçbir şekilde değişmeyeceği anlamına gelmez. Mahkeme delilleri ve cezanın belirlenmesine ilişkin hükümleri yeniden değerlendirir; mahkûmiyet kararı verirse kanunda öngörülen indirimi uygular.
Sanık ile sanık dışındaki kişilerin birlikte itiraz etmesi durumunda ise sanığın da itiraz etmiş olması dikkate alınarak CMK 252/3’teki indirim şartı değerlendirilir.
İtiraz Üzerine Daha Ağır Ceza Verilebilir mi?
CMK 252/3, itiraz üzerine karar verecek mahkemenin basit yargılama hükmüyle bağlı olmadığını açıkça düzenler.
Bu nedenle sanığın itirazı, önceki hükümde belirlenen ceza miktarının üstüne çıkılamayacağı yönünde genel bir güvence oluşturmaz.
İtirazın kim tarafından yapıldığı, yeni hükmün hangi maddi ve hukuki gerekçelere dayandığı ve uygulanacak ceza belirleme kuralları birlikte değerlendirilmelidir.
Ceza muhakemesindeki aleyhe bozma yasağı ile basit yargılama itirazının sonuçları birbirine karıştırılmamalıdır. CMK 252/3, bu özel itiraz usulü açısından ayrıca dikkate alınması gereken bir hükümdür.
İtiraz Üzerine Beraat Kararı Verilebilir mi?
Evet. Basit yargılamada mahkûmiyet kararı verilmiş olması, duruşmalı yargılamada aynı sonuca ulaşılmasını zorunlu kılmaz.
İtiraz üzerine yapılan yargılamada mahkeme delilleri yeniden değerlendirir. Suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, yüklenen fiilin suç oluşturmaması veya CMK 223/2’deki diğer beraat nedenlerinden birinin bulunması hâlinde beraat kararı verilebilir.
Özellikle duruşmasız verilen hükümde yeterince tartışılmamış deliller, çelişkili tanık anlatımları veya sanığın savunmasını destekleyen belgeler yeni yargılamada önem kazanabilir.
Bununla birlikte itiraz edilmesi, kendiliğinden beraat sebebi değildir. Mahkeme, hükmünü duruşmada tartışılan hukuka uygun delillere ve ulaştığı kanaate göre kurar.
Beraat nedenleri ve kararın hukuki sonuçları konusunda ceza davasında beraat kararı başlıklı yazı ayrıca incelenebilir.
İtiraz Eden Sanık Sonradan İtirazından Vazgeçebilir mi?
CMK 252/2’ye göre duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.
Bu düzenleme, itiraz etmiş kişinin duruşmalı yargılamaya geçilmeden önce başvurusundan vazgeçebilmesine imkân tanır.
Ancak vazgeçme beyanının hukuken geçerli olması, başvuruyu yapan kişinin yetkisi ve varsa diğer kişilerin itirazları birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin sanığın itirazından vazgeçmesi, bağımsız olarak yapılmış ve geçerliliğini koruyan başka bir kanun yolu başvurusunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Duruşma aşamasına geçildikten sonraki talepler ise CMK 252/2’deki duruşma öncesi özel hükümden ayrı olarak değerlendirilir.
İtiraz Sadece Vekâlet Ücreti, Yargılama Gideri veya Maddi Hataya İlişkinse Ne Olur?
CMK 252/7, 7499 sayılı Kanun’la getirilen önemli bir istisnadır.
Basit yargılama hükmüne karşı yapılan itirazın yalnızca şu konulara ilişkin olması hâlinde, genel hükümlere göre duruşma açılması yerine özel inceleme usulü uygulanır:
- Yargılama giderleri,
- Vekâlet ücreti,
- Maddi hata.
Bu durumda CMK 268/2 uyarınca işlem yapılır. İtirazı incelemeye yetkili merci, başvuruyu yalnızca belirtilen sebepler yönünden inceler ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.
Asliye ceza mahkemesi kararları bakımından genel itiraz mercii, CMK 268/3-c çerçevesinde yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesidir.
Maddi hata itirazı ile hükmün esasına yönelik itiraz birbirinden farklıdır. Karardaki açık bir hesaplama veya yazım yanlışlığının düzeltilmesini istemek ile delillerin yeniden değerlendirilmesini ve mahkûmiyetin kaldırılmasını istemek aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Başvurunun yalnızca maddi hataya ilişkin olup olmadığı, dilekçenin başlığından değil içeriğinden ve talebinden belirlenmelidir.
İtiraz Süresi Geçmişse veya Yetkisiz Kişi İtiraz Etmişse Ne Olur?
CMK 252/6, süresinden sonra yapılan itirazlar ile kanun yoluna başvurma hakkı bulunmayan kişilerin yaptığı itirazlar için özel bir kontrol mekanizması düzenler.
Hükmü veren mahkeme, itirazın süresinde yapılmadığı veya yetkisiz kişi tarafından gerçekleştirildiği kanaatine varırsa dosyayı CMK 268/2 uyarınca itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir.
İtiraz mercii, başvuruyu bu sebeplerle sınırlı olarak inceler ve kararını mahkemesine gönderir.
