Yakalama Emri Nasıl Kaldırılır? İtiraz Süresi ve Kaldırma Yolları

Yakalama emri nasıl kaldırılır? Hakkında yakalama emri bulunan kişi, emri veren hâkimlik veya mahkemeden kararın kaldırılmasını isteyebilir. Hâkimlik tarafından verilen yakalama emirlerine karşı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 267 ve 268. maddeleri kapsamında itiraz yoluna başvurulabilir. Ancak mahkemenin kovuşturma sırasında verdiği her yakalama emri için doğrudan itiraz yolu açık değildir. Yakalama emrinin çıkarılma nedeninin ortadan kalkması, gerekli ifade veya sorgu işleminin tamamlanması ya da kararın hukuki şartlarının bulunmaması, emrin kaldırılmasını gerektirebilir. Başvurulacak yöntem, yakalama emrinin hangi makam tarafından ve hangi amaçla düzenlendiğine göre belirlenir.

Yakalama Emri Nedir?

Yakalama emri, şüpheli veya sanığın ceza soruşturması ya da kovuşturması kapsamında yetkili makam önünde hazır bulundurulmasını sağlayan bir koruma tedbiridir. Temel düzenleme CMK’nın 98. maddesinde yer alır. Kovuşturma sırasında sanığın hazır bulundurulması amacıyla yakalama emri düzenlenmesine ise CMK’nın 199. maddesi de imkân tanır.

Yakalama emri, tutuklama kararıyla aynı hukuki sonucu doğurmaz. Yakalama emri kişinin yakalanarak ilgili makam önüne çıkarılmasını sağlayabilirken tutuklama, CMK’nın 100 ve devamındaki maddelerinde düzenlenen ayrı şartlara bağlı bir koruma tedbiridir.

Bu nedenle hakkında yakalama emri bulunması, kişinin mutlaka tutuklanacağı anlamına gelmez. Yakalama emrinin amacı, dosyanın durumu ve yakalandıktan sonra verilecek karar ayrı ayrı değerlendirilir.

Yakalama tedbirinin genel şartları ve yakalanan kişinin hakları konusunda yakalama işleminin hukuki esasları hakkındaki açıklamalar da incelenebilir.

Yakalama Emrini Kim Verir?

CMK’nın 98. maddesi, yakalama emrini düzenleyebilecek makamları soruşturma ve kovuşturma evrelerine göre ayırmıştır.

Soruşturma Evresinde Yakalama Emri

CMK m.98/1 uyarınca, çağrı üzerine gelmeyen veya kendisine çağrı yapılamayan şüpheli hakkında Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi yakalama emri düzenleyebilir.

Ayrıca tutuklama isteminin reddine karşı yapılan itiraz üzerine, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenmesi mümkündür.

Şüphelinin kendisine usulüne uygun çağrı yapıldığı hâlde gelmemesi ile çağrının yapılamaması farklı durumlardır. Yakalama emrinin hukuka uygunluğu incelenirken hangi sebebe dayanıldığı belirlenmelidir.

Kovuşturma Evresinde Yakalama Emri

CMK m.98/3 uyarınca kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında hâkim veya mahkeme tarafından kendiliğinden ya da Cumhuriyet savcısının istemi üzerine yakalama emri düzenlenebilir.

Bunun yanında CMK m.199, yargılamayı yürüten mahkemeye sanığın hazır bulunmasına ve zorla getirme kararı veya yakalama emriyle getirilmesine karar verme yetkisi tanır.

Sanığın duruşmaya katılmaması, kendisine yapılan tebligatların durumu, savunmasının alınıp alınmadığı ve mahkemenin hazır bulunmasını gerekli görüp görmediği bu kapsamda önem taşır.

Cumhuriyet Savcısı veya Kolluk Tarafından Düzenlenen Yakalama Emirleri

CMK m.98/2 kapsamında, yakalanmışken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ile tutukevi ya da ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilir.

Bu özel durumlarda başvuru, emrin düzenlenme sebebi ve yetkili makam dikkate alınarak yapılmalıdır. Hâkim kararlarına ilişkin olağan itiraz usulü, kolluğun veya Cumhuriyet savcısının bütün işlemlerine doğrudan uygulanmaz.

Yakalama Emri Hangi Durumlarda Kaldırılabilir?

Yakalama emrinin kaldırılması talebinde temel mesele, emrin çıkarılmasını gerektiren hukuki ve fiilî nedenlerin devam edip etmediğidir.

