Halka açık ortaklıklarda kâr payı dağıtımı, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPK) 19. ve 20. maddeleri ile Kâr Payı Tebliği (II-19.1) uyarınca, genel kurulca belirlenen bir kâr dağıtım politikası çerçevesinde, dağıtım tarihinde mevcut tüm paylara eşit olarak ve belirli usul kurallarına bağlı biçimde yapılan kâr paylaşımıdır. Konu yalnızca ne kadar kâr payı dağıtılacağı sorusundan ibaret değildir; kâr payının kimlere ve hangi eşitlik ilkesiyle ödeneceği, dağıtmama kararının hangi hâllerde dürüstlük kuralına aykırı sayılacağı, bağışların ve kâr payı avansının sınırları ile tahsil edilmeyen kâr paylarının zamanaşımı da bu rejimin parçasıdır. Bu makalede bu başlıklar, halka açık ortaklıklara özgü yargı kararları ve Tebliğ hükümleriyle birlikte ele alınmaktadır.
Kâr Dağıtım Politikası Neleri İçermelidir?
Kâr dağıtım politikası genel kurulca belirlenir. Tebliğ uyarınca politika asgari olarak; kâr payı dağıtılıp dağıtılmayacağını, dağıtılacaksa ortaklara ve kâra katılan diğer kişilere dağıtım oranını, ödeme şeklini, ödeme zamanını ve kâr payı avansı dağıtılıp dağıtılmayacağını içermelidir. Ödeme zamanı bakımından ortaklık serbest değildir: dağıtım işlemlerine en geç dağıtım kararının alındığı genel kurulun yapıldığı hesap dönemi sonu itibarıyla başlanması gerekir. Politikada değişiklik yapılırsa, buna ilişkin yönetim kurulu kararı ve gerekçesi özel durum açıklaması düzenlemeleri çerçevesinde kamuya duyurulur.
Kurul benzer nitelikteki ortaklıklar için farklı esaslar belirleyebildiğinden (SPK m.19/1), “standart” bir kâr dağıtım politikası yoktur; her ortaklığın kendi politikası genel kurul onayına tabidir ve yatırımcı, ortaklığın kâr payı beklentisini bu politikadan okur. Politikadan sapan bir dağıtım kararı, azınlık pay sahiplerinin iptal davasında en güçlü argümanlardan biridir.
Kâr Payı Dağıtım Esasları ve Eşitlik İlkesi
Kâr payı, dağıtım tarihinde mevcut tüm paylara — ihraç veya iktisap tarihi gözetilmeksizin — payları oranında eşit dağıtılır; imtiyazlı pay sahiplerinin hakları saklıdır (SPK m.19/3). Sermaye artırımlarında bedelsiz paylar da artırım tarihindeki mevcut paylara dağıtılır (m.19/4). Yıl içinde çıkarılmış yeni paylar ile eski paylar arasında “kıst dönem” ayrımı yapılamaz; bu, TTK’daki genel uygulamadan önemli bir farktır.
Genel kurul karar verirse kâr payı taksitle de ödenebilir; taksit sayısı genel kurulca veya genel kurulun açık yetkilendirmesiyle yönetim kurulunca belirlenir. Ödeme zamanları genel kurulca belirlenmemişse, yönetim kurulu kararı genel kurulu izleyen on beş gün içinde kamuya duyurulmalıdır.
SPK m.19/2 sıralamayı katı biçimde belirler: kanunen ayrılması gereken yedek akçeler ve esas sözleşmede pay sahipleri için belirlenen kâr payı ayrılmadıkça başka yedek akçe ayrılamaz, ertesi yıla kâr aktarılamaz, intifa senedi sahiplerine, yönetim kurulu üyelerine ve çalışanlara kârdan pay dağıtılamaz; belirlenen kâr payı ödenmedikçe bu kişilere kârdan pay verilemez. Bu kişilere kâr payı verilebilmesi esas sözleşmede hüküm bulunmasını gerektirir ve esas sözleşmede oran belirlenmemişse bu tutar pay sahiplerine dağıtılan kâr payının dörtte birini aşamaz.