Böylece hükmü veren mahkemenin süre veya başvuru hakkına ilişkin değerlendirmesi, kanunda belirtilen merciin denetimine tabi olur.
Kanuni süre elde olmayan bir nedenle kaçırılmışsa CMK 40 ve devamındaki eski hâle getirme hükümlerinin şartları ayrıca değerlendirilebilir. Ancak bu yol, her gecikmede sürenin kendiliğinden yeniden başlaması anlamına gelmez.
Birden Fazla Sanık Varsa İtirazın Sonucu Diğer Sanıkları Etkiler mi?
CMK 252/4’e göre itiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması ve bu lehe sonucun itiraz etmemiş diğer sanıklara da uygulanma olanağının bulunması hâlinde, diğer sanıklar da itiraz etmiş gibi karardan yararlanır.
Bu düzenleme, aynı davadaki bir sanık yönünden ortaya çıkan lehe hukuki sonucun, şartları bulunduğunda diğer sanıklar bakımından da değerlendirilmesini sağlar.
Ancak sanıkların kişisel durumları veya yalnızca belirli bir sanığa özgü nedenler her zaman diğer sanıklara uygulanamayabilir.
Bu nedenle lehe sonucun diğer sanıklara etkisi, kararın gerekçesi ve sanıklar arasındaki hukuki bağlantı esas alınarak incelenmelidir.
7499 Sayılı Kanun Basit Yargılamaya İtirazı Nasıl Değiştirdi?
2 Mart 2024 tarihinde kabul edilen ve 12 Mart 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Kanun, basit yargılamaya itiraz bakımından önemli değişiklikler getirmiştir.
CMK 252’deki değişiklikler 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Başlıca değişiklikler şunlardır:
- İtiraz üzerine yeniden yargılama yapacak hâkimin belirlenmesinde farklı mahkeme veya farklı hâkim sistemi getirilmiştir.
- İtiraz sonrası verilen hükmün önceki basit yargılama hükmüyle bağlı olmadığı düzenlenmeye devam edilmiştir.
- Sanık dışındaki kişilerin itirazında dörtte bir indirimin uygulanacağı açıkça korunmuştur.
- İtiraz üzerine verilen hükmün diğer sanıklara lehe etkisi yeniden düzenlenmiştir.
- İtiraz üzerine verilen hükümlere karşı genel kanun yollarına başvurulabileceği belirtilmiştir.
- Yalnızca yargılama gideri, vekâlet ücreti veya maddi hataya yönelik itirazlar için ayrı bir inceleme yolu öngörülmüştür.
Aynı Kanun’la CMK 268’deki genel itiraz süresi de iki haftaya çıkarılmıştır. Ancak bu süre değişikliğinin geçmiş tarihli kararlara uygulanmasında CMK geçici madde 6 dikkate alınmalıdır.
Yargıtayın Basit Yargılama İtirazına İlişkin Güncel Yaklaşımı
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.03.2026 tarihli, 2026/664 Esas ve 2026/2293 Karar sayılı kararı, CMK 252’nin 2024 yılında değiştirilen hükümlerinin uygulanması bakımından önem taşımaktadır.
Kararda, basit yargılama hükmüne itiraz üzerine genel hükümlere göre yargılamaya devam edilen dosyada, 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeye rağmen aynı hâkimin yargılamayı sürdürmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay, CMK 252/2 uyarınca dosyanın kanunda belirtilen başka mahkemeye veya başka hâkime gönderilmesi gerektiğini değerlendirmiştir.
Aynı kararda, basit yargılama kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilmiş olmasının, genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda şartları bulunduğunda yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine kendiliğinden engel oluşturmadığı da belirtilmiştir.
Bu karar iki noktayı öne çıkarmaktadır: İtiraz üzerine yargılamayı yapacak hâkimin kanuna uygun belirlenmesi ve basit yargılama hükmünden genel yargılamaya geçildiğinde yaptırım ile diğer hukuki kurumların şartlarının yeniden değerlendirilmesi.
İtiraz Üzerine Verilen Yeni Karara Karşı İstinaf veya Temyiz Mümkün mü?
CMK 252/5 uyarınca, itiraz üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda verilen hükümlere karşı genel kanun yolu hükümleri uygulanır.
Bu nedenle yeni hükmün niteliğine göre istinaf ve kanuni şartları varsa temyiz gündeme gelebilir.
İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı istinaf başvurusu bakımından CMK 272 ve devamındaki hükümler esas alınır. İstinaf edilemeyecek kararlar ve özel kanuni sınırlamalar ayrıca değerlendirilmelidir.
Yeni hükmün doğrudan temyiz edilebileceği varsayılmamalıdır. Kural olarak temyiz, bölge adliye mahkemesinin kanunen temyize tabi kararları bakımından söz konusudur.
Bu aşamada ceza davasında istinaf başvurusu ve ceza davasında temyiz konularının ayrı hükümleri uygulanır.
Basit yargılama hükmüne karşı ilk başvurunun itiraz olması, itiraz üzerine yeni hüküm verildikten sonra uygulanacak kanun yolunun da mutlaka itiraz olacağı anlamına gelmez.