Başlıca değerlendirme nedenleri şunlardır:

  • İfade veya sorgunun tamamlanması: Yakalama emri yalnızca kişinin ifadesinin alınmasını veya sorgusunun yapılmasını sağlamak amacıyla çıkarılmışsa, bu işlemin tamamlanması emrin amacını ortadan kaldırabilir.
  • Çağrı ve tebligat işlemlerindeki eksiklikler: Yakalama kararının dayanağı olarak gösterilen çağrıya ilişkin tebligatın usulsüz olması veya dosyada çağrı yapılamadığını gösteren yeterli bilgi bulunmaması kararın yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.
  • Yakalama nedeninin ortadan kalkması: Şüpheli veya sanığın ulaşılabilir hâle gelmesi, adresini bildirmesi ve gerekli muhakeme işlemlerine katılma olanağı sağlaması, emrin devamına ilişkin değerlendirmede dikkate alınabilir.
  • Kararın dayanağındaki maddi hata: Yanlış kimlik bilgisi, kişi karışıklığı veya yerine getirilmiş bir işlem nedeniyle yakalama kaydının devam etmesi durumunda düzeltme ve kaldırma talep edilebilir.
  • Soruşturma veya kovuşturmanın hukuki durumunun değişmesi: Dosyada verilen yeni kararların yakalama emrinin dayanağını ortadan kaldırıp kaldırmadığı incelenmelidir.

CMK m.90/6, yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle emrin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesinin istenmesini öngörür.

Ancak kişinin yalnızca sabit bir adres bildirmesi veya kendiliğinden teslim olmak istediğini açıklaması, yakalama emrinin otomatik olarak kaldırılması sonucunu doğurmaz. Bu bilgilerin somut dosyada neden artık yakalamaya ihtiyaç bulunmadığını gösterdiği açıklanmalıdır.

Yakalama Emrinin Kaldırılması İçin Nereye Başvurulur?

Yakalama emrinin kaldırılması talebi, öncelikle kararın hangi makam tarafından verildiği belirlenerek hazırlanmalıdır.

  • Sulh ceza hâkimliği tarafından verilen emir: Kararın kaldırılması talebi kararı veren hâkimliğe sunulabilir. Kanuni itiraz yoluna başvurulacaksa dilekçe yine kararı veren hâkimliğe verilir.
  • Kovuşturma mahkemesinin verdiği emir: Emrin geri alınması veya kaldırılması, davaya bakan mahkemeden talep edilir. İtiraz kanun yolunun açık olup olmadığı kararın niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
  • Cumhuriyet savcısı veya kolluk tarafından düzenlenen emir: İlgili işlemin kaldırılması için yetkili Cumhuriyet başsavcılığına veya emri düzenleyen makama başvurulması; fiilen gerçekleşen yakalama bakımından ayrıca CMK m.91/5 kapsamındaki yargısal başvuru olanağının incelenmesi gerekir.

Başvuruda yalnızca yakalama emrinin kaldırılmasını istemek yeterli olmayabilir. Emrin hangi hukuki nedene dayandığı, bu nedenin neden bulunmadığı veya sonradan nasıl ortadan kalktığı belgelerle açıklanmalıdır.

Özellikle farklı şehirlerde yürütülen soruşturmalarda, yakalama emrinin hangi dosyadan kaynaklandığının ve kişinin hangi yargı mercii önünde hazır bulunması gerektiğinin belirlenmesi önemlidir. Bu aşamada yakalama emrinin kaldırılması ve ceza soruşturmasında savunma sürecinin yürütülmesi, kararın hukuki dayanağının ve uygulanabilecek başvuru yollarının birlikte incelenmesini gerektirir.

Yakalama Emrine İtiraz Edilebilir mi?

Hâkimlik tarafından verilen yakalama emrine karşı kural olarak itiraz edilebilir. Bunun hukuki dayanağı CMK m.267’dir. Ancak mahkeme kararlarına karşı itiraz, yalnızca kanunun öngördüğü hâllerde mümkündür.

Bu nedenle bütün yakalama emirleri için aynı kanun yolu açıklamasının yapılması doğru değildir.

Sulh Ceza Hâkimliğinin Yakalama Emrine İtiraz

Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliğince verilen yakalama emrine karşı CMK m.267 ve 268 kapsamında itiraz yoluna başvurulabilir.