Genel Kurul Kâr Dağıtmama Kararı Alabilir mi?
Kâr payı dağıtılıp dağıtılmaması genel kurulun takdirindedir; ancak bu takdir sınırsız değildir. Anonim şirketlerde yerleşik hâle gelen içtihada göre, bir şirketin ekonomik, sosyal veya ticari somut bir gerekçe göstermeksizin yıllardır süregelen bir uygulamayla kâr dağıtmaması ve bunu her yıl tekrarlaması dürüstlük kuralına aykırıdır ve kâr dağıtılmamasına ilişkin genel kurul kararı iptal edilebilir. Aynı içtihatta, kâr dağıtılmayan dönemde yönetim kurulu üyelerine yıllık kârın önemli bir kısmına denk gelen yüksek huzur hakkı ödenmesinin, diğer pay sahiplerine karşı örtülü kâr dağıtımı görünümü taşıdığı ve ayrıca iptale konu olabileceği vurgulanmıştır.
Halka açık ortaklıkta bu ölçüt daha da ağır işler; zira ortaklık kendi ilan ettiği kâr dağıtım politikasıyla bağlıdır. Dağıtmama kararı, politikadaki gerekçelere ve ortaklığın somut yatırım veya borç ödeme ihtiyacına dayanmıyorsa ve azınlığın kâr payı hakkını sistematik olarak engelliyorsa, TTK m.445 uyarınca iptal edilebilir. Yönetim kurulu üyelerine veya ilişkili taraflara kâr dağıtmamanın telafisi niteliğinde ödemeler yapılıyorsa, uyuşmazlık örtülü kazanç aktarımı yasağı kapsamında da değerlendirilir.
Halka Açık Ortaklıklarda Bağış
SPK m.19/5 uyarınca halka açık ortaklıkların bağış yapabilmesi veya pay sahibi dışındaki kişilere kârdan pay dağıtabilmesi için esas sözleşmede hüküm bulunması şarttır; bağışın sınırı genel kurulca belirlenir ve Kurul bu tutara üst sınır getirmeye yetkilidir. Yıl içinde yapılan bağışlar dağıtılabilir kâr matrahına eklenir; bağış tutarı kadar dağıtılabilir kâr azalmış sayılmaz, hesaplamaya geri eklenir.
Uygulamada bağış üst sınırının genel kurulca her yıl yeniden belirlendiği ve önceki yıla göre önemli ölçüde artırılabildiği görülmektedir; bir olayda genel kurul, önceki yıla göre 23,5 kat artışla 50.000.000 TL’lik bir bağış üst sınırı belirlemiş ve karar oy çokluğuyla kabul edilmiştir. Bağış sınırının bu ölçüde artırılması, özellikle kâr payı dağıtılmadığı yıllarda, azınlık pay sahiplerinin itirazına ve genel kurul kararının dürüstlük kuralı yönünden denetlenmesine konu olabilir.
Borsada İşlem Görmeyen Halka Açık Ortaklıklara Özel Kurallar
Tebliğ, yalnızca pay sahibi sayısı nedeniyle halka açık ortaklık statüsü kazanmış ve payları borsada işlem görmeyen ortaklıklar için daha katı bir rejim öngörür: bu ortaklıklarda kâr payı dağıtım oranı, bağışlar eklenmiş net dağıtılabilir dönem kârının %20’sinden az olamaz ve kâr payının tam ve nakden dağıtılması zorunludur; bu ortaklıklar taksitle kâr dağıtamaz. Asgari orana istisna da tanınmıştır: hesaplanan kâr payı tutarı son yıllık finansal tablolara göre sermayenin %5’inden düşükse veya net dağıtılabilir dönem kârı 100.000 TL’nin altındaysa, ortaklık o dönem kâr payı dağıtmayabilir. Bu durum gerekçesiyle kamuya duyurulmalı ve dağıtılmayan tutar sonraki dönem hesaplamalarında kâr payı kalemi olarak dikkate alınmalıdır.