Basit Yargılama Kararına İtiraz Ederken Nelere Dikkat Edilmelidir?
İtirazın hukuki sonucunu değerlendirebilmek için şu noktaların dosya üzerinden incelenmesi gerekir:
- Hüküm ve tebliğ tarihi ile uygulanacak kanun yolu süresi,
- İtiraz edenin sanık mı, Cumhuriyet savcısı mı yoksa diğer kanun yolu hakkı sahibi mi olduğu,
- İtirazın hükmün esasına mı yoksa yalnızca maddi hata, gider veya vekâlet ücretine mi ilişkin olduğu,
- Basit yargılamada uygulanan dörtte bir indirimin yeni yargılamada uygulanıp uygulanmayacağı,
- Dosyada tartışılmamış veya eksik değerlendirilmiş delillerin bulunup bulunmadığı,
- Yeniden yapılacak yargılamada savunma ve delil taleplerinin nasıl ileri sürüleceği,
- İtiraz üzerine yargılamayı gerçekleştirecek hâkimin CMK 252/2’ye uygun belirlenip belirlenmediği.
İtiraz dilekçesinin kapsamının açık belirlenmesi özellikle önemlidir. Çünkü yalnızca maddi hatanın düzeltilmesini isteyen başvuruyla mahkûmiyetin esasına itiraz eden başvuru, kanun gereği farklı usullere tabi tutulabilir.
Basit Yargılama İtirazı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Basit yargılama kararına itiraz edilmezse ne olur?
CMK 252/1 uyarınca süresinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. Kesinleşen mahkûmiyet hükümlerinin yerine getirilmesi, verilen yaptırımın niteliğine ve ilgili infaz hükümlerine göre gerçekleşir.
Sanık itiraz ederse mutlaka duruşmaya katılmak zorunda mı?
CMK 252/2, taraflar gelmese de duruşma yapılabileceğini düzenler. Ancak sanığın hazır bulunmasını gerektiren işlemler, savunma ve sorgu hakkı bakımından CMK’nın genel hükümleri saklıdır. Duruşmaya katılmamanın hukuki sonuçları somut dosyaya göre değerlendirilmelidir.
Mağdur itiraz ederse sanığın dörtte bir indirimi korunur mu?
İtiraz yalnızca sanık dışındaki kanun yolu hakkı sahiplerince yapılmışsa CMK 252/3 gereğince mahkûmiyet hâlinde dörtte bir indirim uygulanır. Ancak mahkeme yeniden hüküm kurarken önceki ceza miktarıyla bağlı değildir.
Basit yargılamaya itiraz edilince aynı hâkim karar verebilir mi?
1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe giren CMK 252/2 düzenlemesine göre itiraz üzerine genel hükümlere göre yapılacak yargılama başka bir asliye ceza mahkemesi veya kanunda belirtilen şekilde başka bir hâkim tarafından yürütülür. Eski uygulamadaki gibi hükmü veren aynı hâkimin itiraz sonrasında yargılamaya devam etmesi güncel düzenlemeye uygun değildir.
Basit yargılama kararına itiraz edilince HAGB kararı verilebilir mi?
İtiraz üzerine duruşmalı yargılamaya geçilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını tek başına imkânsız hâle getirmez. Ancak CMK 231’in karar tarihinde yürürlükte bulunan hükümleri, sanığın iradesi, ilgili şartlar ve geçiş düzenlemeleri ayrıca incelenmelidir.
Yalnızca vekâlet ücretinin yanlış hesaplandığını düşünüyorsam duruşma açılır mı?
Başvuru yalnızca vekâlet ücretine ilişkinse CMK 252/7 uygulanır. Bu durumda itiraz, CMK 268/2 uyarınca yetkili merci tarafından ilgili sebeple sınırlı olarak incelenir; sırf bu başvuru nedeniyle CMK 252/2 kapsamındaki yeniden duruşmalı yargılama usulü işletilmez.
Sonuç: Basit Yargılama Kararına İtirazın Hukuki Etkisi
Basit yargılama kararına itiraz, CMK 252’de düzenlenen özel bir kanun yoludur. Güncel sistemde itiraz süresi kural olarak iki haftadır. Hükmün esasına ilişkin geçerli bir itiraz üzerine dosya başka bir mahkemeye veya hâkime gönderilir ve genel hükümlere göre duruşmalı yargılamaya devam edilir.
İtiraz üzerine mahkeme önceki hükümle bağlı değildir. Sanık tarafından yapılan itiraz sonucunda yeniden mahkûmiyet kararı verilirse basit yargılamaya özgü dörtte bir indirim uygulanmaz. Yalnızca sanık dışındaki kişilerin itirazında ise kanunda belirtilen indirim uygulanır.
Başvurunun süresi, kapsamı ve kim tarafından yapıldığı, yeniden yargılamanın sonucunu etkileyebileceğinden, basit yargılama hükmüne karşı itiraz kararı verilmeden önce bu unsurların birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Yazar: Avukat Fatih Sefer