İtirazda, yakalama emrinin dayandığı CMK m.98 şartlarının bulunmadığı, çağrı işlemlerinin değerlendirilmediği veya koruma tedbirinin devamını gerektiren nedenlerin ortadan kalktığı ileri sürülebilir.

İtiraz yerinde görülürse kararın kaldırılması sağlanabilir. Bununla birlikte itirazın yapılmış olması tek başına yakalama emrinin uygulanmasını durdurmaz.

Mahkemenin Verdiği Yakalama Emrine İtiraz

CMK m.267, mahkeme kararlarına karşı itirazı kanunun açıkça gösterdiği durumlarla sınırlandırmıştır.

Bu nedenle kovuşturma evresinde CMK m.199 kapsamında verilen yakalama emrine karşı, sırf karar bir yakalama emri olduğu için her durumda itiraz kanun yolunun açık olduğu söylenemez.

Bu tür kararlarda davaya bakan mahkemeden emrin kaldırılmasının veya yeniden değerlendirilmesinin istenmesi temel başvuru yöntemidir.

Öte yandan CMK m.248 kapsamında kaçak hakkında yokluğunda verilen tutuklama kararı gibi özel durumlarda, aynı maddenin sekizinci fıkrasında düzenlenen itiraz yolu ayrıca dikkate alınmalıdır.

Dolayısıyla önce kararın yakalama emri mi, tutuklama kararı mı olduğu ve hangi kanun maddesine dayandığı tespit edilmelidir.

Yakalama Emrine İtiraz Süresi Kaç Gündür?

CMK m.268/1 uyarınca, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde hâkim veya mahkeme kararlarına karşı itiraz süresi, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki haftadır.

7499 sayılı Kanun ile daha önce yedi gün olan genel itiraz süresi iki haftaya çıkarılmış ve bu değişiklik 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu süre, kanuni itiraz yolunun açık olduğu kararlar bakımından uygulanır. Kararın dayanağının sonradan ortadan kalkması nedeniyle aynı makamdan yakalama emrinin kaldırılmasını istemek ise kanun yolu itirazından farklıdır. Böyle bir kaldırma talebinde CMK m.268’deki iki haftalık sürenin her durumda engel oluşturduğu söylenemez.

Bununla birlikte süresi içinde kullanılabilecek itiraz yolu, yalnızca ileride kaldırma talebinde bulunulabileceği düşüncesiyle ihmal edilmemelidir.

Yakalama Emrine İtirazı Hangi Mahkeme İnceler?

CMK m.268/2 gereğince itiraz, öncelikle kararı veren hâkim veya mahkemeye sunulur. Kararı veren merci itirazı yerinde görürse kararını düzeltir. Yerinde görmezse en çok üç gün içinde dosyayı itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir.

Sulh ceza hâkimliğinin yakalama emrine ilişkin kararlarına karşı yapılan itirazlarda, CMK m.268/3-a kapsamındaki görev kuralları uygulanır.

Aynı yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği bulunuyorsa itirazı numara olarak kararı veren hâkimliği izleyen sulh ceza hâkimliği inceler. Son numaralı hâkimliğin kararını bir numaralı hâkimlik inceler. Tek sulh ceza hâkimliği bulunan yerlerde ise kanunda gösterilen diğer yer bakımından görev kuralları uygulanır.

Burada önemli bir ayrım vardır: Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına karşı itirazlar için CMK m.268/3-b’de farklı bir inceleme mercii düzenlenmiştir. Yakalama emrinin itiraz mercii, tutuklama kararına itiraz merciiyle karıştırılmamalıdır.

İtirazı inceleyen merci, CMK m.271 uyarınca kural olarak duruşma yapmaksızın karar verir. Gerektiğinde Cumhuriyet savcısını ve ardından müdafi veya vekili dinleyebilir. İtirazın yerinde görülmesi hâlinde itiraz konusu hakkında da karar verir.

Yakalama Emrine İtiraz Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?

Yakalama emrine itiraz dilekçesi, yalnızca kararın kaldırılmasını isteyen kısa bir başvurudan ibaret olmamalıdır. Özellikle emrin düzenlenmesine esas alınan gerekçeler ve dosyadaki usul işlemleri değerlendirilmelidir.