Bu kural, borsada işlem görmediği için paylarını piyasada satarak değer elde edemeyen pay sahiplerini korur: likiditesi olmayan bir yatırımın getirisi, en azından asgari nakit kâr payıyla güvence altına alınır.
Kâr Payı Avansı
Payları borsada işlem gören ortaklıklar ara dönem finansal tablolarındaki kârları üzerinden nakden kâr payı avansı dağıtabilir; avans taksitle dağıtılamaz. Bunun için esas sözleşmede hüküm bulunması ve genel kurulun ilgili hesap dönemiyle sınırlı olarak yönetim kuruluna yetki vermesi gerekir; aynı kararda, dönem sonunda yeterli kâr oluşmaması veya zarar edilmesi hâlinde dağıtılan avansın hangi kaynaklardan mahsup edileceği de belirlenmelidir.
SPK m.20/1 iki kesin sınır koyar: bir hesap döneminde verilecek toplam avans bir önceki yıla ait dönem kârının yarısını aşamaz ve önceki dönemde ödenen avanslar mahsup edilmeden ilave avans veya kâr payı dağıtılamaz. Tebliğ bu sınırı ara dönem kârıyla da ilişkilendirir: avans, ara dönem net kârından yasal yedek akçeler ve geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra kalan tutarın yarısını ve kâr dağıtımına konu diğer kaynakları da aşamaz.
Sorumluluk SPK m.20/2’de düzenlenmiştir: ara dönem finansal tabloların gerçeği dürüst biçimde yansıtmaması veya mevzuata ve muhasebe ilkelerine uygun düzenlenmemesi nedeniyle avansın doğru olmamasından doğan zararlardan, kusurlarına ve durumun gereklerine göre yönetim kurulu üyeleri ve hazırladıkları raporlarla sınırlı olarak bağımsız denetçiler; ortaklığa, pay sahiplerine, ortaklık alacaklılarına ve avansın kararlaştırıldığı veya ödendiği hesap döneminde pay iktisap edenlere karşı sorumludur. Hukuki sorumluluk doğuran hâllerde pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri, kararın ilanından itibaren otuz gün içinde SPK m.18/6’ya göre iptal davası açabilir. Bu mekanizmanın kökeni, Anayasa Mahkemesi’nin mülga 2499 sayılı Kanun döneminde incelediği ve Anayasa’ya uygun bulduğu temettü avansı rejimine dayanır. Halka açık olmayan şirketlerde de genel kurul kararı olmadan veya ara dönemde kâr edilmediği hâlde yapılan “avans” ödemeleri mevzuata aykırı kabul edilerek iadesi istenebilmektedir.
Tahsil Edilmeyen Kâr Payının Zamanaşımı
Tebliğ uyarınca pay sahipleri ve kâra katılan diğer kişilerce tahsil edilmeyen kâr payı bedelleri, dağıtım tarihinden itibaren beş yılda zamanaşımına uğrar ve bu bedeller hakkında 2308 sayılı Şirketlerin Müruru Zamana Uğrayan Kupon, Tahvilât ve Hisse Senedi Bedellerinin Hazineye İntikali Hakkında Kanun uygulanır. Yargı kararları, aynı kuralın önceki Tebliğ döneminde de (Seri:IV No:27 m.19) bulunduğunu ve uygulamanın kesintisiz sürdüğünü teyit etmektedir.
2308 sayılı Kanun’un mekanizması sıkıdır: zamanaşımına uğrayan bedeller üç ay içinde Hazineye intikal ettirilmelidir; bu yükümlülüğe uyulmazsa ortaklık tutarı üç kat tazminatla ödemeye mahkûm edilir. Düzenleme, tahsil edilmeyen kâr paylarının ortaklık bünyesinde süresiz bekletilip dolaylı kaynak olarak kullanılmasını önler. Pay sahibi açısından ise sonuç açıktır: kâr payı talebi beş yıllık süre içinde ileri sürülmezse zamanaşımına uğrar.