Dilekçede şu hususlara yer verilmesi yararlı olabilir:

  1. Dosya ve karar bilgileri: Soruşturma veya esas numarası, yakalama emrinin tarihi ve kararı veren makam.
  2. Başvurunun hukuki niteliği: Kanuni itiraz mı yoksa kararın kaldırılması veya geri alınması talebi mi olduğunun açıkça belirtilmesi.
  3. Yakalama nedenine ilişkin açıklamalar: Çağrıya uyulmamasının sebebi, çağrı yapılamaması durumu veya kaçaklık değerlendirmesinin neden tartışmalı olduğu.
  4. Tebligat ve adres bilgileri: Bilinen adresler, tebligat kayıtları ve varsa usulsüz tebligatı ortaya koyan belgeler.
  5. Hazır bulunma ve savunma imkânı: İfade veya sorgu işlemi için hazır bulunmaya yönelik somut talep ve açıklamalar.
  6. Sonradan ortaya çıkan gelişmeler: İfadenin alınması, sorgunun tamamlanması veya yakalama gerekçesini ortadan kaldıran diğer işlemler.
  7. Açık sonuç talebi: Yakalama emrinin kaldırılması veya geri alınması ile ilgili kolluk birimlerine gerekli bildirimin yapılması istemi.

Başvuruya sunulabilecek belgeler arasında tebligat evrakı, adres kayıtları, mazereti doğrulayan belgeler, önceki ifade veya sorgu tutanakları ve dosyadaki ilgili kararlar bulunabilir.

Her dosyada aynı belgelerin sunulması gerekmez. Belirleyici olan, başvurunun somut yakalama nedenine cevap vermesidir.

Kendiliğinden Teslim Olunca Yakalama Emri Kalkar mı?

Kendiliğinden teslim olmak yakalama emrini otomatik olarak kaldırmaz. Ancak kişinin yetkili makam önünde hazır bulunması, yakalama emrinin düzenlenme amacının yerine getirilmesini sağlayabilir.

Emir yalnızca ifade veya sorgunun yapılması için düzenlenmişse ve ilgili işlem tamamlanmışsa, CMK m.90/6 kapsamında emrin geri istenmesi gündeme gelir.

Öte yandan emrin tutuklama talebinin değerlendirilmesi veya başka bir kanuni işlem için düzenlenmiş olması durumunda, kişinin hazır bulunmasının ardından ayrıca hâkimlik veya mahkeme kararı gerekebilir.

Kişi, kendiliğinden başvuracağı zaman yetkili merciin ve dosyanın belirlenmesine önem vermelidir. Bir başka adliyeye gidilmesi, emri veren makamın kararının kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez.

Yakalama emriyle zorla getirme kararı da birbirinden ayrılmalıdır. Bu konuda zorla getirme kararının şartları ve sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.

Yakalama Emri Üzerine Yakalanan Kişi Ne Kadar Sürede Hâkim Önüne Çıkarılır?

CMK m.94/1 uyarınca hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır.

Bu süre içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılması mümkün değilse, CMK m.94/2 uyarınca aynı süre içerisinde yakalandığı yer adliyesinde, mevcut değilse en yakın adliyede kurulu sesli ve görüntülü iletişim sistemi kullanılarak yetkili hâkim veya mahkeme tarafından ifadesi alınır veya sorgusu yapılır.

Yakalanan kişinin kanuni haklarının kendisine bildirilmesi ve müdafi yardımından yararlanabilmesi gerekir.

Yakalama emri üzerine kişinin fiilen özgürlüğünden yoksun bırakılması ile savcılık tarafından ayrıca gözaltına alınması aynı işlem değildir. Gözaltı kararının şartları, süreleri ve başvuru yolları bakımından gözaltı süresi ve itiraz usulü hakkındaki düzenlemeler dikkate alınmalıdır.

Mesai Saatleri Dışında Yakalanan Kişi Serbest Bırakılabilir mi?

CMK m.94/3, ifade alınması amacıyla düzenlenen yakalama emirleri bakımından özel bir imkân öngörür.

Buna göre, ifadesinin alınması amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan ve belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt eden kişinin serbest bırakılması Cumhuriyet savcısı tarafından emredilebilir.

Bu düzenlemenin uygulanabilmesi için:

  • Yakalama emrinin ifade alınması amacıyla düzenlenmiş olması,
  • Kişinin mesai saatleri dışında yakalanması,
  • Belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt etmesi,
  • Cumhuriyet savcısının serbest bırakma yönünde karar vermesi

gerekir.

Bu imkân her yakalama emri için yalnızca bir kez kullanılabilir. Kişinin taahhüdünü yerine getirmemesi hâlinde kanunda öngörülen idari para cezası uygulanabilir.

Buradaki serbest bırakma işlemi, yakalama emrinin her durumda kesin olarak kaldırılması anlamına gelmez. Emrin uygulanması ve gerekli işlemlerin tamamlanması ayrıca değerlendirilir.

Yakalama Emrine İtiraz Yapılması Yakalamayı Durdurur mu?

CMK m.269/1 uyarınca itiraz, kural olarak kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz.

Bu nedenle yakalama emrine karşı itiraz dilekçesi verilmiş olması, kararın uygulanmasını tek başına engellemez.

Ancak CMK m.269/2 gereğince kararına itiraz edilen makam veya itirazı inceleyecek merci, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.

Başvuruda böyle bir talepte bulunulacaksa, yalnızca itiraz edilmiş olması değil, yerine getirmenin neden geri bırakılması gerektiği de somut biçimde açıklanmalıdır.

Yakalama Emri Kaldırıldıktan Sonra Ne Yapılmalıdır?

Yakalama emrinin kaldırılmasına veya geri alınmasına karar verilmesi durumunda, kararın ilgili birimlere iletilmesi ve yakalama kaydının buna uygun şekilde güncellenmesi gerekir.

Uygulamada kararın verilmesi ile kolluk sistemlerindeki kayıtların güncellenmesi aynı anda gerçekleşmeyebilir. Bu nedenle kararın ilgili birimlere gönderilmesine ilişkin işlemlerin tamamlanıp tamamlanmadığının dosya üzerinden takip edilmesi önemlidir.

Yakalama emri kaldırılmış olsa bile kişinin hakkında başka bir soruşturma, kovuşturma veya bağımsız yakalama kararı bulunması mümkündür. Bir dosyadaki emrin kaldırılması diğer dosyalardaki kararları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Anayasa Mahkemesinin Yakalama Emrine İlişkin Yaklaşımı

Anayasa Mahkemesinin 22 Şubat 2024 tarihli, E.2023/163, K.2024/57 sayılı kararında, soruşturma evresinde CMK m.98 ve kovuşturma evresinde CMK m.199 kapsamında yakalama emri düzenlenebilmesi ile CMK m.94/3’teki taahhüt üzerine serbest bırakma usulü değerlendirilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, yakalamanın kişinin özgürlüğünü sınırlayan bir kamu gücü işlemi olduğunu ve bu nitelikteki tedbirlere başvurulurken kişi özgürlüğünün korunmasının gözetilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Kararda, ifade alınması amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan kişinin, belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt etmesi hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından serbest bırakılabilmesine ilişkin düzenleme de incelenmiştir. Mahkeme, bu usulün yakalama emrinin yerine getirilmesine ilişkin alternatif bir yöntem oluşturduğunu belirterek incelenen kurallar yönünden iptal istemini reddetmiştir.

Bu karar, yakalama emrinin her durumda kaldırılması gerektiği anlamına gelmez. Bununla birlikte yakalamanın kişi özgürlüğüne müdahale niteliği, tedbirin gerekliliği ve daha hafif bir usulle amaca ulaşılıp ulaşılamayacağı konularında hukuki değerlendirme yapılmasının önemini ortaya koyar.

Yakalama Emrinin Kaldırılması ile Tutuklama Kararına İtiraz Arasındaki Fark

Yakalama emrinin kaldırılması, kişinin bir muhakeme işlemi için yakalanmasını gerektiren emrin devamına ilişkindir. Tutuklama kararına itiraz ise hakkında tutuklama kararı verilmiş kişinin bu özgürlük kısıtlamasının hukuka uygunluğunun incelenmesini amaçlar.

Bu iki kararın hukuki dayanakları ve inceleme mercileri farklı olabilir.

Özellikle yakalama emri üzerine hâkim önüne çıkarılan kişinin tutuklanmasına karar verilirse, bundan sonraki başvuruda artık tutuklama kararının şartları ve gerekçeleri de tartışılmalıdır. Bu durumda tutuklama kararına itirazın süresi ve usulü ayrıca uygulanır.

Yakalama emrine itiraz dilekçesinin, sonradan verilmiş bir tutuklama kararına karşı yapılan başvurunun yerine geçtiği varsayılmamalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yakalama emri kaç günde kaldırılır?

Yakalama emrinin kaldırılması talebinin her durumda belirli bir gün sayısı içinde sonuçlandırılacağını öngören genel bir süre yoktur. Kanuni itiraz yolunda CMK m.268 ve 271 hükümleri uygulanır. Kararı veren merci itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde incelemeye yetkili mercie gönderir; itiraz mercii de mümkün olan en kısa sürede karar verir. Yakalama nedeninin ortadan kalkması üzerine emrin iadesinin istenmesi bakımından CMK m.90/6’daki derhâl işlem yapılması kuralı önemlidir.

Yakalama emrine avukat aracılığıyla itiraz edilebilir mi?

Evet. Müdafi, üstlendiği kişinin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir (CMK m.261). Ancak somut karar bakımından itiraz yolunun açık olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Kanuni itirazın mümkün olmadığı durumlarda müdafi, yakalama emrinin kaldırılması için kararı veren makama gerekçeli başvuru yapabilir.

Yakalama emrini Cumhuriyet savcısı kaldırabilir mi?

Bu sorunun cevabı emrin hukuki niteliğine ve hangi makam tarafından düzenlendiğine bağlıdır. CMK m.98/1 kapsamında sulh ceza hâkimliğinin verdiği yakalama emri, Cumhuriyet savcısının tek taraflı kararıyla verilmiş bir emir değildir. Emrin kaldırılması veya geri alınması ilgili yargısal karar ve usule göre değerlendirilir. CMK m.98/2 kapsamındaki savcılık işlemleri ise ayrıca ele alınmalıdır.

Yakalama emri varken ifade vermek emri kaldırır mı?

Yakalama emri yalnızca ifade alınmasını sağlamak için çıkarılmışsa, ifadenin usulüne uygun alınması emrin amacını ortadan kaldırabilir. Ancak ifade verilmesi her durumda kendiliğinden kaldırma sonucu doğurmaz. Dosyada ayrıca sorgu, tutuklama talebi veya başka bir işlemin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Yakalama emrine itiraz reddedilirse yeniden başvuru yapılabilir mi?

CMK m.271/4 gereğince, itiraz merciinin itiraz üzerine verdiği karar kural olarak kesindir; kanunda düzenlenen istisnalar saklıdır. Bununla birlikte yakalama nedeninin sonradan ortadan kalkması veya dosyada yeni bir hukuki ya da fiilî durum ortaya çıkması üzerine emri veren makamdan kararın yeniden değerlendirilmesi istenebilir. Bu talep, reddedilen aynı itirazın süresiz biçimde tekrar edilmesi anlamına gelmez.

Yakalama emri kaldırılırsa ceza davası da sona erer mi?

Hayır. Yakalama emrinin kaldırılması, soruşturmanın veya kovuşturmanın sona erdiği anlamına gelmez. Ceza davası devam edebilir ve kişinin usulüne uygun çağrılara uyma yükümlülüğü sürebilir. Yakalama emrinin kaldırılması ile beraat, kovuşturmaya yer olmadığı veya davanın düşmesi kararları farklı hukuki sonuçlar doğurur.

Sonuç: Yakalama Emrinin Kaldırılmasında Hangi Yol İzlenmelidir?

Yakalama emrinin kaldırılmasında ilk adım, kararın hangi makam tarafından, hangi kanun maddesine dayanılarak ve hangi amaçla verildiğinin belirlenmesidir.

Sulh ceza hâkimliğinin verdiği yakalama emirlerinde CMK m.267 ve 268 kapsamında itiraz yolu değerlendirilebilir. Kovuşturma sırasında mahkemenin verdiği yakalama emirlerinde ise kanuni itirazın mümkün olup olmadığı ayrıca incelenmeli; uygun durumlarda mahkemeden emrin kaldırılması veya yeniden değerlendirilmesi istenmelidir.

Emrin çıkarılma amacı yerine getirilmişse CMK m.90/6 uyarınca geri isteme işlemi gündeme gelir. Yakalama devam ederken yapılan itirazın ise kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmadığı unutulmamalıdır.

Başvurunun sonucu; yakalama emrinin dayanağına, dosyadaki tebligat ve çağrı işlemlerine, kişinin hazır bulunma durumuna ve emrin devamını gerektiren nedenlerin bulunup bulunmadığına göre belirlenir.

Yazar: Avukat Fatih Sefer