Sıkça Sorulan Sorular
Halka açık ortaklıkta kâr payı dağıtımına kim karar verir?
Kâr payı dağıtımına genel kurul, önceden belirlenmiş kâr dağıtım politikası çerçevesinde ve mevzuata uygun olarak karar verir.
Yıl içinde çıkarılan yeni paylar daha az kâr payı mı alır?
Hayır; kâr payı dağıtım tarihinde mevcut tüm paylara, ihraç ve iktisap tarihleri gözetilmeksizin eşit dağıtılır.
Kâr payı taksitle ödenebilir mi?
Evet; genel kurul kararıyla taksitle ödenebilir, ancak borsada işlem görmeyen halka açık ortaklıklar bu imkândan yararlanamaz.
Yönetim kurulu üyelerine kârdan pay verilebilir mi?
Esas sözleşmede hüküm bulunması ve yedek akçeler ile pay sahipleri için belirlenen kâr payının önce ayrılıp ödenmesi şartıyla verilebilir.
Genel kurul her yıl kâr dağıtmama kararı alabilir mi?
Somut ve objektif bir şirket menfaatine dayanmayan, yıllarca süren ve azınlığın kâr payı hakkını sistematik olarak engelleyen dağıtmama kararları dürüstlük kuralına aykırı bulunarak iptal edilebilir.
Halka açık ortaklıklarda bağış yapmanın sınırı nedir?
Bağış için esas sözleşmede hüküm bulunmalı; üst sınırı genel kurul belirler, Kurul ayrıca sınır getirebilir ve yapılan bağışlar dağıtılabilir kâr matrahına eklenir.
Borsada işlem görmeyen halka açık ortaklıkların asgari kâr dağıtım oranı nedir?
Bağışlar eklenmiş net dağıtılabilir dönem kârının en az %20’sidir ve kâr payı tam ve nakden dağıtılmalıdır.
Kâr payı avansı en fazla ne kadar olabilir?
Bir hesap döneminde verilecek toplam avans bir önceki yıla ait dönem kârının yarısını aşamaz; Tebliğ ayrıca ara dönem kârına bağlı ek bir sınır öngörür.
Hatalı kâr payı avansı dağıtımından kim sorumludur?
Kusurlarına göre yönetim kurulu üyeleri ve raporlarıyla sınırlı olarak bağımsız denetçiler; ortaklığa, pay sahiplerine, alacaklılara ve ilgili dönemde pay iktisap edenlere karşı sorumludur.
Kâr payı avansı kararına karşı dava açılabilir mi?
Evet; hukuki sorumluluk doğuran hâllerde pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri kararın ilanından itibaren otuz gün içinde iptal davası açabilir.
Tahsil edilmeyen kâr payı ne zaman zamanaşımına uğrar?
Dağıtım tarihinden itibaren beş yılda zamanaşımına uğrar ve 2308 sayılı Kanun uyarınca üç ay içinde Hazineye intikal ettirilmesi gerekir; aksi hâlde ortaklık üç kat tazminatla sorumlu olur.
Sonuç
Halka açık ortaklıklarda kâr payı dağıtımı, genel kurulun geniş ama sınırsız olmayan takdir alanıdır: dağıtmama kararının dürüstlük kuralına uygunluğu, bağış tutarlarının makullüğü, kâr payı avansının doğru hesaplanması ve tahsil edilmeyen kâr paylarının zamanaşımı takibi, hem yönetim kurulu üyeleri hem de azınlık pay sahipleri için somut hukuki riskler taşır. Kâr dağıtım politikası hazırlanırken veya bir dağıtım ya da dağıtmama kararına itiraz edilirken bir kâr payı davası avukatı ile çalışmak, üç aylık ve otuz günlük iptal sürelerinin kaçırılmamasını sağlar. Konunun genel çerçevesi için bkz. halka açık ortaklık.
Bu makale Av. Fatih Sefer tarafından hazırlanmıştır.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul